HABERLER

 

GELİBOLU'YA RUS ANITI YAPILACAK

Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Aleksander Krivenko, Rus anıtının yapılacağı yerde incelemelerde bulunmak üzere geldiği Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde, Belediye Başkanı Cihat Bingöl'ü ziyaret ederek bir süre görüştü. Yeni yapılarak Gelibolu'ya konulacak Rus anıtının hem Rusya Federasyonu hem de Türkiye için önemli bir adım olacağını söyleyen Krivenko, "Ruslar bu sayede kendi tarihlerini daha iyi öğrenme imkanına kavuşacaklar. Gelibolu ise gelişme açısından daha iyi bir imkana kavuşmuş olacak. Çünkü tarihimizi merak eden Ruslar buraya gelmiş olacaklar. Sanıyorum ki bu çok önemli bir olay olacak" dedi. Beraberinde inşaatın Rusya sorumlusu "SSCO "ZARLIBEZHSTROYTEHNO LOGY" şirketinin Genel Müdür Yardımcısı Vladimir Karklinsh, Mikhail Yakushev ve Gelibolu'da inşaatı yapacak olan Tes-İş Mühendislik Limited Şirketi'nin proje mühendisi Erkan Şener ile birlikte Belediye Başkanı Cihat Bingöl'ü ziyaret eden konuk Başkonsolos, yapılacak Rus anıtı hakkında bilgi verdi.Başkan Cihat Bingöl ise, "1917-1918 yıllarında Rusya'da yaşanan devrimin ardından bölgeden kaçan çar yanlısı yaklaşık 25 bin kişinin, 1920-1921 yılları arasında Gelibolu'ya geldiklerini bildiğini hatırlatarak, "Ayrıca o dönemde Türklerle yan yana yaşayan Rusların bir kısmının burada hayatını kaybederek Gelibolu'ya gömüldüğünü de tarih kitaplarından biliyoruz. Ruslar'la yaptığımız görüşmede Gelibolu'ya bir anıt yapma konusunda bize teklifte bulundular. Biz de buna olumlu baktık. Anıt yapıldıktan sonra, yılda 10 ile 20 bin arasında Rus turist Gelibolu'ya gelecek. Bu gelişme, şehrimizin sosyal ve kültürel anlamda gelişmesine katkı sağlayacak" dedi.

KANADA ASKERLERİ ANZAK KOYUNDA

NATO tatbikatı sebebiyle "Toronto" isimli savaş gemisi ile İstanbul'a gelen Kanada Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı 47 asker, karayolu ile geldikleri Çanakkale'de Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nı ziyaret etti. Sabah erken saatlerde Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkına gelen Kanada Deniz Kuvvetleri'ne ait 47 Kanada askeri bölgedeki anıt ve şehitlikleri gezerek yetkililerden bilgi aldılar. Ardından Anzak koyuna gelen askerler burada ayrı bir tören düzenlediler. 1. Dünya Savaşı'nın sona erdiği gün olan 11 kasım tarihi sebebiyle düzenledikleri törende 92 yıl önce hayatını kaybeden dedelerini de anan Kanadalı askerler saygı duruşunda bulurdular. Ziyaretile ilgili açıklamalarda bulunan Kanadalı askeriyetkililer NATO tatbikatı sebebiyle geldikleri İstanbul'dan Çanakkale'ye gelerek tarihi yarımadayı gezmek istediklerini ifade ederek, "Özellikle bugününde 1. Dünya Savaşı'nın sona erdiği gün olması sebebiyle burada ayrı bir tören düzenlemek istedik" dedi. 47 kişilik askeri grup daha sonra bölgeden ayrıldı.

YÜZER İSKELE FIRTINAYA DAYANAMADI

Çanakkale'de yat limanının kapasitesini arttırmak için yapımına başlanan ve 2 ay önce tamamlanarak hizmete giren yüzer iskele, şiddetli fırtınaya dayanamadı.Çanakkale'de yapımı sırasında bazı pürüzler çıkan ve 2 ay önce tamamlanarak hizmete giren yat limanında bulunan yüzer iskeledeki dubalar, fırtınanın etkisiyle zarar gördü. Deniz içine konulan 7.5 tonluk beton tonozlara zincirle bağlanan 12 metre uzunluğundaki dubalar, saatteki hızı zaman zaman 70 kilometreye ulaşan fırtına sebebiyle aşırı sarsılınca, dubaların bağlantı yerlerinde açılmalar oldu. Bir süre sonra da 12 metre uzunluğundaki 10 duba birbirlerinden ayrılmaya başladı. Yetkililer güvenlik açısından, dubaları bağlı bulundukları yerden sökerek yat limanının içine bağlamak zorunda kaldı.Üzeri deniz suyundan etkilenmeyen iroko ağacından yapılan ve 236 bin YTL'ye malolan 120 metre uzunluğundaki yüzer iskelenin kısa sürede hasar görmesi herkesi şaşkına çevirdi. Vatandaşlar seyyar olarak deniz üzerinde duran bu dubaların şiddetli fırtınaya dayanamayarak yerlerinden kopacağını defalarca söylediklerini belirterek, "Daha poyraz fırtınaları görülmedi. Lodos fırtınasında bu böyle olursa, yüzer iskele diye bir şey zaten burada kalmaz. Bunun buraya yapılması hataydı. 236 bin YTL'ye yazık oldu" ifadelerini kullandı.

