HABERLER

 

KAPLUMBAĞA KURTARMA OPERASYONU

Çanakkale'nin Lapseki İlçesi'ne bağlı Çardak beldesinde bir balıkçının ağlarına takılan yaklaşık 100 kilogram ağırlığındaki Caretta Caretta cinsi 1.5 metre boyundaki dev kaplumbağa, Doğa Koruma Milli Parklar Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler tarafından alınarak 80 kilometre uzaklıkta Yeniköy altı mevkiinde denize bırakıldı.Lapseki ilçesine bağlı Çardak beldesi açıklarında caretta caretta cinsi kaplumbağanın bir balıkçının ağlarına takıldığı ihbarını alan Çanakkale İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri kısa sürede bölgeye gitti. Kısa sürede denize bırakılması gereken kaplumbağayı ıslak bir battaniyeye sararak aracın arkasına koyan ekipler kaplumbağayı yaklaşık 80 kilometre uzaklıktaki Ezine İlçesi'ne bağlı Yeniköy altı mevkiinden Ege Denizi'ne doğru bırakmak için yolaçıktılar. Zamana karşı yarışan ekipler 1.5 saatlik bir süre içinde Yeniköy altı mevkiinde gelirken zaman zaman da aracın arkasında bulunan kaplumbağanın zarar görmemesi için üzerine su döktüler. Yeniköy altı mevkiine getirildiğinde ekipler tarafından bulunduğu yerden alınan caretta caretta cinsi kaplumbağa sahile bırakıldı. Kısa sürede denize doğru ilerleyen dev kaplumbağa kısa sürede gözlerden kaybolarak Ege Denizi'ne doğru açıldı.

YÜZER İSKELENİN ELEKTRİK DONANIMI TAMAMLANDI
Çanakkale'de yapımı sırasında bazı pürüzler çıkan ve bir süre önce de tamamlanan yat limanındaki yüzer iskeleye elektrik donanımı yapıldı.Çanakkale Belediyesi yetkilileri, yat limanının kapasitesini arttırmak maksadıyla başlanan çalışmaların iki hafta önce tamamlandığını belirterek, "Deniz içine konulan 7.5 tonluk beton tonozlara zincirle bağlanan 12 metre uzunluğundaki dubaların üzerine oturtulan ahşap yüzer iskele şeklinde hizmet verecek yeni yerde yatların elektrik ihtiyacının karşılanması gerekiyordu. Bu konuda da gerekli çalışmaları tamamladık ve buraya elektrik panolarını yerleştirdik. 10 adet 12 metre uzunluğundaki dubalar üzerine konulan toplam 120 metre uzunluğundaki yüzer iskelenin üzeri deniz suyundan etkilenmeyen iroko ağacından yapıldı. Bu sebeple çürüme konusu da çok zor. 60 yatın barınabileceği yüzer iskele 236 bin YTL'ye maloldu" dediler.

İL HALK KÜTÜPHANESİ'NDEN 2007 YILININ 9 AYINDA 60 BİN 975 KİŞİ YARARLANDI

Çanakkale'de Mehmet Akif Ersoy İl Halk Kütüphanesi'nden 2007 yılının 9 aylık döneminde 60 bin 975 kişi faydalandı.Mehmet Akif Ersoy İl Halk Kütüphanesi Müdürü Osman Zeki Coşar, 2006 yılına göre 2007 yılında kütüphaneden faydalanan kişi sayısının yüzde 7 oranında arttığını belirterek, "2007 yılının 9 aylık döneminde 19 bin 409 çocuk ve 41 bin 566'da yetiştin olmak üzere toplam 60 bin 975 kişi kütüphaneden faydalandı. Kütüphanemize gelen vatandaşlarımız kitaplardan, süreli yayınlardan, bilgisayar ve internetten, kitap dışı ve kitap içi materyallerle birlikte kendi materyallerinden ve konuşan kitaplık hizmetlerinden faydalanabiliyorlar. Geçen yıla göre ziyaretçi sayısının fazla olmasının en önemli sebebi kütüphanemize alınan yeni yayınların artması. 2007 yılının 9 aylık döneminde kütüphanemize toplam 462 yeni kitap alımı yaptık" dedi.

ALTIN ARAMAYA PANKARTLI TEPKİ

Kazdağları'nda sürdürülen altın madeni arama çalışmalarına tepki gösteren Çanakkaleli çevreciler, kordon boyuna astıkları pankartla bu durumu protesto etti. Kordon boyunda her gün yüzlerce kişinin önünden geçtiği yat limanının tellerine asılan "Kazdağları'nda Hayat Altından Değerlidir" şeklindeki pankartı gören vatandaşlar, altın madeni arama çalışmalarının en kısa sürede durdurulmasını istedi. Maden arama çalışması yapan firma yetkililerinin bir süre önce bölgeden ayrıldığını belirten vatandaşlar, "Bunlar kısa sürede yeniden buraya gelerek maden arama çalışmalarına başlayacak. Kazdağları'nda hayat altından çok daha değerli. Burada maden arama çalışmalarına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Tepkimizi de her platformda dile getireceğiz" dedi.

