|
KAZ DAĞLARI ANTALYA'YA RAKİP
OLUYOR
Türkiye'de seramik sektörünün öncü
kuruluşları arazsında yer alan Kale Grubu
Kaz Dağları'nda sağlık ve futbol turizminde
Antalya'ya rakip olacak bir tesis yapmak
için çalışmalara başladı. Dünyanın sayılı
oksijen depolarından Kaz Dağları'na sağlık
ve futbol turizminde Antalya'ya rakip olacak
bir tesis kurmak için harekete geçen grubun,
ortaklık için iki ayrı Alman firmayla
görüştüğü öğrenilirken, projeye sıcak bakan
Almanların, özellikle bölgeye ulaşım
konusunda gerekli çalışmanın yapılmasını
istediği ifade edildi Çanakkale'nin Yenice
ilçesine bağlı Hıdırlar köyünde, içinde
termal kaynağı da olan bir araziyi Özel
İdare'den 25 yıllığına kiralayan Kale
Grubu’nun bu tesis sayesinde hem Avrupa'dan
kaplıca tedavisine gelecek turistleri
çekeceği; hem de kamp döneminde Kaz
Dağları'nın oksijeninden faydalanmak isteyen
futbol takımlarını ağırlayacak tesisi hayata
geçirmek için çalışmalara kısa sürede
başlayacağı öğrenilirken,bu projeye ilk
etapta 10 milyon Euro yatırım yapılmasının
planlandığı ifade edildi. İçinde 5 yıldızlı
bir otelinde bulunacağı turizm tesisin
yapılmasının ardından kaz dağlarının
özellikle futbol turizminde Antalya’ya rakip
olacağı iddia edildi.
GELİBOLU YARIMADASINA TURİZM
YATIRIMI
Belçikalı turizmci Eric
Goossens ve profesyonel turist rehberi olan
Türk eşi Özlem Gündüz, Gelibolu Yarımadası
Tarihi Milli Parkı içerisinde bulunan
Kocadere köyü’ne “Gelibolu Evleri” adını
verdikleri 10 odalı şirin bir otel açtı.
Açtıkları oteli özellikle Gelibolu
Yarımadası Tarihi Milli Parkı’nın içine
kurmayı düşündüklerini belirten Özlem
Gündüz, tarih ve yabancı diller uzmanı olan
turizmci eşi Eric Goossens’le birlikte bunu
başardıklarını söyledi. Özlem Gündüz,
yaklaşık 1 yıl süren çalışmaların ardından
15 haneli Kocadere köyüne 10 odalı küçük bir
otel kurduklarını belirterek, “Çanakkale
Savaşları'nda önemli muharebelerin yaşandığı
Arıburnu Cephesi'ne 1 kilometre uzaklıktaki,
Kocadere köyünde kurduğumuz tek katlı ve 10
odalı küçük otelimizde bölgeye gelecekler
doğa ve tarihle iç içe zaman
geçirebilecekler. 3 personelimizle
ziyaretçilere hizmet veriyoruz. Bu tür
otellerin çok büyük yapılar olmaması
kaydıyla Gelibolu Yarımadası'nda farklı
yerlerde de olması gerektiğini düşünüyoruz”
dedi.
AVUSTRALYA'DA ÇANAKKALE
SAVAŞI TARTIŞMASI
Avustralya’da medyada yeralan Çanakkale
Savaşı'nın tarih kitaplarından çıkarılması
gerektiği şeklindeki haberler Federal Eğitim
Bakanlığı ve tarihçileri harekete geçirdi.
Gelibolu'nun ülke tarihinden
silinemeyeceğini ifade eden Federal Eğitim
Bakanlığı ve tarihçiler Gelibolu'da
yaşananların zorunlu derslerden çıkarılması
doğru olmadığını belirttiler. Bakanlık
yetkilisi Julie Bishop ortaya atılan bu
söylentilere katılmadıklarını belirterek,
“Gelibolu ülke tarihinden silinemez. Bu
sebeple Gelibolu'da yaşananların zorunlu
derslerden çıkarılması doğru değil. Eğer bu
gerçekleşirse müfredatta büyük eksiklikler
açığa çıkar. Konunun derslerden
çıkarılmasını isteyen herhangi bir teklif
olmamalı" dedi. Avustralyalı Tarih
öğretmenleri ise Çanakkale savaşının
Avustralya tarihinde öneminin çok büyük
olduğunu belirterek, “Gelibolu’da
yaşananların zorunlu derslerden çıkarılması
düşünülemez. Gelibolu savaşı, diğer olaylar
arasında öğrencilere gösterilmesi gerekli
bir müfredat. Bu savaş, kesinlikle
tarihimizi oluşturan ve çocuklarımıza
öğretmemiz beklenen kilometre taşlarından
birisi. Bu şekilde ortaya atılan
söylentilere katılmıyoruz ve Çanakkale
Savaşı'nın tarih kitaplarından çıkarılmasını
düşünemiyoruz” dedi.
SERAMİK ÜRÜN YARIŞMASI
SONUÇLANDI
Çanakkale Belediyesi, Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi ve Troia Vakfı’nın ortaklaşa
düzenlediği “44. Uluslararası Troia
Festivali “Çanakkale” temalı Seramik Ürün
Tasarımı Yarışması Jüri Değerlendirmesi
Güzelyalı Tusan Otel’de yapıldı. Seçici
Kurul Üyeliğini Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülkü
Altınoluk, Seramik Sanatçısı Erdinç Bakla,
Çanakkale Onsekiz Mart Ünviversitesi Güzel
Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç.
Fatih Karagül, Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi
Öğretim Üyesi Prof. Mehmet Uyanık, Troia
Vakfı Başkanı Enver Yılmaz ve Belediye
Başkan Yardımcısı Remzi Yiğit’in yaptığı
yarışmaya 31 eser katıldı. Yarışmada
birinciliği Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi’nde mezun olan Necati Isık
kazanırken; yine aynı üniversiteden mezun
olan Seyfullah Büyükçapar ikinci ve Mehmet
Coşar da üçüncü oldular. Yarışmada Sibel
Kireç, Leman Kalay ve Yeliz Saydan’ın
eserleri de mansiyona layık görüldü.
Yarışmada 15 eser de sergilenmeye değer
bulundu. Eserler bu yıl 9-16 Ağustos
tarihleri arasında 44.’sü düzenlenecek olan
Uluslararası Troia Festivalinde Korfmann
Kütüphanesinde sergilenecek.
