HABERLER

 

ALTINOLUK TURİZM DERNEĞİ'NDEN KÜÇÜKKUYU TURİZM DERNEĞİ'NE DOSTLUK ZİYARETİ

Altınoluk Kültür ve Turizm Derneği yönetimi, Çanakkale'nin Ayvacık İlçesi'ne bağlı Küçükkuyu Beldesi'nde yer alan kültür ve tirizm derneğine ziyarette bulundu.Küçükkuyu Kültür ve Turizm Dermeği Başkanı Medine Aksoy tarafından karşılanan Altınoluk Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Şahin Kopuz ve yönetim kurulu üyeleri, beldede çalışmalarına Müzik Öğretmeni Cumali Erdoğan yönetiminde devam eden Halk Korosu'nun provasını da birlikte izleyerek yapılanlar hakkında bilgi alış verişinde bulundu.Küçukkuyu Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Medine Aksoy, 2 derneğin kültür ve sanat adına daima işbirliği içinde olacağını belirterek, "Zaten var olan sıcak ilişkilerimiz bundan sonra da devam edecek" dedi.Görüşmelere katılan Küçükkuyu Belediye Başkanı Yusuf Aksoy da her iki derneği çalışmalarındaki başarılarından dolayı kutlayıp başarılar diledi.

MODERN KÜTÜPHANEYE AKILLI SINIF

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde (ÇOMÜ) hizmete giren ve "Bilgi Merkezi" ismi verilen modern kütüphanede oluşturulan "Akıllı Sınıf" sayesinde artık öğrencilerin aynı anda diğer üniversitelerdeki seminer ve toplantıları anında elektronik ortamdan takip edebilecekleri açıklandı. ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Aydın, Terzioğlu Kampüsü içerisinde kurdukları "Bilgi Merkezi" adını verdikleri modern kütüphaneyi 2006 yılının Mart ayında açtıklarını belirterek, "Kütüphane ve dokümantasyon hizmetleri kapsamında personel, donanım ve yayın temini bakımından başlattığımız modernizasyon çalışmalarını bu yeri açarak tamamlamış olduk. Terzioğlu Kampüsü'nde 5 bin metrekarelik alan üzerine 1999 yılında inşa edilmeye başlanan ve 2006 yılının Mart alında hizmete açtığımız 'Bilgi Merkezi'mizdeki yazılı kitap sayısı 60 bini, tam metin elektronik erişilebilen kitap sayısı da 30 bini buldu. Modern bilgi merkezimizde okuyucularımıza çağdaş şekilde hizmet veriyoruz. Bu kapsamda bilgi merkezimizin içinde 'Akıllı Sınıf' adını verdiğimiz bölümü de hizmete açtık. Öğrencilerimiz toplu olarak bu akıllı sınıf sayesinde diğer üniversitelerde gerçekleştirilen toplantı, seminer gibi etkinlikleri aynı anda takip edip buradan ilgili kişilere soru yöneltebilecekler. Bu gerçekten çok önemli bir proje" dedi. Bu arada 4 katlı olarak inşa edilen bilgi merkezinin bodrum katında konferans salonu, elektronik donanımı akıllı sınıf bulunurken, zemin katta ise 3 ofis, referans bölümü, ödünç alma bankosu, 8 bilgisayarlı tarama bölümü ile merkezi bilgi işlem odası ve toplam 90 bin yazılı ve elektronik kitabın bulunduğu 1 nolu okuma salonu yer alıyor. Yeni bilgi merkezinin 1. katında ise yönetim odaları, bilgisayarlı elektronik kütüphane, teknik servis toplantı salonu ve basılı kitabın bulunduğu 2 nolu okuma odası var. 2. katta da sürekli ve basılı yayınların olduğu bölüm ile depo bulunuyor. Ayrıca aynı yerde, 10 televizyonda CD'ler aracılığıyla istenilen kitaplar ve filmler rahatlıkla izlenebiliyor.

TARİHİ BİNALAR KAMULAŞTIRILACAK

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan belediye olarak tescilli olup onarılmayan binaları bu yıl içerisinde kamulaştıracaklarını söyledi. Belediye Başkanı Ülgür Gökhan tarihi binalara önem verdiklerini belirterek, “İmar ve Şehircilik Müdürlüğü bünyesinde bulunan "Koruma, Uygulama ve Denetim Bürosu" (KUDEB) tarafından 2002 yılından bu yana atıl ve metruk durumda bulunan yapıları tek tek belirledik. Yaklaşık 40 adet binanın mülk sahibine de bu yerleri onarmaları konusunda tebligat yaptık. Tebligat yapılan binalardan yaklaşık yüzde 60'nın restoresi yapıldı. Şuan yapılmayan binaların bir kısmının önlerinde de satılık ibarelerine görmeye başladık. Bu kişiler eğer gerekli süre içinde restorasyonları yapmazlarla oturup kendileri ile konuşacağız. Bu yerlere eğer kendileri yapamazlarsa anlaşacağımız bir fiyat ile satın alıp bizler restore edeceğiz ve bunu Çanakkale ye kazandıracağız. Yıkık dökük ve kaderine terk edilen binalar artık ilimizde kalmayacak. Belediye olarak da bu konuda bizler gerekeni yapacağız" diye konuştu.

AVRUPA PARLAMENTOSUNDA RUM OYUNU

Avrupa Parlamentosu'nda Georgius Karatzaferis'in "İmroz ve Gökçeada'da el konulan mülkler sahiplerine geri verildi mi, Türkiye Yunanca eğitime izin verdi mi?" şeklindeki soru önergesini cevaplandıran Olli Rehn, Türkiye'nin azınlıkların yasal açıdan korunmasını garanti etmesi gerektiğini bildirdi. Cevabında; "Komisyon, Gökçeeda (Imvros) ve Bozcaada (Tenedos) adalarındaki Yunan azınlığa ait nüfusla ilgili problemlerden haberdardır" diyen AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, 2006 Ocak ayında kabul edilen Katılım Ortaklığı Belgesi'nin Türkiye'nin azınlık hakları ve azınlıkların kültürel haklarının korunması alanında karşılamak zorunda olduğu öncelikleri düzenlediğini bildirdi. Olli Rehn, "Bunlar kültürel çeşitliliği desteklemeyi azınlıkları uluslararası standartlar ve üye ülkelerdeki en iyi uygulamalar çerçevesinde korumayı içermektedir. Ayrıca Türkiye azınlıkların yasal açıdan korunmasını, özellikle de mülkiyet üzerindeki tasarruf hakkı söz konusu olduğunda garanti etmelidir" dedi. Rehn, Komisyon'un bu konuyu yakından izlemeyi sürdüreceğini ve bu konuda herhangi bir gelişme olduğunda raporlaştıracağını anlattı. Bu arada Gökçeada ve Bozcaadalılar ise AB’deki bu olaylara tepki göstererek, “Yapılan bu çalışmalar bir arada yaşayan Türklerle Rumları birbirine düşürmek istenmesinden kaynaklanıyor. Bizler burada birlik beraberlik içinde yaşıyoruz. Kimse bizi birbirimize düşüremez” dediler.

