|
ANAFARTALAR OTELİNİN 7. KATI YIKILACAK
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür
Gökhan, önümüzdeki ay ortalarında yeniden satışa
çıkarılacak olan kordon boyundaki mülkiyeti İl Özel
İdaresi'ne ait olan Anafartalar Oteli'nin 7. katının
kaçak olduğunu belirterek, "O yeri satarken bir
satıcı olarak dürüst olmamız gerekir. Sattığımız
malın ne olduğunu açık ve net bir biçimde alıcılara
ifade etmemiz gerekir" dedi. Gökhan, Anafartalar
Otel ile ilgili son günlerde birçok spekülasyonlar
yapıldığını belirterek, "Artık bu tür
spekülasyonlara son verilmelidir. Orası bir kamu
malıdır. Ama orasını satarken bir satıcı olarak
dürüst olmamız gerekir. Sattığımız malın ne olduğunu
açık ve net bir biçimde alıcılara ifade etmemiz
gerekir. Bu yerin kaçaklığı henüz bitmemiştir ve o
otelin 7. katı kaçaktır. Ayrıca satış sırasında
birşeyin daha belirtilmesi gerekmekteydi. Mevcut
otelin bulunduğu arsa bugünkü imar planı gereği 6
kat değildir, 5 kattır. Yani alıcılar oranın
arsasının 5 katlı olduğunu bilerek almalıdırlar. 6
kat yasal katı vardır ama koruma planı çerçevesinde
şuanda oranın imar durumu arsası 5 kata
indirilmiştir. Yani bugün orayı alan şahsiyet orayı
yıkıp yeni bir bina yapacak olursa ancak 5 katlı
bina yapabilir" dedi. Öte yandan, daha önce açılan
ihalelerde alıcısı çıkmadığı için satılamayan
Anafartalar Oteli'nin Çanakkale İl Encümen
Başkanlığı tarafından 8 milyon 653 bin YTL muhammen
bedel üzerinden yapılacak satışı ise 16 Ocak 2007
tarihinde saat 10.15'te Çanakkale İl Özel İdaresi
Genel Sekreterliği'nde kapalı teklif usulüne göre
yapılacak. Otelin satışına katılmak isteyenler
gerekli olan teknik şartnameyi Çanakkale İl Özel
İdaresi Genel Sekreterliği'nden alabilecekler.
|
|
AZİMLİ GENÇ İŞADAMI GENÇLERE
ÖRNEK OLUYOR
Çanakkale'nin
en genç işadamı ünvanına
sahip Dönmez Demir İnşaat
şirketini yöneten Gökhan
Dönmez (22), yaptığı
başarılı çalışmalarla göz
dolduruyor. Konuyla ilgili
açıklamalarda bulunan Dönmez
Demir İnşaat şirketi sahibi
Gökhan Dönmez, geçen yıl
babasından devraldığı
firmasını şirketleştirdiğini
belirterek, " Rahmetli babam
Mustafa Dönmez'in 20 yıl
önce kurduğu firmamızı,
babamdan sonra devralarak
2005 yılında
şirketleştirdim. 21 yaşında
devraldığım şirketin başına
geçtiğimde bu işi
yapamayacağımı sanıyorlardı.
Ancak gençlerin de bir
şirketi en iyi şekilde
yönetebileceğini göstermek
için gece gündüz çalıştım.
