HABERLER

 

ANAFARTALAR OTELİNİN 7. KATI YIKILACAK

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, önümüzdeki ay ortalarında yeniden satışa çıkarılacak olan kordon boyundaki mülkiyeti İl Özel İdaresi'ne ait olan Anafartalar Oteli'nin 7. katının kaçak olduğunu belirterek, "O yeri satarken bir satıcı olarak dürüst olmamız gerekir. Sattığımız malın ne olduğunu açık ve net bir biçimde alıcılara ifade etmemiz gerekir" dedi. Gökhan, Anafartalar Otel ile ilgili son günlerde birçok spekülasyonlar yapıldığını belirterek, "Artık bu tür spekülasyonlara son verilmelidir. Orası bir kamu malıdır. Ama orasını satarken bir satıcı olarak dürüst olmamız gerekir. Sattığımız malın ne olduğunu açık ve net bir biçimde alıcılara ifade etmemiz gerekir. Bu yerin kaçaklığı henüz bitmemiştir ve o otelin 7. katı kaçaktır. Ayrıca satış sırasında birşeyin daha belirtilmesi gerekmekteydi. Mevcut otelin bulunduğu arsa bugünkü imar planı gereği 6 kat değildir, 5 kattır. Yani alıcılar oranın arsasının 5 katlı olduğunu bilerek almalıdırlar. 6 kat yasal katı vardır ama koruma planı çerçevesinde şuanda oranın imar durumu arsası 5 kata indirilmiştir. Yani bugün orayı alan şahsiyet orayı yıkıp yeni bir bina yapacak olursa ancak 5 katlı bina yapabilir" dedi.  Öte yandan, daha önce açılan ihalelerde alıcısı çıkmadığı için satılamayan Anafartalar Oteli'nin Çanakkale İl Encümen Başkanlığı tarafından 8 milyon 653 bin YTL muhammen bedel üzerinden yapılacak satışı ise 16 Ocak 2007 tarihinde saat 10.15'te Çanakkale İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği'nde kapalı teklif usulüne göre yapılacak. Otelin satışına katılmak isteyenler gerekli olan teknik şartnameyi Çanakkale İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği'nden alabilecekler.

AZİMLİ GENÇ İŞADAMI GENÇLERE ÖRNEK OLUYOR

Çanakkale'nin en genç işadamı ünvanına sahip Dönmez Demir İnşaat şirketini yöneten Gökhan Dönmez (22), yaptığı başarılı çalışmalarla göz dolduruyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Dönmez Demir İnşaat şirketi sahibi Gökhan Dönmez, geçen yıl babasından devraldığı firmasını şirketleştirdiğini belirterek, " Rahmetli babam Mustafa Dönmez'in 20 yıl önce kurduğu firmamızı, babamdan sonra devralarak 2005 yılında şirketleştirdim. 21 yaşında devraldığım şirketin başına geçtiğimde bu işi yapamayacağımı sanıyorlardı. Ancak gençlerin de bir şirketi en iyi şekilde yönetebileceğini göstermek için gece gündüz çalıştım. Sonunda 2 yılda şirketi yüzde 30 oranında büyütmeyi başardım” dedi. Öte yandan Çanakkale'nin en genç işadamı unvanına sahip Gökhan Dönmez'i işyerinde ziyaret eden Çanakkale Gençlik Derneği üyeleri başarılı çalışmalarından dolayı Gökhan Dönmez'i tebrik ettiler. Çanakkale Gençlik Derneği Başkanı Gökhan Bayram, gençlerin fırsat verildiği taktirde neler yapabileceğini burada açıkça gördüklerini belirterek, “22 yaşında bir şirketin başında başarılı çalışmaları ile göz dolduran bu arkadaşımız bütün gençlere örnek oldu” dedi.

18 MART'TA ZİYARETE AÇILACAK

Çanakkale'de, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda 253 bin şehidin hatırasını yaşatmak için 46 yıl önce yapılan ve bakımsızlık sebebiyle temeli çökme aşamasına gelen Şehitler Abidesi'nde temel güçlendirme çalışmalarının yüzde 70'lik kısmının tamamlandığı açıklandı. Şehitler Abidesi'nin Temel Kuvvetlendirme İhalesi'ni kazanan KSM İnşaat sahiplerinden Muharrem Köse, Eceabat Kaymakamlığı tarafından açılan ihaleyi kazanmalarının ardından, Eylül ayı başından itibaren çalışmalara başladıklarını belirterek, "3.5 ay önce başlayan çalışmalarımızda ilk etapta abidenin alt kısmı ile yanlarında bulunan ve her biri yaklaşık 300 kilogram ağırlığındaki 3 bin granit taşı tek tek bir kağıt üzerine kroki şeklinde çizdikten sonra numaralandırmıştık. Ardından da bu taşları tek tek söküp çalışmalarımıza başladık. Şu an abidenin zemin kesimi ile etrafında çalışmalarımıza devam ediyoruz. Abidenin zeminine ise hafta sonuna kadar temel betonunu dökeceğiz. Yaptığımız çalışmalarda temel güçlendirme ve onarım çalışmalarının yüzde 70'lik kısmını tamamlamış durumdayız. Bu projeyi yıl sonuna kadar bitirmemiz gerekiyordu. Ancak bizim dışımızda gelişen bir gelişmede projeyi yapan firma ile bakanlık arasında bir sorun yaşandı. Projeyi yapan firma bu konuda bazı sorunlar çıkardı. Bizler de yaklaşık 45 gündür elimizde gerekli proje olmadığı için çalışmalarımızı tam anlamıyla yapamadık. Sözleşmede bu çalışmayı yıl sonuna kadar tamamlamamız gerekiyordu. Ancak elimize proje verilemediği için bizler bunu zamanında bitiremiyoruz. Proje elimize zamanında gelmiş olsaydı çalışmayı yıl sonuna kadar tamamlayabilecektik. Yapacağımız çalışmaları 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi törelerine kadar tamamlayacağız ve abide yeni haliyle ve altında yapılan yeni müzesiyle ziyarete açılacak" dedi.

