|
DÜZELTİN ŞU HATAYI ARTIK
Çanakkale savaşları sırasında, 275 kilogramlık top
mermisini yerden kaldırarak tek başına bataryaya koyup
bir düşman gemisinin batmasını sağlayan Koca Seyit'in,
Gelibolu Yarımadası'ndaki heykeli ile Balıkesir'in
Havran İlçesi'ne bağlı kendi ismini taşıyan köyündeki
heykeli arasındaki farklılık herkesi şaşkına çeviriyor.
Çanakkale Turizm Tanıtma Derneği Başkanı Ahmet Kaşıkçı,
Çanakkale zaferinin kazanılmasında büyük bir rol oynayan
Seyit onbaşının Gelibolu Tarihi Milli Parkı içindeki
heykelinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, "Koca
Seyit, 275 kilogramlık top mermisini sırtında taşıyarak
bataryaya koymuştur. Bununla ilgili kendisinin gerçek
fotoğrafları da mevcuttur. Ancak Koca Seyit'in
Kilitbahir çıkışındaki heykelinde, bu mermiyi kucağında
taşıdığı görülüyor. Bu tarihi bir hatadır. Bizler bu
heykelin düzeltilmesi için 2 yıl önce gerekli yerlere
müracatlarda bulunduk. Ancak her seferinde bu heykelin
düzeltileceğine dair açıklamalar yapıldı. Bölgeyi
ziyarete gelenler, Koca Seyit'in kucağındaki top
mermisini görünce, kitaplarda böyle yazmadığını
belirterek şaşırıyorlar. Biz bu heykelin gerçeği
yansıtmadığını iddia ediyoruz. Her seferinde aynı
açıklamayı yapmaktan bıktık, usandık. En kısa sürede bu
heykelin doğru olanının buraya dikilmesini istiyoruz"
dedi. Kaşıkçı, Seyit onbaşının gerçek heykelinin,
doğduğu köy olan Havran'ın Koca Seyit Köyü'ndeki gibi
olması gerektiğini ifade ederek, "Bizler defalarca bu
köye ziyarette bulunduk. Köydeki heykel gerçeği
yansıtıyor. Orada 275 kilogramlık top mermisinin sırtta
taşındığı görülüyor. Ancak Çanakkale'de ise bu merminin
kucakta taşınması dikkati çekiyor. Bu tarihi hatanın
giderilmesini istiyoruz" diye konuştu
|
|
TROY ATI AŞIKLARI
EVLENDİ
Baş rolünü Brad Pitt'in oynadığı "Troy" filminde
kullanıldıktan sonra, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın
teşebbüsüyle Warner Bros film şirketi tarafından
Türkiye'ye hibe edilen dev at maketinin geçen yıl
Çanakkale'ye monte edilmesinde görev alan Alman,
tercümanlık yapan Türk kızıyla evlendi. Troy filminde
kullanılan ve Çanakkale'ye getirilen Troy Atı'nın
montajında çalışan Erik Ludwig ve ekibe yardımcı olan
tercüman Semra Beder, burada bir birlerine aşık oldu.
Ludwig ve Beder arasındaki aşk, evlilikle noktalandı.
Beder, "Troy Atı'nın montajı sırasında bir birimize aşık
olduk. Bunun sonunda evlenmeye karar verdik. Troy Atı
bir aşkın doğmasına vesile oldu. Bizim uçun bu atın
büyük önemi var. Çok mutluyuz" dedi. Çanakkale'de
kıyılan nikahın ardından tebrikleri kabul eden çift
Türkiye’de oturacak. |
KAZDAĞLARINDA ÇEVRE
EĞİTİM KURSU...
