HABERLER

 

KAZ DAĞLARI ANTALYA'YA RAKİP OLUYOR

Türkiye'de seramik sektörünün öncü kuruluşları arazsında yer alan Kale Grubu Kaz Dağları'nda sağlık ve futbol turizminde Antalya'ya rakip olacak bir tesis yapmak için çalışmalara başladı. Dünyanın sayılı oksijen depolarından Kaz Dağları'na sağlık ve futbol turizminde Antalya'ya rakip olacak bir tesis kurmak için harekete geçen grubun, ortaklık için iki ayrı Alman firmayla görüştüğü öğrenilirken, projeye sıcak bakan Almanların, özellikle bölgeye ulaşım konusunda gerekli çalışmanın yapılmasını istediği ifade edildi Çanakkale'nin Yenice ilçesine bağlı Hıdırlar köyünde, içinde termal kaynağı da olan bir araziyi Özel İdare'den 25 yıllığına kiralayan Kale Grubu’nun bu tesis sayesinde hem Avrupa'dan kaplıca tedavisine gelecek turistleri çekeceği; hem de kamp döneminde Kaz Dağları'nın oksijeninden faydalanmak isteyen futbol takımlarını ağırlayacak tesisi hayata geçirmek için çalışmalara kısa sürede başlayacağı öğrenilirken,bu projeye ilk etapta 10 milyon Euro yatırım yapılmasının planlandığı ifade edildi. İçinde 5 yıldızlı bir otelinde bulunacağı turizm tesisin yapılmasının ardından kaz dağlarının özellikle futbol turizminde Antalya’ya rakip olacağı iddia edildi.

GELİBOLU YARIMADASINA TURİZM YATIRIMI

Belçikalı turizmci Eric Goossens ve profesyonel turist rehberi olan Türk eşi Özlem Gündüz, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı içerisinde bulunan Kocadere köyü’ne “Gelibolu Evleri” adını verdikleri 10 odalı şirin bir otel açtı. Açtıkları oteli özellikle Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’nın içine kurmayı düşündüklerini belirten Özlem Gündüz, tarih ve yabancı diller uzmanı olan turizmci eşi Eric Goossens’le birlikte bunu başardıklarını söyledi. Özlem Gündüz, yaklaşık 1 yıl süren çalışmaların ardından 15 haneli Kocadere köyüne 10 odalı küçük bir otel kurduklarını belirterek, “Çanakkale Savaşları'nda önemli muharebelerin yaşandığı Arıburnu Cephesi'ne 1 kilometre uzaklıktaki, Kocadere köyünde kurduğumuz tek katlı ve 10 odalı küçük otelimizde bölgeye gelecekler doğa ve tarihle iç içe zaman geçirebilecekler. 3 personelimizle ziyaretçilere hizmet veriyoruz. Bu tür otellerin çok büyük yapılar olmaması kaydıyla Gelibolu Yarımadası'nda farklı yerlerde de olması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

AVUSTRALYA'DA ÇANAKKALE SAVAŞI TARTIŞMASI

Avustralya’da medyada yeralan Çanakkale Savaşı'nın tarih kitaplarından çıkarılması gerektiği şeklindeki haberler Federal Eğitim Bakanlığı ve tarihçileri harekete geçirdi. Gelibolu'nun ülke tarihinden silinemeyeceğini ifade eden Federal Eğitim Bakanlığı ve tarihçiler Gelibolu'da yaşananların zorunlu derslerden çıkarılması doğru olmadığını belirttiler. Bakanlık yetkilisi Julie Bishop ortaya atılan bu söylentilere katılmadıklarını belirterek, “Gelibolu ülke tarihinden silinemez. Bu sebeple Gelibolu'da yaşananların zorunlu derslerden çıkarılması doğru değil. Eğer bu gerçekleşirse müfredatta büyük eksiklikler açığa çıkar. Konunun derslerden çıkarılmasını isteyen herhangi bir teklif olmamalı" dedi. Avustralyalı Tarih öğretmenleri ise Çanakkale savaşının Avustralya tarihinde öneminin çok büyük olduğunu belirterek, “Gelibolu’da yaşananların zorunlu derslerden çıkarılması düşünülemez. Gelibolu savaşı, diğer olaylar arasında öğrencilere gösterilmesi gerekli bir müfredat. Bu savaş, kesinlikle tarihimizi oluşturan ve çocuklarımıza öğretmemiz beklenen kilometre taşlarından birisi. Bu şekilde ortaya atılan söylentilere katılmıyoruz ve Çanakkale Savaşı'nın tarih kitaplarından çıkarılmasını düşünemiyoruz” dedi.

SERAMİK ÜRÜN YARIŞMASI SONUÇLANDI

Çanakkale Belediyesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve Troia Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği “44. Uluslararası Troia Festivali “Çanakkale” temalı Seramik Ürün Tasarımı Yarışması Jüri Değerlendirmesi Güzelyalı Tusan Otel’de yapıldı. Seçici Kurul Üyeliğini Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülkü Altınoluk, Seramik Sanatçısı Erdinç Bakla, Çanakkale Onsekiz Mart Ünviversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Fatih Karagül, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Mehmet Uyanık, Troia Vakfı Başkanı Enver Yılmaz ve Belediye Başkan Yardımcısı Remzi Yiğit’in yaptığı yarışmaya 31 eser katıldı. Yarışmada birinciliği Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde mezun olan Necati Isık kazanırken; yine aynı üniversiteden mezun olan Seyfullah Büyükçapar ikinci ve Mehmet Coşar da üçüncü oldular. Yarışmada Sibel Kireç, Leman Kalay  ve Yeliz Saydan’ın eserleri de mansiyona layık görüldü. Yarışmada 15 eser de sergilenmeye değer bulundu. Eserler bu yıl 9-16 Ağustos tarihleri arasında 44.’sü düzenlenecek olan Uluslararası Troia Festivalinde Korfmann Kütüphanesinde sergilenecek.