MESUDİYE ZIRHLISINA TARİHİ DALIŞ

Çanakkale Savaşları'nda sabit batarya gemisi olarak kullanılan ve 13 Aralık 1914 tarihinde İngiliz deniz altısı B-11 tarafından batırılan Mesudiye zırhlısında şehit olan 35 denizci, 92 yıl önce geminin battığı Sarısığlar mevkiinde anıldı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Sualtı Topluluğu'na bağlı öğrencilerle, Çanakkale Sualtı Cankurtama Spor Kulübü ve Yıldızlar Suüstü Eğitim Merkezi Komutanı Deniz Kurmay Kıdemli Albay Murat Hatip, öğle saatlerinde yat limanından bölgeye hareket etti. Bir sahil güvenlik botunun da refakat ettiği dalışla ilgili açıklamalarda bulunan Murat Hatip, 1887 Osmanlı-Rus, 1897 Osmanlı-Yunan, 1912 Balkan harplerinde başarıyla görev yapan ve son olarak da Çanakkale Savaşı'nda boğaza girmek isteyen yabancı gemilere karşı sabit batarya olarak kullanılan Mesudiye zırhlısının, bundan 92 yıl önce, İngiliz B-11 deniz altısı tarafından Sarısığlar mevkiinde batırıldığını söyledi. Hatip, "Bazı kitaplarda, gemi battığında içinde bulunan 598 kişilik mürettebatından 10 subay ve 25 erin şehit olduğu yazılı. Mesudiye zırhlısının batırılışının 92. yıldönümünde şehitlerimizi anmak için Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Sualtı Topluluğu'na bağlı öğrencilerle, Çanakkale Sualtı Cankurtama Spor Kulübü'ne bağlı arkadaşlarımızla buraya bir anı dalışı yapıp, geminin bulunduğu bölgeye plaket bırakmak istedik" dedi. ÇOMÜ Su Ürünleri Fakültesi Sualtı Topluluğu Akademik Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Alpaslan, dalışa katılanlara teşekkür etti. Su Ürünleri Fakültesi Sualtı Topluluğu Başkanı Nil Can da, Çanakkale Boğazı'nda birçok batık olduğunu belirterek, "Bizler bunları gün ışığına çıkarmak istiyoruz. Aslında bizler burada gözle görülebilecek bir servete sahibiz. Ancak kimse bunun farkında değil. Bu batıkların çoğunun yeri de tam olarak bilinmiyor. Yeni yeni batıklar da ortaya çıkarılıyor. Bunları insanlarımıza sunmak istiyoruz" diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından dalgıçlar, Mesudiye zırhlısının batırıldığı saat 11.58'de denize daldı. 8 metre derinlikle yatan ve büyük kısmı parçalanan zırhlının üzerine plaket bırakan dalgıçlar daha sonra bölgeden ayrıldı.

UÇAK SEFERLERİNE İLGİ BÜYÜYOR

Çanakkale'de 7 yıl aradan sonra 4 Aralık'ta başlayan tarifeli uçak seferlerinde doluluk oranının yüzde 75'ler seviyesine ulaştığı açıklandı. Atlas Jet Acenteler ve Satış Geliştirme Müdürü Murat Ulaşmış, firma olarak 4 Aralık Pazartesi gününden itibaren İstanbul'dan Çanakkale'ye tarifeli uçak seferlerinin başladığını belirterek, "Seferlerin yeni başlaması sebebiyle vatandaşlarımız uçağa yeni yeni alışıyor. Yaptığımız istatistiki bilgilerde Çanakkale-İstanbul arasında sefer yapan uçağımızdaki doluluk oranının yüzde 75 ile 80'ler seviyesine ulaştığını gördük. Bu şu an için çok güzel. Bu iş Çanakkale'de tuttu diyebilirim. Vatandaşlarımız Çanakkale'den Pazar günleri hariç her sabah 07.00'de havaalanından uçağa binip İstanbul'a gidebiliyor. Buradan da aktarmalı olarak uçakla istedikleri yöne gidebiliyorlar. İstanbul'dan da Cumartesi günü hariç haftanın 6 günü saat 22.00'de uçağa binip yarım saatte Çanakkale'ye gelebiliyorlar. Çanakkaleliler'den bu uçağa sahip çıkmalarını ve devamlılığı için seyahatlerinde bu hattı kullanmalarını istiyoruz" dedi.

İNTEPE'NİN İSMİ YENİDEN "ERENKÖY" OLDU

Çanakkale merkeze bağlı İntepe Beldesi, yapılan referandum sonunda 59 yıl sonra yeniden "Erenköy" ismini aldı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Alaaddin Özkurnaz, 1947 yılına kadar İntepe'nin isminin Erenköy olduğunu belirterek, "1947 yılında zamanın Milli Eğitim Bakanı olan Hasan Ali Yücel, İçişleri Bakanlığı'na da vekalet ederken, Erenköy adındaki köyümüzün isminin değiştirilmesini istemiş. Buna gerekçe olarak da İstanbul'da bulunan Erenköy ile Çanakkale'de askeri birliğin bulunduğunu, Erenköy'e gönderilen mektupların karıştırılmasını gerekçe göstermiş. 1947 yılından sonra Erenköy'ün ismi İntepe olmuş. Ancak İntepe halkının çoğu, yine eski isim olan Erenköy'ü kullanıyor. Bu konuda belediye meclisimizden beldemizin eski ismi olan Erenköy'ün yeniden kullanılması için karar çıkarmıştık. Bu kapsamda bir beldemizde referandum yaptık. Sonunda bin 338 kişinin oy kullandığı referandumda bin 13 kişi beldenin isminin yeniden 'Erenköy' olmasını isterken, 325'i ise 'İntepe' olarak kalmasını istedi. Sonunda beldemizin ismi 59 yıl aradan sonra yeniden 'Erenköy' oldu" dedi.

TROİA EFSANESİ ROMANIYLA ÖDÜL KAZANDI

ABD'de Türkiye'nin tanıtımı için yaptığı çalışmalarla dikkatleri üzerine çeken uluslararası en çok kitapları satılan yazar Kristina O'Donnelly, yeni yazdığı Troia efsanesini anlattığı "Andromakhe" isimli romanıyla Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) ödül kazandı. Roma'da doğmasına rağmen Türkiye'de büyüdüğünü belirten Kristina O'Donnelly, "Türkiye'nin benim hayatımda çok önemli bir yeri var. Türkiye'ye aşığım. Bu sebeple de yazdığım romanlarımda Türkiye'nin tanıtımı ile ilgili elimden gelen çabayı gösteriyorum. Yazdığım The Horseman (Akıncı) adlı romanımla 2004 senesinde Jada Press tarafından düzenlenen yarışmada yılın romanı ödülünü aldım. 2005 yılında da POW tarafından düzenlenen yarışmada Multi-Kültürel Romanlar alanında birinci oldum. 2005 Kasım ayında "Troia'nın Gizemi" Trojan Enchantment isimli romanımla yine aynı yarışmada Roman kategorisinde birinci oldum. Waltz With the Wind (Rüzgarla Vals) romanım da ödül kazanan diğer bir romanım oldu. Son olarak da Kasım 2006'da Troia Efsanesi hakkındaki romanım olan "Andromakhe" ile tarihi roman kategorisinde birincilik kazandım. Ayrıca halkın tercihleri ile de burada "en değerli yazar" seçildim. Bundan önce olduğu gibi, bundan sonra da Türkiye'nin tanıtımını ABD'de en iyi şekilde yapmaya çalışacağım" dedi. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Roma'da doğan, çocukluk ve gençlik yılları İstanbul'da geçen, babası gazeteci ve hürriyet savaşçısı bir Arnavut, annesi opera sanatçısı bir Avusturyalı olan Kristina O'Donnelly, çocukluğunda ABD'de film oyunculuğu yaptı. Ardından gazetecilik ve yazarlıkta karar kıldı. İstanbul'da Tercüman Gazetesi'ne politika dışında her konuda yazılar yazdı. Türkiye'de Avusturya ve Alman liselerinde eğitim gören Kristina O'Donelly, kendisinin resimlediği sosyo/politik şiirleri ('Yaşayan Roma' adlı bir kitapta topladı), iki kez İstanbul Belediyesi Sanat Galerisi'nde sergilendi. "Çin Sanatının Tarihi" adlı çalışması da İstanbul Dergisi'nde yayımlandı. New York'ta Türk Evi dergisi ve Turkish Times gazetelerine birçok makale yazdı. Yazdığı romanları ile çok sayıda ödül kazanan yazar Türkiye'nin tanıtımı ile ilgili yazdığı romanlarda özellikle Troia antik kentine özel bir önem veriyor.