150 YABANCI TURİZMCİ ANZAK KOYUNDA DEDELERİNİ ANDI

Uluslararası Turizm Profesyonelleri Kulübü'ne (SKAL) üye 150 kişiden oluşan Avustralya, Yeni Zelanda ve İngiliz turizmci, 1. Dünya Savaşı'nın sona erdiği gün olan 11 Kasım'da Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı içerisinde bulunan Anzak koyunda düzenlenen törenle atalarını andı. Antalya'da düzenlenen Uluslararası Turizm Profesyonelleri Kulübü'nün (SKAL) 68. genel kurulunun ardından Çanakkale'ye gelen 150 kişiden oluşan Avustralya, Yeni Zelanda ve İngiliz turizmciler, sabah erken saatlerde Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı içerisinde bulunan Anzak koyuna gittiler. Ellerinde kendi ülkelerine ait bayraklarla törene katılanlar anıta çelenklerin konulmasının ardından yapılan dua sırasında zaman zaman duygusal anlar yaşadılar. Bazı turizmciler gözyaşlarına hakim olamazken, bazıları da birbirlerinin ellerini tutarak 92 yıl önce dedelerinin hayatları kaybettikleri topraklarda olmanın heyecanını yaşadılar.Törende bir konuşma yapan Uluslararası Turizm Profesyonelleri Kulübü (SKAL) Genel Başkanı Yeni Zelandalı Philip Sims, her yıl 25 Nisan'da Anzak törenlerinin yapıldığını belirterek, "Ancak bunun dışında bizim için 11 kasım tarihi de çok önemli. 1. Dünya Savaşı'nın sona erdiği bu günün bizim açımızdan ayrı bir önemi var. Bizler barıştan yanayız. Çanakkale'de yaşanan savaş keşke hiç olmasaydı. Ancak bizler bu savaş sayesinde kendi benliğimiz bulduk ve devlet haline geldik. Çanakkale'nin yeri bizim için busebeple çok önemli. Bizler burada bütün dünyaya barış ve dostluk çağrısı yapıyoruz. Herkes barış içinde yaşasın" dedi.Uluslararası Turizm Profesyonelleri Kulübü (SKAL) 2. Başkanı Hülya Aslantaş ise yaptığı konuşmada, "Bugün burada bir zamanlar centilmence savaşan ulusların torunları olarak, bir kez daha bütün dünyaya dostluk ve kardeşlik için haykırıyoruz. Turizmin dostluk ve kardeşlik içinde yapılacağı bir gerçek. Herkesin de bunu böyle bilmesini istiyoruz" diye konuştu. Törenin sonunda ise Uluslararası Turizm Profesyonelleri Kulübü (SKAL) Antalya Şube Başkanı Kaya Gürlersan tarafından Anzaklar'a tören alanında irmik helvası ikram edildi. Törene katılanlar daha sonra Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkındaki anıtlarla şehitlikleri gezdiler.

545 YILLIK TARİHİ KALENİN DUVARLARINDA İNCİR AĞACI BÜYÜDÜ

1462 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Çanakkale Boğazı'nın en dar yerine yaptırılan iki kaleden birisi olan Kilitbahir Kalesi'nin duvarlarında büyüyen incir ağaçları herkesin dikkatini çekiyor.Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nı ziyaret etmek için Çanakkale'ye gelen yerli ve yabancı turistler, özellikle Kilitbahir Kalesi'ne büyük ilgi gösteriyorlar. Tarihi yarımadada Kilitbahir köyünün içinde yer alan ve 545 yıl önce yapılmasına rağmen halen ayakta duran tarihi kalenin duvarlarına konan kuşların bıraktıkları incir tohumları zamanla büyüyerek ağaca dönüştü. Her yıl biraz daha büyüyen incir ağaçlarının kalenin duvarlarına zarar verebileceğini belirten vatandaşlar 545 yıl ayakta duran tarihi kalenin bu ağaçlarla yıkılmasının önüne geçilmesini isteyerek yetkilileri göreve davet ettiler.

ANZAK YOLU BİR TÜRLÜ TAMAMLANAMIYOR

Çanakkale Valisi Orhan Kırlı Anzak yolu olarak bilinen Anafartalar sahil yolundaki çalışmaların müteahhit ile ortaya çıkan ihtilaflar sebebiyle devam edemediğini söyledi.Vali Kırlı, Gelibolu yarımadasında yer alan ve büyük tartışmalara sebep olan Anafartalar sahil yolunun (Anzak yolu) halen tamamlanamamasının sebebinin müteahhit ile yaşanan ihtilaf olduğunu belirterek, "Müteahhidin alacaklarının olduğunu iddia etmesi sebebiyle yolun yapımı uzuyor. Bizim burada esas sorumluluğumuz törenlerin yapılacağı yere ulaşımın sağlıklı olarak yapılmasıdır. Bu konuda bu bölgede ulaşımda bir sorun yok" dedi.

2008 ANZAK TÖRENİ HAZIRLIKLARI BAŞLADI

Çanakkale'de 24-25 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek olan 2008 Anzak törenleri için hazırlıklar şimdiden başladı. Avustralya ve Yeni Zelanda büyükelçileri Çanakkale''ye gelerek, Vali Orhan Kırlı ile tören programı hakkında görüştü. Sabah erken saatlerde Çanakkale'ye gelen Avustralya Büyükelçisi Peter Doyle veYeni Zelanda Büyükelçisi Hamish Cooper, Vali Orhan Kırlı'yı makamında ziyaret etti. Yaklaşık 6 kişilik bir heyetin de katıldığı ziyaretle ilgili açıklamalarda bulunan Vali Kırlı, 2008 yılı Anzak törenleri ile ilgili hazırlıkların şimdiden başladığını belirterek, "Konuk büyükelçilerimiz 24-25 Nisan tarihlerinde Gelibolu yarımadasında gerçekleştirilecek olan Anzak törenleri ile ilgili ön görüşmeler yapmak üzere ilimize geldiler. Bizler bu törenlerin en iyi şekilde gerçekleştirilmesi için Türkiye olarak elimizden gelen çabayı gösterip kendilerine yardımcı oluyoruz. Ancak biz Avustralya ve yeni Zelanda ile aramızdaki dostluk bağlarının sadece bu törenlerle sınırlı olmamasını istiyoruz. Bunun dışında her zaman bu dostluk bağlarımızın devam etmesini istiyoruz" dedi. Avustralya Büyükelçisi Peter Doyle ise, Anzak törenlerinin bu yıl da başarılı olarak yapılması için gerekli çalışmalara başladıklarını belirterek, "Bu törenleri Avustralya ve Yeni Zelanda olarak Türkiye ile ortaklaşa gerçekleştiriyoruz. Türk hükümetinin de bu konuda bizlere gösterdiği yakın ilgiye teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Yeni Zelanda Büyükelçisi Hamish Cooper da, bu yılkı törenlere yaklaşık 10 bin Avustralya ve Yeni Zelandalı vatandaşın katılmasını beklediklerini kaydederek, tören programının hazırlanmasında kendilerine destek olan Türk makamlarının teşekkür etti.

