HABERLER

 

DENİZ OTOBÜSÜ VE ARABALI VAPUR ALINACAK

Çanakkale'de deniz ulaşımını sağlayan GESTAŞ A.Ş. yetkilileri, özellikle Gökçeada hattında kullanmak için deniz otobüsü ile bir arabalı vapur satın almak için yarın Norveç'e gidecek. GESTAŞ A.Ş. Genel Müdürü Hasan Yürükçü, şirket olarak Çanakkale'de deniz ulaşımında önemli bir yol kat ettiklerini belirterek, "Özellikle Gökçeada hattındaki deniz ulaşımında yaşanan sıkıntısının çözümü konusunda arayışiçindeyiz. Bu konuda da gerekli çalışmalarımızı tamamladık ve Norveç'ten bir deniz otobüsü ile ikinci el arabalı vapur satın alma konusunda görüş birliğine vardık. Yarın da 4 kişilik bir ekiple Norveç'in Bergen kentine giderek burada bu deniz otobüsü ve arabalı vapur konusunda yetkililerden bilgiler alıp bunu rapor halinde yönetim kurulumuza sunacağız" dedi.Hasan Yürükçü, satın alacakları deniz otobüsünün 2 ile 4 milyon dolar civarında olduğunu da belirterek, "Norveç feribot konusunda önemli bir ülke. Satın almayı planladığımız bu deniz otobüsü de sadece yolcu alıyor. 200 kişi kapasiteli olan bu ulaşım aracımız Çanakkale'den Gökçeada'ya 1 saatte gidebilecek. Bunun dışında bir de ikinci el arabalı vapuru alacağız. Bu konuda da incelemelerimiz olacak. 80 araç kapasiteli ve 600 kişi alabilen bu arabalı vapur şu anki arabalı vapurlarına göre açık denizde daha iyi yol alabiliyor. Bu sebeple de bu arabalı vapurunu Gökçeada hattında kullanmayı planlıyoruz. Bu arabalının fiyatı da yaklaşık 5 ile 6 milyon dolar civarında. İki geminin toplam maliyeti de yaklaşık 7 ile 10 milyon doları buluyor. Yapacağımız incelemelerin ardından raporumuzu düzenleyip yönetim kurulumuza sunacağız. Buradan çıkacak olumlu sonuç doğrultusunda gemi alımları ile ilgili uluslar arası prosedürü işleteceğiz ve 2 ay içinde bu gemileri Çanakkale'ye getireceğiz" diye konuştu.

ASSOS'DA OTELLER YÜZDE 96 DOLDU

Çanakkale'nin Assos bölgesindeki otellerde doluluk oranının yüzde 96'lar seviyesine yükseldiği açıkladı.Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Aşkın Turizm Sanayi Ticaret ve Ltd. Şti'nin sahibi Aşkın Değirmenci, Assos'a özellikle İstanbul bölgesinden yoğun ilgi olduğunu belirterek, "Şuan bölgemizde otellerde doluluk oranı yüzde 96'lara ulaştı. Assos'da yatak kapasitesi 3 bin ile 3 bin 500 civarında bulunuyor. Temmuz ayı içerisinde seçimlerin olması sebebiyle maalesef o ay içinde otellerde doluluk oranı yüzde 50'lerin altına düştü. Seçimlerin yaz ortasında yapılması turizme vurulan bir darbe gibi oldu. Şimdi toparlanmaya çalışıyoruz. Bu sezon ancak masraflarımızı çıkarabileceğiz" dedi.Çanakkaleli işadamı Aşkın Değirmenci, Assos bölgesinde yer alan otellerin maksimum 45 günlük bir çalışma takvimlerinin bulunduğunu da belirterek, "Assos'da sezon 15 Temmuz'da başlar ve 30 Ağustos tarihine kadar devam eder. Bu 45 günlük süre içinde otellerin masraflarını çıkarıp gelir elde etmesi gerekir. Ancak bu yıl maalesef seçimler sebebiyle bırakın gelir elde etmeyi, masraflarımızı nasıl karşılarız onu düşünüyoruz. Ağustos ayı içinde otellerin doluluk oranının yüzde 96'lara yükselmesi masraflarımızı karşılayabileceğimizi gösteriyor. İnşallan Ağustos ayı sonuna kadar bu doluluk oranı yüzde 96'ları bulur" diye konuştu.Aşkın Değirmenci, Assos bölgesindeki otellerde fiyatların Antalya bölgesine göre bir miktar fazla olmasının doğal olduğunu da belirterek, "Bizler 45 günlük sezonda nasıl otellerimizi tam dolu hale getirebiliriz onu düşünürken, Antalya bölgesindeki oteller ise 5-6 ay çalışıyorlar. Bunlarda maliyetlerini bu aylara bölünce fiyatları doğal olarak biraz düşüyor. Ancak Assos bölgesindeki şu anki fiyatlar normal ve gayet doğal fiyatlar. Bu bölgede bulunan turizmciler olarak da bizler müşterilerimize en iyi hizmeti vermek için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Çanakkale'nin turizmini en iyi yere getirmek için bizler elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Bu konuda da devlet büyüklerimizden bizlere yardımcı olmalarını ve köstek yerine destek olmalarını bekliyoruz" dedi.