GÖKÇEADA HAVAALANI NE OLACAK ?

Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi'nde, büyük kısmı bitirilen havaalanının üst yapısının tamamlanması için 18 trilyon liraya ihtiyaç olduğu açıklandı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Gökçeada Kaymakamı Kemalettin Sakin, adada yapımının büyük kısmı tamamlanan havaalanının sivil uçuşlara tam olarak açık olmadığı konusunda bazı tereddütler olduğunu belirterek, "Adaya denizden olduğu kadar havadan da ulaşımın olmasından yanayız. Hava ulaşımıyla ilgili havaalanında üst yapıların yapılması yönünde bir takım süreçler devam ediyor. Bakanlığın bu konuda görüşü olumlu. Ancak diğer kurumlardan görüş bekleniyor. Burasının sivil uçuşa tam olarak açık olmadığı yönünde bir takım bilgiler var. Eğer bunlar da aşılırsa havaalanın üst yapısı ihalesine başlanacak. Yani şu anda prosedür eksikliği var. Tabi üst yapı yapılırsa havaalanı çalışır mı çalışmaz mı oda ayrı bir konu. 65 trilyon ödeme yapılan bu havaalanına üst yapılara yaklaşık 18 trilyon civarında bir ödenek daha isteniyor. Havaalanı bu haliyle zaten çalışmıyor. Biz de kaymakamlık olarak üst yapının yapılması yönünde görüş bildirdik. Bakanlığımız da bizim görüşümüze uydu ve aynı şekilde gönderdi. Eğer bu prosedürlerde eksiklikler giderilirse, tamamlanırsa, üst yapı ihalesi yapılacak. İnşallah yapıldıktan sonra da havaalanı çalışır diye ümit ediyoruz" dedi.

ÇANAKKALE' YE YENİ RÜZGAR SANTRALİ KURULUYOR

Demirer Holding tarafından Çanakkale merkeze bağlı İntepe Beldesi'nin Kurtpete mevkiine kurulmaya başlanan ve yılda 100 milyon kilovat saat elektrik enerjisi üretecek rüzgar santralinin montajı devam ediyor. Rüzgar santrali ile ilgili açıklamalarda bulunan İntepe Belediye Başkanı Alaaddin Özkurnaz, türbinlerden 6 tanesinin kurulduğunu belirterek, "Burada montaj çalışmaları devam eden rüzgar türbinlerinden 10 tanesi bu ay içerisinde faaliyete geçmiş durumda olacak. Tamamı 38 rüzgar türbininden meydana gelecek olan bu proje ileride daha da genişletilecek ve ayrı bir proje ile aynı bölgeye ilave olarak 40 tane daha eklenerek türbin sayısı 78'e çıkarılacak. İlk etapta kurulacak olan bu 38 rüzgar türbininden 30.6 megavat elektrik üretimi yapılacak. Yani bu şu anki Çan Termik Santrali'nin ürettiği enerjinin yarısına eşit. Burada kurulan rüzgar enerji santrali son teknoloji ile yapılan en iyi verim alınabilen bir santral. Santral Almanlar'ın kontrolü altında. Bitmeyen, tükenmeyen bir eneri kaynağı olan rüzgarla çalışan santral çevreye zarar vermiyor" dedi. İleride daha büyük firmaların bu bölgeye rüzgar santralı kurmak için çalışma yaptıklarını da belirten Özkurnaz, "Kurttepe olarak anılan bu bölgeye 20 yıl içerisinde en az 400-500 tane rüzgar türbini kurulacağını söyleyebilirim. Böylece Türkiye'nin en büyük rüzgar enerji santralleri Çanakkale'de beldemizde olacak. Ülke ekonomisine de bunun büyük bir faydası olacak. Enerji açısından dışa bağımlılık bu sayede azılmış olacak. Tükenmeyen enerji olması yönünden de rüzgar santrallerini kuracak firmalara devletimizin gerekli desteği vermesi lazım" diye konuştu. Fizibilite çalışmalarına 1998 yılında başlanan çalışmalar sürüyor. İntepe Beldesi Kurttape mevkiinde 5.5 kilometrelik bölgeye kurulacak 38 türbinden yılda 100 milyon kilovat saat elektrik enerjisi elde edileceği ve bu yatırımın 40 milyon avroya mal olacağı öğrenildi.

ANAFARTALAR OTEL SATILIYOR

Çanakkale'de kordon boyunda yer alan ve mülkiyeti İl Özel İdaresi'ne ait olan Anafartalar Oteli'nin satış ihalesi 16 Ocak tarihinde yapılacak. Daha önce açılan ihalelerde alıcısı çıkmadığı için satılamayan Anafartalar Oteli'nin Çanakkale İl Encümen Başkanlığı tarafından 8 milyon 653 bin YTL muhammen bedel üzerinden satışa çıkarıldığını belirten yetkililer, ihalenin 16 Ocak 2007 tarihinde saat 10.15'te Çanakkale İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği'nde kapalı teklif usulüne göre yapılacağını söylediler. Otelin satışına katılmak isteyenlerin gerekli olan teknik şartnameyi Çanakkale İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği'nden alınabileceğini belirten yetkililer, 3 yıldızlı otelin 5 katlı olduğunu ve zemininde de 6 dükkan ile bir lobi tuvalet ve ofis bulunduğunu söyledi.