YUNANİSTAN'IN İSTANBUL KONSOLOS YARDIMCISI, GÖKÇEADA'DA İNCELEMELERDE BULUNDU

Yunanistan'ın İstanbul Konsolos Yardımcısı Alexios Marios, Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi'nde incelemelerde bulundu. Eşi Theodora Petrou ile birlikte Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi'ne gelen Yunanistan'ın İstanbul Başkonsolos Yardımcısı Alexios Marios, adada yaşayan Rum asıllı Türk vatandaşlarının yaşadığı köylerde incelemeler yaptı. Başkonsolos Yardımcısı Alexios Marios ve eşi Theodora Petrou, merkezde ve köylerde ikamet eden Rumlar'a tek tek hediye paketleri dağıtarak, onların meseleleri hakkında bilgiler aldı. Başkonsolos yardımcısı ve eşi, ziyaretlerinin ardından sabah gemisiyle Gökçeada'dan ayrıldı.

ÇANAKKALE TARİHİNE BÜYÜK İLGİ

Çanakkale'de halı yıkama fabrikası işleten Ahmet Uslu, Çanakkale Savaşları ile ilgili 21 yıldır topladığı 8 bine yakın eseri Türkiye'nin dört bir yanında sergiliyor. Galeri sahibi Ahmet Uslu (46), 1980 yılında İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü'nden mezun olduğunu belirterek, "Yıllardır tarihe karşı büyük bir merakım vardı. Bindi 21 yıldan beri Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'ndaki köyleri tek tek gezerek, savaştan kalan eşyaları topladıktan sonra bunları sergilemeyi düşündüm. Geçtiğimiz yıl içerisinde İstiklal İlköğretim Okulu karşısındaki 140 metrekarelik büromu başka yere taşıyıp, burayı savaş eserleri galerisi haline getirdim. Bu yıl içinde de Seddülbahir Köyü'nde ayrı bir savaş eserleri galerimi açtım. Büyük emekler harcayarak 21 yıldır topladığım Çanakkale Savaşları ile ilgili eserlerin büyük bir kısmını da burada sergiliyorum. Ancak çeşitli sebeplerden dolayı Çanakkale'ye gelemeyen kişilerin de görmelerini sağlamak için birkaç yıldır bir çalışma yapıyorum. Bu yıl 'Çanakkale'den Anadolu'ya adı altında bir çalışma başlattım. Savaş eserleri galerimde sergilediğim eserlerin bir kısmını çeşitli illere götürerek burada sergilemek istedim. Birçok yerden de bana davet geldi. Ben de ilgili kişilerle temasa geçerek buralarda sergiler açtım. Bu sürede İstanbul Kadıköy Belediyesi, İstanbul Galleria Alışveriş Merkezi, Nevşehir Belediyesi ve Ankara Keçiören Belediyesi'nde sergiler açarak, Çanakkale'ye gelmeyen, gelme imkanı olmayan insanlarımıza Çanakkale'yi tanıtmaya çalıştım. Bu sayede 5 kişilik tarihçi ekibimizle beraber Çanakkale'yi yaklaşık 400 bin kişiye anlattık. Bundan sonra da birçok il ve ilçede Çanakkale'yi bu şekilde tanıtmaya devam edeceğiz" dedi.

GÖKÇEADA'DA SİT SIKINTISI

Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi'nde ev ve işyerlerini onarmak isteyen çok sayıda kişi, dosyalarının Anıtlar Kurulu'ndan halen çıkmamasına tepki gösterdi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Gökçeadalılar, ev ve işyerlerini izin almadan onaramadıklarını belirterek, "Ancak ne var ki aylardır dosyalarımız Anıtlar Kurulu'ndan çıkmıyor. Adada şu an pek çok pansiyon boş. İnşaat sektörü de 1 yıldır izin bekliyor. Adaya giren bürokrat ve siyasiler de Gökçeada dosyalarını Anıtlar Kurulu'na sokamadı. Kadastro ve tapu kayıtları olan binalarda Özel İdare kaydı istenmesine bir anlam veremiyoruz. Kaymakamlık, belediye ve muhtar kaydı isteniyor. Bizler bunun kaldırılmasını istiyoruz. Mülkiyetlerin belirli prensip ve konulara bağlandığı bugünlerde eski eserlerin onarımı kolaylaştırılmalı" dedi.