YÜZER İSKELE İNŞAATI DURDURULDU

Çanakkale'de yat limanında seyir terası düzenleme çalışmalarının ardından başlanan 120 metre uzunluğundaki yüzer iskele inşaatı durduruldu.Edinilen bilgiye göre, Çanakkale Belediyesi tarafından yat limanının kapasitesini arttırmak maksadıyla yapımına başlanan yüzer iskele inşaatı, Liman Başkanlığı'nca plan ve projesi olmadığı gerekçesiyle durduruldu. 120 metre boyunda olacak yüzer iskeleyle ilgili çalışmalarda ilk etapta deniz içine atılan her biri 7,5 ton ağırlığındaki iki adet beton sabitleme tonozunun ardından devreye giren Liman Başkanlığı gerekli yerlerden izin alınmadığı ve plan proje hazırlanmadan çalışmalara başlanıldığı gerekçesiyle çalışmaları durdurma kararı aldı. Yetkililer, konunun valiliğe bildirildiğini ifade ederek, gerekli projenin Bayındırlık Müdürlüğü tarafından onaylanmasından sonra inşaatın devam edeceğini belirtti. Şu an yapılan çalışmanın aynen kaçak bina gibi olduğunu iddia eden yetkililer, gerekli izinlerin alınması halinde yüzer iskelenin yapımına devam edilebileceğini kaydetti.Belediye yetkilileri ise, yapılacak yüzer iskele konusunda daha önce valiliğe ve diğer gerekli yerlere yazı yazarak durumu bildirdiklerini belirterek, "Ancak aniden Liman Başkanlığının kararı ile çalışmaların durdurulmasına bir anlam veremedik. Bunun üzerine biz de gerekli prosedürü uygulamaya başladık. Şu anki kapasitesi 60 olan yat limanı, çalışmalar tamamlandığında130'a ulaşacak. Yeni yapılacak bölüm 70 yat kapasiteli olacak. 236 milyar liraya mal olacak. Duba üstüne çelik konstrüksiyonlarla yapılacak yüzer iskele ahşap kaplama olarak yapılacak. Aynı yerde elektrik, su, telefon ve internet bağlantısı bulunacak" dediler.

KÜLTÜREVİ HALİNE GETİRİLECEK TARİHİ BİNANIN RESTORASYONU SÜRÜYOR

Çanakkale Belediyesi tarafından geçen yıl satın alınarak "Tarih Kültür Evi ve Kent Müzesi" haline getirilmesi planlanan Çarşı Caddesi'ndeki 3 katlı tarihi binanın restorasyonu bütün hızıyla sürüyor.1995 yılında eski yapılaşmanın bulunduğu Fevzipaşa, Kemalpaşa, İsmetpaşa, Cevatpaşa ve Namıkkemal mahallelerinin bir bölümünü kapsayan 1/1000 ölçekli koruma maksatlı imar planları hazırlandığını belirten belediye yetkilileri, bu kapsamda ilk etapta Tarihi Çevre Bürosu kurarak bir müze oluşturmaya karar verdiklerini ifade ederek, "Bunun için 1988 yılında Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararıyla tescillenmiş olan Yalı Camii karşısında 3 katlı binayı satın almıştık. Bu tarihi özeliği olan taş binayı "Tarih Kültür Evi ve Kent Müzesi" haline getirmek için başlanan çalışmalarda ilk etapta iç kesim yıkıldı. Proje kapsamında dış duvarın korunması gerekiyordu. Ancak dış duvarın belirli kısımlarının yıkılma oldu. Bu konuda gerekli yerlerden izinleri alınmasının ardından çalışmalar devam etti. Bu binanın büyşük kısım tamamlandı. Şimdi bunun yan kesiminde bulunan tarihi binadaki çalışmalara geçtik. "Tarih Kültür Evi ve Kent Müzesi" haline getirilecek çalışmaları yıl sonuna kadar tamamlamayı planlıyoruz" dediler.

97 GÜNDE 3 BİN 500 KİLOMETRE YOL KATETTİLER

Türkiye'nin kıyı ve denizlerindeki kültürel ve ekolojik zenginliği belgeleyip, toplumsal hassasiyeti artırmayı hedefleyen "Sahil Keşif Ekibi", 97 gün önce Hatay Samandağ'dan başladıkları yolculuğun ardından 3 bin 500 kilometre kürek çekerek Çanakkale'ye ulaştı.Çanakkale'de yat limanında düzenlenen karşılama töreni sonrası düzenlenen resepsiyona Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve Avustralya Büyükelçisi Jean Dunn katıldı. Resepsiyonda bir konuşma yapan Sahil Keşif Ekibi Genel Koordinatörü Canip Baran, Avustralya'nın Ankara Büyükelçisi 1. Müsteşarı'nın eşi Jason Hayward Jones ile birlikte 97 gün önce Samandağ bölgesinden deniz kayağı adı verilen kano ile yola çıktıklarını belirterek, "Türkiye'nin kıyı ve denizlerindeki kültürel ve ekolojik zenginliği belgeleyip, toplumsal hassasiyeti artırmayı amaçladığımız bu yolculukta günde 25-30 kilometre kürekle yol kat edip Çanakkale'ye kadar ulaştık. 97 günlük süre içinde toplam 3 bin 500 kilometre kürek çektik. Bizim bu yolculuktaki amacımız, Türkiye'nin kıyılarındaki zenginlikleri yeniden keşfedip, aynı zamanda Akdeniz, Ege, Marmara sahilleri boyunca insan faaliyetlerinin çevre üzerinde oluşturduğu baskısını gözlemleyip, insan-çevre ilişkisi üzerine irdelemeler yapmaktı. Bunu da başardığımız kanaatindeyiz" dedi. "Dayanmak, bilgilendirmek, esin vermek" sloganıyla yola çıkan ekibin 24 Ağustos'ta İstanbul'da etkinliğe son vereceği öğrenildi.Öte yandan, Avustralya'nın Ankara Büyükelçisi Jean Dunn ise, Avustralya'nın Ankara Büyükelçiliği 1. Müsteşarı'nın eşi Jason Hayward Jones ile birlikte genel koordinatör Canip Baran'ın 97 gün önce çıktıklarını, yolda 3 bin 500 kilometre yol kat ettiklerini ifade ederek, büyükelçilik olarak bu projeye destek dolduklarını söyledi. Ekip, yarın sabah Anzak Koyu'na karayoluyla ulaşıldıktan sonra bu koyda sembolik bir karşılama yapılıp Gelibolu-Tekirdağ üzerinden İstanbul'a doğru yola devam edecek.

