HABERLER

 

AVUSTRALYA BÜYÜKELÇİSİ’NDEN ÇANAKKALE VALİSİNE ZİYARET

Avustralya Büyükelçisi Peter Doyle, Ankara’ya tayini çıkan Çanakkale Valisi Orhan Kırlı’yı makamında ziyaret etti.Çanakkale’de 2 yıldan buyana görev yapan Vali Orhan Kırlı’nın başarılı çalışmaları ile göz doldurduğunu belirten Avustralya Büyükelçisi Peter Doyle, “Kendisi ile bu süre içinde çok iyi çalışma fırsatı bulduk. Özellikle Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı ile yakından ilgilenmesi ve burada yapılan çalışmaları bizzat yerinde gezerek takip etmesi bizleri çok mutlu etti. Ankara’ya atanan Valimiz ile burada da görüşmelerimiz sürecek. Kendisine bundan sonraki görevinde başarılar diliyorum” dedi.Çanakkale’ye gelirken özellikle tercüman getirmediğini de belirten Peter Doyle, “Valimiz çok iyi İngilizce bildiği için özellikle bir tercüman getirmek istemedim” şeklinde konuştu.Vali Kırlı da konuk büyükelçiyle teşekkür ederek 2 yıllık görev süresi içinde görevini en iyi şekilde yapmaya gayret gösterdiğini söyledi. Ziyaretin ardından Peter Doyle, Vali Orhan Kırlı’ya günün anısına bir hediye verdi.

BOZCAADA DÜNYANIN 5. HARİKASI

Çanakkale Boğazı’nın 12 mil güneyinde yer alan Türkiye’nin köyü bulunmayan ilçesi Bozcaada’nın, sahip olduğu tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle “Conde Nast Traveller” adlı gezi dergisince, dünyanın en muhteşem 22 adası sıralamasında dördüncü sırada gösterilmesi Çanakkale’de sevince sebep oldu. Bozcaada Belediye Başkanı Mustafa Mutay, tarihi ve turistik açıdan önemli bir yerleşim birimi olan adanın Türkiye’nin değil dünyanın gözde turizm merkezlerinden biri olduğunu belirterek, “Biz Bozcaada’yı, doğal ve kültürel güzelliklerini koruyarak geliştirmeye çaba gösterdik. Son yıllarda adamıza olan ilgi inanılmaz derecede arttı. Önümüzdeki yıllarda Bozcaada’yı daha ileri noktalara taşımak için yeni projeler üretip hayata geçireceğiz. Herkesin Bozcaada’yı gelip görmesini, gezmesini istiyoruz” dedi. Öte yandan adada turizm işleri ile uğraşan işletmeciler de Bozcaada’yı Türkiye’nin en önemli turizm merkezi olarak gördüklerini belirterek, “Bu konunun da dünyanın en önemli gezi dergisinin okuyucuları tarafından tescillenmiş olması bizi daha çok sevindirdi. Ama sorumluluğumuzu da artırdı. Gerek yurt içi gerek yurt dışından gelecek ziyaretçilere beklentilerin üzerinde bir hizmet vermek için daha da itici bir güç olacak.Hedefimiz Bozcaada’yı dünyanın dördüncü değil, birinci en güzel adası haline getirmek” dediler.

ÇANAKKALE'YE TÜRK HAVA YOLLARI MÜJDESİ

Atlasjet firmasının Çanakkale-İstanbul arasındaki uçak seferlerini sona erdirmesinin ardından dereye giren Türk Hava Yolları, (THY) 19 Ocak tarihinden itibaren aynı hatta seferlere başlayacak. Türk Hava Yolları, öncelikli büyüme stratejilerinden biri olan uçuş ağının genişletilmesi, uluslararası hatların yanı sıra Türkiye'nin değişik noktalarına planlanan seferlerle devam ediyor. Bu doğrultuda 19 Ocak 2009'da başlayacak olan Çanakkale-İstanbul seferlerinin başlangıç tarihleri ve tarifeleri belli oldu. Buna göre, 19 Ocak 2009 tarihinde başlayacak olan Çanakkale-İstanbul hattının tarifesi: İstanbul-Çanakkale Pazartesi, Çarşamba, Cuma 10.50 kalkış, 11.45 varış; Çanakkale-İstanbul Pazartesi, Çarşamba ,Cuma 12.30 kalkış,13.25 varış”

ÇANAKKALE BOĞAZI'NDA DEV BAYRAKLAR

Tarihi ve turistik açıdan önemli bir yerleşim birimi olan Çanakkale'de Boğaz'a giren bütün gemiler tarafından rahatlıkla görülen dev Türk bayrakları, ilgi odağı olmaya devam ediyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'ndaki Şehitler Abidesi'nin önüne yaptırılan ve 22 Mart 2008 tarihinde törenle 70 metrelik direğe çekilen 330 metrekarelik dev Türk bayrağı, Boğaz girişinde ihtişamlı görüntüsü ile dalgalanmaya devam ediyor. Ege Denizi'nden Çanakkale Boğazı'na girişte Şehitler Abidesi önündeki, Marmara Denizi'nden Çanakkale Boğazı'na girişte ise Gelibolu Belediye binası önünde dalgalanan 150 metrekarelik dev Türk bayrağı dikkat çekiyor. Bu arada Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Çanakkale Boğazı'nın en dar yerindeki Kilitbahir önlerindeki, "Dur Yolcu" yazısında asker figürünün sol elinin üst kısmına 2 yıl önce konulan dev Türk bayrağı da büyük ilgi görüyor. 45 metre yüksekliğindeki direğin ucuna konulan 96 metrekarelik Türk bayrağının boğazdan geçen bütün gemiler tarafından rahatlıkla görülebildiğini ifade eden vatandaşlar, karşı yakadaki 18 Mart Tepesi'ne dikilen dev bayrakla birlikte görüntünün daha da güzelleştiğini belirtti. Boğazın giriş ve çıkışı ile en dar yerinde karşılıklı dalgalanan Türk bayraklarının gurur kaynağı olduğunu kaydeden vatandaşlar, günde 130'a yakın geminin geçtiği Çanakkale Boğazı'ndaki görüntünün büyüleyici olduğunu söyledi.