ÇANAKKALE'DE VARYANT SKANDALI
Tarihi ve turistik açıdan önemli bir yerleşim birimi olan Çanakkale’de merkeze bağlı İntepe Beldesi girişinde çevrecilerin bütün tepkilerine rağmen 2 yıl önce yapılan varyant çökmeye başlayınca, yerine yenisinin yapılmasına karar verildi. İntepe Belediye Başkanı Alaaddin Özkurnaz, 2 yıl önce bütün tepkilere rağmen 4 trilyon lira para harcanarak varyantın yapıldığını belirterek, "Bu varyant Türkiye'de ve dünyada eşi az görülen bir yanlış oldu. Bir otoban yolun 2 yılda çökerek işlemez hale gelmesinin en güzel örneği İntepe varyantında görülüyor. O dönemde yapılmaması konusundaki bütün uyarılarımıza rağmen varyant yapıldı. O zamanlarda yoldan geçen normal bir vatandaş dahi bu yolun çökeceğini biliyordu. Ancak her şeye rağmen bu yol yapıldı. Bu yol da şaibeli bir yol oldu. Uyarılarımıza kulak asılmadı. Sonuçta ise buralara harcanan çok yüksek meblağlardaki paralar boşa gitti. Varyant açılmasından 2 yıl sonra çökmeye ve kaymaya başladı. 3 şeritli yok kısa sürede 2 şeritli hal geldi. Yoldaki yarıklar her geçen gün büyüyor. Fay hattı gibi yarıklar yolu neredeyse ikiye bölecek duruma geldi. Diğer şeritler de yavaş yavaş aşağıya doğru kaymaya devam ediyor. Burada en büyük tesellimiz ise çok büyük bir kazaların olmaması" dedi. Özkurnaz, yine aynı paralarla 2-3 yıl aradan sonra bu varyantın yerine yenisinin yapılmasına karar verildiğini de belirterek, "30 Ekim 2006 tarihinde bu varyantın ihalesi yapıldı. 1 trilyon 600 milyar liraya bu ihale edilen bu varyantın yeniden yapılmasına Ocak veya Şubat ayında başlanacak. Bu 1 trilyon 600 milyar lira ise bence yetmeyecek ve ek ödeneklerle birlikte burası yaklaşık 10 trilyon lirayla mal olacak. Demek ki, burada bu yanlış politikalarla sokağa atılan bir para söz konusu. Ancak yeni yapılacak olan varyantın da ne kadar sağlam olacağı belli değil. Doğa, doğayı katledenleri kesinlikle affetmiyor" diye konuştu. 2 yıl önce varyant yapımı sırasında Çanakkale-İzmir Karayolu'nu kullanan araçların İntepe Beldesi'nin içinden geçiş yaptığını da belirten Belediye Başkanı Özkurnaz, "Uzun süre belde halkımız buna katlanmak zorunda kalmıştı. Ancak yeniden yapımına başlanacak olan varyant sırasında bu yol kapanacağından Çanakkale-İzmir Karayolu'nu kullanan araçların beldemizin içinden geçişine kesinlikle izin vermeyeceğiz. Bu araçların geçişi için yeni bir güzergah bulmamız lazım" şeklinde konuştu. Öte yandan, Çanakkale-İzmir yolu olarak bulunan yolun 20. kilometresinde bulunan varyanttan geçiş yapan araçlar çökmeler sebebiyle zaman zaman zor anlar yaşıyor. Varyanttaki viraja aniden giriş yapan araçlar çökmeler sebebiyle 3 şeridin 2 şeride düşmesi sebebiyle sıkıntı yaşıyor. Özellikle havaların yağışlı olduğu günlerde yoldaki kaymaların daha fazla olduğunu belirten sürücüler, araçların buradan şarampole yuvarlanabileceğini belirterek varyantı yapanlara tepki gösterdi. En kısa sürede bu varyantta gerekli çalışmanın yapılmasını isteyen sürücüler, burada bir facianın olmaması için gerekli önlemlerin alınmasını istedi.

DEV TÜRK BAYRAĞINA BÜYÜK İLGİ

Çanakkale Boğazı'nın en dar yeri olan Kilitbahir önlerindeki "Dur Yolcu" yazısının üst kısmına 5 ay önce dikilen dev Türk bayrağı büyük ilgi görüyor. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Kilitbahir önlerindeki "Dur Yolcu" yazısında asker figürünün sol elinin üst kısmına dev Türk bayrağı yerleştirilmişti. 45 metre yüksekliğindeki direğin ucuna konulan 96 metrekarelik Türk bayrağı boğazdan geçiş yapan bütün gemiler tarafından rahatlıkla görülebiliyor. Ayrıca 18 Mart tepesine de dev bir Türk bayrağı daha yerleştirilmişti. Boğazın iki yakasında karşılıklı dalgalanan Türk bayrakları gurur kaynağı oluyor. Her gün 100'den fazla geminin geçiş yaptığı Çanakkale Boğazı'nda Kilitbahir tepelerindeki "Dur Yolcu" yazısının üst kısmına dikilen Türk bayrağını gururla seyrettiklerini belirten vatandaşlar, bu çalışmayı yapan Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teşekkür ettiler.

ÇOMÜ'DE ÇİNCE BÖLÜMÜ AÇILIYOR

Türkiye'de ilk kez Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesinde Çince bölümü açılacak. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Aydın, Türkiye'de ilk kez Japonca bölümünün açıldığı üniversitede şimdi de bir ilke imza atarak Türkiye'nin ilk Çince bölümünü açacaklarını belirterek, "Bu konudaki çalışmalarımız sürüyor. Çin son yıllarda ekonomide gösterdiği üretim faaliyetleriyle Amerika ve Avrupa'nın korkulu rüyası haline gelmeye başladı. Bizler de Çin'in dünya pazarındaki yerini göz önünde bulundurarak, üniversite bünyesinde Çince bölümü açmaya karar verdik. Bu konudaki teklifimizi YÖK'e sunduk. Maliye Bakanlığı kadro verdikten sonra, 2007-2008 eğitim yılında bölüme öğrenci almaya başlayacağız" dedi.