BOZCAADA'DA ŞARAP TADIM
GÜNLERİ SONA ERDİ
Çanakkale'nin
Bozcaada İlçesi'nde bu yıl
üçüncüsü gerçekleştirilen
"Şarap tadım günleri" ilgi
gördü.Şarap tadım gününe
Yunatçılar, Ataol ve Talay
firmaları katıldı. Üç gün
süren faaliyet çerçevesinde
her firma fabrika önünde
gelen konuklara ürettikleri
şarapları ikram etti. Ataol
şarap fabrikasının sahibi
Osman Ataol, "Bu yıl
üçüncüsünü
gerçekleştirdiğimiz şarap
tadım günlerinin asıl
maksadı, turizm açısından
önemli bir yerleşim birimi
olan ilçemizin tanıtımını en
iyi şekilde yaparak ekonomik
açıdan ilçemize hareketlilik
kazandırmak ve ürettiğimiz
şarapları gelen konuklara
tanıtmak. Şarap tadım
günleri sayesinde çok sayıda
tatilci adayı ziyaret ederek
ilçe ekonomisine katkı
sağlıyor" dedi.
ÇANAKKALE BOĞAZI'NDA 5
BATIĞA DALIŞ YAPILDI
Çanakkale
Onsekiz Mart Üniversitesinin (ÇOMÜ) talebi,
Genelkurmay Başkanlığının izniyle Çanakkale
Boğazındaki ''Deniz Altındaki Şehitleri ve
Şehitliklerimizi Araştırma Projesi''
kapsamında sırasıyla “Ceyhun”, “Kios”,
“Rehber”, “Elenora” ve “Despina” gemilerine
dalışlar yapılarak bunlar hakkında bilgi
toplandı. Donanma Komutanlığı Yıldızlar Su
Üstü Eğitim Merkezi Komutanı Deniz Kurmay
Albay Murad Hatip'in başkanlığında
gerçekleştirilen çalışmalarda ekip sırayla
Yapıldak köyü açıklarındaki “Ceyhun”, Akbaş
mevkisindeki “Kios”, Biga ilçesinin Karabiga
beldesine bağlı Aksaz köyü açıklarındaki
“Rehber”, Kemer köyü açıklarındaki
“Elenora”ve Lapseki ilçesinin Çardak beldesi
açıklarındaki E-11 İngiliz denizaltısı
tarafından batırılan, “Despina” adlı gemi
batığına dalış yaptı. 5 batığa yapılan
dalışlarının başarıyla tamamlandığını
belirten yetkililer, elde edilecek
bilgilerin bir rapor haline getirileceğini
açıkladılar |
|
EZİNE PEYNİRİ SONUNDA MARKA
HALİNE GELDİ
Türk Patent Enstitüsü ile
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO)
arasında imzalanan protokolle, Ezine peyniri
''Marka Tescil'' belgesi aldı. Çanakkale
TSO toplantı salonunda düzenlenen imza
töreninde bir konuşma yapan Çanakkale Valisi
Orhan Kırlı, Ezine peynirinin tarihi ünü
olduğunu belirterek, "Ezine peyniri,
herkesin zevkle yediği bir peynir olma
özelliğine sahip. Bundan sonra adı olacak ve
kütüğüne yazılacak. Artık bize düşen görev
bundan sonra kalitemizi tutmak ve
yükseltmektir. Ayrıca da şöhretimize zarar
vermeyecek şekilde çaba göstermektir'' dedi.
TPE Başkanı Doç.Dr. Yusuf Balcı ise sınai
mülkiyet hakkı olan Ezine peyniri gibi
yöresel değerleri koruyan coğrafi işaret
başvurularında önemli artışların olduğunu
belirtti. Çanakkale TSO Yönetim Kurulu Üyesi
İlhan Doğan ise yıllardır marka olan Ezine
peynirinin tescillenmesinin önemine
değinerek. “Bu protokolün amacı, Türk
sanayicisinin rekabet gücünü arttırmak,
ulusal ve uluslararası pazardaki payının
büyümesine katkı sağlamak ve Çanakkale TSO
ile TPE arasındaki iş birliğini geliştirmek,
üyelerin TPE ile ilişkilerine yardımcı
olmak” dedi. |
KÜLTÜR VE TURİZM
BAKANLIĞI'NDAN ÇANAKKALE
TANITIM KİTAPÇIĞI |
|
Kültür
ve Turizm Bakanlığı Tanıtma
Genel Müdürlüğü Çanakkale
ile ilgili yeni bir tanıtım
kitapçığı hazırladı.
Edinilen bilgiye göre, 66
sayfadan oluşan ve
Çanakkale'nin turistik
bölgeleri ile ilçelerinin
tanıtımının yer aldığı
kitapçığının turizm
müdürlükleri ve bürolarında
ücretsiz dağıtıldığı
öğrenildi. Renkli olarak
baskısı yapılan kitapçıkta
önemli adres ve telefon
numaraları da bulunurken,
tanıtımların çok sayıda
renkli fotoğraflarla
desteklenmesi dikkati çekti.
