HABERLER

 

GÖKÇEADA'DA TURİZM 10 YILDA BÜYÜK GELİŞME KAYDETTİ
Gökçeada Kaymakamı Kemalettin Sakin, adanın turizm sektöründe son 10 yılda büyük gelişmeler olduğunu söyledi.Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Gökçeada Kaymakamı Kemalettin Sakin, adanın turizm sektöründe son on yıl içersinde büyük gelişmeler kaydettiğini belirterek, "Bu süre içerisinde adamızda birçok otel yapıldı. Onun dışında 1998 yılında ev pansiyoncuğu kredisi verilerek birçok kişi pansiyonculuğa başladı. Bizim teklifimiz bu ev pansiyonculuğu konusunda hem yasal düzenleme getirilmesi, hem de tekrar kredi verme şeklinde bir yöntemin olup olmayacağıydı. DPT temsilcisi bizlere bu kredinin bir fon vasıtasıyla verildiğini, artık bu fonların kalktığı için şu anda böyle bir ödenek yapılamayacağı, sadece eğitim verilebileceğini söyledi. Eğer Gökçeada'da ki vatandaşlarımız isterlerse, burada Turizm Bakanlığı'ndan gelecek personel, pansiyonculuk konusunda vatandaşlarımıza eğitim verebilecek. Bunu biz gündemimize aldık. Tabii duyurularımızı ve pansiyon işletmecileri ile görüşmelerimizi de yapacağız ve pansiyonculuk konusunda eğitim verdireceğiz" dedi.

"ADADA 4 YERİNE 3 YILDIZLI OTELLER YAPILMALI"
Kaymakam Sakin, adada turistik otellerin yasının artması için gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini de belirterek, "Gizli limanda, Adalet Bakanlığı tesislerinin sol tarafındaki pirgos mevkiinde bir yer var. Bunlar yaklaşık 850-900 dönüm civarında. Bunlara parselasyon yapıldı. Bunların şartları Turizm Bakanlığı sitelerinde ilan ediliyor. İhaleye çıkarılmadan önce talep olması lazım. Şu ana kadar müracaat olmamış. Bu şartların Gökçeada için daha cazip bir hale getirilmesini istedik. Adada Turizm Bakanlığı'na ayrılan yerlerin kiralanmasında Antalya ve Alanya gibi düşünülmemeli. Burada sezon kısa. 4 yıldızlı otel yerine, 3 yıldızlı oteller şeklinde öneriler yapılması lazım. Eğer bu konular gündeme getirilirse adadaki yapılacak yatırımlar daha cazip bir hale gelirse turizmciler buraya ilgi gösterir diye düşünüyoruz. Burada otellerimiz ve kamu tesislerimiz var. Bu tesislerin özelleştirilmesini talep ettik. Fakat bu konu pek net değil. Yine de kaymakamlık olarak Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığı Tesislerinin özelleştirilmesini talep ettik" diye konuştu.
"TUZ GÖLÜNÜ İYİ DEĞERLENDİRMEK LAZIM"
Adadaki tuz gölünü turizme kazandırılması için neler yapılabileceği konusuna de değinen Kaymakam Sakin, "Bilindiği gibi orada Sörf ve Dalış Okulu tesisi var. Vatandaş her şeyini halletmiş, iş bitmiş, tam artık çevre düzenlemesini yapıp, işe başlayacak. Çevre Bakanlığı "Burası sulak alandır, inşaatı durdur" diyor. Biz belediyeye yazdık. Belediye kaymakamlığa sordu. Şu anda cevap bekleniyor. Eğer Çevre Bakanlığı Aydıncık bölgesini sulak alan ilan ederse, adanın en güzel sahillerinden biri olan yeri elden çıkartmış olacağız. Çevre Bakanlığı temsilcilerinden bununla ilgili karar alınırken dikkat edilmesini istedik. Çünkü sulak alan ilan edilirse mutlak koruma bölgesi, tampon bölge, ekolojik etkilenme bölgesi gibi bir takım hatlar oluşacak. Dolayısıyla sahilimizi kaybetmiş olacağız. Çevre Bakanlığı temsilcileri bunlara dikkat edeceklerini ifade ettiler. Sanırım Gökçeada'ya gelip bu konuda çalışma yapacaklar. Bunun dışında adanın turizm teşvik kapsamına alınmasını talep ettik. Özellikle turizm yatırımcılarının vergilerde, bir takım alt yapı harcamalarında teşvik edilmesini istedik. Bin 500 doların altında kalan illere devletin verdiği teşvik kapsamı yardımını gündeme getirdik. Tekliflerimizin hepsini bakanlığımız ilgili kurumlara iletecek inşallah o kurumlardan bir cevap gelecek" dedi.

YENİDEN RESTORE EDİLEN AYNALI ÇARŞI 18 MART 2007 'DE HİZMETE GİRECEK

Çanakkale Belediyesi tarafından restorasyonuna devam edilen tarihi Aynalı Çarşı'nın son bölümünün restorasyonunun tamamlanma aşamasına geldiği ve bu bölümün 18 Mart 2007 tarihinde düzenlenecek bir törenle hizmete açılmasının planlandığı açıklandı.Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Çanakkale Belediye Başkan Yardımcısı Adnan Albayrak, Çanakkale'nin sembolü haline gelen tarihi Aynalı Çarşı'da 3. etap restorasyon çalışmalarının son aşamaya geldiğini belirterek, "4 yıl önce çarşının İnönü Caddesi'ne bakan kısmına 11 dükkan yapılmıştı. Ardından ikinci etap çalışmalar tamamlandı. Bu bölümde de 32 dükkan bulunuyor. Son etap çalışmalarında 15 dükkanın yapım çalışmalarının büyük kısmı tamamlandı. Tarihi aynalı çarşının çatı kısmı da bitirildi. Zeminin taş döşeme çalışmaları da yılbaşına kadar tamamlanacak. Ardından dükkanların ahşap kapı pencerelerinin yapımına başlanacak. Tarihi aynalı modern haliyle çarşıyı 18 Mart Çanakkale deniz Zaferi'nin 92. yıldönümünde 2007 tarihinde açmayı planlıyoruz" dedi.