Sonunda 2 yılda şirketi
yüzde 30 oranında büyütmeyi
başardım” dedi. Öte yandan
Çanakkale'nin en genç
işadamı unvanına sahip
Gökhan Dönmez'i işyerinde
ziyaret eden Çanakkale
Gençlik Derneği üyeleri
başarılı çalışmalarından
dolayı Gökhan Dönmez'i
tebrik ettiler. Çanakkale
Gençlik Derneği Başkanı
Gökhan Bayram, gençlerin
fırsat verildiği taktirde
neler yapabileceğini burada
açıkça gördüklerini
belirterek, “22 yaşında bir
şirketin başında başarılı
çalışmaları ile göz dolduran
bu arkadaşımız bütün
gençlere örnek oldu” dedi. |
18 MART'TA ZİYARETE AÇILACAK
Çanakkale'de, Gelibolu Yarımadası
Tarihi Milli Parkı'nda 253 bin şehidin hatırasını
yaşatmak için 46 yıl önce yapılan ve bakımsızlık
sebebiyle temeli çökme aşamasına gelen Şehitler
Abidesi'nde temel güçlendirme çalışmalarının yüzde
70'lik kısmının tamamlandığı açıklandı. Şehitler
Abidesi'nin Temel Kuvvetlendirme İhalesi'ni kazanan KSM İnşaat sahiplerinden Muharrem Köse, Eceabat
Kaymakamlığı tarafından açılan ihaleyi
kazanmalarının ardından, Eylül ayı başından itibaren
çalışmalara başladıklarını belirterek, "3.5 ay önce
başlayan çalışmalarımızda ilk etapta abidenin alt
kısmı ile yanlarında bulunan ve her biri yaklaşık
300 kilogram ağırlığındaki 3 bin granit taşı tek tek
bir kağıt üzerine kroki şeklinde çizdikten sonra
numaralandırmıştık. Ardından da bu taşları tek tek
söküp çalışmalarımıza başladık. Şu an abidenin zemin
kesimi ile etrafında çalışmalarımıza devam ediyoruz.
Abidenin zeminine ise hafta sonuna kadar temel
betonunu dökeceğiz. Yaptığımız çalışmalarda temel
güçlendirme ve onarım çalışmalarının yüzde 70'lik
kısmını tamamlamış durumdayız. Bu projeyi yıl sonuna
kadar bitirmemiz gerekiyordu. Ancak bizim dışımızda
gelişen bir gelişmede projeyi yapan firma ile
bakanlık arasında bir sorun yaşandı. Projeyi yapan
firma bu konuda bazı sorunlar çıkardı. Bizler de
yaklaşık 45 gündür elimizde gerekli proje olmadığı
için çalışmalarımızı tam anlamıyla yapamadık.
Sözleşmede bu çalışmayı yıl sonuna kadar
tamamlamamız gerekiyordu. Ancak elimize proje
verilemediği için bizler bunu zamanında
bitiremiyoruz. Proje elimize zamanında gelmiş
olsaydı çalışmayı yıl sonuna kadar
tamamlayabilecektik. Yapacağımız çalışmaları 18 Mart
Çanakkale Deniz Zaferi törelerine kadar
tamamlayacağız ve abide yeni haliyle ve altında
yapılan yeni müzesiyle ziyarete açılacak" dedi.
MESUDİYE ZIRHLISINA TARİHİ DALIŞ
Çanakkale Savaşları'nda sabit batarya
gemisi olarak kullanılan ve 13 Aralık 1914 tarihinde
İngiliz deniz altısı B-11 tarafından batırılan
Mesudiye zırhlısında şehit olan 35 denizci, 92 yıl
önce geminin battığı Sarısığlar mevkiinde anıldı.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Su Ürünleri
Fakültesi Sualtı Topluluğu'na bağlı öğrencilerle,
Çanakkale Sualtı Cankurtama Spor Kulübü ve Yıldızlar
Suüstü Eğitim Merkezi Komutanı Deniz Kurmay Kıdemli