HAVAYOLU İLE TURİST RÜYASI SONA ERDİ

Özel bir turizm firmasının girişimleri sonucu Çek Cumhuriyeti’nden havayolu ile Çanakkale’ye başlatılan turların 2009 yılı programlarının çeşitli sebeplerden dolayı iptal edildiği açıklandı.Çanakkaleli turizmci Yüksel Ergen, tarihi ve turistik açıdan önemli bir yerleşim birimi olan Çanakkale'ye karayolu ve denizyolu ile gelen turistin dışında havayolu ile de gerekli ilginin arttırılması için 2008 yılı içinde çalışma başlattıklarını belirterek, "Bu çalışmalarımız sonunda 2008 yılı içerisinde Çek Cumhuriyeti’nden turlar halinde uçakla ilimize 3 ayda bin 200 Çek turist getirdik. 10’ar günlük turlar halinde İlimizin tarihi ve turistik yerlerini gezen Çekler bu ilgiden de çok memnun kaldılar. Ancak aynı uçakla ilimize gelen turistlere Çek Cumhuriyetindeki başka bir turizm firmasının farklı fiyatla turları satması büyük sıkıntıya sebep oldu. Büyük emeklerle çaba sarf ederek Çanakkale turizmine hizmet etmeye çalışmamıza rağmen maalesef bazı kişi ve grupların yaptığı bu olumsuz durumlar sebebiyle 2009 yılında ilimize havayolu ile getireceğimiz Çek turistlerin programlarının tamamı iptal oldu. Bu durum bizleri çok üzdü. Bizim amacımız Çanakkale turizmine hizmet ederek konaklama gün sayısını artırmaktı. Turizmciler olarak hepimizin buna destek olması lazım. Ancak maalesef ilimizde bu yapılmıyor” dedi.

ÇANAKKALE DENİZ OTOBÜSÜNE  KAVUŞUYOR

Çanakkale'de deniz ulaşımını sağlayan GESTAŞ A.Ş. tarafından Güney Kore’den 4 milyon YTL’ye satın alınan ve 2 ay önce de Çanakkale’ye getirilmek üzere taşıyıcı gemiye yüklenerek yola çıkarılan katamaran cinsi yeni deniz otobüsü 22 Aralık tarihinde İstanbul limanına ulaşacak. GESTAŞ A.Ş. Genel Müdürü Hasan Yürükçü, Güney Kore'den satın aldıkları 40 metre uzunluğunda yeni deniz otobüsünün 2 ay önce Çanakkale’ye getirilmek üzere taşıyıcı gemiye yüklenip yola çıkarıldığını belirterek, "300 yolcu kapasitesindeki deniz otobüsü 33 miline kadar hız yapabiliyor. Taşıyıcı gemiyle yola çıkarılan deniz otobüsümüz şuan açık denizde Türkiye’ye doğru yol alıyor. 20 Aralık tarihinde Çanakkale Boğazı’ndan geçecek taşıyıcı gemi deniz otobüsünü İstanbul’a götürecek. Deniz otobüsümüz 22 Aralık tarihinde İstanbul’da gerekli gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çanakkale’ye getirilecek. Yaklaşık 4 milyon YTL'ye mal olan yeni deniz otobüsünün adını ise “Conkbayırı” olarak belirledik. Çanakkale-Gökçeada arasını 1 saatte, Çanakkale-Bozcaada arasını da 50 dakikada da alabilen deniz otobüsümüz, Kabatepe-Gökçeada hattını ise yarım saatte alabiliyor. 4 personelin görev yapacağı deniz otobüsünün hangi hatta çalışacağı konusunda ise şuan tam olarak verilen bir karar yok. Yönetim kurulumuz yapacağı fizibilete etüdünden sonra kesin kararını vererek bunun hangi hatta çalışacağına karar verecek” dedi.

HAVAYOLU İLE TURİST RÜYASI SONA ERDİ

Özel bir turizm firmasının girişimleri sonucu Çek Cumhuriyeti’nden havayolu ile Çanakkale’ye başlatılan turların 2009 yılı programlarının çeşitli sebeplerden dolayı iptal edildiği açıklandı.Çanakkaleli turizmci Yüksel Ergen, tarihi ve turistik açıdan önemli bir yerleşim birimi olan Çanakkale'ye karayolu ve denizyolu ile gelen turistin dışında havayolu ile de gerekli ilginin arttırılması için 2008 yılı içinde çalışma başlattıklarını belirterek, "Bu çalışmalarımız sonunda 2008 yılı içerisinde Çek Cumhuriyeti’nden turlar halinde uçakla ilimize 3 ayda bin 200 Çek turist getirdik. 10’ar günlük turlar halinde İlimizin tarihi ve turistik yerlerini gezen Çekler bu ilgiden de çok memnun kaldılar. Ancak aynı uçakla ilimize gelen turistlere Çek Cumhuriyetindeki başka bir turizm firmasının farklı fiyatla turları satması büyük sıkıntıya sebep oldu. Büyük emeklerle çaba sarf ederek Çanakkale turizmine hizmet etmeye çalışmamıza rağmen maalesef bazı kişi ve grupların yaptığı bu olumsuz durumlar sebebiyle 2009 yılında ilimize havayolu ile getireceğimiz Çek turistlerin programlarının tamamı iptal oldu. Bu durum bizleri çok üzdü. Bizim amacımız Çanakkale turizmine hizmet ederek konaklama gün sayısını artırmaktı. Turizmciler olarak hepimizin buna destek olması lazım. Ancak maalesef ilimizde bu yapılmıyor” dedi.

ASSOS'DA 2 BİN 200 YILLIK YÜZÜK BULUNDU

Çanakkale'nin Ayvacık İlçesi'nde yer alan Assos Antik Kenti'nde 2008 yılında yapılan kazı çalışmalarında Helenistik döneme ait 2 bin 200 yıllık olduğu tahmin edilen yüzük bulundu. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Assos Kazı Heyeti Başkanı Doç. Dr. Nurettin Arslan, antik kentte 2008 yılı kazı çalışmalarında ilginç buluntulara rastladıklarını belirterek, “Bu yılki Nekropoldeki kazılarda Helenistik döneme ait 2 bin 200 yıllık olduğunu tahmin ettiğimiz bir yüzük bulduk. Demir yüzük üzerinde yaptığımız incelemede iç kısmının altınla kaplanmış olduğunu belirledik. 2 bin 200 yıllık yüzük tarihi geçmişiyle arkeolojik bakımdan önemli bir ip ucu kaynağı özelliği taşıyor. Demir yüzüğün iç kısmının ince altın tabaka ile kaplanmış olması bize yüzüğü kullanan kadının metale alerjisi olabileceğini ve bu yüzden iç bölgesinin altın ile kaplandığı düşüncesine yöneltti” dedi. Bulunan yüzük sergilenmek üzere Çanakkale Arkeoloji Müzesi'ne teslim edildi.