Yetkililer Çanakkale ile
ilgili kitapçıkları ve
broşürlerin turizm
bürolarından ücretsiz
alınabileceğini belirtti. |
|
TARİHİ TÜRBEYE VAKIFLAR
SAHİP ÇIKTI
Çanakkale'de 2 yıldan bu yana
bakımsızlıktan harabeye dönen Tatarlar Camii
olarak bilinen Kayserili Ahmet Paşa
Camii'nin avlusunda bulunan Nedime Hanım
Türbesi'ne Vakıflar Bölge Müdürlüğü sahip
çıktı.2 yıl önce meydana gelen fırtınada
çerçeveleri yerinden çıkarak camları kırılan
tarihi türbenin bakımsızlıktan yok olma
aşamasına geldiğine dair haberlerin basında
yer almasının ardından bir açıklama yapan
Balıkesir Vakıflar Bölge Müdürü İslam Emiroğlu, bu tarihi yer ve yanındaki
kütüphane binasının onarım projesi için 28
Nisan 2006 tarihinde ihale yapıldığını
belirterek, "Müteahhit firma 3 Ağustos 2006
tarihinde projeyi bize sundu. Yaptığımız
incelemelerde projede görülen eksikleri
tespit ettiğimiz için bu eksikliklerin
giderilmesi için firmaya 17 Ağustos 2006
tarihinde bunu iade ettik. Firma projedeki
eksiklikleri giderdiğini iddia ederek bize
bunu 3 Ekim 2006 günü sundu. Bizler de bu
projeyi 6 Aralık 2006 günü Çanakkale Kültür
ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'na
gönderdik. Kurul yaptığı inceleme sonunda
Nedime Hanım Türbesi'nin ve yanındaki
Kayserili Ahmet Paşa Kütüphanesi'nin bir
bütün olarak değerlendirilerek çevre
düzenlemesi ve röleve restürüsyon,
restorasyon projelerinin hazırlanarak, kubbe
ve duvar tezyinatının dönemine göre
araştırılmasına; kütüphane bitişiğinde yer
alan aş evinin araştırılarak elde edilecek
bilgiler doğrultusunda proje yapılmasına
karar verdi. Şimdi bu konuda yüklenici firma
ile ek sözleşme imzalayarak burasının
projesi hazırlanacak ve kurul kararının
alınmasının ardından söz konusu türbe ile
yanındaki kütüphane onarımına başlanacak"
dedi. |
3 BİN 300 YILLIK TARİHİ
GEMİNİN BENZERİ İLE YOLCULUK
YAPIYORLAR
3 bin 300 yıl önce batan
ticaret gemisinin benzerini yaparak
denizlerde yol alan araştırma grubu üyeleri
Çanakkale'ye geldi.Projeyle ilgili
açıklamalarda bulunan 360 Derece Araştırma
Grubu Proje Sorumlusu Arkeolog Osman Erkurt,
tarihi Uluburun batığının bir benzerini
yaparak 3 bin 300 yıl önce bu ticaret
gemisiyle denizlerde nasıl yolculuk
yapıldığını öğrenmek istediklerini belirtti.
Erkurt, "Bizler 360 Derece Araştırma Grubu
olarak Türk ve dünya kamuoyunun dikkatini,
bilim adamları ve kurumları aracılığıyla
Anadolu tarihi ve Türk denizciliğine çekmeyi
hedefliyoruz. Bunun içinde binlerce yıl önce
bu tür bir tekneyle denizlerde nasıl bir
yolculuk yapıldığını bizzat görmek için
projeye katıldık. Günümüzden 3-4 bin sene
önce denizciler nasıl seyrediyordu? Bunu
öğrenmek için tarihi Uluburun batığındaki
geminin bir benzerini yapıp yola koyulduk.
Bu gemiyle 2004 yılından bu yana 3 bin mil
yol kat ettik. Şu an İstanbul'dan İzmir'e
gidiyoruz. Hava muhalefeti sebebiyle bir
süre Çanakkale yat imanında beklemek zorunda
kaldık. Havanın düzelmesiyle yolumuza devam
edeceğiz. Ekibimizde şu an 9 kişi bulunuyor"
dedi.Bu arada, ilginç görüntüsüyle dikkat
çeken yat limanındaki tarihi geminin
benzerini gören vatandaşlar hatıra fotoğrafı
çektirdi.
KOCA SEYİT'İN ORİJİNAL
FOTOĞRAFLARI BÜTÜN İLLERE
DAĞITILACAK
Balıkesir'in
Havran Kaymakamı Fatih
Genel, Çanakkale kahramanı
Seyit Onbaşı'nın (Koca
Seyit) gerçek fotoğraflarına
ulaştıklarını ve bastırılan
5 bin fotoğrafı 81 vilayete
dağıtacaklarını söyledi.
Kaymakam Genel, yaptığı
açıklamada, Çanakkale
kahramanı ve Türklerin
medarı iftarı Koca Seyit'in
gerçek fotoğraflarına
ulaştıklarını ve bu
fotoğrafları 5 bin adet
çoğaltıp 81 vilayete ve
ilçelerine göndereceklerini
ifade etti. Gayelerinin
Çanakkale kahramanı Koca
Seyit'i yeni kuşaklara
tanıtmak olduğunu söyleyen
Genel, "Seyit Onbaşı,
Çanakkale savaşlarında
kaldırdığı mermi ile savaşın
seyrini değiştirmiştir. Şu
an bu vatanda hür bir
şekilde yaşıyorsak bunu
kahramanlarımıza borçluyuz"
dedi.
TROİA ANTİK KENTİ TARTIŞMASI
Çanakkale merkeze bağlı
Teyfikiye köyü sınırları içerisinde yer alan
Troia antik kentinde son günlerde bazı
olumsuzlukların yaşandığı iddiaları ve Troia
Vakfı'nın burasının işletmesine talip olması
köy muhtarı Mehmet Er'in tepkisine sebep
oldu.Teyfikiye muhtarı Mehmet Er, Troia
Vakfı Başkanı Enver Yılmaz'ın, "Bu yeri bize
verin, vakıf olarak biz işletelim. Böylece
olumsuzlukların muhatabı da belli olur"
şeklindeki açıklamalarına tepki göstererek,
"Toplumları ve kurumları temsil eden
insanların bu tür sözleri söylerken, temsil
ettiklerine karşı olan sorumluluklarını
akıllarından çıkarmamaları gerekiyor. Troia
ören yerinde bir takım olumsuzluklar
yaşanıyor olabilir. Ancak ne Halileli Köyü
Muhtarı Engin Kandemir, ne de Troia Vakfı
Başkanı Enver Yılmaz'ın dediği gibi
olumsuzluklar anlattıkları şeyler değildir.
Troia antik kentinde çöp dağları
oluşmamıştır. Ören yeri girişi ve çevresi de
düzenli olarak gerektiğinden fazla
temizlenmektedir. Bizler ülkemizin, ilimizin
ve köyümüzün prestijini korumak için
elimizden geleni yaptığımıza inanıyoruz.
Ayrıca Troia antik kentine girişte hizmet
aracından ücret alındığı da doğru değildir.