Albay Murat Hatip, öğle saatlerinde yat limanından
bölgeye hareket etti. Bir sahil güvenlik botunun da
refakat ettiği dalışla ilgili açıklamalarda bulunan
Murat Hatip, 1887 Osmanlı-Rus, 1897 Osmanlı-Yunan,
1912 Balkan harplerinde başarıyla görev yapan ve son
olarak da Çanakkale Savaşı'nda boğaza girmek isteyen
yabancı gemilere karşı sabit batarya olarak
kullanılan Mesudiye zırhlısının, bundan 92 yıl önce,
İngiliz B-11 deniz altısı tarafından Sarısığlar
mevkiinde batırıldığını söyledi. Hatip, "Bazı
kitaplarda, gemi battığında içinde bulunan 598
kişilik mürettebatından 10 subay ve 25 erin şehit
olduğu yazılı. Mesudiye zırhlısının batırılışının
92. yıldönümünde şehitlerimizi anmak için Çanakkale
Onsekiz Mart Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi
Sualtı Topluluğu'na bağlı öğrencilerle, Çanakkale
Sualtı Cankurtama Spor Kulübü'ne bağlı
arkadaşlarımızla buraya bir anı dalışı yapıp,
geminin bulunduğu bölgeye plaket bırakmak istedik"
dedi. ÇOMÜ Su Ürünleri Fakültesi Sualtı Topluluğu
Akademik Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Alpaslan,
dalışa katılanlara teşekkür etti. Su Ürünleri
Fakültesi Sualtı Topluluğu Başkanı Nil Can da,
Çanakkale Boğazı'nda birçok batık olduğunu
belirterek, "Bizler bunları gün ışığına çıkarmak
istiyoruz. Aslında bizler burada gözle görülebilecek
bir servete sahibiz. Ancak kimse bunun farkında
değil. Bu batıkların çoğunun yeri de tam olarak
bilinmiyor. Yeni yeni batıklar da ortaya
çıkarılıyor. Bunları insanlarımıza sunmak istiyoruz"
diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından
dalgıçlar, Mesudiye zırhlısının batırıldığı saat
11.58'de denize daldı. 8 metre derinlikle yatan ve
büyük kısmı parçalanan zırhlının üzerine plaket
bırakan dalgıçlar daha sonra bölgeden ayrıldı. |
|
UÇAK SEFERLERİNE İLGİ BÜYÜYOR
Çanakkale'de 7 yıl aradan sonra 4
Aralık'ta başlayan tarifeli uçak seferlerinde
doluluk oranının yüzde 75'ler seviyesine ulaştığı
açıklandı. Atlas Jet Acenteler ve Satış Geliştirme
Müdürü Murat Ulaşmış, firma olarak 4 Aralık
Pazartesi gününden itibaren İstanbul'dan
Çanakkale'ye tarifeli uçak seferlerinin başladığını
belirterek, "Seferlerin yeni başlaması sebebiyle
vatandaşlarımız uçağa yeni yeni alışıyor. Yaptığımız
istatistiki bilgilerde Çanakkale-İstanbul arasında
sefer yapan uçağımızdaki doluluk oranının yüzde 75
ile 80'ler seviyesine ulaştığını gördük. Bu şu an
için çok güzel. Bu iş Çanakkale'de tuttu
diyebilirim. Vatandaşlarımız Çanakkale'den Pazar
günleri hariç her sabah 07.00'de havaalanından uçağa
binip İstanbul'a gidebiliyor. Buradan da aktarmalı
olarak uçakla istedikleri yöne gidebiliyorlar.
İstanbul'dan da Cumartesi günü hariç haftanın 6 günü
saat 22.00'de uçağa binip yarım saatte Çanakkale'ye
gelebiliyorlar. Çanakkaleliler'den bu uçağa sahip
çıkmalarını ve devamlılığı için seyahatlerinde bu
hattı kullanmalarını istiyoruz" dedi.