DEV RÖLYEF DÖKÜLÜYOR

Çanakkale'de Şehitler Abidesi'nin giriş kısmına ünlü heykeltıraş Azmi Sekban önderliğinde 15 kişilik ekip tarafından yapılan dünyanın en büyük rölyefi, parçalanıp dökülmeye başladı.Normal şartlarda 3 senede yapılabilecek 45 metre uzunluğunda ve 3.5 metre yüksekliğindeki rölyef, 4 yıl önce günde 24 saat çalışan 15 kişilik heykeltıraş ekibi tarafından 80 günde tamamlanarak Şehitler Abidesi'nin ön kısmına yerleştirilmişti. Heykelin yapımında 60 ton çamur, 100 metreküp strafor kullanılırken, Harbiye Askeri Müzesi'nden ve Çanakkale Şehitleri kitaplarından yararlanılarak gerçekleştirilen ve aslına uygun olarak yapılan eserin, dünyada yapılan en büyük anıt rölyefi olduğu ifade edilmişti. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda büyük ilgi gören dev rölyefin belirli kısımlarında meydana gelen çatlaklar dikkat çekerken, bu yerlerin gelişi güzel renkli bir maddeyle yapıştırılması görüntü kirlililiğine sebep oldu. Dünyanın en büyük anıt rölyefine gerekli bakımın yapılmadığını öne süren vatandaşlar, "Bu çatlakların gelişi güzel renkli bir madde ile yapıştırılması hoş olmamış. En kısa sürede bir bakım yapılması şart. Her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği şehitlikte bu hoş olmayan manzaranın ortadan kaldırılmasını istiyoruz" dedi.

TROIA ANTİK KENTİ MÜZEYE KAVUŞUYOR

1998 yılında UNESCO'nun "Dünya Kültür Mirası Listesi"ne aldığı Çanakkale merkeze 30 kilometre uzaklıktaki Teyfikiye köyü sınırları içerisinde bulunan Troia Antik Kenti'ne müze yapılması için çalışmalar başladı.Çanakkale Valisi Orhan Kırlı başkanlığında oluşturulan danışma kurulu, ilk toplantısını valilik toplantı salonunda yaptı. Vali Orhan Kırlı, Troia'nın Türkiye'nin dünyanın en önemli tarihi ve turistik yerlerinden biri olduğunu belirterek, "Troia'da Bizans'a kadar bütün uygarlık izlerini ve kalıntılarını görmek mümkün. Burası dünya kültürünün bir parçasıdır. Topraklarımız üzerindedir, bizim sorumluluk ve emanetimiz altındadır. Buradaki kazılar yaklaşık 1 asırdır Tübingen Üniversitesi sorumluluğunda uluslararası şekilde devam etmektedir. Bizler burada hem Troia'nın etnik yerleşimini hem de bölgenin tarihi, arkeolojik ve mitolojik özelliklerini yansıtan bir müze yapılmasını kararlaşırdık. Kültür ve Turizm Bakanımızın emirleri de bu istikamettedir. Biz de onların himayelerinde çalışmalarımızı yürüteceğiz. Bu kapsamda da ulusal ve uluslararası bir proje yarışması açılarak müzenin yapımı sağlanacak. Bu konuda oluşturduğumuz danışma kurulumuzda projenin esaslarını belirleyip kısa sürede açıklayacağız"dedi.Troia Müzesi'nin yapılması ile ilgili Çanakkale'de bir araya gelen danışma kurulunda Çanakkale Valisi Orhan Kırlı'nın yanı sıra Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Orhan Düzgün, Genel Müdür Yardımcısı Ökkeş Dağlıoğlu, Daire Başkanı N. Serhad Akcan ile Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Şinasi Haznedar, Almanya Tübingen Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muharrem Satır, Troya Kazısı Başkanı Prof. Dr. Ernst Pernicka, Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Çanakkale Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ülkü Altınoluk, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Rüstem Aslan ile Mimarlar Odası Çanakkale Şube Başkanı Mimar Ünal Ömercioğlu yer aldı.Proje yarışması şeklinde gerçekleştirilecek çalışmada, projenin tespitinin ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından antik kentte müze yapılacak. "Kültür Başkenti Hakkındaki Kanun" kapsamında değerlendirilecek yarışmanın giderleri ise Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bütçesi ile ulusal ve uluslararası sponsor firmalar tarafından karşılanacak. Çalışmaların daha hızlı şekilde yürütülmesini isteyen Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu kapsamda gerek finansal kaynakların aktarılmasında yaşanacakgecikmelerin önlenmesi, gerekse faaliyetin organizasyonu ve tamamlanması açısından verimlilik elde edilmesini sağlamak amacıyla müzenin proje ve uygulama işini Çanakkale İl Özel İdaresi'ne verdi. Müzenin yapımının ardından, antik kentte 1930'lu yıllardan bu yana gerçekleştirilen kazı çalışmalarında açığa çıkarılan eserler sergilenecek.

ARNAVUTLUK'TA OSMANLI ÖZLEMİ

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Türk Kültürü Topluluğu tarafından Anafartalar Kampüsü Süleyman Demirel Konferans Salonunda, Araştırmacı ve Eğitimci Adalet Yavuzer'in konuşmacı olarak katıldığı “Arnavutluk'ta Türk Kültürü” konulu konferans düzenlendi. Türk Kültürü Topluluğu Başkanı Emrullah Tören’in yaptığı açış konuşmasının ardından izleyicilere “Balkanlardan Esen Yeller, Şimdi Sana Selam Söyler” ve “Balkanlardaki Osmanlı İzleri” konulu belgesel sunuldu. Belgesel gösteriminden sonra kürsüye gelen Araştırmacı ve Eğitimci Adalet Yavuzer, Arnavutluk’ta 1997 ile 2000 yılları arasında 3 yıl süren Türk Kültürü araştırmalarından elde ettiği 2 bin slayt ve negatiften oluşan arşivi ile bir sunum yaptı. Arnavutluk ve Türkiye arasında karşılaştırmalar yaparak benzerlikleri anlatan Yavuzer; Osmanlı egemenliği altındaki Arnavutluğun yüz ölçümü ile şimdikinin arasında yarı yarıya fark olduğunu söyledi. Arnavutluk’ta şuan Osmanlı egemenliğinin özlendiğini ve Türklere çok sıcak bakıldığını da ifade eden Yavuzer, “Bizde nasıl bir Bağdat sevgisi var ise ve Bağdat gibi yar olmaz deniyorsa, orada da İstanbul gibi yar olmaz sözü çok ünlüdür” dedi. Konferansın ardından Adalet Yavuzer'e Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dinçay Köksal ve Tarla Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Gökkuş tarafından plaket ile hediye takdimi yapıldı.

