HABERLER

 

GÜZELLER ÇANAKKALE'DE BULUŞACAK

"Dünya Medeniyetler Kraliçesi (Miss Civilization Of The World) Yarışması"nın Nisan ayı içerisinde Çanakkale'de yapılacağı açıklandı. Yarışmayla ilgili açıklamalarda bulunan "Dünya Medeniyetler Kraliçesi Yarışması" Onursal Başkanı Suha Özgermi, bu konuda görüşmelerde bulunmak üzere Çanakkale'ye geldiğini belirterek, "22 ülke güzelinin katılacağı bu etkinliği 12 Nisan 2008 tarihinde Çanakkale'de yapmayı kararlaştırdık. Çanakkale dünyada ilk güzellik yarışmasının yapıldığı yer. İda dağında gerçekleştirilen bu güzellik yarışmasının yapıldığı bir yerde böyle bir etkinliği yapmamak mümkün değil. Bu sayede Çanakkale'nin de tarihi ve turistik açıdan tanıtımı yapılabilecek. Dünya Medeniyetler Kraliçesi Yarışması'na katılacak güzeller, önce kendi ülkelerinde bir elemeden geçecekler ardından da 5-12 Nisan tarihlerinde Çanakkale'de kampa girecekler. Bu süre içinde de ilin tarihi ve turistik yerlerini gezecekler. Kraliçe ise 12 Nisan'da il merkezinde yapılacak yarışmayla seçilecek" dedi. Yarışmanın dünyada 100 ülkeden izleneceğini de belirten Özgermi, "Bu konuda birçok basın yayın organıyla görüşme yaptık. Yaklaşık 100 ülkede bu güzellik yarışması televizyondan yayınlanacak. Böylece Çanakkale'nin de tanıtımı yapılacak. Yarışmada jüri başkanlığın ise Gönül Yazar yapacak. Jüride eski Galatasaray Kulübü başkanlarından Alp Yalman ile eski Fenerbahçe Kulübü başkanlarından Ali Şen de yer alacak" dedi.

TÜRKİYE'NİN İLK RUS ANITININ TEMELİ TÖRENLE ATILDI
Çanakkale'nin Gelibolu ilçesine yapılacak Türkiye'nin ilk Rus anıtının temeli törenle atıldı. Gazi Süleyman Paşa Mahallesi İpek Sokak'ta yapılacak anıtın temel atma töreni, iki ülke milli marşlarının okunması ile başladı. Törende bir konuşma yapan Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, 1917 ile 1920 yılları arasında Rusya'da yaşanan dramatik iç savaşın neticelerini Çanakkale'de de hissettiklerini ifade ederek, "Bugünkü Gelibolu nüfusu büyüklüğünde bir insan kitlesinin, o günün şartlarında kamp düzeninde yaşam mücadelesi verdiklerini gözümüzün önüne getirirsek, ne büyük trajedi yaşandığını anlayabiliyoruz. Rusya, Türkiye Cumhuriyeti dış politikasında her zaman özel bir konuma sahip olan büyük bir komşumuzdur. Türkiye-Rusya ilişkileri milli mücadele döneminde kurulan güçlü ittifaktan her zaman etkilenmiştir. Zamanımızda ise iki ülke arasındaki ilişkiler karşılıklı yarar çerçevesinde gelişmekte, derinleşmekte ve çeşitlenmektedir. Gelibolu'da 1917- 1920 yılları arasında kalan ve burada hayatını kaybeden Rusların anısına 1921 yılında ilçede yapılan Rus anıtı, 1949 yılında meydana gelen depremden sonra tahrip olmuş, ardından da yıllar sonra yok olup gitmiştir. İki ülke arasında yapılan görüşmelerin ardından ilçeye yeniden bir Rus anıtının yapılmasına karar verilmesiyle bu adım yeniden atılmış oldu. Bu anıt iki ülke arasındaki dostlukları da pekiştirecek" dedi. Rusya Federasyonu'nun Ankara Büyükelçisi Vladimir İvanovskiy ise, yıllar sonra bir Rus anıtının Gelibolu'da yapılmasına sevindiklerini ifade ederek, "Bu anıt iki ülke arasındaki dostluk bağlarını daha da arttıracak. Yıllar önce atalarımıza Gelibolu'da sahip çıkan Türklere müteşekkiriz. Onları unutmamız mümkün değil" diye konuştu. Rus Mili Şeref Vakfı Başkan Vekili Mikhail Yakushev da, Gelibolu'da yapılacak anıtla atalarını unutmadıklarını belirterek, bu konuda kendilerine yardımcı olanlara teşekkür etti. Gelibolu Belediye Başkan Cihat Bingöl ise, 1917-1918 yıllarında Rusya'da yaşanan devrimin ardından bölgeden kaçan çar yanlısı yaklaşık 25 bin kişinin 1920-1921 yılları arasında Gelibolu'ya geldiklerini hatırlatarak, "O dönemde Türklerle yan yana yaşayan Rusların bir kısmının burada hayatını kaybederek Gelibolu'ya gömüldüğünü de tarih kitaplarından biliyoruz. Ruslarla yaptığımız görüşmede Gelibolu'ya bir anıt yapma konusunda bize teklifte bulundular. Biz de buna sıcak baktık. Bu konuda geçtiğimiz yıldanberi Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Aleksander Krivenko ile defalarca görüşmelerimiz oldu. Geçen ay içerisinde de inşaatın Rusya sorumlusu 'SSCO' 'Zarlıbezhstroytehno Logy' şirketinin Genel Müdür Yardımcısı Vladimir Karklinsh, Mikhail Yakushev ve Gelibolu'da inşaatı yapacak olan Tes-İş Mühendislik Limited Şirketi'nin proje mühendisi Erkan Şener ile birlikte görüşmelerimiz oldu. Sonunda anıtın yapılacağı Gazi Süleyman Paşa Mahallesi İpek Sokak üzerindeki yerde mutabakata vardık. Bugün de anıtın tekmelini atıyoruz. Türkiye'de ilk Rus anıtı olma özelliğine de sahip bu anıt, yıl sonuna kadar ziyarete açılacak. Rus anıtının Gelibolu'ya dikilmesinin ardından, ilçemizi çok sayıda Rus vatandaşın ziyaret etmesini bekliyoruz" dedi. Yapılan konuşmaların ardından Rusya'dan getirilen ve anıtın tarihçesinin yer aldığı bir yazı, özel olarak hazırlanan pirinç kutuya konularak temele konuldu. Temele il harcın konulmasının ardından konuklar bölgeden ayrıldılar. Törene Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, Gelibolu Kaymakamı Adnan Çakıroğlu, Belediye Başkanı Cihat Bingöl, Rus Mili Şeref Vakfı Başkan Vekili Mikhail Yakushev, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Vladimir İvanovskiy, Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Aleksander Krivenko, eski Rusya Federasyonu Ulaşım Bakanı Leonid Matuhin, Cenevre ve Batı Avrupa Başpiskoposu Mithail, Rusya Federasyonu Kültür ve İletişim Bakan Danışmanı Aleksander İlyin, Palmali Holding Moskova Temsilciliği Başkanı Aleksander Şadrin, Rusya Demiryolları A.Ş. Başkan Yardımcısı Danışmanı Vladimir Karklinş, Acroflot Rus havayolları İstanbul Temsilcisi Aleksander Hilvheenko, tarihçi yazarlar Nikolay Çerkaşin ve Yuri Emelyanov katıldı.

