|
GÖKÇEADA'DA TURİZM 10 YILDA BÜYÜK GELİŞME
KAYDETTİ
Gökçeada
Kaymakamı Kemalettin Sakin, adanın turizm
sektöründe son 10 yılda büyük gelişmeler
olduğunu söyledi.Konu ile ilgili açıklamalarda
bulunan Gökçeada Kaymakamı Kemalettin Sakin,
adanın turizm sektöründe son on yıl içersinde
büyük gelişmeler kaydettiğini belirterek, "Bu
süre içerisinde adamızda birçok otel yapıldı.
Onun dışında 1998 yılında ev pansiyoncuğu
kredisi verilerek birçok kişi pansiyonculuğa
başladı. Bizim teklifimiz bu ev pansiyonculuğu
konusunda hem yasal düzenleme getirilmesi, hem
de tekrar kredi verme şeklinde bir yöntemin olup
olmayacağıydı. DPT temsilcisi bizlere bu
kredinin bir fon vasıtasıyla verildiğini, artık
bu fonların kalktığı için şu anda böyle bir
ödenek yapılamayacağı, sadece eğitim
verilebileceğini söyledi. Eğer Gökçeada'da ki
vatandaşlarımız isterlerse, burada Turizm
Bakanlığı'ndan gelecek personel, pansiyonculuk
konusunda vatandaşlarımıza eğitim verebilecek.
Bunu biz gündemimize aldık. Tabii duyurularımızı
ve pansiyon işletmecileri ile görüşmelerimizi de
yapacağız ve pansiyonculuk konusunda eğitim
verdireceğiz" dedi.
"ADADA 4 YERİNE 3 YILDIZLI
OTELLER YAPILMALI"
Kaymakam Sakin, adada turistik otellerin yasının
artması için gerekli çalışmaların yapılması
gerektiğini de belirterek, "Gizli limanda,
Adalet Bakanlığı tesislerinin sol tarafındaki
pirgos mevkiinde bir yer var. Bunlar yaklaşık
850-900 dönüm civarında. Bunlara parselasyon
yapıldı. Bunların şartları Turizm Bakanlığı
sitelerinde ilan ediliyor. İhaleye çıkarılmadan
önce talep olması lazım. Şu ana kadar müracaat
olmamış. Bu şartların Gökçeada için daha cazip
bir hale getirilmesini istedik. Adada Turizm
Bakanlığı'na ayrılan yerlerin kiralanmasında
Antalya ve Alanya gibi düşünülmemeli. Burada
sezon kısa.
4
yıldızlı otel yerine, 3 yıldızlı oteller
şeklinde öneriler yapılması lazım. Eğer bu
konular gündeme getirilirse adadaki yapılacak
yatırımlar daha cazip bir hale gelirse
turizmciler buraya ilgi gösterir diye
düşünüyoruz. Burada otellerimiz ve kamu
tesislerimiz var. Bu tesislerin
özelleştirilmesini talep ettik. Fakat bu konu
pek net değil. Yine de kaymakamlık olarak Milli
Eğitim ve Sağlık Bakanlığı Tesislerinin
özelleştirilmesini talep ettik" diye konuştu.
"TUZ GÖLÜNÜ İYİ
DEĞERLENDİRMEK LAZIM"
Adadaki tuz gölünü turizme kazandırılması için
neler yapılabileceği konusuna de değinen
Kaymakam Sakin, "Bilindiği gibi orada Sörf ve
Dalış Okulu tesisi var. Vatandaş her şeyini
halletmiş, iş bitmiş, tam artık çevre
düzenlemesini yapıp, işe başlayacak. Çevre
Bakanlığı "Burası sulak alandır, inşaatı durdur"
diyor. Biz belediyeye yazdık. Belediye
kaymakamlığa sordu. Şu anda cevap bekleniyor.
Eğer Çevre Bakanlığı Aydıncık bölgesini sulak
alan ilan ederse, adanın en güzel sahillerinden
biri olan yeri elden çıkartmış olacağız. Çevre
Bakanlığı temsilcilerinden bununla ilgili karar
alınırken dikkat edilmesini istedik. Çünkü sulak
alan ilan edilirse mutlak koruma bölgesi, tampon
bölge, ekolojik etkilenme bölgesi gibi bir takım
hatlar oluşacak. Dolayısıyla sahilimizi
kaybetmiş olacağız. Çevre Bakanlığı temsilcileri
bunlara dikkat edeceklerini ifade ettiler.
Sanırım Gökçeada'ya gelip bu konuda çalışma
yapacaklar. Bunun dışında adanın turizm teşvik
kapsamına alınmasını talep ettik. Özellikle
turizm yatırımcılarının vergilerde, bir takım
alt yapı harcamalarında teşvik edilmesini
istedik. Bin 500 doların altında kalan illere
devletin verdiği teşvik kapsamı yardımını
gündeme getirdik. Tekliflerimizin hepsini
bakanlığımız ilgili kurumlara iletecek inşallah
o kurumlardan bir cevap gelecek" dedi. |
YENİDEN RESTORE EDİLEN AYNALI ÇARŞI
18 MART 2007 'DE HİZMETE GİRECEK
Çanakkale Belediyesi tarafından
restorasyonuna devam edilen tarihi Aynalı Çarşı'nın
son bölümünün restorasyonunun tamamlanma aşamasına
geldiği ve bu bölümün 18 Mart 2007 tarihinde
düzenlenecek bir törenle hizmete açılmasının
planlandığı açıklandı.Konu ile ilgili açıklamalarda
bulunan Çanakkale Belediye Başkan Yardımcısı Adnan Albayrak, Çanakkale'nin sembolü haline gelen tarihi
Aynalı Çarşı'da 3. etap restorasyon çalışmalarının
son aşamaya geldiğini belirterek, "4 yıl önce
çarşının İnönü Caddesi'ne bakan kısmına 11 dükkan
yapılmıştı. Ardından ikinci etap çalışmalar
tamamlandı. Bu bölümde de 32 dükkan bulunuyor. Son
etap çalışmalarında 15 dükkanın yapım çalışmalarının
büyük kısmı tamamlandı. Tarihi aynalı çarşının çatı
kısmı da bitirildi. Zeminin taş döşeme çalışmaları
da yılbaşına kadar tamamlanacak. Ardından
dükkanların ahşap kapı pencerelerinin yapımına
başlanacak. Tarihi aynalı modern haliyle çarşıyı 18
Mart Çanakkale deniz Zaferi'nin 92. yıldönümünde
2007 tarihinde açmayı planlıyoruz" dedi.