TARİHİ NEDİME HANIM TÜRBESİ'NDE RESTORASYON ÇALIŞMALARINDA SON AŞAMAYA GELİNDİ

Çanakkale'de bakımsızlık sebebiyle harabeye dönen Tatarlar Camii olarak bilinen Kayserili Ahmet Paşa Camii'nin avlusundaki Nedime Hanım Türbesi ile tarihi kütüphanenin restorasyon çalışmaları tamamlanma aşamasına geldi.5 aydan buyana restorasyon çalışmalarını yürüten firma yetkilileri 229 bin YTL’ye malolacak çalışmalarda son aşamaya gelindiğini belirterek, “Çalışmalarımızın ilk etabında Kayserili Ahmet Paşa Kütüphanesi ile Nedime Hanım Türbesi’ni ele aldık. Bu iki yerde çalışmalarımızın büyük kısmı tamamlandı. Ayrıca zamanla bu tarihi yerde çeşitli sebeplerden dolayı betonarme eklemeler yapılmıştı. Bizler proje kapsamında bu yerleri yıkarak, orijinaline uygun hale getirdik. Burada daha önceden yapılan aşevini de proje dışında olması sebebiyle yıkarak kaldırdık. Böylece cami ile tarihi kütüphanenin gerçek yüzü ortaya çıkmış oldu. Camiye gelen vatandaşların abdest alması için ise avlu kısmında ayrı bir yer yapıldı. Yapılan çalışmayla caminin bahçesi de genişlemiş oldu. Çalışmalarımızı Aralık ayı içinde tamamlayıp caminin yeniden ibadete açılmasını sağlayacağız” dedi.

ALAN KILAVUZLARI YÖNETİMİNDEN KAZDAĞ MİLLİ PARKI ALAN KILAVUZLARI DERNEĞİ’NE ZİYARET

Çanakkale’de Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Alan Kılavuzları Kooperatifi yönetimi Kazdağ Milli Parkı Alan Kılavuzları Derneğini ziyaret etti.Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Alan Kılavuzları Kooperatifi Başkanı Kamil Uzelli ile birlikte yönetim kurulu üyeleri gerçekleştirilen ziyarette Kazdağ Milli Parkı Alan Kılavuzları Dernek Başkanı Orman Mühendisi Hasan Basri Avcı ile bir süre görüştü. Kazdağlarında gerçekleştirilen alan kılavuzluğu hakkında bilgiler alan Çanakkale’deki alan kılavuzları, yaşadıkları sorunlar ve bunlara nasıl çözüm bulabilecekleri hususunda görüş alışverişinde bulundular. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Alan Kılavuzları Kooperatifi Başkanı Kamil Uzelli, Kazdağlarındaki alan kılavuzluğu sisteminin çok iyi işlediğini belirterek, aynı uygulamanın Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkında da yapılması konusunda bu bölgeyi örnek göstereceklerini ifade etti. Alan kılavuzları daha sonra Kazdağları Milli Parkını gezdi.

ANZAK TORUNLARI ÇANAKKALE'DE

Avustralya’nın Melbourne şehrindeki Victoria Polis Teşkilatı’nda görevli müdür, şef ve polisler ile bölgenin yerli halkı olan Aborjin’li öğrencilerinde aralarında bulunduğu grup ÇAGİAD Yönetim Kurulu Üyeleri’nin evlerine misafir oldu. Bundan 93 yıl önce atalarının savaşmak için geldiği topraklara şimdi misafir olarak gelen Avustralyalılar, otel yerine kendilerini evlerinde misafir eden dernek üyelerinin yoğun ilgisi karşısında duygulandılar. İlk gece Çanakkale Polisevi’nde dernek üyeleri ve eşleriyle birlikte akşam yemeği yiyen katılımcılar, karşılıklı dostluk mesajlarının verildiği yemekte birbirlerine hediyeler takdim etti. ÇAGİAD Yönetim Kurulu Üyelerini Avustralya’ya davet eden misafirler, kendi ülkelerine özgü müzik aletleri ile yemekte mini bir konser verdiler.

93 YIL SONRA ORTAYA ÇIKAN ANZAK GÜNLÜĞÜ

Çanakkale’de Türklere karşı savaşırken hergün yaşadıklarını tek tek bir yere not eden Yeni Zelandalı asker George Petersen'in anıları 93 yıl sonra gün yüzüne çıktı. Gelibolu Yarımadası’nda 93 yıl önce gerçekleşen çetin savaşta Nelson Bölüğü Canterbury Piyade Alayı askeri olan Yeni Zelandalı Er George Petersen’in, 25 Nisan 1915'te yarımadaya geldiği günden, ayrıldığı Eylül ayına kadar her gün yaşadıklarıyla ilgili not tuttuğunu belirten yakınları, Petersen'in ilginç notları arasında kanlı savaş anlarının yanı sıra Anzak askerlerinin boş zamanlarında oynadıkları futbol maçları hatıralarının da yer aldığı açıkladı. Tarihi anıların bazıları ile defterde şu şekilde yer alıyor:26 Nisan Pazartesi: “Çavuş Guy, benimle 5 kişiyi Türkleri gözlemek için mevziye yolladı. Etrafta çok sayıda kavrulmuş, korkunç derecede kötü ölmüş Avustralyalı askerler var. Artık bu görüntüye alıştım.”  10 Mayıs Pazartesi: “Türklerin yoğun ateşi hiç susmadı. 48 saattir hiç uyuyamıyoruz. Hayatımda bundan daha kötü bir gece yaşamadım. Çamur yığını içinde ölü gibiyim. İyice çamura batmamak için ölülerin üzerinde oturuyorum.” 31 Mayıs Pazartesi: “Türk gözetleme istasyonunu havaya uçurduk. Ancak sonuç berbat. Türklerin konuşmalarını duyabiliyoruz. İki bomba atarak onları susturduk. Çok ağır yaralandılar ve korkunç bir sesle “Allah” diye bağırıyorlar.” Öte yandan anıların Avustralya'nın Sydney kentindeki Lawson's Müzayede Evi’nde 23.000 dolardan satışa çıkarılacağı öğrenildi.