İŞTE 2 BİN 400 YILLIK İNCİR

Assos Antik Kenti'nde gerçekleştirilen kazılarda, bir lahit içinde ölüye son yemek olarak sunulduğu tahmin edilen 2 bin 400 yıllık incir bulundu. Kazı çalışmaları sırasında bulunan 2 bin 400 yıllık incirle ilgili açıklamalarda bulunan Assos Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Doç. Dr. Nurettin Aslan, "Bölgede yaptığımız bu yılki çalışmalarda ilginç bulgulara rastladık. Yapılan çalışmada bir lahitin içinde iki tane yanmış incir bulduk. Bu incirin büyük bir olasılıkla cenazenin mezara bırakılması sarısında yapılan bir ayin ya da yemek sahnesi sırasında oraya konulduğunu düşünüyoruz. Çünkü o dönemde insanların beraberinde getirdikleri yiyecek ya da hediyelerin arta kalanlarını mezarın içine attıklarını biliyoruz. İncirin mezarda bulunmasını bu şekilde açıklayabiliriz. İncirlerin iyi bir şekilde günümüze ulaşmasının ana sebebini de incirlerin yanarak kömürleşmesine ve lahit içinde iyi bir şekilde izole olmasına bağlıyoruz. Yaptığımız incelemeler sonunda bu incirlerin 2 bin 400 yıl öncesine ait olduğunu tahmin ediyoruz. Yine lahitte yaptığımız incelemede, bu incirin 2 bin 400 yıl önce hayatını kaybeden bir bayana hediye olarak sunulduğunu da belirledik. Ayrıca mezarda yanmış zeytin çekirdeklerine de rastladık" dedi.

ÇANAKKALE KAHRAMANINA DEV HEYKEL

Tek başına kaldırdığı 275 kilogramlık top mermisiyle Çanakkale Savaşı'nın seyrini değiştiren Koca Seyit'in, memleketi Balıkesir'in Havran ilçesine bağlı Koca Seyit köyüne konulmak üzere dev heykeli yapıldı.  Havran Kaymakamı Fatih Genel'in gayretiyle Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Balıkesir Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nce sağlanan ödenekle heykeltıraş Murat Daşkın tarafından yapılan Koca Seyit heykelinin, 18 Mart'ta Koca Seyit köyünde bulunan anıta törenle konulacağı öğrenildi. Kaymakam Fatih Genel, "Heykelin kazandırılmasında emeği geçen tüm yetkililere teşekkür ediyorum. Seyit Onbaşı 1889'da Balıkesir'e bağlı Havran ilçesinin Çamlık köyünde dünyaya geldi. 1909'da vatani vazifesini yapmak üzere askere giden Koca Seyit, 3 senelik asker iken Balkan Harbi patlak verince birliğiyle beraber savaşa katıldı. 1913'te Balkan Savaşı sona erdi. Fakat o terhis edilmedi. 1914'te Birinci Dünya Savaşı başlayınca Çanakkale'de topçu eri olarak vazife aldı ve burada tek başına destan yazdı. Seyit Onbaşı'nın 215 okkalık (275 kg) gülleyi bir başına kaldırıp, ağzına sürdüğü topla Ocean zırhlı gemisini boğazın kanlı sularına gömmesi, Çanakkale Savaşı'nın dönüm noktasıdır. Tek başına koca ordu kadar korku saçan Koca Seyit'in bu kahramanlığı dillere destan oldu. Seyit Onbaşı, savaşın ardından Balıkesir'deki köyüne döndü ve burada mütevazı bir hayat yaşadı. Ömrünün sonuna kadar bir fabrikada hamallık yapan,devletin vermek istediği maaşı kabul etmeyen Seyit Onbaşı, 1939 yılında zatürreeden öldüğünde geriye mertlik, iyilik bıraktı. Havran ilçesindeki Çamlık köyünün adı, artık Koca Seyit oldu. Seyit Onbaşı'nın burada yaşayan tek kızı geçen ay vefat etti. Yaptıklarımız kahramanın yaptıklarına karşılık hiçbir şey" dedi.