ÇANAKKALE'YE 3 YILDIZLI YENİ OTEL

Çanakkale'de bir milyon 600 bir YTL'ye mal olacak otelin yılbaşında hizmete girmesinin planlandığı açıklandı.Aşkın Turizm Sanayi Ticaret ve Ltd. Şti'nin sahibi Aşkın Değirmenci, son yıllarda iç turizmde görülen olumlu gelişmeler sayesinde sebebiyle Çanakkale'de böyle bir yatırımı yapmaya başladıklarını ifade ederek, "Özellikle Çanakkale'de iç turizmin gelecek yıllarda daha da artacağına inandığım için il merkezine 3 yıldızlı yeni bir otel yapma kararı almıştım. Bunun ardından geçtiğimiz yıl içerisinde otelin yapım çalışmalarına başladık. Çalışmalar bütün hızıyla sürüyor.2 bin metrekarelik bir alan üzerine 83 yataklı olarak planladığımız otelimiz klimalı, banyolu, kaloriferli, genel kullanım için 450 kişilik salonu, 80 kişilik toplantı salonu, saunası, oyun salonu, kuaför ve fitnesi ile modern bir yapıya sahip olacak. 1 milyon 600 bin YTL'ye mal olacak otelimizi 2008 Ocak ayında başında açmayı planlıyoruz" dedi.Aşkın Değirmenci, hizmete girecek olan otelde 400 metrekarelik kapalı sergi alanının bulunduğunu da belirterek, "Otelimizde sanat faaliyetlerine ağırlık vereceğiz. İlimizde sergi açacak yer bulamadıklarını söyleyenler bizim ölü sezon olarak değerlendirdiğimiz Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında buradan ücretsiz olarak faydalanabilecekler. Yılbaşında yapılacak açılışımızın ardından yabancı sanatçıların da katılımı ile otelimizde bir resim ve heykel sergisi açmayı planlıyoruz. Otelimizi sanat aktivitelerinin yapıldığı bir yer halene getirmeyi hedefliyoruz" dedi.

YENİCE'DE YAMAÇ PARAŞÜTÜ KEYFİ

Dünyada eşi benzeri olmayan sayısız güzellikteki Kazdağlarının eteklerinde bulunan Yenice'de yamaç paraşütüne ilgi artıyor.Doğa turizmi açısından büyük önem taşıyan Çanakkale'nin şirin ilçesi Yenice'ye her yıl gelerek gök yüzünde süzülen Fahrettin Tekin'e bu kez Yücel Yıldız da eşlik etti. Yenice'de fotoğrafçılık yapan Saadettin Akgün'ün buluşturduğu ikili Yenice üzerinde uçuşlarını yaptı. Yaklaşık olarak 3 seneden beri Yenice'de yamaç paraşütü yapan Fahrettin Tekin, Avusturya'da oturduğunu belirterek, "Yılda 2-3 kez Yenice'ye gelerek Kazdağlarının eteklerinden aşağıya süzülerek yamaç paraşütü keyfini yaşıyorum. Bu sefer Almanya'da yaşayan arkadaşım Yücel Yıldız ile bu faaliyeti gerçekleştirdim" dedi.Yenice'de vatandaşların hayranlıkla izlediği ikili Kireçtepe mevkiinden uçuşlarına başlayıp boş arazilere ya da Yenice futbol sahasına iniş yaparak uçuşlarını tamamlıyor.Daha önceleri farklı bölgelerde uçuşlar yapan bu ikiliyi buluşturmanın mutlululuğunu yaşadığını belirten Yeniceli Saadettin Akgün, ilçenin doğa sporları açısından en önemli yerlerinden biri olduğunu belirterek, "Yaklaşık olarak 3 seneden beri Fahrettin Tekin Yenice'de yamaç paraşütü yapıyor. Bu sene Yücel Yıldız ile ikisini buluşturdum ve beraber uçmalarını sağladım. Birçok yerde uçuş yapan Yücel Yıldız bu bölgeye hayran kaldığını belirtti. Zaten Yenice, doğa sporlarının en iyi yapılabileceği yerlerden birisi. Bizde bunu ispatladığımızı düşünüyoruz. Doğa Sporları İlçemizin tanıtılmasında en büyük fırsattır. Amacımız Yenice'nin en iyi şekilde tanıtılmasıdır" dedi.

GELİBOLU’DA TURİZM FUARI KATILIM TOPLANTISI
Gelibolu Belediye Başkanı Cihat Bingöl, belediye meclis salonunda Gelibolu'daki iş kadını ve adamları, siyasi parti temsilcileri, esnaf ve basın mensupları ile İstanbul'da 14 ile 17 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek turizm fuarı için toplantı düzenledi.Gelibolu isminin dünya tarafından tanındığını ve bir marka konumunda olduğunu belirten Gelibolu Belediye başkanı Cihat Bingöl, konuşmasında şunları kaydetti: "Gelibolu'yu daha iyi ve daha güzel yerlere taşımak el birliği ile çalışmalıyız. Şu anki iktidar tarafından da Gelibolu'ya büyük bir önem ve değer verilmektedir. Bu iktidar zamanında Gelibolu Yarımadası'na yaklaşık 50 milyon dolara varan bir yatırım yapılmıştır. Bu yapılanları canı gönülden destekliyorum. Gelibolu'nun tanıtımı ve reklamı çok önemlidir. Elimizde çok güzel değerlerimiz var. Bunları tanıtmak için el birliği ile çalışma yapmamız gerekiyor. Turizm fuarları tanıtım açısından gerçekten çok önemlidir. Bu katılacağımız fuarda, Gelibolu'yu daha geniş bir kitleye tanıtma şansımız olacak. Bu açıdan turizm fuarına tüm Gelibolu'ların katılması ve destek vermesi gerekiyor. Gelibolu adı tüm dünya tarafından bilindiği için fuarda da büyük ilgi topluyor. Fuar için kiralayacağımız standı esnaflarımıza paylaştıracağız"Bingöl ayrıca, Gelibolu'yu dünya'nın tanıdığını ama dünyaya açılması içinde bu tip Turizm Fuarları'nın çok önemli olduğunu, Gelibolu'yu tanıtmak içinde ellerinden geleni yapacaklarını ve Fuar'da dağıtılmak üzere Gelibolu'yu tanıtan yaklaşık 5 bin adet broşür hazırlatıldığını sözlerine ekledi.Gelibolu Sanayi ve Ticaret Odası'nın Turizm Fuarı için yaklaşık 5 bin YTL maddi yardımda bulunduğu, Esnaf Odası, iş adamları ve esnafında maddi yardımda bulunacakları kaydedilirken, Turizm Fuarı ile ilgili toplantıların ilerleyen zamanlarda da yapılacağı açıklandı.