ERMENİ KİLİSESİ GÖSTERİ MERKEZİ OLUYOR

Çanakkale'de daha önce Kilise olarak kullanılan Etnografya Müzesi'nin gösteri merkezi haline getirilmesi için çalışmalara başlandığı açıklandı. Tarihi binanın Kültür ve Turizim Bakanlığı tarafından Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'ne (ÇOMÜ) devredildiğini belirten Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ülkü Altınoluk, "Bu bina 1890'lı yıllarda Ermeni kilisesi olarak kullanılmış. 1985 yılında da Arkeoloji Müzesi haline getirilen bu yer, şehir merkezine yeni müze yapılmasından sonra tiyatroya dönüştürülmüş. Uzun süre kullanılmayan bu yeri restore eden Kültür ve Turizm Bakanlığı burasını Etnografya Müzesi haline getirmek için çalışma başlatmış. Ancak aradan geçen uzun süre içinde bu müze açılamadığından bizler bu yerin atıl durumda kalmaması için bakanlıkla temasa geçerek üniversitemize devredilmesini istedik. Sonunda bu olumlu karşılandı ve bu bina üniversitemize devredildi" dedi. Prof. Dr. Altınoluk, İtalya Uluslararası Sanat Ekonomisi Merkezi Başkanı Marilena Vecco ile birlikte tarihi binada inceleme yaptıklarını kaydederek, "İtalyan konuğumuz tarihi binaların yeniden işlevsel hale getirilmesi konusunda bilgi sahibi birisi. İtalya'da da bu konularda birçok çalışması var. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bize devredilen eski kilise, eski papaz evi ve eski papaz okulu binalarının yeniden işlevsel hale getirilmesi ve kentimizin, üniversitemizin hizmetine sunulabilmesi için bir çalışma başlattık. Nasıl röleve ve restorasyon yapabiliriz, çağdaş donanımlarla nasıl işlevlendirebiliriz konusunda bir görüşme yapıyoruz. Proje kurula sunulacak. Ayrıca buradaki zafer meydanının projesini de peyzaj mimarlarımız ile birlikte hazırladık. Bu projeyi de belediyemize sunduk. Belediye başkanımızda buranın finansmanını sağlayacağını bizlere bildirdi. Bu eski kilise binası kentin sahnesi olacak. Bir tiyatro binası olarak perde sistemiyle, sahnesiyle, koltuklarıyla, aydınlatması ve akustiği ile çağdaş bir mekana dönüşecek" diye konuştu.

HÜKÜMETTEN ADALARA 25 TRİLYON ÖDENEK

Maliye Bakanlığı, Çanakkale'de Gökçeada ve Bozcaada ile deniz ulaşımının daha sağlıklı yapılabilmesi için 25 trilyon liralık ödenek çıkardı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş, önceki gün Çanakkale'ye gelen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın bu konuda müjde verdiğini belirterek, "Hükümetimiz Türkiye genelinde sadece Çanakkale'ye mahsus Ege açıklarındaki adalara ulaşımı kapsayan özel bir kanun çıkarıldı. Bu konun kapsamında da Evrensel Hizmet Fonu'ndan Çanakkale'de adalara ulaşımının daha sağlıklı yapılabilmesi için Maliye Bakanlığı 25 trilyon liralık ödeneği önceki gün buraya aktardı. Bu çok önemli bir gelişme hükümetimizin Çanakkale'ye verdiği önem buradan açıkça görülüyor" dedi. Aktarılan bu ödenekle Gökçeada Çanakkale hattına yeni gemi alımının yapılacağı ve kısa sürede seferlere başlayacağı da ayrıca belirtildi.

ÇANAKKALE İL ÖZEL İDARESİ'NE AİT ANAFARTALAR OTEL TEKRAR SATIŞA ÇIKARILIYOR

Çanakkale'de kordon boyunda yer alan ve mülkiyeti İl Özel İdaresi'ne ait olan Anafartalar Oteli'nin satılması için ikinci kez ihale açıldı. Daha önce açılan ihalelerde alıcısı çıkmadığı için satılamayan Anafartalar Oteli'nin Çanakkale İl Encümen Başkanlığı tarafından 8 milyon 653 bin YTL muhammen bedel üzerinden satışa çıkarıldığını belirten yetkililer, ihalenin 16 Ocak 2007 tarihinde saat 10.15'te Çanakkale İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği'nde kapalı teklif usulüne göre yapılacağını söylediler. Otelin satışına katılmak isteyenlerin gerekli olan teknik şartnameyi Çanakkale İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği'nden alınabileceğini belirten yetkililer, 3 yıldızlı otelin 5 katlı olduğunu ve zemininde de 6 dükkan ile bir lobi tuvalet ve ofis bulunduğunu söyledi.

ÇANAKKALE'DE RESTORASYON HAMLESİ
Çanakkale Belediyesi'nin tescilli olup onarılmayan binaları 2007 yılı içerisinde kamulaştıracağını açıklaması, il merkezindeki tarihi binaların restorasyonunu hızlandırdı.İmar ve Şehircilik Müdürlüğü bünyesinde bulunan "Koruma, Uygulama ve Denetim Bürosu" (KUDEB) tarafından 2002 yılından bu yana atıl ve metruk durumda bulunan yapıların tespit edilerek, 40 adet binanın mülk sahibine gerekli tedbirleri almaları için tebligat yapıldığını belirten yetkililer, "Tebligat yapılan binalardan yaklaşık yüzde 60'nın restore edilmesi sağlanmıştı. Bu konuda belediye olarak da bizler bu kişilere örnek olmak için atıl ve metruk durumda bulunan binaları satın alarak, kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere restorasyonuna başlamıştık. Şu an halen bazı metruk binalar maalesef mülk sahipleri tarafından restore edilmediği için yıkılmaya yüz tutmuş durumda bulunuyor. Kanunun belirlediği bakım ve onarım sorumluluklarını yerine getirmeyen mülk sahiplerinin taşınmazlarını, kanunların verdiği yetkiye dayanılarak 2007 yılı içerisinde kamulaştırma kararı aldık" dedi.Belediyenin bu kamulaştırma kararını açıklamasının ardından bazı tarihi binalarda restorasyon çalışmalarının hız kazanması dikkat çekti.

KATALOG ÇEKİMLERİNDE GÜZEL MANKENLER İLGİ ODAĞI OLDU
2006 - 2007 kış koleksiyonunu bir katalog ile tanıtmak isteyen "Club Dona" firması, 3 manken ile geldiği Çanakkale'nin Ayvacık İlçesi'ne bağlı Küçükkuyu Beldesi'nde mankenler eşliğinde çekimler yaptı. Studio Troyka'nın 12 kişilik bir ekiple gerçekleştirdiği fotoğraf çekimlerinde görev alan Ristic Lidiya, Polkavoka Maşa ve Marina Zavedenko adlı mankenler, fizikleri ve güzellikleri ile göz doldururken, özellikle Ristic Lidiya ve Polkavoka Maşa'nın Avrupa'da bir çok dergiye kapak oldukları açıklandı. İlk çekimlerin gerçekleştirildiği Yeşilyurt Köyü'ndeki Öngen Country Hotel'de 30 adet giysi resimlediklerini belirten Studiu Troyka'nın sanat yönetmeni Sevda Kaplan, "Küçükkuyu iklim şartları, doğası, bina yapısı ve bünyesinde barındırdığı mekanlar ile çalışmak için ideal bir yer. İki gün süren çekimlerde 2 bin kare resim çekilirken 250 civarında giysinin tanıtımını yapacağız. Tekstil piyasasının önde gelen isimlerinden "Club Dona" senenin trendlerini Küçükkuyu'da çekilen resimlerle tanıtmış olacak" dedi. Serkan Kızılkaya ve Orhun Sadıkoğolu'nun çektiği fotoğraflarla hazırlanan katalogda görev alan mankenlerden Sırbistanlı Ristik Lidiya, çok rahat bir ortamda çalıştıklarını ve Küçükkuyu'ya yapısına hayran kaldığını belirtti.