ÇANAKKALE'YE AMBULANS UÇAK MÜJDESİ

Sağlık Bakanlığı içlerinde turizm kenti Çanakkale’nin de bulunduğu 14 ilde kullanılmak üzere 16 helikopter ambulans ve 1 uçak ambulans alarak Türkiye genelinde hava ambulans sistemine geçmek için çalışma başlattı.Trafik kazaları, deprem, yangın, heyelan, çığ gibi doğal afetler başta olmak üzere acil yaralı ve hastaların tahlisiyesinde kullanılacak olan hava ambulans sisteminin Türkiye'ye yıllık maliyeti 10-20 milyon dolar. Her ilde en az bir hastanenin helikopter pisti olacak. Türkiye, Avrupa'da ve gelişmiş bir çok ülkede yıllardır insanlara hizmet veren hava ambulans sistemiyle 2007 yılında tanışacak. Hemen her dönem yapılmak istenen ancak bir türlü başarılamayan sistem için hazırlıklar son aşamaya geldi. Sağlık Bakanlığı, hava ambulans filosu kurmak için kolları sıvadı. Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Ali Coşkun başkanlığında oluşturulan ekip, hava ambulans sistemi için uzun süredir yaptığı çalışmaları tamamladı. Bakanlık, 14 ilde kullanılmak üzere 16 ambulans helikopter ve 1 uçak ambulans almayı kararlaştırdı. Son sistem teknoloji ile donatılan ve içerisinde gerekli sağlık ekibinin bulunduğu helikopter ambulanslar Ankara, İstanbul, Erzurum, Çanakkale, İzmir, Antalya, Adana, Trabzon, Samsun, Sivas, Afyon, Bursa, Van ve Diyarbakır'da, uçak ambulans ise yine başkentte konuşlandırılacak.

ADALARIN KÜLTÜREL ENVANTERİ ÇIKARILACAK

Çanakkale'nin Gökçeada ve Bozcaada ilçelerinin kültürel ve bilimsel envanter çıkarabilmek amacıyla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) öncülüğünde toplantı düzenlendi. Toplantıya Vali Orhan Kırlı'nın yanı sıra, Rektör Prof. Dr. Ramazan Aydın'da katıldı.Rektörlük senato salonunda Vali Orhan Kırlı başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya Gökçeada Belediye Başkanı Halil Rüştü Akgün ile üniversitenin tarih, sanat tarihi, uluslar arası ilişkiler, arkeoloji, su ürünleri, mühendislik bölümlerinden bilim adamları ve bürokratlar katıldı. Vali Orhan Kırlı, üniversitenin Gökçeada ve Bozcaada'ya dönük çalışmalar yapmasının anlamlı olduğunu belirterek, "Adalara dönük çalışmalara her zaman destek vereceğiz. Ayrıca bu tür bilimsel çalışmalarla da adalara katkı sunacağız" dedi.Rektör Prof. Dr. Ramazan Aydın ise adada üniversitenin bağcılık ve turizmine dönük çalışmalarının olduğunu bilimsel ve sanatsal katkılarının ise artarak süreceğini belirtti. Toplantı, bilim adamlarının ada için yapılabilecekleri aktarmaları ve karşılıklı soru cevaplar ile son buldu

GELİBOLU'DA KÖMÜRÜN İÇİNDEN FOSİL ÇIKTI  
Çanakkale'nin Gelibolu İlçesi'nde, yaklaşık 4 gün önce topaç halindeki kömürü kırmaya çalışan bir vatandaş, tesadüfen fosil buldu. İsminin açıklanmasını istemeyen vatandaş, evinin bodrumunda odun ve kömür kırarken, topaç halindeki kömürü kırdığı sırada tesadüfen fosil buldu ve bunu incelenmek üzere Gelibolu Piri Reis Müzesi'ne bıraktı. Müze görevlisi Suat Biçer, yaklaşık 4 gün önce fosilin bir vatandaş tarafından kendisine getirildiğini ve ne tür bir hayvana ait olduğunun araştırılmasını istediğini belirterek, "İsminin açıklanmasını istemeyen vatandaş, fosili kömürlükte tesadüfen bulmuş. Ondan sonra da müzeye getirmiş. Benim yaptığım araştırmalara göre kömürün oluşması yaklaşık 6 bin yılı buluyor. Bu bir hayvanın çenesine benziyor. Bu fosili araştırılmak üzere Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi arkeoloji bölümüne götüreceğiz'' dedi. Biçer, fosilin 11 santimetre uzunluğunda, yaklaşık 3.5 santimetre genişliğinde olduğunu ve üzerinde 9 adet dişin bulunduğunu tespit ettiklerini kaydetti.

ADALAR MERCEK ALTINA ALINIYOR

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) üniversite bünyesinde "Gökçeada ve Bozcaada Araştırma Merkezi"nin kurulmasına karar verdi.Çanakkale'nin Gökçeada ve Bozcaada ilçelerinde yapılan çalışmalar ve bu adalarda başka nelerin yapılabileceği konusunda, Çanakkale Onsekiz Mart üniversitesi (ÇOMÜ) Senato Salonu'nda yapılan toplantıya Vali Orhan Kırlı, Rektör Prof. Dr. Ramazan Aydın, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ülkü Altınoluk, adalar belediye başkanları ile adalarda çalışma yapan akademisyenler katıldı. Toplantı sonunda bir açıklama yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ülkü Altınoluk, Çanakkale'nin farklı çalışma alanları için bir laboratuar olduğunu belirterek, "Kent, bilimin, sanatın, kültürün, tasarımın nesnel ve temel bilgi alanlarında yol gösterici özelliğe sahip bir bölgede yer alır. Bu coğrafya, insanlığın ilk binasından (megaron) itibaren günümüze kadar farklı tipolojide "basamak" eserleri barındırır. Kentlerin ve yer aldıkları çevrenin sağlıklı gelişmesi, yerel yönetim, sivil toplum kuruluşları, kamu ve üniversitenin işbirliği ile mümkün olabilmektedir. Bu kapsamda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, başta Gökçeada ve Bozcaada olmak üzere, alan çalışmaları ve bilimsel araştırma projeleriyle, birçok sürdürebilir projelerle, ulusumuzun ve dolayısıyla insanlığın hizmetine sunmaktadır. Bilimsel araştırmalar, yayınlar, kitaplar sanat etkinlikleri uluslararası ölçekte bizi güçlü kılacaktır. Bilim evrenseldir. Bilimsel verilere dayanmayan söylemler geçersizdir. Hukuk da realiteyi izler. Buradaki arşiv, düzen, belgeleme, araştırma ve sanat çalışmaları önem taşımaktadır. Antik çağın ünlü filozofları Aristoteles, Kleantes ve diğerleri Çanakkale'de felsefe yapmışlardır. Çanakkale bir düşünce kentidir. Burası insanlığa, erdeme, bilim ve düşünceye ulaşmanın kentidir. Rektör Prof. Dr. Ramazan Aydın, Çanakkale Valisi Orhan Kırlı ve Gökçeada Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Rıdvan Yurtseven'in teklifiyle üniversitemiz bünyesinde "Gökçeada ve Bozcaada Araştırma Merkezi' kurulmasına karar verdik" dedi.