Çanakkale
Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), Bayramiç Belediyesi,
Bayramiç Orman İşletme Müdürlüğü ve Troia-İda
Platformu’nun katkıları ile organize edilen Kaz Dağları
Çevre Eğitim kursu başladı.Kursun açılış oturumunda
konuşma yapan Bayramiç Belediye Başkanı İsmail Sakin
Tuncer Kazdağları’nın öneminin büyük olduğunu ancak
henüz yeterince anlaşılamadığını belirterek “Bu yörenin
büyük bir tarihi geçmişi var bu bilgilerin bölgeye
turist çekebilmek tanıtımını yapmak için anlatılması
gerekiyor bu yöredeki endemik türlerin bir çoğunun
dünyada benzeri yok bunları korumalı ve geleceğe
aktarmalıyız” dediÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
(ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Ramazan Aydın da konuşmasında
bölgedeki sorunları çözebilmek için bundan sonra çok
hızlı hareket etmelerinin gerektiğini belirterek,
“Kazdağları’na sahip çıkmalı sürdürülebilir kalkınma
için yeşil örtüyü korumalıyız. Gelişen sanayiden en çok
çevre etkileniyor. Son 50-60 yılda çevre sorunları
arttı. İlk kez 1970 yılında sorun gündeme gediğinde
ciddiye alınmadı. Ancak günümüzde bu konuda önlem
alınması gerekiyor. Özellikle 90’lı yılarda çevrenin
korunabilmesi için daha çok toplantılar yapıldı.
Sanayinin gelişmesi hızlı oldu. Ancak bunun çevreye
yansıması çok ağır oldu.
Burada
sorun çevrenin nasıl korunabileceği ve yaşanabilir
suyun devredilebilmesidir. Bunun dışında asıl sorun
karbondioksit emisyonu, yani orman ürünlerinin
tüketiminden kaynaklanan sera etkisinin artışı ve global
ısınma sorunudur sıcaklıkların her geçen gün yükseldiği
apaçık ortada. İnsanlık bu sıcaklığı belli noktada
korumazsa daha zor günler olacaktır” dedi.. Çanakkale
Orman İşletme Bölge Müdürü Musa Akşan da yaptığı
konuşmada Kazdağlarının barındırdığı bitkilerle
hayvanlarla su kaynaklarıyla temiz havasıyla can
verdiği tarım alanlarıyla yüzyıllardır tüm yörenin yaşam
kaynağı olduğunu belirterek, “Bölgede orman örtüsü
küresel ısınmanın nedeni olan fazla karbondioksiti
emerek küresel ısınmanın olumsuz etkilerini
azaltmaktadır Burada bulunan 82 nadir bitki türünden 37
tanesi sadece kazdağlarına özgüdür ve burası aynı
zamanda kuşların ikincil göç yollarından biridir. Orman
varlığımızı tehdit eden ilk faktör yangın, sonra böcek
zararlılarıdır. Özelikle ormanlardaki kar ve rüzgar
devrik ve kıvrıklarından sonra uzun yaşam alanları bulan
kabuk böceklerinde zaman zaman önemli artışlar meydana
gelmektedir. Bunun önüne geçebilmek için çalışmalarımız
sürmektedir” dediToplantıda daha sonra Atatürk
Üniversitesi Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Profesör
Doktor Cevat Başaran “Geçmişten günümüze yöremiz
Bayramiç ve Kazdağları” ile ilgili konuşma
yaptı.Bayramiç Halk Eğitim Merkezi Salonu’nda yapılan
açılış konuşmalarının ardından Kazdağları eteklerinde
bilgilendirme yürüyüşü yapıldı.
KÜÇÜKKUYU BELEDİYESİ'NDEN
TANITIM ATAĞI
Çanakkale'nin
Ayvacık İlçesi'ne bağlı Küçükkuyu Belediyesi, beldenin
tanıtımı için kitapçık hazırladı. Yeni çekilen Küçükkuyu
resimlerinin yer aldığı kitapçıkta belde hem Türkçe, hem
de İngilizce olarak geniş bir şekilde tanıtılıyor. 10
bin adet basılan kitapçıklarda Küçükkuyu'da bulunan
turistik tesislerin yanı sıra, beldeye bağlı köyler de
tanıtılıyor. Küçükkuyu Belediye Başkanı Yusuf Aksoy,
kitabın büyük özen gösterilerek hazırlandığını
belirterek, "Tanıtım kitapçıklarımızda beldemizi en iyi
şekilde tanıtmayı amaçladık. Şimdi bize düşen görev bu
kitapçıkları gerekli yerlere ulaştırıp, Küçükkuyumuzun
tanıtımına katkıda bulunup olabildiğince beldemize
turist çekmek" dedi. Üç parçadan oluşan kitapçıkların en
büyüğü 24 sayfadan oluşuyor.