ÇANAKKALE'DE TARİHİ EVLER TEKER TEKER YOK OLUYOR

Çanakkale'de çürümeye terk edilen ve çökme aşamasına gelen tarihi binalar önlerinden geçen vatandaşlar için tehlikeli arz ediyor. Çanakkale'nin çeşitli bölgelerinde bulunan asırlık binaların bakımsızlıktan çökmeye yüz tuttuğunu belirten vatandaşlar, bu binaların bir kısmının önlerinde gerekli tedbir alınmaması sebebiyle çevreye de tehlike saçtığını söyledi. Çanakkale Belediyesi'nin tescilli olup bakım ve onarımı yapılmayan binalar hakkında kanunların verdiği yetkiye dayanarak geçtiğimiz yıl kamulaştırma kararı aldığını hatırlatan vatandaşlar, bu konuda halen bir gelişmenin olmadığını ve binaların aynı şekilde durduğunu ifade etti. Çanakkale Belediyesi yetkilileri, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü bünyesinde bulunan "Koruma, Uygulama ve Denetim Bürosu" (KUDEB) tarafından 2002 yılından bu yana atıl ve metruk durumda bulunan yapıların tespit edilerek, 40 adet binanın mülk sahibine gerekli tedbirleri almaları için tebligat yapıldığını belirterek, "Bu tebligatın ardından tarihi binalardan yaklaşık yüzde 60'nın restore edilmesi sağlandı. Bu konuda örnek olması amacıyla, belediyemizce de atıl ve metruk durumda bulunan bazı binalar satın alınarak, kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere restorasyonuna başlandı. 2006 yılı içerisinde çıkan kanun ve yönetmelikler çerçevesinde; kanunun belirlediği bakım ve onarım sorumluluklarını yerine getirmeyen mülk sahiplerinin taşınmazları, kanunların verdiği yetkiye dayanılarak belediyemizce kamulaştırılacak. Bu konuda da tescilli binaların sahiplerine gerekli tebligatı yaptık. Binaların önlerinde tedbir alınmamışsa belediye olarak bu tedbiri biz alıp bu konuda ayılan harcamanın fazlasını o kişiden tahsil ediyoruz" dediler.

TARİHİ GALERİ BAKIMSIZLIKTAN DÖKÜLÜYOR

Çanakkale'de kordon boyunda bulunan ve tarihi özelliği ile dikkat çeken Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nin bakımsız hali vatandaşların tepkisine sebep oluyor. Yaklaşık 5 yıl önce restore edilen tarihi binanın ahşap olan dış kısmının zamanla yeniden harap olduğunu belirten vatandaşlar, "Tarihi açıdan önemli bir yer olan bu bina kordon boyu gibi Çanakkale'nin en önemli mevkiinde bulunuyor. Yıl boyunca çok sayıda serginin açılışının yapıldığı bu yer ilimizin güzide mekanlarından birisi. Ancak binanın dış kısmındaki ahşap kısmın parçalanmış hali kötü bir manzaraya sebep oluyor. Turizm kenti Çanakkale'de tarihi bir binanın bu şekilde bakımsız olması hoş bir olay değil. Bu binanın yeniden restore edilerek güzel bir görünüme kavuşturulmasını istiyoruz" dedi.

ÇANAKKALE TURİZMİNE KAPLICA DESTEĞİ

Çanakkale'nin Biga İlçesi'nde bulunan Kırkgeçit Kaplıcaları yapılacak çalışmaların ardından yenilenerek, turizmine kazandırılacak.25 yıllığına kiraladıkları Kırkgeçit Termal Tesislerini en iyi şekilde hizmete sokmak için çalışmalara başladıklarını belirten Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, “Yapılacak çalışmada ilk etapta buraya ek bir havuz yapacağız. Isıtma sistemini de yeniden gözden geçireceğimiz tesiste yerden ısıtma sistemi kuracağız. Kırkgeçit Kaplıcaları hizmete girdiğinde, bu bölge termal turizmde aranan bir yer haline gelecek. Tesis bittiğinde 5 yıldızlı otel konforunda hizmet verecek” dedi.