Böyle bir durumun olması zaten fiziken
mümkün değildir" dedi. Troia antik kentine
girişte kokartsız rehberlerin cirit attığı
şeklinde iddialara da cevap veren Muhtar
Mehmet Er, "Bunun sebebinin de orada bulunan
sorumlu idare veya oradaki memurların
gösterilmesi doğru değildir. İlimizde
yaklaşık 70'e yakın profesyonel rehber
bulunmaktadır. İlimize günde ortalama 150
ziyaretçi grubu geldiğine göre rehberlerin
yetmediği ortadadır. Ayrıca kaçak diye söz
edilen insanlar da bazı turizmci tur
şirketlerinin ucuz işçileridir. Burada
yapılması gereken de rehber sayısının
çoğaltılmasıdır. Bakıyoruz ki Troia
üzerinden prim yapmaya çalışanlar gündeme
gelmek için ellerinden gelen çabayı
gösteriyorlar. Çanakkale halkının şunu çok
iyi bilmesini isterim. Bugüne kadar hiçbir
grup ve kişi Troia antik kenti için hiç
birşey yapmamıştır" dedi. |
|
GÖKYÜZÜNDE NİKAH KIYDILAR
Çanakkale'nin Biga ilçesinde
bir çift, gökyüzünde nikah kıydı. Biga
ilçesinde inşaat mühendisi olarak görev
yapan Mesut Işık, gönlünü jeoloji mühendisi
Tumay Tunca'ya kaptırdı. Beraberliklerini
evlilikle noktalamak isteyen genç çift,
sonunda ilginç bir yola başvurarak
gökyüzünde evlenmeye karar verdi. Selçuk
Efes'e yaptıkları gezide evlenmeye karar
veren gençler, Türk Hava Kurumu'na ait
Cessna karavan 208 uçağını kiralayarak
gökyüzünde nikah kıymak istedi. Gelin ve
damatla birlikte nikah memuru ve şahitlerin
de uçağa binmesinin ardından gökyüzünde
nikah kıyıldı. Böyle bir nikahı hayatları
boyunca unutmayacaklarını söyleyen damat
Mesut Işık ve gelin Tumay Tunca, daha sonra
balayı için Çekoslovakya'ya gitti. Gelin ile
damadın Çekoslovakya'nın ardından Polonya'yı
gezecekleri ve sonra da Antalya'ya
gidecekleri öğrenildi. |
TROY ATI BAKIMA ALINDI
Baş
rolünü Brad Pitt'in oynadığı
"Troy" filminde
kullanıldıktan sonra Kültür
ve Turizm Bakanlığı'nın
girişimleriyle Warner Bros
Film Şirketi tarafından
Türkiye'ye hibe edilen, 3
yıl önce de Çanakkale
Valiliği karşısına
yerleştirilen Troy atı
bakıma alındı. Çanakkale
Belediye Başkanı Ülgür
Gökhan, Troy filmiyle adını
duyuran ve 3 yıl önce de
Çanakkale'ye getirilerek
kordon boyunda valilik
önündeki bölgeye
yerleştirilen fiberden
yapılma atın yıllık bakıma
alındığını belirterek,
"Turizm mevsiminin de
başlamasıyla birlikte atı
bakıma almaya karar verdik.
İlk etapta deforme olan
bölümlerinin bakım ve boyası
yapılacak. Ayrıca atın iç
bölümündeki montaj
yerlerinde bir oynama olup
olmadığına bakacağız" dedi.
Başkan Gökhan, Troy atının
18 Mart Tepesi'nde yapılması
planlanan yeni park alanına
taşınmasını planladıklarını
kaydederek, "Tabii şu an
bunu konuşmak çok erken.
Projenin hayata
geçirilmesinin ardından
halkımıza soracağız. Burada
da çoğunluğun kararına
uyacağız" diye konuştu.
Kordon boyunda bulunan Troy
atının bakım çalışmalarının
bir hafta süreceği, atın dış
kesiminin boyanmasının
ardından özel bir püskürtme
madde sıkılarak boyasının
güneş ışınlarına karşı
dayanıklı hale getirileceği
öğrenildi. |
|
"PARİON"ESERLERİ
ARKEOLOJİ MÜZESİNDE
SERGİLENECEK
Çanakkale'nin Biga İlçesi'ne
bağlı Kemer Köyü'nde bulunan Parion Antik
Kenti'nde 3 yıl önce başlanan kazılarda
ortaya çıkan eserlerin kısa bir süre sonra
Arkeoloji Müzesi’nde sergileneceği
açıklandı. Çanakkale Müze Müdürlüğü
yetkilileri Parion antik kentinden çıkarılan
eserlerin 18-24 Mayıs tarihleri arasında
kutlanacak olan Müzeler Haftası’nda
Arkeoloji müzesinde sergileneceğini
belirttiler. Pairon antik kentinden
çıkarılan eserlerin cam ve pişmiş toprak
heykeller olarak iki grupta Arkeoloji
müzesinde sergileneceğini
öğrenildi. |
AYVACIK'TA ALTIN MADENİ BULUNDU
Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı M. Hilmi Güler, Türkiye genelinde
yeni maden sahalarının ve cevherlerinin
ortaya çıkarılması için önemli çalışmalarda
bulunduklarını belirterek, Çanakkale’nin
Ayvacık İlçesinde belirli bölgelerde yapılan
sondaj çalışmalarda önemli ölçüde altın
rezervlerin olduğunu ifade etti. Türkiye'nin
altın potansiyelinin 6 bin 500 ton olarak
tahmin edilmesine rağmen bunun ancak 500
tonunun ortaya çıkarıldığını açıklayan Bakan
Güler, Çanakkale’nin Ayvacık İlçesi’nde de
belirli bölgelerde altın araması yapıldığını
belirterek, “Altın yataklarının aranması
amacıyla sürdürülen projeler kapsamında
önemli gelişmeler sağladık. Ayrıntılı
etütler sonucunda belirlenen
Çanakkale-Ayvacık epitermal altın sahasında
yapılan çalışmalar, sahanın önemli bir
potansiyele sahip olduğuna işaret ediyor. Bu
sahada ilk veriler ortalama altın (Au)
tenörünün 1.5 gr/ton olduğunu gösteriyor.
Kesin rezerv ve tenörün ortaya konulmasına
yönelik çalışmalar süratle devam
ettiriliyor” şeklinde konuştu. |
|
" TARİHİ KİTAPLAR MÜZEDE
SERGİLENSİN "
Samsunlu heykeltıraş ve
seramik sanatçısı Temel Samangül, Çanakkale
Savaşı'nda esir alınarak Samsun'a getirilen
İngiliz, Fransız, Ermeni ve Rus askerlerin
hapishanelerde yararlanmaları için Londra'da
toplanarak getirilen kitapların Samsun'daki
Katolik Kilisesi'nde saklanması yerine,
müzede sergilenmesi gerektiğini söyledi.