ÇANAKKALE'YE AMBULANS UÇAK MÜJDESİ
Sağlık Bakanlığı içlerinde turizm
kenti Çanakkale’nin de bulunduğu 14 ilde kullanılmak
üzere 16 helikopter ambulans ve 1 uçak ambulans
alarak Türkiye genelinde hava ambulans sistemine
geçmek için çalışma başlattı.Trafik kazaları,
deprem, yangın, heyelan, çığ gibi doğal afetler
başta olmak üzere acil yaralı ve hastaların
tahlisiyesinde kullanılacak olan hava ambulans
sisteminin Türkiye'ye yıllık maliyeti 10-20 milyon
dolar. Her ilde en az bir hastanenin helikopter
pisti olacak. Türkiye, Avrupa'da ve gelişmiş bir çok
ülkede yıllardır insanlara hizmet veren hava
ambulans sistemiyle 2007 yılında tanışacak. Hemen
her dönem yapılmak istenen ancak bir türlü
başarılamayan sistem için hazırlıklar son aşamaya
geldi. Sağlık Bakanlığı, hava ambulans filosu kurmak
için kolları sıvadı. Temel Sağlık Hizmetleri Genel
Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Ali Coşkun başkanlığında
oluşturulan ekip, hava ambulans sistemi için uzun
süredir yaptığı çalışmaları tamamladı. Bakanlık, 14
ilde kullanılmak üzere 16 ambulans helikopter ve 1
uçak ambulans almayı kararlaştırdı. Son sistem
teknoloji ile donatılan ve içerisinde gerekli sağlık
ekibinin bulunduğu helikopter ambulanslar Ankara,
İstanbul, Erzurum, Çanakkale, İzmir, Antalya, Adana,
Trabzon, Samsun, Sivas, Afyon, Bursa, Van ve
Diyarbakır'da, uçak ambulans ise yine başkentte
konuşlandırılacak. |
ADALARIN KÜLTÜREL ENVANTERİ ÇIKARILACAK
Çanakkale'nin Gökçeada ve Bozcaada
ilçelerinin kültürel ve bilimsel envanter
çıkarabilmek amacıyla Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi (ÇOMÜ) öncülüğünde toplantı düzenlendi.
Toplantıya Vali Orhan Kırlı'nın yanı sıra, Rektör
Prof. Dr. Ramazan Aydın'da katıldı.Rektörlük senato
salonunda Vali Orhan Kırlı başkanlığında
gerçekleştirilen toplantıya Gökçeada Belediye
Başkanı Halil Rüştü Akgün ile üniversitenin tarih,
sanat tarihi, uluslar arası ilişkiler, arkeoloji, su
ürünleri, mühendislik bölümlerinden bilim adamları
ve bürokratlar katıldı. Vali Orhan Kırlı,
üniversitenin Gökçeada ve Bozcaada'ya dönük
çalışmalar yapmasının anlamlı olduğunu belirterek,
"Adalara dönük çalışmalara her zaman destek
vereceğiz. Ayrıca bu tür bilimsel çalışmalarla da
adalara katkı sunacağız" dedi.Rektör Prof. Dr.
Ramazan Aydın ise adada üniversitenin bağcılık ve
turizmine dönük çalışmalarının olduğunu bilimsel ve
sanatsal katkılarının ise artarak süreceğini
belirtti. Toplantı, bilim adamlarının ada için
yapılabilecekleri aktarmaları ve karşılıklı soru
cevaplar ile son buldu
GELİBOLU'DA KÖMÜRÜN İÇİNDEN
FOSİL ÇIKTI
Çanakkale'nin
Gelibolu İlçesi'nde,
yaklaşık 4 gün önce topaç
halindeki kömürü kırmaya
çalışan bir vatandaş,
tesadüfen fosil buldu.
İsminin açıklanmasını
istemeyen vatandaş, evinin
bodrumunda odun ve kömür
kırarken, topaç halindeki
kömürü kırdığı sırada
tesadüfen fosil buldu ve
bunu incelenmek üzere
Gelibolu Piri Reis Müzesi'ne
bıraktı. Müze görevlisi Suat
Biçer, yaklaşık 4 gün önce
fosilin bir vatandaş
tarafından kendisine
getirildiğini ve ne tür bir
hayvana ait olduğunun
araştırılmasını istediğini
belirterek, "İsminin
açıklanmasını istemeyen
vatandaş, fosili kömürlükte
tesadüfen bulmuş. Ondan
sonra da müzeye getirmiş.
Benim yaptığım araştırmalara
göre kömürün oluşması
yaklaşık 6 bin yılı buluyor.
Bu bir hayvanın çenesine
benziyor. Bu fosili
araştırılmak üzere Çanakkale
Onsekiz Mart Üniversitesi
arkeoloji bölümüne
götüreceğiz'' dedi. Biçer,
fosilin 11 santimetre
uzunluğunda, yaklaşık 3.5
santimetre genişliğinde
olduğunu ve üzerinde 9 adet
dişin bulunduğunu tespit
ettiklerini kaydetti.
|
|
ADALAR MERCEK ALTINA ALINIYOR
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
(ÇOMÜ) üniversite bünyesinde "Gökçeada ve Bozcaada
Araştırma Merkezi"nin kurulmasına karar
verdi.Çanakkale'nin Gökçeada ve Bozcaada ilçelerinde
yapılan çalışmalar ve bu adalarda başka nelerin
yapılabileceği konusunda, Çanakkale Onsekiz Mart
üniversitesi (ÇOMÜ) Senato Salonu'nda yapılan
toplantıya Vali Orhan Kırlı, Rektör Prof. Dr.
Ramazan Aydın, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ülkü
Altınoluk, adalar belediye başkanları ile adalarda
çalışma yapan akademisyenler katıldı. Toplantı
sonunda bir açıklama yapan Rektör Yardımcısı Prof.
Dr. Ülkü Altınoluk, Çanakkale'nin farklı çalışma
alanları için bir laboratuar olduğunu belirterek,
"Kent, bilimin, sanatın, kültürün, tasarımın nesnel
ve temel bilgi alanlarında yol gösterici özelliğe
sahip bir bölgede yer alır. Bu coğrafya, insanlığın
ilk binasından (megaron) itibaren günümüze kadar
farklı tipolojide "basamak" eserleri barındırır.