DELİ DUMRUL OLAYI ÇANAKKALE'DE GERÇEK OLDU

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesindeki Kazdağları'nda bazı şahısların Mıhlı Çayı üzerindeki Başdeğirmen Şelalesi'ne girişte 'ayakbastı parası' adı altında vatandaşlardan para toplaması tepkilere neden oldu. Devlete ait Mıhlı Başdeğirmen Şelalesi'ne girişte bazı kişilerin 'ayakbastı' adı altında para kesmesi, vatandaşlar tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Küçükkuyu'nun simgesi haline gelen Mıhlı Başdeğirmen Şelalesi'nde her yıl aynı meseleyle karşı karşıya kaldıklarını belirten vatandaşlar, yetkililerden gereken işlemlerin yapılmasını istiyor. Vatandaşlar, "Burası devlete ait bir şelale. Herkes burayı istediği gibi gezebilir. Ancak burada bulunan bazı kişiler gelenden geçenden şelalepark ve giriş ücreti adı altında para kesiyorlar. Bu konuda bütün şikayetlerimize rağmen bu tutumundan vazgeçmeyen tarla sahibine dur diyecek bir yetkilinin halen olmaması gerçekten çok düşündürücü. Bu kişiler şelaleye giriş için 1 YTL, park için 5 YTL, dere yatağını düzleyip koyduğu masalar için 10 YTL, et pişirmek isteyenlere de etin çokluğuna göre kendine ait mangalda yaktırmasın için 5 veya 10 YTL arasında ücret alması çok üzücü. Bunu hırsızlığı kendi kameramızla görüntüledik. Orada bulunan yetkililer, bunun ayakbastı parası olduğunu söylüyor. Hangi devirde yaşıyoruz. Bu soyguna artık bir son verilsin" dedi. Öte yandan bu olayın ortaya çıkmasının ardından ise Ayvacık Kaymakamlığı inceleme başlattı.

TROİA ANTİK KENTİNDE AÇILIŞ TÖRENİ

44. Uluslararası Troia Festivali'nin resmi açılışı, Troia antik kentinde düzenlenen törenle yapıldı.Festivalin resmi açılışı öncesi ÇOMÜ öğretim görevlisi Feryal Günal'ın piyanosu eşliğinde İstanbul Devlet Operası Sanatçısı Bariton Şahan Gürkan ve Soprano Eda Bingöl tarafından bir opera dinletisi sunuldu. Ardından festivalin açış konuşmasını yapan Troia antik kenti kazı heyeti başkanı Prof. Dr. Ernst Pernicka, Troia antik kenti ile Troia festivalinin birbiri ile kaynaştığını belirterek, her geçen yıl festivalin daha büyük ilgi gördüğünü söyledi. Açılışta bir konuşma yapan Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise, 44. Uluslararası Troia Festivali'nin her geçen gün daha etkin bir şekilde kutlandığını belirterek, "Dünya tarihini birebir etkilemiş coğrafyasıyla, efsanelere konu olan Troia ile, Avrupa ve Asya kıtalarını birleştiren boğazıyla, adalarıyla, çağdaş insanıyla, üzerine titrememiz gereken bir değer üzerinde yaşıyoruz. Bu topraklar, savaşın içerisinden barışı çıkartmıştır. Troia'dan bugüne kadar bu topraklarda yaşayanlar hep barış istedi. Düşmanların çocuklarını evlatları gibi kabul ederek dünya barışına inandı.Barış, özgürlük, eşitlik ve adalet ilkelerini artık egemen kılmalıyız. Bütün devletler, şu cümle için içtenlikle ve ciddiyetle çaba sarf etmelidir. 'Yurtta barış, dünyada barış' dedi. Almanya'nın Osnabrück kentinden gelen Pro Musica grubu tarafından verilen klasik müzik dinletisinden sonra ise Homeros Bilim Sanat Kültür Ödülü töreni gerçekleştirildi ve şair Cevat Çapan'a ödülü verildi. Antik kentteki tören, yönetmenliğini Mustafa Avkıran ve Övül Avkıran'ın yaptığı 5. Sokak Tiyatrosu'nun "Kassandra" isimli oyununun sergilenmesi ile sona erdi.

ÇANAKKALE'DE ZAFER COŞKUSU

Anafartalar Zaferi'nin 92. yıldönümü, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda düzenlenen törenlerle kutlandı. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'ndaki Conkbayırı'nda gerçekleştirilen törende duygulu anlar yaşandı. Çanakkale Valisi Orhan Kırlı ve 18. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Sadık Çelikörs tarafından Atatürk Anıtı'na çelenk konulmasının ardından, saygı duruşu ve saygı atışı yapıldı. Törende günün anlam ve önemine dair konuşma yapan Kurmay Binbaşı Tevfik Kurnaz Anafartalar Zaferi hakkında bilgiler verdi. Yapılan konuşmanın ardından 30 asker tarafından Anafartalar Zaferi, muharebenin geçtiği aynı bölgede canlandırıldı. Patlama sesleri üzerine heyecanlı anlar yaşayan davetliler, askerlerin temsili vurulma sahnelerini seyrederken gözyaşlarına hakim olamadı. Conkbayırı'nda düzenlenen tören, hatıra defterinin imzalanması ve bando konseriyle sona erdi.

TROİA ANTİK KENTİNDE "İZ" İSİMLİ SERAMİK SERGİSİ
"44. Uluslararası Troia Festivali" çerçevesinde Troia antik kentinde 9 sanatçının eserlerinin yer aldığı "İz" isimli seramik sergisi açıldı.Sergi ile ilgili açıklamalarda bulunan ÇOMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim görevlisi Ergün Arda, geçen yıl Geyikli Tavaklı iskelesindeki tatil durağında bir araya gelen 9 sanatçının yaptıkları seramiklerin Troia antik kentinde sergilendiğini belirterek, "Geçen yıl benimle binlikte Nalan Danabaş, Tayfun Küçükcan, Ayşe Künelgin, Zeynep Kütnelgin, Halide Okumuş, Alev Oskay, Sevil Saygı ve Ayla Yüce'nin büyük emeklerle yaptıkları seramik eserleri mekana uygun bir ortamda sergilemeyi uygun gördük. Bu sebeple de Troia festivalinde Troia antik kentinde bunları seriliyoruz. 16 Ağustos tarihine kadar 12 eser antik kentte sergilenecek" dedi.