ASSOS'DAKİ TAŞ EVLERE BÜYÜK İLGİ

Çanakkale'nin Ayvacık İlçesi'ne bağlı Assos antik kentinde "andezit" adı verilen taştan yapılan evler yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çekiyor. Assos köylüleri, bölgede bulunan evlerin çoğunun volkanik taşlardan yapıldığını belirterek, "Taş evlerde yaşamak daha rahat ve sağlıklı oluyor. Bulunduğumuz köy volkanik bir tepe üzerine kurulu olduğu için her taraf Assos taşı denilen "andezit" taşı ile kaplı. Yüzlerce yıl önce köyümüzün bulunduğu bölge denize yakın olduğu için korsan saldırılarından korunmak için bu evler taşlarla yapılmış. Biz de atalarımızdan gördüğümüz gibi evlerimizi bu taşlarla yaptık. Bölgenin SİT alanı olması sebebiyle, evlerimizi onarmak için Çanakkale Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'ndan izin almamız gerekiyor. Andezit adı verilen bu taşı daha önce başka yerlerden gelen insanlar da alıp götürüyordu. Ancak alınan karar gereği artık bu taşın köyümüzün dışına çıkarılması yasaklandı. Sadece onarım çalışmaları sırasında köylüler kendi evlerinde bu taşı kullanabiliyor. Özellikle bu bölgeye gelen yerli ve yabancı turistler bu taş evlerde konaklamak istiyorlar. Bu bölgede de bu tür oteller var. Güzel bir görünüm arz eden taş evler yazın serin, kışın ılık oluyor. Assos bu sebeple taş eveleri ile ilgi görüyor" dediler.

MİLLİ PARK GENEL MÜDÜRÜNÜ PROTESTO EDEN ÇANAKKALELİ ALAN KILAVUZLARI, KOOPERATİF YÖNETİMİNDEN TOPLUCA İSTİFA ETTİ

Çanakkale'de Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Alan Kılavuzları Kooperatifi Yönetim Kurulu üyeleri, Milli Parklar Genel Müdürü'ne tepki göstermek için toplu olarak görevlerinden istifa etti. Düzenlenen basın toplantısında Milli Parklar Genel Müdürü'ne tepki amacıyla görevlerinden istifa ettiklerini belirten Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Alan Kılavuzları Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kaşıkçı, "Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'ndaki alan kılavuzları kaosu halen sürmektedir. Dünyanın en jeopolitik yerlerinden birisi ve cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı bu yeri Türkiye'ye ve hatta dünyaya tanıtmak, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek için harcanan bütün çabalar, bu bürokrasi yüzünden sekteye uğratılmaktadır. Hükümetimizin buraya verdiği değer ölçüsünde harcanan trilyonlar heba olmaktadır. 5400 sayılı kanun ve buna bağlı olarak hazırlanan yönetmelik ile 3 yıl önce yapılan ve çok sıkı bir sınav neticesinde alan kılavuzu olma hakkını kazanan 188 kişi, yemin edip tek çatı altında toplanmasına rağmen, halen oluşum olarak kabul edilmemiştir. Hatta birlik ve beraberlik içinde toplanmamızdan büyük rahatsızlık duyulmuştur. Alan kılavuzlarının hiçbirinin haberi olmadan Kilye Ana Tanıtım Merkezi yöneticileri ile işbirliği sözleşmesi yapılmış, oluşum olarak Ana Tanıtım Merkezi hedef olarak gösterilerek, alan kılavuzlarının tamamının buraya mahkum edilmesi çabası harcanmıştır. Yönetim kurulu olarak yazdığımız onlarca yazıya cevap verilmemiş, Genel Müdürlüğe yardımcı olmak amacıyla yaptığımız konuşmalarımız da sonuçsuz kalmıştır. Bu çözümsüz durum yarımadada kaçak alan kılavuzluğunu ve hurafelerin teşvik edilmesine, alan kılavuzları arasında bölünme, parçalanma ve huzursuzluğa sebep olmuştur. Bu anlamsız ilgisizlik karşısında kooperatif yönetimimizin de sabrı tükenmiştir. Alan kılavuzlarının haberi olmadan yapılan işbirliği sözleşmesinin iptali ve yöneticilerin sorumsuzca davranışları sebebiyle çevreden dışlanmaları, haklılığımızı bir kere daha ortaya koymaktadır. Bizler 3 yıldan bu yana bu hizmeti engellemeye çalışan Milli Parklar Genel Müdürü Mustafa Kemal Yalınkılıç'ı protesto etmek amacıyla kooperatif yönetim kurulu olarak görevlerimizden istifa ediyoruz" dedi.

20 YIL SONRA BÜYÜKELÇİ OLARAK GELDİ

20 yıl önce turist olarak gelerek Gelibolu Yarımadasını gezen Peter Doyle, bu kez Avustralya Büyükleçisi olarak Çanakkale'ye gelerek Vali Orhan Kırlı'yı makamında ziyaret etti. Yeni atanması sebebiyle Büyükelçi olarak ilk resmi ziyaretini Çanakkale'ye yaptığını belirten Peter Doyle, "Bu ziyaretin benim açımdan çok önemli bir yeri var. Ben 20 yıl önce turist olarak buraya gelip Gelibolu Yarımadasını gezmiştim. Aradan geçen 20 yıl sonra bu kez Büyükelçi olarak buraya gelmek beni ayrıca mutlu etti. Buda yıllar boyu Çanakkale ile Avustralya arasındaki ilişkilerin ne denli sıcak olduğunu gösteriyor" dedi. 25 Nisan Anzak günü kutlamaları sebebiyle daha şimdiden hazırlıklara başladıklarını da belirten Peter Doyle, "Bu sebepel valimize ziyaret edip bu konuda görüş alış verişinde bulunmak istedim. Önümüzdeki hafta içerisinde yeniden gelip yapılacak çalışmalarla ilgili bir görüşme daha yapacağız. Bu törenlerin en iyi şekilde yapılması konumunda bizlere gösterilen yakın ilgiden dolayı sayın valimize teşekkür ediyorum" dedi. Çanakkale Valisi Orhan Kırlı da yaptığı açıklamada, Avustralya'nın yeni Büyükelçisi Peter Doyle'nin ilk resmi ziyaretini Çanakkale'ye yaptığını belirterek, "Büyükelçimiz 25 Nisan tarihinde yapılacak Anzak törenlerinin en iyi şekilde yapılması için görüş alışverişinde bulunduk. Önümüzdeki hafta içerisinde Yeni Zelanda Büyükelçisi ile birlikte yeniden gelecekler ve törenler konusunda daha geniş kapsamlı görüşeceğiz" dedi.