ŞEHİTLİK İÇİN 200 AĞAÇ KESİLECEK Mİ?

Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı içerisinde devam eden çalışmaları yerinde denetledi. Bakan Pepe, denetlemeleri sırasında, Şehitler Abidesi'nin karşı kesiminde yer alan ve daha önce şehitlik olmasına rağmen otopark haline getirilen yerin yeniden şehitliğe dönüştürülmesi çalışmalarında 200'den fazla ağacın yerlerinden söküleceğini duyunca tepki gösterdi. Öğle saatlerinde helikopterle Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'na gelen Bakan Pepe, Vali Orhan Kırlı ve beraberindeki heyetle birlikte bölgede karadan incelemelerde bulundu. 57. Alay Şehitliği ile Conk Bayırı'nı gezen Bakan Pepe, ardından Şehitler Abidesi'nin bulunduğu bölgeye geçti. Burada Şehitler Abidesi'nde devam eden temel güçlendirme ve müze yapım çalışmalarını yerinde gören Bakan Pepe, yetkililerden bilgiler aldı. Bu sırada daha önce şehitlik olarak kullanılan ancak otopark haline getirilen yerin vatandaşlardan gelen tepki üzerine yeniden şehitlik haline getirilmeye başlandığı yerde de incelemelerde bulunan Bakan Pepe, gördüğü manzara karşısında şoke oldu. Şehitliğin otopark olarak kullanılan yeri aşarak yan kesimde bulunan ormanlık alandaki toplam 5 dönümlük arazi üzerine yapılacağını öğrenen Bakan Pepe, yanında bulunan yetkililerden konuyla ilgili bilgi istedi. Yeni şehitliğin otoparkın yanı sıra yan kesimde bulunan ormanlık alana da geçerek 5 dönümlük arazi üzerine yapılacağını öğrenen Bakan Pepe, "Bunun böyle olduğunu bilmiyordum. Ben sadece eski yerin şehitlik haline getirileceğini sanıyordum. Sadece burasının (otopark alanının bulunduğu yerin) yapılması lazım" diyerek, yanındakilere tepkisini dile getirdi. Basın mensuplarının, "Otopark olarak kullanılan yerin yeniden şehitlik haline getirilmesi sırasında 200'den fazla ağacın kesilerek bu yerin genişletileceği söyleniyor. Bu durum projede var mı?" sorusuna bir cevap vermekten kaçınan Bakan Pepe, "Projeye bakacağız" demekle yetindi.

TÜRKİYE GENELİNDE 23 YER TERMALTURİZM MERKEZİ İLAN EDİLDİ

Bakanlar Kurulu’nda alınan karar gereği Türkiye genelindeki 23 yer termal turizm merkezi olarak ilan edildi.Resmi Gazete'de yayımlanan ve içlerinde Çanakkale’nin de yeraldığı karara göre termal turizm merkezi alanları şu şekilde açıklandı: Ankara Haymana Termal Turizm Merkezi, Aydın Tralleis Turizm Merkezi, Aydın Buharkent/Denizli-Sarayköy Termal Turizm Merkezi, Balıkesir Gönen-Ekşidere Termal Turizm Merkezi, Balıkesir Bigadiç-Hisarköy Termal Turizm Merkezi, Balıkesir Manyas-Kızık Termal Turizm Merkezi, Balıkesir Susurluk Kepekler Termal Turizm Merkezi, Balıkesir Sındırgı Hisaralan Termal Turizm Merkezi, Mustafa Kemalpaşa Tümbüldek Termal Turizm Merkezi, Çanakkale Çan-Etili-Tepeköy Termal Turizm Merkezi, Çanakkale Yenice-Hıdırlar Termal Turizm Merkezi, Çanakkale Ayvacık-Tuzla Termal Turizm Merkezi, Denizli Çardak-Beylerli/Burdur Akgöl Termal Turizm Merkezi, Denizli Buldan-Tripolis Termal Turizm Merkezi, Denizli Akköy-Gölemezli Termal Turizm Merkezi, Konya Ilgın Termal Turizm Merkezi, Kütahya Tavşanlı-Göbel Termal Turizm Merkezi, Kütahya Hisarcık Esire Termal Turiz Merkezi, Manisa-Demirci-Hisar Termal Turizm Merkezi, Manisa-Kula-Emir Termal Turizm Merkezi, Manisa Turgutlu-Urganlı Termal Turizm Merkezi, Sakarya Akyazı-Kuzuluk Termal Turizm Merkezi, Yalova Armutlu Termal Turizm Merkezi oldu. Bakanlar Kurulu kararıyla Afyon Karahisar Heybeli Termal Turizm Merkezi, Afyonkarahisar İhsaniye-Gazlıgöl Termal Turizm Merkezi, Afyonkarahisar Sandıklı-Hüdai Termal Turizm Merkezi, Çanakkale Ezine-Kestanbol Termal Turizm Merkezi, Eskişehir Mihailgazi-Sakarılıca Termal Turizm Merkezi, Kütahya Simav-Eynal-Çitgöl-Naşa Termal Turizm Merkezi, Kütahya Gediz Ilıcası Termal Turizm Merkezi, Yalova Termal Turizm Merkezi'nin sınırları değiştirildi.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE, ŞEHİTLİKLERE ÇÖP ATANLARA SERT TEPKİ GÖSTERDİ

Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nı ziyaret edenlerin bölgeye çöp atmalarına sert tepki gösterdi. Bakan Pepe, "Şuurlu kişi şehit dedesinin üzerine çöp atmaz. Buradaki şehitlerimize saygı gösterilmesi gerekir" dedi. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'ndaki incelemeleri sırasında Şehitler Abidesi'nin bulunduğu bölgede Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Alan Kılavuzları Kooperatifi üyelerinin sıkıntılarını dinleyen Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, kılavuzlardan vatandaşları ikaz konusunda talepte bulundu. Kılavuzların, ziyaretçilerin üzerinde etkili olduğunu belirten Bakan Osman Pepe, "Alan kılavuzları olarak şimdi bu bölgeleri gezdirdiğiniz insanlara bu konuyu da söyleyin. Bunu böyle anlattığınız da onlar bu çöpleri yere atmazlar. O kişiler çöpünü cebine koyar ve şehit dedesinin üzerine çöp bırakmazlar" dedi. S.S. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Alan Kılavuzları Kooperatifi Başkanı Ahmet Kaşıkçı da alan kılavuzları olarak her zaman bu konuyu ziyaretçilere anlattıklarını belirterek, bu bölgeyi birlik ve beraberlik içinde daha temiz bir hale getirmek için çalışacaklarını söyledi.

GÖKÇEADA’YA YENİ GEMİ ALINIYOR
Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, Gökçeada İlçesi'ne bakanlıktan gönderilen 25 trilyon liralık ödenekle bir gemi alınacağını söyledi.Gökçeada Kent Konseyi üyelerinin kendilerini ziyareti sırasında açıklamalarda bulunan Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, Gökçeada'nın kendileri için öneminin büyük olduğunu belirterek, "Ana kara ile bağlantısı olmayan bu adamını kendi kendine yeterli olması lazım. Ada sağlık, eğitim, belediye hizmetleri yönünden, dışarıya yani anakaraya çok bağlı olmamalıdır. Çünkü coğrafi şartlar onu gerektirmektedir. Ama burada şu gerçeği de kabul etmemiz gerekir. Bütün dünyada adalar, coğrafi şartlar ve iklim koşulları nedeniyle yılın belirli zamanlarında maalesef ne kadarda tedbir alınsa, teknolojik imkanları ne kadar fazla olursa olsun ana kara ile bağlantıları bir noktada kopabiliyor. Bunu o sırada anlayışla karşılamamız lazım. O sırada da sizin kendi kendinize yeterli olmanız lazım.Bizim en çok üzerinde durduğumuz konu adanın kendi kendine yeterli hale getirilmesidir. Bu konuda sağlık açısında Gökçeadalılara bir müjde vermek istiyorum. Adaya sağlık personeli açısından doktor takviyesi gelecek. Olağanüstü durumlarda vatandaşlarımızın tedirgin yaşamamaları, sahipsizlik duygusuna kapılmamaları bizim için esastır. Ben buradan ordumuza, sahil güvenlik birimlerimize çok teşekkür ediyorum. Her zaman adamızda bulunan vatandaşlarımızın isteklerina hassastır" dedi.Gökçeada'nın en önemli sorunu olan ulaşım konusunun yeni bin bir gemi alımı ile halledileceğini de belirten Vali Kırlı, "Ulaşım konusunda yeni gelen 25 trilyon liralık ödeneği en iyi şekilde adalılarımızın lehine kullanacağız. Burada Adalıların istediği istikamette bir gemi alacağız. Bu konuda aceleci olmayacağız. Paramız var ama, acele ederek kötü mal almaktansa iyi şey almamız lazım. İyi düşünmemiz lazım. Bu geminin hizmete girmesi bu yıl içerisinde olmaz. Bunun alımı sırasında da bakanlıktan teknik destek alacağız.Amacımız sadece Gökçeada hattında kullanılacak olan bu gemi ile ulaşım sorununu tamamen ortadan kaldırmak istiyoruz" dedi.Gökçeada Belediye Başkanı Halil Rüştü Akgün ise adanın sorunlarının çözümü için oluşturdukları Kent Konseyi'nin önemine temas ederek, "Bu kent konseyimizde ilçemizin sorunlarının çözümü için büyük çaba serfediyoruz. Bu konuda bizlere desteklerinden dolayı da Valimize teşekkür ediyoruz" diye konuştu.Belediye Başkanı Halil Rüştü Akgün, adanın en büyük sorunu olan deniz ulaşımı konusunun çözümü için hükümetin önderdiği 25 trilyon liralık ödenek ile alınacak yeni geminin belirlenmesi için kent konseyi olarak görüş alışverişinde bulunduklarını söyleyerek, "Gökçeada deniz hattı özelliği olan bir hat. Her ne kadar 14 mil gibi ana karaya mesafesi olsa bile Saros körfezi açıklarında olması sebebiyle özellikle kuzey rüzgarlarının 9-10 şiddetinde esebildiği bir bölge. Onun için bu bölge Saros'un okyanusu olarak bilinir. Bunun için bu bölge için alınacak olan geminin aynı Adriyatik gibi bu bölgenin iklim ve coğrafi özelliklerine uygun bir gemi tipi olması lazım. Bu yeni alınacak olan geminin de Çanakkale'ye değil Kabatepe'ye sefer yapmasını planlıyoruz. Çünkü Kabatepe bize en yakın mesafede olan yer. Süratli ve daha çabuk sefer yapmanın en yakın limanı. Bu yeni alınacak geminin Kabatepe Limanı şartlarına da uyması gerekiyor. Bizim bu konuda 3 tane temel kriterimiz var. Bunlardan birincisi yeni alınacak geminin Gökçeada ve Kabatepe liman şartlarına uyması; ikincisi deniz ve iklim şartları uyması ve üçüncüsü de yeni bir gemi olmasıdır. Yani alınacak gemi 60-70 metre uzunluğunda olması lazım. Yani geminin boyu 70 metrenin üzerine çıktığında Kabatepe limanına yanaşma ve manevra sıkıntısı çekilebiliyor. Sürat itibarıyla da 18 milin üzerinde bir gemi olması lazım. Böyle olursa rüzgara karşı manevra kabiliyeti olabilecektir. Sık sefer yapacağımız için 50-60 araç alacak bir gemi bizlere yeterli olabilecektir. En önemli özelliğinin ise gemi yüksekliğinin olmaması lazım. Biz buraya 2 katı geçmeyen gemi istiyoruz. Bir katı garaj katı., ikinci katıda yolcuların bulunacağı kat olmalı. Gemi eğer yüksek olursa geminin rüzgar tutma hacmi de artıyor. Böylece motorun gücünü kırdığı için motor yetersiz geliyor" dedi.10 kişilik bir heyetle Vali Orhan Kırlı'yı ziyaret eden Gökçeada Kent Konseyi Heyeti daha sonra Ticaret ve Sanayi Odası ile siyasi partileri ziyaret ettiler.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE, ŞEHİTLİKLERE ÇÖP ATANLARA SERT TEPKİ GÖSTERDİ

Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nı ziyaret edenlerin bölgeye çöp atmalarına sert tepki gösterdi. Bakan Pepe, "Şuurlu kişi şehit dedesinin üzerine çöp atmaz. Buradaki şehitlerimize saygı gösterilmesi gerekir" dedi. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'ndaki incelemeleri sırasında Şehitler Abidesi'nin bulunduğu bölgede Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Alan Kılavuzları Kooperatifi üyelerinin sıkıntılarını dinleyen Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, kılavuzlardan vatandaşları ikaz konusunda talepte bulundu. Kılavuzların, ziyaretçilerin üzerinde etkili olduğunu belirten Bakan Osman Pepe, "Alan kılavuzları olarak şimdi bu bölgeleri gezdirdiğiniz insanlara bu konuyu da söyleyin. Bunu böyle anlattığınız da onlar bu çöpleri yere atmazlar. O kişiler çöpünü cebine koyar ve şehit dedesinin üzerine çöp bırakmazlar" dedi. S.S. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Alan Kılavuzları Kooperatifi Başkanı Ahmet Kaşıkçı da alan kılavuzları olarak her zaman bu konuyu ziyaretçilere anlattıklarını belirterek, bu bölgeyi birlik ve beraberlik içinde daha temiz bir hale getirmek için çalışacaklarını söyledi.

TURİST REHBERLERİ FEDERASYON ÇATISI ALTINDA BİRLEŞME KARARI ALDI

Türkiye'de değişik derneklerle temsil edilen profesyonel turistleri rehberleri, federasyon çatısı altında birleşme kararı aldı. Turist Rehberleri Birliği Derneği (TUREB) Yönetim Kurulu, tarafında Antalya ve Ankara'da gerçekleştirilen bölge toplantılarının ardından farklı statülerdeki tüm rehber derneklerini kapsayacak şekilde bir federasyon çatısı altında birleştirme konusunda görüş birliğine vardı. Buna göre, Esnaf Odası statüsündeki rehber örgütlerinin bu federasyon çatısı altında Profesyonel Turist Rehberleri Birliği Derneği'nde yer alarak temsili mümkün olacak. TUREB Yönetim Kurulu üyesi ve Kuşadası Rehberler Derneği (KURED) Başkanı Ali Karapınar, federasyon çatısı altında birleşme kararlarını Kültür ve Turizm Bakanlığı'na yaptıkları ziyarette bakanlık yetkililerine de aktardıklarını ve son derece olumlu tepki aldıklarını söyledi. 1998 Yılında kurulan ve 2002 yılında yeni bir protokol ile çalışmalarına devam eden Turist Rehberleri Birliği'ni fesheden bu yeni oluşum, TUREB markasını da Turist Rehberleri Vakfı adına tescil ettirdiğini açıkladı. İstanbul Rehberler Odası ile Kuşadası, Ankara, Kapadokya, Bodrum, Çanakkale ve Karadeniz rehber derneklerinin başkanlarıyla temsilcilerinin katıldığı toplantıdan sonra bir de bildiri yayınlandı. Toplantıya TUREB Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şerif Yenen, TUREB Derneği Başkan Yardımcısı Murat Tiryaki, TUREB Derneği üyesi İsmet Öztürk, TUREB Derneği Yönetim Kurulu üyesi ve KURED Başkanı Ali Karapınar, TUREB Derneği Saymanı Taner Demirbulut, ÇARED Başkanı Sevil Demir, TUREB Derneği üyesi ve ARED Başkan Yardımcısı Sibel Güven katıldı.

İŞTE KAHRAMAN MEHMET ÇAVUŞ

Çanakkale Savaşı sırasında Cesarettepe'de düşmana karşı gösterdiği kahramanlıklarla dikkat çeken ve ardından gerçek kimliği belirlenemeyen Mehmet Çavuş'un kimliğini Çanakkaleli bir yerel tarih araştırmacısı ortaya çıkardı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Çanakkaleli yerel tarih araştırmacısı Cemalettin Yıldız, yaptığı araştırmalar sonunda Çanakkale kahramanlarından birini daha gün yüzüne çıkarmaktan mutlu olduğunu belirterek, "Arıburnu'nda Cesarettepe'de bulunan Mehmet Çavuş Anıtı'nı her yıl binlerce kişi ziyaret ediyor. Ancak kahramanımız Mehmet Çavuş'un gerçek kimliğiyle ilgili birçok şey söyleniyor. Birçok yazar Mehmet Çavuş ile ilgili daha önceleri burada şehit olduğundan ve 7 tane Mehmet olduğundan bahsederdi. Ben de Mehmet Çavuş'un gerçek kimliğini tespit etmek için Mustafa Kemal'in Kurmay Başkanı İzzettin Çalışlar'ın Çanakkale Savaşları günlüğünden izini sürdüm. Yaptığım araştırmalar sonunda Mehmet Çavuş'in (Mehmet Canpolat) 64. Alayda Doğu Cephesi İstiklal Harbi'ne katıldığı ve Kırşehir Çiçekdağı Safalı Köyü nüfusuna kayıtlı bir kahramanımız olduğu gün yüzüne çıktı" dedi. Araştırmaya göre, Mehmet Çavuş'un Cesarettepe'de Anzaklar ile yapılan bir çatışmada ağır yaralandığını kaydeden Yıldız, "O günün padişahı Mehmet Reşat tarafından kendisine 'Mülazım' unvanı verilerek ödüllendirilir. Bunun ardından hava değişimi için memleketine gönderilir. Ankara'da 'İkdam Gazetesi' muhabiriyle görüşme yaparken kendisine Çanakkale kahramanlıkları sorulur. Ama o 'Herkesin yaptığını yaptım' der. O sırada ise hatırından çıkmayan bir olayı anlatır ve şu ifadelere yer verir. 'Havaların sıcak olduğu bir yaz günü Cesarettepe'deyiz. Sağımızda deniz, düşman gemilerinin bombardımanı var. Sol tarafımız korku deresinin makineli tüfek atışından zor durumdayız ve susuzluktan kırılıyoruz. Hemen korku deresinde bulunan bir çamuru eşeleyip susuzluğumuzu gidermek istedik. Fakat bunu gören düşman burayı bombardıman etmeye başladı. Allah'ın bir hikmeti. Bombalardan birisi bizim su aradığımız o çamurun içine saplandı. Ve oradan gürül gürül su çıkmaya başladı. Kana kana içtik. Susuzluğumuzu giderdik ve kendimize güç geldi. Allah'ın bizimle olduğuna inandık'. Çanakkale Savaşları'nda Türk askerinin hangi mücadeleyle burada savaştığını burada açıkça görüyoruz. 91 yıl sonra Mehmet Çavuş'un gerçek kimliğini ortaya çıkarmaktan dolayı çok mutluyum. Bunu yeni yazdığım kitabıma da koydum" şeklinde konuştu.