ULUPINAR GÖZLEMEVİ'NE 1.5 METRELİK TELESKOP ALINACAK
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Astrofizik Araştırma Merkezi ve Ulupınar Gözlemevi'ne 1 trilyon liralık yatırımla 1.5 metrelik dev teleskop alınacak. Astrofizik Araştırma Merkezi ve Ulupınar Gözlemevi Müdürü Prof. Dr. Osman Demircan, 5 yıl önce kurulan gözlemevinin birçok ilke imza attığını belirterek, "2001 yılında kurulan gözlemevimiz her geçen gün başarılı çalışmalara imza atmaya devam ediyor. Şu an gözlemevimizde 40 santimetrelik bir teleskopumuz bulunuyor. Bizler TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nde bulunan 1.5 metrelik teleskopun aynısından üniversitemiz bünyesindeki gözlemevimize alınması için ilgili mericilere başvuruda bulunduk. Bizler, tam anlamıyla faal olarak bundan yararlanamadığımızı belirttik. DPT de bu teklifimizi olumlu bulup 1 trilyon liralık yatırımla 1.5 metrelik teleskopu almamıza izin verdi. Bu teleskopu nereye kuracağımız konusunda iyi bir araştırma yapmamız lazım. 3-4 yer var. Bunlardan birisi Gökçeada İlçemiz'deki Radar mevkii olacak. İkincisi Kazdağları'nın zirve kesimindeki 3-4 yer olacak. Son olarak da Bursa Uludağ'ı düşünüyoruz. Türkiye'de sadece bir tane bulunan 1.5 metrelik teleskopun aynısını veya daha büyük olanının bu bölgelerden birine yelleştirerek aynen TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nde olduğu gibi çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Hedefimiz gözlemevimizle en iyi şekilde ülkemize hizmet edebilmek" dedi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Astrofizik Araştırma Merkezi ve Ulupınar Gözlemevi Müdürü Prof. Dr. Osman Demircan, yaptıkları çalışmaların TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi yetkilileri tarafından kıskanıldığını öne sürerek, "Bu konuda sürekli söylentiler vardı. Bizler de bulunun üzerine Prof D. Mehmet Emin Özel ile birlikte TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'ne giderek yetkililerle görüştük. Hepimizin bu memlekete hizmet ettiğini ve bu tür tartışmaların yaşanmaması gerektiğini kendilerine ilettik. Sonunda onlar da bize destek verdiler" diye konuştu.

ÇANAKKALE'DE KAPLICA TURİZMİ ATAĞI

Turizm Bakanlığının “Termal Turizm Kentleri Projesi” kapsamında kaplıca turizm alanı seçilen Çanakkale’deki dört merkezin yatırımcı beklediği açıklandı. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Çanakkale Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkilileri Çan-Etili-Tepeköy, Ezine-Kestanbol, Ayvacık-Tuzla ve Yenice-Hıdırlar kaplıcalarının termal turizm alanı ilan edilmesinin önemine değinerek, bu tesislerin hizmete girmesinin ardından kent turizminin 12 aya yayılabileceğini açıkladılar. Termal turizm alanı ilan edilen bölgelerde, öncelikle altyapı çalışmalarının tamamlanacağını, daha sonra işletme hakkının ilgili yatırımcılara ihaleyle devredileceğini de ifade eden yetkililer; kaplıcaların hizmete girmesiyle Çanakkale’nin önemli bir kür merkezi haline geleceğini belirttiler

TROİA HAZİNELERİNİ BİR KİTAPTA TOPLADI

Trioa Hazineleri hakkında artık bilinmeyen kalmayacak. Tarih boyunca dokuz kez yıkılıp yeniden kurulan Troia kentine ait tüm merak edilenler "Trioa Hazineleri" adlı kitapta toplandı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Arkeoloji Bülümü'nden Yrd.Doç.Dr. Göksel Sazcı'nın beş yıllık araştırmasının bir sonucu olan "Trioa Hazineleri", Aygaz Kitaplığı tarafından çıkarıldı. Tarih araştırmacılarının, akademisyenlerin, öğrencilerin ve tarihe meraklı herkesin ilgisine sunulan kitap, Türkiye coğrafyasında yaşamış kültürlere dair gerçekleri, gelecek kuşaklara taşımayı hedefliyor. Bugüne kadar Troia'ya ait buluntuların bir arada ve kapsamlı şekilde incelenmemiş olması nedeniyle alanında da bir "ilk" olan "Troia Hazineleri", yıllardır süren akademik tartışmalara cevap veriyor. Troia buluntularının hangi zamana, hangi bölgeye ait olduğu, ne zaman üretildiği, hazinenin bir parçası olup olmadığı gibi konular üzerinde gerçekleştirilen tartışmalar, Göksel Sazcı'nın bu çalışmasıyla son buluyor. Kitap ile ilgili açıklamalarda bulunan Sazcı, Moskova, St. Petersburg, Atina, Berlin ve Hong Kong gibi farklı şehirlerine dağılmış olan eserleri bir araya toplamaya çalıştığını belirterek, “Gerçi Troia’dan çıkan ve hazine niteliği bulunmayan seramik, taş buluntu, vb. eserler de dünyanın 50 şehrine dağılmış durumda ve onları da böyle bir kitapta toplamak gerekiyor. Çalışmaya şimdilik hazine buluntularından başladım. Çalışma yöntemi konusunda hocam Manfred Osman Korfmann’ı örnek aldım” dedi.

OTELLERDE ASGARİ KADRO UYGULAMASI 1TEMMUZ 2007’YE  ERTELENDİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası'nın yürürlük tarihinin 1 Ocak 2007 yerine 1 Temmuz 2007'ye erteleneceğini açıkladı. TBMM'de gazetecilere açıklamalarda bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, Anayasa Mahkemesi'nin, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile ilgili iptali sonucunda bazı düzenlemeler yapma zorunluluğuyla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, “Yasanının yürürlük tarihini 1 Temmuz 2007 olarak değiştireceğiz. Eğer mümkün olursa, Bütçe Kanunu içinde, olmazsa müstakil bir düzenlemeyle hayata geçirmek zorundayız. Eğer bir düzenleme yapmazsak, vatandaşların sosyal güvenlik hizmeti almada büyük sıkıntıları olur. O nedenle 1 Ocaktan önce böyle bir düzenlemenin yapılması zaruridir” dedi. Anayasa Mahkemesinin iptal etmediği hükümlerin de sosyal güvenliğin temel taşlarını oluşturduğuna işaret eden Başesgioğlu, “Yasa ortadadır. Tamamen geri çekilmiş, iptal edilmiş değil. Gerekçeli kararı gördükten sonra yapmamız gereken düzenlemeler nelerdir, bu düzenlemelerin boyutları nelerdir, buna bakacağız” diye konuştu. Yasanın 85'inci maddesi, konaklama tesisleri ve ulaştırma şirketlerine de “asgarî işçilik uygulaması” getiriyor. Buna göre otellerde çalışacak temizlikçi, aşçı ve resepsiyon görevlisi sayısının alt sınırını düzenleyen 5510 sayılı yasaya göre konaklama tesislerinin belli birimlerde çalıştırmakla yükümlü olduğu personel sayısına uyulup uyulmadığı Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) denetim elemanlarınca denetlenecek. Komisyonun belirlediği sayıda personel çalıştırmayanlara ceza verilecek.