İNGİLİZ TURİSTLER
ŞOKTA
İ ngiltere'de gerçekleştirilen ve ilk belirlemelere göre
37 kişinin ölümü 700'e yakın kişinin de yaralanmasına
yol açan bombalama olayları, Türkiye'yi ziyaret etmeye
gelen İngilizleri de şoke etti. Türkiye ziyarete
kapsamında Çanakkale'ye gelen profesyonel ressam Richard Price (42) ve öğrencisi Lucy Best (37), kordon boyunda
balık tutan vatandaşların yağlıboya resimlerini yaptı.
Yaklaşık 2 saat boyunca sahildeki bir bankın üzerinde
oturan Price, İngiltere'nin Bournemouth kentinde
yaşadığını belirterek, "Türkiye güzel bir ülke.
İngiltere'de resim öğretmeni olarak görev yapıyorum.
Örencimle birlikte Türkiye'yi geziyorum. Her gittiğim
yerde de bu tür yağlıboya resimleri yaparak bunları
hatıra olarak yanımda götürüyorum. Bu arada İngiltere'de
yaşanan bombalama olayı da bizi oldukça üzdü. Şu an
Türkiye'de huzurluyuz" dedi. Resim öğrencisi Lucy Best
(37) ise Londra'da yaşanan olayı duyduğunda şoke
olduğunu belirterek, "Bu korkunç bir olay. Ailem
Londra'ya yakın bir yerde yaşıyor. Olayı duyar duymaz
telefonla aileme ulaşmaya çalıştım. Kendileriyle
konuştum. Gerçekten üzüntü verici bir olay" dedi.
Türkiye'nin tarihi ve turistik yerlerini gezecek olan
ikilinin bir süre sonra İngiltere'ye geri dönecekleri
öğrenildi.
|
3
BİN YILLIK AŞK EFSANESİ
Çanakkale'de 8'i İngiliz, 3'ü de Avustralyalı olmak
üzere toplam 11 turist, 3 bin yıl önce yaşanan aşk
efsanesini canlandırmak için boğazı yüzerek geçti.
Yaklaşık 3 bin yıl önce Abydos Kralı Leandros ile Rahibe
Hero'nun Çanakkale Boğazı'nda yaşadıkları aşktan
etkilenen 8'i İngiliz 3'ü Avustralyalı olmak üzere
toplam 11 turist, bu efsaneyi tekrar canlandırmak için
Çanakkale'ye geldi. Sabah acente motorlarıyla Nara
açıklarına hareket eden 11 maceraperest İngiliz ve
Avustralyalı, saat 10.15'te Çanakkale Boğazı'nda denize
girerek, efsanede olduğu gibi karşı yakaya doğru yüzmeye
başladı. Büyük bir hırsla 3 bin yıl önce Leandros'un
sevgilisi Hero'ya ulaşmak için yüzerek gittiği yolu
izleyen İngiliz ve Avustralyalı turistleri yaklaşık 2
saat süren zorlu yüzüşün ardından, Boğalı kalesi
önlerinde elinde meşaleyle Hero'yu canlandıran Değer
Ayaz ismindeki genç kız karşıladı. 2 acente motoruyla
bir sandalın eşlik ettiği mitolojik canlandırmada, 3
millik mesafeyi yüzmeyi başaran İngiliz ve Avustralyalı
turistler, tarih kitaplarında bu efsaneyi okuduklarını
belirterek, "Leandros ile Hero'nun aşkının dillere
destan olduğunu çok iyi biliyoruz. Bizler bu efsaneyi
yeniden canlandırmak istedik. Binlerce kilometre yok kat
ederek geldiğimiz Çanakkale Boğazı'nda, Nara ile Boğalı
Kalesi arasında binlerce yıl önce gerçekleştirilen bu
güzergahı izleyerek yüzüşümüzü tamamladık. Bu etkinlik
aynı zamanda Londra'da bir hayır kurumuna para
kazandırmak için de yapılıyor. Türkiye'de böyle bir
etkinliği düzenlemekten dolayı çok mutluyuz" dedi.
Turistler daha sonra elinde meşaleyle kendilerini
karşılayan Hero ile birlikte toplu fotoğraf çektirdi.