KİLYE KOYU SÖZLEŞMESİ FESHEDİLDİ

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkında yer alan Kilye Koyu Ana Tanıtım Merkezi'ni kiralayan şirketin kira bedelinin üçüncü taksitini geç ödemesi; dördüncü taksitini ise ödememesi sebebiyle sözleşmesinin feshedildiği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Park alanının giriş kapısı olarak 5 milyon YTL harcanıp inşa edilen ve 18 Mart 2005'de Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın da katılımı ile hizmete giren ana tanıtım merkezini kiralayan firmanın taksitlerini ve elektrik borcunu ödemediği gerekçesiyle sözleşmesinin feshedildiği ifade edildi. Şirketin ana tanıtım merkezini 29 yıllığına kiraladığını belirten yetkililer, 4 taksitte ödenmesi gereken kiranın üçüncü taksitinin 66 gün gecikmeli yatırıldığı, 20 Kasımda ödenmesi gereken dördüncü taksiti ise ödenmemesi üzerine gerekli yasal işlemin yapılarak noter kanalı ile sözleşmenin feshedildiği belirtildi.

100 YIL GARANTİLİ EL DOKUMASI HALI

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı köylerde doğal boya yöntemi kullanılarak el ile dokunan halılar, solmama konusunda 100 yıl garantili olarak satılıyor.1982 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öncülüğünde Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi ve köylerinde başlatılan “Doğal Boya Araştırma ve Geliştirme” (DOBAG) projesi kapsamında sentetik boya yerine kök boya kullanılarak el tezgahlarında geleneksel halı motiflerini kullanarak imal edilen Ayvacık halıları, yurtiçinde büyük ilgi görürken,yöreye ait halılar Almanya, İrlanda, Norveç, İsviçre, İngiltere, Avusturya Amerika ve Japonya gibi ülkelere de ihraç ediliyor. S.S Süleymanköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi satış mağazası sorumlularından Diğdem Geral, 26 yıllık kooperatifin büyük işlere imza attığını belirterek, “El dokuma yün halı satışı ve ihracatı yapıyoruz. Ayvacık’a bağlı 32 köyümüzde 305 üyemiz var. Amacımız üyelerimizin standartlarımıza uygun dokudukları halıları yurt dışına en iyi bir şekilde pazarlamak. Amerika’dan Avrupa’ya, Avrupa’dan da Asya’ya kadar bir çok ülkeye halı ihracatımız var. Doğal Boya Araştırma ve Geliştirme (DOBAG) patentli halılarımızın üretimini yapıyoruz. DOBAG projesi Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinin projesi. Doğal boyalı halıların üretimini ve pazarlamasını yapan kooperatifimiz Marmara Üniversitesi’nin garantisi ile doğal boyaların solmaması konusunda 100 yıl garanti veriyoruz” dedi.

POLONYALI AGATA'DAN İNGİLİZCE DERSİ

Avrupa Birliği Devlet Planlama Teşkilatı Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığınca yürütülen ve bütün masrafları ülkelerin ulusal ajansları tarafından karşılanan “Comenius” asistanlığı programı kapsamında Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesine gelen Polonyalı Agata Eliza Kulwicka, ilköğretim okulu öğrencilere İngilizce dersi vermeye başladı. Polonya’nın Torun Üniversitesinde İngilizce öğretmenliği bölümü son sınıf öğrencisi olan Agata Eliza Kulwicka, staj öğretmenliği deneyimini Küçükkuyu İlköğretim okulunda yapmaya başladığını belirterek, “Avrupa Birliği Devlet Planlama Teşkilatı Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığınca yürütülen “Comenius” asistanlığı programı kapsamında Çanakkale’ye geldim. Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesindeki ilköğretim okulunda İngilizce Öğretmeni Seray Kuyumcu ile birlikte 3 ay boyunca ders vereceğim. Böylece stajımı burada yapmış olacağım. Türkiye’de bulunmaktan dolayı çok mutluyum” dedi.Okulun İngilizce öğretmeni Seray Kuyumcu ise Agata Eliza’nın gelmesinin öğrenciler için çok büyük bir fırsat olduğunu ifade ederek, “Bu sayede öğrencilerin İngilizce dersine olan ilgi ve motivasyonu artıyor” dedi. Bu arada okul Müdürü Hidayet Yılmaz ve İngilizce Öğretmeni Seray Kuyumcu, Polonyalı Agata Eliza Kulwicka ile birlikte Küçükkuyu Belediye Başkanı Yusuf Aksoy’u makamında ziyaret ederek bir süre görüştüler.

İTALYA'DA "ÇANAKKALE" MEYDANI

Çanakkale’nin kardeş kent olan İtalya’nın Pomezia kentinde bir meydana “Çanakkale” ismi verildi. Atalarının Troia’dan geldiğine inanan İtalya’nın Pomeiza kenti ile Çanakkale arasında 2005 yılında yapılan anlaşmayla iki kent kardeş şehir olmuşlardı. İkili ilişkilerin her geçen gün geliştiği kenti ziyaret eden Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve beraberindeki heyet, Pomezia kenti ve bu alanda önemli çalışmalar yapan Tyrrhenum Derneği yöneticileri ile bir araya geldi. Buluşmanın ardından Lavinium Müzesi’nde Fatih Mirka’nın resim sergisi açılışına katılan konuklar, daha sonra müzenin önündeki alana ismi verilen “Çanakkale Meydanı”nın açılışı gerçekleştirdiler. Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, İtalya’nın Pomezia kentinde ilin isminin bir meydana verilmesinden dolayı mutluluğunu dile getirerek yetkililere teşekkür etti. Açılışın ardından İtalya’nın en büyük ilaç firması Sigma-Tau’yu ziyaret eden Çanakkale heyeti, burada önemli araştırmalar yapılan biyoloji laboratuarında yetkililerden bilgi aldı. Heyet daha sonra Roma ve Pomezia civarındaki sit alanlarını gezdi

YARIMADADAKİ MÜZELER BAKIMA ALINDI

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı içerisinde bulunan müzeler bakıma alındı. Milli Parklar Müdürlüğü yetkilileri, Uzun Devreli Gelişme Planı kapsamında Şehitler Abidesi, Çamburnu Milli Park Müdürlüğü Merkezi ve Kabatepe Ana Tanıtım Merkezi müzelerinde tadilat çalışmalarına başlandığını belirterek, “Şehitler Abidesi’nin altında yeralan bölümün müze haline getirme çalışmaları sürüyor. Burası aynı anda 200 kişinin gezebileceği müze haline getirilecek. Ayrıca Kabatepe Ana Tanıtım Merkezi Müzesinin 20 yıl önce inşa edilen hizmet binası da bakıma alındı. Çatısındaki kiremitlerin ve su oluklarının zamanla aşındığı müzede onarım çalışmaları sürüyor. Yaklaşık 20 yıldır bakım ve onarım çalışması yapılmayan hizmet binamız, elektronik güvenlik sistemiyle güvenli hale getirilecek ve 2008 yılında hizmete açılacak. Çamburnu Milli Park Müdürlüğü Merkezi Müzesi de başlatılan tadilat çalışmalarıyla açık hava müzesi haline getirilecek” dediler.

