|
ALTINOLUK TURİZM
DERNEĞİ'NDEN KÜÇÜKKUYU
TURİZM DERNEĞİ'NE DOSTLUK
ZİYARETİ |
|
Altınoluk
Kültür ve Turizm Derneği
yönetimi, Çanakkale'nin
Ayvacık İlçesi'ne bağlı
Küçükkuyu Beldesi'nde yer
alan kültür ve tirizm
derneğine ziyarette
bulundu.Küçükkuyu Kültür ve
Turizm Dermeği Başkanı
Medine Aksoy tarafından
karşılanan Altınoluk Kültür
ve Turizm Derneği Başkanı
Şahin Kopuz ve yönetim
kurulu üyeleri, beldede
çalışmalarına Müzik
Öğretmeni Cumali Erdoğan
yönetiminde devam eden Halk
Korosu'nun provasını da
birlikte izleyerek
yapılanlar hakkında bilgi
alış verişinde bulundu.Küçukkuyu
Kültür ve Turizm Derneği
Başkanı Medine Aksoy, 2
derneğin kültür ve sanat
adına daima işbirliği içinde
olacağını belirterek, "Zaten
var olan sıcak ilişkilerimiz
bundan sonra da devam
edecek" dedi.Görüşmelere
katılan Küçükkuyu Belediye
Başkanı Yusuf Aksoy da her
iki derneği çalışmalarındaki
başarılarından dolayı
kutlayıp başarılar diledi. |
|
MODERN KÜTÜPHANEYE AKILLI
SINIF
Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi'nde (ÇOMÜ) hizmete giren ve
"Bilgi Merkezi" ismi verilen modern
kütüphanede oluşturulan "Akıllı Sınıf"
sayesinde artık öğrencilerin aynı anda diğer
üniversitelerdeki seminer ve toplantıları
anında elektronik ortamdan takip
edebilecekleri açıklandı. ÇOMÜ Rektörü Prof.
Dr. Ramazan Aydın, Terzioğlu Kampüsü
içerisinde kurdukları "Bilgi Merkezi" adını
verdikleri modern kütüphaneyi 2006 yılının
Mart ayında açtıklarını belirterek,
"Kütüphane ve dokümantasyon hizmetleri
kapsamında personel, donanım ve yayın temini
bakımından başlattığımız modernizasyon
çalışmalarını bu yeri açarak tamamlamış
olduk. Terzioğlu Kampüsü'nde 5 bin
metrekarelik alan üzerine 1999 yılında inşa
edilmeye başlanan ve 2006 yılının Mart
alında hizmete açtığımız 'Bilgi
Merkezi'mizdeki yazılı kitap sayısı 60 bini,
tam metin elektronik erişilebilen kitap
sayısı da 30 bini buldu. Modern bilgi
merkezimizde okuyucularımıza çağdaş şekilde
hizmet veriyoruz. Bu kapsamda bilgi
merkezimizin içinde 'Akıllı Sınıf' adını
verdiğimiz bölümü de hizmete açtık.
Öğrencilerimiz toplu olarak bu akıllı sınıf
sayesinde diğer üniversitelerde
gerçekleştirilen toplantı, seminer gibi
etkinlikleri aynı anda takip edip buradan
ilgili kişilere soru yöneltebilecekler. Bu
gerçekten çok önemli bir proje" dedi. Bu
arada 4 katlı olarak inşa edilen bilgi
merkezinin bodrum katında konferans salonu,
elektronik donanımı akıllı sınıf bulunurken,
zemin katta ise 3 ofis, referans bölümü,
ödünç alma bankosu, 8 bilgisayarlı tarama
bölümü ile merkezi bilgi işlem odası ve
toplam 90 bin yazılı ve elektronik kitabın
bulunduğu 1 nolu okuma salonu yer alıyor.
Yeni bilgi merkezinin 1. katında ise yönetim
odaları, bilgisayarlı elektronik kütüphane,
teknik servis toplantı salonu ve basılı
kitabın bulunduğu 2 nolu okuma odası var. 2.
katta da sürekli ve basılı yayınların olduğu
bölüm ile depo bulunuyor. Ayrıca aynı yerde,
10 televizyonda CD'ler aracılığıyla
istenilen kitaplar ve filmler rahatlıkla
izlenebiliyor. |
|
TARİHİ BİNALAR
KAMULAŞTIRILACAK
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan belediye olarak tescilli olup
onarılmayan binaları bu yıl içerisinde
kamulaştıracaklarını söyledi. Belediye
Başkanı Ülgür Gökhan tarihi binalara önem
verdiklerini belirterek, “İmar ve Şehircilik
Müdürlüğü bünyesinde bulunan "Koruma,
Uygulama ve Denetim Bürosu" (KUDEB)
tarafından 2002 yılından bu yana atıl ve
metruk durumda bulunan yapıları tek tek
belirledik. Yaklaşık 40 adet binanın mülk
sahibine de bu yerleri onarmaları konusunda
tebligat yaptık. Tebligat yapılan binalardan
yaklaşık yüzde 60'nın restoresi yapıldı.
Şuan yapılmayan binaların bir kısmının
önlerinde de satılık ibarelerine görmeye
başladık. Bu kişiler eğer gerekli süre
içinde restorasyonları yapmazlarla oturup
kendileri ile konuşacağız. Bu yerlere eğer
kendileri yapamazlarsa anlaşacağımız bir
fiyat ile satın alıp bizler restore edeceğiz
ve bunu Çanakkale ye kazandıracağız. Yıkık
dökük ve kaderine terk edilen binalar artık
ilimizde kalmayacak. Belediye olarak da bu
konuda bizler gerekeni yapacağız" diye
konuştu. |
AVRUPA PARLAMENTOSUNDA RUM OYUNU
Avrupa
Parlamentosu'nda Georgius Karatzaferis'in
"İmroz ve Gökçeada'da el konulan mülkler
sahiplerine geri verildi mi, Türkiye Yunanca
eğitime izin verdi mi?" şeklindeki soru
önergesini cevaplandıran Olli Rehn,
Türkiye'nin azınlıkların yasal açıdan
korunmasını garanti etmesi gerektiğini
bildirdi. Cevabında; "Komisyon, Gökçeeda (Imvros)
ve Bozcaada (Tenedos) adalarındaki Yunan
azınlığa ait nüfusla ilgili problemlerden
haberdardır" diyen AB Komisyonu'nun
Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, 2006
Ocak ayında kabul edilen Katılım Ortaklığı
Belgesi'nin Türkiye'nin azınlık hakları ve
azınlıkların kültürel haklarının korunması
alanında karşılamak zorunda olduğu
öncelikleri düzenlediğini bildirdi. Olli
Rehn, "Bunlar kültürel çeşitliliği
desteklemeyi azınlıkları uluslararası
standartlar ve üye ülkelerdeki en iyi
uygulamalar çerçevesinde korumayı
içermektedir. Ayrıca Türkiye azınlıkların
yasal açıdan korunmasını, özellikle de
mülkiyet üzerindeki tasarruf hakkı söz
konusu olduğunda garanti etmelidir" dedi.