Kentlerin ve yer aldıkları çevrenin sağlıklı
gelişmesi, yerel yönetim, sivil toplum kuruluşları,
kamu ve üniversitenin işbirliği ile mümkün
olabilmektedir. Bu kapsamda Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi, başta Gökçeada ve Bozcaada olmak
üzere, alan çalışmaları ve bilimsel araştırma
projeleriyle, birçok sürdürebilir projelerle,
ulusumuzun ve dolayısıyla insanlığın hizmetine
sunmaktadır. Bilimsel araştırmalar, yayınlar,
kitaplar sanat etkinlikleri uluslararası ölçekte
bizi güçlü kılacaktır. Bilim evrenseldir. Bilimsel
verilere dayanmayan söylemler geçersizdir. Hukuk da
realiteyi izler. Buradaki arşiv, düzen, belgeleme,
araştırma ve sanat çalışmaları önem taşımaktadır.
Antik çağın ünlü filozofları Aristoteles, Kleantes
ve diğerleri Çanakkale'de felsefe yapmışlardır.
Çanakkale bir düşünce kentidir. Burası insanlığa,
erdeme, bilim ve düşünceye ulaşmanın kentidir.
Rektör Prof. Dr. Ramazan Aydın, Çanakkale Valisi
Orhan Kırlı ve Gökçeada Meslek Yüksekokulu Müdürü
Doç. Dr. Rıdvan Yurtseven'in teklifiyle
üniversitemiz bünyesinde "Gökçeada ve Bozcaada
Araştırma Merkezi' kurulmasına karar verdik" dedi.
ŞEHİTLİK İÇİN 200 AĞAÇ KESİLECEK Mİ?
Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe,
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı içerisinde
devam eden çalışmaları yerinde denetledi. Bakan
Pepe, denetlemeleri sırasında, Şehitler Abidesi'nin
karşı kesiminde yer alan ve daha önce şehitlik
olmasına rağmen otopark haline getirilen yerin
yeniden şehitliğe dönüştürülmesi çalışmalarında
200'den fazla ağacın yerlerinden söküleceğini
duyunca tepki gösterdi. Öğle saatlerinde
helikopterle Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli
Parkı'na gelen Bakan Pepe, Vali Orhan Kırlı ve
beraberindeki heyetle birlikte bölgede karadan
incelemelerde bulundu. 57. Alay Şehitliği ile Conk
Bayırı'nı gezen Bakan Pepe, ardından Şehitler
Abidesi'nin bulunduğu bölgeye geçti. Burada Şehitler
Abidesi'nde devam eden temel güçlendirme ve müze
yapım çalışmalarını yerinde gören Bakan Pepe,
yetkililerden bilgiler aldı. Bu sırada daha önce
şehitlik olarak kullanılan ancak otopark haline
getirilen yerin vatandaşlardan gelen tepki üzerine
yeniden şehitlik haline getirilmeye başlandığı yerde
de incelemelerde bulunan Bakan Pepe, gördüğü manzara
karşısında şoke oldu. Şehitliğin otopark olarak
kullanılan yeri aşarak yan kesimde bulunan ormanlık
alandaki toplam 5 dönümlük arazi üzerine
yapılacağını öğrenen Bakan Pepe, yanında bulunan
yetkililerden konuyla ilgili bilgi istedi. Yeni
şehitliğin otoparkın yanı sıra yan kesimde bulunan
ormanlık alana da geçerek 5 dönümlük arazi üzerine
yapılacağını öğrenen Bakan Pepe, "Bunun böyle
olduğunu bilmiyordum. Ben sadece eski yerin şehitlik
haline getirileceğini sanıyordum. Sadece burasının
(otopark alanının bulunduğu yerin) yapılması lazım"
diyerek, yanındakilere tepkisini dile getirdi. Basın
mensuplarının, "Otopark olarak kullanılan yerin
yeniden şehitlik haline getirilmesi sırasında
200'den fazla ağacın kesilerek bu yerin
genişletileceği söyleniyor. Bu durum projede var
mı?" sorusuna bir cevap vermekten kaçınan Bakan
Pepe, "Projeye bakacağız" demekle yetindi. |
TÜRKİYE GENELİNDE 23 YER
TERMALTURİZM MERKEZİ İLAN
EDİLDİ
Bakanlar
Kurulu’nda alınan karar
gereği Türkiye genelindeki
23 yer termal turizm merkezi
olarak ilan edildi.Resmi
Gazete'de yayımlanan ve
içlerinde Çanakkale’nin de
yeraldığı karara göre termal
turizm merkezi alanları şu
şekilde açıklandı: Ankara
Haymana Termal Turizm
Merkezi, Aydın Tralleis
Turizm Merkezi, Aydın
Buharkent/Denizli-Sarayköy
Termal Turizm Merkezi,
Balıkesir Gönen-Ekşidere
Termal Turizm Merkezi,
Balıkesir Bigadiç-Hisarköy
Termal Turizm Merkezi,
Balıkesir Manyas-Kızık
Termal Turizm Merkezi,
Balıkesir Susurluk Kepekler
Termal Turizm Merkezi,
Balıkesir Sındırgı Hisaralan
Termal Turizm Merkezi,
Mustafa Kemalpaşa Tümbüldek
Termal Turizm Merkezi,
Çanakkale Çan-Etili-Tepeköy
Termal Turizm Merkezi,
Çanakkale Yenice-Hıdırlar
Termal Turizm Merkezi,
Çanakkale Ayvacık-Tuzla
Termal Turizm Merkezi,
Denizli Çardak-Beylerli/Burdur
Akgöl Termal Turizm Merkezi,
Denizli Buldan-Tripolis
Termal Turizm Merkezi,
Denizli Akköy-Gölemezli
Termal Turizm Merkezi, Konya
Ilgın Termal Turizm Merkezi,
Kütahya Tavşanlı-Göbel
Termal Turizm Merkezi,
Kütahya Hisarcık Esire
Termal Turiz Merkezi,
Manisa-Demirci-Hisar Termal
Turizm Merkezi,
Manisa-Kula-Emir Termal
Turizm Merkezi, Manisa
Turgutlu-Urganlı Termal
Turizm Merkezi, Sakarya
Akyazı-Kuzuluk Termal Turizm
Merkezi, Yalova Armutlu
Termal Turizm Merkezi oldu.
Bakanlar Kurulu kararıyla
Afyon Karahisar Heybeli
Termal Turizm Merkezi,
Afyonkarahisar İhsaniye-Gazlıgöl
Termal Turizm Merkezi,
Afyonkarahisar Sandıklı-Hüdai
Termal Turizm Merkezi,
Çanakkale Ezine-Kestanbol
Termal Turizm Merkezi,
Eskişehir Mihailgazi-Sakarılıca
Termal Turizm Merkezi,
Kütahya Simav-Eynal-Çitgöl-Naşa
Termal Turizm Merkezi,
Kütahya Gediz Ilıcası Termal
Turizm Merkezi, Yalova
Termal Turizm Merkezi'nin
sınırları değiştirildi.
ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN
PEPE, ŞEHİTLİKLERE ÇÖP
ATANLARA SERT TEPKİ GÖSTERDİ
|
Çevre
ve Orman Bakanı Osman Pepe,
Gelibolu Yarımadası Tarihi
Milli Parkı'nı ziyaret
edenlerin bölgeye çöp
atmalarına sert tepki
gösterdi. Bakan Pepe,
"Şuurlu kişi şehit dedesinin
üzerine çöp atmaz. Buradaki
şehitlerimize saygı
gösterilmesi gerekir" dedi.
Gelibolu Yarımadası Tarihi
Milli Parkı'ndaki
incelemeleri sırasında
Şehitler Abidesi'nin
bulunduğu bölgede Gelibolu
Yarımadası Tarihi Milli
Parkı Alan Kılavuzları
Kooperatifi üyelerinin
sıkıntılarını dinleyen Çevre
ve Orman Bakanı Osman Pepe,
kılavuzlardan vatandaşları
ikaz konusunda talepte
bulundu. Kılavuzların,
ziyaretçilerin üzerinde
etkili olduğunu belirten
Bakan Osman Pepe, "Alan
kılavuzları olarak şimdi bu
bölgeleri gezdirdiğiniz
insanlara bu konuyu da
söyleyin. Bunu böyle
anlattığınız da onlar bu
çöpleri yere atmazlar. O
kişiler çöpünü cebine koyar
ve şehit dedesinin üzerine
çöp bırakmazlar" dedi. S.S.
Gelibolu Yarımadası Tarihi
Milli Parkı Alan Kılavuzları
Kooperatifi Başkanı Ahmet
Kaşıkçı da alan kılavuzları
olarak her zaman bu konuyu
ziyaretçilere anlattıklarını
belirterek, bu bölgeyi
birlik ve beraberlik içinde
daha temiz bir hale getirmek
için çalışacaklarını
söyledi. |
GÖKÇEADA’YA YENİ GEMİ
ALINIYOR
Çanakkale
Valisi Orhan Kırlı, Gökçeada
İlçesi'ne bakanlıktan
gönderilen 25 trilyon
liralık ödenekle bir gemi
alınacağını söyledi.Gökçeada
Kent Konseyi üyelerinin
kendilerini ziyareti
sırasında açıklamalarda
bulunan Çanakkale Valisi
Orhan Kırlı, Gökçeada'nın
kendileri için öneminin
büyük olduğunu belirterek,
"Ana kara ile bağlantısı
olmayan bu adamını kendi
kendine yeterli olması
lazım. Ada sağlık, eğitim,
belediye hizmetleri
yönünden, dışarıya yani
anakaraya çok bağlı
olmamalıdır. Çünkü coğrafi
şartlar onu
gerektirmektedir. Ama burada
şu gerçeği de kabul etmemiz
gerekir. Bütün dünyada
adalar, coğrafi şartlar ve
iklim koşulları nedeniyle
yılın belirli zamanlarında
maalesef ne kadarda tedbir
alınsa, teknolojik imkanları
ne kadar fazla olursa olsun
ana kara ile bağlantıları
bir noktada kopabiliyor.
Bunu o sırada anlayışla
karşılamamız lazım. O sırada
da sizin kendi kendinize
yeterli olmanız lazım.Bizim
en çok üzerinde durduğumuz
konu adanın kendi kendine
yeterli hale getirilmesidir.
Bu konuda sağlık açısında
Gökçeadalılara bir müjde
vermek istiyorum. Adaya
sağlık personeli açısından
doktor takviyesi gelecek.
Olağanüstü durumlarda
vatandaşlarımızın tedirgin
yaşamamaları, sahipsizlik
duygusuna kapılmamaları
bizim için esastır. Ben
buradan ordumuza, sahil
güvenlik birimlerimize çok
teşekkür ediyorum. Her zaman
adamızda bulunan
vatandaşlarımızın
isteklerina hassastır" dedi.Gökçeada'nın
en önemli sorunu olan ulaşım
konusunun yeni bin bir gemi
alımı ile halledileceğini de
belirten Vali Kırlı, "Ulaşım
konusunda yeni gelen 25
trilyon liralık ödeneği en
iyi şekilde adalılarımızın
lehine kullanacağız. Burada
Adalıların istediği
istikamette bir gemi
alacağız. Bu konuda aceleci
olmayacağız. Paramız var
ama, acele ederek kötü mal
almaktansa iyi şey almamız
lazım. İyi düşünmemiz lazım.
Bu geminin hizmete girmesi
bu yıl içerisinde olmaz.
Bunun alımı sırasında da
bakanlıktan teknik destek
alacağız.Amacımız sadece
Gökçeada hattında
kullanılacak olan bu gemi
ile ulaşım sorununu tamamen
ortadan kaldırmak istiyoruz"
dedi. Gökçeada
Belediye Başkanı Halil Rüştü
Akgün ise adanın
sorunlarının çözümü için
oluşturdukları Kent
Konseyi'nin önemine temas
ederek, "Bu kent
konseyimizde ilçemizin
sorunlarının çözümü için
büyük çaba serfediyoruz. Bu
konuda bizlere
desteklerinden dolayı da
Valimize teşekkür ediyoruz"
diye konuştu.Belediye
Başkanı Halil Rüştü Akgün,
adanın en büyük sorunu olan
deniz ulaşımı konusunun
çözümü için hükümetin
önderdiği 25 trilyon liralık
ödenek ile alınacak yeni
geminin belirlenmesi için
kent konseyi olarak görüş
alışverişinde bulunduklarını
söyleyerek, "Gökçeada deniz
hattı özelliği olan bir hat.
Her ne kadar 14 mil gibi ana
karaya mesafesi olsa bile
Saros körfezi açıklarında
olması sebebiyle özellikle
kuzey rüzgarlarının 9-10
şiddetinde esebildiği bir
bölge. Onun için bu bölge
Saros'un okyanusu olarak
bilinir. Bunun için bu bölge
için alınacak olan geminin
aynı Adriyatik gibi bu
bölgenin iklim ve coğrafi
özelliklerine uygun bir gemi
tipi olması lazım. Bu yeni
alınacak olan geminin de
Çanakkale'ye değil
Kabatepe'ye sefer yapmasını
planlıyoruz. Çünkü Kabatepe
bize en yakın mesafede olan
yer. Süratli ve daha çabuk
sefer yapmanın en yakın
limanı. Bu yeni alınacak
geminin Kabatepe Limanı
şartlarına da uyması
gerekiyor. Bizim bu konuda 3
tane temel kriterimiz var.