DENİZ KUVVETLERİNDEN GELİBOLU'YA ÜÇ PROJE
Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Feyyaz Öğütcü, Belediye Başkanı Cihat Bingöl'ü ziyaretinde, Gelibolu'ya üç proje ile destek vereceklerini söyledi.Gelibolu'da ilk ziyaretini 2. Kolordu Komutanlığı'na yapan Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Feyyaz Öğütcü daha sonra Gelibolu Belediye Başkanı Cihat Bingöl'ü ziyaret etti.Bingöl'ün makamında gerçekleşen ve yaklaşık bir saat süren ziyaret sonunda Öğütcü, "Gelibolu üç yanı denizlerle çevrili çok önemli bir bölgedir. Bu önemli deniz kentinde önemli kişiler yetişmiştir. Biz de bu önemli deniz kentine bazı projelerle katkıda bulunmak istedik. Bu projeleri sunmak üzerede belediye başkanımıza ziyarette bulundu" dedi.Gelibolu Belediye başkanı Cihat Bingöl de, "Bu ziyaret bizim için çok anlamlıdır. Deniz Kuvvetlerimizin bize verdiği destek için çok teşekkür ederim ediyorum. İlçemiz için hazırlanan Piri Reis Müzesi, Kaptan-ı Derya ve Denizcilik Parkı projelerini memnuniyetle karşıladık. Bu konuda bize büyük destek verecekler " dedi.Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Öğütcü'ye Belediye Başkanı Bingöl tarafından plaket verildi. Öğütcü, daha sonra Belediye Başkanı Bingöl ile birlikte piri reis müzesi ile Gelibolu Savaş Müzesi'ni gezdikten sonra ilçeden ayrıldı.

KÜÇÜKKUYU'DA ZEYTİN AĞACI KATLİAMI

Çanakkale'nin Ayvacık İlçesi'ne bağlı Küçükkuyu Beldesi'nde yasa ile koruma altına alınmasına rağmen kesilen zeytin ağaçları yerine yeni evler dikiliyor.Küçükkuyu'da son günlerde imar alanı dışında kalan bölgelerde zeytinlikler arasında mantar gibi fışkırmaya başlayan binalar vatandaşların tepkisine sebep oldu. Vatandaşlar özellikle dağlardaki güzel manzaralı yerlere yapılan binaların çok çirkin göründüğünü ve doğanın da katledildiğini belirterek, tepkilerini dile getirdi.

İNGİLİZ TEĞMENİN ÇANAKKALE İTİRAFI

Tarihin en kanlı savaşlarından birine sahne olan, yaklaşık 500 bin askerin hayatını kaybettiği Çanakkale’de savaşan bir İngiliz teğmenin ailesine yazdığı mektuplar 92 yıl sonra gün yüzüne  çıktı. Tarihin en kanlı savaşlarından biri olan Çanakkale Zaferi, aynı zamanda Türk’ün azim ve mücadelesinin kanıtlandığı savaş özelliğini korumaya devam ederken 92 yıl sonra ortaya çıkan ilginç mektup herkesin dikkatini çekti. Gelibolu’da 25 yaşında teğmen rütbesiyle savaşan İngiliz Hubert Walton’ın ailesine yazdığı 92 yıllık mektupları, 80 yaşındaki oğlu John Walton tarafından kitap haline getirildi. 1977 yılında ölen Hubert Walton, mektuplarında Türklerin kahramanlıklarından övgüyle bahsediyor. Mısır ve Filistin’de görev alan, Gelibolu’da da bir kardeşini kaybeden Teğmen Hubert Walton’un 55 mektubu arasında en ilgi çekici olanlarını Çanakkale’den gönderdikleri oluşturuyor. Mektuplarında Türklerin top atışlarını “Bu bombardımanı hiçbir kelime ifade edemez. Koca bir tankın uçurumdan aşağı yuvarlanması gibi” diye tarif eden Walton hatıralarında “Türklerin moralinin bozulduğunu söylemek hata olur. Türkler gerçekten çok iyi savaşçı. Türk siperleri bizimkilerden sadece 15 metre uzakta. Birbirimizin dürbünlerine ateş ederek eğleniyoruz” ifadelerini kullandı.