Rehn, Komisyon'un bu konuyu yakından
izlemeyi sürdüreceğini ve bu konuda herhangi
bir gelişme olduğunda raporlaştıracağını
anlattı. Bu arada Gökçeada ve Bozcaadalılar
ise AB’deki bu olaylara tepki göstererek,
“Yapılan bu çalışmalar bir arada yaşayan
Türklerle Rumları birbirine düşürmek
istenmesinden kaynaklanıyor. Bizler burada
birlik beraberlik içinde yaşıyoruz. Kimse
bizi birbirimize düşüremez” dediler.
GÖKÇEADA HAVAALANI NE OLACAK ?
Çanakkale'nin Gökçeada
İlçesi'nde, büyük kısmı bitirilen
havaalanının üst yapısının tamamlanması için
18 trilyon liraya ihtiyaç olduğu açıklandı.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan
Gökçeada Kaymakamı Kemalettin Sakin, adada
yapımının büyük kısmı tamamlanan
havaalanının sivil uçuşlara tam olarak açık
olmadığı konusunda bazı tereddütler olduğunu
belirterek, "Adaya denizden olduğu kadar
havadan da ulaşımın olmasından yanayız. Hava
ulaşımıyla ilgili havaalanında üst yapıların
yapılması yönünde bir takım süreçler devam
ediyor. Bakanlığın bu konuda görüşü olumlu.
Ancak diğer kurumlardan görüş bekleniyor.
Burasının sivil uçuşa tam olarak açık
olmadığı yönünde bir takım bilgiler var.
Eğer bunlar da aşılırsa havaalanın üst
yapısı ihalesine başlanacak. Yani şu anda
prosedür eksikliği var. Tabi üst yapı
yapılırsa havaalanı çalışır mı çalışmaz mı
oda ayrı bir konu. 65 trilyon ödeme yapılan
bu havaalanına üst yapılara yaklaşık 18
trilyon civarında bir ödenek daha isteniyor.
Havaalanı bu haliyle zaten çalışmıyor. Biz
de kaymakamlık olarak üst yapının yapılması
yönünde görüş bildirdik. Bakanlığımız da
bizim görüşümüze uydu ve aynı şekilde
gönderdi. Eğer bu prosedürlerde eksiklikler
giderilirse, tamamlanırsa, üst yapı ihalesi
yapılacak. İnşallah yapıldıktan sonra da
havaalanı çalışır diye ümit ediyoruz" dedi.
|
ÇANAKKALE' YE YENİ RÜZGAR SANTRALİ KURULUYOR
Demirer Holding tarafından
Çanakkale merkeze bağlı İntepe Beldesi'nin
Kurtpete mevkiine kurulmaya başlanan ve
yılda 100 milyon kilovat saat elektrik
enerjisi üretecek rüzgar santralinin montajı
devam ediyor. Rüzgar santrali ile ilgili
açıklamalarda bulunan İntepe Belediye
Başkanı Alaaddin Özkurnaz, türbinlerden 6
tanesinin kurulduğunu belirterek, "Burada
montaj çalışmaları devam eden rüzgar
türbinlerinden 10 tanesi bu ay içerisinde
faaliyete geçmiş durumda olacak. Tamamı 38
rüzgar türbininden meydana gelecek olan bu
proje ileride daha da genişletilecek ve ayrı
bir proje ile aynı bölgeye ilave olarak 40
tane daha eklenerek türbin sayısı 78'e
çıkarılacak. İlk etapta kurulacak olan bu 38
rüzgar türbininden 30.6 megavat elektrik
üretimi yapılacak. Yani bu şu anki Çan
Termik Santrali'nin ürettiği enerjinin
yarısına eşit. Burada kurulan rüzgar enerji
santrali son teknoloji ile yapılan en iyi
verim alınabilen bir santral. Santral
Almanlar'ın kontrolü altında. Bitmeyen,
tükenmeyen bir eneri kaynağı olan rüzgarla
çalışan santral çevreye zarar vermiyor"
dedi. İleride daha büyük firmaların bu
bölgeye rüzgar santralı kurmak için çalışma
yaptıklarını da belirten Özkurnaz, "Kurttepe
olarak anılan bu bölgeye 20 yıl içerisinde
en az 400-500 tane rüzgar türbini
kurulacağını söyleyebilirim. Böylece
Türkiye'nin en büyük rüzgar enerji
santralleri Çanakkale'de beldemizde olacak.
Ülke ekonomisine de bunun büyük bir faydası
olacak. Enerji açısından dışa bağımlılık bu
sayede azılmış olacak. Tükenmeyen enerji
olması yönünden de rüzgar santrallerini
kuracak firmalara devletimizin gerekli
desteği vermesi lazım" diye konuştu.
Fizibilite çalışmalarına 1998 yılında
başlanan çalışmalar sürüyor. İntepe Beldesi
Kurttape mevkiinde 5.5 kilometrelik bölgeye
kurulacak 38 türbinden yılda 100 milyon
kilovat saat elektrik enerjisi elde
edileceği ve bu yatırımın 40 milyon avroya
mal olacağı öğrenildi.
ANAFARTALAR OTEL SATILIYOR
Çanakkale'de kordon boyunda
yer alan ve mülkiyeti İl Özel İdaresi'ne ait
olan Anafartalar Oteli'nin satış ihalesi 16
Ocak tarihinde yapılacak. Daha önce açılan
ihalelerde alıcısı çıkmadığı için
satılamayan Anafartalar Oteli'nin Çanakkale
İl Encümen Başkanlığı tarafından 8 milyon
653 bin YTL muhammen bedel üzerinden satışa
çıkarıldığını belirten yetkililer, ihalenin
16 Ocak 2007 tarihinde saat 10.15'te
Çanakkale İl Özel İdaresi Genel
Sekreterliği'nde kapalı teklif usulüne göre
yapılacağını söylediler. Otelin satışına
katılmak isteyenlerin gerekli olan teknik
şartnameyi Çanakkale İl Özel İdaresi Genel
Sekreterliği'nden alınabileceğini belirten
yetkililer, 3 yıldızlı otelin 5 katlı
olduğunu ve zemininde de 6 dükkan ile bir
lobi tuvalet ve ofis bulunduğunu söyledi.
