|
GÖKÇEADA'NIN
TARİHÇESİ
İlçenin Antik Çağa ilişkin tarihi konusunda pek fazla bilgi
bulunmamaktadır. Adanın en eski yerleşenlerin Plasglarelar olduğu
bilinmektedir. Miltiades M.Ö. 500’de adayı Atina’ya bağladı. Roma egemenliği
altına girinceye kadar Atina yönetiminde kaldı. 1455 yılında Osmanlı
İmparatorluğu topraklarına katılan Gökçeada, 1922/1923 yılları arasında
yunan işgalinde kaldı. 1923 Lozan Antlaşmasına göre 22 Eylül 1923 tarihinde
Türkiye Cumhuriyetine bağlandı. Ada son yıllarda turizme açılma konusunda
önemli bir yol katetmiştir. Her yıl adaya gelen yerli ve yabancı turist
sayısı artmaktadır.
Gökçeada, vahşi doğasında göz alabildiğince
uzanan kumsalları, pırıl pırıl denizi, ile yeşili ve maviyi birleştiren
kendine has örgüsü ile geçmişle bugünün birlikte yaşandığı harika bir doğa
güzelliği. Çeşitli kültürlerin buluştuğu adamızda camiler, kiliseler,
manastırlar. Eski Rum evleri ve modern mimari örnekleri bir arada
bulunmaktadır. Ada 1456 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı
İmparatorluğu topraklarına katılmıştır. Ada halkının Kaptan-ı Derya Barbaros
Hayrettin Paşa'ya gösterdiği ilgiyi duyan Padişah Kanuni Sultan Süleyman
adayı vakıf olarak ilan etmiş ve vergiden muaf kılmıştır. Balkan Savaşı
yenilgisi sonucu ada, Yunanistan egemenliğine geçmiş, 1914 yılında
İngilizler tarafından Deniz ve hava üssü olarak kullanılmıştır. 24 Temmuz
1923 Lozan antlaşması ile ada tekrar Türklerin eline geçmiştir. Adanın
fiilen alınması 22 Eylül 1923'tür. Bu tarih adanın Kurtuluş günü olarak
kutlanmaktadır. Gökçeada 289.5 Km2 yüzölçümünde, 95 Km kıyı şeridi
uzunluğuna sahiptir. Kuzey - Güney uzunluğu 13 Km, Doğu - Batı uzunluğu 29.5
Km'dir. Gökçeada (Kuzulimanı), Çanakkale'den 32 Mil, Gelibolu
Yarımadasındaki Kabatepe limanına 14 Mil, Bozcaada’ya 29 Mil, Ege Denizinde
bulunan Yunan adalarından Limni'ye 16 Mil Semadirek adasına 14 Mil
uzaklıktadır. Gökçeada çok engebeli, volkanik kütlelerden oluşmuştur.
Ada'nın %77 si dağlık %12 si engebeli %10 ise ovadır.
Ada'nın Güney sahillerinde Akdeniz iklimi Kuzey sahillerinde
ise Marmara iklimi sürmektedir. Hakim rüzgarlar lodos ve poyrazdır. Senenin
büyük bölümünde rüzgarlar devamlılık sağlar. Gökçeada su kaynakları çokluğu
bakımından dünyanın 4. adası durumundadır. 5 adet göleti, bulunan adamızda
Zeytinli Köy Barajı adanın içme, kullanma ve sulama ihtiyacını büyük ölçüde
karşılamaktadır. Ayrıca Şahinkaya - Dereköy, Aydıncık ve Uğurlu
göletlerinden de tarım amaçlı sulamalar yapılmaktadır. Adanın güney
sahilinde bulunan yaklaşık 1 km büyüklüğündeki Tuz Gölünde yapılan
analizlerde, içerisinde bol miktarda kükürde rastlanmış olup çamur kürü
tedavisi yapıldığında, romatizma, sedef, kireçlenme gibi hastalıklara iyi
geldiği görülmüştür. Gökçeada ilçe Merkezi ve 7 köyden oluşmaktadır. Bu
köyler Kaleköy, Eski Bademli, Yeni Bademli, Zeytinliköy, Tepeköy, Dereköy ve
Uğurludur. 1990 genel nüfus sayımına göre ilçe merkezi nüfusu 10.000,
köylerin nüfusu 3000 civarında olup toplam nüfus yaklaşık 13.000 dir.