ÇANAKKALE’DE SUN-SAN KAMP REKOR FİYATA KİRALANDI

Çanakkale’de Dardanos mevkiinde yer alan Turizm Tanıtma Derneği’ne ait Sun-San Kamp rekor fiyata ihale edildi.Çanakkale Turizm Tanıtma Derneği’nde Dernek Başkanı Ahmet Kaşıkçı ve yönetim kurulu üyelerinin hazır bulunduğu ihaleye daha önceki müstecir Mustafa Özkan’ın yanı sıra Hayrettin Bal, İbrahim Özel, M. Şahin Başdoğan ve Ahmet Altan Gülebakan katıldı. Yıllık 12 bin YTL’den başlayan ihalede açık arttırma sırasında kıyasıya bir mücadele yaşandı. Bir kez ara verilen ihale sonunda Sun-San’ı yıllık 39 bin YTL’den 3 yıllığına Ahmet Altan Gülebakan kiraladı. 3 yıllık bedel olan 117 bin YTL’yi peşin ödeyecek olan Gülebakan, Dardanos’taki bu alanın modern bir hale getirileceğini söyledi. Öte yandan Çanakkale Turizm Tanıtma Derneği Başkanı Ahmet Kaşıkçı ise 3 yıl önce yıllık 8 bin YTL’den kiralanan bu yeri bu yıl yıllık 39 bin YTL’den kiralamanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.

ŞEHİTLER ABİDESİNE 3 BOYUTLU MÜZE MÜJDESİ

Çanakkale'de Şehitler Abidesi'nin altındaki bölüme Türkiye'de ve dünyada ilk olma özelliğine sahip üç boyutlu "Çanakkale Şehitliği Belgeliği Müzesi" kurulacak. Eceabat Kaymakamı Muhterem İnce, tarihi ve turistik açıdan önemli bir yerleşim birimi olan Çanakkale'deki Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nın büyük ilgi çektiğini belirterek, "Şehitler Abidesi'nin altına dünyada ve Türkiye'de ilk olma özelliğine sahip 'Çanakkale Şehitliği Belgeliği Müzesi' kurulacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın önderliğinde hazırlanan proje tamamlandı. Bu proje çok önemli. Dünyada ve Türkiye'de bunun bir örneği yok. İnteraktif müzede beş duyuya hitap eden ve bölgeyi gezenlerin savaşı aynı o anki gibi hissedebilecekleri bir ortam sağlanacak. Burada savaş görsel efektlerle canlandırılıp interaktif üç boyutlu sinema salonu ile ziyaretçiler kendilerine dağıtılacak özel gözlüklerle görüntüleri izleyebilecek. Bölgeye büyük bir canlılık getirecek bu projenin inşasına kısa sürede başlanacak" dedi.

 KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRÜNDEN ACI İTİRAF

Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürü Şinasi Haznedar, 5 bin yıllık tarihe sahip olan Troia Antik kentinin görüntüsünün tam bir hayal kırıklığı olduğunu söyledi.İl Genel Meclisi salonunda gerçekleştirilen bir toplantıda konuşma yapan Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürü Şinasi Haznedar, Çanakkale’nin tarihi ve turistik açıdan önemli bir yerleşim birimi olduğunu belirterek, “Çanakkale’de turizm konusunda hep Cumhuriyet sonrası dönemdeki yerler ele alınıyor. İlimizde Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkının dışında 5 bin yıllık geçmişi ile Troia antik kenti var. Ancak buradan şunu açıkça söylemek isterim ki, Troia antik kenti görünüş itibarıyla tam bir hayal kırıklığına sebep oluyor. Bu 5 bin yıllık tarihi bölgenin çok daha iyi halde olması gerekirdi. Yıllardır burada maalesef bir müze bulunmuyor. Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Troia antik kentinin bulunduğu bölgeye bir müze yapılması konusunda projesi var. 1988 yılında UNESCO’nun kültür mirası listesine alınan Troia’ya bir müze kurulması konusunda UNESCO’nun destek fonundan aktarılacak bir miktar para ile bu müzenin kurulmasına katkı sağlanacak. Bu kapsamda danışma kurulu oluşturuldu. 1-2 ay içerisinde de müze konusunda uluslararası bir proje yarışması açılacak. Müzenin yapılması konusunda bir para problemi yok. 1-2 yıl içerisinde şuan hayal kırıklığına sebep olan Troia antik kentimiz kurulacak müze ile Türkiye ve dünyaya adını çok daha iyi duyurabilecek” dedi.

3 VİLAYETTEN KÜLTÜR TURİZMİ ATAĞI

Bursa İl Özel İdaresi ile Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği önderliğinde başlatılan “Kuruluştan Kurtuluşa Tarih ve Kültür Turu” projesinin ön çalışmasını yapan heyet Çanakkale’ye geldi. Sabah erken saatlerde Çanakkale’ye gelen heyette bulunan Bursa Vali Yardımcısı Adnan Kayık, Bursa İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ali Altuntaş ve Güney Marmara Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Akkuş, Vali Orhan Kırlı’yı makamında ziyaret ederek bir süre görüştü. Ardından İl Genel Meclisi toplantı salonuna geçen heyet, Çanakkale Vali Yardımcısı Canan Hançer Baştürk’ün de katılımı ile proje hakkında bilgi alışverişinde bulundu. Çanakkale'nin kısa tanıtım gösteriminin ardından bir konuşma yapan Bursa İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ali Altuntaş, Güney Marmara'da birbirine komşu olan Bursa, Çanakkale ve Bilecik illerinde 5-7 günlük bir program ile kültür turizmi zinciri oluşturulmasının hedeflendiğini belirterek, “Bu topraklara gelenler, 5-6 saatlik ziyaretlerinde kültürel doyuma ulaşmadan bölgeden ayrılmamalı. Bizler de bu kapsamda bunun nasıl sağlanabileceği konusunda bir çalışma başlattık. Bursa ile birlikte Bilecik ve Çanakkale illerini kapsayan bu kültür turları ile bölgede turizmin canlanmasını hedefliyoruz. 2009 yılı başında startını vermeyi planladığımız “Kurtuluştan Kuruluşa Tarih ve Kültür Turu" projesini Osman Devletinin temellerinin atıldığı Bilecik’in Söğüt ilçesinden başlayarak sırasıyla Bilecik, İznik, Bursa ve Çanakkale’de noktalamayı planlıyoruz. 5 ile 7 gün arasında gerçekleşecek bu turlar sayesinde bölgede ekonomik açıdan da bir canlanmanın olması planlanıyor” dedi. Çanakkale Vali Yardımcısı Canan Hançer Baştürk de yaptığı konuşmada projeye başından sonuna kadar destek olacaklarını belirterek, Çanakkale’nin kültür turizmden en iyi şekilde faydalanmasında bu projenin büyük katkısının olacağını ifade etti.Bursa Vali Yardımcısı Adnan Kayık da yaptığı konuşmada, “Kuruluştan Kurtuluşa Tarih ve Kültür Turu” projesinin bölge kalkınmasında büyük katkı sağlayacağını belirterek, birlik ve beraberlik içerisinde bu projenin hedefine ulaşacağını ifade etti. Toplantıda ayrıca diğer konuklar da proje konusunda fikirlerini açıkladılar. Çanakkale’ye gelen heyet daha sonra Çimenlik Kalesi, Nusrat Mayın Gemisi ve Tarihi Aynalı Çarşı ile ilin diğer tarihi ve turistik yerleri gezdi.