ÇANAKKALE'DE VARYANT SKANDALI
Tarihi
ve turistik açıdan önemli bir yerleşim birimi olan
Çanakkale’de merkeze bağlı İntepe Beldesi girişinde
çevrecilerin bütün tepkilerine rağmen 2 yıl önce
yapılan varyant çökmeye başlayınca, yerine yenisinin
yapılmasına karar verildi. İntepe Belediye Başkanı
Alaaddin Özkurnaz, 2 yıl önce bütün tepkilere rağmen
4 trilyon lira para harcanarak varyantın yapıldığını
belirterek, "Bu varyant Türkiye'de ve dünyada eşi az
görülen bir yanlış oldu. Bir otoban yolun 2 yılda
çökerek işlemez hale gelmesinin en güzel örneği
İntepe varyantında görülüyor. O dönemde yapılmaması
konusundaki bütün uyarılarımıza rağmen varyant
yapıldı. O zamanlarda yoldan geçen normal bir
vatandaş dahi bu yolun çökeceğini biliyordu. Ancak
her şeye rağmen bu yol yapıldı. Bu yol da şaibeli
bir yol oldu. Uyarılarımıza kulak asılmadı. Sonuçta
ise buralara harcanan çok yüksek meblağlardaki
paralar boşa gitti. Varyant açılmasından 2 yıl sonra
çökmeye ve kaymaya başladı. 3 şeritli yok kısa
sürede 2 şeritli hal geldi. Yoldaki yarıklar her
geçen gün büyüyor. Fay hattı gibi yarıklar yolu
neredeyse ikiye bölecek duruma geldi. Diğer şeritler
de yavaş yavaş aşağıya doğru kaymaya devam ediyor.
Burada en büyük tesellimiz ise çok büyük bir
kazaların olmaması" dedi. Özkurnaz, yine aynı
paralarla 2-3 yıl aradan sonra bu varyantın yerine
yenisinin yapılmasına karar verildiğini de
belirterek, "30 Ekim 2006 tarihinde bu varyantın
ihalesi yapıldı. 1 trilyon 600 milyar liraya bu
ihale edilen bu varyantın yeniden yapılmasına Ocak
veya Şubat ayında başlanacak. Bu 1 trilyon 600
milyar lira ise bence yetmeyecek ve ek ödeneklerle
birlikte burası yaklaşık 10 trilyon lirayla mal
olacak. Demek ki, burada bu yanlış politikalarla
sokağa atılan bir para söz konusu. Ancak yeni
yapılacak olan varyantın da ne kadar sağlam olacağı
belli değil. Doğa, doğayı katledenleri kesinlikle
affetmiyor" diye konuştu. 2 yıl önce varyant yapımı
sırasında Çanakkale-İzmir Karayolu'nu kullanan
araçların İntepe Beldesi'nin içinden geçiş yaptığını
da belirten Belediye Başkanı Özkurnaz, "Uzun süre
belde halkımız buna katlanmak zorunda kalmıştı.
Ancak yeniden yapımına başlanacak olan varyant
sırasında bu yol kapanacağından Çanakkale-İzmir
Karayolu'nu kullanan araçların beldemizin içinden
geçişine kesinlikle izin vermeyeceğiz. Bu araçların
geçişi için yeni bir güzergah bulmamız lazım"
şeklinde konuştu. Öte yandan, Çanakkale-İzmir yolu
olarak bulunan yolun 20. kilometresinde bulunan
varyanttan geçiş yapan araçlar çökmeler sebebiyle
zaman zaman zor anlar yaşıyor. Varyanttaki viraja
aniden giriş yapan araçlar çökmeler sebebiyle 3
şeridin 2 şeride düşmesi sebebiyle sıkıntı yaşıyor.
Özellikle havaların yağışlı olduğu günlerde yoldaki
kaymaların daha fazla olduğunu belirten sürücüler,
araçların buradan şarampole yuvarlanabileceğini
belirterek varyantı yapanlara tepki gösterdi. En
kısa sürede bu varyantta gerekli çalışmanın
yapılmasını isteyen sürücüler, burada bir facianın
olmaması için gerekli önlemlerin alınmasını istedi.
|
DEV TÜRK BAYRAĞINA BÜYÜK İLGİ
Çanakkale Boğazı'nın en dar
yeri olan Kilitbahir önlerindeki "Dur Yolcu"
yazısının üst kısmına 5 ay önce dikilen dev
Türk bayrağı büyük ilgi görüyor. Türk
Silahlı Kuvvetleri tarafından Kilitbahir
önlerindeki "Dur Yolcu" yazısında asker
figürünün sol elinin üst kısmına dev Türk
bayrağı yerleştirilmişti. 45 metre
yüksekliğindeki direğin ucuna konulan 96
metrekarelik Türk bayrağı boğazdan geçiş
yapan bütün gemiler tarafından rahatlıkla
görülebiliyor. Ayrıca 18 Mart tepesine de
dev bir Türk bayrağı daha yerleştirilmişti.
Boğazın iki yakasında karşılıklı dalgalanan
Türk bayrakları gurur kaynağı oluyor. Her
gün 100'den fazla geminin geçiş yaptığı
Çanakkale Boğazı'nda Kilitbahir
tepelerindeki "Dur Yolcu" yazısının üst
kısmına dikilen Türk bayrağını gururla
seyrettiklerini belirten vatandaşlar, bu
çalışmayı yapan Türk Silahlı Kuvvetleri'ne
teşekkür ettiler. |
|
ÇOMÜ'DE ÇİNCE BÖLÜMÜ AÇILIYOR
Türkiye'de ilk kez Çanakkale Onsekiz
Mart Üniversitesi bünyesinde Çince bölümü açılacak.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan ÇOMÜ Rektörü
Prof. Dr. Ramazan Aydın, Türkiye'de ilk kez Japonca
bölümünün açıldığı üniversitede şimdi de bir ilke
imza atarak Türkiye'nin ilk Çince bölümünü
açacaklarını belirterek, "Bu konudaki çalışmalarımız
sürüyor. Çin son yıllarda ekonomide gösterdiği
üretim faaliyetleriyle Amerika ve Avrupa'nın korkulu
rüyası haline gelmeye başladı. Bizler de Çin'in
dünya pazarındaki yerini göz önünde bulundurarak,
üniversite bünyesinde Çince bölümü açmaya karar
verdik. Bu konudaki teklifimizi YÖK'e sunduk. Maliye
Bakanlığı kadro verdikten sonra, 2007-2008 eğitim
yılında bölüme öğrenci almaya başlayacağız" dedi.
|
ULUPINAR GÖZLEMEVİ'NE 1.5
METRELİK TELESKOP ALINACAK
Çanakkale
Onsekiz Mart Üniversitesi
(ÇOMÜ) Astrofizik Araştırma
Merkezi ve Ulupınar
Gözlemevi'ne 1 trilyon
liralık yatırımla 1.5
metrelik dev teleskop
alınacak. Astrofizik
Araştırma Merkezi ve
Ulupınar Gözlemevi Müdürü
Prof. Dr. Osman Demircan, 5
yıl önce kurulan
gözlemevinin birçok ilke
imza attığını belirterek,
"2001 yılında kurulan
gözlemevimiz her geçen gün
başarılı çalışmalara imza
atmaya devam ediyor. Şu an
gözlemevimizde 40
santimetrelik bir
teleskopumuz bulunuyor.