AVUSTRALYALI BASKETBOLCULAR ANZAK KOYUNDA

İstanbul'da Abdi İpekçi Spor Salonu'nda A Milli Basketbol Takımı ile 2 özel maç yapacak olan Avustralya Basketbol Milli Takımı oyuncuları, 92 yıl önce dedelerinin savaştığı Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'ndaki savaş alanlarını gezdi.Sabah erken saatlerde bir midibüsle il merkezindeki Kolin Otel'den arabalı vapurla Eceabat ilçesine geçen Avustralyalı basketbolcular tarihi yarımadada ilk olarak Anzak koyunun bulunduğu bölgeyi gezdiler. Burada rehberin Çanakkale savaşı ile ilgili anlattığı bilgileri dinleyen basketbolcular Anzak koyunda bol bol hatıra fotoğrafı çektiler. Zaman zaman duygusal anların da yaşandığı Anzak koyunda sahilde mezar taşlarını inceleyen basketbolcular, burada basın mensuplarının sorularını cevaplandırdılar. Avustralya takımının kaptanı Sam Mc Knnon ile oyunculardan Jason Smith, 92 yıl önce dedelerinin savaştıkları toprakları gezerken duygusal anlar yaşadıklarını belirterek, "Maç yapmak için geldiğimiz Türkiye'de bizim için manevi değeri çok yüksek olan Gelibolu Yarımadası'nı da ziyaret etmek istedik. Bu yerin bizim için önemi çok büyük. 92 yıl önce dedelerimizin hayatlarını kaybettikleri bu toprakları şimdi gezerken çok değişik duygular içindeyiz" dediler. Avustralya Milli Takımı'nın koçu Sam Mc Knnon ise 92 yıl önce meydana gelen savaşı unutmanın mümkün olmadığını belirterek, "Oyuncularımıza özellikle burasını gezdirmek istedik. Sporcularımıza savaş alanlarını gösterip birlik ve beraberlik ruhunu onlara aşılamak istedik" diye konuştu. Grup daha sonra bölgedeki anıt ve şehitlikleri gezdi.

TARİHİ BAYRAKLAR GÜN IŞIĞINA ÇIKTI

Çanakkale Savaşı'na katılmak üzere 92 yıl önce yurdun dört bir yanından Gelibolu Yarımadası'na gelen Mehmetçikler'in aileleri tarafından özel olarak elde dikilerek askerlerin koyunlarına konulan Türk bayrakları, yıllar sonra il merkezinde bir galeride sergileniyor. Savaş eserleri galerisinin sahibi olan araştırmacı Ahmet Uslu, 92 yıl önce meydana gelen Çanakkale Savaşı'na katılan Mehmetçikler'in yurdun dört bir yanından Gelibolu Yarımadası'na gelirken çeşitli şekillerde uğurlandıklarını belirterek, "Bu Mehmetçikler'in aileleri, Anadolu'dan Gelibolu Yarımadası'na gelen çocuklarına, eşlerine ve yakınlarına vatan sevgisini daima hatırlatmaları ve manevi destek vermesi amacıyla evlerinde kırmızı ve beyaz kumaşları biraraya getirerek diktikleri Türk bayraklarını vermişler. Cepheye giderken askerlerin koyunlarına sakladıkları bu Türk bayraklarının bir kısmı savaşın ardından şehit olan Mehmetçikler'in üzerinden alınarak Anzak askerleri tarafından hatıra amacıyla ülkelerine götürülmüş. Bu bayrakların bazı örnekleri Avustralya'daki bazı müzelerde halen sergileniyor. Ben de geçtiğimiz yıl içerisinde Gelibolu Yarımadası'ndaki bir köylüden aldığım elde dikilen bu Türk bayrağını burada sergilemeye başlamıştım. Önceki gün ise 40x50 ve 60x100 ebadındaki 2 tane daha el yapımı 92 yıl öncesine ait Türk bayrağı elde ettim. Yarımadadaki köylülerden aldığım bu 2 bayrakla birlikte savaş eserleri galerimde 92 yıl öncesine ait el dikimi Türk bayrağı adedi 3'e yükseldi. Bayrakların üzerinde dikkati çeken en önemli husus ise kırmızı kumaşın yeterli gelmediği bölümlerde kumaşlar eklenerek bayrağın tamamlanmış olmasıdır. Bu gerçekten çok ilginç bir durum. Bu 3 bayrağı Seddülbahir köyündeki savaş eserleri galerimde açacağım özel bir bölümde sergileyeceğim" dedi.

GİNE CUMHURİYETİ'NDEN 15 ÖĞRENCİ ÇANAKKALE'DE...
Özel bir ilköğretim okulunun davetlisi olarak Çanakkale'ye gelen Gine Cumhuriyeti'nden 15 öğrenci ilin tarihi ve turistik yerlerini ziyaret etti.Ziyaret ile ilgili açıklamalarda bulunan Gine Cumhuriyeti Conakry La Citadelle Koleji (Türk Koleji) Fransızca öğretmeni Kemal Parlak, özel bir ilköğretim okulunun davetlisi olarak geldikleri Çanakkale'de ilin tarihi ve turistik yerlerini gezdiklerini belirterek,"11'i erkek 4'ü bayan toplam 15 öğrencimizle birlikte ilk olarak İstanbul'un tarihi yerlerini gezdik. Ardından Kırklareli'ni gezdikten sonra Çanakkale'ye geldik. Buradan sonra ise sırasıyla Manisa, İzmir, Denizli, Antalya ve Bursa illerini gezeceğiz. Gineli öğrencilerimize ülkemizi en iyi şekilde tanıtmak istiyoruz" dedi.