Samsun Valiliği'nin 2004 yılında
hazırlattığı "Atatürk'ün Şehri Samsun"
kitabında yer alan bilgiye göre, Samsun'un
güvenli bölge olması nedeniyle 1915 yılında
gerçekleşen Çanakkale Savaşı'nda esir alınan
İngiliz, Fransız, Ermeni ve Rum askerleri
bir müddet Anadolu'da bulunan hapishanelerde
alıkonuldu. Bu esirlerin hapishanelerde
yararlanmaları için Londra'da düzenlenen
kitap toplama kampanyasından elde edilen
kitaplar, Samsun'a yollandı. Esirlerin
ülkelerine dönmesinin ardından bu kitaplar,
o dönemde Samsun'daki Katolik Kilisesi'ne
verildi. 1915 yılından beri Katolik
Kilisesi'nde bir depoda saklanan kitapların
Samsun Müzesi'nde sergilenmesi gerektiğini
belirten heykeltıraş ve seramik sanatçısı
Temel Samangül, bu kitapların tarihe ışık
tutacağını, bu nedenle kilisede değil müzede
sergilenmesi gerektiğini ifade etti.
|
ANZAK KOYU TÖRENLERE
HAZIRLANIYOR
Gelibolu Yarımadası Tarihi
Milli Parkı'nda Anzak törenleri öncesi
hazırlıklar sürüyor. 25 Nisan'da yapılacak
törenler için Anzak Koyu ile Tekçam olarak
bilinen Lone Pine Anıtı'nın bulunduğu bölüme
toplam 11 bin kişilik portatif tribünler
yapılmaya başlandı. Konuyla ilgili açıklama
yapan yetkililer, yaklaşık 15 bin Avustralya
ve Yeni Zelandalı'nın katılacağı 25 Nisan
törenleriyle ilgili Gelibolu Yarımadası
Tarihi Milli Parkı'ndaki hazırlıkların bütün
hızıyla sürdüğünü belirterek, "Törenlerin
yapılacağı Anzak koyuna 5 bin; Tekçam olarak
bilinen Lone Pine Anıtı'nın bulunduğu bölüme
de 6 bin olmak üzere toplam 11 bin kişilik
tribün yapılıyor. Bu çalışmalar hafta sonuna
kadar tamamlanacak. Ayrıca Anzak Koyu'nda
yapılacak törenlere katılacaklar için
bölgeye seyyar tuvaletler de kurulacak.
Yaklaşık 60'a yakın portatif tuvalet,
bölgeye gelecek olan Anzaklar'ın
ihtiyaçlarını gidermelerinde kullanılacak.
Bunun dışında bölgede bulunan yabancı
anıtlarda da bakım çalışmaları sürüyor. 25
Nisan günü yapılacak törenlerde
aksaklıkların olmaması için her türlü
tedbiri alıyoruz" dedi. Öte yandan, Gelibolu
Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda 2 yıl önce
tamamlanmadan hizmete giren ve çökmeler
sebebiyle büyük tepkilere sebep olan Anzak
yolunda onarım çalışmaları da törenler
öncesi bütün hızıyla sürüyor. 7 kilometrelik
yolun bir kısmında asfalt yerinde sökülerek
stabilize hale getirilirken, yolun denize
doğru çökmesinin önüne geçmek için de
istinat duvarı örme çalışmaları devam
ediyor. Yetkililer yoldaki çalışmaların
törenlere kadar tamamlanmasının mümkün
olmadığını belirtirken, bu tarihe kadar
yolun stabilize olarak hizmet vereceğini,
törenlerin ardından ise döküleceğini
açıkladı.
AŞKIN TURİZMDEN ÇANAKKALE'YE
YATIRIM
Çanakkaleli işadamı Aşkın
Değirmenci, 1 milyon 600 bin YTL'lik harcama
ile il merkezine 3 yıldızlı otel yapmaya
başladı.Konu ile ilgili açıklamalarda
bulunan Aşkın Turizm Sanayi Ticaret ve Ltd.
Şti'nin sahibi Aşkın Değirmenci, son
yıllarda iç turizmde önemli gelişmelerin
olduğunu belirterek, "Özellikle Çanakkale'de
iç turizmin gelecek yıllarda daha da
artacağına inandığım için il merkezine 3
yıldızlı yeni bir otel yapma kararı aldım.
Ben kentin geleceğine güveniyorum. İl
merkezinde 2 bin metrekarelik bir alan
üzerine 83 yataklı olarak planladığımızı
otelimizin inşaatı sürüyor. Klimalı,
banyolu, kaloriferli, genel kullanım için
450 kişilik salonu, 80 kişilik toplantı
salonu, saunası, oyun salonu, kuaför ve
fitnesi olacak 3 yıldızlı otelimizin yapımı
ile ilgili yatırım teşvik belgesi de aldık.
1 milyon 600 bin YTL'ye mal olacak otelimizi
2008 Ocak ayında açmayı planlıyoruz"
dedi.Aşkın Değirmenci, Çanakkale'nin iç
turizmde önemli bir atılım yaptığını da
belirterek, "Benin bu iş konusunda başka bir
işim yok. Bu sebeple otelcilik benim gerçek
mesleğim. Bunun dışında 3 otelim daha var.
Yaptığım tespitlerde tatil bölgeleri olarak
bilinen yerlerdeki turist sayısında bir
azalma olduğunu gördüm. İl merkezinde ise
bir turizm canlanması var. İşte bunu
gözönünde bulundurarak yeni otelimizi il
dışı yerine il merkezine kurmaya karar
verdim" diye konuştu.
(ÇARED) ÜYELERİNDEN
KAZDAĞLARI VE TROAS
BÖLGESİNE EĞİTİM GEZİSİ
Çanakkale
Profesyonel Rehberler
Derneği (ÇARED) üyeleri
Kazdağları ve Troas
bölgesine eğitim gezisi
düzenledi.Eğitim gezisi ile
ilgili açıklamalarda bulunan
Çanakkale Profesyonel
Rehberler Derneği (ÇARED)
Başkanı Sevil Demir, ilin en
önemli tarihi ve turistik
yerleri arasında olan Troia
Antik kenti, Assos ve
Gelibolu Yarımadası Tarihi
Milli Parkı’nın dışında
birçok tarihi zenginliğinin
bulunduğunu belirterek,
“Bizlerde dernek olarak
yörenin el değmemiş
güzelliklerini üyelerimize
gösterip bölgeyi gezecek
yerli ve yabancı turistlere
bu yöreleri da tanıtmalarını
teşvik etmelerini istiyoruz.