BOZCAADA'DA ŞARAP TADIM GÜNLERİ SONA ERDİ
Çanakkale'nin Bozcaada İlçesi'nde bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen "Şarap tadım günleri" ilgi gördü.Şarap tadım gününe Yunatçılar, Ataol ve Talay firmaları katıldı. Üç gün süren faaliyet çerçevesinde her firma fabrika önünde gelen konuklara ürettikleri şarapları ikram etti. Ataol şarap fabrikasının sahibi Osman Ataol, "Bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz şarap tadım günlerinin asıl maksadı, turizm açısından önemli bir yerleşim birimi olan ilçemizin tanıtımını en iyi şekilde yaparak ekonomik açıdan ilçemize hareketlilik kazandırmak ve ürettiğimiz şarapları gelen konuklara tanıtmak. Şarap tadım günleri sayesinde çok sayıda tatilci adayı ziyaret ederek ilçe ekonomisine katkı sağlıyor" dedi.

ÇANAKKALE BOĞAZI'NDA 5 BATIĞA DALIŞ YAPILDI

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin (ÇOMÜ) talebi, Genelkurmay Başkanlığının izniyle Çanakkale Boğazındaki ''Deniz Altındaki Şehitleri ve Şehitliklerimizi Araştırma Projesi'' kapsamında sırasıyla “Ceyhun”, “Kios”, “Rehber”, “Elenora” ve “Despina” gemilerine dalışlar yapılarak bunlar hakkında bilgi toplandı. Donanma Komutanlığı Yıldızlar Su Üstü Eğitim Merkezi Komutanı Deniz Kurmay Albay Murad Hatip'in başkanlığında gerçekleştirilen çalışmalarda ekip sırayla Yapıldak köyü açıklarındaki “Ceyhun”, Akbaş mevkisindeki “Kios”, Biga ilçesinin Karabiga beldesine bağlı Aksaz köyü açıklarındaki “Rehber”, Kemer köyü açıklarındaki “Elenora”ve Lapseki ilçesinin Çardak beldesi açıklarındaki E-11 İngiliz denizaltısı tarafından batırılan, “Despina” adlı gemi batığına dalış yaptı. 5 batığa yapılan dalışlarının başarıyla tamamlandığını belirten yetkililer, elde edilecek bilgilerin bir rapor haline getirileceğini açıkladılar

EZİNE PEYNİRİ SONUNDA MARKA HALİNE GELDİ

Türk Patent Enstitüsü  ile Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) arasında imzalanan protokolle, Ezine peyniri ''Marka Tescil'' belgesi aldı.  Çanakkale TSO toplantı salonunda düzenlenen imza töreninde bir konuşma yapan Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, Ezine peynirinin tarihi ünü olduğunu belirterek, "Ezine peyniri, herkesin zevkle yediği bir peynir olma özelliğine sahip. Bundan sonra adı olacak ve kütüğüne yazılacak. Artık bize düşen görev bundan sonra kalitemizi tutmak ve yükseltmektir. Ayrıca da şöhretimize zarar vermeyecek şekilde çaba göstermektir'' dedi. TPE Başkanı Doç.Dr. Yusuf Balcı ise sınai mülkiyet hakkı olan Ezine peyniri gibi yöresel değerleri koruyan coğrafi işaret başvurularında önemli artışların olduğunu belirtti. Çanakkale TSO Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Doğan ise yıllardır marka olan Ezine peynirinin tescillenmesinin önemine değinerek. “Bu protokolün amacı, Türk sanayicisinin rekabet gücünü arttırmak, ulusal ve uluslararası pazardaki payının büyümesine katkı sağlamak ve Çanakkale TSO ile TPE arasındaki iş birliğini geliştirmek, üyelerin TPE ile ilişkilerine yardımcı olmak” dedi.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI'NDAN ÇANAKKALE TANITIM KİTAPÇIĞI

Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü Çanakkale ile ilgili yeni bir tanıtım kitapçığı hazırladı. Edinilen bilgiye göre, 66 sayfadan oluşan ve Çanakkale'nin turistik bölgeleri ile ilçelerinin tanıtımının yer aldığı kitapçığının turizm müdürlükleri ve bürolarında ücretsiz dağıtıldığı öğrenildi. Renkli olarak baskısı yapılan kitapçıkta önemli adres ve telefon numaraları da bulunurken, tanıtımların çok sayıda renkli fotoğraflarla desteklenmesi dikkati çekti. Yetkililer Çanakkale ile ilgili kitapçıkları ve broşürlerin turizm bürolarından ücretsiz alınabileceğini belirtti.

TARİHİ TÜRBEYE VAKIFLAR SAHİP ÇIKTI

Çanakkale'de 2 yıldan bu yana bakımsızlıktan harabeye dönen Tatarlar Camii olarak bilinen Kayserili Ahmet Paşa Camii'nin avlusunda bulunan Nedime Hanım Türbesi'ne Vakıflar Bölge Müdürlüğü sahip çıktı.2 yıl önce meydana gelen fırtınada çerçeveleri yerinden çıkarak camları kırılan tarihi türbenin bakımsızlıktan yok olma aşamasına geldiğine dair haberlerin basında yer almasının ardından bir açıklama yapan Balıkesir Vakıflar Bölge Müdürü İslam Emiroğlu, bu tarihi yer ve yanındaki kütüphane binasının onarım projesi için 28 Nisan 2006 tarihinde ihale yapıldığını belirterek, "Müteahhit firma 3 Ağustos 2006 tarihinde projeyi bize sundu. Yaptığımız incelemelerde projede görülen eksikleri tespit ettiğimiz için bu eksikliklerin giderilmesi için firmaya 17 Ağustos 2006 tarihinde bunu iade ettik. Firma projedeki eksiklikleri giderdiğini iddia ederek bize bunu 3 Ekim 2006 günü sundu. Bizler de bu projeyi 6 Aralık 2006 günü Çanakkale Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'na gönderdik. Kurul yaptığı inceleme sonunda Nedime Hanım Türbesi'nin ve yanındaki Kayserili Ahmet Paşa Kütüphanesi'nin bir bütün olarak değerlendirilerek çevre düzenlemesi ve röleve restürüsyon, restorasyon projelerinin hazırlanarak, kubbe ve duvar tezyinatının dönemine göre araştırılmasına; kütüphane bitişiğinde yer alan aş evinin araştırılarak elde edilecek bilgiler doğrultusunda proje yapılmasına karar verdi. Şimdi bu konuda yüklenici firma ile ek sözleşme imzalayarak burasının projesi hazırlanacak ve kurul kararının alınmasının ardından söz konusu türbe ile yanındaki kütüphane onarımına başlanacak" dedi.