TURİZM TANITMA DERNEĞİ'NDEN  ŞÜKRAN PLAKETİ
Çanakkale Turizm Tanıtma ve Alan Kılavuzları Derneği, kurucu üyelerine şükran plaketi verdi.Dernek binasında gerçekleştirilen törende bir konuşma yapan Çanakkale Turizm Tanıtma ve Alan Kılavuzları Derneği Başkanı Ahmet Kaşıkçı, derneğin oluşmasında büyük emekleri olan kuruculardan İzzet Melih Dilmaç ve Cahit Altan'ı unutmalarının mümkün olmadığını belirterek, "Derneğimizde büyük emekleri olan bu iki kurucumuz aynı zamanda Troya festivalinin de kurucuları. Kuruluşumuzun 40. yılı hatırası olarak kendilerine birer şükran plaketi vermeyi uygun gördük" dedi.İzzet Melih Dilmaç ve Cahit Altan da verilen plaket sebebiyle mutlu olduklarını belirterek, derneği bugüne kadar gelmesinde emekleri geçen herkese teşekkür ettiler.

AE-2 DENİZALTISI GÜNYÜZÜNE ÇIKACAK

Çanakkale Boğazı'nda, Sultanhisar hücumbotu tarafından batırılan Avustralya'nın AE-2 denizaltısının araştırılması için medya sponsorları aranıyor. AE2 projesinin Türk danışmanı Vecihi Başaran, 25 Nisan 1915'te Çanakkale Boğazı'ndan geçmeyi başaran Avustralya'nın AE-2 denizaltısının, 5 gün sonra Sultanhisar hücumbotu tarafından yaralanınca, kaptanı tarafından vanaları açılarak batırıldığını belirterek, "Denizaltının mürettebatının tamamı Sultanhisar tarafından kurtarılmış ve 1918'de Birinci Dünya Harbi sonuna kadar esir kalmışlardır. Bundan 9 sene önce o sıralar İstanbul'daki Rahmi Koç Müzesi Müdürü olan Selçuk Kolay tarafından yeri bulunan AE2 denizaltısı 73 metre derinlikte hala akıbetini beklemektedir. Eylül ayında Avustralya'dan gelecek olan ve aralarında 10 dalgıç bulunan 24 kişilik bilimsel bir heyet, denizaltının durumunun tespitini yapacaktır. TINA-Türkiye Sualtı Arkeolojisi Vakfı üyeleri ile ortak olarak geliştirilen bu proje Avustralya ve Türkiye arasındaki Çanakkale Savaşları ile başlayan dostluğa yepyeni bir sayfa açacaktır. AE2'yi Anma Vakfı tarafından yapılan bu araştırma her iki toplumu da yakından ilgilendirebilecek yüksek bir potansiyele sahiptir. Vakıf, eylül ayında AE2'ye yapılacak olan dalışlarla ilgili bir medya grubuyla ortak çalışma yapmak istemektedir" dedi. Vecihi Başaran, sponsor olacak medya grubuna çeşitli imkanlar sağlanacağını belirterek, "Bu medya grubuna dalmanın yapıldığı gemiye gidiş ve dalgıçlarla sohbet imkanı, dalış sonucu elde edilecek fotoğraflar, kısa metrajlı dalış filmi, uzmanlarla röportaj imkanı, denizaltının telsizcisinin Avustralyalı torunu ile görüşme imkanı sağlanacak. Proje konusunda daha fazla bilgi ise "www.submarineinstitute.com" sitesinden alınabilecek" diye konuştu.

TARİHİ BİNA NE ZAMAN HİZMETE GİRECEK ?

Çanakkale'de daha önce kilise olarak kullanılan ve bir süre önce üniversiteye devredildikten sonra gösteri merkezi haline getirileceği söylenen Etnografya Müzesi'nde halen bir çalışma yapılmaması dikkati çekiyor.1890'lı yıllarda Ermeni kilisesi olarak kullanılan binanın 1985 yılında Arkeoloji Müzesi haline getirildiğini belirten vatandaşlar, tarihi binanın geçen yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'ne (ÇOMÜ) devredildiğini belirterek, "Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından üniversiteye devredilen eski kilise, eski papaz evi ve eski papaz okulu binalarının yeniden kullanılır hale getirilmesi için üniversite burada bir çalışma yapacaktı. Burasının gösteri merkezi haline getirileceğini belirten üniversite yetkilileri, aradan geçen uzun zamana rağmen halen bir çalışma yapmadı. Tarihi binanın bazı camları çocuklar tarafından kırıldı. Buranın harabeye dönmemesi için en kısa sürede yetkililerin harekete geçmelerini istiyoruz" dedi.

AMBULANS BOTLAR HİZMETE GİRDİ

Çanakkale'de, özellikle turizm kenti Gökçeada'da yaşayan vatandaşların acil durumlarda hastaneye yetişmesinde önemli rol oynayacak ambulans botlar hizmete girdi. Çanakkale Sağlık İl Müdürü Dr. İlhan Güney, 4 adet alınan ve Türkiye genelinde 2'si İstanbul'a, 2'si de Çanakkale'ye tahsis edilen ambulans botların hizmete girdiğini belirterek, "Sahil Hudutlar Baştabipliği'ne bağlı olarak hizmet verecek olan bu ambulans botlarımızdan 2'si Çanakkale'ye tahsis edildi. Bunlardan bir tanesi Çanakkale il merkezinde limanda bağlı bulunurken, diğeri de Gökçeada'da Kuzu limanında bulunuyor. Her türlü sağlık donanımının bulunduğu bu ambulans botlarımızda gerekil personel 24 saat görev başında bulunuyor. Gökçeada'da rahatsızlanan bir vatandaşımızın acilen Çanakkale'ye gelmesi gerektiğinde ambulans bot sayesinde 2 saat olan yol 45 dakikaya iniyor. Çanakkale merkezdeki ambulans botumuz da boğazda meydana gelebilecek olaylara müdahalede bulunacak. Yeni alınan bu ambulans botlarımız sayesinde artık Gökçeada'daki vatandaşlarımızın sağlık sorunu konusunda yaşanan sıkıntılarda en aza inmiş olacak" dedi.