GELİBOLU'YA RUS ANITI YAPILACAK

Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Aleksandr Krivenko, Çanakkale'nin Gelibolu İlçesi'ni ziyaret ederek, Belediye Başkanı Cihat Bingöl ile makamında görüştü. Yeni yapılarak Gelibolu'ya yapılacak Rus anıtının hem Rusya Federasyonu, hem de Türkiye için önemli bir adım olacağını söyleyen Krivenko, "Ruslar bu sayede kendi tarihlerini daha iyi öğrenme imkanına kavuşacaklar. Gelibolu ise gelişme açısından daha iyi bir imkana kavuşmuş olacak. Çünkü tarihimizi merak eden Ruslar buraya gelmiş olacaklar. Sanıyorum ki bu çok önemli bir olay olacaktır. Biz bu konuda tüm yetkilerimizi kullanacağız. Bunu sadece anıt olarak düşünmeyin, bu anıtın Türk ve Rus ilişkilerine sağlayacağı katkıları da düşünmek gerekir. Eğer anlaşma olursa, bizim çalışmamız bununla kalmayacak ve iş konularında da adımlar atacağız" dedi. Krivenko ve yardımcılarının, Rus Federasyonu'nun Gelibolu'da yapmayı düşündüğü Rus anıtının yerini görüp, detaylarını konuşmak üzere geldiklerini belirten Gelibolu Belediye Başkanı Cihat Bingöl ise, "1917-1918 yıllarında Rusya'da yaşanan devrimin ardından bölgeden kaçan Çar yanlısı yaklaşık 25 bin kişinin, 1920-1921 yılları arasında Gelibolu'ya geldiğini biliyoruz. Ayrıca o dönemde Türklerle yan yana yaşayan Ruslar'ın bir kısmının burada hayatını kaybederek Gelibolu'ya gömüldüğünü de tarih kitaplarından biliyoruz. Ruslar'la yaptığımız görüşmede Gelibolu'ya bir anıt yapma konusunda bize teklifte bulundular. Biz de buna olumlu baktık. Anıt yapıldıktan sonra, yılda 10 ile 20 bin arasında Rus turist Gelibolu'ya gelecek. Bu gelişme, şehrimizin sosyal ve kültürel anlamda gelişmesine katkı sağlayacak. Bunların dışında Gelibolu limanımızdan kardeş şehir olacağımız Petersburg şehrine, bölgemizde yetişen sebze, meyve ve baklagiller ihraç edeceğiz. Rus konsolosu ile birlikte gelen iş adamı Tarasko Andrey kömür üreticisidir. Bu anlaşmalar sağlandığında inşallah halkımıza çok kaliteli ve ucuz kömür alma imkanı da sunmuş olacağız. Tabii ki burada en önemli konu Rus anıtının yapılması ve bunun ardından gelecek olan iş birliğidir" diye konuştu.

GELİBOLU YARIMADASINDAKİ SAVAŞ ALANLARI "GPS" SİSTEMİYLE BELİRLENİYOR...

Çanakkale Savaşı'nın geçtiği gerçek muharebe alanları ile siper, mezarlıklar, yollar, top mevzileri, korunaklar, gizli yollar, batık gemiler, yer adları ve tel örgülerin gerçek yerleri, GPS sistemi kullanılarak bilgisayar ortamında 3 boyutlu sistem üzerine yerleştirilip kesin olarak tespit edilmeye başlandı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zerrin Günal, Araştırma Görevlisi Murat Karataş'ın 2.5 yıldan bu yana devam eden "Haritalarla Çanakkale Savaşları" konulu tezinin son aşamaya geldiğini belirterek, "Öğrencimizin Türkiye'de ilk olan böyle bir çalışmayı sona erdirmek üzere olması bizleri sevindiriyor. Master yüksek lisans tezini verecek olan öğrencimiz bunu yapmak için Çanakkale Savaşı'nın hemen ardından 1916 yılında Şevki Paşa tarafından çizilen 43 paftalık haritayı ele aldı. GPS adı verilen uyduyla yön bulma teknolojisini kullanan öğrencimiz bunların gerçek yerlerinin koordinatlarını belirleyip bilgisayar ortamına aktardı. Bu çalışmada Şevki Paşa haritasında yer alan Türk ve İngilizler'in yanı sıra diğer siperler, mezarlıklar, yollar, top mevzileri, korunaklar, gizli yollar, batık gemiler, yer adları, tel örgüler ve bunun gibi bilgiler bilgisayar ortamında 3 boyut üzerine yerleştirildi. Bu sayede tarih gerçek haliyle ortaya çıkarıldı" dedi.