SERAMİK SERGİSİNE BÜYÜK İLGİ

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü öğretim elemanlarının seramik sergisi, Uludağ Üniversitesi Rektörlük Sanat Galerisi'nde izlenime açıldı.ÇOMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü öğretim görevlilerinden Doç. Canan Aktuğ, Yrd. Doç Buket Görel, Yrd. Doç. Fatih Karagöl, öğretim görevlisi İbrahim Durat, Berrin Kayman ve araştırma görevlisi Ümit Güder'in eserlerinden oluşan sergide, farklı tekniklerle kişisel yorumlamaların birlikte anlatıldığı toplam 46 eser yer alıyor. Yrd. Doç. Görel'in çarkta şekillendirdiği eski Ege kültürünün çağdaş yorumlanmasıyla, öğretim görevlisi Kayman'ın soyut figüratif heykellerinde kullandığı raku pişirmenin yapıtlarına kazandırdığı görüntülerin bütünlüğü göze çarpıyor. Öğretim görevlisi Durat'ın oluşturduğu soyut figüratif seramik heykel ve panosu, Yrd. Doç. Karagül'ün çok renkli lekesel yüzey çalışmaları, ziyaretçilerin büyük beğenisini topladı. Araştırma görevlisi Güder'in duyarsızlığı yansıttığı hazır malzeme çalışması da ilgi çekiyor. Doç. Dr. Aktuğ'un iki renkli kâğıt seramik pano uygulamaları izleyenlerin dikkatini çekiyor. Rektörlük Sanat Galerisi'ndeki serginin, 19 Aralık'a kadar açık kalacağı öğrenildi.

ÇANAKKALE'DE AB KÜLTÜR PROGRAMI TOPLANTISI

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın organizasyonunda gerçekleştirilen “AB Kültür Programı “ toplantısı Çanakkale’de yapıldı. Avrupa ortak kültür alanının genişletilmesi, kültürlerarası diyaloğun artırılması, kültür sektöründe çalışanların ve sanatçıların kültür ve sanat ürünlerinin uluslararası dolaşımının geliştirilmesini hedefleyen ve Türkiye'nin de tam üye olduğu Avrupa Birliği Topluluk Programları'ndan "AB Kültür Programı" toplantısı, Akol Otelde yapıldı. Toplantının açış konuşmasını yapan Çanakkale Kültür ve Turizm İl Müdürü İsmail Kansız, bu tür toplantıların önemine değinerek, “Bu amaçla ilimizde bulunan Belediyelerin AB projelerini hazırlayan kültür dairelerinden uzmanlar; kültür, sanat ve kültürel miras gibi alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları; ilçe kaymakamlıklarında kültür ve sanat alanlarında çalışan kişileri, İl Kültür ve Turizm Müdürlükleri, üniversitelerin güzel sanatlar, edebiyat, tarih ve sahne sanatları bölümleri temsilcileri ve AB ofislerinde görev yapan kişilerin katılımı ile birlikte böyle bir toplantıyı yapmayı uygun bulduk. Bakanlıktan gelen uzman kişilerin gerçekleştirdiği bu toplantılarla “AB Kültür Programı” hakkında ilgililer bilgilendirilecek” dedi.Toplantı ile ilgili açıklama yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı AB Kültür Programı” uzmanlarından Gözde Yaman ise kültür ve turizm konusunun Türkiye'nin AB adaylık sürecinde oldukça önemli olduğunu, bu amaçla Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı olarak kurulan “Proje Koordinasyon Merkezi”nin, Avrupa Topluluğu Programları'ndan olan kültür programının tanıtılması, programa katılımın hızlandırılması ve kolaylaştırılması yönünde görevler üstlendiğini belirterek, “Bu kapsamda Türkiye genelindeki illeri tek tek gezerek ilgilileri bu konu hakkında bilgilendiriyoruz” dedi.

ÇANAKKALE GÖZ MERKEZİ HİZMETE GİRDİ
Çanakkale’de bir süre önce hasta kabul etmeye başlanan “Çanakkale Göz Merkezi” düzenlenen törenle hizmete girdi.Çanakkale Valisi Orhan Kırlı ve Belediye Başkan vekili İsmet Güneşhan’la birlikte çok sayıda üst düzey yetkili ve vatandaşların da katıldığı açılışta davetliler göz merkezini gezme fırsatı da buldular. Açılışa katılan Vali Orhan Kırlı, bu tür kuruluşlara ihtiyaç olduğunu belirterek, göz merkezi yetkililerini kutladı. Çanakkale Göz Merkezi Medikal Direktörü Op. Dr. S. Serhan Aytekin ise merkez olarak hastalara kaliteli ve ucuz hizmet vermeyi amaç edindiklerini belirterek, “Bu kapsamda teknolojinin son imkanlarını kullanarak hastalarımıza en iyi hizmeti vermeye çalışıyoruz. Benim dışımda Op. Dr. Ferhan Okur, Op. Dr. Sezar Mural ve Op. Dr.Seçkin Aykaş’la birlikte hir zaman vatandaşlarımızın hizmetindeyiz. Aldığımız son model yeni cihazlarımızla hizmet kalitemizi daha da yükseltiyoruz. Merkezimizde şaşılık, fako tekniği ile katarakt tedavisi, refraktif lens değişimi, fakik IOL, glokom, oküloplastik cerrahi, bilgisayarlı göz muayenesi, göz tomografisi ve anjiyosu, solid stade fotokoagülasyon laseri, YAG laser, bilgisayarlı görme alanı, B-Scan göz ultrasanu ve göz direnç analizi muayenelerini yapabiliyoruz” dedi.Açılışa katılanlar daha sonra göz merkezini gezip yetkililerden bilgi aldılar. Açılış koktey ile sona erdi.