10 üyemizin katıldığı eğitim
amaçlı gezimizde Adatepe
Köyü Zeus Altarı, Zeytinli
Köyü, Sutüven Şelalesi,
Hasanboğuldu, Güre Tahta
Kuşlar Etnografya Müzesi,
Assos, Babakale (Lekton),
Gülpınar ve Aşil Tümülüsü’nü
gezdik. Bu bölgelerini
yeterince tanıtımının
yapılmaması bölgeye olan
ilginin azalmasına sebep
oluyor. Dernek olarak bizler
bu bölgelerin de tanıtımının
en iyi şekilde yapılmasından
yanayız. Bundan sonra da bu
tür eğitim gezilerimiz devam
edecek” dedi. |
|
500 YILLIK TARİHİ ÇINAR
ASIRLARA MEYDAN OKUYOR
Çanakkale'nin
Yenice ilçesinde, 500 yıllık
tarihi çınar ağacı asırlara
meydan okuyor. Eski Yenice
Mahallesi'nde cami
bahçesinde bulunan ve
geçmişe şahitlik eden çınar
ağacının halen dimdik ayakta
durduğunu belirten
vatandaşlar, "Duyduklarımıza
göre zamanında toplara,
tüfeklere göğüs geren bu
çınar ağacının tahminen 500
yıllık olduğu söyleniyor.
1920'li yıllarda Kuva-i
Milli hareketine karşı
direnen Anzavur kuvvetlerine
ait güçlerin Nevruz köyü
sırtlarında topa tuttuğu
Eski Yenice Camii'nin
avlusunda bulunan bu çınar
ağacı, düşman kuvvetlerine
direnerek bugüne kadar
gelmiş" dedi. |
|
47 YILDIR ARALIKSIZ GÜNLÜK
TUTUYOR
Çanakkale'nin Ezine ilçesine
bağlı Çamlıca köyünde yaşayan Fethi Ertan,
47 yıldır aralıksız olarak günlük tutarak,
Türkiye ve dünyadaki olayları defterini
kaydediyor. Günlük tutma merakının 1960
yılında Adnan Menderes'e olan hayranlığıyla
başladığını belirten 71 yaşındaki Fethi
Ertan, "O günden itibaren günlük tutmaya
başladım. Aldığım küçük not defterlerine o
gün içinde Türkiye ve dünyada olan önemli
olaylarla kendi yaptığım bazı işleri bir bir
yazmaya başladım. 47 yıldan beri fasılasız
olarak günlük tutma işine devam ettim. Bu
süre içerisinde savaşları, ihtilalleri,
depremleri ve çok sayıda önemli olayı bu
defterlere kaydettim. Bir bakıma bu
defterler benim için tarihi birer belge
oldu. Benim 47 yıldır aralıksız günlük
tuttuğumu öğrenen bazı kişiler, bu
defterlerimi satın almak istedi. Ancak buna
razı olmadım. Ölene kadar da günlük tutmaya
devam edeceğim" dedi. 1991 yılında çıkan
Körfez Savaşı'nı da günlüğüne not aldığını
anlatan Ertan, "Ocak ayında çıkan savaşı
günü güne defterime kaydettim. Hangi
tarihte, saat kaçta bu olayların olduğunu
kırmızı kalemle yazdım. Günlüğümde önemli
olan olayları mutlaka kırmızı kalemle
yazarım. Böylece daha çok dikkat çeker" diye
konuştu |
|
GÖKÇEADA'YA YENİ FERİBOT
ALINACAK
Çanakkale’nin Gökçeada
İlçesi’nin deniz ulaşımının sona erdirilmesi
amacıyla Ulaştırma Bakanlığı tarafından
gönderilen 25 trilyon liralık ödenekle
ikinci el bir gemi yerine, yeni bir gemi
alımının yapılacağı açıklandı.Konu ile
ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti
Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş,
Gökçeada’nın en büyük sorunu olan deniz
ulaşımını kökten çözmek için başlatılan
çalışmaların son aşamaya geldiğini
belirterek, “Bakanlık tarafından gönderilen
25 trilyon lira ile Gökçeada’ya bir feribot
alımı ile ilgili arayışlar sürüyordu.
Yapılan araştırmalarda ikinci el bir gemi
alımı yerine yeni sıfır bir geminin
yapılmasından yana karar alındı. Ulaştırma
Bakanımızla önceki gün yaptığımız
görüşmelerde Gökçeada hattına yeni bir
geminin alımı konusunda karar birliğine
varıldı. Kısa sürede bu gemi kızağa
konularak yapımına başlanacak. Ayrıca geri
kalan paranın bir kısmı ile de hemen ikinci
el bir araba vapuru alacağız. Bu araba
vapurunu da bu yeni geminin yapımına kadar
Gökçeada hattında sefere koyacağız. Kızağa
konulan gemi tamamlanıp Gökçeada hattında
sefere başlayınca arabalı vapurunu bu hattan
alıp Çanakkale hattında sefere koyacağız.
Amacımız Gökçeada’nin deniz ulaşımı sorunu
en kısa sürede çözmek” dedi. |
AVUSTRALYALILARIN ÇANAKKALE
İLGİSİ
Çanakkale Valisi Orhan
Kırlı'yı ziyaret eden Avustralya'nın Avrupa,
Ortadoğu ve Afrika'dan Sorumlu Ticaret Bölge
Koordinatörü Leith Doody, 92 yıl önce
dedesinin de Gelibolu yarımadasındaki
savaşta hayatını kaybettiğini söyledi. Leith
Doody, "Benim için burasının önemi çok
büyük. Bugün buraya ülkemin Avrupa, Ortadoğu
ve Afrika'dan Sorumlu Ticaret Bölge
Koordinatörü olarak geldim. İki ülke arsında
ikili ilişkilerin geliştirilmesi için
elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Tarım
ve hayvancılıkla ilgili bazı görüşmelerimiz
olacak. Özellikle hayvancılık üretiminin
arttırılması, ardından da süt ve süt
ürünlerinin kalitesinin arttırılması önemli"
diye konuştu. Çanakkale'nin turizm
potansiyelinin büyük olduğunu da belirten
Leith Doody, "Buraya gelirken gemiyle
yolculuk yapanların fazla olması dikkatimi
çekti. Özellikle Avustralya'da feribot
yapımıyla ilgili bizlerin de çok büyük
çalışmaları var. Yılda 1-2 milyon burada
ziyaretçi olduğu kanaatindeyim. Turizm
konusunda da görüşmelerimiz olacak" dedi.