ASSOS'DA TULUYHAN UĞURLU RÜZGARI

Piyanist Tuluyhan Uğurlu, "Ayvacık Uluslararası 1. Kültür ve Sanat Festivali" çerçevesinde Assos Antik Kenti'nde farklı bir konser verdi. Uğurlu, İ.Ö. 348-345 yılları arasında Aristo'nun felsefe okulunu kurduğu yerde verdiği konserini bütün Anadolu filozoflarına adadı. Tuluyhan Uğurlu, Assos'un muhteşem gün batımı manzarası önünde yöre halkı, yerli ve yabancı turistlere verdiği konserinde, tamamen doğaçlama eserler seslendirdi. Konserin finaline yaklaşırken Uğurlu İstiklal Marşı'nı doğaçlama olarak seslendirdi. Dinletinin bu bölümü ayakta alkışlandı. Bazı eserlerde sanatçı, klasik müzik konserlerinde görülmeyen bir davranışla, seyircinin alkışlarıyla eserlerine tempo tutmasını istedi. Konser sonrası açıklamalarda bulunan Tuluyhan Uğurlu, "Anadolu'nun Ege sahillerindeki antik kentlerde demokrasinin temelleri atılmış, sırtlarını sütunlara dayayan Truvalılar, Efesliler, Miletliler, Assoslular çeşitli fikirleri en özgür ortamlarda tartışarak, geleceğin demokratik dünyasının temellerini atmışlardı. Ben de konserimde hiç konuşmadan, müziğimin adını söylemeden, yorumunu yapmadan gün batımında insanların düşünmesini, kent yaşamından, güncel politikalardan uzak kendileriyle buluşmalarını istedim. Konser sonrasında konuştuğum insanlardan gelen sorular o kadar farklı, o kadar dingin fikirlerle doluydu ki, bu beni çok mutlu etti" dedi.

ÇANAKKALE'YE 7 AYDA 160 YAT GELDİ

Çanakkale'de yat limanına 7 aylık süre içinde 160 yatın geldiği açıklandı.Her geçen gün modern bir hale gelen Çanakkale yat limanının büyük ilgi gördüğünü belirten yetkililer, 7 aylık dönem içinde limana ağırlıklı olarak Türk, Fransız, Hollanda ve Avustralyalı yatların geldiğini söyleyerek, "Bu 7 aylık dönem içinde yapılan ciro ise 40.368 YTL'ye ulaştı. Geçtiğimiz yıla göre limana gelen yat sayısında azda olsa bir artış söz konusu. Hedefimiz yıl sonuna kadar gelecek yat sayısının daha da artmasın sağlamak. Gelecek yıllarda Çanakkale yat limanı kapasitesinin artmasıyla bölgenin önemli bir limanı haline gelecek" dediler.

TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK MAKETİ BAKIMA ALINDI
Çanakkale'de 2 yıl önce kordon boyuna yerleştirilen ve Türkiye'nin en büyük maketi olma özelliğini taşıyan Troia Antik Kenti'nin maketinin bulunduğu camekanlı bölüm bakıma alındı. İzmir 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Sipahioğlu ve ekibi tarafından yapılan ve ünlü Troy filminde kullanılan atın arka kesimindeki camekanlı bölümün içine yerleştirilen Troia Antik Kenti'nin 6. katmanının içinde bulunduğu camekan aradan geçen zaman içinde tozlanarak göze hoş gelmeyen bir hal almıştı. Bu konudaki haberlerin basın yayın organlarında yayınlanmasının ardından duruma el koyan Çanakkale Belediyesi, camekanlı bölümü sabah saatlerinden itibaren bakıma aldı. Kısa sürede yapılacak çalışmaların ardından camekanlı bölümüm temizleneceğini belirten yetkililer, antik kenti anlatan yazıların da değiştirileceğini belirtti.

TELEVİZYON EKİPLERİNİN ÇANAKKALE İLGİSİ

Turizm açısından önemli bir yer olan Çanakkale'de yabancı televizyon kanalları tarihi ve turistik mekanları çekmeye devam ediyor. Avustralya, Yeni Zelanda, Almanya ve Japonya gibi ülkelerdeki televizyon kanalları Çanakkale'ye büyük alaka gösteriyor. Son olarak Ukraynalı televizyoncular, ilin turistik bölgelerini çekti. İstanbul'dan yatla Çanakkale'ye gelen ekip, kordon boyunda yaptıkları çekimin ardından sahil kesimi ile diğer turistik bölgelerde çekimler yaptı. Bu arada birçok yerli televizyon kanalı da dizi ve filim çekimlerinde Çanakkale'yi mekan olarak kullanıyor. Troia antik kenti ile il merkezinde dizi film çekimlerinin devam ettiğini belirten yetkililer, Çanakkale'nin tanıtımı açısından bu tür televizyon programlarının önemli olduğunu, her geçen yıl gelen turist sayısının arttığını söyledi.

TROİA ANTİK KENTİNE YAKIŞMAYAN YOL

Çanakkale'de, Troia antik kentinin giriş kapısından antik kente kadar olan yaklaşık 300 metrelik yolun bozuk hali tepkiye sebep oluyor. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği antik kentin yolunun ana giriş kapısından itibaren bozuk olduğunu belirten ziyaretçiler, "Yaklaşık 300 metrelik bu yol yanındaki kaldırımları ve aradaki refüjü ile çok daha güzel bir hale kavuşturulabilir. Yıllardır bu yol böyle. Her gelen turistten o kadar para alınıyor. Bu yol ile birlikte kaldırım ve refüjlerde neden gerekli çalışma yapılmıyor? Buraya gelenler bu manzarayı görünce tepki gösteriyor. En kısa sürede burada çalışmaların yapılmasını istiyoruz" dedi.