BAKAN'DAN ANZAKLARA SERT MESAJ

Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda yeni yapılan ve çöken Anzak yoluyla ilgili yaptığı açıklamada, "Bu toprakların gerçek sahibi biziz. Son sözü biz söyleriz" diyerek, Yeni Zelanda ve Avustralya'ya mesaj verdi. Şehitliklerin dışında Anzak yolu olarak bilinen Anafartalar sahil yolunda da incelemelerde bulunan Bakan Pepe, bu yoldaki çökmelerle ilgili gerekli incelemenin yapıldığını belirterek, "Biz bu yolu Anzaklar'ın bu bölgeye daha rahat gelmelerini sağlamak amacıyla yapmıştık. Ancak bu yolun tamamı bitirilememişti. Yüzde 56'lık kısmı tamamlanan bu yol tamamen bitirilemediği için, şu an bazı kısımlarında çökmeler var. Valimizle görüştüm. 25 Nisan Anzak törenlerine kadar bu yol yeniden eski haline getirilecek" dedi. Söz konusu yol sebebiyle Avustralya ve Yeni Zelanda'nın Türkiye'ye ültimatom verdiğiyle ilgili haberlerin asılsız olduğunu savunan Pepe, iki ülkenin büyükelçileriyle görüştüğünü, onların da bu konuyu yalanladıklarını söyledi. Anzak yolunun çöküşünün Avustralya ve Yeni Zelanda ile krize sebep olduğu şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını ifade eden Pepe, "Bu toprakların gerçek sahibi biziz. Avustralyalı, Yeni Zelandalı, İngiliz, Fransızlar burada sadece misafirimizdir. Bizim dedelerimiz, sizlerin dedeleri, bu toprakların ilelebet Türk toprakları kalması için şehit düştü. Son sözü burada biz söyleriz, Türkler söyler. Bunu herkesin böyle kabul etmesi lazım. Bu yolu biz Anzaklar'ın daha rahat bölgeyi gezmesi için yapmıştık. Ancak yaptığımıza bizi pişman ettiler. Sürekli gazetelerde olumsuz yazılar çıkması bizi üzüyor. Böyle olmaması lazımdı" diye konuştu. 25 Nisan törenlerine kadar yolun düzenleneceğini bildiren Pepe, Şehitler Abidesi ve Morto Koyu'nda da incelemelerde bulunduktan sonra bölgeden ayrıldı.

ANZAK ESİRLERİNİ ARAŞTIRIYOR

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ile Avustralya'nın Sydney Üniversitesi arasında gerçekleştirilen kültürel işbirliği çerçevesinde Avustralyalı öğretim görevlini Jennifer Lawless Çanakkale'de "Anzak Esirlerinin Mezarlıkları" konusunda araştırma yapıyor. Konu ile ilgili Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İbrahim Bodur Girişimcilik Merkezinde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Avustralya Sydney Üniversitesinden Jennifer Lawless, Türkiye'deki Avustralyalı savaş esirlerini araştırmak için geldiğini belirterek, "Bu konu bugüne kadar hiç çalışılmadı ve araştırılmadı. Sanıyorum bu bir ilk olacak. Aradan 90 yıl gibi uzun bir zaman geçmesine rağmen böyle bir çalışma ilk defa olacak. Ben Türk değilim. Ancak benim eşim Türk. Bu çalışmanın ondan dolayı ayrı bir önemi var. Bunun Avustralya tarih kitaplarına Türk kaynakları yönüyle yansıtılacak olmasının büyük yararının olacağına inanıyorum. Bu konuda yaklaşık 5 yıldır çalışıyorum. Bu araştırmalarıma Türkiye'de 4 ay daha devam edeceğim. Ardından ise bunu bir kitap halinde yayınlayacağım. Bu çalışmalar sırasında beni en çok etkileyen şey ise Türk askerlerinin ve Türk Komutanlarının Avustralyalı askerlere çok nazik davranmaları oldu" dedi.