Bizler TÜBİTAK Ulusal
Gözlemevi'nde bulunan 1.5
metrelik teleskopun
aynısından üniversitemiz
bünyesindeki gözlemevimize
alınması için ilgili
mericilere başvuruda
bulunduk. Bizler, tam
anlamıyla faal olarak bundan
yararlanamadığımızı
belirttik. DPT de bu
teklifimizi olumlu bulup 1
trilyon liralık yatırımla
1.5 metrelik teleskopu
almamıza izin verdi. Bu
teleskopu nereye kuracağımız
konusunda iyi bir araştırma
yapmamız lazım. 3-4 yer var.
Bunlardan birisi Gökçeada
İlçemiz'deki Radar mevkii
olacak. İkincisi
Kazdağları'nın zirve
kesimindeki 3-4 yer olacak.
Son olarak da Bursa Uludağ'ı
düşünüyoruz. Türkiye'de
sadece bir tane bulunan 1.5
metrelik teleskopun aynısını
veya daha büyük olanının bu
bölgelerden birine
yelleştirerek aynen TÜBİTAK
Ulusal Gözlemevi'nde olduğu
gibi çalışmalarımızı
sürdüreceğiz. Hedefimiz
gözlemevimizle en iyi
şekilde ülkemize hizmet
edebilmek" dedi. Çanakkale
Onsekiz Mart Üniversitesi
(ÇOMÜ) Astrofizik Araştırma
Merkezi ve Ulupınar
Gözlemevi Müdürü Prof. Dr.
Osman Demircan, yaptıkları
çalışmaların TÜBİTAK Ulusal
Gözlemevi yetkilileri
tarafından kıskanıldığını
öne sürerek, "Bu konuda
sürekli söylentiler vardı.
Bizler de bulunun üzerine
Prof D. Mehmet Emin Özel ile
birlikte TÜBİTAK Ulusal
Gözlemevi'ne giderek
yetkililerle görüştük.
Hepimizin bu memlekete
hizmet ettiğini ve bu tür
tartışmaların yaşanmaması
gerektiğini kendilerine
ilettik. Sonunda onlar da
bize destek verdiler" diye
konuştu.
ÇANAKKALE'DE KAPLICA TURİZMİ
ATAĞI
Turizm Bakanlığının “Termal Turizm
Kentleri Projesi” kapsamında kaplıca turizm alanı
seçilen Çanakkale’deki dört merkezin yatırımcı
beklediği açıklandı. Konu ile ilgili açıklamalarda
bulunan Çanakkale Kültür ve Turizm Müdürlüğü
yetkilileri Çan-Etili-Tepeköy, Ezine-Kestanbol,
Ayvacık-Tuzla ve Yenice-Hıdırlar kaplıcalarının
termal turizm alanı ilan edilmesinin önemine
değinerek, bu tesislerin hizmete girmesinin ardından
kent turizminin 12 aya yayılabileceğini açıkladılar.
Termal turizm alanı ilan edilen bölgelerde,
öncelikle altyapı çalışmalarının tamamlanacağını,
daha sonra işletme hakkının ilgili yatırımcılara
ihaleyle devredileceğini de ifade eden yetkililer;
kaplıcaların hizmete girmesiyle Çanakkale’nin önemli
bir kür merkezi haline geleceğini belirttiler |
|
TROİA HAZİNELERİNİ BİR KİTAPTA TOPLADI
Trioa
Hazineleri hakkında artık bilinmeyen kalmayacak.
Tarih boyunca dokuz kez yıkılıp yeniden kurulan
Troia kentine ait tüm merak edilenler "Trioa
Hazineleri" adlı kitapta toplandı. Çanakkale Onsekiz
Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Arkeoloji Bülümü'nden Yrd.Doç.Dr.
Göksel Sazcı'nın beş yıllık araştırmasının bir
sonucu olan "Trioa Hazineleri", Aygaz Kitaplığı
tarafından çıkarıldı. Tarih araştırmacılarının,
akademisyenlerin, öğrencilerin ve tarihe meraklı
herkesin ilgisine sunulan kitap, Türkiye
coğrafyasında yaşamış kültürlere dair gerçekleri,
gelecek kuşaklara taşımayı hedefliyor. Bugüne kadar
Troia'ya ait buluntuların bir arada ve kapsamlı
şekilde incelenmemiş olması nedeniyle alanında da
bir "ilk" olan "Troia Hazineleri", yıllardır süren
akademik tartışmalara cevap veriyor. Troia
buluntularının hangi zamana, hangi bölgeye ait
olduğu, ne zaman üretildiği, hazinenin bir parçası
olup olmadığı gibi konular üzerinde gerçekleştirilen
tartışmalar, Göksel Sazcı'nın bu çalışmasıyla son
buluyor. Kitap ile ilgili açıklamalarda bulunan
Sazcı, Moskova, St. Petersburg, Atina, Berlin ve
Hong Kong gibi farklı şehirlerine dağılmış olan
eserleri bir araya toplamaya çalıştığını belirterek,
“Gerçi Troia’dan çıkan ve hazine niteliği bulunmayan
seramik, taş buluntu, vb. eserler de dünyanın 50
şehrine dağılmış durumda ve onları da böyle bir
kitapta toplamak gerekiyor. Çalışmaya şimdilik
hazine buluntularından başladım. Çalışma yöntemi
konusunda hocam Manfred Osman Korfmann’ı örnek
aldım” dedi. |
OTELLERDE ASGARİ KADRO
UYGULAMASI 1TEMMUZ 2007’YE
ERTELENDİ
Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Murat Başesgioğlu, Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Yasası'nın
yürürlük tarihinin 1 Ocak
2007 yerine 1 Temmuz 2007'ye
erteleneceğini açıkladı.