"ŞU ANKİ ŞEHİTLİK VE YABANCI MEZARLARIN YERLERİ DOĞRU DEĞİL"
Prof. Dr. Zerrin Günal, bir süre sonra tamamlanacak olan bu çalışma sayesinde gerçek şehitliklerin yerlerinin kesin olarak belli olacağını ifade ederek, "Tamamen doğru sonuç veren uydu sistemini kullanarak yaptığımız GPS uygulaması sayesinde tarihi yarımadadaki bütün şehitlikler ile yabancı mezarların yerlerini belirlemeye devam ediyoruz. Şu an 43 paftalık Şevki Paşa haritasının kuzey kısmını tamamladık. Bundan sonra güney kısmına geçeceğiz. Burada yapılacak olan çalışmalar yaz aylarında tamamlanacak ve öğrencimizin 2.5 yıl süren çalışması tamamlanmış olacak. Şehitliklerle yabancı mezarlıkların birçoğunun yanlış yerlere yapıldığını belirledik. Örneğin yeni yapılan ve 'Kocadere Hastane Şehitliği' olarak bilinen yer kesinlikle Şevki Paşa haritasına göre şehitlik değil. Burası bu haritada köyün mezarlığı olarak belirtiliyor. Bunun dışında yabancı birçok mezarlık da gerçek yerlerinde değil" diye konuştu. Günal, üniversite olarak tarihe sahip çıktıklarını, ancak çalışmalarının engellendiğini ileri sürerek şunları söyledi:
"Gelibolu Milli Parkı yetkililerinden bu bölgede öğrencilere uygulamalı ders vermek istediğimizi söylememize rağmen buna izin verilmiyor. Jandarma kanalıyla bölgede dolaşmamızın önüne geçiliyor. Bu durum birkaç kez başımıza geldi. Bizler bu ülke için canlarını seve seve feda eden şehitlerimizin anısına bu çalışmaları yapıyoruz. Bu bölgede yapılan şehitliklerdeki ve yabancı mezarlıklardaki yerlerin hatalı olduğunu belirlediğimiz için mi acaba bize engel olunuyor? Bunu da bilemiyoruz. Yetkililerden bu konuda bizlere gerekli kolaylığı sağlamalarını istiyoruz."
TÜRKİYE'DE İLK OLAN ÇALIŞMA YAZ AYLARINDA TAMAMLANACAK
ÇOMÜ Araştırma Görevlisi Murat Karataş ise 2.5 yıl süren çalışmasında son aşamaya gelmenin sevincini yaşadığını ifade ederek, "Bu çalışmam Türkiye'de bir ilk. Şimdiye kadar unutulan ya da ismi değiştirilen bölgedeki yer adları, GPS sistemi sayesinde gerçek halini aldı. Özellikle Çanakkale Savaşları ile ilgili çalışanların büyük sıkıntı çektiği bir konu olan 'Gelibolu Tarihi Yer Adları İndeksi'ni hazırlamış oldum. Gerek savaştan önce gerekse savaş sırasında çizilmiş Gelibolu haritaları da bu çalışmaya eklenerek, savaş sırasındaki stratejinin rahatlıkla izlenmesi sağlanmış oldu. Çalışma şu an üç boyutlu arazinin üzerine tarihi bilgiler eklenerek hareketli görüntü sağlama aşamasında. Böylece Çanakkale Savaşları'nın geçtiği yerler koordinatlı olarak üç boyutlu arazi üzerine ve hareketli ortama aktarılıyor. Arazi üzerinde herhangi iki nokta arasındaki mesafe, yükseklik, koordinat gibi bilimsel bilgilerin yanı sıra görsel olarak sağladığı hafıza bilgisiyle bu çalışma tarih alanında bir ilk oluyor. Yaz aylarında bu tezimi tamamlayacağım. Büyük ilgi göreceğine inandığım tezime daha şimdiden yabancı ülkelerden de alaka var" şeklinde konuştu.

SONUNDA BUDA OLDU!...

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda geçen yıl hizmete giren Anzak yolunda çöken bölümlerin onarımı sürerken, yolun bazı kısımlarının denize doğru kayması yetkilileri tedirgin etti. Çanakkale Valisi Orhan Kırlı ve diğer yetkililer, Anzak yolu olarak bilinen Anafartalar sahil yolunda incelemelerde bulundu. Yolun müteahhit firma yetkilileriyle bir görüşme yapan Vali Orhan Kırlı, denize doğru kayan bölümü dikkatle inceledi. Müteahhit firma yetkililerinin, kazık çakma sistemiyle tedbir alınmazsa kısa sürede yolun denize doğru kayacağını belirtmesi üzerine, Vali Orhan Kırlı bu konuda gerekli yerlerle görüşeceğini ifade etti. Özellikle Anzak tören alanına giden bölgede yoğunlaşan toprak kaymaları sebebiyle yolun bir kısmının denize doğru akması bu bölgeden geçen otobüsler için de tehlike arz ediyor. Gerekli çalışmanın yapılmaması halinde bir süre sonra yolun tamamen denize doğru kayacağını belirten müteahhit yetkilileri, kendilerine talimat verilmesi halinde kazık çakacaklarını söyledi. Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, yolda meydana gelen bozulmaların 25 Nisan törenlerine kadar onarılacağını ifade ederek, "Buraya müteahhit firma yetkililerine gerekli talimatları vermek için geldim. Bu yolun yapımını Avustralyalılar istemişlerdi. Ancak inşaat sırasında yolun doğal yapıyı bozacağını belirterek, yapım aşamasında çalışmaların durdurulmasını istediler. Bunun üzerine yol tamamlanmadan durduruldu. Sonuçta bugünkü olumsuz durum ortaya çıktı. Eğer yol yapımı devam etseydi bunlar olmazdı. Bu yapılan çalışmalar geçici olarak yapılıyor. 25 Nisan törenlerinin ardından kalıcı bir çare bulunarak bu yol çok daha güzel bir hale getirilecek" dedi.

ÖĞRETMEN ÇİFTİN "ARIBURNU KAHRAMANLARI" KİTABI PİYASADA...
Çanakkale'de emekli öğretmen çiftin 3 yıl boyunca yaptıkları araştırmalar sonunda hazırladıkları "Arıburnu Kahramanları" isimli kitap piyasaya çıktı. Kitapla ilgili açıklamalarda bulunan Çanakkaleli tarih araştırmacısı emekli öğretmen Cemalettin Yıldız, Çanakkale Savaşı sırasında Arıburnu'nda savaşan askerlerin gözüyle Atatürk'ün cephedeki çalışmalarının ilk kez bu kitapta ele alındığını belirterek, "Eşimle birlikte 3 yıl süren çalışmalarımızın ardından hazırladığımız bu kitapta 25 Nisan 1915 günü Arıburnu'na çıkarma yapan Anzak birliklerini, 27. Alay 12. Bölük Komutan Vekili olarak karşılayan Ahmet Mücip Kemalyeri; Çanakkale kara savaşlarının başlangıcı olan 25 Nisan 1915 sabahı Anzak çıkarma birliklerini Arıburnu'nda 27. Alay'la ilk karşılayan komutanlardan Albay Mehmet Şefik Aker; 28 Nisan 1915 tarihinde 48. Alay 6. Bölük Astsubayı olarak savaşa katılıp 8.5 ay süren savaşlar sırasında Arıburnu Kanlısırt'ta savaşan Emin Çöl ve Çanakkale cephesinde savaşın başından sonuna kadar 3. Kolordu Kurmay Başkanlığı yapan ve Atatürk'ün Arıburnu'ndaki karargahına 'Kemal yeri' adını verdiren Fahrettin Altay'ın hatıraları ve burada yaşadıkları olaylar ele alınıyor. 266 sayfadan oluşan bu kitaptan ilk etapta bin adet bastık" dedi. Cemalettin Yıldız'ın ayrıca "Seddülbahir Kahramanları" isimli bir kitabı daha bulunuyor.