ALAN KILAVUZLARININ ZAFERİ

Çanakkale'de alan kılavuzluğu kursunu başarıyla tamamladıkları halde 2 yıldır belgelerini alamayan 188 kişi, Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelikle belgelerini almaya hak kazanmanın sevinicini yaşıyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Turizm Tanıtma ve Alan Kılavuzları Derneği Başkanı Ahmet Kaşıkçı, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Park Müdürlüğü tarafından düzenlenen kursu başarıyla tamamlayan 188 kişinin 2 yıldan beri belgelerini almak için mücadele ettiğini belirterek, "Çevre ve Orman Bakanlığı ile Turizm Bakanlığı arasında yaşanan bazı pürüzler sebebiyle 2 yıldan bu yana belgelerimizi alamıyorduk. Bugün Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelikle artık bu sıkıntımız sona erdi. Sınavlarda başarılı olan 188 alan kılavuzu artık belgeleri almaya hak kazandı. Bölgeye tur getiren kokartlı rehberler mutlaka yanlarında bir alan kılavuzu bulundurmak zorunda olacak. Kokartlı rehberler tek başına yarımadayı gezdiremeyecek. Bu da çok önemli bir madde" dedi. Yeni yönetmelikle ilgili açıklamalarda bulunan Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Prof. Dr. M. Kemal Yalınkılıç ise, yönetmeliğin tarihi açıdan önemli bir olay olduğunu ifade ederek, "Uzun süren çalışmaların ardından yayınlanan bu yönetmelikle 188 kişi belgelerini almaya hak kazandı. Ayrıca yönetmelikte, burada ders veren öğreticilerin de belge almaya hak kazandıkları belirtiliyor. Böylece 188 kişi yerine 198 kişi belge almaya hak kazanmış oldu. Şimdi Ankara'da bir komisyon oluşturacağız ve belge almaya hak kazanan bu kişilerin dosyalarını inceleme altına alacağız. Çoğunluğu bu yönetmelikteki maddelere uyuyor. Hayırlı olsun. Bu, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı için de önemli bir olay. Bu bölgeyi en iyi bu yörede bulunanlar anlatabilir. Bu bölgeye gelerek turlara rehberlik yapan kokartlı rehberler tek başlarına Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nı gezdiremeyecekler. Bu kişiler mutlaka yanlarında bir kılavuz bulundurmak zorunda" diye konuştu.

ANZAK YOLU,ÇİLE DOLU...

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı içerisinde yer alan ve büyük tartışmalara yol açtıktan sonra geçtiğimiz yıl içinde hizmete giren  Anzak yolunun 1 yıllık süre içinde çökmesi yetkilileri harekete geçirdi. Çöken yol ile ilgili açıklamalarda bulunan Çanakkale Valisi Orhan Kırlı , Anzak yoluna 25 Nisan törenlerinden önce geçici yamalar yapacaklarını belirterek, "Ondan sonra da kalıcı bir projeyle kalan bölge tamamlanacak. Burada herhangi bir sır ve gizli olan bir şey yok. Yolun durumu normal prosedür içerisinde devam ediyor. Ama bu yol yapılırken durdurulduğu için, tabiki yağmur suları drenaj ve istinat duvarları yapılmaması nedeniyle yol zaman içerisinde daha da bozulmuş. 25 Nisan'a kadar geçici bir düzeltme sağladıktan sonra, Çevre ve Orman Bakanlığı'nın gözetiminde yapıma devam edeceğiz. Bu konunun milletlerarası cephesinden bir bilgim yok. Bu bölgeye yeni bir yol yapımı konusunda Avustralya ve Türk teknik heyeti arasında görüşmeler devam ediyor. Bu konuda kriz olarak tasvir edebileceğimiz bir şey yok. Öyle bir şey de gözlemlemedim. Avustralya hükümetiyle bizim aramızda hukuki sorun olacak bir şey söz konusu değil" şeklinde konuştu.

TARİHİ KALE MÜZE HALİNE GETİRİLECEK

Çanakkale'de, 1659 yılında IV. Mehmet Han döneminde Frenk Ahmet Paşa tarafından mimar Mustafa Ağa'ya yaptırılan ve günümüzde harap bir halde bulunan Seddülbahir Kalesi'ne sahip çıkan Koç Grubu, yok olmaya yüz tutan bu tarihi eseri restore ederek gelecek nesillere taşıyacak. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan yetkililer, 2005 yılında Koç Grubu'nun katkılarıyla gerçekleştirilen çalışmaların bu yılki bölümüne yaz aylarında başlanacağını belirterek, "Çanakkale Boğazı'nın girişinde harabe haliyle dikkat çeken Seddülbahir Kalesi'nin yeniden restore edilerek turizme kazandırılması için Koç Grubu'nun başlattığı çalışmalar büyük önem taşıyor. 2005 yılı içerisinde bir yandan bu kalenin rölevesi yapılırken, diğer yandan da kurtarma kazısı gerçekleştirildi. Yapılan kurtarma kazısında kale içinde yer alan eski hastane binasının temelleri açığa çıkarıldı. 1 ay süren çalışmalar bu yıl içerisinde de devam edecek" dedi. Sedülbahir Kalesi'nin restorasyonunu Koç Grubu üstlenmişti. 18 Mart 2005 tarihinde Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda gerçekleştirilen Çanakkale Deniz Zaferi törenleri sırasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç ile birlikte kalenin restorasyonu için anlaşma imzalamıştı. Koç Grubu yetkilileri, kalenin röleve çalışmalarının ardından restorasyonuna kısa sürede başlanacağını ve 4-5 yıl içerisinde bitirileceğini açıkladı. 2006 yılı çalışmalarının ise yaz aylarında başlaması planlanıyor.

GELİBOLU'DA YABANCI ANITLAR BAKIMA ALINDI
25 Nisan Anzak törenleri öncesi Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı içerisinde yer alan anıtlar bakıma alınırken, çöken Anzak yolunun ise törenlere kadar onarılacağı açıklandı. 25 Nisan'da yapılacak olan Anzak törenleri öncesi Gelibolu Yarımadası'nda bulunan anıtların bakıma alındığını belirten yetkililer, çalışmaların törenlere kadar tamamlanacağını söyledi. Bu arada, geçen yıl yapılan ve hizmete giren, 3 ay önce de bazı kısımları çöken Anzak yolunun da törenlere kadar onarılacağı belirtildi. Çöken Anzak yolunun onarılmasının ardından bölgeye gidecek araçların daha rahat ulaşımının sağlanabileceğini kaydeden yetkililer, bu konuda gerekenin yapılacağını ifade etti.