3 BİN 300 YILLIK TARİHİ GEMİNİN BENZERİ İLE YOLCULUK YAPIYORLAR

3 bin 300 yıl önce batan ticaret gemisinin benzerini yaparak denizlerde yol alan araştırma grubu üyeleri Çanakkale'ye geldi.Projeyle ilgili açıklamalarda bulunan 360 Derece Araştırma Grubu Proje Sorumlusu Arkeolog Osman Erkurt, tarihi Uluburun batığının bir benzerini yaparak 3 bin 300 yıl önce bu ticaret gemisiyle denizlerde nasıl yolculuk yapıldığını öğrenmek istediklerini belirtti. Erkurt, "Bizler 360 Derece Araştırma Grubu olarak Türk ve dünya kamuoyunun dikkatini, bilim adamları ve kurumları aracılığıyla Anadolu tarihi ve Türk denizciliğine çekmeyi hedefliyoruz. Bunun içinde binlerce yıl önce bu tür bir tekneyle denizlerde nasıl bir yolculuk yapıldığını bizzat görmek için projeye katıldık. Günümüzden 3-4 bin sene önce denizciler nasıl seyrediyordu? Bunu öğrenmek için tarihi Uluburun batığındaki geminin bir benzerini yapıp yola koyulduk. Bu gemiyle 2004 yılından bu yana 3 bin mil yol kat ettik. Şu an İstanbul'dan İzmir'e gidiyoruz. Hava muhalefeti sebebiyle bir süre Çanakkale yat imanında beklemek zorunda kaldık. Havanın düzelmesiyle yolumuza devam edeceğiz. Ekibimizde şu an 9 kişi bulunuyor" dedi.Bu arada, ilginç görüntüsüyle dikkat çeken yat limanındaki tarihi geminin benzerini gören vatandaşlar hatıra fotoğrafı çektirdi.

KOCA SEYİT'İN ORİJİNAL FOTOĞRAFLARI BÜTÜN İLLERE DAĞITILACAK
Balıkesir'in Havran Kaymakamı Fatih Genel, Çanakkale kahramanı Seyit Onbaşı'nın (Koca Seyit) gerçek fotoğraflarına ulaştıklarını ve bastırılan 5 bin fotoğrafı 81 vilayete dağıtacaklarını söyledi. Kaymakam Genel, yaptığı açıklamada, Çanakkale kahramanı ve Türklerin medarı iftarı Koca Seyit'in gerçek fotoğraflarına ulaştıklarını ve bu fotoğrafları 5 bin adet çoğaltıp 81 vilayete ve ilçelerine göndereceklerini ifade etti. Gayelerinin Çanakkale kahramanı Koca Seyit'i yeni kuşaklara tanıtmak olduğunu söyleyen Genel, "Seyit Onbaşı, Çanakkale savaşlarında kaldırdığı mermi ile savaşın seyrini değiştirmiştir. Şu an bu vatanda hür bir şekilde yaşıyorsak bunu kahramanlarımıza borçluyuz" dedi.

TROİA ANTİK KENTİ TARTIŞMASI

Çanakkale merkeze bağlı Teyfikiye köyü sınırları içerisinde yer alan Troia antik kentinde son günlerde bazı olumsuzlukların yaşandığı iddiaları ve Troia Vakfı'nın burasının işletmesine talip olması köy muhtarı Mehmet Er'in tepkisine sebep oldu.Teyfikiye muhtarı Mehmet Er, Troia Vakfı Başkanı Enver Yılmaz'ın, "Bu yeri bize verin, vakıf olarak biz işletelim. Böylece olumsuzlukların muhatabı da belli olur" şeklindeki açıklamalarına tepki göstererek, "Toplumları ve kurumları temsil eden insanların bu tür sözleri söylerken, temsil ettiklerine karşı olan sorumluluklarını akıllarından çıkarmamaları gerekiyor. Troia ören yerinde bir takım olumsuzluklar yaşanıyor olabilir. Ancak ne Halileli Köyü Muhtarı Engin Kandemir, ne de Troia Vakfı Başkanı Enver Yılmaz'ın dediği gibi olumsuzluklar anlattıkları şeyler değildir. Troia antik kentinde çöp dağları oluşmamıştır. Ören yeri girişi ve çevresi de düzenli olarak gerektiğinden fazla temizlenmektedir. Bizler ülkemizin, ilimizin ve köyümüzün prestijini korumak için elimizden geleni yaptığımıza inanıyoruz. Ayrıca Troia antik kentine girişte hizmet aracından ücret alındığı da doğru değildir. Böyle bir durumun olması zaten fiziken mümkün değildir" dedi. Troia antik kentine girişte kokartsız rehberlerin cirit attığı şeklinde iddialara da cevap veren Muhtar Mehmet Er, "Bunun sebebinin de orada bulunan sorumlu idare veya oradaki memurların gösterilmesi doğru değildir. İlimizde yaklaşık 70'e yakın profesyonel rehber bulunmaktadır. İlimize günde ortalama 150 ziyaretçi grubu geldiğine göre rehberlerin yetmediği ortadadır. Ayrıca kaçak diye söz edilen insanlar da bazı turizmci tur şirketlerinin ucuz işçileridir. Burada yapılması gereken de rehber sayısının çoğaltılmasıdır. Bakıyoruz ki Troia üzerinden prim yapmaya çalışanlar gündeme gelmek için ellerinden gelen çabayı gösteriyorlar. Çanakkale halkının şunu çok iyi bilmesini isterim. Bugüne kadar hiçbir grup ve kişi Troia antik kenti için hiç birşey yapmamıştır" dedi.