ÇANAKKALE'DE AB KÜLTÜR PROGRAMI TOPLANTISI

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın organizasyonunda gerçekleştirilen “AB Kültür Programı “ toplantısı Çanakkale’de yapıldı. Avrupa ortak kültür alanının genişletilmesi, kültürlerarası diyaloğun artırılması, kültür sektöründe çalışanların ve sanatçıların kültür ve sanat ürünlerinin uluslararası dolaşımının geliştirilmesini hedefleyen ve Türkiye'nin de tam üye olduğu Avrupa Birliği Topluluk Programları'ndan "AB Kültür Programı" toplantısı, Akol Otelde yapıldı. Toplantının açış konuşmasını yapan Çanakkale Kültür ve Turizm İl Müdürü İsmail Kansız, bu tür toplantıların önemine değinerek, “Bu amaçla ilimizde bulunan Belediyelerin AB projelerini hazırlayan kültür dairelerinden uzmanlar; kültür, sanat ve kültürel miras gibi alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları; ilçe kaymakamlıklarında kültür ve sanat alanlarında çalışan kişileri, İl Kültür ve Turizm Müdürlükleri, üniversitelerin güzel sanatlar, edebiyat, tarih ve sahne sanatları bölümleri temsilcileri ve AB ofislerinde görev yapan kişilerin katılımı ile birlikte böyle bir toplantıyı yapmayı uygun bulduk. Bakanlıktan gelen uzman kişilerin gerçekleştirdiği bu toplantılarla “AB Kültür Programı” hakkında ilgililer bilgilendirilecek” dedi.Toplantı ile ilgili açıklama yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı AB Kültür Programı” uzmanlarından Gözde Yaman ise kültür ve turizm konusunun Türkiye'nin AB adaylık sürecinde oldukça önemli olduğunu, bu amaçla Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı olarak kurulan “Proje Koordinasyon Merkezi”nin, Avrupa Topluluğu Programları'ndan olan kültür programının tanıtılması, programa katılımın hızlandırılması ve kolaylaştırılması yönünde görevler üstlendiğini belirterek, “Bu kapsamda Türkiye genelindeki illeri tek tek gezerek ilgilileri bu konu hakkında bilgilendiriyoruz” dedi.

TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SAVAŞ KOLEKSİYONU KAHRAMANMARAŞ'TA

Çanakkale Savaşı'nda kullanılan askeri malzemelerin yer aldığı Türkiye'nin en büyük özel savaş koleksiyonu olma özelliğini taşıyan "1915 Seddülbahir Savaş Eserleri" sergisi Kahramanmaraş'ta açıldı. Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi'nde görücüye çıkan "1915 Seddülbahir Savaş Eserleri Galerisi"nin açılışı, Vali Yardımcısı Hülya Kaya, Belediye Başkanı Mustafa Poyraz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Seydi Küçükdağlı, sergi sahibi Ahmet Uslu ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta konuşan Belediye Başkanı Mustafa Poyraz, amaçlarının, Türk kurtuluş mücadelesinde önemli bir yere sahip olan Çanakkale Savaşları'nın ne anlama geldiğini bugünün gençlerine göstermek olduğunu söyledi. Serginin 4 gün boyunca açık kalacağını belirten Poyraz, bütün Kahramanmaraşlıların sergiyi görmesi gerektiğini ifade etti.Sergi sahibi Ahmet Uslu ise, müzenin Çanakkale'nin Seddülbahir köyünde şehitler abidesinin bulunduğu yerde bulunduğunu vurgulayarak, "Müze, köylülerin yıllardır topladığı ve bana verdiği eserlerden oluşmaktadır. Çanakkale'den Anadolu'ya adı altında bir sergiyle Anadolu ile buluşturmak istedik. Amacımız gelemeyenlere, vakti olmayanlara, parası olmayanlara ve Çanakkale'yi duyup da gidemeyecek öğrencilere buraları bir nebze olsun tanıtmak. Nasıl bir mücadele olmuş, ne gibi silah kullanılmış, bunun yanında askerimiz hangi mataradan su içmiş? Bunları göstermek istedik" dedi. Kahramanmaraş'ta 18. büyük sergiyi açtıklarını kaydeden Uslu, "Gittiğimiz yerlerde olağanüstü ilgi görüyoruz. Azerbaycan'dan, Avustralya'dan her yerden teklif var, ama bu tür eserlerin yurt dışına çıkarılması özel izin gerektiriyor. Şu anda burada 4 bin eser var. Müzemizde ise 12 bin eserimiz var. Böyle bir müze meraktan ortaya çıktı. Tarihçiyim. Savaş alanlarında dolaşırken bu malzemelerin hurdacılarda eritilip evimize tava-tencere olarak dönmesine gönlüm razı olmadığı için toplamaya başladım. Açtığım işyerlerimin bütün gelirini bunlara harcadım. Sonunda Türkiye'nin en büyük savaş koleksiyonu ortaya çıktı" diye konuştu.