İTALYA'YA RORO GEMİ SEFERLERİ BAŞLADI

Çanakkale'nin Kepez Beldesi'nde 7 ay önce hizmete giren limandan İtalya'nın Birindisi Limanı'na yapılacak olan ro-ro gemi seferleri, düzenlenen törenle başladı. 18 Mart 2006 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi açılışı yapılan Kepez Limanı'ndan İtalya'nın Brindisi Limanı'na yapılacak olan ro-ro gemi seferlerinin başlaması nedeniyle yapılacak törene katılmak için Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Dış Ticaret ve Gümrüklerden Sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, uçakla Çanakkale Havaalanı'na geldi. Ardından törenin yapılacağı Kepez Limanı'na geçen bakanlar, burada yapılan törene katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende bir konuşma yapan Ulaştırma Bakanı Yıldırım, Kepez Limanı'ndan İtalya'nın Brindisi Limanı'na ilk ro-ro gemisi seferinin başlatılmasının tarihi bir öneminin olduğunu belirterek, "Bugün bizler için tarihi bir gün. Bugün ayrıca Çanakkale'den başlatılan tarifeli açık seferleri ile İstanbul-Çanakkale arasındaki mesafe 6 saatten yarım saate inmiş oldu. Kepez'de başlatılan ro-ro gemisi seferleri ile artık TIR'lar Çanakkale'den İtalya'ya, oradan da Avrupa'ya gönderilecek. Türkiye'de deniz ticaretinin önemi çok büyük. Bu büyümede deniz ticaretindeki artış önemli bir yeri tutuyor" dedi. Yapılan konuşmaların ardından İtalya'nın Brindisi Limanı'na giden "İtalroro" isimli gemi törenle uğurlandı. Kepez Limanı'nın devreye girmesiyle birlikte  yılda 8-10 bin Tır buradan İtalya’ya gönderilecek.

(ÇASİAD) AVUSTRALYA, YUNANİSTAN, BULGARİSTAN VE UKRAYNA'YA "DOSTLUK VE BARIŞ ÖDÜLÜ" VERDİ

Çanakkale Sanayici İşadamları Derneği'nin (ÇASİAD) 14. kuruluş yıldönümünde Avustralya, Bulgaristan, Yunanistan ve Ukrayna'ya "Dostluk ve Barış" ödülü verildi. Çanakkale'de Kolin Hotel'de düzenlenen Çanakkale Sanayici İşadamları Derneği'nin 14. kuruluş yıldönümü etkinliğinde bir konuşma yapan ÇASİAD Başkanı Hakan Vural, bu yıl 14.sünü gerçekleştirdikleri kuruluş yıldönümünün önemine değinerek, "Bu kuruluş yıldönümümüzde bizleri yalnız bırakmayan bakanlarımıza teşekkür ediyoruz" dedi. Hakan Vural, bu yıl ilk kez "Dostluk ve Barış" ödülü vermeyi kararlaştırdıklarını da belirterek, "Yönetim kurulumuzda aldığımız karar gereği Avustralya, Bulgaristan, Yunanistan ve Ukrayna'ya "Dostluk ve Barış" ödülü vermeyi kararlaştırdık. Buna göre Bulgaristan Büyükelçisi Branimir Bladenov, Ukrayna Başkonsolosu Volodimir Puzirko, Avustralya Başkonsolosu Peter Rennert ve Yunanistan Konsolosu Alexios Marios Lyberopulos'a bu ödüllerini ülkeleri adına veriyoruz" dedi. Ödülleri alan dört ülkenin temsilcileri de Türkiye ile ülkeleri arasında barışın aracılığı yapan Çanakkale'nin önemine değinerek, barış ve dostluğun bundan sonra da süreceğini belirtti.

NİHAYET ÇANAKKALE'DEN İSTANBUL'A UÇAK SEFERLERİ BAŞLADI

Çanakkale'de 7 yıldır atıl bir vaziyette kalan havaalanından İstanbul ve Ankara'ya tarifeli uçak seferlerinin başlaması nedeniyle bir tören düzenlendi. Tören, havaalanında yapıldı. Tokat'tan Çanakkale'ye Atlasjet'e ait uçakla gelen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, burada törenle karşılandı. Törende bir konuşma yapan Ulaştırma Bakanı Yıldırım, ulaşımın bir ülkenin kalkınmasının motoru olduğunu belirterek, "Eğer konforlu, kaliteli bir ulaşım altyapısını oluşturamazsak, dünya ile rekabet etme gücümüzü kazanamayız. Üstelik de yollarda zamanlarımız kaybolur gider. Ekonomik değerlerimiz de heba olur. O bakımdan, bu seferleri ve çalışmaları çok önemsiyoruz. Her şeyden önce, bunları yapmamızdaki en büyük sebep şudur; binlerce vatan evladı, burada bu ülkeyi düşmanlara vermemek için mücadele etti. Onların ruhunu şadetmek bizlerin vazifesiydi. Bu vazifeyi gecikmeli olarak yerine getirdiğimiz için onlar karşısında mahcubuz. Hepinizden, binlerce şehidimizin ruhunu şadetmek için Fatiha okumanızı rica ediyorum" dedi. Atlasjet Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ersoy ise Çanakkale-İstanbul arasındaki uçak seferlerinin başlamasında Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın büyük desteğinin olduğunu vurgulayarak, "Bugüne kadar hükümet politikalarında Doğu'yu Batı'ya yaklaştırmak söz konusuydu. Doğu illerinin batıya bağlanması için adımlar atılmıştı. En son 3 yıldır bu adımlar atılarak özel sektörün tarifeli sivil havacılık taşımacılığına sokulmasıyla, Doğu ilerinde yaşayanlar da çok ekonomik şartlarda Batı'ya ulaşabilmişti. Ancak Türkiye'nin en batısında bir havalimanına sahip olan Çanakkale'yi Doğu'ya ulaştırma fikri, bundan sonra gündeme geldi. Bugün ilk seferini yaptığımız Çanakkale-İstanbul ve ardından Çanakkale Antalya, Ankara ve Kıbrıs uçuşları ile Türkiye'nin en batısındaki havalimanı olan şehrimizi de Doğu'ya yakınlaştırmış bulunuyoruz" diye konuştu.