GÖKYÜZÜNDE NİKAH KIYDILAR

Çanakkale'nin Biga ilçesinde bir çift, gökyüzünde nikah kıydı. Biga ilçesinde inşaat mühendisi olarak görev yapan Mesut Işık, gönlünü jeoloji mühendisi Tumay Tunca'ya kaptırdı. Beraberliklerini evlilikle noktalamak isteyen genç çift, sonunda ilginç bir yola başvurarak gökyüzünde evlenmeye karar verdi. Selçuk Efes'e yaptıkları gezide evlenmeye karar veren gençler, Türk Hava Kurumu'na ait Cessna karavan 208 uçağını kiralayarak gökyüzünde nikah kıymak istedi. Gelin ve damatla birlikte nikah memuru ve şahitlerin de uçağa binmesinin ardından gökyüzünde nikah kıyıldı. Böyle bir nikahı hayatları boyunca unutmayacaklarını söyleyen damat Mesut Işık ve gelin Tumay Tunca, daha sonra balayı için Çekoslovakya'ya gitti. Gelin ile damadın Çekoslovakya'nın ardından Polonya'yı gezecekleri ve sonra da Antalya'ya gidecekleri öğrenildi.

TROY ATI BAKIMA ALINDI
Baş rolünü Brad Pitt'in oynadığı "Troy" filminde kullanıldıktan sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın girişimleriyle Warner Bros Film Şirketi tarafından Türkiye'ye hibe edilen, 3 yıl önce de Çanakkale Valiliği karşısına yerleştirilen Troy atı bakıma alındı. Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Troy filmiyle adını duyuran ve 3 yıl önce de Çanakkale'ye getirilerek kordon boyunda valilik önündeki bölgeye yerleştirilen fiberden yapılma atın yıllık bakıma alındığını belirterek, "Turizm mevsiminin de başlamasıyla birlikte atı bakıma almaya karar verdik. İlk etapta deforme olan bölümlerinin bakım ve boyası yapılacak. Ayrıca atın iç bölümündeki montaj yerlerinde bir oynama olup olmadığına bakacağız" dedi. Başkan Gökhan, Troy atının 18 Mart Tepesi'nde yapılması planlanan yeni park alanına taşınmasını planladıklarını kaydederek, "Tabii şu an bunu konuşmak çok erken. Projenin hayata geçirilmesinin ardından halkımıza soracağız. Burada da çoğunluğun kararına uyacağız" diye konuştu. Kordon boyunda bulunan Troy atının bakım çalışmalarının bir hafta süreceği, atın dış kesiminin boyanmasının ardından özel bir püskürtme madde sıkılarak boyasının güneş ışınlarına karşı dayanıklı hale getirileceği öğrenildi.

"PARİON"ESERLERİ ARKEOLOJİ MÜZESİNDE SERGİLENECEK

Çanakkale'nin Biga İlçesi'ne bağlı Kemer Köyü'nde bulunan Parion Antik Kenti'nde 3 yıl önce başlanan kazılarda ortaya çıkan eserlerin kısa bir süre sonra Arkeoloji Müzesi’nde sergileneceği açıklandı. Çanakkale Müze Müdürlüğü yetkilileri Parion antik kentinden çıkarılan eserlerin 18-24 Mayıs tarihleri arasında kutlanacak olan Müzeler Haftası’nda Arkeoloji müzesinde sergileneceğini belirttiler. Pairon antik kentinden çıkarılan eserlerin cam ve pişmiş toprak heykeller olarak iki grupta Arkeoloji müzesinde sergileneceğini öğrenildi.

AYVACIK'TA ALTIN MADENİ BULUNDU

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı M. Hilmi Güler, Türkiye genelinde yeni maden sahalarının ve cevherlerinin ortaya çıkarılması için önemli çalışmalarda bulunduklarını belirterek, Çanakkale’nin Ayvacık İlçesinde belirli bölgelerde yapılan sondaj çalışmalarda önemli ölçüde altın rezervlerin olduğunu ifade etti. Türkiye'nin altın potansiyelinin 6 bin 500 ton olarak tahmin edilmesine rağmen bunun ancak 500 tonunun ortaya çıkarıldığını açıklayan Bakan Güler, Çanakkale’nin Ayvacık İlçesi’nde de belirli bölgelerde altın araması yapıldığını belirterek, “Altın yataklarının aranması amacıyla sürdürülen projeler kapsamında önemli gelişmeler sağladık. Ayrıntılı etütler sonucunda belirlenen Çanakkale-Ayvacık epitermal altın sahasında yapılan çalışmalar, sahanın önemli bir potansiyele sahip olduğuna işaret ediyor. Bu sahada ilk veriler ortalama altın (Au) tenörünün 1.5 gr/ton olduğunu gösteriyor. Kesin rezerv ve tenörün ortaya konulmasına yönelik çalışmalar süratle devam ettiriliyor” şeklinde konuştu.