MESUDİYE ZIRHLISINA ANI DALIŞI

Çanakkale Savaşları'nda sabit batarya gemisi olarak kullanılan ve İngiliz denizaltısı B-11 tarafından batırılan Mesudiye Zırhlısı'nda hayatını kaybeden 35 denizci, 93 yıl önce geminin battığı Sarısığlar mevkiinde düzenlenen törenle anıldı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Su Ürünleri Fakültesi Sualtı Topluluğu'na bağlı öğrencilerle, Çanakkale Sualtı Cankurtama Spor Kulübü'nden 17 kişi öğle saatlerinde üniversiteye ait araştırma teknesiyle yat limanından bölgeye hareket etti. ÇOMÜ Su Ürünleri Fakültesi Sualtı Topluluğu Akademik Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Alpaslan, yapılan dalışın önemine değinerek, şehitleri rahmetle andıklarını söyledi. Çanakkale Sualtı Cankurtama Spor Kulübü Antrenörü Mehmet Günaydın da, 1897 Osmanlı-Yunan, 1912 Balkan harplerinde başarıyla görev yapan ve son olarak da Çanakkale Savaşı'nda boğaza girmek isteyen yabancı gemilere karşı sabit batarya olarak kullanılan Mesudiye zırhlısının, bundan 93 yıl önce, İngiliz B-11 deniz altısı tarafından Sarısığlar mevkiinde batırıldığını söyledi. Günaydın, havanın soğuk olmasına rağmen vatan için canlarını seve seve feda eden Mehmetçikleri unutmalarının mümkün olmadığını belirterek, "Onlar için bir saat süre ile denize dalarak anmak bizlere mutluluk veriyor. Bundan sonraki yıllarda da onları anmaya devam edeceğiz" dedi. Yapılan konuşmaların ardından dalgıçlar, Mesudiye zırhlısının batırıldığı yerde deniz içinde dev Türk bayrağı açarak 1 dakikalık saygı duruşunda bulundu. Ardından batığa dalan dalgıçlar, deniz içinde de bir süre saygı duruşunda bulunduktan sonra bölgeden ayrıldı.

ÇANAKKALE'YE TURİST İLGİSİ ARTIYOR

Çanakkale’ye gelen turist sayısının geçtiğimiz yıla göre yüzde 30 oranında arttığı açıklandı. Kültür ve Turizm İl Müdürü İsmail Kansız, tarihi ve turistik açıdan önemli bir yerleşim birimi olan Çanakkale’ye ilginin her geçen gün arttığını belirterek, “2006 yılında başlayan ve 2007 yılında da bitirilen turizm altyapı çalışmaları ilimize gelen turist sayısını da arttırdı. Troia antik kentindeki tahta atın yenilenmesi, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’nda yeni şehitliklerini yapımı ve tabyaların restore edilmesi, turizmin gelişmesine olumlu etki yaptı. Bunun dışında Çanakkale, antik kentleri, şehitlikleri, Kazdağları, adaları, doğal güzellikleri ve diğer alternatif turizm çeşitlilikleri ile birlikte dünya markası oldu. Giderek yurdumuzda ve dünyada aranılan bir turizm merkezi haline geldi. İlimizin yurt dışında da tanıtımının iyi yapılması turist sayısında artışa sebep oldu. 2006 yılına göre de ilimize gelen turist sayısında yüzde 30’luk bir artış söz konusu. Bu oranın gelecek yıl daha da artmasını bekliyoruz” dedi. 2007 yılında Anadolu yakasında bulunan tabyaların da restore edilmesinin planlandığını belirten İsmail Kansız, “Böylece ilimizi ziyaret eden yerli ve yabancı turistler Gelibolu Yarımadası dışında, Anadolu yakasında bulunan tabyaları da ziyaret ederek burada daha fazla kalabilecekler” dedi.

DEVLET GÜZEL SANATLAR GALERİSİ RESTORE EDİLECEK
Çanakkale'de tarihi özelliği bulunan ve bakımsızlık sebebiyle vatandaşların tepkisine sebep olan kordon boyundaki Devlet Güzel Sanatlar Galerisi, restore edilecek.Yaklaşık 5 yıl önce restore edilmesine rağmen tarihi binanın ahşap olan dış kısmının zamanla yeniden harap olduğu haberlerinin basın yayın organlarında yayınlanmasının ardından devreye giren Çanakkale Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, tarihi binayı yeniden eski haline kavuşturmak için çalışma başlattı. Çanakkale Kültür ve Turizm İl Müdürü İsmail Kansız, tarihi binanın mimari projesinin sıfırdan ele alınarak projelendirileceğini belirterek, “Bu konuda proje kısa sürede yapılacak. Ardından da yapılacak ihale ile tarihi bina aslına uygun olarak restore edilecek” dedi.

KAYBOLAN MESLEKLER PROJESİ SÜRÜYOR

Günümüzde yok olan meslekleri belgesel hale getirilip kitap halinde yayınlamak için bir proje başlatan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi’nin bu çalışmalarına vatandaşlar da destek olmaya başladılar. Projenin başlamasının ardından vatandaşların bu konuya çok ilgi gösterdiğini de belirten Ahmet Demir, “Son olarak Necdet Kurt isimli “Debbağ” ustasından bize gelen mektup çalışma azmimizi daha da arttırdı. Çanakkale’de yaşayan ve 1950’li yıllarda derileri sepileyip meşin, sahtiyan, kösele, haline getiren ustalardan “Debbağlık” yapan Necdet Kurt isimli vatandaşımızın hem bu mesleğin püf noktalarını içeren, hem de bu projede her zaman göreve hazır olduğunu belirtmesi bizleri duygulandırdı. Kendisinden bu meslekle ilgili geniş bilgiler alıp projemizde kullanacağız” dedi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Baytekin ile bir araya gelerek bu mesleğin püf noktalarını anlatan Debbağ ustası Necdet Kurt’un dışında kaybolan diğer meslekleri de ön plana çıkarmak istediklerini belirten Proje Genel Koordinatörü Ahmet Demir,”Bu projenin 1. aşaması 15 Aralık 2007’de sona erecek. 2. aşaması 14 Ocak -12 Şubat 2008, 3. aşaması 15 Şubat -15 Ağustos 2008 ve 4. aşaması da 20 Ağustos-20 Eylül 2008 olmak üzere dört aşamada gerçekleştirilecek” dedi.