TBMM'de gazetecilere
açıklamalarda bulunan
Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı Murat Başesgioğlu,
Anayasa Mahkemesi'nin,
Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanunu ile
ilgili iptali sonucunda bazı
düzenlemeler yapma
zorunluluğuyla karşı karşıya
kaldıklarını belirterek,
“Yasanının yürürlük tarihini
1 Temmuz 2007 olarak
değiştireceğiz. Eğer mümkün
olursa, Bütçe Kanunu içinde,
olmazsa müstakil bir
düzenlemeyle hayata geçirmek
zorundayız. Eğer bir
düzenleme yapmazsak,
vatandaşların sosyal
güvenlik hizmeti almada
büyük sıkıntıları olur. O
nedenle 1 Ocaktan önce böyle
bir düzenlemenin yapılması
zaruridir” dedi. Anayasa
Mahkemesinin iptal etmediği
hükümlerin de sosyal
güvenliğin temel taşlarını
oluşturduğuna işaret eden
Başesgioğlu, “Yasa
ortadadır. Tamamen geri
çekilmiş, iptal edilmiş
değil. Gerekçeli kararı
gördükten sonra yapmamız
gereken düzenlemeler
nelerdir, bu düzenlemelerin
boyutları nelerdir, buna
bakacağız” diye konuştu.
Yasanın 85'inci maddesi,
konaklama tesisleri ve
ulaştırma şirketlerine de
“asgarî işçilik uygulaması”
getiriyor. Buna göre
otellerde çalışacak
temizlikçi, aşçı ve
resepsiyon görevlisi
sayısının alt sınırını
düzenleyen 5510 sayılı
yasaya göre konaklama
tesislerinin belli
birimlerde çalıştırmakla
yükümlü olduğu personel
sayısına uyulup uyulmadığı
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK)
denetim elemanlarınca
denetlenecek. Komisyonun
belirlediği sayıda personel
çalıştırmayanlara ceza
verilecek.
GELİBOLU'YA RUS ANITI YAPILACAK
Rusya Federasyonu İstanbul
Başkonsolosu Aleksandr Krivenko, Çanakkale'nin
Gelibolu İlçesi'ni ziyaret ederek, Belediye Başkanı
Cihat Bingöl ile makamında görüştü. Yeni yapılarak
Gelibolu'ya yapılacak Rus anıtının hem Rusya
Federasyonu, hem de Türkiye için önemli bir adım
olacağını söyleyen Krivenko, "Ruslar bu sayede kendi
tarihlerini daha iyi öğrenme imkanına kavuşacaklar.
Gelibolu ise gelişme açısından daha iyi bir imkana
kavuşmuş olacak. Çünkü tarihimizi merak eden Ruslar
buraya gelmiş olacaklar. Sanıyorum ki bu çok önemli
bir olay olacaktır. Biz bu konuda tüm yetkilerimizi
kullanacağız. Bunu sadece anıt olarak düşünmeyin, bu
anıtın Türk ve Rus ilişkilerine sağlayacağı
katkıları da düşünmek gerekir. Eğer anlaşma olursa,
bizim çalışmamız bununla kalmayacak ve iş
konularında da adımlar atacağız" dedi. Krivenko ve
yardımcılarının, Rus Federasyonu'nun Gelibolu'da
yapmayı düşündüğü Rus anıtının yerini görüp,
detaylarını konuşmak üzere geldiklerini belirten
Gelibolu Belediye Başkanı Cihat Bingöl ise,
"1917-1918 yıllarında Rusya'da yaşanan devrimin
ardından bölgeden kaçan Çar yanlısı yaklaşık 25 bin
kişinin, 1920-1921 yılları arasında Gelibolu'ya
geldiğini biliyoruz. Ayrıca o dönemde Türklerle yan
yana yaşayan Ruslar'ın bir kısmının burada hayatını
kaybederek Gelibolu'ya gömüldüğünü de tarih
kitaplarından biliyoruz. Ruslar'la yaptığımız
görüşmede Gelibolu'ya bir anıt yapma konusunda bize
teklifte bulundular. Biz de buna olumlu baktık. Anıt
yapıldıktan sonra, yılda 10 ile 20 bin arasında Rus
turist Gelibolu'ya gelecek. Bu gelişme, şehrimizin
sosyal ve kültürel anlamda gelişmesine katkı
sağlayacak. Bunların dışında Gelibolu limanımızdan
kardeş şehir olacağımız Petersburg şehrine,
bölgemizde yetişen sebze, meyve ve baklagiller ihraç
edeceğiz. Rus konsolosu ile birlikte gelen iş adamı
Tarasko Andrey kömür üreticisidir. Bu anlaşmalar
sağlandığında inşallah halkımıza çok kaliteli ve
ucuz kömür alma imkanı da sunmuş olacağız. Tabii ki
burada en önemli konu Rus anıtının yapılması ve
bunun ardından gelecek olan iş birliğidir" diye
konuştu.
GELİBOLU YARIMADASINDAKİ
SAVAŞ
ALANLARI "GPS" SİSTEMİYLE
BELİRLENİYOR... |
Çanakkale
Savaşı'nın geçtiği gerçek muharebe
alanları ile siper, mezarlıklar, yollar,
top mevzileri, korunaklar, gizli yollar,
batık gemiler, yer adları ve tel
örgülerin gerçek yerleri, GPS sistemi
kullanılarak bilgisayar ortamında 3
boyutlu sistem üzerine yerleştirilip
kesin olarak tespit edilmeye başlandı.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ)
Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü
Başkanı Prof. Dr. Zerrin Günal,
Araştırma Görevlisi Murat Karataş'ın 2.5
yıldan bu yana devam eden "Haritalarla
Çanakkale Savaşları" konulu tezinin son
aşamaya geldiğini belirterek,
"Öğrencimizin Türkiye'de ilk olan böyle
bir çalışmayı sona erdirmek üzere olması
bizleri sevindiriyor. Master yüksek
lisans tezini verecek olan öğrencimiz
bunu yapmak için Çanakkale Savaşı'nın
hemen ardından 1916 yılında Şevki Paşa
tarafından çizilen 43 paftalık haritayı
ele aldı. GPS adı verilen uyduyla yön
bulma teknolojisini kullanan öğrencimiz
bunların gerçek yerlerinin
koordinatlarını belirleyip bilgisayar
ortamına aktardı. Bu çalışmada Şevki
Paşa haritasında yer alan Türk ve
İngilizler'in yanı sıra diğer siperler,
mezarlıklar, yollar, top mevzileri,
korunaklar, gizli yollar, batık gemiler,
yer adları, tel örgüler ve bunun gibi
bilgiler bilgisayar ortamında 3 boyut
üzerine yerleştirildi. Bu sayede tarih
gerçek haliyle ortaya çıkarıldı" dedi.
"ŞU
ANKİ ŞEHİTLİK VE YABANCI MEZARLARIN
YERLERİ DOĞRU DEĞİL"
Prof. Dr. Zerrin Günal, bir süre sonra
tamamlanacak olan bu çalışma sayesinde
gerçek şehitliklerin yerlerinin kesin
olarak belli olacağını ifade ederek,
"Tamamen doğru sonuç veren uydu
sistemini kullanarak yaptığımız GPS
uygulaması sayesinde tarihi yarımadadaki
bütün şehitlikler ile yabancı mezarların
yerlerini belirlemeye devam ediyoruz. Şu
an 43 paftalık Şevki Paşa haritasının
kuzey kısmını tamamladık. Bundan sonra
güney kısmına geçeceğiz. Burada
yapılacak olan çalışmalar yaz aylarında
tamamlanacak ve öğrencimizin 2.5 yıl
süren çalışması tamamlanmış olacak.