UKRAYNA'DAN ÇANAKKALE'YE FAHRİ KONSOLOSLUK

Çanakkaleli işadamı Mehmet Işık, Ukrayna'nın Çanakkale Fahri Konsolosu oldu. Çanakkale Sanayici ve İşadamları Derneği (ÇASİAD) tarafından Kolin Hotel'de düzenlenen toplantıda bir konuşma yapan Ukrayna'nın İstanbul Başkonsolosu Volodimir Puzirko, Çanakkale'ye Ukrayna'nın fahri konsolosluğunun verilmesinin, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin güçlenmesine büyük katkı sağlayacağını belirterek, "Fahri konsolosluk çok sık rastlanan bir durum değil. Bu sebeple Çanakkale'de böyle bir fahri konsolosun belirlenmesi bizim için gerçekten önemli. Türkiye ile Ukrayna arasındaki ticaret hacmi şuan 3 milyar 420 milyon doları bulmuş durumda. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerde 25 kat artış var. Bu gerçekten çok büyük bir rakam. Türkiye'den gelen kömür, maden, otomotiv, tarımsal ürünler ve tekstil ürünleri yoğun olarak Ukrayna'da satılıyor. Son yıllarda tekstil sektöründe gerileme, otomotiv sektöründe ilerleme var. Çanakkale ise öyle bir il ki ziraat, tarım sektöründe iş yapılacak bir potansiyel var" dedi. ÇASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Vural da yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlenmesinin önemine değinerek, "Çanakkale'ye ilk fahri konsolosluğu veren Ukrayna'nın bu jestine karşılık Ukrayna hükümeti adına İstanbul Başkonsolosu Puzirko'ya "Dostluk ve Barış Ödülü" vereceğiz" dedi.Bu arada Ukrayna'nın Çanakkale Fahri konsolosu olan Mehmet Işık ise böyle bir görevin kendisine verilmesinden dolayı mutlu olduğunu söyledi

VATAN ŞAİRİ NAMIK KEMAL, MEZARI BAŞINDA ANILDI
Vatan şairi Namık Kemal, ölümünün 118. yıldönümünde, Çanakkale'nin Gelibolu İlçesi'ne bağlı Bolayır Beldesi'nde bulunan mezarı başında törenle anıldı. Gelibolu Kaymakamı Adnan Çakıroğlu, Gelibolu Belediye Başkanı Cihat Bingöl, Bolayır Belediye Başkanı Ferit Erdoğan, 18. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Sadık Çelikbaş ile askeri ve mülki erkanın katıldığı anma töreni, İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Törende bir konuşma yapan Bolayır Belediye Başkan Ferit Erdoğan, vatan şairi Namık Kemal ile ilgili bilgiler verdi. Yapılan konuşmaların ardından törene katılanlar, Namık Kemal'in mezarına çiçek bırakarak, saygı duruşunda bulundu. Tören, Namık Kemal'in şiirlerinin öğrenciler tarafından okunmasıyla sona erdi. Öte yandan aynı yerde bulunan Rumeli Fatihi Gazi Süleyman Paşa türbesi de ziyaret edilerek çiçekler bırakılıp dua edildi.

ÇANAKKALE'DE SANAT EKONOMİSİ SEMPOZYUMU

MESAM Başkanı Ali Rıza Binboğa, ülkedeki sanat ürünlerinin Türkiye'yi yurtdışında korsan ülke olarak yansıtacak şekilde ziyan edildiğini söyledi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği'nin (MÜSAM) katkılarıyla düzenlenen "Uluslararası Katılımlı Sanat Ekonomisi Sempozyumu"nda konuşan MESAM Başkanı Ali Rıza Binboğa, ülkedeki sanat ürünlerinin Türkiye'yi yurtdışında korsan ülke olarak yansıtacak şekilde ziyan edildiğini ifade etti. Terzioğlu Kampüsü'nde gerçekleştirilen sempozyumda bir konuşma yapan Binboğa, bir milletinin geleceğinin ancak sanat ve bilim insanlarıyla güvencede olabileceğini belirterek, "Ulusların dünyadaki düzeylerini sanat ve bilim ürünlerinin belirlemektedir. Bir ulus ürettiği sanat ve bilim ürünlerini dünyayla ne kadar çok paylaşırsa, o ölçüde saygın ve vazgeçilmez olur. Ülkemizdeki sanat ürünleri, Türkiye'yi yurt dışında korsan ülke olarak yansıtacak şekilde ziyan edilmektedir. Gelişmiş uluslar ise sanatsal ürünlerin öneminin farkındadır. Bu yolda, ellerinden gelen desteği, sanatın ve bilimin emrine sunmaktan tereddüt etmezler. Yasalarını ve bütçelerini bu yönde düzenlerler ve uygularlar. Gelişen uluslar, sanatın ve bilimin önüne engel koymazlar. Engel koymaya niyetlenenleri, en güçlü yasalarla önlerler. Bizim ulusumuzun genelinde, sanat ve bilim hep olmuş, ancak kişisel çabalarla sınırlı kalmıştır. Üreten insanlar, ürettiklerinin karşılığını yasal düzenlemeler, uygulamaya geçmediği için alamamaktadırlar. Sanatçılarımız ise 'Nasıl olsa bunları birileri alır ve hiçbir bedel ödemeden alır kullanır' gerekçesiyle artık eser üretemez hale gelmişlerdir. MESAM olarak bizler sanatımızın büyümesi, dünyadaki akranlarıyla aynı kulvarda yer alması için elimizden gelen çabayı sarf ediyoruz" dedi.

KİLİSE RESTORASYONUNA 2 TRİLYON ÖDENEK

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi'ne bağlı Yukarı Kaleköy'deki Aya Marina Kilisesi'nin restorasyonu için 2 trilyon lira ödenek ayırdı. Edinilen bilgiye göre, 2 merhalede yapılacak ihale ile ilk önce proje ihalesi, ardından tamir ihalesi yapılacak. Cemaati olmayan metruk durumdaki Yukarı Kaleköy'deki kilise 2 trilyon civarındaki bir ödenekle onarılacak. Yine Aşağı Kaleköy'de bulunan manastır da bu çalışmalar sırasında onarılacak. Bu arada yukarı Kaleköy'de bulunan metruk haldeki kilisenin bir kültür sanat grubu tarafından tiyatro yapılmak amacıyla talep edildiği öğrenildi. Vakıflar Çanakkale Müdürlüğü'ne müracaat eden sanatçılar söz konusu binanın Gökçeada'nın kültür hayatına hizmet etmesini istediklerini belirtirken, buradan kendilerine olumlu yada olumsuz bir cevap verilmediği öğrenildi.