PAKİSTAN KARA KUVVETLERİ KOMUTANI ÇANAKKALE'DE

Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ashfaq Parvez Kayani, tarihi ve turistik yerleri ziyaret etmek üzere Çanakkale'ye geldi. Sabah uçakla Çanakkale Havaalanı'na gelen konuk Kara Kuvvetleri Komutanı, daha sonra Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nı ziyaret etmek üzere helikopterle bölgeye hareket etti. Çanakkale'de 2 gün kalan Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ashfaq Parvez Kayani, ziyaretlerinin ardından bölgeden ayrıldı.

215 İNGİLİZ TURİST GEMİ İLE ÇANAKKALE’YE GELDİ

215 İngiliz turist tarihi ve turistik yerleri gezmek üzere gemi ile Çanakkale’ye geldi.Mudanya’dan “Vistamar” isimli İtalyan bayraklı 7 bin 478 gros tonluk yolcu gemisi ile Çanakkale’ye gelen 215 İngiliz turist, Kepez limanından otobüslere binerek Troia antik kenti ile il merkezini ziyaret etmek üzere bölgeden ayrıldı. İngiliz turistlerin özellikle Troia antik kentine büyük ilgi gösterdikleri öğrenilirken, grubun bir bölümü de sahilde boğazdan geçen gemiler ile Kilitbahir kalesinin fotoğraflarını çekti. Geminin akşam saatlerinde Yunanistan’a hareket edeceği öğrenildi.

98 YAŞINDAKİ CANLI TARİHTEN GÖZ YAŞARTAN ANILAR

Çanakkale'nin Eceabat ilçesinde yaşamını sürdüren 98 yaşındaki canlı tarih Fatma Hızal, savaş sırasında ve sonrasında yaşadığı olayları anlatırken gözyaşlarına engel olamadı. Çanakkale'nin Eceabat ilçesine bağlı Büyük Anafarta köyünde doğan 98 yaşındaki Fatma Hızal, savaş sırasında köylerinin de bölgeye yakın olması sebebiyle büyük sıkıntılar çektiklerini ifade ederek, "Savaşın sonlarına doğru olan bölümü hatırlayabiliyorum. Bir gün 'Atatürk köyünüze gelecek' dediler. Bütün köylüler onu karşılamak için hazırlıklara başladı. Ben de o sıralarda ilkokula gidiyordum. Öğretmenimiz de şiir okumak için beni görevlendirmişti. Birden karşıdan atıyla birlikte köyümüze giriş yaptı.Başında kalpak vardı. Bütün köylüler onu alkışlarla karşıladı. Ben de o sırada öğretmenimizin bana verdiği şiir ezbere Atatürk'e okudum. Şiiri büyük bir dikkatle dinleyen Atatürk daha sonra muhtarlarla birlikte köy muhtarlığına gitti. Kendisine köyde birkaç hayvan kesilerek ikram verildi. Atatürk karşısında şiir okurken çok heyecanlanmıştım" dedi. 7 yaşındayken 91 yıl önce Atatürk'e okuduğu şiiri aynı heyecanla bir kez daha okuyan Fatma Hızal, zaman zaman heyecanlı anlar yaşadı. Şiirini okuduktan sonra memlekete gençlerin sahip çıkmasını da isteyen Fatma Hızal, vatanın bölünmez bütünlüğü için herkesin elinden geleni yapmasını istedi. Savaşın gerçek yüzünü çok iyi bildiğini söyleyen Hızal, "Savaş sırasında bizlerden köyümüzü terk etmemiz istendi. Biz de fakir halimizle evlerimizi bırakıp üzerlerimize birkaç eşya aldıktan sonra burada bulunan bazı araçların arkasına binip Gelibolu ilçesine ait köylere gittik. Orada bir süre yaşadık. Fakir olmamız nedeniyle ekmek alacak paramız yoktu. Mahallede bulunanlar ise bana 'Sen burada bulunan mahalleliyi davul çalarak sahura kaldır. Bizler de sana biraz harçlık veririz' dedi. Ben de bu şekilde davul çaldım. O paralarla ekmek alıp karnımızı doyurduk" dedi. Bu sözleri anlatırken gözyaşlarına engel olamayan Fatma Hızal, "Savaşın ne demek olduğunu burada çok iyi anlayabilirsiniz" dedi. Aynı köyde oyun oynadıkları Rum kızlarının savaş sırasında "Siz Türkleri kıtır kıtır keseceğiz" dediklerini de belirten Fatma Hızal, "Rum kızlarıyla çok iyi arkadaştık. Savaşla birlikte onların bize karşı davranışları da değişti. Bir gün yakın arkadaşım olan bir Rum çocuk 'Sizi kıtır kıtır keseceğiz' dedi. Ben de ona 'Biz sizi keseceğiz' dedim. Sabah bir kalktık. Köyde bir tek Rum kalmamış. Herkes köyü terk etmiş. Hepsi kaçmışlar. O günden sonra da Rumlardan kimse burada kalmadı. Savaş çok kütü bir şey"dedi. Büyük Anafarta köyünde tek göz odalı evinde yaşamını sürdüren 98 yaşındaki Fatma Hızal, dinç dimağı ile zaman zaman kendisini ziyaret edenlere savaş sırasında yaşadıklarını anlatmaya devam ediyor.