|
|
İNTEPE'NİN İSMİ YENİDEN "ERENKÖY" OLDU
Çanakkale merkeze bağlı İntepe
Beldesi, yapılan referandum sonunda 59 yıl sonra
yeniden "Erenköy" ismini aldı. Konuyla ilgili
açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Alaaddin
Özkurnaz, 1947 yılına kadar İntepe'nin isminin
Erenköy olduğunu belirterek, "1947 yılında zamanın
Milli Eğitim Bakanı olan Hasan Ali Yücel, İçişleri
Bakanlığı'na da vekalet ederken, Erenköy adındaki
köyümüzün isminin değiştirilmesini istemiş. Buna
gerekçe olarak da İstanbul'da bulunan Erenköy ile
Çanakkale'de askeri birliğin bulunduğunu, Erenköy'e
gönderilen mektupların karıştırılmasını gerekçe
göstermiş. 1947 yılından sonra Erenköy'ün ismi
İntepe olmuş. Ancak İntepe halkının çoğu, yine eski
isim olan Erenköy'ü kullanıyor. Bu konuda belediye
meclisimizden beldemizin eski ismi olan Erenköy'ün
yeniden kullanılması için karar çıkarmıştık. Bu
kapsamda bir beldemizde referandum yaptık. Sonunda
bin 338 kişinin oy kullandığı referandumda bin 13
kişi beldenin isminin yeniden 'Erenköy' olmasını
isterken, 325'i ise 'İntepe' olarak kalmasını
istedi. Sonunda beldemizin ismi 59 yıl aradan sonra
yeniden 'Erenköy' oldu" dedi.
|
TROİA EFSANESİ ROMANIYLA ÖDÜL KAZANDI
ABD'de Türkiye'nin tanıtımı için
yaptığı çalışmalarla dikkatleri üzerine çeken
uluslararası en çok kitapları satılan yazar Kristina
O'Donnelly, yeni yazdığı Troia efsanesini anlattığı
"Andromakhe" isimli romanıyla Amerika Birleşik
Devletleri'nde (ABD) ödül kazandı. Roma'da doğmasına
rağmen Türkiye'de büyüdüğünü belirten Kristina
O'Donnelly, "Türkiye'nin benim hayatımda çok önemli
bir yeri var. Türkiye'ye aşığım. Bu sebeple de
yazdığım romanlarımda Türkiye'nin tanıtımı ile
ilgili elimden gelen çabayı gösteriyorum. Yazdığım
The Horseman (Akıncı) adlı romanımla 2004 senesinde
Jada Press tarafından düzenlenen yarışmada yılın
romanı ödülünü aldım. 2005 yılında da POW tarafından
düzenlenen yarışmada Multi-Kültürel Romanlar
alanında birinci oldum. 2005 Kasım ayında "Troia'nın
Gizemi" Trojan Enchantment isimli romanımla yine
aynı yarışmada Roman kategorisinde birinci oldum.
Waltz With the Wind (Rüzgarla Vals) romanım da ödül
kazanan diğer bir romanım oldu. Son olarak da Kasım
2006'da Troia Efsanesi hakkındaki romanım olan "Andromakhe"
ile tarihi roman kategorisinde birincilik kazandım.
Ayrıca halkın tercihleri ile de burada "en değerli
yazar" seçildim. Bundan önce olduğu gibi, bundan
sonra da Türkiye'nin tanıtımını ABD'de en iyi
şekilde yapmaya çalışacağım" dedi. İkinci Dünya
Savaşı'ndan sonra Roma'da doğan, çocukluk ve gençlik
yılları İstanbul'da geçen, babası gazeteci ve
hürriyet savaşçısı bir Arnavut, annesi opera
sanatçısı bir Avusturyalı olan Kristina O'Donnelly,
çocukluğunda ABD'de film oyunculuğu yaptı. Ardından
gazetecilik ve yazarlıkta karar kıldı. İstanbul'da
Tercüman Gazetesi'ne politika dışında her konuda
yazılar yazdı. Türkiye'de Avusturya ve Alman
liselerinde eğitim gören Kristina O'Donelly,
kendisinin resimlediği sosyo/politik şiirleri
('Yaşayan Roma' adlı bir kitapta topladı), iki kez
İstanbul Belediyesi Sanat Galerisi'nde sergilendi.
"Çin Sanatının Tarihi" adlı çalışması da İstanbul
Dergisi'nde yayımlandı. New York'ta Türk Evi dergisi
ve Turkish Times gazetelerine birçok makale yazdı.
Yazdığı romanları ile çok sayıda ödül kazanan yazar
Türkiye'nin tanıtımı ile ilgili yazdığı romanlarda
özellikle Troia antik kentine özel bir önem veriyor.