ÇANAKKALE'DE TÜRK-ANZAK DOSTLUĞU

Avustralya'nın Viztoria eyaleti Balarat şehrindeki Mount Clear Lisesi'nin müdür, öğretmen ve öğrencileri ile Avustralya Gaziler Derneği Temsilcisi'nden oluşan bir grup, kardeş okulları olan Gelibolu Anadolu Lisesi'ni ziyaret ederek, bilgisayar laboratuarının açılışına katıldılar.Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Anadolu Lisesi'ne verilen 25 adet bilgisayar ile kurulan laboratuarın eksikleri Mount Celar Lisesi ile kardeş okul olmaları dolayısı ile Avustralya hükümeti tarafından karşılandı. Açılışta bir konuşma yapan Avustralya'nın Çanakkale Konsolosu Peter Rennert, "Sizlerle burada olmaktan mutluluk duyuyorum. Ne zaman Gelibolu Yarımadası'na geçsem her zaman sizin ile bizim burada kaybetmiş olduğumuz askerleri ve genç insanları hatırlıyorum. Tabii ki oraya gittiğimde mezar taşlarını okuduğumda bu insanların ne kadar genç olduğunu görüyorum. Buraya Avustralya'dan gelen öğrencilerimiz ile konuşma fırsatı buldum. Muhtemelen onların yaşları da 16 ve 17'dir. Savaşta ölen askerlerin içinde 14 yaşında olanlar bile var. Çanakkale'nin ilk Avustralya konsolosu olarak burada yaklaşık 18 aydır görev yapıyorum. Burada bulunmak ve görev yapmak benim için çok büyük bir onur. Çünkü Avustralya'dan gelerek burada kendilerini feda etmiş kişilerin bulunduğu yerde görev yapmak büyük bir onurdur. Ayrıca benim için büyük bir ayrıcalıktır. Ülkeler arasında dostluk adımlarının atılma şansını bana verdiler" dedi.

TARİHİ KİLİSENİN ÇAN KULESİ ONARILDI

Çanakkale’nin Bozcaada İlçesi’nde ibadete açık Rum Ortodoks cemaatine ait tarihi Kimisis Teodoku Kilisesi'nin yıkılan dört katlı çan kulesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla yeniden yapıldı. Bozcaada'da Rum mahallesinin ortasında 1869 yılında yaptırılan ibadete açık tek kilise olarak günümüze kadar ayakta kalmayı başaran Kimisis Teodoku Rum Ortodoks Kilisesinin avlusuna 1895 yılında inşa edilen dört katlı çan kulesi, zaman ve hava koşullarına direnemedi ve kulenin iki katı yıkıldı. Kalan iki kat 1980'den sonra tehlikeli olmaması için metal kafes içine alındı. Uzun süre bu şekilde kalan tarihi Çan kulesi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 25 Nisan 2005 tarihinde Bozcaada'ya yaptığı ziyaretle değişti. Başbakan Erdoğan’ın Rum vatandaşların isteği üzerine kilisenin çan kulesinin restore edilmesi için yetkililere talimat vermesinden sonra Başbakanlık Tanıtma Fonu'ndan ayrılan 280 bin YTL ödenekle çan kulesi yeniden yapıldı. Kulenin en üst katındaki dört cephesine de saat takılarak kule aydınlatıldı. Böylece Bozcaada’daki tarihi Kimisis Teodoku Kilisesi yeniden çan kulesine kavuştu.

DENİZALTIYA DALIŞ TAMAMLANDI

Çanakkale Savaşı sırasında, boğazdan geçmeyi başaran, ancak Sultanhisar hücumbotu tarafından sıkıştırılınca kaptanı tarafından vanaları açılarak Karabiga'nın 4 mil açığında batırılan Avustralya'nın “AE2” denizatlısının durumunu tespit etmek amacıyla 1 hafta önce Türkiye ve Avustralyalı dalgıçlar tarafından başlatılan araştırma çalışmaları tamamlandı. Projenin Türkiye Müdürü ve Basın Sözcüsü Vecihi Başarın, 1 hafta önce başlanan araştırma çalışmalarının tamamlandığını belirterek, “Bu projede 8 saatlik bir dalış gerçekleştirildi. Dalış sonunda AE-2 denizaltısının arka kısmında çok az pas ve kurşun deliklerinin bulunduğunu, ön kısmının ise balıkçı ağlarından zarar gördüğünü tespit ettik. 73 metre derinlikte bulunan denizaltının içi ise çok iyi durumda. Denizaltı aradan 92 yıl geçmesine rağmen dümeni, çarkı, periskopu, havayla çalışan konuşma kanalları, jeneratörü her şey bırakıldığı gibi duruyor. Geminin arka kısmında çok az paslanma ve kurşun izleri var. Ön kısmı ise balıkçıların ağları nedeniyle zarar görmüş durumda. Denizaltının bir an önce dışarı çıkarılması gerekiyor. Yoksa gövdesi parçalanacak.Bu konuda hazırlayacağımız raporu ilgili yerlere sunacağız” dedi.

YÜZER İSKELE TAMAMLANDI

Çanakkale'de yapımı sırasında bazı pürüzler çıkan yat limanındaki yüzer iskele çalışmaları tamamlandı. Çanakkale Belediyesi yetkilileri, yat limanının kapasitesini arttırmak maksadıyla başlanan çalışmaların tamamlandığını belirterek, "Deniz içine konulan 7.5 tonluk beton tonozlara zincirle bağlanan 12 metre uzunluğundaki dubaların üzerine oturtulan ahşap yüzer iskele tamamlandı. 10 adet 12 metre uzunluğundaki bu dubalar 84 metre ileriye doğru giderken T şeklindeki diğer bölüm ise 36 metre olarak yapıldı. Toplam 120 metre olan yüzer iskelenin üzeri deniz suyundan etkilenmeyen iroko ağacından yapılan ahşapla kaplandı. Dubalar ise tamamen polietilenden yapılarak, içi köpük dolduruldu. Son derece sağlıklı olan yüzer iskelede 60 yat barınabilecek. 236 bin YTL'ye malolan yüzer iskelenin ana kara ile bağlantısını ise ahşap bir köprü ile geçekleştirdik" dediler.