RÜZGAR SANTRALLERİNİN SAYISI ARTACAK

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, hükümet olarak temiz enerji kaynağı olan rüzgar enerjisine önem verdiklerini belirterek, "Göreve geldiğimizde 17 megavat kurulu güç vardı. Şimdi bu 200 megavata çıktı. Hedefimiz 8 bin megavata ulaşmak ve rüzgar türbinlerini ülkemizde üreterek 10 milyar dolarlık bir piyasa oluşturmak" dedi. Kazdağları'nda incelemelerde bulunmak üzere Çanakkale'ye gelen Bakan Güler, helikopterle bölgeye yaptığı incelemelerde, Kepez bölgesini ve yeni kurulan rüzgar türbinlerini de havadan göre fırsatı buldu. Temiz enerji olarak ilinen rüzgar türbinleri ile ilgili sorularını cevaplandıran Bakan Güler şunları söyledi: "Şu anda enerjiye ihtiyacımız var. Çanakkale bölgesi de rüzgar enerjisi konusunda dünyanın en zengin potansiyeli olan yerlerinden bir tanesi. Biz Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olarak ilk defa Türkiye'nin rüzgar atlasını çıkardık. Bu rüzgar atlasına göre yaptığımız ölçümlerde bu bölge en zengin bölgelerden bir tanesi. Bunu da bu haritanın üzerine işledik. Böylece yatırımcılar dağları tepeleri dolaşmak yerine hazırladığımız bu rüzgar atlası sayesinde daha çabuk bilgi edinebiliyorlar. Rüzgar enerjisi konusunda Türkiye'de çok büyük bir ilgi başladı. Bunun ardından bir talep patlaması yaşandı. Şimdi de bunun uygulamasına geçildi. Göreve geldiğimizde 17 megavat kurulu güç vardı. Şimdi bu 200 megavata çıktı. Hedefimiz 8 bin megavata ulaşmak. Rüzgar enerjisi tertemiz ve bedava olan kaynak. Ayrıca hükümetimiz 10 yılda alım garantisi verdi. Sayın başbakanımız yenilenebilir enerjiye büyük önem veriyor. Bu nedenle bu konuda büyük bir artış var. Amacımız bu rüzgar enerjisini bu bölgelerde daha fazla yaygınlaştırmak. Hatta bir adın daha ötesi var. Oda rüzgar türbinlerini Türkiye'de yapmayı hedefliyoruz. Eğer bunu Türkiye'de yaparsak en az 10 milyar dolar piyasa oluşacak. Bu hem işsizlikle mücadelede, hem enerji ihtiyacımızın temininde hem de dışa bağımlılığımızın azalmasında vatandaşımıza da ucuz elektrik temininde çok önemli bir kaynak olacak" dedi.

ABD'Lİ TURİZMCİLER ÇANAKKALE'Yİ GEZECEK

Sayıları 100'ü bulan Amerikalı seyahat acentesi yetkilisi ve turizm dergisi editörleri Türkiye'ye geldi. Türkiye'nin turistik bölgelerini 2 hafta boyunca inceleyip gezecek olan heyet bugün saat 12.30'da Türk Hava Yolları'nın (THY) tarifeli seferiyle New York'tan İstanbul'a geldi. Heyeti oluşturan FLO USA'nın acenteleri ile ABD'li gazetecilerin, FLO'nun Türkiye acentesinin davetlisi olarak Türkiye'ye geldiği öğrenildi. FLO'nun İstanbul Acentesi Operasyon Müdürü Serkan Hasköy, gezinin aylar öncesinden planlandığını belirterek, davetlilere Türkiye ile ilgili yerinde bilgi vereceklerini söyledi. Kafilede, ABD'nin dünyaca ünlü turizm ve seyahat dergisi Recommend Magazine'in köşe yazarları da bulunuyor. Derginin baş editörü Richard Sihvely, Türkiye'nin yaptığı ataklarla son dönemde popüler bir destinasyon haline geldiğini söyleyerek, "Türkiye'yi çok seviyorum. Türkiye'ye 11 Eylül olaylarında sonra bir miktar turizmde düşüş oldu. Ancak sonra iyi bir şekilde rağbet arttı. Türkiye ile ABD'nin mutabakata varıp en yakın zamanda ilişkilerin en iyi seviyeye ulaşacağını umuyorum. Bana göre bu politik bir olay. Bence iki ülkenin hakları arasında bir sorun yok" diye konuştu. 13 gün boyunca Türkiye'yi tanıyacak olan kafile, sırasıyla İstanbul, Bursa, Ankara, Kapadokya, Antalya, Pamukkale, Kuşadası ve Çanakkale'yi ziyaret edecek. 