ÇANAKKALE'YE 2 RÜZGAR SANTRALI KURULUYOR

Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi'nin ardından şimdi de il merkezine bağlı İntepe Beldesi ile Gelibolu İlçesi'ne rüzgar santrali kurulması için çalışma başlatıldı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Bursa TEİAŞ 2. İktim Tesis ve İşletme Grup Müdürü Necdet Gürler, Çanakkale'nin rüzgar açısından önemli bir bölge olduğunu belirterek, "Çanakkale'ye rüzgar santrali kurmak için bize müracaatta bulunuldu. Son olarak Doğa Enerji ile Anemon isimli iki firma Çanakkale merkeze bağlı İntepe Beldesi ile Gelibolu İlçesi'ne bu rüzgar santrallerini kurmak için gerekli izni aldı. Anemon firması İntepe'ye 30 megawatlık bir rüzgar santrali kuracak. Doğan Enerji firması da Gelibolu'ya 16 megawatlık santral kuracak. Bizler bu iki firmaya da 8 yıl süreyle enerjilerini satın alma garantisi verdik. Rüzgardan ürettikleri enerjiyi doğrudan şebekeye aktaracaklar. Rüzgar santrali kurulacak olan yerler tamamen zirai alanların dışında ve kimseye zarar vermeyecek. 30 megawatlık enerjiyle Çanakkale'nin tamamının elektrik ihtiyacı karşılanabiliyor. Çalışmalar kısa sürede başlayacak" dedi.

ÖREN YERLERİ AYDA 1 GÜN ÜCRETSİZ

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Türkiye genelinde başlattığı "Halk Günleri" kapsamında Çanakkale'de bulunan ören yerleri ile müzelerin 1 gün boyunca vatandaşlar tarafından ücretsiz olarak gezilebileceği açıklandı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Çanakkale Kültür ve Turizm İl Müdürü İsmail Kansız, bakanlığın aldığı karar gereği il genelinde yer alan ören yerleri ile müzelerin "Halk Günü" kapsamında ayda bir gün ücretsiz gezilebileceğini söyledi. Kansız, "Buna göre, il sınırlarımız içinde bulunan Arkeoloji Müzesi ile Troia, Assos, Apollon Smintheus Tapınağı ve Alexandrea Troas ören yerlerini vatandaşlarımız 8 Mayıs, 5 Haziran, 3 Temmuz, 7 Ağustos, 4 Eylül, 2 Ekim, 6 Kasım ve 4 Aralık 2006 tarihlerinde yıl sonuna kadar ayda bir gün ücretsiz olarak ziyaret edebilecekler. Bu sayede halkımızda ayda bir gün de olsa tarihi ve kültürel değerlerimizi görme imkanına kavuşabilecek" dedi.

HALI KURUTMA FABRİKASI GİBİ MÜZE...
Çanakkale'de, 6 yıl önce restorasyonu tamamlanan Etnografya Müzesi'nin personel yokluğundan dolayı hizmete girememesi tepkilere sebep olurken, bir süre önce üniversiteye devredilen müzenin duvarları kadınlar tarafından halı kurutma yeri olarak kullanılıyor. 1890'lı yıllarda Ermeni kilisesi olarak kullanılan tarihi binanın, 1985 yılında Arkeoloji Müzesi haline getirildiğini belirten yetkililer, "Şehir merkezine yeni müze yapılmasından sonra burası tiyatroya dönüştürüldü. Ancak yapılan teşebbüsler sonucu, bu tarihi bina restore edilerek, Etnografya Müzesi olarak düzenlendi. Bakanlığın kadro tahsis etmemesi sebebiyle atıl durumda bulunan bu müzenin hizmete girebilmesi için en az 6 personele ihtiyaç vardı. Uzun süre bu personelin buraya verilmemesi sebebiyle müze açılamadı. Bunun üzerine yapılan görüşmeler sonunda bu yerin Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'ne devredilmesine karar verildi. Üniversitemiz gerekli devir işleminin ardından gerekli düzenlemeyi yapacak" dedi. Bu arada, müzenin giriş kısmındaki duvarların mahalleli tarafından halı kurutmak için kullanılması dikkati çekiyor. Yıkanan halıların kurutulduğu müzenin yanından geçen yerli ve yabancı turistler bu manzara karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyor.

ÇANAKKALE'DEN TANITIM ATAĞI

Almanya’nın Köln kentinde yapılan Anuga FoodTec 2006 Fuarı’nın, bu yıl Türkiye’den gerçekleşen en kalabalık katılımcı heyeti Çanakkale’den oldu. Çanakkale Ticaret ve Ticaret Odası ile Borsası öncülüğündeki 100 kişilik heyet, Almanya’nın Köln kentinde yapılan Anuga FoodTec 2006 Fuarı’nda  “Çanakkale” markasını tanıttı. Bu tanıtımda Avrupa-Türkiye Turizm İş Konseyleri Başkanı Hüseyin Baraner’in büyük katkısı gözlenirken, “Şimdi sıra Çanakkale’de” diye sloganlaştırdığı, Çanakkale’yi dünyaya tanıtacak proje ve yatırımların kapısını açtı. Japon yatırımcılarla birlikte, Troia ve Kaz Dağları’nın termal suyunu buluşturacak bir proje için yatırım yapma hazırlığında olduklarının da müjdesini veren Baraner, Dünya’nın ilgisinin artık Çanakkale’ye yöneleceği iddiasını ortaya attı. Köln’den yayın yapan Turkshow programına katılan ÇTSO Başkanı İlhami Tezcan, ve ÇTB Başkanı Kaya Üzen, Çanakkale ile ilgili bilgiler verirken, Anuga Fuarı’na katılmalarını, Çanakkale markasını tanıtmak olarak açıkladılar. ÇTSO Başkanı Tezcan, İtalya’nın Brindizi Limanı ile Çanakkale'de açılan Kepez Limanı  arasında feribot seferlerinin başlayacağını açıklarken, Çanakkale-Gökçeada feribot ulaşımının da özelleşeceği mesajını verdi.