AVUSTRALYALI DALGIÇ ÖLÜMDEN DÖNDÜ

Çanakkale'nin Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesi açıklarında 92 yıl önce batan 'AE2' isimli Avustralya denizaltısının durumunu araştırmak için dalan Avustralyalı dalgıçlardan birisi boğulma tehlikesi atlattı. Edinilen bilgiye göre, 92 yıl önce Çanakkale boğazını geçen tek denizaltı olan 'AE2' isimli Avustralya denizaltısının durumunu tespit etmek için Avusturalya'dan dalgıç ekibi geldi. İsmi açıklanmayan Avustralyalı bir dalgıç bilinmeyen bir sebepten dolayı boğulma tehlikesi geçirdi. Arkadaşları tarafından su üstüne çıkartılan dalgıç, Sahil Güvenlik botuyla karaya çıkarılıp, Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait bir helikopter ile Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kaldırıldı. Yoğun bakımda olan Avustralyalı dalgıcın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Türk dalgıçlarla ortak çalışma yürüttüklerini belirten AE2 Anma Vakfı Direktörü emekli Amiral Peter Briggs, böylesine talihsiz bir olay yaşamanın kendilerini üzdüğünü ifade etti.

ÇANAKKALE'YE ZİYARETÇİ AKINI

Çanakkale'ye gelen yerli ve yabancı turist sayısında her yıl artış görüldüğü ve 2007 yılının ilk 8 ayında ilin tarihi ve turistik yerlerini 381 bin yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği açıklandı. Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Kansız, geçen yıl 180 bin 216'sı yerli, 67 bin 200'ü yabancı turistin turizm işletme belgeli otellerde gecelik konakladığını belirterek, “Bu yılın ilk 8 ayında ise ilimizde 197 bin 350'si yerli, 103 bin 453'ü yabancı turist kaldı. Geçen yıla oranla kentte geceleyen turist sayısında önemli ölçüde artış var. Bunun dışında kent genelindeki müze ve ören yerlerini ziyaret eden turist sayısında da bu yıl artış var. Buna göre geçen yıl kent genelindeki müze ve ören yerlerini 236 bin 943 yerli, 136 bin 458 yabancı turist ziyaret etti. Bu yılın ilk 8 ayında ise 243 bin 383 yerli, 137 bin 691 yabancı turist, olmak üzere toplam 381 bin turist kentteki turizm merkezlerini gezdi” dedi.

GELİBOLU'YA ORTADOĞU'NUN EN BÜYÜK TERSANESİ YAPILACAK

Çanakkale'nin Gelibolu ilçesine bağlı Cevizli köyüne tersane kurulacak. Ortadoğu ve Türkiye'nin en büyük tersanesi olacağı kaydedilen projeyle ilgili fikir alışverişinde bulunmak üzere Gelibolu'ya gelen Şadan Kalkavan, Ak Parti İstanbul Milletvekili ve gemi inşa sektörünün önde gelen isimlerinden Kemal Yardımcı, Diler Holding sahibi Recep Sami Yazıcı, armatör Ahmet Kalkavan, gemi inşaat mühendisi emekli Tuğamiral Metin Poyrazlar, emekli Tuğamiral Nadir Kınay ve Gelibolu tersanesinin yönetim kurulu başkanı Mehmet Aksoy ile birlikte Belediye Başkanı Cihat Bingöl'ü makamında ziyaret ettiler. Gazetecilere açıklamada bulunan Tuğamiral Metin Poyrazlar, tersanenin yaklaşık 5 bin kişiye istihdam sağlayacağını belirterek şunları söyledi:"Yapılacak tersane 1 milyon metrekarelik bir alana kurulacak. Ortadoğu ve Türkiye'nin en büyük tersanesi olacak. Uzakdoğu, Kore, Japonya ve Çin'in gemi inşaları burada yapılacak. Tersanenin birinci aşaması yaklaşık 2 yıllık bir sürede biterek hizmet vermeye başlayacak. Diğer bölümleri ise birer yıl ara ile yapılacak. 175 bin ile 300 bin detroit ton arasındaki gemiler haricinde mega yat, Ro-Ro, deniz otobüsleri ve Deniz Kuvvetleri için özel harb gemilerini burada inşa edebilmek için gerekli altyapıyı oluşturacağız. Eğitim konusu da bizim için çok önemlidir. Bu konuda da gerek devlet, gerek özel okulların desteklenmesi ve yeni bölümlerin açılması için destek olacağız" dedi.Belediye Başkanı Cihat Bingöl ise denizcilik açısından böylesine büyük, önemli ve güzel bir projenin Gelibolu'ya gelmesinin önemli olduğunun altını çizerek şunları söyledi: "Yaklaşık 5 bin kişiye istihdam sağlayacak tersanemiz bizim geleceğimiz açısından çok önemlidir. Bunun için belediye olarak gerekli tüm desteği kendilerine vermeye hazırız. 12 milyona sahip Yunanistan denizcilik sektöründe Türkiye'den neredeyse 10 kat daha fazla işlem hacmine sahip bir ülke, fakat aradaki bu farkın yapılacak yeni yatırımlar ile kapatılacağını düşünüyorum. Gelibolu'ya böylesine büyük bir yatırımın yapılması bizler için ayrıca bir gurur kaynağıdır. İlçemizde yıllardır gemi inşa eden, Gelibolu tersanesinin sahibi Mehmet Aksoy da bulunuyor. Bu hemşerimizin Gelibolu'ya kazandırdıklarını hepimiz takdirle karşılıyoruz" dedi.Gelibolu tersanesinin sahibi Mehmet Aksoy ise Gelibolu'da tersanelerin kurulmasına ön ayak olduğu için büyük bir mutluluk duyduğunu, ayrıca böylesine büyük bir tersane yatırımının Gelibolu'ya geliyor olmasının kendileri için de bir çok avantajı bulunduğunu, çünkü yan sanayide büyük sorunlar yaşadıklarını söyledi.