Bunlardan birincisi yeni
alınacak geminin Gökçeada ve
Kabatepe liman şartlarına
uyması; ikincisi deniz ve
iklim şartları uyması ve
üçüncüsü de yeni bir gemi
olmasıdır. Yani alınacak
gemi 60-70 metre uzunluğunda
olması lazım. Yani geminin
boyu 70 metrenin üzerine
çıktığında Kabatepe limanına
yanaşma ve manevra sıkıntısı
çekilebiliyor. Sürat
itibarıyla da 18 milin
üzerinde bir gemi olması
lazım. Böyle olursa rüzgara
karşı manevra kabiliyeti
olabilecektir. Sık sefer
yapacağımız için 50-60 araç
alacak bir gemi bizlere
yeterli olabilecektir. En
önemli özelliğinin ise gemi
yüksekliğinin olmaması
lazım. Biz buraya 2 katı
geçmeyen gemi istiyoruz. Bir
katı garaj katı., ikinci
katıda yolcuların bulunacağı
kat olmalı. Gemi eğer yüksek
olursa geminin rüzgar tutma
hacmi de artıyor. Böylece
motorun gücünü kırdığı için
motor yetersiz geliyor"
dedi.10 kişilik bir heyetle
Vali Orhan Kırlı'yı ziyaret
eden Gökçeada Kent Konseyi
Heyeti daha sonra Ticaret ve
Sanayi Odası ile siyasi
partileri ziyaret ettiler. |
|
ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN
PEPE, ŞEHİTLİKLERE ÇÖP
ATANLARA SERT TEPKİ GÖSTERDİ
|
Çevre
ve Orman Bakanı Osman Pepe,
Gelibolu Yarımadası Tarihi
Milli Parkı'nı ziyaret
edenlerin bölgeye çöp
atmalarına sert tepki
gösterdi. Bakan Pepe,
"Şuurlu kişi şehit dedesinin
üzerine çöp atmaz. Buradaki
şehitlerimize saygı
gösterilmesi gerekir" dedi.
Gelibolu Yarımadası Tarihi
Milli Parkı'ndaki
incelemeleri sırasında
Şehitler Abidesi'nin
bulunduğu bölgede Gelibolu
Yarımadası Tarihi Milli
Parkı Alan Kılavuzları
Kooperatifi üyelerinin
sıkıntılarını dinleyen Çevre
ve Orman Bakanı Osman Pepe,
kılavuzlardan vatandaşları
ikaz konusunda talepte
bulundu. Kılavuzların,
ziyaretçilerin üzerinde
etkili olduğunu belirten
Bakan Osman Pepe, "Alan
kılavuzları olarak şimdi bu
bölgeleri gezdirdiğiniz
insanlara bu konuyu da
söyleyin. Bunu böyle
anlattığınız da onlar bu
çöpleri yere atmazlar. O
kişiler çöpünü cebine koyar
ve şehit dedesinin üzerine
çöp bırakmazlar" dedi. S.S.
Gelibolu Yarımadası Tarihi
Milli Parkı Alan Kılavuzları
Kooperatifi Başkanı Ahmet
Kaşıkçı da alan kılavuzları
olarak her zaman bu konuyu
ziyaretçilere anlattıklarını
belirterek, bu bölgeyi
birlik ve beraberlik içinde
daha temiz bir hale getirmek
için çalışacaklarını
söyledi. |
|
|
TURİST REHBERLERİ FEDERASYON
ÇATISI ALTINDA BİRLEŞME
KARARI ALDI
|
Türkiye'de
değişik derneklerle temsil
edilen profesyonel
turistleri rehberleri,
federasyon çatısı altında
birleşme kararı aldı. Turist
Rehberleri Birliği Derneği (TUREB)
Yönetim Kurulu, tarafında
Antalya ve Ankara'da
gerçekleştirilen bölge
toplantılarının ardından
farklı statülerdeki tüm
rehber derneklerini
kapsayacak şekilde bir
federasyon çatısı altında
birleştirme konusunda görüş
birliğine vardı. Buna göre,
Esnaf Odası statüsündeki
rehber örgütlerinin bu
federasyon çatısı altında
Profesyonel Turist
Rehberleri Birliği
Derneği'nde yer alarak
temsili mümkün olacak. TUREB
Yönetim Kurulu üyesi ve
Kuşadası Rehberler Derneği (KURED)
Başkanı Ali Karapınar,
federasyon çatısı altında
birleşme kararlarını Kültür
ve Turizm Bakanlığı'na
yaptıkları ziyarette
bakanlık yetkililerine de
aktardıklarını ve son derece
olumlu tepki aldıklarını
söyledi. 1998 Yılında
kurulan ve 2002 yılında yeni
bir protokol ile
çalışmalarına devam eden
Turist Rehberleri Birliği'ni
fesheden bu yeni oluşum, TUREB markasını da Turist
Rehberleri Vakfı adına
tescil ettirdiğini açıkladı.
İstanbul Rehberler Odası ile
Kuşadası, Ankara, Kapadokya,
Bodrum, Çanakkale ve
Karadeniz rehber
derneklerinin başkanlarıyla
temsilcilerinin katıldığı
toplantıdan sonra bir de
bildiri yayınlandı.
Toplantıya TUREB Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı Şerif
Yenen, TUREB Derneği Başkan
Yardımcısı Murat Tiryaki,
TUREB Derneği üyesi İsmet
Öztürk, TUREB Derneği
Yönetim Kurulu üyesi ve
KURED Başkanı Ali Karapınar,
TUREB Derneği Saymanı Taner
Demirbulut, ÇARED Başkanı
Sevil Demir, TUREB Derneği
üyesi ve ARED Başkan
Yardımcısı Sibel Güven
katıldı. |
|
|
|
İŞTE KAHRAMAN MEHMET ÇAVUŞ
Çanakkale Savaşı sırasında
Cesarettepe'de düşmana karşı
gösterdiği kahramanlıklarla dikkat
çeken ve ardından gerçek kimliği
belirlenemeyen Mehmet Çavuş'un
kimliğini Çanakkaleli bir yerel
tarih araştırmacısı ortaya çıkardı.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan
Çanakkaleli yerel tarih
araştırmacısı Cemalettin Yıldız,
yaptığı araştırmalar sonunda
Çanakkale kahramanlarından birini
daha gün yüzüne çıkarmaktan mutlu
olduğunu belirterek, "Arıburnu'nda
Cesarettepe'de bulunan Mehmet Çavuş
Anıtı'nı her yıl binlerce kişi
ziyaret ediyor. Ancak kahramanımız
Mehmet Çavuş'un gerçek kimliğiyle
ilgili birçok şey söyleniyor. Birçok
yazar Mehmet Çavuş ile ilgili daha
önceleri burada şehit olduğundan ve
7 tane Mehmet olduğundan bahsederdi.