" TARİHİ KİTAPLAR MÜZEDE SERGİLENSİN "

Samsunlu heykeltıraş ve seramik sanatçısı Temel Samangül, Çanakkale Savaşı'nda esir alınarak Samsun'a getirilen İngiliz, Fransız, Ermeni ve Rus askerlerin hapishanelerde yararlanmaları için Londra'da toplanarak getirilen kitapların Samsun'daki Katolik Kilisesi'nde saklanması yerine, müzede sergilenmesi gerektiğini söyledi. Samsun Valiliği'nin 2004 yılında hazırlattığı "Atatürk'ün Şehri Samsun" kitabında yer alan bilgiye göre, Samsun'un güvenli bölge olması nedeniyle 1915 yılında gerçekleşen Çanakkale Savaşı'nda esir alınan İngiliz, Fransız, Ermeni ve Rum askerleri bir müddet Anadolu'da bulunan hapishanelerde alıkonuldu. Bu esirlerin hapishanelerde yararlanmaları için Londra'da düzenlenen kitap toplama kampanyasından elde edilen kitaplar, Samsun'a yollandı. Esirlerin ülkelerine dönmesinin ardından bu kitaplar, o dönemde Samsun'daki Katolik Kilisesi'ne verildi. 1915 yılından beri Katolik Kilisesi'nde bir depoda saklanan kitapların Samsun Müzesi'nde sergilenmesi gerektiğini belirten heykeltıraş ve seramik sanatçısı Temel Samangül, bu kitapların tarihe ışık tutacağını, bu nedenle kilisede değil müzede sergilenmesi gerektiğini ifade etti.

ANZAK KOYU TÖRENLERE HAZIRLANIYOR

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda Anzak törenleri öncesi hazırlıklar sürüyor. 25 Nisan'da yapılacak törenler için Anzak Koyu ile Tekçam olarak bilinen Lone Pine Anıtı'nın bulunduğu bölüme toplam 11 bin kişilik portatif tribünler yapılmaya başlandı. Konuyla ilgili açıklama yapan yetkililer, yaklaşık 15 bin Avustralya ve Yeni Zelandalı'nın katılacağı 25 Nisan törenleriyle ilgili Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'ndaki hazırlıkların bütün hızıyla sürdüğünü belirterek, "Törenlerin yapılacağı Anzak koyuna 5 bin; Tekçam olarak bilinen Lone Pine Anıtı'nın bulunduğu bölüme de 6 bin olmak üzere toplam 11 bin kişilik tribün yapılıyor. Bu çalışmalar hafta sonuna kadar tamamlanacak. Ayrıca Anzak Koyu'nda yapılacak törenlere katılacaklar için bölgeye seyyar tuvaletler de kurulacak. Yaklaşık 60'a yakın portatif tuvalet, bölgeye gelecek olan Anzaklar'ın ihtiyaçlarını gidermelerinde kullanılacak. Bunun dışında bölgede bulunan yabancı anıtlarda da bakım çalışmaları sürüyor. 25 Nisan günü yapılacak törenlerde aksaklıkların olmaması için her türlü tedbiri alıyoruz" dedi. Öte yandan, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda 2 yıl önce tamamlanmadan hizmete giren ve çökmeler sebebiyle büyük tepkilere sebep olan Anzak yolunda onarım çalışmaları da törenler öncesi bütün hızıyla sürüyor. 7 kilometrelik yolun bir kısmında asfalt yerinde sökülerek stabilize hale getirilirken, yolun denize doğru çökmesinin önüne geçmek için de istinat duvarı örme çalışmaları devam ediyor. Yetkililer yoldaki çalışmaların törenlere kadar tamamlanmasının mümkün olmadığını belirtirken, bu tarihe kadar yolun stabilize olarak hizmet vereceğini, törenlerin ardından ise döküleceğini açıkladı.

AŞKIN TURİZMDEN ÇANAKKALE'YE YATIRIM

Çanakkaleli işadamı Aşkın Değirmenci, 1 milyon 600 bin YTL'lik harcama ile il merkezine 3 yıldızlı otel yapmaya başladı.Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Aşkın Turizm Sanayi Ticaret ve Ltd. Şti'nin sahibi Aşkın Değirmenci, son yıllarda iç turizmde önemli gelişmelerin olduğunu belirterek, "Özellikle Çanakkale'de iç turizmin gelecek yıllarda daha da artacağına inandığım için il merkezine 3 yıldızlı yeni bir otel yapma kararı aldım. Ben kentin geleceğine güveniyorum. İl merkezinde 2 bin metrekarelik bir alan üzerine 83 yataklı olarak planladığımızı otelimizin inşaatı sürüyor. Klimalı, banyolu, kaloriferli, genel kullanım için 450 kişilik salonu, 80 kişilik toplantı salonu, saunası, oyun salonu, kuaför ve fitnesi olacak 3 yıldızlı otelimizin yapımı ile ilgili yatırım teşvik belgesi de aldık. 1 milyon 600 bin YTL'ye mal olacak otelimizi 2008 Ocak ayında açmayı planlıyoruz" dedi.Aşkın Değirmenci, Çanakkale'nin iç turizmde önemli bir atılım yaptığını da belirterek, "Benin bu iş konusunda başka bir işim yok. Bu sebeple otelcilik benim gerçek mesleğim. Bunun dışında 3 otelim daha var. Yaptığım tespitlerde tatil bölgeleri olarak bilinen yerlerdeki turist sayısında bir azalma olduğunu gördüm. İl merkezinde ise bir turizm canlanması var. İşte bunu gözönünde bulundurarak yeni otelimizi il dışı yerine il merkezine kurmaya karar verdim" diye konuştu.

(ÇARED) ÜYELERİNDEN KAZDAĞLARI VE TROAS BÖLGESİNE EĞİTİM GEZİSİ

Çanakkale Profesyonel Rehberler Derneği (ÇARED) üyeleri Kazdağları ve Troas bölgesine eğitim gezisi düzenledi.Eğitim gezisi ile ilgili açıklamalarda bulunan Çanakkale Profesyonel Rehberler Derneği (ÇARED) Başkanı Sevil Demir, ilin en önemli tarihi ve turistik yerleri arasında olan Troia Antik kenti, Assos ve Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’nın dışında birçok tarihi zenginliğinin bulunduğunu belirterek, “Bizlerde dernek olarak yörenin el değmemiş güzelliklerini üyelerimize gösterip bölgeyi gezecek yerli ve yabancı turistlere bu yöreleri da tanıtmalarını teşvik etmelerini istiyoruz. 10 üyemizin katıldığı eğitim amaçlı gezimizde Adatepe Köyü Zeus Altarı, Zeytinli Köyü, Sutüven Şelalesi, Hasanboğuldu, Güre Tahta Kuşlar Etnografya Müzesi, Assos, Babakale (Lekton), Gülpınar ve Aşil Tümülüsü’nü gezdik. Bu bölgelerini yeterince tanıtımının yapılmaması bölgeye olan ilginin azalmasına sebep oluyor. Dernek olarak bizler bu bölgelerin de tanıtımının en iyi şekilde yapılmasından yanayız. Bundan sonra da bu tür eğitim gezilerimiz devam edecek” dedi.