UNESCO GENEL DİREKTÖRÜ TROİA'DA

UNESCO Genel Direktörü Koichiro Matsuura, İstanbul'un 2010 yılında Avrupa kültür başkenti olmasına sevindiğini belirterek, "İstanbul dünyanın kültür başkenti olmayı hak etmektedir" dedi.Dünya kültür mirası içinde yer alan Troia antik kentini gezmek üzere sabah saatlerinde havayolu ile Çanakkale'ye gelen UNESCO Genel Direktörü Koichiro Matsuura, ilk olarak valiliği ziyaret etti. Belediye Başkanı Ülgür Gökhan'ın da katıldığı ziyarette Vali Orhan Kırlı ile bir görüşme yapan UNESCO Genel Direktörü Koichiro Matsuura, basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı.Konuşmasında İstanbul'un 2010 yılında Avrupa kültür başkenti olmasına sevindiğini belirten Koichiro Matsuura, "Kültür Bakanı'na da bu konudaki tebriklerimi ilettim. İstanbul dünyanın kültür başkenti olmayı hak etmektedir. İstanbul çok zengin bir tarihe sahip. Ayrıca geçmişte de birçok kültüre ev sahipliği yapmış bir yerleşim birimi. Onun dışında bugünün İstanbul'u barındırdığı tarihi mekanlar açısından da çok zengin bir kenttir. Bugün İstanbul'un nüfusu 12 milyona yaklaştı. Bu nüfuslu bir ilde bu kadar zengin bir kültürel varlığı muhafaza etmek çok güç bir olaydır. Aynı şekilde camileri, sinagogları ve kiliseleri muhafaza etmek, aynı ilgiyi göstermek de güçtür. Bu açıdan İstanbul'da gösterilen çabanın çok yoğun bir uğraş gerektirdiğinin bilincindeyiz. Bizler İstanbul'a gösterilen duyarlılığı yakından izliyoruz. Dünya Kültürel Miras Komitesi, İstanbul'da yaşanan kültürel mirasın korunması açısından bir komite yolladı. Bir müddet sonra ikinci bir komite de gelecek. Bu da İstanbul konusundaki çabaların ne denli yakından ilgi ile izlendiğinin bir kanıtıdır" dedi. UNESCO Genel Direktörü, konuşmasında Troia antik kentine de değinerek, "Troia çok önemli bir mekandır. Ayrıca burası Dünya Kültür Mirası listesindedir. Çanakkale'de Troia'nın dışında çok sayıda tarihi zenginlikler var. Bu zenginliklerin de korunması için çaba gösterilmesi gerekir. Bu konuda Çanakkale toplumunun bu tarihi zenginliği korumakta en büyük duyarlılığı bizzat kendisinin göstermesi gerekir" dedi.Vali Orhan Kırlı ise UNESCO Genel Direktörü Koichiro Matsuura'nın ziyaretini çok önemsediklerini belirterek, "Çünkü övündüğümüz Troia antik kenti ilimizin sınırları içerisinde bulunuyor. Dünyanın çok değerli bir eseri. Dünya ve Türk kültürünü ifade ediyor. Dolayısı ile bu yeri UNESCO Genel Direktörü'nün bizzat görmesi bizlere ayrıca gurur veriyor" dedi.

AVUSTRALYA'DA ÇANAKKALE KAVGASI

Avustralya Başbakanı Kevin Rudd ile İşçi Partili eski Başbakan Paul Keating arasında, 1915’teki Çanakkale savaşlarının önemi ve ülke kimliğine etkisi konusundaki kavga ülke gündemine yerleşti. Eski başbakan Keating, Avustralya kimliğinin 1.Dünya Savaşı sırasında patlak veren 1915 Çanakkale savaşlarıyla kazanıldığı yolundaki görüşün tamamen saçma olduğunu savunarak, “Gelibolu’da ulusal kimliğin kazanıldığı görüşü, efsaneden başka bir şey değildir. Bu kadar can kaybıyla kazanılmış herhangi bir değer yoktur. Ulusal kimliğin yeniden doğduğu yolundaki görüş de tamamen saçmalıktır. Bu nedenle ben Gelibolu’ya hiç gitmedim ve gitmem de" dedi. Keating’in bu sözlerine tepki gösteren Avustralya Başbakanı Kevin Rudd ise, "Çanakkale savaşları, bizim heyecanımızın ve ulusal kimliğimizin bir parçasıdır. Sayın Keating, kesinlikle ve yüzde yüz yanlış düşünüyor. O savaşta yaşamını yitiren askerler, onur kaynağımızdır" dedi.  Her yıl 25 Nisan’da Çanakkale’ye gelerek Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’ndaki Anzak koyunda tören düzenleyen Anzaklar, Çanakkale’de yenilmelerinin, ulusun doğuşuna yol açtığını düşünüyor ve savaşı ulusal onur olarak kabul ediyor.

AVUSTRALYA VE YENİ ZELANDA HEYETİ ÇANAKKALE’DE
Anzak törenlerinin 93. yıldönümü etkinlik programının hazırlanması amacıyla gerçekleştirilen toplantıya katılmak üzere Çanakkale’ye gelen Avustralya ve Yeni Zelanda heyeti, Vali Orhan Kırlı’yı makamında ziyaret etti.Sabah saatlerinde Çanakkale’ye gelen Avustralya Muharip Gaziler Dairesi Anıt ve Şehitlikler Şubesi Genel Müdürü Kerry Blacburn, Avustralya Feredal Polis Yetkilisi Bill Hourgan, Avustralya Koruma ve Güvenlik Eşgüdüm Merkezi yetkilisi Pam McGilvary, Yeni Zelanda Muharip Gaziler Birimi Gelibolu Koordinatörü Elaine Myers Davies, Yeni Zelanda Dışişleri ve Ticaret Bakanlığı Pasifik Bölümü Genel Müdür Yardımcı Vekili Warwick Hawker ve Yeni Zelanda Polis Kuvvetleri Görevlisi Kevin Taylor, Avustralya’nın Çanakkale Konsolosu Peter Rennert ile birlikte sabah Vali Orhan Kırlı’yı makamında ziyaret etti. Kabatepe ile Conkbayırı arasında gerçekleştirilen yol bakım onarım çalışmaları sırasında doğanın tahrip edilmesi sonucu topraktan şehitlere ait kemiklerin çıktığı konusundaki haberlerin basın yayın organlarında yer alması sebebiyle kendilerine soru sorulma ihtimalini göz önüne alan heyet basın mensupları ile görüşmek istemedi. Vali Orhan Kırlı da gazetecileri ziyaret sırasında makamına almadı. Bir süre dışarıda bekleyen basın mensupları daha sonra Valilikten ayrılmak zorunda kaldı.Öte yandan konuk heyetin 25 Nisan’da Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkında yapılacak Anzak törenlerinin program hazırlığı için gerçekleştirilen toplantıya katıldığı öğrenildi.