Gökçeada oldukça karmaşık bir sosyolojik yapıya sahiptir. Adaya iskan
suretiyle getirilip yerleştirilen Dereköy bağlısı Şahinkaya halkının kökeni
Trabzon - Çaykara ilçesidir. Ada'ya yerleştirilen ilk iskan köyüdür.1984
yılında iki iskan köyü daha kurulmuştur. Bunlar Yenibademli ve Uğurlu
köyleridir. Yeni bademli Isparta ilinden getirile 93 haneden 409 kişidir.
Ayrıca bu köyde Karadeniz illerinden 25 balıkçı Ailesi daha iskan
edilmiştir. Uğurlu köyü ise Muğla ve Burdur illerinden getirilen 100 haneden
457 kişidir. Ayrıca Bulgaristan göçmenleri için Şirinköy halen inşa
edilmektedir. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca, Emlak Bankası
A.Ş.'ne yaptırılan toplam 732 konut, 2 ticaret merkezi, ilkokul, sağlık
ocağı tamamlanmış olup konutların Gökçeadalılara satışı
gerçekleştirilmiştir. Ada'mızda 25 yataklı Devlet Hastanesi ile Sağlık Ocağı
bulunmaktadır. Elektrik şebekesi denizaltı kablosu ile Enter konnekte
sistemi bağlanmıştır. Tüm köylerde elektrik ve telefon vardır. İlçemiz ve
Köylerinde bulanan 6 ilkokul, yatılı olarak eğitim veren Atatürk Anadolu
Öğretmen Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi, Lise ve ona bağlı ortaokul vardır.
İlçemiz Halk Eğitim Merkezi ve ona bağlı Halk Kütüphanesi aynı binada hizmet
vermektedir. Nüfusun % 95'i Okuma Yazma bilmektedir. Adamızda haftalık
Gökçeada gazetesi yayınlanmaktadır. Adada T.C. Ziraat Bankası,T.C. İş
Bankası, T.C. Halk Bankası olmak üzere hizmet veren üç banka şubesi de
bulunmaktadır. İlçemizin ekonomik durumu, tarım, hayvancılık ve balıkçılığa
dayanmaktadır. Ülkemizin tek yabani koyun potansiyeli olan adada, 1500
hektar ekilebilir arazi, 1990 hektar bağlık, 4000 hektar mera, 8000 hektar
ormanlık alan vardır. Oldukça geniş bir alanı kaplayan zeytin ağaçlarından
toplanan zeytinler işlemek üzere dışarıya gönderilmekte içeride kalanlardan
da sabun üretilmektedir. Konumu itibarıyla zengin deniz ürünlerine sahip
olan adada, her an taze balık bulunmaktadır. İstavrit, kolyoz, uskumru,
sinarit, levrek, sazan, izmarit, sarpa, çipura, mercan, barbun balık
çeşitleri balıkçı ailelerinin ekmek kapısıdır. İçeride tüketilmeyen
balıklar, ada dışına da gönderilmektedir. Arıcılığın da yaygın Arıcılığın da
yaygın olduğu adada, çam ve çiçek balı üretiminin yanında, bitki örtüsünü
oluşturan kekiklerden, her derde şifa olan kekik balı da üretilmektedir.
Gökçeada, vahşi doğasında göz alabildiğince uzanan
kumsalları, pırıl pırıl denizi, ile yeşili ve maviyi birleştiren kendine has
örgüsü ile geçmişle bugünün birlikte yaşandığı harika bir doğa güzelliği.
Çeşitli kültürlerin buluştuğu adamızda camiler, kiliseler, manastırlar. Eski
Rum evleri ve modern mimari örnekleri bir arada bulunmaktadır. Aydıncık,
Yuvalı, Yıldızkoy, Uğurlu, Gizli koy gibi daha bir çok irili ufaklı doğal
plajlarda; sakin, gürültüden uzak temiz bir denizde mavinin keyfini, Tepeköy
Çınaraltında, Marmarosta, tabiatla yeşille bütünleşmenin keyfini yaşamak
mümkün. Kaleköyde, Semadirek siluetinin karşısında Belediye Tesisleri ve
kıyı lokantalarında yenilen balıklardan sonra, Zeytinliköy’de içilen bir
fincan dibek kahvesinin 40 yıl hatırında, serinlemek...Eski köy
merkezlerinde Kaleköy; kalesi, kordonu, balıkçı limanı, çay bahçeleri,
lokantaları, dalga ve rüzgarın etkisiyle şekillenmiş kayalıkları ve kıyı
yerleşimiyle yaz gecelerinin hareketlendiği Semadirek manzaralı köydür.