500 YILLIK TARİHİ ÇINAR ASIRLARA MEYDAN OKUYOR
Çanakkale'nin Yenice ilçesinde, 500 yıllık tarihi çınar ağacı asırlara meydan okuyor. Eski Yenice Mahallesi'nde cami bahçesinde bulunan ve geçmişe şahitlik eden çınar ağacının halen dimdik ayakta durduğunu belirten vatandaşlar, "Duyduklarımıza göre zamanında toplara, tüfeklere göğüs geren bu çınar ağacının tahminen 500 yıllık olduğu söyleniyor. 1920'li yıllarda Kuva-i Milli hareketine karşı direnen Anzavur kuvvetlerine ait güçlerin Nevruz köyü sırtlarında topa tuttuğu Eski Yenice Camii'nin avlusunda bulunan bu çınar ağacı, düşman kuvvetlerine direnerek bugüne kadar gelmiş" dedi.

47 YILDIR ARALIKSIZ GÜNLÜK TUTUYOR

Çanakkale'nin Ezine ilçesine bağlı Çamlıca köyünde yaşayan Fethi Ertan, 47 yıldır aralıksız olarak günlük tutarak, Türkiye ve dünyadaki olayları defterini kaydediyor. Günlük tutma merakının 1960 yılında Adnan Menderes'e olan hayranlığıyla başladığını belirten 71 yaşındaki Fethi Ertan, "O günden itibaren günlük tutmaya başladım. Aldığım küçük not defterlerine o gün içinde Türkiye ve dünyada olan önemli olaylarla kendi yaptığım bazı işleri bir bir yazmaya başladım. 47 yıldan beri fasılasız olarak günlük tutma işine devam ettim. Bu süre içerisinde savaşları, ihtilalleri, depremleri ve çok sayıda önemli olayı bu defterlere kaydettim. Bir bakıma bu defterler benim için tarihi birer belge oldu. Benim 47 yıldır aralıksız günlük tuttuğumu öğrenen bazı kişiler, bu defterlerimi satın almak istedi. Ancak buna razı olmadım. Ölene kadar da günlük tutmaya devam edeceğim" dedi. 1991 yılında çıkan Körfez Savaşı'nı da günlüğüne not aldığını anlatan Ertan, "Ocak ayında çıkan savaşı günü güne defterime kaydettim. Hangi tarihte, saat kaçta bu olayların olduğunu kırmızı kalemle yazdım. Günlüğümde önemli olan olayları mutlaka kırmızı kalemle yazarım. Böylece daha çok dikkat çeker" diye konuştu

GÖKÇEADA'YA YENİ FERİBOT ALINACAK

Çanakkale’nin Gökçeada İlçesi’nin deniz ulaşımının sona erdirilmesi amacıyla Ulaştırma Bakanlığı tarafından gönderilen 25 trilyon liralık ödenekle ikinci el bir gemi yerine, yeni bir gemi alımının yapılacağı açıklandı.Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş, Gökçeada’nın en büyük sorunu olan deniz ulaşımını kökten çözmek için başlatılan çalışmaların son aşamaya geldiğini belirterek, “Bakanlık tarafından gönderilen 25 trilyon lira ile Gökçeada’ya bir feribot alımı ile ilgili arayışlar sürüyordu. Yapılan araştırmalarda ikinci el bir gemi alımı yerine yeni sıfır bir geminin yapılmasından yana karar alındı. Ulaştırma Bakanımızla önceki gün yaptığımız görüşmelerde Gökçeada hattına yeni bir geminin alımı konusunda karar birliğine varıldı. Kısa sürede bu gemi kızağa konularak yapımına başlanacak. Ayrıca geri kalan paranın bir kısmı ile de hemen ikinci el bir araba vapuru alacağız. Bu araba vapurunu da bu yeni geminin yapımına kadar Gökçeada hattında sefere koyacağız. Kızağa konulan gemi tamamlanıp Gökçeada hattında sefere başlayınca arabalı vapurunu bu hattan alıp Çanakkale hattında sefere koyacağız. Amacımız Gökçeada’nin deniz ulaşımı sorunu en kısa sürede çözmek” dedi.

AVUSTRALYALILARIN ÇANAKKALE İLGİSİ

Çanakkale Valisi Orhan Kırlı'yı ziyaret eden Avustralya'nın Avrupa, Ortadoğu ve Afrika'dan Sorumlu Ticaret Bölge Koordinatörü Leith Doody, 92 yıl önce dedesinin de Gelibolu yarımadasındaki savaşta hayatını kaybettiğini söyledi. Leith Doody, "Benim için burasının önemi çok büyük. Bugün buraya ülkemin Avrupa, Ortadoğu ve Afrika'dan Sorumlu Ticaret Bölge Koordinatörü olarak geldim. İki ülke arsında ikili ilişkilerin geliştirilmesi için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Tarım ve hayvancılıkla ilgili bazı görüşmelerimiz olacak. Özellikle hayvancılık üretiminin arttırılması, ardından da süt ve süt ürünlerinin kalitesinin arttırılması önemli" diye konuştu. Çanakkale'nin turizm potansiyelinin büyük olduğunu da belirten Leith Doody, "Buraya gelirken gemiyle yolculuk yapanların fazla olması dikkatimi çekti. Özellikle Avustralya'da feribot yapımıyla ilgili bizlerin de çok büyük çalışmaları var. Yılda 1-2 milyon burada ziyaretçi olduğu kanaatindeyim. Turizm konusunda da görüşmelerimiz olacak" dedi. Çanakkale Valisi Orhan Kırlı da yaptığı konuşmada Türkiye ile Avustralya arasındaki münasebetlerde Çanakkale'nin bir mihenk taşı olduğunu belirterek, "Avustralya ve Yeni Zelanda için Çanakkale'nin çok büyük bir anlamı var. Özellikle Türkiye denince Çanakkale akla geliyor. Bu kapsamda da en üst düzeyde yetkililer ilimizi ziyaret ediyor. Biz bundan çok hoşnut ve memnun oluyoruz" şeklinde konuştu.