DEV TÜRK BAYRAKLARINA BÜYÜK İLGİ

1.5 yıl önce Çanakkale Boğazı'nın en dar yeri olan Kilitbahir önlerindeki "Dur Yolcu" yazısının üst kısmı ile karşı yakada bulunan 18 Mart tepesine dikilen dev Türk bayrakları büyük ilgi çekiyor. Tarihi ve turistik açıdan önemli bir yerleşim birimi olan Çanakkale'de, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Kilitbahir önlerindeki "Dur Yolcu" yazısında asker figürünün sol elinin üst kısmına konulan dev Türk bayrağı büyük ilgi görüyor. 45 metre yüksekliğindeki direğin ucuna konulan 96 metrekarelik Türk bayrağının boğazdan geçen bütün gemiler tarafından rahatlıkla görülebildiğni ifade eden vatandaşlar, karşı yakada bulunan 18 Mart tepesine dikilen dev bayrakla birlikte görüntünün çok hoş hale geldiğini belirtti. Boğazın iki yakasında karşılıklı dalgalanan Türk bayraklarının gurur kaynağı olduğunu kaydeden vatandaşlar, günde 130'a yakın geminin geçtiği Çanakkale Boğazı'nda dev Türk bayraklarını herkesin görebildiğini ifade ederek, bu çalışmayı yapan Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teşekkür ettiler.

DARDANEL JEOTERMAL ALANDAN ELEKTRİK ÜRETECEK

Çanakkale'deki Dardanel firması, Egenda Şirketi'yle ortaklaşa yaptığı çalışmayla Ayvacık ilçesine bağlı Tuzla bölgesindeki jeotermal alandan elektrik enerji üretmek için çalışma başlattı. Yürütülen projeye göre 2008 yılı sonuna kadar bölgeden 7.5 megavatlık elektrik enerjisi üretilecek. Dardanel ve Egenda şirketlerinin doğal ve temiz enerji üretmek amacıyla bir araya geldiği ve 16 milyon dolarlık bir yatırımı öngören projede, sondaj çalışmalarına başlandı. Türkiye'nin en önemli jeotermal alanlarından biri olan Ayvacık ilçesine bağlı Tuzla bölgesinden elde edilecek temiz enerjinin, Çanakkale'nin büyük bir bölümünün ihtiyacını karşılayabilecek bir enerji olduğunu belirten Egenda Projeler Koordinatörü Celal Tuğcu, "Bölgede sondaj çalışmalarına başladık. 2008 yılı sonuna kadar Ayvacık merkez ve köylerinin elektrik ihtiyacını karşılayacak kapasitede elektrik üretimine başlayacağız. Tuzla'daki çalışmalar Dardanel şirketinin 5 yıldan bu yana geliştirdiği bir proje. 2007 yılı başında İzmir'den ENDA Holding ile birlikte bir işbirliğine gittik. Şu anda çalışmayı beraber yürütüyoruz. Geçmişte bu alanda MTA tarafından yapılan çalışmalar var. Burada 174 derecelik bir su sıcaklığına ulaşılmış. Bunun da üretime uygun olduğu tespit edilmiş. Bununla ilgili çalışmalarımıza bizde başladık. Sondaj çalışmalarımız devam ediyor. Amacımız kuyularımızı delerek öncelikle akışkanımızı çıkarmak. Ondan sonra da santralimizi kurarak elektrik enerjisi üretmek" dedi.

PİRİ REİS MÜZESİ RESTORE EDİLECEK

Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde bulunan Piri Reis Müzesi, Bahçeşehir Üniversitesi'nin önderliğinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın katkıları ile restore edilecek.Gelibolu Belediye Başkanı Cihat Bingöl tarafından yapılan basın toplantısında, Piri Reis Müzesine ek olarak Denizcilik Kültür ve Gelibolu Kaptan-ı Deryalar Parkı'nın, Bahçeşehir Üniversitesi, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Gelibolu Belediyesinin destekleri ile projelerinin yapımına başlandığı belirtildi. Gerçekleşen toplantıda Bahçeşehir Üniversitesi ile Gelibolu Belediyesi arasında bir protokol imzalandı.Gelibolu Belediye Başkanı Bingöl, "Konuklarımızın ziyaret amacı Gelibolu'yu hedeflediğimiz programlar içerisinde iyi yerlere birlikte taşıyabilmektir. Daha önce kamuoyuna duyurduğumuz Gelibolu Piri Reis Müzesi, Gelibolu Denizcilik Kültür ve Gelibolu Kaptan-ı Deryalar Parkı projelerinin Gelibolu Belediyesi ve Deniz Kuvvetleri komutanlığı olarak bir çalışma başlatmıştık. Bu konuyla ilgili ön çalışmalar yapıldı. Hazırlık çalışmaları aşamasında Piri Reis müzesinin havuzu ve çevresi yeniden düzenleme ile Piri Reis'e yakışacak bir müze haline getirilecek. Piri Reis müzesinin düzenleme ve yenileme organizasyonunu üstlenen Bahçeşehir Üniversitesinin sahibi Enver Yücel ile de Gelibolu'da Bahçeşehir Üniversitesinin Gemi İnşaat Mühendisliği ve Yat Mimarisi Fakültesinin açılması çalışmalarını da başlattık"dedi.

GELİBOLU YARIMADASI’NDA TUVALET SIKINTISI
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı içerisindeki yer alan şehitliklerin girişlerindeki seyyar tuvaletlerin kapılarına kış mevsimi ile birlikte kilit vurulması, bu bölgeyi gezenleri zor durumda bırakıyor.Yaz mevsiminin ardından kış mevsiminde de tarihi yarımadayı ziyaret edenlerin olduğunu belirten vatandaşlar, “Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği şehitliklerin giriş kısımlarına konulan seyyar tuvaletler, kış mevsimi ile birlikte kapılarına kilit vurularak kapatılıyor. Bu bölgeye gelen ziyaretçilerde tuvaletlerin kapılarının kilitli olması sebebiyle ihtiyaçlarını bu bölgedeki ağaçların arasında gidermek zorunda kalıyorlar. Bu konuda yetkililerin daha duyarlı olmalarını ve bu tuvaletleri açık bulundurmalarını istiyoruz. Ya bu tuvaletleri buradan kaldırsınlar, yada kapılarını açık tutsunlar” dedi.