GELİBOLU'DA SARDALYA FESTİVALİ COŞKUSU

Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde düzenlenen 15. Uluslararası Altın Sardalya Kültür ve Sanat Festivali başladı. Gazi Süleyman Paşa Anıtı önünde oluşturulan korteje katılan vatandaşlar ve protokol mensupları, yaklaşık 2 kilometrelik mesafede bulunan İskele Meydanı'na kadar yürürken, yabancı ülke dansçıları da yürüyüş boyunca çeşitli gösteriler yaptı. Belediye Başkanı Cihat Bingöl , Gelibolu'nun tarihinde birçok savaş görmüş, kültür beşiği olmuş, nadideliği ile hep kendisinden söz ettirmiş bir yer olduğunu ifade ederek, "Bugün Gelibolu'dan yine farklı kültürlerin, renkli coşkuların, kardeşlik ve sevginin oluşturduğu enerjiyle ülkemize ve tüm dünyaya barış, kardeşlik mesajı veriyoruz. Bu yıl 15'incisi gerçekleştirilen festivalimiz her yıl biraz daha büyüyerek daha geniş kitlelere ulaşmaya başlamıştır" diye konuştu. Festival boyunca 3 ton sardalya pişirileceğini söyleyen Başkan Bingöl, "Sardalya balığı, festivalimizin ve şehrimizin simgesidir. Festivalimize adını vermektedir. Sadece bu balığı, bugün yemek üzere komşu il ve ilçelerden gelen çok sayıda vatandaş bulunmaktadır. Festival boyunca vatandaşımızın bolca yemeleri için 3 ton sardalya balığını ücretsiz olarak halkımıza dağıtacağız" dedi. Konuşmaların ardından yabancı ülkelerin dans ve folklor ekipleri gösteriler yaptı. İskele Meydanı'na kurulan 10 adet dev mangalda pişirilen sardalya balığı vatandaşlara ücretsiz olarak dağıtıldı.

YARIMADAYA 40 TRİLYONLUK YATIRIM

25 Temmuz 1994 yılında meydana gelen yangında 4 bin 49 hektar ormanlık alanın yandığı Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’nda bugüne kadar yapılan “Uzun Devreli Gelişim Planı” çerçevesinde 40 trilyon liraya yakın paranın harcandığı açıklandı. Edinilen bilgiye Tarihi Yarımadada 50 milyon dolar proje bedeliyle başlanan çalışmalarda “Uzun Devreli Gelişim Planı” çerçevesinde bölgenin yeniden düzenlenip güzel bir görünüme kavuştuğu belirtilirken, tarihi yarımadada şehitliklerin ihya edilmesi, tabyalaların yeniden düzenlenmesi, şehitler abidesinin yeniden düzenlenmesi, Kilye koyu ana takımın merkezinin yapılması gibi çalışmaların başarı ili yapıldığı öğrenildi. Bu arada tarihi yarımadada en büyük projenin Kabatepe civarına kurulması planlanan similasyon merkezi olduğu da ifade edilirken, bununla ilgili çalışmaların da devam ettiği ifade edildi.

TROİA MİLLİ PARKINDA ÇÖP DAĞLARINA TEPKİ

Çanakkale'nin en önemli turizm merkezleri arasında yer alan Troia antik kentinin de içinde bulunduğu Troia Milli Parkı'ndaki çöp meselesi vatandaşları çileden çıkarıyor. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Troia antik kentinde milli park sınırları içerisinde yer alan Halileli ve Çıplak köyleri arasında yol kenarında oluşan çöp dağları vatandaşların tepkisine sebep oluyor. Çöplerin gelişi güzel bu bölgeye dökülmesine üzülen vatandaşlar, turistik alandaki bu çirkin manzaranın en kısa sürede ortadan kalkmasını istedi. Yetkililere defalarca konuyu iletmelerine rağmen bundan bir sonuç alamadıklarını belirten vatandaşlar, valiliğin bu konuda gerekeni yapmasını istedi.

ÇANAKKALE'DE 10 MİLYON DOLARA SATILIK ADA

Çanakkale'nin Bozcaada ilçesi yakınlarında bulunan 980 bin metrekarelik Tavşan Adası 10 milyon dolara satışa çıkarıldı. Edinilen bilgiye göre, Bozcaada'nın 1 mil kuzeyinde yer alan yaklaşık 980 bin metrekarelik bir alanı kaplayan ve halk arasında da tavşan ya da merkep adası olarak da bilinen Mavriya Adası, 10 milyon dolar bedelle satılığa çıkarıldı. Mülkiyeti Gülter Ünal’ a ait adanın Bozcaada’nın köklü ailelerinden şarap üretimi ile uğraşan Aral ailesinin varislerinden Gülter Ünal ve ailesine ait olduğu belirtilirken, ilk kez 2003 yılında Eskidji Müzayede evi tarafından satışa çıkarılan adaya o zamanlarda alıcı çıkmadığı öğrenildi. Son olarak İstanbul’daki Sena Emlak Şirketi tarafından yeniden satışa çıkarılan adaya talip çıkıp çıkmayacağı ise merakla bekleniyor.

MÜZE VE ÖREN YERLERİNE TURİST AKINI

Tarihi ve turistik açıdan önemli bir yeri olan Çanakkale'de müze ve ören yerlerini 2007 yılının ilk 6 ayında 233 bin kişi ziyaret etti.Çanakkale Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkilileri, il genelindeki müze ve ören yerlerini 2007 yılının ilk 6 aylık döneminde 94 bini yabancı olmak üzere toplam 233 bin kişinin ziyaret ettiğini belirterek, "Buna göre 6 aylık dönemde Troia antik kentini 158 bin, Assos antik kentini de 35 bin yerli ve yabancı turistin gezdiğini belirledik. Bunun dışında ayrıca müze ve ören yerlerinin yanı sıra Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı da büyük ilgi görüyor. Bu bölgemize de her yıl binlerce yerli ve yabancı turist akın ediyor. İlimiz turizm açısından oldukça önemli ir yere sahip. Gelecek yıllarda Çanakkale'nin turizmden çok daha fazla paylar alacağına inanıyoruz" dediler.