GÖKÇEADA'DA SÖRF TURİZMİ GELİŞİYOR

İki aylık kısa sezondan yakınan Gökçeadalı turizm yatırımcıları için kurtuluş Bulgar sörfçüler oldu. Gökçeada'nın turizm açısından istediği yere gelemediğini belirten turizmciler büyük umutlarla otel, motel ve pansiyon açtıklarını ifade ederek, "Ancak kısa süren sezon yüzünden turizmden umduğumuz geliri elde edemiyoruz. Gökçeada'ya son yıllarda gelen turistlerin başında Bulgarlar geliyor. Adaya gelen Bulgar turistler burasını sörf için tercih ediyorlar. Yaz sezonunun dışında ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde ülkemizi tercih eden turistler Gökçeada'yı yeni yeni keşfetmeye başladı. Sezon kısalığından şikayetçi olan esnafımız için Bulgarlar ciddi bir gelir kapısı olacak gibi görünüyor. Gökçeada turizmine ciddi katkı sağlayacak olan sörf okulunun da faaliyete geçmesiyle birlikte binlerce sörfçünün ölü sezonda Gökçeada'ya yönelmesi turizm tesislerimizin ve esnafımızın güldürecek. Adada sörf turizminin büyük ilgi göreceğine inanıyoruz" dediler.

GÖKÇEADA'DA PANSİYONCULUK GELİŞİYOR

Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi'nin ev pansiyonculuğu konusunda Türkiye genelindeki birçok il ve ilçeye örnek olduğu açıklandı.Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Gökçeada Belediye Başkanı Halil Rüştü Akgün, adanın en önemli gelir kaynağının turizm olduğunu belirterek, "Adamız özellikle ev pansiyonculuğu konusunda önemli bir yere sahip. 5 bin yatak kapasitesinin bulunduğu adamızda bunun 3 bine yakınını ev pansiyonculuğu oluşturuyor. Ev pansiyonculuğu konusunda Türkiye genelindeki birçok il ve ilçeye de örnek olmanın sevincini yaşıyoruz. Adamızda ev pansiyonculuğu 1996'lı yıllarda başladı. 1997 yılında da devletten kredi desteği aldık ve o günkü hükümetten aldığımız 180 milyar liralık krediyi herbir işletmeciye 1'er milyar lira vererek başlattık. Ardından da Gökçeada Turizm İşletmeciliği bölümünün de destekleriyle açtığımız kurslar sayesinde bu vatandaşlarımızı ev pansiyonculuğu konusunda bilinçlendirdik. Ada sakinleri de aldıkları bu kredilerle evlerinin bir bölümünü pansiyon haline getirerek ek gelir elde etmeye başladılar" dedi.Akgün, ev pansiyonculuğunun gelişmesinin adanın altyapısı ve Kuzey Ege'de olmasından kaynaklandığını belirterek, "Maalesef adamız altyapı itibarıyla çok yıldızlı otellerin yapımına müsait değil. Adamızın Kuzey Ege'de olması sebebiyle de burada turizm en fazla 2 ile 4 ay arasında oluyor. Bunun için de yatırımcılar bu bölgeye turistin az geleceğini düşünerek otel kurmak istemiyorlar. Böylece kalacak yer sorununa çözüm ancak ev pansiyonculuğu ile sağlanabiliyor. Türkiye genelinde nüfusa göre en fazla ev pansiyonculuğunun olduğu yer Gökçeada. Birçok il ve ilçemizden bizleri arayanlar ev pansiyonculuğu konusunda bilgiler almak istiyorlar. Bu da bizleri oldukça sevindiriyor" diye konuştu.Adada pansiyonlarda kalmak isteyenlerin belediyeye müracaat etmeleri halinde kendilerine yardımcı olunacağını sözlerine ekledi.

RUM DİASPORASINDAN CD'Lİ PROPAGANDA...
Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi halkı, uluslararası kamuoyu oluşturmaya çalışan Rum diasporasının hazırladığı CD'lerin çeşitli Yunan gazeteleriyle ek olarak verilmesine tepki gösterdi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Gökçeada Belediye Başkanı Halil Rüştü Akgün, AB'yi ve çeşitli ülkeleri ustalıkla etkileyen diasporanın planlı ve azimli mücadelesinin her geçen gün hız kazandığını belirterek, "En son Gökçeada ile ilgili CD hazırlayan ve binlercesini dağıtan diaspora, çeşitli iddia ve görüşlere yer veriyor. Gökçeadalılar Birliği ve Yunan ATEBANK'ın işbirliğiyle Gökçeada ile ilgili hazırlanıp AB parlamenterlerine dağıtılan CD'deki Gökçeeda ve Türkiye ile ilgili sözler inanılacak gibi değil. Bizler yıllardır adada Rumlar'la Türkler birlik ve beraberlik içinde kardeşçe yaşıyoruz. Bu dağıtılan CD'lerle bir yere varılamaz. Biz yine kardeşlik içinde yaşamaya devam edeceğiz" dedi. Yunanistan'da yayın yapan ETHNOS gazetesinin dağıttığı CD'de şu ifadelere yer veriliyor: "Yunan dış politikası büyük bir amaç temelinde hareket ediyor. Mahallimizin, geçmişte ona zorluklar yaşatan hasta 'milliyetçilik' ve 'ata'cılık öfkelerini bırakarak, barış, güvenlik ve işbirliği alanına dönüştürülmesi; başka bir ifadeyle, çağdaş ve değişmez bir Avrupa mahalli olması. Temel koşul ise, insan ve azınlık haklarına tam ve bilinçli saygı duyulmasıdır. Bu saygı, bölge ülkelerinin Avrupa beklentisinin gerçekleşmesindeki en önemli ön koşullardan biri olmuştur. Türkiye, yolu ve tabii ki ne yapması gerektiğini biliyor. Gökçeada ve Bozcaada, ayrıca Yunan azınlık ve ekümenik patrikhanenin karşılaştığı sorunlar, Türkiye'nin AB'ye karşı yükümlülükleriyle ilgili izleme süreci çerçevesinde, Avrupa'nın 2004 yılı ve sonrası resmi metinlerinde yer almıştır. Türkiye'nin Avrupa'nın tartışılamaz değer ve ilkelerine tam uyması yönündeki Avrupa talebi geçiştirilemez. İki adanın Avrupa'nın ilgi odağı haline gelmesinde önemli katkısı olan Gökçeadalılar'ın ve Bozcaadalılar'ın harekete geçmesinde, hükümetin tam destek verdiğini en güçlü şekilde vurgulamak isterim. AB Komisyonu tarafından Türkiye'nin ilerleme raporunun yayımlanmasından 2 hafta öncesinde gazetemiz, Gökçeada ve Bozcaada'da, Helenizm'in aleyhinde azınlık ve insan haklarının ciddi bir şekilde ihlal edilmesinin ön plana getirilmesi yönünde sarf edilen çabalara katkıda bulunuyor. 'Sessizce' kurban edilerek, 'etnik eritmeye' uğrayan Helenizm'in önemli bir parçasının haklarının yeniden düzene sokulması amacıyla Türkiye'nin Avrupa üyeliği çerçevesindeki yükümlülüklerini ön plana getirme saati geldi. Gazetemiz, Gökçeadalılar Birliği'nin işbirliğiyle, 5 Yunan AB parlamenterinin inisiyatifiyle hazırlanmış ve Avrupa kamuoyunun ilgisini uyandırmak amacıyla AB Parlamentosu'na dağıtılmış olan Gökçeada ve Bozcaada ile ilgili önemli tarihi bir belgeseli içeren DVD'yi okuyucularına dağıtıyor".