ATA'NIN ALTIN SAATİ
NEREDE?
/ata4.gif)
ANITKABİRDE SERGİLENDİĞİ
İDDİA EDİLEN ÇANAKKALE ZAFERİ'NİN NİŞANESİ OLAN TARİHİ
SAAT, 4 YILDIR ORTADA YOK
ÇANAKKALE TURİZM TANITMA
DERNEĞİ YÖNETİM KURULU ÜYESİ CEMALETTİN YILDIZ: "LİMAN
VON SANDERS'İN ATATÜRK'E HEDİYE ETTİĞİ TARİHİ SAATİN
AKIBETİNİ MERAK EDİYORUZ"
Alman Komutan Liman Von
Sanders'in, Çanakkale Savaşı sırasında kazanılan
Conkbayırı Zaferi anısına Atatürk'e hediye ettiği altın
saatin, Anıtkabir'deki yerinde bulunamadığı iddia
edildi.Çanakkale Turizm Tanıtma Derneği Yönetim Kurulu
Üyesi Cemalettin Yıldız, Atatürk'e hediye edilen tarihi
saatin akibetini merak ettiğini belirterek, "4 yıl önce
gezi amacıyla Ankara'daki Anıtkabir Müzesi'ni ziyaret
ettim. Bu arada, Alman Komutan Liman Von Sanders
tarafından 1915 yılında Atatürk'e verilen saati görmek
istedim. Ancak bu saati göremeyince yetkililer ile
görüştüm. Kendileri bana, burada böyle bir saatin
sergilenmediğini ve kayıtlarında da bulunmadığını
söyledi. Bu açıklama karşısında şok oldum. Çünkü; 1992
yılıında Kültür Bakanlığı tarafından Gelibolu
Yarımadası'nda Conkbayırı'na yaptırılan anıtın altındaki
yazıda aynen şu ifadeler yer alıyordu: Liman Von
Sanders'in 10 Ağustos 1915 gecesi Mustafa Kemal'e hediye
ettiği altın saat, şu anda Anıtkabir Müzesi'nde
bulunmaktadır. Mustafa Kemal'in kalbinin üzerinde
parçalanan saat ise Almanya'dadır." Anıtın altında
yeralan bu yazıya istinaden Anıtkabir'e gelerek
sözkonusu saati görmek istediklerini kaydeden Cemalettin
Yıldız, " Şu an saat nerede, merak ediyoruz. 4 yıldır
devam eden çalışmalarımızın ardından halen saatin nerede
olduğunu öğrenemedik. Tarihi özelliği olan ve Çanakkale
Savaşı'nda önemli bir yere sahip olan bu saatin
bulunması için Çanakkale Turizm Tanıtma Derneği olarak
bir kampanya başlattık. Saatin yerini bulan veya bilgisi
olanların, derneğimizin 0 286-213 66 99 nolu telefonuna
veya Anıtkabir Müze Müdürlüğü'ne bilgi vermelerini
istiyoruz" diye konuştu.
TARİHİ SAATİN
HİKAYESİ
10 Ağustos 1915 tarihinde Gelibolu Yarımadası'nda
meydana gelen savaşta Atatürk, Conkbayırın'da
askerlerinin başında savaşı yönetiyordu. Bu sırada,
düşman gemilerinden gelen bir şarampnel parçası,
Atatürk'ün sol göğsüne isabet etti. Ancak bunun farkında
olmayan Atatürk, yanında bulunan Yarbay Servet Bey'in
uyarısıyla yaralandığını anladı. Eliyle göğsünü kontrol
ettiğinde, cebindeki saatin parçalandığını ve bunun
hayatını kurtardığını anladı. Bu arada, Mustafa Kemal,
göğsündeki deliğe aldırış etmeden askerlerinin moralinin
bozulmaması için bunu görmezden geldi. O akşam
Conkbayırı'nda kazanılan zaferin ardından, kendisini
tebrik etmeye gelen 5. Ordu Komutanı Alman Liman Von
Sanders'e, parçalanan bu saatini zaferin anısına hediye
etti. Alman Komutan da, cebinden çıkardığı Omega marka
ve arkasında bir taç ile ailesinin arması olan LS yazılı
altın saatini Atatürk'e verdi..