Şehitliklerle yabancı mezarlıkların
birçoğunun yanlış yerlere yapıldığını
belirledik. Örneğin yeni yapılan ve 'Kocadere
Hastane Şehitliği' olarak bilinen yer
kesinlikle Şevki Paşa haritasına göre
şehitlik değil. Burası bu haritada köyün
mezarlığı olarak belirtiliyor. Bunun
dışında yabancı birçok mezarlık da
gerçek yerlerinde değil" diye konuştu.
Günal, üniversite olarak tarihe sahip
çıktıklarını, ancak çalışmalarının
engellendiğini ileri sürerek şunları
söyledi:
"Gelibolu Milli Parkı yetkililerinden bu
bölgede öğrencilere uygulamalı ders
vermek istediğimizi söylememize rağmen
buna izin verilmiyor. Jandarma kanalıyla
bölgede dolaşmamızın önüne geçiliyor. Bu
durum birkaç kez başımıza geldi. Bizler
bu ülke için canlarını seve seve feda
eden şehitlerimizin anısına bu
çalışmaları yapıyoruz. Bu bölgede
yapılan şehitliklerdeki ve yabancı
mezarlıklardaki yerlerin hatalı olduğunu
belirlediğimiz için mi acaba bize engel
olunuyor? Bunu da bilemiyoruz.
Yetkililerden bu konuda bizlere gerekli
kolaylığı sağlamalarını istiyoruz."
TÜRKİYE'DE
İLK OLAN ÇALIŞMA YAZ AYLARINDA
TAMAMLANACAK
ÇOMÜ Araştırma Görevlisi Murat Karataş
ise 2.5 yıl süren çalışmasında son
aşamaya gelmenin sevincini yaşadığını
ifade ederek, "Bu çalışmam Türkiye'de
bir ilk. Şimdiye kadar unutulan ya da
ismi değiştirilen bölgedeki yer adları,
GPS sistemi sayesinde gerçek halini
aldı. Özellikle Çanakkale Savaşları ile
ilgili çalışanların büyük sıkıntı
çektiği bir konu olan 'Gelibolu Tarihi
Yer Adları İndeksi'ni hazırlamış oldum.
Gerek savaştan önce gerekse savaş
sırasında çizilmiş Gelibolu haritaları
da bu çalışmaya eklenerek, savaş
sırasındaki stratejinin rahatlıkla
izlenmesi sağlanmış oldu. Çalışma şu an
üç boyutlu arazinin üzerine tarihi
bilgiler eklenerek hareketli görüntü
sağlama aşamasında. Böylece Çanakkale
Savaşları'nın geçtiği yerler koordinatlı
olarak üç boyutlu arazi üzerine ve
hareketli ortama aktarılıyor. Arazi
üzerinde herhangi iki nokta arasındaki
mesafe, yükseklik, koordinat gibi
bilimsel bilgilerin yanı sıra görsel
olarak sağladığı hafıza bilgisiyle bu
çalışma tarih alanında bir ilk oluyor.
Yaz aylarında bu tezimi tamamlayacağım.
Büyük ilgi göreceğine inandığım tezime
daha şimdiden yabancı ülkelerden de
alaka var" şeklinde konuştu.
|
SONUNDA BUDA OLDU!...
Gelibolu Yarımadası
Tarihi Milli Parkı'nda geçen yıl
hizmete giren Anzak yolunda çöken
bölümlerin onarımı sürerken, yolun
bazı kısımlarının denize doğru
kayması yetkilileri tedirgin etti.
Çanakkale Valisi Orhan Kırlı ve
diğer yetkililer, Anzak yolu olarak
bilinen Anafartalar sahil yolunda
incelemelerde bulundu. Yolun
müteahhit firma yetkilileriyle bir
görüşme yapan Vali Orhan Kırlı,
denize doğru kayan bölümü dikkatle
inceledi. Müteahhit firma
yetkililerinin, kazık çakma
sistemiyle tedbir alınmazsa kısa
sürede yolun denize doğru kayacağını
belirtmesi üzerine, Vali Orhan Kırlı
bu konuda gerekli yerlerle
görüşeceğini ifade etti. Özellikle
Anzak tören alanına giden bölgede
yoğunlaşan toprak kaymaları
sebebiyle yolun bir kısmının denize
doğru akması bu bölgeden geçen
otobüsler için de tehlike arz
ediyor. Gerekli çalışmanın
yapılmaması halinde bir süre sonra
yolun tamamen denize doğru
kayacağını belirten müteahhit
yetkilileri, kendilerine talimat
verilmesi halinde kazık
çakacaklarını söyledi. Çanakkale
Valisi Orhan Kırlı, yolda meydana
gelen bozulmaların 25 Nisan
törenlerine kadar onarılacağını
ifade ederek, "Buraya müteahhit
firma yetkililerine gerekli
talimatları vermek için geldim. Bu
yolun yapımını Avustralyalılar
istemişlerdi. Ancak inşaat sırasında
yolun doğal yapıyı bozacağını
belirterek, yapım aşamasında
çalışmaların durdurulmasını
istediler. Bunun üzerine yol
tamamlanmadan durduruldu. Sonuçta
bugünkü olumsuz durum ortaya çıktı.
Eğer yol yapımı devam etseydi bunlar
olmazdı. Bu yapılan çalışmalar
geçici olarak yapılıyor. 25 Nisan
törenlerinin ardından kalıcı bir
çare bulunarak bu yol çok daha güzel
bir hale getirilecek" dedi.
ÖĞRETMEN ÇİFTİN "ARIBURNU
KAHRAMANLARI" KİTABI
PİYASADA...
Çanakkale'de
emekli öğretmen çiftin 3 yıl
boyunca yaptıkları
araştırmalar sonunda
hazırladıkları "Arıburnu
Kahramanları" isimli kitap
piyasaya çıktı. Kitapla
ilgili açıklamalarda bulunan
Çanakkaleli tarih
araştırmacısı emekli
öğretmen Cemalettin Yıldız,
Çanakkale Savaşı sırasında
Arıburnu'nda savaşan
askerlerin gözüyle
Atatürk'ün cephedeki
çalışmalarının ilk kez bu
kitapta ele alındığını
belirterek, "Eşimle birlikte
3 yıl süren çalışmalarımızın
ardından hazırladığımız bu
kitapta 25 Nisan 1915 günü
Arıburnu'na çıkarma yapan
Anzak birliklerini, 27. Alay
12. Bölük Komutan Vekili
olarak karşılayan Ahmet
Mücip Kemalyeri; Çanakkale
kara savaşlarının başlangıcı
olan 25 Nisan 1915 sabahı
Anzak çıkarma birliklerini
Arıburnu'nda 27. Alay'la ilk
karşılayan komutanlardan
Albay Mehmet Şefik Aker; 28
Nisan 1915 tarihinde 48.