RORO GEMİ SEFERLERİ BAŞLIYOR

Çanakkale'nin Kepez Beldesi'nde 8 ay önce hizmete giren limandan İtalya'nın Birindisi limanına yapılacak olan Ro-Ro gemisi seferlerinin Aralık ayının ilk haftasından itibaren başlayacağı açıklandı. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası'nın girişimleri sonucu hizmete giren Kepez limanından İtalya'nın Brindisi limanına yapılacak olan Ro-Ro gemisi seferlerinin daha önce 17 Kasım tarihinde başlayacağının açıklandığını ifade eden yetkililer, "Ancak çeşitli sebeplerden dolayı bu gemi seferlerinin başlama tarihi Aralık ayının ilk haftasına ertelendi. Yıllardır Türkiye'de özellikle Güney Marmara ve Ege Bölgesi'nde bulunan firmalar ürünlerini İtalya, Fransa ve İspanya gibi ülkelere göndermede ihracat maliyetinin artması sebebiyle sıkıntılar yaşıyorlardı. İşte bu sebeple Türk -İtalyan İş Konseyi Başkanı Zeynep Bodur Okyay'ın devreye girmesiyle Kepez limanından İtalya'ya Ro-Ro seferlerinin başlamasına karar verildi. Türk İtalyan ortaklığı ile kurulan "İtalroro Kiptrans" isimli şirket sayesinde Kepez limanından ayda 250, yılda da yaklaşık 8-10 bin TIR doğrudan İtalya'ya gidecek. İtalyan hükümeti de, Türk hükümeti de bu yaptığımız çalışmayı destekliyor. Bir süre önce Çanakkale'ye gelen İtalyan Devlet televizyonu da burada çekimler yaptı. Roro gemi seferlerinin başladığı gün bu çekilen görüntüler İtalya'da yayına verilecek" dedi.

ÇANAKKALE'DE YAT LİMANINA BAĞLANAN SANDALLARLA YATLARDAN ALINAN ÜCRETLER YENİDEN BELİRLENDİ

Çanakkale'de yat limanına bağlanan sandallarla, yatlardan alınacak olan 2007 ücretleri yeniden belirlendi.Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Çanakkale Belediyesi yetkilileri, mecliste kabul edilen 2007 yılı gelir tarifesine göre yat limanına bağlanan sandallarla yatlardan alınacak ücretlerin yeniden belirlendiğini belirterek, "Yapılan yeni düzenlemeyle yat limanına günlük olarak bağlanan teknelerin ücretlerine yüzde 10 civarında bir artış yapıldı. Bunun dışında yat limanında sandal basenine bağlanan teknelerin ücretleri de yeniden belirlendi. Buna göre 0 ile 140 santimetre enindeki teknelerden alınan yıllık ücret 80 YTL'den 85 YTL'ye; 141 ile 160 santimetre enindeki teknelerden alınan yıllık ücret 100 YTL'den 120 YTL'ye; 161 ile 180 santimetre enindeki teknelerden alınan yıllık ücret 120 YTL'den 140 YTL'ye; 180 ile 200 santimetre enindeki teknelerden yıllık ücret 180 YTL'den 200 YTL'ye; 201 santimetre eni ve yukarısı teknelerden de yıllık olarak 300 YTL olan ücret 350 YTL'ye çıkarıldı. Sandal beseninde sırasını bekleyen yedek balıkçı teknelerinden alınan ücret ise yıllık 100 YTL'den 120 YTL'ye çıkarıldı. Bu fiyatlar 2007 yılı başından itibaren uygulamaya girecek" dediler.

ŞEHİTLER ABİDESİ'NDE ONARIM SÜRÜYOR

Çanakkale'de, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda 253 bin şehidin hatırasını yaşatmak için 46 yıl önce yapılan ve bakımsızlık sebebiyle temeli çökme aşamasına gelen Şehitler Abidesi'nde onarım sürüyor. Şantiye şefi Hasan Terzi, abidedeki çalışmaların bütün hızıyla sürdüğünü belirterek, "3 ay önce başlayan çalışmalarımızda ilk etapta abidenin alt kısmı ile yanlarında bulunan ve her biri yaklaşık 300 kilogram ağırlığındaki 3 bin granit taşı tek tek bir kağıt üzerine kroki şeklinde çizdikten sonra numaralandırmıştık. Ardından da bu taşları tek tek söküp çalışmalarımıza başladık. Şu an abidenin zemin kesimi ile etrafında çalışmalarımıza devam ediyoruz.Söktüğümüz bu taşları yapılacak olan temel kazımı ve güçlendirmenin ardından gene aynı yerlerine milimetrik olarak yerleştireceğiz. Abidenin zemininde 1.5-2 metre dibe kadar indiğimiz bölgede güçlendirme çalışmalarımıza devam ediyoruz. Çalışmalar kapsamında temelin bulunduğu bin 700 metrekarelik alana da yeni müze yapılıyor. Çalışmalarımızı yıl sonuna kadar tamamlamayı hedefliyoruz" dedi.

GELİBOLU'DA TARİHİ ESER OPERASYONU
Çanakkale'nin Gelibolu İlçesi'nde polisin sıkı takip sonucu çok sayıda paha biçilemeyen tarihi eser ele geçirildi.Edinilen bilgiye göre, bir ihbarı değerlendiren emniyet kuvvetleri, iskele meydanında bir şahsın üzerinde 3. ve 4. yüzyıldan kalma Helenistik döneme ait 10 parça "alınlık" tabir edilen altın mezar süsleri olduğunu belirledi. Yapılan operasyonda Y.Ö. (61) adlı şahıs tarihi eserlerle birlikte ele geçirildi. Şahsın yapılan sorgulamasında bu tarihi eserleri Bursa'dan bir kişiden satın aldığını söylediği ifade edildi. Üzerinde tarihi eserler ile birlikte yakalanan Y.Ö, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Olayla ilgili tahkikat sürüyor.

7 YILDA 30 TRİLYON LİRA HARCANDI

Elektrik kablolarının yer altına alındığı turizm kenti Çanakkale'de bu yatırıma 7 yıl içinde 30 trilyon lira harcan