YUNANİSTAN'IN İSTANBUL
KONSOLOS YARDIMCISI,
GÖKÇEADA'DA İNCELEMELERDE
BULUNDU
Yunanistan'ın
İstanbul Konsolos Yardımcısı
Alexios Marios,
Çanakkale'nin Gökçeada
İlçesi'nde incelemelerde
bulundu. Eşi Theodora Petrou
ile birlikte Çanakkale'nin
Gökçeada İlçesi'ne gelen
Yunanistan'ın İstanbul
Başkonsolos Yardımcısı
Alexios Marios, adada
yaşayan Rum asıllı Türk
vatandaşlarının yaşadığı
köylerde incelemeler yaptı.
Başkonsolos Yardımcısı
Alexios Marios ve eşi
Theodora Petrou, merkezde ve
köylerde ikamet eden
Rumlar'a tek tek hediye
paketleri dağıtarak, onların
meseleleri hakkında bilgiler
aldı. Başkonsolos yardımcısı
ve eşi, ziyaretlerinin
ardından sabah gemisiyle
Gökçeada'dan ayrıldı.
ÇANAKKALE TARİHİNE BÜYÜK İLGİ
Çanakkale'de halı yıkama fabrikası
işleten Ahmet Uslu, Çanakkale Savaşları ile ilgili
21 yıldır topladığı 8 bine yakın eseri Türkiye'nin
dört bir yanında sergiliyor. Galeri sahibi Ahmet
Uslu (46), 1980 yılında İstanbul Üniversitesi Tarih
Bölümü'nden mezun olduğunu belirterek, "Yıllardır
tarihe karşı büyük bir merakım vardı. Bindi 21
yıldan beri Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli
Parkı'ndaki köyleri tek tek gezerek, savaştan kalan
eşyaları topladıktan sonra bunları sergilemeyi
düşündüm. Geçtiğimiz yıl içerisinde İstiklal
İlköğretim Okulu karşısındaki 140 metrekarelik
büromu başka yere taşıyıp, burayı savaş eserleri
galerisi haline getirdim. Bu yıl içinde de Seddülbahir Köyü'nde ayrı bir savaş eserleri
galerimi açtım. Büyük emekler harcayarak 21 yıldır
topladığım Çanakkale Savaşları ile ilgili eserlerin
büyük bir kısmını da burada sergiliyorum. Ancak
çeşitli sebeplerden dolayı Çanakkale'ye gelemeyen
kişilerin de görmelerini sağlamak için birkaç yıldır
bir çalışma yapıyorum. Bu yıl 'Çanakkale'den
Anadolu'ya adı altında bir çalışma başlattım. Savaş
eserleri galerimde sergilediğim eserlerin bir
kısmını çeşitli illere götürerek burada sergilemek
istedim. Birçok yerden de bana davet geldi. Ben de
ilgili kişilerle temasa geçerek buralarda sergiler
açtım. Bu sürede İstanbul Kadıköy Belediyesi,
İstanbul Galleria Alışveriş Merkezi, Nevşehir
Belediyesi ve Ankara Keçiören Belediyesi'nde
sergiler açarak, Çanakkale'ye gelmeyen, gelme imkanı
olmayan insanlarımıza Çanakkale'yi tanıtmaya
çalıştım. Bu sayede 5 kişilik tarihçi ekibimizle
beraber Çanakkale'yi yaklaşık 400 bin kişiye
anlattık. Bundan sonra da birçok il ve ilçede
Çanakkale'yi bu şekilde tanıtmaya devam edeceğiz"
dedi. |
|
GÖKÇEADA'DA SİT SIKINTISI
Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi'nde ev
ve işyerlerini onarmak isteyen çok sayıda kişi,
dosyalarının Anıtlar Kurulu'ndan halen çıkmamasına
tepki gösterdi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan
Gökçeadalılar, ev ve işyerlerini izin almadan
onaramadıklarını belirterek, "Ancak ne var ki
aylardır dosyalarımız Anıtlar Kurulu'ndan çıkmıyor.