Eskibademli köyü; daracık köy yolları, sessizliği ve Adanın balkonu gibi
ovaya kuş bakışı hakim olmasıyla görülmeye değer bir köydür.
Zeytinliköy; sivil mimari örnekleri, köy meydanı, kilise ve
mastırları, çiçeklerle bezenmiş taşlı yolları görülmeye, otantik
kahvehanelerinden yükselen dibek kahvesinin kokusu duyulmaya değerdir.
Merkeze uzaklığı 3.5 km. dir. Yüksek bir tepenin üzerine kurulmuş olan
Tepeköy de köy meydanı, sivil mimari örnekleri ve kilisesini görmenin
yanında, yüzyıllardır köye bekçilik eden çınar ağacının altında serinlemek
ve piknik yapmak da insana ayrı bir zevk verir. Dereköy; kilisesi, kahveleri
ve sivil mimari örneklerini sergilemesinin yanında yüzlerce evin
terkedilmişliği ile yalnızlık türküsü söylenen bir köydür.
Eşsiz doğa ve tarih dokusu olan Adada Yenibademli köyü
yakınlarında, Kültür Bakanlığı, Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğünün
izniyle 13.07.1996 en eski yerleşim birimlerinden olan Höyük kazısı
çalışmalarına da devam edilmektedir. 2813 sayılı kanun ile tescil edilen
höyük Hacettepe Üniversitesi, Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Anabilim
Dalı Öğretim üyesi bilimsel danışmalığında üniversite öğrencileri ve Adalı
vatandaşların çalışmaları ile M.Ö. 3000 yıllarına ait sur, ev temelleri,
Erken Tunç, çağına ait seramikler, ağırşaklar, taş balta, silex ok ucu,
perdah, ezgi taşları, yonga parçaları bulgularıyla Ada'nın en eski iskan
tarihini aydınlatması, doğru ve batı dünyası arasında üstlendiği rolün
belirlenmesi amaçlanmaktadır. Ev pansiyonculuğunun gelişmekte olduğu Ada da
gelen yerli ve yabancı turistleri ağırlayabilecek kapasitede merkezde ve
kıyı köylerinde olmak üzere konaklama yerleri mevcuttur. (Yaklaşık 1000
kapasite) Ev pansiyonculuğunun yaygın olduğu Ada da sevimli pansiyonlar,
oteller hizmete açıktır. Pırıl pırıl denizi ile keşfedilmeye hazır gizli
koyları, plajlarıyla mavi düşkünü her türlü ziyaretçiye sakin ve temiz bir
ada da dinlenme imkanı sağlamakta olan Ada da kara ve su altı avcılığı da
rağbet görmekte. Zengin deniz ürünleri ile amatör ve profesyonel avcılarında
avlanmasına müsait kayalık koylarında dalmak, balık tutmanın zevkine varmak,
keklik, tavşan, çulluk, ördek, kaz gibi av hayvanları ile kara avcılığı
yapmak, yüksek dağları ve tepeleri ile dağ sporu, rüzgarlı, günlerinde su
kayağı ve sörf yapmaya da müsait olan ada da deniz mevsimi üç ay sürmekle
beraber; rüzgarlı havalar da bile denize girmek için sakin ve durgun bir
deniz köşesi bulunur.
Ada'nın ulaşımı deniz yoluyla yapılmaktadır. Türkiye
Denizcilik İşletmelerine ait iki adet feribotla: Çanakkale Limanından saat
16.00'de Tekirdağ Feribotu, Eceabat Kabatepe Limanı'ndan saat 11.00 ve
19.00'da Kınalıada Arabalı Vapuru ile olmak üzere iki sefer olarak ulaşım
sağlanmaktadır. Ayrıca 1200 metre pist uzunluğu olan Askeri amaçlı olmakla
birlikte sivil havacılığa da açık hava alanı mevcuttur.Turizm yönünden henüz
emekleme devresinde olan Adamız, denizinin temizliği, doğasının bozulmamış
oluşu ve sakinliği ile aranan bir tatil beldesi olma yolundadır.
|