AK PARTİ ÇANAKKALE MİLLETVEKİLİ İBRAHİM KÖŞDERE’DEN 18 TURİZM ÖNERİSİ

AK Parti Çanakkale Milletvekili İbrahim Köşdede, Başbakan Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti TBMM Grup toplantısında, Çanakkale'de turizmin geliştirilmesiyle ilgili tekliflerde bulundu. Toplantının basına kapalı olarak gerçekleştirilen bölümünde, Başbakan Erdoğan ile bakanların da dinlediği konuşmasında, tekliflerini 18 başlıkta sıralayan Köşdere, "Bunların hayata geçirilmesi durumunda, sürdürülebilir kalkınmasını devam ettiren, kültürel-doğal mirasını koruyan, kaliteli turizm etkinlikleri sergileyen Çanakkale bir barış kenti olarak vizyonunu gerçekleştirebilecektir" dedi. "Her şeyden önce Çanakkale'de turizm çeşitlendirmesini sağlamak için birtakım acil konuların ele alınması lazım" diyen Köşdere, "İlimizde ulaşım altyapısının giderilmesi, Çanakkale-Çan yolu, duble yol olarak başlanan Tahirova-Biga, Çardak, Lapseki, Ezine, Ayvacık, Çanakkale yol yapımının bitirilmesi şart. Ayrıca Çanakkale Havaalanı'nın tevzi yatırımı yapılarak hava trafiğine açılması, Troia Antik kentinde müze açılması, Assos ve Gökçeada'ya gümrük kapıları açılarak Kepez Limanı'nın faaliyetlerine destek verilmesi gerekiyor" diye konuştu. Çanakkale'de pansiyonlara yönelik yatırımların teşvik edilmesinin gerektiğini de belirten Köşdere, "Bozcaada ve Gökçeada ile Çanakkale deniz yolu ağının modernleştirilmesi, deniz rezervlerinin oluşturulması, korunması, su altı dalış turizmi için gerekli yasal mevzuat hazırlıklarımıza kolaylık sağlanmasını istiyoruz" şeklinde konuştu. Çanakkale, Biga, Çan, Bayramiç, Ezine ve Kepez beldelerinde doğalgaz çalışmalarına bir an evvel başlanmasını isteyen Köşdere konuşmasına şöyle devam etti: "Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nın, dünya barış parkı olarak uluslararası platformda kabulü ve gelişimi için lobicilik faaliyetlerinin artırılmasından yanayız. Ayrıca turizm planlamasını gerçekleştirirken olaya sadece turizm olarak bakılmamalı. Tarım, sanayi, ticaret, turizm gibi bütün sektörlerin bir entegre plan halinde ele alınması lazım. Bunun dışında Milli Güvenlik Kurulu kararıyla Gökçeada'ya yapılan havaalanı da bir an önce işletmeye açılmalı." Köşdere, konuşmasında, ÇOMÜ Dardanos Kampüsü'nün kongre turizmine kazandırılmasını da isteyerek, "Ayrıca ilimizdeki vakıf arazileri de turizme kazandırılmalıdır. Gelibolu, Troia ve Kaz Dağı gibi 3 milli park birlikte ele alınmalı. Akarsuların, denizlerin, sulak alanların toprağının kirlenmemesine dikkat ederek kanalizasyonların denize verilmesi lazım. Turizmde çeşitlilik ile birlikte teknolojik tarımın ve tarıma dayalı sanayiin geliştirilmesi şart" ifadelerini kullandı.

ÇÖKEN ANZAK YOLU ONARILIYOR

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda geçen yıl hizmete giren ve ardından heyelan sebebiyle bozulan Anzak yolu onarılıyor. Anzak yolu olarak bilinen Anafartalar sahil yolundaki çökmeler ve istinat duvarı olmadığı için ortaya çıkan heyelan sebebiyle yolun kullanılamaz hale gelmesi yetkilileri harekete geçirdi. 25 Nisan Anzak törenleri öncesi bölgede çalışma başlatan yetkililer, bunu törenlere kadar bitirerek, geçici olarak bu bölgede ulaşımın normal olarak sağlanmasını hedefliyor. Sabah erken saatlerde Anzak yolunda yapılan onarım çalışmalarını yerinde görmek isteyen Avustralya'nın Çanakkale Konsolosu Peter Rennert ve Eceabat Kaymakamı Muhterem İnce, diğer yetkililerle fikir alışverişinde bulundu. Kaymakam İnce, 25 Nisan törenlerine kadar onarımın tamamlanacağını belirtti. Konsolos Rennnert ise, "Kaymakam beye yolla ilgili değerlendirme yapmak için beni buraya çağırmasından dolayı teşekkür ediyorum. Müteahhit firma gördüğünüz gibi çalışıyor ve törenlere kadar bu yolun bitirileceğine inanıyoruz. Yolun onarılmasıyla birlikte burada çok başarılı bir tören yapacağımıza inanıyorum" dedi. Rennnert, Anzak törenlerine bu yıl yaklaşık 10 bin kişinin gelmesinin beklendiğini, bu konuda acentelerle görüşmelerinin sürdüğünü söyledi. 25 Nisan törenlerinde içki yasağı uygulamasının devam edip etmediğiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Rennert, "Törenlere gelen Avustralyalılar'ın burada savaşmış olan askerlere saygı göstermelerini bekliyoruz" şeklinde konuştu. Yoldaki çalışmaların önümüzdeki hafta tamamlanması planlanıyor.

YAHYA ÇAVUŞ'UN İSMİ DOĞDUĞU KÖYE VERİLECEK...
Çanakkale Savaşı'nda 63 arkadaşıyla birlikte Ertuğrul Koyu'nda İngiliz birliklerine karşı 2 gün boyunca müthiş bir direniş göstererek destan yazan Yahya Çavuş'un ismi doğduğu köye verilecek. Çanakkale Turizm Tanıtma ve Alan Kılavuzları Derneği Başkanı Ahmet Kaşıkçı, yönetim kurulu üyelerinden Cemalettin Yıldız, Kamil Üzelli ve öğretmen Zeki Ulus ile birlikte Yahya Çavuş'un doğduğu yer olan Ezin