CHP'LİLER KAZDAĞLARI'NDA İNCELEME YAPTI

Kazdağları'nda altın madeni aramalarını ile ilgili oluşturulan heyette bulunan CHP milletvekilleri bölgede yaptıkları incelemelerinin ardından Çanakkale'de basın toplantısı düzenledi. Heyet Başkanı Bihlul Tamaylıgil, Kazdağları'nın bir bütün olduğunu belirterek, "Kazdağları'nda bu bütünlüğü bozmak yolunda bir eğilim varsa zaten bu kabul edilemez" dedi. CHP Çanakkale il binasında düzenlenen basın toplantısında Kazdağları'nda yaptıkları incelemeler ile ilgili açıklamalarda bulunan heyet başkanı İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil, 2 günden bu yana devam eden bölgedeki çalışmalarda ilk olarak Balıkesir'in Havran ilçesi Küçükdere beldesinde bulunan Koza şirketine ait maden ocağını gezdiklerini ifade ederek, "Bunun ardından Balıkesir'in Edremit ilçesine bağlı Zeytinli beldesinde düzenlenen "Maden Yasası, Kazdağları ve Madra Dağı'na etkileri" adlı panele katıldık. Sonra da sırasıyla Çanakkale'nin Ayvacık İlçesi'ne bağlı Küçükkuyu beldesinde "Kazdağını Koruma Girişimi" üyeleri ile bir araya gelip Bahçedere köyündeki sondaj alanını gezerek köylülerle görüştük. Çan, Yenice ve Bayramiç bölgesindeki gezimizin ardından çalışmalarımızı tamamladık. Bu çalışmalar sonunda elde ettiğimiz bilgilerle raporumuzu hazırlayacağız. Ve bu raporu da çok sayıda bastırarak yöre halkıyla ilgili tüm kurumlarla paylaşıp mecliste de bu konuyu rapor çerçevesinde sahiplenmeye devam edeceğiz. Bu mücadeleye katkı veren tüm hemşerilerime bu mücadelenin önderliğini yapan tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum" dedi.

KOCA SEYİT’İN KIZI HAYATINI KAYBETTİ

Balıkesir Havran İlçesi Kocaseyit Köyü'nde kalan ve Koca Seyit'in hayattaki tek çocuğu olan 96 yaşındaki Ayşe Yıkar hayatını kaybetti. Uzun zamandan bu yana hasta olan Yıkar, öğle saatlerinde köyde hayatını kaybetti. Çanakkale Savaşı'nda sırtına aldığı 276 kiloluk top mermisiyle İngiliz Ocean Zırhlısı'nın batmasını sağlayarak savaşın seyrini değiştiren Havranlı Seyit Onbaşı'nın 3 oğlu ve 2 kızından hayattaki tek çocuğu olan kızı Ayşe Yıkar, Kocaseyit köyündeki evinde vefat etti. Çanakkale kahramanı Kocaseyit'in kızı Ayşe Yıkar Kocaseyit köyünde kılınacak olan cenaze namazından sonra toprağa verildi.

ŞEHİTLER ABİDESİ GÜL BAHÇESİNE DÖNDÜ
Çanakkale'de, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda bulunan Şehitler Abidesi'nin ön kısmı gül bahçesi haline geldi.Bölgede geçen yıl yapılan düzenlemeler sırasında daha önce "Mehmet" isimlerinin yazılı olduğu Şehitler Abidesi'nin ön kısmındaki ay yıldız şeklindeki mermerler kaldırılarak buraya 5 bin gül fidanı dikilmişti. Aradan geçen bir yılda bakımları yapılan güllerin çiçek açmasıyla abide hoş bir manzaraya büründü. Kırmızı güllerin güzel manzarasından etkilenen ziyaretçiler bol bol fotoğraf çekiyor. Abidenin ön kısmına dikilen 5 bin gül fidanının yanı sıra aynı bölgenin karşısında bulunan eski otopark alanı da şehitlik haline getirilip buraya da 5 bin gül daha dikildi.

MAKET ASKERLERLE TARİHE YOLCULUK

Çanakkaleli emekli öğretmen Sıdıka Kocaoğlu, bire bir yaptığı el yapımı maket askerlerle 92 yıl önce meydana gelen Çanakkale savaşını canlandırdı.Sıdıka Kocaoğlu, yıllardır büyük merak duyduğu el yapımı maket figür çalışmalarına devam ettiğini belirterek, "Çalışmalarımız uzun süre önce başladı. Çünkü alt yapıda uzun süreli bir araştırmamız vardı. Araştırmalarımızın ardından ise maketlerimizin bu hale gelmesi için 1,5-2 ay gibi bir zaman harcadık. Amacımız Çanakkale savaşlarında gerçekleşen olayların görsel olarak bugüne aktarılması ve günümüzde bu konuya dikkat çekilmesidir. Çünkü ülkemiz son yıllarda oldukça zor dönemler geçiriyor. Amacım dil, din, kültür ve ırk birliğinin gerektiğinde bu savaşta olduğu gibi Türk milletini bir araya topladığını gösterebilmek" dedi.Bire bir insan boyutlarında yapılan maketlerde 5 askerin savaş anında cephede yaşadıklarının anlatıldığını belirten Sıdıka Kocaoğlu, "Bu askerlerden ikisi savaş anında, birisi yaralanmış halde yerde yatarken, ikisi bir masa başında savaş planlarını incelerken, birisi de nöbet tutarken gösteriliyor. Ayrıca yaşlı bir nine de kağnı arabası ile bu askerlere yardım ederken görülüyor. Bu yeni yaptığım maketler ilk etapta İzmir'de İnciraltı'nda bir alış veriş merkezinde sergilenecek. Ardından duruma göre diğer illerde sergilemeyi planlıyoruz" diye konuştu.

TARİHİ KALENİN DUVARLARI ERİYOR

1462 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Çanakkale Boğazı'nın en dar yerine yaptırılan iki kaleden birisi olan Kilitbahir Kalesi'nin duvarlarının belirli bölümleri uzun zamanın ardından erimeye başladı.545 yıl dimdik ayakta kalan tarihi kalede belirli aralıklarla yapılan restorasyon çalışmalarına rağmen belirli bölümlerinde görülen erimeler dikkat çekmeye devam ediyor. Deniz kenarında bulunan tarihi kalenin özellikle orta kesimlerindeki tuğlaların eridiği gözlenirken, diğer bölümlerin yapılan restorasyon sebebiyle daha iyi olması dikkat çekiyor. Bölgeyi gezen vatandaşlar daha önce tarihi kalede restorasyon çalışması yapıldığını ve büyük bölümünün kurtarıldığını belirterek, eriyen bu tuğla şeklindeki bölümlerde de gerekli çalışmanın yapılmasını istediler.