İSTANBUL'A DENİZ ULAŞIMI İSTENİYOR

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) yıllar önce Çanakkale ile İstanbul arasında yapılan deniz yolu taşımacılığının yeniden yapılması için çalışmalara başlanmasını istedi.Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Başkanı İlhami Tezcan, turizm kenti Çanakkale'ye ilginin her geçen gün arttığını belirterek, "Turizm açısından önemli bir yerleşim birimi olan Çanakkale'ye deniz yolu ile de yolcu gelmesi için en kısa sürede çalışmalara başlanması gerekiyor. Yıllar öncesinde Çanakkale ile İstanbul arasında yapılan gemiyle yolcu taşımacılığının günümüz şartlarında modern ulaşım araçlarıyla yeniden başlatılmasından yanayız. Böylece Çanakkale'nin turizm kapasitesi daha da artacak" dedi.İlhami Tezcan, özellikle Çanakkale-Eceabat, Gelibolu-Lapseki ve Bozcaada ile Gökçeada'nın kötü hava şartlarında dahi çalışabilecek deniz araçlarına sahip olması gerektiğini belirterek, "Adalarımızın gerek merkezle, gerekse Ege Denizi'ndeki diğer adalarla bağlantı kurabilmesi için bu ulaşım ağına özel teşvik sağlanmalı" diye konuştu.Tezcan, "1997 yılı yatırım programına giren Bandırma-Biga-Çan-Çanakkale demir yolu etüdü projesinin en kısa sürede tamamlanarak geçtiğimiz yıl içerisinde hizmete giren Kepez limanına bu demir yolu ağı bağlanarak ilimizin Anadolu'ya açılması sağlanmalıdır. Ayrıca yıllardır atıl durumda bulunan havaalanımız bir süre önce özel sektörün devreye girmesiyle tarifeli uçak seferlerine açılmıştı. Burada da doluluk oranı yüzde 75'lere ulaştı. Çanakkale havaalanının geleceği için yeni bir terminal binasının yapılması ve burada buz çözücü araç eksikliğinin giderilmesi buradaki çalışmaları daha da arttıracak" dedi.

KIZILAY'DAN ÇANAKKALE'YE DEV YATIRIM

Çanakkale'de 21 yıl önce zamanın valisi Erdinç Büyükakalın'ın teşebbüsüyle Özel İdare Müdürlüğü tarafından yapımına başlanan, ancak ödenek yetersizliği sebebiyle çürümeye terk edilen Kestanbol Kür Merkezi ve otel inşaatının bulunduğu 12 dönümlük alana Kızılay tarafından uluslararası standartlara sahip fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi yapılacak. Ankara'da gerçekleştirilen ve Türk Kızılayı ile Çanakkale Valiliği arasında yapılan işbirliği protokolü imza törenine Kızılay Başkanı Tekin Küçükali, Çanakkale Valisi Orhan Kırlı ve Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş katıldı. Törende konuşan Küçükali, Çanakkale Ezine Kestanbul mevkiinde bulunan 12 dönümlük araziyi 49 yıllığına Çanakkale Valiliği'nden kiraladıklarını belirterek, yöreye çok ciddi bir doğa harikası termal tesis inşa edeceklerini söyledi. Vali Kırlı ise, milli kaynakların hem hayır hem de iktisadi açıdan insanlığın hizmetine sokulması bakımından projeyi önemsediklerini ifade ederek, Çanakkale İl Genel Meclisi kararı ile arazinin Kızılay'a kiralandığını kaydetti. Kızılay Başkanı Küçükali, bir soru üzerine Türkiye'de çok sayıda termal tesis bulunduğunu ancak bunlardan dünya standartlarını yakalayanların sayısının çok az olduğunu belirterek, "İşbirliğini uluslararası bir proje ile taçlandırırsak ülkeye çok faydalı bir iş yapmış oluruz. Burası deniz ve termalin iç içe olduğu doğa harikası bir yer. Sadece yurt içi değil yurt dışından gelecek insanları da cezbedecek bir projeyi hayata geçirmeyi planlıyoruz" diye konuştu. Başkan Küçükali ve Vali Kırlı daha sonra işbirliği protokolünü imzaladı.