Alay 6. Bölük Astsubayı
olarak savaşa katılıp 8.5 ay
süren savaşlar sırasında
Arıburnu Kanlısırt'ta
savaşan Emin Çöl ve
Çanakkale cephesinde savaşın
başından sonuna kadar 3.
Kolordu Kurmay Başkanlığı
yapan ve Atatürk'ün
Arıburnu'ndaki karargahına
'Kemal yeri' adını verdiren
Fahrettin Altay'ın
hatıraları ve burada
yaşadıkları olaylar ele
alınıyor. 266 sayfadan
oluşan bu kitaptan ilk
etapta bin adet bastık"
dedi. Cemalettin Yıldız'ın
ayrıca "Seddülbahir
Kahramanları" isimli bir
kitabı daha bulunuyor.
ÇANAKKALE'YE
2 RÜZGAR SANTRALI KURULUYOR
Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi'nin
ardından şimdi de il merkezine bağlı
İntepe Beldesi ile Gelibolu
İlçesi'ne rüzgar santrali kurulması
için çalışma başlatıldı. Konuyla
ilgili açıklamalarda bulunan Bursa
TEİAŞ 2. İktim Tesis ve İşletme Grup
Müdürü Necdet Gürler, Çanakkale'nin
rüzgar açısından önemli bir bölge
olduğunu belirterek, "Çanakkale'ye
rüzgar santrali kurmak için bize
müracaatta bulunuldu. Son olarak
Doğa Enerji ile Anemon isimli iki
firma Çanakkale merkeze bağlı İntepe
Beldesi ile Gelibolu İlçesi'ne bu
rüzgar santrallerini kurmak için
gerekli izni aldı. Anemon firması
İntepe'ye 30 megawatlık bir rüzgar
santrali kuracak. Doğan Enerji
firması da Gelibolu'ya 16 megawatlık
santral kuracak. Bizler bu iki
firmaya da 8 yıl süreyle
enerjilerini satın alma garantisi
verdik. Rüzgardan ürettikleri
enerjiyi doğrudan şebekeye
aktaracaklar. Rüzgar santrali
kurulacak olan yerler tamamen zirai
alanların dışında ve kimseye zarar
vermeyecek. 30 megawatlık enerjiyle
Çanakkale'nin tamamının elektrik
ihtiyacı karşılanabiliyor.
Çalışmalar kısa sürede başlayacak"
dedi.
ÖREN YERLERİ AYDA 1 GÜN ÜCRETSİZ
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın
Türkiye genelinde başlattığı "Halk
Günleri" kapsamında Çanakkale'de
bulunan ören yerleri ile müzelerin 1
gün boyunca vatandaşlar tarafından
ücretsiz olarak gezilebileceği
açıklandı. Konuyla ilgili
açıklamalarda bulunan Çanakkale
Kültür ve Turizm İl Müdürü İsmail
Kansız, bakanlığın aldığı karar
gereği il genelinde yer alan ören
yerleri ile müzelerin "Halk Günü"
kapsamında ayda bir gün ücretsiz
gezilebileceğini söyledi. Kansız,
"Buna göre, il sınırlarımız içinde
bulunan Arkeoloji Müzesi ile Troia,
Assos, Apollon Smintheus Tapınağı ve
Alexandrea Troas ören yerlerini
vatandaşlarımız 8 Mayıs, 5 Haziran,
3 Temmuz, 7 Ağustos, 4 Eylül, 2
Ekim, 6 Kasım ve 4 Aralık 2006
tarihlerinde yıl sonuna kadar ayda
bir gün ücretsiz olarak ziyaret
edebilecekler. Bu sayede halkımızda
ayda bir gün de olsa tarihi ve
kültürel değerlerimizi görme
imkanına kavuşabilecek" dedi.
|
|
HALI KURUTMA FABRİKASI GİBİ
MÜZE...
Çanakkale'de,
6 yıl önce restorasyonu
tamamlanan Etnografya
Müzesi'nin personel
yokluğundan dolayı hizmete
girememesi tepkilere sebep
olurken, bir süre önce
üniversiteye devredilen
müzenin duvarları kadınlar
tarafından halı kurutma yeri
olarak kullanılıyor. 1890'lı
yıllarda Ermeni kilisesi
olarak kullanılan tarihi
binanın, 1985 yılında
Arkeoloji Müzesi haline
getirildiğini belirten
yetkililer, "Şehir merkezine
yeni müze yapılmasından
sonra burası tiyatroya
dönüştürüldü. Ancak yapılan
teşebbüsler sonucu, bu
tarihi bina restore
edilerek, Etnografya Müzesi
olarak düzenlendi.
Bakanlığın kadro tahsis
etmemesi sebebiyle atıl
durumda bulunan bu müzenin
hizmete girebilmesi için en
az 6 personele ihtiyaç
vardı. Uzun süre bu
personelin buraya
verilmemesi sebebiyle müze
açılamadı. Bunun üzerine
yapılan görüşmeler sonunda
bu yerin Çanakkale Onsekiz
Mart Üniversitesi'ne
devredilmesine karar
verildi. Üniversitemiz
gerekli devir işleminin
ardından gerekli düzenlemeyi
yapacak" dedi. Bu arada,
müzenin giriş kısmındaki
duvarların mahalleli
tarafından halı kurutmak
için kullanılması dikkati
çekiyor. Yıkanan halıların
kurutulduğu müzenin yanından
geçen yerli ve yabancı
turistler bu manzara
karşısında şaşkınlıklarını
gizleyemiyor.
|
ÇANAKKALE'DEN TANITIM ATAĞI
Almanya’nın Köln
kentinde yapılan Anuga FoodTec 2006
Fuarı’nın, bu yıl Türkiye’den
gerçekleşen en kalabalık katılımcı
heyeti Çanakkale’den oldu. Çanakkale
Ticaret ve Ticaret Odası ile Borsası
öncülüğündeki 100 kişilik heyet,
Almanya’nın Köln kentinde yapılan
Anuga FoodTec 2006 Fuarı’nda
“Çanakkale” markasını tanıttı. Bu
tanıtımda Avrupa-Türkiye Turizm İş
Konseyleri Başkanı Hüseyin
Baraner’in büyük katkısı
gözlenirken, “Şimdi sıra
Çanakkale’de” diye sloganlaştırdığı,
Çanakkale’yi dünyaya tanıtacak proje
ve yatırımların kapısını açtı. Japon
yatırımcılarla birlikte, Troia ve
Kaz Dağları’nın termal suyunu
buluşturacak bir proje için yatırım
yapma hazırlığında olduklarının da
müjdesini veren Baraner, Dünya’nın
ilgisinin artık Çanakkale’ye
yöneleceği iddiasını ortaya attı.