Çanakkale Valisi Orhan Kırlı da yaptığı
konuşmada Türkiye ile Avustralya arasındaki
münasebetlerde Çanakkale'nin bir mihenk taşı
olduğunu belirterek, "Avustralya ve Yeni
Zelanda için Çanakkale'nin çok büyük bir
anlamı var. Özellikle Türkiye denince
Çanakkale akla geliyor. Bu kapsamda da en
üst düzeyde yetkililer ilimizi ziyaret
ediyor. Biz bundan çok hoşnut ve memnun
oluyoruz" şeklinde konuştu.
İSTANBUL'A DENİZ ULAŞIMI
İSTENİYOR
Çanakkale Ticaret ve Sanayi
Odası (ÇTSO) yıllar önce Çanakkale ile
İstanbul arasında yapılan deniz yolu
taşımacılığının yeniden yapılması için
çalışmalara başlanmasını istedi.Konu ile
ilgili açıklamalarda bulunan Çanakkale
Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Başkanı
İlhami Tezcan, turizm kenti Çanakkale'ye
ilginin her geçen gün arttığını belirterek,
"Turizm açısından önemli bir yerleşim birimi
olan Çanakkale'ye deniz yolu ile de yolcu
gelmesi için en kısa sürede çalışmalara
başlanması gerekiyor. Yıllar öncesinde
Çanakkale ile İstanbul arasında yapılan
gemiyle yolcu taşımacılığının günümüz
şartlarında modern ulaşım araçlarıyla
yeniden başlatılmasından yanayız. Böylece
Çanakkale'nin turizm kapasitesi daha da
artacak" dedi.İlhami Tezcan, özellikle
Çanakkale-Eceabat, Gelibolu-Lapseki ve
Bozcaada ile Gökçeada'nın kötü hava
şartlarında dahi çalışabilecek deniz
araçlarına sahip olması gerektiğini
belirterek, "Adalarımızın gerek merkezle,
gerekse Ege Denizi'ndeki diğer adalarla
bağlantı kurabilmesi için bu ulaşım ağına
özel teşvik sağlanmalı" diye konuştu.Tezcan,
"1997 yılı yatırım programına giren
Bandırma-Biga-Çan-Çanakkale demir yolu etüdü
projesinin en kısa sürede tamamlanarak
geçtiğimiz yıl içerisinde hizmete giren
Kepez limanına bu demir yolu ağı bağlanarak
ilimizin Anadolu'ya açılması sağlanmalıdır.
Ayrıca yıllardır atıl durumda bulunan
havaalanımız bir süre önce özel sektörün
devreye girmesiyle tarifeli uçak seferlerine
açılmıştı. Burada da doluluk oranı yüzde
75'lere ulaştı. Çanakkale havaalanının
geleceği için yeni bir terminal binasının
yapılması ve burada buz çözücü araç
eksikliğinin giderilmesi buradaki
çalışmaları daha da arttıracak" dedi.
KIZILAY'DAN ÇANAKKALE'YE DEV
YATIRIM
Çanakkale'de 21 yıl önce
zamanın valisi Erdinç Büyükakalın'ın
teşebbüsüyle Özel İdare Müdürlüğü tarafından
yapımına başlanan, ancak ödenek yetersizliği
sebebiyle çürümeye terk edilen Kestanbol Kür
Merkezi ve otel inşaatının bulunduğu 12
dönümlük alana Kızılay tarafından
uluslararası standartlara sahip fizik tedavi
ve rehabilitasyon merkezi yapılacak.
Ankara'da gerçekleştirilen ve Türk Kızılayı
ile Çanakkale Valiliği arasında yapılan
işbirliği protokolü imza törenine Kızılay
Başkanı Tekin Küçükali, Çanakkale Valisi
Orhan Kırlı ve Çanakkale Milletvekili Mehmet
Daniş katıldı. Törende konuşan Küçükali,
Çanakkale Ezine Kestanbul mevkiinde bulunan
12 dönümlük araziyi 49 yıllığına Çanakkale
Valiliği'nden kiraladıklarını belirterek,
yöreye çok ciddi bir doğa harikası termal
tesis inşa edeceklerini söyledi. Vali Kırlı
ise, milli kaynakların hem hayır hem de
iktisadi açıdan insanlığın hizmetine
sokulması bakımından projeyi önemsediklerini
ifade ederek, Çanakkale İl Genel Meclisi
kararı ile arazinin Kızılay'a kiralandığını
kaydetti. Kızılay Başkanı Küçükali, bir soru
üzerine Türkiye'de çok sayıda termal tesis
bulunduğunu ancak bunlardan dünya
standartlarını yakalayanların sayısının çok
az olduğunu belirterek, "İşbirliğini
uluslararası bir proje ile taçlandırırsak
ülkeye çok faydalı bir iş yapmış oluruz.
Burası deniz ve termalin iç içe olduğu doğa
harikası bir yer. Sadece yurt içi değil yurt
dışından gelecek insanları da cezbedecek bir
projeyi hayata geçirmeyi planlıyoruz" diye
konuştu. Başkan Küçükali ve Vali Kırlı daha
sonra işbirliği protokolünü imzaladı.