Ben de Mehmet Çavuş'un gerçek
kimliğini tespit etmek için Mustafa
Kemal'in Kurmay Başkanı İzzettin
Çalışlar'ın Çanakkale Savaşları
günlüğünden izini sürdüm. Yaptığım
araştırmalar sonunda Mehmet Çavuş'in
(Mehmet Canpolat) 64. Alayda Doğu
Cephesi İstiklal Harbi'ne katıldığı
ve Kırşehir Çiçekdağı Safalı Köyü
nüfusuna kayıtlı bir kahramanımız
olduğu gün yüzüne çıktı" dedi.
Araştırmaya göre, Mehmet Çavuş'un
Cesarettepe'de Anzaklar ile yapılan
bir çatışmada ağır yaralandığını
kaydeden Yıldız, "O günün padişahı
Mehmet Reşat tarafından kendisine
'Mülazım' unvanı verilerek
ödüllendirilir. Bunun ardından hava
değişimi için memleketine
gönderilir. Ankara'da 'İkdam
Gazetesi' muhabiriyle görüşme
yaparken kendisine Çanakkale
kahramanlıkları sorulur. Ama o
'Herkesin yaptığını yaptım' der. O
sırada ise hatırından çıkmayan bir
olayı anlatır ve şu ifadelere yer
verir. 'Havaların sıcak olduğu bir
yaz günü Cesarettepe'deyiz.
Sağımızda deniz, düşman gemilerinin
bombardımanı var. Sol tarafımız
korku deresinin makineli tüfek
atışından zor durumdayız ve
susuzluktan kırılıyoruz. Hemen korku
deresinde bulunan bir çamuru
eşeleyip susuzluğumuzu gidermek
istedik. Fakat bunu gören düşman
burayı bombardıman etmeye başladı.
Allah'ın bir hikmeti. Bombalardan
birisi bizim su aradığımız o çamurun
içine saplandı. Ve oradan gürül
gürül su çıkmaya başladı. Kana kana
içtik. Susuzluğumuzu giderdik ve
kendimize güç geldi. Allah'ın
bizimle olduğuna inandık'. Çanakkale
Savaşları'nda Türk askerinin hangi
mücadeleyle burada savaştığını
burada açıkça görüyoruz. 91 yıl
sonra Mehmet Çavuş'un gerçek
kimliğini ortaya çıkarmaktan dolayı
çok mutluyum. Bunu yeni yazdığım
kitabıma da koydum" şeklinde
konuştu.
BAKAN'DAN ANZAKLARA SERT MESAJ
Çevre ve Orman Bakanı
Osman Pepe, Gelibolu Yarımadası
Tarihi Milli Parkı'nda yeni yapılan
ve çöken Anzak yoluyla ilgili
yaptığı açıklamada, "Bu toprakların
gerçek sahibi biziz. Son sözü biz
söyleriz" diyerek, Yeni Zelanda ve
Avustralya'ya mesaj verdi.
Şehitliklerin dışında Anzak yolu
olarak bilinen Anafartalar sahil
yolunda da incelemelerde bulunan
Bakan Pepe, bu yoldaki çökmelerle
ilgili gerekli incelemenin
yapıldığını belirterek, "Biz bu yolu
Anzaklar'ın bu bölgeye daha rahat
gelmelerini sağlamak amacıyla
yapmıştık. Ancak bu yolun tamamı
bitirilememişti. Yüzde 56'lık kısmı
tamamlanan bu yol tamamen
bitirilemediği için, şu an bazı
kısımlarında çökmeler var. Valimizle
görüştüm. 25 Nisan Anzak törenlerine
kadar bu yol yeniden eski haline
getirilecek" dedi. Söz konusu yol
sebebiyle Avustralya ve Yeni
Zelanda'nın Türkiye'ye ültimatom
verdiğiyle ilgili haberlerin asılsız
olduğunu savunan Pepe, iki ülkenin
büyükelçileriyle görüştüğünü,
onların da bu konuyu
yalanladıklarını söyledi. Anzak
yolunun çöküşünün Avustralya ve Yeni
Zelanda ile krize sebep olduğu
şeklindeki haberlerin gerçeği
yansıtmadığını ifade eden Pepe, "Bu
toprakların gerçek sahibi biziz.
Avustralyalı, Yeni Zelandalı,
İngiliz, Fransızlar burada sadece
misafirimizdir. Bizim dedelerimiz,
sizlerin dedeleri, bu toprakların
ilelebet Türk toprakları kalması
için şehit düştü. Son sözü burada
biz söyleriz, Türkler söyler. Bunu
herkesin böyle kabul etmesi lazım.
Bu yolu biz Anzaklar'ın daha rahat
bölgeyi gezmesi için yapmıştık.
Ancak yaptığımıza bizi pişman
ettiler. Sürekli gazetelerde olumsuz
yazılar çıkması bizi üzüyor. Böyle
olmaması lazımdı" diye konuştu. 25
Nisan törenlerine kadar yolun
düzenleneceğini bildiren Pepe,
Şehitler Abidesi ve Morto Koyu'nda
da incelemelerde bulunduktan sonra
bölgeden ayrıldı.
ANZAK ESİRLERİNİ ARAŞTIRIYOR
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
(ÇOMÜ) ile Avustralya'nın Sydney
Üniversitesi arasında
gerçekleştirilen kültürel işbirliği
çerçevesinde Avustralyalı öğretim
görevlini Jennifer Lawless
Çanakkale'de "Anzak Esirlerinin
Mezarlıkları" konusunda araştırma
yapıyor. Konu ile ilgili Çanakkale
Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ)
İbrahim Bodur Girişimcilik
Merkezinde düzenlenen basın
toplantısında açıklamalarda bulunan
Avustralya Sydney Üniversitesinden
Jennifer Lawless, Türkiye'deki
Avustralyalı savaş esirlerini
araştırmak için geldiğini
belirterek, "Bu konu bugüne kadar
hiç çalışılmadı ve araştırılmadı.