TARİHİ TABİP HASAN PAŞA CAMİİ RESTORE EDİLECEK
Çanakkale'nin Eceabat İlçesi'ne bağlı Kilitbahir köyünde bulunan tarihi Tabip Hasan Paşa Camii restore edilecek.Balıkesir Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan ihalenin tamamlandığını belirten yetkililer, 17. yüzyılın sonu ile 18. yüzyılın başlarında saray tabipliğinden sürgün edilerek Eceabat'ın şu an olmayan Elpeden köyüne yerleşen Tabip Hasan Paşa tarafından yapılan cami restore edileceğini söyledi. Yetkililer, "Tabip Hasan Paşa sürgün edildikten sonra Elpeden köyünde çıkan bir hastalığın ardından Kilitbahir köyüne geçip buraya yerleşmiş. Ardından da burada bu camiyi yaptırmış. Cami köyde yapılan camilerin sonuncusu olma özelliğine sahip. Küçük bir mescit durumunda olan caminin minaresinin mütevazı görünüşü, mihrabı, kubbedeki İhlas suresi, kayda değer en önemli bölümlerini oluşturuyor. Yaklaşık 10 yıl önce restore edilen tarihi camide zamanla hasarlar meydana geldi. Tekrar restore edilmesine karar verildi. Balıkesir Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından ihale edilen Kilitbahir Tabip Hasan Paşa Camii'nin restorasyonuna kısa sürede başlanacak ve 70 gün içinde tamamlanacak" dedi.

DÜNYANIN EN BÜYÜK RÖLYEFİNİ PARÇALADILAR

Çanakkale Şehitler Abidesi'nin giriş kısmına ünlü heykeltıraş Azmi Sekban önderliğinde 15 kişilik ekip tarafından yapılan dünyanın en büyük anıt rölyefinin berili kısımları, kimliği belirsiz kişi yada kişiler tarafından tahrip edildi. Normal şartlarda 3 senede yapılabilecek 45 metre uzunluğunda ve 3.5 metre yüksekliğindeki rölyef, 3 yıl önce günde 24 saat çalışan 15 kişilik heykeltıraş ekibi tarafından 80 günde tamamlanarak, Şehitler Abidesi'nin ön kısmındaki yere yerleştirilmişti. Heykelin yapımında 60 ton çamur, 100 metreküp strafor kullanılırken, Harbiye Askeri Müzesi'nden ve Çanakkale Şehitleri kitaplarından yararlanılarak gerçekleştirilen ve aslına uygun olarak yapılan eserin dünyada yapılan en büyük anıt rölyefi olduğunu ifade edilmişti. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda büyük ilgi gören dev rölyefin bir kısmının parçalanması herkesi şaşkına çevirdi. Rölyefin orta kesiminde yer alan Atatürk heykelinin arkasında bulunan askerin elindeki tüfeğin parçalanmış haldeki görüntüsü bölgeyi ziyaret edenlerin tepkisine sebep oluyor. Binlerce kişinin ziyaret ettiği bu bölgede rölyefte meydana gelen bu bölümlerin en kısa sürede onarılmasını isteyen vatandaşlar rölyefin tamamen bakımdan geçirilmesinin gerektiğini belirtti.

KAZDAĞLARI BAKANLIK İNCELEMESİ ALTINDA

Kazdağları'nda son günlerde yaşanan altın madeni arama çalışmalarına tepkilerin çığ gibi büyümesi üzerine devreye gören Çevre ve Orman Bakanlığı bölgeye bir ekip göndererek inceleme başlattı.Sabah erken saatlerde Çanakkale'ye gelen Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nden Şube Müdürü Erdoğan Üçpınar ve beraberindeki ekip, ilk olarak altın madeni arama çalışmalarının yapıldığı Çan ilçesine bağlı Söğütalan köyü mevkiine giderek burada incelemelerde bulundu. Ardından Bayramiç'e geçen ekip akşam saatlerinde de büyük tepkilerin yaşandığı Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesi Bahçedere köyü yakınlarındaki Fatma kayası mevkiinde maden sahasında incelemelerde bulundu. İl, ilçe ve belde Orman İşletme Müdürlüğü'nden görevlilerin de bulunduğu incelemelerde kamera ile tespit yapan ekipler, bir açıklama yapmadan bölgeden ayrıldı. Bakanlık görevlilerinin yanına gelen Bahçede köyü muhtarı Ahmet Ergin ile bazı köylüler, altın madeni çalışmalarının devam etmesi halinde bölgenin bundan büyük zarar göreceğini ifade ederek, bu konuda gerekenin yapılmasını istediler. Bakanlık heyeti daha sonra Kazdağları'nda diğer altın arama çalışmalarının yapıldığı yerleri gezerek rapor tuttu.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI HİLMİ GÜLER KAZDAĞLARI'NDA İNCELEMELERDE BULUNDU