AVUSTRALYA ÇANAKKALE'DE KONSOLOSLUK AÇTI

Çanakkale Valisi Orhan Kırlı'yı Çanakkale Konsolosu Peter Rennert ve Savunma Ateşesi Albay Enrico Casagrande ile birlikte makamında ziyaret eden Avustralya Büyükelçisi Jean Dunn, "Buraya konsolosluk açmamız, Çanakkale'ye ne derece önem verdiğimizin bir göstergesidir. Çanakkale'de Avustralya'nın çok derin bağları var. Konsolosluk da bunu gösteriyor. Konsolosumuz burada Anzak törenleri için yapılan çalışmalarda yardımcı olacak. Bunun yanı sıra Çanakkale'de toplumla yakın ilişkiler kurulma sında önemli bir misyon yüklenecek" dedi. Avustralya'nın Çanakkale Konsolosu Peter Rennert ise, "Bu yörenin her iki ülkenin de tarihinde çok önemli bir yeri var. Valimiz de beni bir Çanakkale vatandaşı olarak gördüklerini söyledi. Bundan büyük onur duyuyorum. Burada Avustralya ve Çanakkale yöresindeki ilişkilerimizi güçlendirmek için çalışacağız. Bunu yaparken de toplumdaki diğer önemli kişilerle önemli projeler üretmek istiyoruz. Örneğin sayın rektörle tanıştım. İş adamlarıyla da ilişkilerimizi daha iyi noktaya getireceğiz. Şu an geçici olarak Kolin Hotel'de bir ofisimiz var. Konsolosluk için bina arayışlarımız sürüyor. Tabii yer konusu çok önemli. Vatandaşlarımıza en iyi şekilde ulaşabileceğimiz bir yer bulmak istiyoruz. Bunu da kısa sürede halletmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. Vali Orhan Kırlı ise, Avustralya'nın Çanakkale'de konsolosluk açmasının önemine işaret ederek, şunları söyledi:  "Çanakkale'de gerçekleştirilecek törenlerde, artık konsoloslukla yakından muhatap olabileceğiz. Tabii Ankara'da Avustralya'nın büyükelçisi var. Ancak burada mahalli olarak sorunları çözmekte konsoloslukta daha yakın temas sağlayabileceğiz. Bu durum Türkiye'nin de lehine. Avustralya'nın Çanakkale'de konsolosluk açmasının kamuoyunda bir tereddüde neden olmaması lazım. Bunda da ayrıca bir kompleksimizin olmaması lazım. Çok güçlü ülkeyiz biz. Bundan Çanakkale olarak onur duymamız lazım." Vali Kırlı, Konsolos Peter Rennert, Savunma Ateşesi Albay Enrico Casagrande ve Avustralya Büyükelçisi Jean Dunn, daha sonra 25 Nisan Anzak törenlerinin programıyla ilgili bir görüşme yaptı.

KOCA SEYİT HEYKELİ NİHAYET DEĞİŞTİRİLDİ

Çanakkale Savaşları sırasında 275 kilogramlık top mermisini yerden kaldırarak tek başına bataryaya koyup bir düşman gemisinin batmasını sağlayan Koca Seyit'in, Gelibolu Yarımadası'nda yer alan ve gerçeği yansıtmayan heykeli, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın devreye germesinin ardından yenisiyle değiştirildi. Yeni heykelle ilgili açıklamalarda bulunan İzmirli helkeltıraş Eray Okkan, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un talimatıyla Seyit Onbaşı'nın yeni helkelini yapmak için 15 günden bu yana hummalı bir çalışma yaptıklarını belirterek, "Kültür ve Turizm Bakanımız'ın talimatıyla, 7 kişilik grubumuzla geceli gündüzlü çalışarak bu heykeli yaptık. Şu an için heykeli fiber olarak yaptık. Zaman yetmediği için bronz dökümünü yapamadık. Geçici olarak fiberini burada 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'nin 91. yıldönümü törenleri öncesi Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'a göstereceğiz. 4.5 metre boyunda ve 2 ton ağırlığındaki bu heykel daha sonra aynı yerin üst kısmında bulunan tepeye konulacak. Bu heykelin diğer heykelden ayrılan yönü, merminin kucakta değil, sırtta olmasıdır" dedi. Eceabat İlçesi'ne bağlı Kilitbahir Köyü çıkışında bulunan Seyit Onbaşı'nın mermiyi kucağında değil, sırtında taşıdığını belirten vatandaşlar, bu tarihi hatanın en kısa sürede değiştirilmesi için gerekli yerlere müracaatlarda bulunmuşlardı. Bunun üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığı heykeli değiştirdi.

NAMAZGAH TABYASINDA DUYGUSAL ANLAR
Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü sebebiyle Çanakkale'ye gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı içerisinde yer alan ve yeniden düzenlenen Ertuğrul Tabyası'nın açılışını yaparken, 2. Kolordu Komutanlığı tarafından düzenlenen Yahya Çavuş Muharebe Mizanseni'ni ilgiyle izledi. Şehitler Abidesi'nde düzenlenen törenin ardından Morto Koyu Dinlenme Tesisleri'nin açılışını yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra Ertuğrul Tabyası'na geçti. 2. Kolordu Komutanlığı'na bağlı askerlerin gerçekleştirdiği Yahya Çavuş Muharebe Mizanseni'nin canlandırılmasını izleyen Başbakan Erdoğan ve beraberindekiler, duyusal anlar yaşadı. 91 yıl önce geçekleşen savaş sırasında Ertuğrul Koyu'na çıkarma yapan İngiliz askerlerine karşı cansiperane mücadele veren 63 Mehmetçiğin o anki durumunun yansıtıldığı gösterinin ardından ise mehteran bölüğü bir gösteri yaptı. Yahya Çavuş ve Namazgah Tabyası ile ilgili kısa bir bilginin verilmesinin ardından ise Başbakan Erdoğan, diğer bakanlar ve katılımcılar Namazgah Tabyası'nı gezdi.

ÇANAKKALELİ TURİZMCİLERİN SORUNLARI MASAYA YATIRILDI

(ÇASİAD)tarafından düzenlenen toplantıda, Çanakkale'nin meseleleri masaya yatırılırken turizmciler sorunların dile getirdi.Akol Otel'deki toplantıda konuşan Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, Çanakkale'nin Türkiye'nin batısında İstanbul ve İzmir gibi illerin arasında sıkıştığını, bunun için duble yolların takipçisi olacaklarını belirterek,  Geyikli-Gülpınar-Küçükkuyu arasındaki yolun Karayolları'nın emrine verilerek turistik yol kapsamına alınmasının daha uygun olacağını da ifade etti. Vali Kırlı, Yunanistan'ın Midilli adası ile ilişkilerin arttırılması için Çanakkale'de bir hudut kapısının açılm