Sanıyorum bu bir ilk olacak. Aradan
90 yıl gibi uzun bir zaman geçmesine
rağmen böyle bir çalışma ilk defa
olacak. Ben Türk değilim. Ancak
benim eşim Türk. Bu çalışmanın ondan
dolayı ayrı bir önemi var. Bunun
Avustralya tarih kitaplarına Türk
kaynakları yönüyle yansıtılacak
olmasının büyük yararının olacağına
inanıyorum. Bu konuda yaklaşık 5
yıldır çalışıyorum. Bu
araştırmalarıma Türkiye'de 4 ay daha
devam edeceğim. Ardından ise bunu
bir kitap halinde yayınlayacağım. Bu
çalışmalar sırasında beni en çok
etkileyen şey ise Türk askerlerinin
ve Türk Komutanlarının Avustralyalı
askerlere çok nazik davranmaları
oldu" dedi. |
|
ALAN KILAVUZLARININ ZAFERİ
Çanakkale'de alan
kılavuzluğu kursunu başarıyla
tamamladıkları halde 2 yıldır
belgelerini alamayan 188 kişi, Resmi
Gazete'de yayınlanan yönetmelikle
belgelerini almaya hak kazanmanın
sevinicini yaşıyor. Konuyla ilgili
açıklamalarda bulunan Turizm Tanıtma ve
Alan Kılavuzları Derneği Başkanı Ahmet
Kaşıkçı, Gelibolu Yarımadası Tarihi
Milli Park Müdürlüğü tarafından
düzenlenen kursu başarıyla tamamlayan
188 kişinin 2 yıldan beri belgelerini
almak için mücadele ettiğini belirterek,
"Çevre ve Orman Bakanlığı ile Turizm
Bakanlığı arasında yaşanan bazı pürüzler
sebebiyle 2 yıldan bu yana belgelerimizi
alamıyorduk. Bugün Resmi Gazete'de
yayınlanan yönetmelikle artık bu
sıkıntımız sona erdi. Sınavlarda
başarılı olan 188 alan kılavuzu artık
belgeleri almaya hak kazandı. Bölgeye
tur getiren kokartlı rehberler mutlaka
yanlarında bir alan kılavuzu bulundurmak
zorunda olacak. Kokartlı rehberler tek
başına yarımadayı gezdiremeyecek. Bu da
çok önemli bir madde" dedi. Yeni
yönetmelikle ilgili açıklamalarda
bulunan Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa
Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü
Prof. Dr. M. Kemal Yalınkılıç ise,
yönetmeliğin tarihi açıdan önemli bir
olay olduğunu ifade ederek, "Uzun süren
çalışmaların ardından yayınlanan bu
yönetmelikle 188 kişi belgelerini almaya
hak kazandı. Ayrıca yönetmelikte, burada
ders veren öğreticilerin de belge almaya
hak kazandıkları belirtiliyor. Böylece
188 kişi yerine 198 kişi belge almaya
hak kazanmış oldu. Şimdi Ankara'da bir
komisyon oluşturacağız ve belge almaya
hak kazanan bu kişilerin dosyalarını
inceleme altına alacağız. Çoğunluğu bu
yönetmelikteki maddelere uyuyor. Hayırlı
olsun. Bu, Gelibolu Yarımadası Tarihi
Milli Parkı için de önemli bir olay. Bu
bölgeyi en iyi bu yörede bulunanlar
anlatabilir. Bu bölgeye gelerek turlara
rehberlik yapan kokartlı rehberler tek
başlarına Gelibolu Yarımadası Tarihi
Milli Parkı'nı gezdiremeyecekler. Bu
kişiler mutlaka yanlarında bir kılavuz
bulundurmak zorunda" diye konuştu.
|
ANZAK YOLU,ÇİLE DOLU...
Gelibolu Yarımadası
Tarihi Milli Parkı içerisinde yer alan
ve büyük tartışmalara yol açtıktan sonra
geçtiğimiz yıl içinde hizmete giren
Anzak yolunun 1 yıllık süre içinde
çökmesi yetkilileri harekete geçirdi.
Çöken yol ile ilgili açıklamalarda
bulunan Çanakkale Valisi Orhan Kırlı ,
Anzak yoluna 25 Nisan törenlerinden önce
geçici yamalar yapacaklarını belirterek,
"Ondan sonra da kalıcı bir projeyle
kalan bölge tamamlanacak. Burada
herhangi bir sır ve gizli olan bir şey
yok. Yolun durumu normal prosedür
içerisinde devam ediyor. Ama bu yol
yapılırken durdurulduğu için, tabiki
yağmur suları drenaj ve istinat
duvarları yapılmaması nedeniyle yol
zaman içerisinde daha da bozulmuş. 25
Nisan'a kadar geçici bir düzeltme
sağladıktan sonra, Çevre ve Orman
Bakanlığı'nın gözetiminde yapıma devam
edeceğiz. Bu konunun milletlerarası
cephesinden bir bilgim yok. Bu bölgeye
yeni bir yol yapımı konusunda Avustralya
ve Türk teknik heyeti arasında
görüşmeler devam ediyor. Bu konuda kriz
olarak tasvir edebileceğimiz bir şey
yok. Öyle bir şey de gözlemlemedim.
Avustralya hükümetiyle bizim aramızda
hukuki sorun olacak bir şey söz konusu
değil" şeklinde konuştu.
TARİHİ KALE MÜZE HALİNE GETİRİLECEK
Çanakkale'de, 1659 yılında IV. Mehmet Han
döneminde Frenk Ahmet Paşa tarafından mimar
Mustafa Ağa'ya yaptırılan ve günümüzde harap
bir halde bulunan Seddülbahir Kalesi'ne
sahip çıkan Koç Grubu, yok olmaya yüz tutan
bu tarihi eseri restore ederek gelecek
nesillere taşıyacak. Konuyla ilgili
açıklamalarda bulunan yetkililer, 2005
yılında Koç Grubu'nun katkılarıyla
gerçekleştirilen çalışmaların bu yılki
bölümüne yaz aylarında başlanacağını
belirterek, "Çanakkale Boğazı'nın girişinde
harabe haliyle dikkat çeken Seddülbahir
Kalesi'nin yeniden restore edilerek turizme
kazandırılması için Koç Grubu'nun başlattığı
çalışmalar büyük önem taşıyor. 2005 yılı
içerisinde bir yandan bu kalenin rölevesi
yapılırken, diğer yandan da kurtarma kazısı
gerçekleştirildi. Yapılan kurtarma kazısında
kale içinde yer alan eski hastane binasının
temelleri açığa çıkarıldı. 1 ay süren
çalışmalar bu yıl içerisinde de devam
edecek" dedi. Sedülbahir Kalesi'nin
restorasyonunu Koç Grubu üstlenmişti. 18
Mart 2005 tarihinde Gelibolu Yarımadası
Tarihi Milli Parkı'nda gerçekleştirilen
Çanakkale Deniz Zaferi törenleri sırasında
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Koç Holding
Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç ile
birlikte kalenin restorasyonu için anlaşma
imzalamıştı. Koç Grubu yetkilileri, kalenin
röleve çalışmalarının ardından
restorasyonuna kısa sürede başlanacağını ve
4-5 yıl içerisinde bitirileceğini açıkladı.