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, çevrecilerin büyük tepkisine sebep olan Kazdağları'ndaki altın madeni arama çalışmalarının yapıldığı yerleri inceledi. Bakan Güler, maden sondajı çalışmalarının yapıldığı bölgede tekniğine aykırı kanun dışı bir durum varsa gerekeni yapacaklarını belirterek, "Çünkü çevre bizim vazgeçemeyeceğimiz değerlerimizdendir" dedi. Sabah erken saatlerde uçakla Çanakkale'ye gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, daha sonra özel bir helikopterle Kazdağları'ndaki altın madeni sondaj çalışmalarının yapıldığı bölgeleri inceledi. Çanakkale Valisi Orhan Kırlı ve Çevre Orman Bakanlığı'ndan bir yetkilinin de katıldığı incelemelerde ilk olarak Ayvacık İlçesi'ne bağlı Küçükkuyu Beldesi Bahçedere köyündeki sondaj çalışmalarının yapıldığı bölgeye giden Bakan Güler, helikopterle bölgeyi önce havadan inceledi, ardından da aşağı inerek yerden incelemelerde bulunup yetkililerden bilgi aldı.Bakan Güler burada yaptığı açıklamada Kazdağları'nın önemine işaret ederek, "Biz objektif bir değerlendirme yapıyoruz. Ben bu konu ile ilgili olarak buraya 2 ayrı grup müfettiş gönderdim. Bunlardan bir grup maden işleri ile ilgili müfettişler. İkinci olarak da Bakanlık müfettişlerini gönderdim. Dolayısıyla yerleri tespit edin, söylentilerin doğruluğunu, yanlışlığını görüp ona göre objektif bir değerlendirme yapalım dedim.Biz burada taraf değiliz. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı olarak ülkemizin hem çevresi, hem de yer altı ve yerüstü zenginliği bizim zenginliğimizdir. Tarihi doku ile birlikte bütün bu güzellikler ülkemizin zenginlikleridir. Hiçbirinden taviz veremeyiz. Hiçbirini göz ardı ederek diğerinin lehine hareket edemeyiz. Objektif ve adil bir değerlendirme yapalım diye bizlerde müfettişlerimizi buraya gönderdik. Ayrıca Çevre ve Orman Bakanlığımızda buraya kendi müfettişlerini gönderdi. Burada 3 ayrı çalışma yapıldı. Daha sonra da Ankara'da uzman arkadaşlarla bir değerlendirme yaptık. Burada işin teknik konularını görüşüp söylentileri değerlendirdik. Ayrıca Valimizle ve buradaki yerel yöneticilerle de görüştük. Bu değerlendirmelerin ardından da bir de ben kendim bizzat buraları görmek istedim. Aslında en büyük kirlilik bilgi kirliliğidir. Bu bilgi kirlililiği de gidermek için kendi çıplak gözümüzle burayı görmek istedik" dedi.
"KANUN DIŞI BİR DURUM VARSA GEREĞİNİ YAPARIZ"
Bakan Güler, vatandaşların çevreye karşı duyarlılıklarından memnun olduğunu belirterek, "Yerel yöneticilerimizde halkımızda çevre konusunda çok duyarlı. Halkımızın çevreye karşı olan duyarlılığı bizleri çok memnun ediyor. Çünkü böyle bir bilinç bizim bütün zenginliklerimiz için de büyük bir avantaj. Bu bilinçle zaten hareket ediyoruz. Onun için buraya gelip değerlendirmelerimizi yaptık. Bunun sonucunda da Ankara'da da görüşmelerimizi yapacağız. Buna göre alacağımız önlemleri tespit edeceğiz. Ama gördüğümüz gibi açılan bu yollar yangın servis yolu için açılan yollar. Bunun dışında çevre ile ilgili bir tahribat var mı onu inceledik. Burada yapılan bir tespit. Yani var mı, yok mu anlamında bir tespit ve arama ruhsatı çalışması. Bu bir eşletme değil. Ayrıca burada bu madenlerin var olup olmadığı tespit edilecek. Eğer varsa projelendirilecek. Proje konusu da teknik bir konudur. Mühendislikle ekonominin buluştuğu bir çalışmadır. Bunun fizibilitesi ve projelendirmesi yapılacak ve ardından ÇED raporu alınacak. ÇED raporu alınması içinde buranın yerli halkı da dahil olmak üzere herkesin görüşü alınarak yapılacak. Onlarında izni olmadığı zaman zaten halkımıza rağmen bir şey yapılması mümkün değil. Eğer onlarda olumlu karar verirse, tekniğine de uygun olursa çalışma izni ondan sonra verilecek. Bu bakımdan şuanda böyle bir izin verilmiş değil. Ne siyanür kullanılma durumu var nede orman kesimi söz konusu değil. Burada yapılan çalışmaları tekrar gözden geçiriyoruz. Eğer burada herhangi bir tekniğe aykırı, yasalara uygun olmayan bir durum varsa gereğini yaparız. Çünkü çevre bizim vazgeçemeyeceğimiz değerlerimizdendir" dedi.

CUMHURİYET EĞİTİM GEZİLERİ SONA ERDİ

Milli Eğitim Bakanlığı'nca 2004 yılından buyana düzenlenen ve 4 etapta gerçekleştirilen Cumhuriyet eğitim gezileri sona erdi. Bu geziler kapsamında Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'ndaki savaş alanlarını Türkiye'nin dört bir yanından gelen 3 bin 880 öğrenci gezdi.Eğitim gezilerinin son etabı olan dördüncü bölümüne katılan 920 öğrenci sabah erken saatlerden itibaren otobüslerle Çanakkale'ye gelmeye başladılar. Arabalı vapurla Eceabat'a geçen öğrenciler daha sonra tarihi yarımadayı gezdiler. Cumhuriyet eğitim gezilerinin sona ermesi sebebiyle Şehitler Abidesi'nde düzenlenen törende bir konuşma yapan Milli Eğitim Bakanlığı Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdür Yardımcısı Cevdet Öksüz, "Bakanlığımıza bağlı ilk ve orta öğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin Çanakkale ve milli mücadele destanının önemini kavramalarına ve bu yolla milli şuurlarının güçlenmesine katkıda bulunmak, farklı kültürlerdeki öğrencilerin tanışıp kaynaşması için eğitim gezilerinin yürütülmesi görevi bu yıldan itibaren bize verildi. Proje kapsamında 2004 yılında 8 bin öğrenci ve 400 öğretmen ile öğretici Çanakkale Gelibolu Yarımadası'nı gezdi. 2005 yılında da geziler devam etti. 2006 yılından itibaren ise bu geziler genişletildi. Çanakkale ve Cumhuriyet Eğitim gezil