TROİA'DA KAZI ÇALIŞMALARI BAŞLADI

Çanakkale'nin merkeze bağlı Tevfikiye köyü sınırları içerisinde bulunan Troia antik kentindeki 2007 yılı arkeolojik kazıları başladı. Troia antik kentindeki kazı çalışmaları ile ilgili açıklamalarda bulunan kazı heyeti başkanı Almanya'nın Tübingen Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ernst Pernicka, bu seneki çalışmaların 8 hafta süreceğini belirterek, "Bu yılki çalışmalarda özellikle önceki senelerde çok tartışmalara sebep olan aşağı şehir savunma hendeği ve savunma sisteminin sorularını cevaplandırmak için kazı çalışmalarını yapacağız. Diğer yandan da kuzey doğu bölümünde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu yılki kazılara çoğu Almanya ve Türkiye'den olmak üzere İngiltere, Avusturya ve İtalya gibi 7 ülkeden 35'e yakın bilim adamı katılacak. Çalışmalar özellikle önümüzdeki yıldan itibaren daha çok önceki çalışmaların değerlendirilmesi ve buluntular üzerinde olacak. 2009 ve 2010'da da 1988 yılında başlayan çalışmaları son yayınıyla tamamlayıp yeni dönem Troia kazılarının son yayınlarını yapacağız. Ancak bu son yayın bizim Troia'daki kazı çalışmalarını bitiriyoruz anlamı taşımıyor. Bundan sonraki kazı çalışmalarımızı da diğer kazı konseptlerimizle birlikte devam ettirmeye çalışacağız" dedi.  Açıklamasında özellikle antik kentin girişinde yapılmasın planlanan Troia müzesine de temas eden Prof. Dr. Pernicka, "Kazıların yanı sıra buna paralel olarak önceki yıllarda başlatılan Troia müzesi ile ilgili gelişmelerin de devam etmesini umuyoruz" diye konuştu. Troia antik kentindeki çalışmalar 5 Eylül tarihinde sona erecek.

KÜÇÜKKUYU'DA "ZEUS ŞİİR DİNLETİSİ"

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesinde "2. Ulusal Zeus Şiir Dinletisi" gerçekleştirildi. Küçükkuyu Belediyesi ile Küçükkuyu Kültür ve Turizm Derneği'nin ortaklaşa düzenlediği etkinlik Cumhuriyet Alanı'nda yapıldı. Akşam saatlerinde başlayan 2. Ulusal Zeus Şiir dinletisinden evvel Altınoluk Kültür ve Turizm Derneği Türk Sanat Müziği Heyeti konser verdi. Programın sunuculuğunu ise eski TRT spikerlerinden Samim Başbuğ yaptı. Programın başında bir konuşma yapan Küçükkuyu Belediye Başkanı Yusuf Aksoy, mitolojide önemli yeri olan Zeus Şiir dinletisinin ikincisini yapmaktan mutlu olduklarını dile getirerek, "Bu yılki şiir dinletimizin ana teması dostluk ve barış. Güzel Küçükkuyumuz'da böyle değerli şairlerle beraber bu etkinliği düzenlemekten bir o kadar daha mutluyuz. Ulusallaşan bu Zeus şiir dinletisi günlerini her geçen sene devam ettireceğiz" dedi. Konuşmaların sonunda Hüseyin Yurttaş, Oğuz Tümbaş, Mahsun Doğan, Ahmet Gümbaş, Gültekin Emre, Ahmet Uysal, Eray Canberk ve Bülent Gündal, dostluk ve barış konulu kendi yazdıkları şiirlerini okudu. Programa çok sayıda sanatsever ve vatandaş katıldı.

ÇANAKKALE'NİN GÖNÜLLÜ ELÇİSİ OLACAK

Türkiye'deki 3 yıllık görev süresi eylül ayında dolacak olan Avustralya'nın Ankara Büyükelçisi Jean Dunn, Çanakkale Valisi Orhan Kırlı'ya nezaket ziyaretinde bulundu.Türkiye'de 3 yıldan bu yana Avustralya büyükelçisi olarak görev yaptığını belirten Jean Dunn, bu süre içinde kendisine gösterilen yakın ilgiye teşekkür ederek, "Türkiye'de görev sürem eylül ayı başından itibaren sona erecek. Görev sürem içinde Çanakkale'nin benim açımdan ayrı bir önemi var. Bu dönemde bana yakın alaka gösteren herkese teşekkür ediyorum. Eylül ayından itibaren Avustralya'ya geri döneceğim. Orada da Çanakkale'nin gönüllü elçiliğini yapacağım" dedi.Ziyarette basın mensuplarının sorularını da cevaplandıran Büyükelçi Dunn, Gelibolu Yarımadası'nda Anzak yolu olarak bilinen Anafartalar sahil yolundaki çalışmaların son durumunun ne olduğu sorusu üzerine, "Türk yetkililerle uyum içinde çalışıyoruz. Bu konuda sıkıntı yok" diye konuştu.Çanakkale Valisi Orhan Kırlı da, Anzak yolu olarak bilinen Anafartalar sahil yolundaki çalışmaların şu an durduğunu belirterek, "Proje üzerinde yapılan bazı değişiklikler sebebiyle şu an çalışmalar durmuş vaziyette. Bu konuda koruma kurulundan gelecek cevabı bekliyoruz. 2008 yılı sonuna kadar buradaki çalışmalarımızı tamamlayıp 7 kilometrelik bu yolu tabii dokuya zarar vermeden modern bir halde hizmete açacağız" dedi.

ADALARA YERLİ VE YABANCI TURİST AKINI

Çanakkale’nin en önemli turistik merkezleri arasında yer alan Bozcaada ve Gökçeada, yaz ayları ile birlikte yerli ve yabancı turistlerin akınına uğramaya başladı. 22 Temmuz’da yapılacak genel seçimlere rağmen tatilcilerin büyük kısmı seçime aldırış etmeyip adalara akın ederken, arabalı vapurlar da yolcuları taşımak için ek seferler yapmak zorunda kaldı. Çanakkale GESTAŞ Müdürlüğü yetkilileri de artan yolcu ve araç sayısı sebebiyle Gökçeada ile Kabatepe arasında sefer yapan arabalı vapura ilave olarak 2 gemi kiralayarak buradaki vapur sayısını 3’e yükseltti. Öte yandan Bozcaada ile Geyikli arasında sefer yapan vapur ise günde 7 sefer yaparak yerli ve yabancı turistleri taşıyor.