GELİBOLU YARIMADASINDA TARİH KATLİAMI İDDİASI

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda yol bakım çalışmaları sırasında tarihin katledildiği iddia edildi. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Alan Kılavuzları Kooperatifi Başkanı Kamil Uzelli, Kabatepe'den başlayıp Conkbayırı'na kadar devam eden yol onarımı sırasında tarihin adeta katledildiğini iddia ederek, "Alan kılavuzu olduğumuz için Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda her gün görev yapıyoruz. Basında çıkan bu haberler üzerine bizler de yönetim kurulundaki arkadaşlarımızla birlikte bölgede olup bitenleri yerinde görmek istedik. Yaptığımız incelemede, Kanlı sırt ve Kırmızı sırt bölgesinde yol kenarlarında greyderlerin bıçakları ile yapılan çalışmada tarihin katledildiğini gördük ve gözlerimize inanamadık. 93 yıl önce en çetin savaşların yaşandığı bu bölgede çalışma sırasında çok sayıda yerli ve yabancı askere ait kemiklerin çıktığını duyduk. Bölgede gezerken de bu kemiklere bizler de rastladık ve şahit olduk. Göğüs göğüse savaşılan bu yerde bu şekilde bir çalışma yapılmasını kabul etmemiz mümkün değil. Bizler yol yapımına ve onarımına kesinlikle karşı değiliz. Ancak bu çalışmaların yetkili kişilerin nezaretinde yapılması gerekir. Bizler bulduğumuz bu şehit kemiklerini aynı yere gömerek vicdani görevimizi yerine getirdik. Bunun dışında aynı bölgede yer alan bazı ağaçların ise kepçe ve dozerlerin darbeleriyle zarar görmesi bizleri üzdü" dedi. Öte yandan basın yayın organlarında haberlerin çıkmasının ardından çalışmalara ara verilmesi dikkat çekti.

GÖKÇEADA'DA SÖRF TURİZMİ ATAĞI

Sörf turizmi açısından önemli bir yere sahip olan Çanakkale’nin Gökçeada ilçesi yabancı turistlerin büyük ilgisini çekiyor.Türkiye’de İzmir Alaçatı’nın ardından sörf açısından en ideal yer olarak gösterilen Çanakkale’nin Gökçeada ilçesi her geçen gün adını dünyaya duyuruyor. Yunanistan’ın Paros, Naksoz ve Rodos gibi Ege adalarının üzerinden geçen kuzey güney yönünde esen rüzgar koridoru üzerinde olan Gökçeada’nın rüzgar sörfüne çok elverişli olduğunu belirten yetkililer, yılın 300 gününün burada sörf yapılabildiğini açıkladı. Gökçeada’da bu konuda Aydıncık Plajı bölgesinde özel olarak Windsorf okulunun da kurulduğunu belirten yetkililer, Türkiye dışında değişik ülkelerden de çok sayıda yabancı turistin adaya gelerek belirli bir süre burada sörf yaptıklarını ifade etti. Son olarak Bulgaristan’dan 40 araçla gelen yaklaşık 100’e yakın sörfçü sabah saatlerinde vapurla Gökçeada’ya geçti. Gökçeada’nın sörf açısından ideal bir yer olduğunu belirten Bulgar sörfçüler, belirli aralıklarla adaya gelerek bu sporu yaptıklarını ifade ederek sörf tutkunlarını adaya gelmelerini tavsiye etti.

KAZDAĞLARI'NDA YETİŞEN YEMİŞEN MEYVESİ SÜS BİTKİSİ OLDU

Kazdağları'nın eteklerinde kurulu Çanakkale’nin Yenice ilçesinin ormanlarında yabani olarak yetişen “Yemişen”, meyvelerinin güzelliği ve küçük bir ağaç olması nedeniyle şehirlerde süs bitkisi olarak kullanılıyor.Bahçelerde, cadde aralarında ve parklarda süs bitkisi olarak kullanılan turuncu portakal renginde küçük meyveleri olan Yemişen'in meyvelerinin içi yumuşak iğde gibi olduğunu belirten yetkililer, “Bu meyvenin şekeri az ve yenilebiliyor. Kış mevsiminde bile meyveleri üzerinde duran Yemişen, şiddetli kış günlerinde yiyecek bulamayan kuşların da besin kaynağı oluyor. Her yıl ürün veren bu bitkinin meyvelerinden reçel ve daha başka ürünler de elde edilebiliyor. Bu ürün Kuşburnu meyvesi gibi ekonomik değerinin tespit edilmesi halinde büyük ilgi görebilir” dedi.

ÇANAKKALE’DE "13. AHİLİK KÜLTÜRÜ VE MESLEKİ EĞİTİM HAFTASI" ETKİNLİKLERİ…

"13. Ahilik Kültürü ve Mesleki Eğitim Haftası" bütün Türkiye genelinde olduğu gibi Çanakkale'de de törenlerle kutlanmaya başlandı.Çanakkale'deki törenler sabah Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlik Başkanlığı tarafından oluşturulan heyetin Vali Orhan Kırlı, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tümamiral Serdar Dülger ve Belediye Başkanı Ülgür Gökhan'ı ziyareti ile başladı. Ardından ise Cumhuriyet Meydanı'nda bir tören düzenlendi. Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlik Başkanı Mustafa Vurucu, Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekili İlhan Doğan, Esnaf Kefalet Kooperatif Başkanı İbrahim Ejder’in Atatürk anıtına çelenk koymasıyla başlayan tören saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam etti. Törende bir konuşma yapan Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlik Başkanı Mustafa Vurucu, Ahilik kültürünün önemine değinerek, “Ahilik insanı bir bütün olarak, bütün yönleriyle birlikte ele alıp, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatını geliştirmeyi planlamıştır. Bugün de Ahiliğin ortaya koyduğu hayat tarzını yaşamak ve yaşatmak gaye olarak benimsendiği taktirde birçok zorlukların üstesinden gelinecektir. Çünkü Ahiliğin kaynağında ruh ve mana var. Sevgi, saygı, iş ahlakı ve sorumluluk var” dedi.Mustafa Vurucu, ahilik kültürünün uygulanması halinde başarının yakalanacağını ve sosyal çalkantılar ile ekonomik krizlerin yaşanmayacağını da belirterek, “Ülkemizde de küçük işletmelerin hak ettikleri, layık oldukları ilgi ve desteği bulabilmeleri için, ancak Ahilik kültürünün değerinin benimsenmesi gerekir. Biz bunları çok önemsiyoruz” dedi.Törende Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekili İlhan Doğan, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, AK Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş de birer konuşma yaparak Ahilik kültürünün önemini belirttiler.