Köln’den yayın yapan Turkshow
programına katılan ÇTSO Başkanı
İlhami Tezcan, ve ÇTB Başkanı Kaya
Üzen, Çanakkale ile ilgili bilgiler
verirken, Anuga Fuarı’na
katılmalarını, Çanakkale markasını
tanıtmak olarak açıkladılar. ÇTSO
Başkanı Tezcan, İtalya’nın Brindizi
Limanı ile Çanakkale'de açılan Kepez
Limanı arasında feribot
seferlerinin başlayacağını
açıklarken, Çanakkale-Gökçeada
feribot ulaşımının da özelleşeceği
mesajını verdi.
AK PARTİ
ÇANAKKALE MİLLETVEKİLİ İBRAHİM
KÖŞDERE’DEN 18 TURİZM ÖNERİSİ |
AK
Parti Çanakkale Milletvekili İbrahim Köşdede,
Başbakan Erdoğan başkanlığında toplanan AK
Parti TBMM Grup toplantısında, Çanakkale'de
turizmin geliştirilmesiyle ilgili
tekliflerde bulundu. Toplantının basına
kapalı olarak gerçekleştirilen bölümünde,
Başbakan Erdoğan ile bakanların da dinlediği
konuşmasında, tekliflerini 18 başlıkta
sıralayan Köşdere, "Bunların hayata
geçirilmesi durumunda, sürdürülebilir
kalkınmasını devam ettiren, kültürel-doğal
mirasını koruyan, kaliteli turizm
etkinlikleri sergileyen Çanakkale bir barış
kenti olarak vizyonunu
gerçekleştirebilecektir" dedi. "Her şeyden
önce Çanakkale'de turizm çeşitlendirmesini
sağlamak için birtakım acil konuların ele
alınması lazım" diyen Köşdere, "İlimizde
ulaşım altyapısının giderilmesi,
Çanakkale-Çan yolu, duble yol olarak
başlanan Tahirova-Biga, Çardak, Lapseki,
Ezine, Ayvacık, Çanakkale yol yapımının
bitirilmesi şart. Ayrıca Çanakkale
Havaalanı'nın tevzi yatırımı yapılarak hava
trafiğine açılması, Troia Antik kentinde
müze açılması, Assos ve Gökçeada'ya gümrük
kapıları açılarak Kepez Limanı'nın
faaliyetlerine destek verilmesi gerekiyor"
diye konuştu. Çanakkale'de pansiyonlara
yönelik yatırımların teşvik edilmesinin
gerektiğini de belirten Köşdere, "Bozcaada
ve Gökçeada ile Çanakkale deniz yolu ağının
modernleştirilmesi, deniz rezervlerinin
oluşturulması, korunması, su altı dalış
turizmi için gerekli yasal mevzuat
hazırlıklarımıza kolaylık sağlanmasını
istiyoruz" şeklinde konuştu. Çanakkale,
Biga, Çan, Bayramiç, Ezine ve Kepez
beldelerinde doğalgaz çalışmalarına bir an
evvel başlanmasını isteyen Köşdere
konuşmasına şöyle devam etti: "Gelibolu
Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nın, dünya
barış parkı olarak uluslararası platformda
kabulü ve gelişimi için lobicilik
faaliyetlerinin artırılmasından yanayız.
Ayrıca turizm planlamasını gerçekleştirirken
olaya sadece turizm olarak bakılmamalı.
Tarım, sanayi, ticaret, turizm gibi bütün
sektörlerin bir entegre plan halinde ele
alınması lazım. Bunun dışında Milli Güvenlik
Kurulu kararıyla Gökçeada'ya yapılan
havaalanı da bir an önce işletmeye
açılmalı." Köşdere, konuşmasında, ÇOMÜ
Dardanos Kampüsü'nün kongre turizmine
kazandırılmasını da isteyerek, "Ayrıca
ilimizdeki vakıf arazileri de turizme
kazandırılmalıdır. Gelibolu, Troia ve Kaz
Dağı gibi 3 milli park birlikte ele
alınmalı. Akarsuların, denizlerin, sulak
alanların toprağının kirlenmemesine dikkat
ederek kanalizasyonların denize verilmesi
lazım. Turizmde çeşitlilik ile birlikte
teknolojik tarımın ve tarıma dayalı sanayiin
geliştirilmesi şart" ifadelerini kullandı.
ÇÖKEN ANZAK YOLU ONARILIYOR
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli
Parkı'nda geçen yıl hizmete giren ve
ardından heyelan sebebiyle bozulan
Anzak yolu onarılıyor. Anzak yolu
olarak bilinen Anafartalar sahil
yolundaki çökmeler ve istinat duvarı
olmadığı için ortaya çıkan heyelan
sebebiyle yolun kullanılamaz hale
gelmesi yetkilileri harekete
geçirdi. 25 Nisan Anzak törenleri
öncesi bölgede çalışma başlatan
yetkililer, bunu törenlere kadar
bitirerek, geçici olarak bu bölgede
ulaşımın normal olarak sağlanmasını
hedefliyor. Sabah erken saatlerde
Anzak yolunda yapılan onarım
çalışmalarını yerinde görmek isteyen
Avustralya'nın Çanakkale Konsolosu
Peter Rennert ve Eceabat Kaymakamı
Muhterem İnce, diğer yetkililerle
fikir alışverişinde bulundu.
Kaymakam İnce, 25 Nisan törenlerine
kadar onarımın tamamlanacağını
belirtti. Konsolos Rennnert ise,
"Kaymakam beye yolla ilgili
değerlendirme yapmak için beni
buraya çağırmasından dolayı teşekkür
ediyorum. Müteahhit firma gördüğünüz
gibi çalışıyor ve törenlere kadar bu
yolun bitirileceğine inanıyoruz.
Yolun onarılmasıyla birlikte burada
çok başarılı bir tören yapacağımıza
inanıyorum" dedi. Rennnert, Anzak
törenlerine bu yıl yaklaşık 10 bin
kişinin gelmesinin beklendiğini, bu
konuda acentelerle görüşmelerinin
sürdüğünü söyledi. 25 Nisan
törenlerinde içki yasağı
uygulamasının devam edip etmediğiyle
ilgili de açıklamalarda bulunan
Rennert, "Törenlere gelen
Avustralyalılar'ın burada savaşmış
olan askerlere saygı göstermelerini
bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Yoldaki çalışmaların önümüzdeki
hafta tamamlanması planlanıyor.
|