TRT'DEN ÇANAKKALE'Yİ TANITICI PROGRAM
TRT televizyonu ilin tarihi ve turistik yerlerinin tanıtımını yapmak üzere Çanakkale'ye geldi.Sabah saatlerinde Çanakkale'ye gelerek kordon boyundaki ünlü Troy atının önünde çalışmalarına başlayan TRT televizyonu ekipleri saat 10.00'dan itibaren yaklaşık 75 dakika süren bir canlı yayın yaptı. Yapımcı Safiye Genli, Türkiye genelindeki illerin tarihi ve turistik yönlerinin tanıtımı maksadıyla yaptıkları bu programın önemine değinerek, "Yaz Sabahı programında bu kez de Çanakkale ilinin tanıtımını yapmak istedik. Sunuculuğunu Esra Özmen'in yaptığı bu program yaklaşık 75 dakika sürüyor. 3 gün boyunca Çanakkale'den canlı yayın yapacağız. İlk iki gün Çanakkale merkezden son gün ise Gelibolu'dan yayın yapacağız" dedi.Çanakkaleli araştırmacı yazar Ahmet Kaşıkçı ile birlikte ÇOMÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Adem Tekinay programa konuk olarak katılırken, Halk Eğitim Merkezi halk oyunları ekibi gösteri yaptı.

YAT LİMANI GÜVENLİK ÇEMBERİ İÇİNE ALINIYOR
Çanakkale'de yat limanındaki yatların güvenliğini sağlamak amacıyla bölge güvenlik alanı içine alınıyor.Belediye yetkilileri, limanda bulunan yatların güvenliğinin sağlanması amacıyla bölgenin özel olarak yapılan telle çevrilmeye başlandığını belirterek, "Çalışmalarımız halen devam ediyor. Yat limanın bulunduğu bölgenin etrafı tamamen bu özel olarak yapılan telle çevrilecek ve yatların güvenliği sağlanmış olacak. Çalışmalar kısa sürede tamamlanacak" dediler.

ÇANAKKALE'DE TURİZM GELİŞİYOR
Çanakkaleli işadamı Aşkın Değirmenci, Romanya ve Bulgaristan'ın Çanakkale turizmi için gelecekte en önemli turizm pazarı olacağını söyledi.Çanakkale'de turizmin geliştiğini ifade eden Aşkın Turizm Sanayi Ticaret ve Ltd. Şti'nin sahibi Aşkın Değirmenci, son yıllarda iç ve dış turizmde önemli gelişmelerin olduğunu belirterek, "Yaptığımız tespitlerde özellikle son 4 yıldır Çanakkale'ye gelen turistlerin içinde Romen ve Bulgar turistlerin sayısında bir artış olduğunu görmeye başladık. Bu da çok dikkat çekici bir durum. Romanya ve Bulgaristan Çanakkale için gelecekte en önemli turizm pazarı olacak. Her iki ülkenin de yılbaşında Avrupa Birliği'ne (AB) üye olmasıyla birlikte gelirlerinde önemli ölçüde bir artış oldu. Daha önce asgari ücretten maaş alan bu ülkede yaşayanlar AB'ye üye olmalarının ardından zenginleştiler. Bunlar da artık turistik seyahat yapabilecek hale geldiler. Son 4 yıldır bu 2 ülkeden artan bir şekilde Kuşadası'na turist akını var. Bu turistlerin gelişlerinde geçiş güzergahı içinde bulunan Çanakkale de nasibini alıyor. Bu turistler Bulgaristan ve Romanya'dan yola çıktıklarında ilk konaklama yeri olarak gece Çanakkale'yi seçiyorlar. Burada da bir gece konaklıyorlar. Bence gelecekte Çanakkale'nin turizmde yeni yüzü Bulgar ve Romen turistler olacak" dedi.