TURİZME DUBLE YOL ENGELİ
Çanakkale Ticaret ve Sanayi
Odası Başkanı İlhami Tezcan, Çanakkale'de
geçtiğimiz yıldan beri devam eden duble yol
çalışmalarında arzu edilen ilerlemenin
olmamasının kendilerini zor durumda
bıraktığını söyledi.Tezcan, Çanakkale'nin
İstanbul, İzmir ve Bursa illerine eşit
mesafede olduğunu belirterek, "Çanakkale'de
1 yıl önce başlanan duble yol çalışmalarının
1 yıl içinde tamamlanacağı söylenmesine
rağmen maalesef halen bu yollar
tamamlanamamıştır. Bu üç büyük kent arasında
sıkışıp kalan ilimiz, yatırım tercihlerinde
önemli bir unsur olan ulaşım altyapı
eksikliği nedeniyle Marmara Bölgesi içinde
gelişmişlik sırasında alt sıralarda yer
almaktadır. Ulaşım altyapı yetersizliği ,
ilimizin tarihi ve coğrafi özelliklerine
rağmen turizm hareketlerinden de yeterince
pay alamamasına sebep olmaktadır. Bu nedenle
Çanakkale ilinin gerek İstanbul, İzmir ve
Bursa illerine; gerekse Çanakkale ilinin
ilçelerine olan karayolu bağlantıları çağdaş
standartlara uygun hale getirilmeli,
başlatılan duble yol çalışmalarına hız
verilmelidir. Ender bitki türlerinin, termal
suların olduğu Kazdağları ile Troia antik
kenti ülkemizin önemli turizm
bölgelerindendir. Ancak ulaşım alt yapısının
eksikliği nedeniyle Kazdağları yeterince
değerlendirilememektedir. Bu sebeple
Çanakkale-Çan-Kalkım ve Ezine-Bayramiç-Karaköy
karayollarının standartları
iyileştirilmelidir. Tıkanma noktasına gelen
İstanbul trafiğine alternatif olmak üzere
Edirne ilinden başlayan ve Ege Bölgesi
illerini kapsayan bir otoyol projesi
başlatılmalı ve bu projenin ayrılmaz parçası
olan boğaz geçişi mutlaka sağlanmalıdır"
dedi.
SANAYİCİLER TEŞVİK İSTİYOR
Çanakkale'de
ilin
kalkınabilmesi için en kısa sürede sektörel ya da ilçe
bazında teşvik uygulamasına geçilmesinin
gerektiği açıklandı. Konu ile ilgili
açıklamalarda bulunan Çanakkale Ticaret ve
Sanayi Odası (ÇTSO) Başkanı İlhami Tezcan,
Çanakkale'nin bölgede İstanbul'a alternatif
tek il olduğunu belirterek, "Çanakkale
tarihi ve doğal özellikleri ile turizm, 650
kilometrelik sahil şeridi ile de ülkenin
ihracat kapısı olma özelliğine sahip bir il.
Bu nedenle Çanakkale'nin dünyada örneği pek
çok kentte olduğu gibi dünya kenti olması
için master planının en kısa sürede
yapılması şart. Çanakkale'deki sivil toplum
kuruluşları olarak, master plan
çalışmalarında üzerimize düşen katkıyı
yapmaya hazırız" dedi.Gökçeada ve
Bozcaada'nın kalkınmada öncelikli yerler
kapsamına alınmasının önemine de değinen
İlhami Tezcan, "6 Şubat 2004 tarihinde
yayımlanarak yürürlülüğe giren "Yatırımların
ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasana Dair 5084 Sayılı
Kanun"la GSYİH payının bin 500 doların
altında olan illerde teşvik uygulamasına
geçildi. Oysa pekçok il gibi Çanakkale'de
GSYİH payının yüksek olması, Çanakkale
seramik, İçdaş, Akçansa, Dardanel ve Doğ-Taş
gibi büyük firmaların üretimlerini ilimizde
yapmalarından kaynaklanıyor. Bu firmaların
Çanakkale'nin GSYİH'na katkıları ise il
toplamının yarısı kadardır. KOBİ
niteliğindeki firma sayısının az olması ve
dört büyü firmanın üretimleri GSYİH'dan
çıkarıldığında Çanakkale ili bin 500 doların
altında kalmaktadır. Teşvik uygulamalarında
kriter olarak sektörlerin dikkate alınması
daha sağlıklı bir kalkınma sağlayacaktır.
Çanakkale ilinin öncelikli yatırım alanları
tarımsal ürünler, su ürünleri, zeytincilik,
hayvancılık, orman ürünleri, seramik ve
madencilik olup bu sektörlerin ihracat
toplamları yaklaşık 600 milyon dolardır.
Sektörel veya ilçeler bazında teşvik
uygulandığı taktirde ihracat toplamımız ise
1,5 milyar dolara ulaşabilecektir. Bu
sebeple bizler sektörel veya ilçeler bazında
teşvik uygulamasına gidilmesini istiyoruz"
diye konuştu.
ÇASİAD ÇANAKKALE'NİN
TURİZMİNİ MASAYA YATIRDI
Çanakkale
Sanayici İşadamları Derneği
(ÇASİAD) tarafından
düzenlenen "Kentimizde
Turizm Vizyonu" konulu
yüksek danışma meclisi
toplantısında ilin turizm
sorunları masaya yatırıldı.
Çanak Otel'de düzenlenen
toplantının açış konuşmasını
yapan ÇASİAD Meclis Başkanı
Nevzat Üzen, Türkiye'ye
gelen turistlerin yüzde
33'ünün Antalya'ya, yüzde
23'ünün İstanbul'a, yüzde
19'unun da Muğla, İzmir ve
Aydın illerine, geri kalan
kısmın da ülkemizin diğer
kentlerine gittiğini
belirterek, "Maalesef
Çanakkale turizmden isteği
payı alamamaktadır.
Turizmcilerimiz KDV
oranlarının, ÖTV'nin,
istihdamda vergilerin
yüksekliğinden sıkıntı
yaşıyorlar. Ayrıca turizmde
haksız ve bilinçsiz bir
rekabet söz konusu.Tanıtım
noksanlığı nedeniyle de
maalesef turizmden istenilen
pay alınamıyor. Bu panelde
de Çanakkale'nin turizmde
yaşadığı sıkıntılar ve
bunların çözüm yollarını ele
alacağız" dedi. Meclis
toplantısını yöneten ÇASİAD
Bakanı Hakan Vural,
amaçlarının Çanakkale'de
turizm sektörünün
sinerjisini sağlamak
olduğunu belirterek,
"'Turizm sayesinde Çanakkale
ekonomisi nasıl daha iyi
yerlere gelebilir?' bunu
tartışmamız lazım.
Çanakkale'ye gelmeyen
turistleri buraya nasıl
getiririz? Havaalanından,
Kepez limanından, nasıl
fazla turist gelebilir
bunları düşünmemiz lazım.
Ayrıca il sınırımıza giren
yerli ve yabancı
turistlerden hediyelik eşya
satıcılarımız, peynircimiz,
helvacımız ve diğer
esnaflarımız nasıl kazanç
elde edebilir bunlara
bakmamız lazım. 18 Mart
törenleri sırasında Çevre ve
Orman Bakanımız ilimize
gelen turist sayısının 3
|