GÖKÇEADA'DA FERİBOT HEYECANI

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinin deniz ulaşımı sorununa çözüm bulmak amacıyla başlatılan çalışmaların bütün hızıyla sürdüğü açıklandı. Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, Gökçeada’nın deniz ulaşımı sorununu ortadan kaldırmak amacıyla başlatılan yeni gemi yapımı ve ikinci el gemi alımı konusunda çalışmaların devam ettiğini belirterek, “Bu konuya çok hassas yaklaşıyoruz. Bizler ilk etapta Gökçeada hattına ikinci el feribot alımından yanayız. Bu konuda çalışmalarımız son aşamaya geldi. Ocak ayı başında müjdeli haberler vereceğiz.Bunun dışında yeni bir geminin yapımı konusunda da daha önce ihale yapmıştık. Ancak buna ilgi olmadı. Şimdi ihale şartnamesinde bazı değişiklikler yaptık. Bu konudaki ihaleyi de önümüzdeki günlerde yapacağız. Bunlara ilave olarak da bir deniz otobüsü alacağız. Finansman konusunda sıkıntı yok. Konu ile ilgili bakanlığın gönderdiği para bankada duruyor. Hedefimiz turizm kenti Çanakkale'de deniz ulaşımının en iyi yere gelmesini sağlamak" dedi.

ÇANAKKALE GÖZ MERKEZİ TEKNOLOJİYE AYAK UYDURUYOR

Çanakkale Göz Merkezi, teknolojisini yeni cihazlarla daha da geliştirdi. Çanakkale Göz Merkezi Medikal Direktörü Op. Dr. S. Serhan Aytekin, yeni alınan cihazlarla hastalara daha iyi hizmet vermeye başladıklarını belirterek, “Kliniğimize 3 yeni cihaz daha alındı. Bunlardan bir tanesi göz tomografisi olarak da bilinen “OCT” cihazı. Bu cihaz ile gözün retina tabakasından 6 mikron gibi (milimetrenin yüzde altısı) küçük çok kesitler alınıp, bunlar kendi bilgisayarı ile 3 boyutlu olarak analiz edilebiliyor. Buda bize retina ve görme siniri hastalıklarında çok hassas teşhis ile teşhis sonrası hastaların yakın takibine imkan sağlıyor. Özellikle glokom ve sarı nokta hastalığı olarak da bilinen senil maküler dejenerasyonun gerek teşhisi, gerekse takibi yeni cihaz sayesinde daha kolay yapılabiliyor” dedi.Kliniğe alınan ikinci önemli cihazın gözün kornea tabakasının direncini ölçen “Ora” cihazı olduğunu da belirten Dr. Serhan Aytekin, “Bu cihaz bizim kliniğimiz dışında Türkiye’de 6 yerde bulunuyor. “Ora” cihazı ile kornea tabakasının direncini ölçüp, en hassas göz içi basınç ölçümünü yapılabiliyoruz. Bu glokom hastalığının teşhis ve tedavisinde çok önemli yeniliklerden birisi. Ayrıca bu cihaz ile kornea tabakasının keratokonus gibi bazı hastalıklarının erken dönemde teşhisi sağlanabiliyor” şeklinde konuştu. Göz merkezine alınan yeni bir cihazın ise “Speküler Mikroskop” cihazı olduğunu da belirten Dr. Serhan Aytekin, “Bu cihaz kornea dokusunun endotel tabakasının hücre sayımını yapıyor. Bu cihaz ile göze hiç temas etmeden endotel hücre tipi belirlenmesi ve sayımı yapılabiliyor. Bu hücre sayımı özellikle katarakt ameliyatı sonrası oluşabilecek kornea tabakasındaki ödem olasılığının saptanabilmesi açısından önemli. Bu yeni cihazlarla hastalarımıza en iyi hizmeti vermeye çalışacağız ” dedi.

ÇANAKKALE’DE ALAN KILAVUZLARI KOOPERATİFİNDE BAŞKANLIĞA HALİL BAŞARAN SEÇİLDİ

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Alan Kılavuzları Kooperatifi’nde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulda başkanlığa Halil Başaran seçildi. Eceabat Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen seçimde daha önceki başkan Ahmet Kaşıkçı aday olmadı. 155 üyeden 66’sının katıldığı seçim sonunda 57 oy alan Halil Başaran, “Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Alan Kılavuzları Kültürel Eğitim Hizmet Üretimi ve Pazarlama Kooperatifi”nin başkanlığına seçildi. Yapılan seçim sonunda görev dağılımında ise Başkan Yardımcılığına Kamil Uzelli, Sekreterliğe Gülşen Özdemir, Hizmetiçi Eğitim ve Arge Sorumluluğuna Selim Meriç ve Gezi Denetleme sorumluluğuna da Mehmet Aydın getirildiler. Yapılan seçimde alınan karar gereği 7 olan yönetim kurulu sayısı da 5’e indirildi.

KİLİSELERİ SOYAN 5 KİŞİ YAKALANDI

Çanakkale'nin Gökçeada ilçesindeki çeşitli kiliselerden değişik zamanlarla çalınan çok sayıdaki tarihi eser, jandarmanın yakın takibi sonucu Eceabat ilçesinde ele geçirildi. Gözaltına alınan 5 kişiden 3'ü tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, bir ihbarı değerlendiren Eceabat jandarma ekipleri, Gökçeada ilçesindeki Tepeköy, Zeytinli, Dereköy ve Çınarlı Mahallesi'ndeki çeşitli kiliseleri, adada yaşayan M.G. (19) ve M.E.