TURİZME DUBLE YOL ENGELİ

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İlhami Tezcan, Çanakkale'de geçtiğimiz yıldan beri devam eden duble yol çalışmalarında arzu edilen ilerlemenin olmamasının kendilerini zor durumda bıraktığını söyledi.Tezcan, Çanakkale'nin İstanbul, İzmir ve Bursa illerine eşit mesafede olduğunu belirterek, "Çanakkale'de 1 yıl önce başlanan duble yol çalışmalarının 1 yıl içinde tamamlanacağı söylenmesine rağmen maalesef halen bu yollar tamamlanamamıştır. Bu üç büyük kent arasında sıkışıp kalan ilimiz, yatırım tercihlerinde önemli bir unsur olan ulaşım altyapı eksikliği nedeniyle Marmara Bölgesi içinde gelişmişlik sırasında alt sıralarda yer almaktadır. Ulaşım altyapı yetersizliği , ilimizin tarihi ve coğrafi özelliklerine rağmen turizm hareketlerinden de yeterince pay alamamasına sebep olmaktadır. Bu nedenle Çanakkale ilinin gerek İstanbul, İzmir ve Bursa illerine; gerekse Çanakkale ilinin ilçelerine olan karayolu bağlantıları çağdaş standartlara uygun hale getirilmeli, başlatılan duble yol çalışmalarına hız verilmelidir. Ender bitki türlerinin, termal suların olduğu Kazdağları ile Troia antik kenti ülkemizin önemli turizm bölgelerindendir. Ancak ulaşım alt yapısının eksikliği nedeniyle Kazdağları yeterince değerlendirilememektedir. Bu sebeple Çanakkale-Çan-Kalkım ve Ezine-Bayramiç-Karaköy karayollarının standartları iyileştirilmelidir. Tıkanma noktasına gelen İstanbul trafiğine alternatif olmak üzere Edirne ilinden başlayan ve Ege Bölgesi illerini kapsayan bir otoyol projesi başlatılmalı ve bu projenin ayrılmaz parçası olan boğaz geçişi mutlaka sağlanmalıdır" dedi.

SANAYİCİLER TEŞVİK İSTİYOR

Çanakkale'de ilin kalkınabilmesi için en kısa sürede sektörel ya da ilçe bazında teşvik uygulamasına geçilmesinin gerektiği açıklandı. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Başkanı İlhami Tezcan, Çanakkale'nin bölgede İstanbul'a alternatif tek il olduğunu belirterek, "Çanakkale tarihi ve doğal özellikleri ile turizm, 650 kilometrelik sahil şeridi ile de ülkenin ihracat kapısı olma özelliğine sahip bir il. Bu nedenle Çanakkale'nin dünyada örneği pek çok kentte olduğu gibi dünya kenti olması için master planının en kısa sürede yapılması şart. Çanakkale'deki sivil toplum kuruluşları olarak, master plan çalışmalarında üzerimize düşen katkıyı yapmaya hazırız" dedi.Gökçeada ve Bozcaada'nın kalkınmada öncelikli yerler kapsamına alınmasının önemine de değinen İlhami Tezcan, "6 Şubat 2004 tarihinde yayımlanarak yürürlülüğe giren "Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasana Dair 5084 Sayılı Kanun"la GSYİH payının bin 500 doların altında olan illerde teşvik uygulamasına geçildi. Oysa pekçok il gibi Çanakkale'de GSYİH payının yüksek olması, Çanakkale seramik, İçdaş, Akçansa, Dardanel ve Doğ-Taş gibi büyük firmaların üretimlerini ilimizde yapmalarından kaynaklanıyor. Bu firmaların Çanakkale'nin GSYİH'na katkıları ise il toplamının yarısı kadardır. KOBİ niteliğindeki firma sayısının az olması ve dört büyü firmanın üretimleri GSYİH'dan çıkarıldığında Çanakkale ili bin 500 doların altında kalmaktadır. Teşvik uygulamalarında kriter olarak sektörlerin dikkate alınması daha sağlıklı bir kalkınma sağlayacaktır. Çanakkale ilinin öncelikli yatırım alanları tarımsal ürünler, su ürünleri, zeytincilik, hayvancılık, orman ürünleri, seramik ve madencilik olup bu sektörlerin ihracat toplamları yaklaşık 600 milyon dolardır. Sektörel veya ilçeler bazında teşvik uygulandığı taktirde ihracat toplamımız ise 1,5 milyar dolara ulaşabilecektir. Bu sebeple bizler sektörel veya ilçeler bazında teşvik uygulamasına gidilmesini istiyoruz" diye konuştu.

ÇASİAD ÇANAKKALE'NİN TURİZMİNİ MASAYA YATIRDI
Çanakkale Sanayici İşadamları Derneği (ÇASİAD) tarafından düzenlenen "Kentimizde Turizm Vizyonu" konulu yüksek danışma meclisi toplantısında ilin turizm sorunları masaya yatırıldı. Çanak Otel'de düzenlenen toplantının açış konuşmasını yapan ÇASİAD Meclis Başkanı Nevzat Üzen, Türkiye'ye gelen turistlerin yüzde 33'ünün Antalya'ya, yüzde 23'ünün İstanbul'a, yüzde 19'unun da Muğla, İzmir ve Aydın illerine, geri kalan kısmın da ülkemizin diğer kentlerine gittiğini belirterek, "Maalesef Çanakkale turizmden isteği payı alamamaktadır. Turizmcilerimiz KDV oranlarının, ÖTV'nin, istihdamda vergilerin yüksekliğinden sıkıntı yaşıyorlar. Ayrıca turizmde haksız ve bilinçsiz bir rekabet söz konusu.Tanıtım noksanlığı nedeniyle de maalesef turizmden istenilen pay alınamıyor. Bu panelde de Çanakkale'nin turizmde yaşadığı sıkıntılar ve bunların çözüm yollarını ele alacağız" dedi. Meclis toplantısını yöneten ÇASİAD Bakanı Hakan Vural, amaçlarının Çanakkale'de turizm sektörünün sinerjisini sağlamak olduğunu belirterek, "'Turizm sayesinde Çanakkale ekonomisi nasıl daha iyi yerlere gelebilir?' bunu tartışmamız lazım. Çanakkale'ye gelmeyen turistleri buraya nasıl getiririz? Havaalanından, Kepez limanından, nasıl fazla turist gelebilir bunları düşünmemiz lazım. Ayrıca il sınırımıza giren yerli ve yabancı turistlerden hediyelik eşya satıcılarımız, peynircimiz, helvacımız ve diğer esnaflarımız nasıl kazanç elde edebilir bunlara bakmamız lazım. 18 Mart törenleri sırasında Çevre ve Orman Bakanımız ilimize gelen turist sayısının 3