ÇANAKKALE'DE ALAN
KILAVUZLARI BELGELERİNİ İSTİYOR
Gelibolu Yarımadası
Tarihi Milli Parkı'nda alan kılavuzluğu kursu
açılmasının önünü açacak olan "Alan Kılavuzluğu Yasası
Teklifi"nin TBMM'de kabul edilerek kanunlaşmasının
ardından, ilginç gelişmeler yaşanmaya başladı. 9 ay önce
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Park Müdürlüğü
tarafından açılan alan kılavuzluğu eğitim kursunu
başarıyla tamamlayıp belge almaya haz kazandıklarını
belirten alan kılavuzları temsilcisi Cemalettin Yıldız,
"Yeni yasanın çıkmasının ardından Ak Parti Çanakkale
Milletvekili İbrahim Köşdere'nin yaptığı açıklamada,
daha önce bu kursa katılanların belgelerini
alamayacaklarını açıklaması bizleri şoke etti. Bizler
Kurs öncesi Milli Park Müdürü Ayhan Can'ın ulusal ve
yerel basına verdiği beyanlardaki sözlerine güvendik.
Kendisi yaptığı açıklamada kurslar sonunda yapılan
sınavda başarılı olanlara sertifikalarının verileceğini
söylemişti. Ayrıca bunun dışında Kültür ve Turizm
Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nadir Alpaslan ile Çevre
ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Bünyamin Karaca
da, 9 ay önce kursun açılması sırasında yaptıkları
yazılı protokolde, bu kursu başarıyla tamamlayan alan ve
yerel kılavuzlara belge verileceğini açıkça
belirtmişlerdi. Bizler bunlara güvenerek bu kursa girdik
ve başarılı olduk. Şimdi başarıyla tamamlayıp hakkımız
olan belgelerimizin bizlere verilmeyeceği söyleniyor 194
alan kılavuzu olarak yeniden kurslara girip ardından
sıvazlarda başarılı olduktan sonra bizlere belge
verileceği söyleniyor. Bizler kazanılmış hakkımızı
kaybetmek istemiyoruz. Bu konuda yetkililerin gerekli
çalışmayı yapıp bizleri mağdur etmemelerini ve
belgelerimizi vermelerini istiyoruz. Bu yasanın çıkması
bizleri oldukça sevindirdi. Bundan sonra Gelibolu
Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nı gezecek olan
ziyaretçilere daha iyi tanıtım imkanı sağlanacak. Bu
konuda biz alan kılavuzları olarak elimizden gelen
çabayı göstereceğiz. Amacımız, tarihimizi unutturmadan
bu bölgeleri gezecek olan kişilere en iyi şekilde
anlatmak" dedi.
|
TOPRAKTAN TARİH FIŞKIRIYOR
Çanakkale'de 90
yıl önce çetin savaşların yaşandığı Gelibolu Yarımadası
Tarihi Milli Parkı'nda, aradan geçen uzun zamana rağmen
topraktan halen savaşı gözler önüne seren eserler
çıkmaya devam ediyor. Şiddetli bir yağışın ardından, 90
yıl geçmesine rağmen toprak yüzeyine savaştan kalan
eşyalar çıkıyor. Her yağmurdan sonra gün yüzüne mermi ve
şarapnel parçalarının çıktığını belirten Alkıçepe
köylüleri, "Tarlalarımızı sürerken de savaştan kalma bu
tür top ve mermi parçaları ile şarapnellere rastlamaya
devam ediyoruz. Bizlerde bunları evimize getirip bölgeyi
ziyaret etmeye gelenlere gösteriyoruz. 90 yıl önce binlerce merminin havada uçuştuğu bölgede
toprak altında kalan mermi ve top parçası sayısını
tahmin bile edemiyoruz. Tarlalarda bulunan çok sayıda
eser bugün köyümüzde 2 kişinin açtığı koleksiyon evi ile
müzelerde sergileniyor" dediler.