2006 yılı çalışmalarının ise yaz aylarında
başlaması planlanıyor. |
|
GELİBOLU'DA YABANCI ANITLAR
BAKIMA ALINDI
25
Nisan Anzak törenleri öncesi
Gelibolu Yarımadası Tarihi
Milli Parkı içerisinde yer
alan anıtlar bakıma
alınırken, çöken Anzak
yolunun ise törenlere kadar
onarılacağı açıklandı. 25
Nisan'da yapılacak olan
Anzak törenleri öncesi
Gelibolu Yarımadası'nda
bulunan anıtların bakıma
alındığını belirten
yetkililer, çalışmaların
törenlere kadar
tamamlanacağını söyledi. Bu
arada, geçen yıl yapılan ve
hizmete giren, 3 ay önce de
bazı kısımları çöken Anzak
yolunun da törenlere kadar
onarılacağı belirtildi.
Çöken Anzak yolunun
onarılmasının ardından
bölgeye gidecek araçların
daha rahat ulaşımının
sağlanabileceğini kaydeden
yetkililer, bu konuda
gerekenin yapılacağını ifade
etti. |
AVUSTRALYA ÇANAKKALE'DE
KONSOLOSLUK AÇTI
Çanakkale Valisi Orhan Kırlı'yı
Çanakkale Konsolosu Peter Rennert ve Savunma
Ateşesi Albay Enrico Casagrande ile birlikte
makamında ziyaret eden Avustralya Büyükelçisi
Jean Dunn, "Buraya konsolosluk açmamız,
Çanakkale'ye ne derece önem verdiğimizin bir
göstergesidir. Çanakkale'de Avustralya'nın çok
derin bağları var. Konsolosluk da bunu
gösteriyor. Konsolosumuz burada Anzak törenleri
için yapılan çalışmalarda yardımcı olacak. Bunun
yanı sıra Çanakkale'de toplumla yakın ilişkiler
kurulma sında önemli bir misyon yüklenecek"
dedi. Avustralya'nın Çanakkale Konsolosu Peter
Rennert ise, "Bu yörenin her iki ülkenin de
tarihinde çok önemli bir yeri var. Valimiz de
beni bir Çanakkale vatandaşı olarak gördüklerini
söyledi. Bundan büyük onur duyuyorum. Burada
Avustralya ve Çanakkale yöresindeki
ilişkilerimizi güçlendirmek için çalışacağız.
Bunu yaparken de toplumdaki diğer önemli
kişilerle önemli projeler üretmek istiyoruz.
Örneğin sayın rektörle tanıştım. İş adamlarıyla
da ilişkilerimizi daha iyi noktaya getireceğiz.
Şu an geçici olarak Kolin Hotel'de bir ofisimiz
var. Konsolosluk için bina arayışlarımız
sürüyor. Tabii yer konusu çok önemli.
Vatandaşlarımıza en iyi şekilde ulaşabileceğimiz
bir yer bulmak istiyoruz. Bunu da kısa sürede
halletmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. Vali
Orhan Kırlı ise, Avustralya'nın Çanakkale'de
konsolosluk açmasının önemine işaret ederek,
şunları söyledi: "Çanakkale'de
gerçekleştirilecek törenlerde, artık
konsoloslukla yakından muhatap olabileceğiz.
Tabii Ankara'da Avustralya'nın büyükelçisi var.
Ancak burada mahalli olarak sorunları çözmekte
konsoloslukta daha yakın temas sağlayabileceğiz.
Bu durum Türkiye'nin de lehine. Avustralya'nın
Çanakkale'de konsolosluk açmasının kamuoyunda
bir tereddüde neden olmaması lazım. Bunda da
ayrıca bir kompleksimizin olmaması lazım. Çok
güçlü ülkeyiz biz. Bundan Çanakkale olarak onur
duymamız lazım." Vali Kırlı, Konsolos Peter
Rennert, Savunma Ateşesi Albay Enrico Casagrande
ve Avustralya Büyükelçisi Jean Dunn, daha sonra
25 Nisan Anzak törenlerinin programıyla ilgili
bir görüşme yaptı.
KOCA SEYİT HEYKELİ NİHAYET DEĞİŞTİRİLDİ
Çanakkale Savaşları sırasında 275
kilogramlık top mermisini yerden kaldırarak tek
başına bataryaya koyup bir düşman gemisinin
batmasını sağlayan Koca Seyit'in, Gelibolu
Yarımadası'nda yer alan ve gerçeği yansıtmayan
heykeli, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın devreye
germesinin ardından yenisiyle değiştirildi. Yeni
heykelle ilgili açıklamalarda bulunan İzmirli
helkeltıraş Eray Okkan, Kültür ve Turizm Bakanı
Atilla Koç'un talimatıyla Seyit Onbaşı'nın yeni
helkelini yapmak için 15 günden bu yana hummalı
bir çalışma yaptıklarını belirterek, "Kültür ve
Turizm Bakanımız'ın talimatıyla, 7 kişilik
grubumuzla geceli gündüzlü çalışarak bu heykeli
yaptık. Şu an için heykeli fiber olarak yaptık.
Zaman yetmediği için bronz dökümünü yapamadık.
Geçici olarak fiberini burada 18 Mart Çanakkale
Deniz Zaferi'nin 91. yıldönümü törenleri öncesi
Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'a
göstereceğiz. 4.5 metre boyunda ve 2 ton
ağırlığındaki bu heykel daha sonra aynı yerin
üst kısmında bulunan tepeye konulacak. Bu
heykelin diğer heykelden ayrılan yönü, merminin
kucakta değil, sırtta olmasıdır" dedi. Eceabat
İlçesi'ne bağlı Kilitbahir Köyü çıkışında
bulunan Seyit Onbaşı'nın mermiyi kucağında
değil, sırtında taşıdığını belirten vatandaşlar,
bu tarihi hatanın en kısa sürede değiştirilmesi
için gerekli yerlere müracaatlarda
bulunmuşlardı. Bunun üzerine Kültür ve Turizm
Bakanlığı heykeli değiştirdi.
|