"OTELLER BİR KENTTE KONAKLAMA SÜRESİNİ UZATAMAZ, SADECE KONAKLAMA İHTİYACINI KARŞILAR"

Romen ve Bulgar turistleri Çanakkale'de 1 geceden fazla konaklatmak için çeşitli yollar bulunması gerektiğini savunan Aşkın Değirmenci, "Bunun için de bizler yurtdışında açılan fuarlarda en iyi şekilde tanıtım yapmamız lazım. Özellikle bu tanıtımları şahsi değil, bütün ilçeleri de içine alarak yapmamızda fayda var. İlimize gelecek olan turistlerin Kuşadası'nda 10 gün konaklamaları yerine 7 gününü orada, 3 gününü de Çanakkale'de geçirmelerini sağlamak için değişik yollar bulmak lazım. Onların Çanakkale'de Troia, Assos gibi birçok yeri de gezip görmelerinin sağlanması gerekir. Bakınız oteller bir kentte konaklama süresini uzatamaz. Sadece konaklama ihtiyacını karşılar. Bu süre ise turistik aktivitelerin ve imkanların konaklayacak olan müşteriye verimli şekilde sunulmasıyla artar. Bunu da yapacak olan acentelerdir. Bunun için Çanakkale'de otellerin yanı sıra profesyonel acentelerin sayısının artması gerekir. Çanakkale'de şu an yer alan acentelerin yurtdışı ile sıkı bağlantılarının olması şart. Bunların Çanakkale'ye yurtdışından turist getirmeleri gerekir. Bu sayede Çanakkale'yi gelir getiren bir yer haline getirmemiz gerekir" diye konuştu.

KÜREK ÇEKEREK İTALYA'YA GİDİYOR

Bartınlı Amatör Denizci Hüseyin Ürkmez, 4.5 metre uzunluğundaki ahşap teknesi ile kürek çekerek İtalya'ya gidiyor.15 Temmuz'da Bartın'ın Amasra ilçesinden yola çıkan ve ardından İstanbul'da 1 ay sponsor arayışları sebebiyle oyalanan amatör Denizci Hüseyin Ürkmez (45), 16 günde 4.5 metre uzunluğundaki ahşap teknesiyle 750 kilometrelik mesafeyi kürek çekerek tamamlamayı başarıp, Çanakkale'ye ulaştı. Akşam saatlerinde "Antenore" isimli teknesi ile Çanakkale Yat Limanı'na ulaşan Hüseyin Ürkmez, zorlu bir yolculuğun ardından burada dinlenme fırsatı buldu. Hüseyin Ürkmez, İstanbul'a ulaşmasının ardından burada sponsor arayışı sebebiyle 1 ay oyalandığını belirterek, "Sponsor konusunda arayışlarım olumsuz olunca ben de kendi imkanlarımla yola devam kararı aldım. Toplam 16 günde de 750 kilometre kürek çekerek, Bartın Amasra'dan Çanakkale'ye ulaştım. "Kürekle Amasra ve Troia'dan Padova"ya adını verdiğim bu projeyi hayata geçirmek için elimden gelen çabayı gösteriyorum. Binlerce yıl önce İtalya Venedik'ten Bartınlı askerlerin Troia Savaşı'na geldiklerini öğrendik. 5-6 yıl önce 5 kişilik bir bisikletli grup İtalya'dan Bartın'a gelmişti. Bende iadei ziyaret için kürek çekerek onlara gitmeyi planladım. Kendilerinin de bundan haberleri var. 2-3 İtalyan gazetesinde de bu çıktı. Şimdi İtalyanlar Padova Bölgesi'nde beni bekliyor. Antenore de sandalın adı. Troia Savaşı'na katılıp daha sonra İtalya'da o bölgeyi kuran komutanın adı bu. İtalya yolculuğumu yaklaşık 4 ayda tamamlamayı planlıyorum. Buradan önce Gökçeada'ya ardından Limni Adası, Atina, Arnavutluk, eski Yugoslavya kıyıları olan Bosna Hersek ve ardından İtalya Venedik Padova'da bu yolculuğu bitireceğim. Ocak ayı başlarında İtalya'da olmayı düşünüyorum" dedi.

KÖKLERİNİN TROİA'DAN GELDİĞİNE İNANIYORLAR

Köklerinin Troia'dan geldiğine inanan İtalya'nın Nemi kasabasından 17 kişilik grup kardeş kent oldukları Çanakkale merkeze bağlı İntepe Beldesi'ni ziyaret etti. İntepe Belediye Başkanı Alaaddin Özkurnaz'ın davetlisi olarak 4 günlük bir ziyaret kapsamında Nemi Belediye Başkanı olan Avukat Alessandro Biaegi'nin başkanlığında beldeye gelen 17 kişilik grup ilk olarak İntepe'yi gezerek Belediye Başkanı Alaaddin Özkurnaz'dan bilgi aldılar. Yüzlerce yıl önce yapılan taş binaları beğeniyle izleyen İtalyanlar, binlerce yıl önce dedelerinin Troia Antik kentinden göç ederek İtalya'ya yerleştiğini belirterek, buraya bir kültür evi kurmak istediklerini belirttiler. Nemi Belediye Başkanı Avukat Alessandro Biaegi, İntepe'de olmaktan dolayı büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "İki ülke arasında kültür ve turizm faaliyetlerinin artırmaktan yanayız. Bu sebeple de yıllar önce atalarımızın Troia savaşının ardından göç ettikleri bu yerde bir kültür evi kurmak istiyoruz. Bunun için İntepe Beldesi'nde kuracağımız yeri tespit ettik. Eneas'ın Troia Savaşı'nın ardından buradan yola çıkarak Roma yakınlarına karaya çıkması bizim için çok önemli. Bizler atalarımızın buradan geldiğine inanıyoruz. Bu sebeple de bu kültür evini Nemi'den buraya gelecek olanların burada konaklayıp birçok etkinliğini yapılacağı bir yer haline getirmekten yanayız. Belediye başkanımızla da bu konuda ortak hareket ederek, bu projeyi hayata geçirmekten yanayız" dedi. İntepe Belediye Başkanı Alaaddin Özkurnaz da kardeş kent olan İtalya'nın Nemi Kasabası Belediyesi ile ikili ilişkilerin her geçen gün arttığını belirterek, "Beldemizde kurulması planlanan kültür evi projesi ile ilgili ortak çalışmalar yapıp bunu hayata geçireceğiz" diye konuştu. Çanakkale'de 4 gün kalacak olan İtalyanlar, Troia Antik Kenti ve Assos'u da ziyaret edecek.