|
|
YATLA DÜNYA TURUNA
ÇIKTILAR
İstanbul'da yaşamlarını sürdüren Gündüz çiftti, 5 yıl
sürecek olan yatla dünya seyahatinin startını
Çanakkale'den verdiler. Yıllardır yatla yolculuk
yaptıklarını ve birçok yat rallisine katıldıklarını
belirten Ali ve Nilgün Gündüz çifti, emekli olmalarının
ardından dünya seyahatine çıkmayı uygun bulduklarını
belirterek, "Çocukluğumuzdan buyana içimizde kalan bir
merakı sonunda gidermek için yatla dünya seyahatine
çıkmayı düşündük. Burada birkaç Türk limanına uğradıktan
sonra bu sene Yunanistan, İtalya ve İspanya sahillerini
gezip Cebelitarık'a ulaşacağız. Oradan da Kanarya
adaları üzerinden Karayip adalarına geçip seyahatimize
başlamış olacağız. Bu seyahatimiz yaklaşık 5 yıl
sürecek. Sadun Boro'nun izinden yeniden böyle bir dünya
yolculuğuna çıkmak gerçekten heyecan verici bir olay. Bu
yolculuk sırasında eşim Nilgün, bütün seyahatimizi
görüntüleyecek ve bu görüntüler belgesel olarak bir
televizyon kanalında yayınlanacak" dedi. Çanakkale'den
yola çıkan çift "Vagabond" isimli yatları ile yat
limanından ayrılırken arkadaşları tarafından alkışlarla
uğurlandılar.
|
ZORLU YOLCULUK
GELİBOLU'DA BİTTİ
1
Temmuz Kabotaj ve Denizcilik Bayramı dolayısıyla
Beşiktaş Barbaros Meydanı’ndan,Gelibolu Piri Reis
Meydanı’na uzanan bir deniz yolculuğu düzenlendi. Atlas
Dergisi yazarı ve fotoğrafçısı Hüseyin Ürkmez, amatör
kürekçi Dr.Zeliha Ural ile birlikte 7 gün önce İstanbul
Beşiktaş’tan sandalla denize açıldıktan sonra kürek
çekerek 1 Temmuz’da Gelibolu’ya ulaştı. Kürek çekerek
Avcılar, Silivri, Gümüşyaka,Tekirdağ, Mürefte, Şarköy
güzergahıyla Gelibolu’ya gelen ikiliyi iskelede Belediye
Başkanı Cihat Bingöl ve Gelibolu’lular karşıladı. Başkan
Bingöl’den hediyelerini alan ikili daha sonra Piri Reis
havuzuna teknelerini bağlayarak gün boyu süren
etkinliklere katıldı. Aşını sıcak hava ve güneş
sebebiyle yolculuk sırasında güç anlar yaşadıklarını
belirten ikili, uzun süren bir yolculuğun ardından
Gelibolu’ya ulaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını
söylediler
|
|
ÇOCUK VE GENÇLİK KÖYÜ MÜJDESİ
Çevre ve Orman Bakanlığı
yetkilileri, Gelibolu Yarımadası Tarihi Mili Parkı'nı
Türkiye'nin dört bir yanından gezecek olan her yaştaki
öğrencilerin konaklayabilmelerine imkan sağlamak için
bölgeye çocuk ve gençlik köyü kurulacağını belirtti.
Gençlik köyünün Alçıtepe Köyü'nün kuzeyindeki eskiden
Askeri Topçu Birliği olarak hizmet verilen 18 hektarlık
alan üzerine kurulacağını kaydeden yetkililer, projenin
hazırlanmaya başlandığını dile getirdi. Çocuk ve gençlik
köyü içerisinde 300 öğrencinin barınabileceği konaklama
birimlerinin yanı sıra, spor tesisleriyle yeme içme ve
eğitim kısımlarının yer alacağı öğrenildi. Bu arada,
Alçıtepe'ye alt tanıtım merkezi kurulacağını açıklayan
yetkililer, "Çanakkale muharebelerinin güney cephesi
hakkında ziyaretçilerin bilgilendirilip
yönlendirilebileceği bu yerde otopark, dinlenme
tesisleri bulunacak. Bu tesisleri yapmamızın asıl
gayesi, Çanakkale deniz ve kara muharebelerinin milli
tarihimizdeki önemini çocuklarımıza doğru bir şekilde
aktarmak ve yarımadayı ziyaret eden öğrencilerin
konaklama ihtiyacını karşılamak" dedi.
|
|