ANZAKLAR ANITLAŞTIRDI, TÜRKLER ÇÜRÜTTÜ

Çanakkale Savaşları'nda sabit batarya gemisi olarak kullanılan ve 13 Aralık 1914 tarihinde İngiliz denizaltısı B-11 tarafından batırılan Mesudiye zırhlısı, boğazın Sarısığlar mevkisinde 20 metre derinlikte yatarken, onu batıran denizaltı ise Avustralya'nın Canberra kentine bağlı Holbrook kasabasının girişinde anıt halinde sergileniyor. Osmanlı Devleti'nin en büyük savaş gemisi olarak 1874 yılında İngiliz tersanelerinde yapıldıktan sonra denize indirilen Mesudiye zırhlısı, 1. Dünya Savaşı'nda düşmanla mücadelede büyük yararlar sağladı. Bu gemiyi ortadan kaldırmak için İngilizler, Norman Douglas Holbrook komutasındaki 9 yıllık denizaltıyı görevlendirdi. B-11 Denizaltısı anaforlar ve zorlu akıntılara rağmen Çanakkale boğazındaki mayın hatlarının beşini geçerek ilerledi. 13 Aralık 1914 tarihinde boğazın Sarısığlar koyuna demirleyen Mesudiye zırhlısını yakalayan denizaltı, 800 metreden torpilleyerek Mesudiye'yi batırdı. B-11 Denizaltısı Türk bataryalarının top ateşlerine ve gambot takibine rağmen tekrar geri dönmeyi başardı. Bu olay, bir denizaltının bir düşman savaş gemisini batırmasının ilk örneği oldu. B-11 Denizaltısı'nın kaptanı Norman Douglas Holbrook, bu başarısı nedeniyle İngiltere'nin en yüksek nişanı olan Viktoria Nişanı aldı. Bu nişan hem donanmanın, hem de denizaltı filosunun aldığı ilk Victoria nişanı oldu. Mesudiye zırhlısının batmasının ardından su üzerinde kalan topları sökülerek kıyıda bulunan bataryalara monte edildi. Bu bataryalardan yapılan atışlarla Çanakkale Savaşı'nın kaderi değişti. Fransızların Bouvet zırhlısı bu bataryalardan atılan toplarla büyük hasar gördü ve savaşamaz duruma geldi.
KASABALILAR DENİZALTIYI SATIN ALIP ANITLAŞTIRDILAR
Bu olaydan yıllar sonra o dönemde İngiliz monarşisi altında bulunan Avustralya'nın Canberra kentine bağlı olarak bir kasaba kuruldu. Kasabaya B-11 Denizaltısı'nın kaptanı Norman Douglas Holbrook'un adından esinlenerek 'Holbrook' ismi verildi. Adı Holbrook olunca burada yaşayanlar 1950 yılında İngiliz Donanması tarafından satılığa çıkarılan B-11 Denizaltısı'nı ortak bir kampanya düzenleyerek satın aldılar. Satın alınan denizaltı anıtlaştırılarak kasabanın girişine kondu. Yaklaşık yarım asırdır Holbrook kentinin tanıtım broşürlerinde Mesudiye zırhlısını batıran B-11 Denizaltısı'nın 'tarihi kahramanlık görevi' anlatılıyor. Broşürün kapağında B-11 Denizaltısı'nın Çanakkale'de büyük başarılar göstermesinden dolayı İngiltere Hükümeti'nin en yüksek başarı ödülünü aldığı vurgulanıyor.
"ULAŞILAMAYAN KASABA"
2001 yılında ise bir dönem Çanakkale'ye İngiliz ordusu adına gelerek savaşan Anzaklarla Türk toplumunu kaynaştırmak amacıyla B-11 Denizaltısı'nı sembol yaparak anıtlaştıran Holbrook kasabası ile Mesudiye zırhlısını hatırlatan Ordu'nun Mesudiye ilçesini 'kardeş şehir' yapma girişimleri başladı. Turizmci Oğuz Otay'ın girişimleriyle başlatılan bu çaba iki şehrin belediye meclislerinin olumlu karşıladı ancak daha sonraki yıllarda unutuldu. Aradan 6 yıl geçmesine rağmen iki şehir hala 'kardeş şehir' olamadı.Mesudiye Belediye Başkanı Ahmet Baki Yılmaz, bu duruma kendisinin de anlam veremediğini belirterek, "İnanmayacaksınız ama 21. yüzyılda Avustralya'nın Holbrook kentinde görüşecek iletişim kuracak kimse bulamadım. Kimseye ulaşamadım." dedi. Yılmaz, "Ben göreve geldikten sonra bu konuyu tekrar gündeme getirmek istedim. Holbrook kentinin Belediye Başkanıyla görüşmek istedim. Ancak kimseyle temas kuramadım, muhatap bulamadım. İtiraf edeyim bende başaramadım. Bu konu böylece öldü gitti" diye konuştu.