Adada şu an pek çok pansiyon boş. İnşaat sektörü de
1 yıldır izin bekliyor. Adaya giren bürokrat ve
siyasiler de Gökçeada dosyalarını Anıtlar Kurulu'na
sokamadı. Kadastro ve tapu kayıtları olan binalarda
Özel İdare kaydı istenmesine bir anlam veremiyoruz.
Kaymakamlık, belediye ve muhtar kaydı isteniyor.
Bizler bunun kaldırılmasını istiyoruz. Mülkiyetlerin
belirli prensip ve konulara bağlandığı bugünlerde
eski eserlerin onarımı kolaylaştırılmalı" dedi. |
ERMENİ KİLİSESİ GÖSTERİ MERKEZİ OLUYOR
Çanakkale'de daha önce Kilise olarak
kullanılan Etnografya Müzesi'nin gösteri merkezi
haline getirilmesi için çalışmalara başlandığı
açıklandı. Tarihi binanın Kültür ve Turizim
Bakanlığı tarafından Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi'ne (ÇOMÜ) devredildiğini belirten
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ülkü Altınoluk, "Bu bina
1890'lı yıllarda Ermeni kilisesi olarak kullanılmış.
1985 yılında da Arkeoloji Müzesi haline getirilen bu
yer, şehir merkezine yeni müze yapılmasından sonra
tiyatroya dönüştürülmüş. Uzun süre kullanılmayan bu
yeri restore eden Kültür ve Turizm Bakanlığı
burasını Etnografya Müzesi haline getirmek için
çalışma başlatmış. Ancak aradan geçen uzun süre
içinde bu müze açılamadığından bizler bu yerin atıl
durumda kalmaması için bakanlıkla temasa geçerek
üniversitemize devredilmesini istedik. Sonunda bu
olumlu karşılandı ve bu bina üniversitemize
devredildi" dedi. Prof. Dr. Altınoluk, İtalya
Uluslararası Sanat Ekonomisi Merkezi Başkanı
Marilena Vecco ile birlikte tarihi binada inceleme
yaptıklarını kaydederek, "İtalyan konuğumuz tarihi
binaların yeniden işlevsel hale getirilmesi
konusunda bilgi sahibi birisi. İtalya'da da bu
konularda birçok çalışması var. Kültür ve Turizm
Bakanlığı tarafından bize devredilen eski kilise,
eski papaz evi ve eski papaz okulu binalarının
yeniden işlevsel hale getirilmesi ve kentimizin,
üniversitemizin hizmetine sunulabilmesi için bir
çalışma başlattık. Nasıl röleve ve restorasyon
yapabiliriz, çağdaş donanımlarla nasıl
işlevlendirebiliriz konusunda bir görüşme yapıyoruz.
Proje kurula sunulacak. Ayrıca buradaki zafer
meydanının projesini de peyzaj mimarlarımız ile
birlikte hazırladık. Bu projeyi de belediyemize
sunduk. Belediye başkanımızda buranın finansmanını
sağlayacağını bizlere bildirdi. Bu eski kilise
binası kentin sahnesi olacak. Bir tiyatro binası
olarak perde sistemiyle, sahnesiyle, koltuklarıyla,
aydınlatması ve akustiği ile çağdaş bir mekana
dönüşecek" diye konuştu.
HÜKÜMETTEN ADALARA 25 TRİLYON ÖDENEK
Maliye Bakanlığı, Çanakkale'de
Gökçeada ve Bozcaada ile deniz ulaşımının daha
sağlıklı yapılabilmesi için 25 trilyon liralık
ödenek çıkardı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan
AK Parti Çanakkale Milletvekili Mehmet Daniş, önceki
gün Çanakkale'ye gelen Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım'ın bu konuda müjde verdiğini belirterek,
"Hükümetimiz Türkiye genelinde sadece Çanakkale'ye
mahsus Ege açıklarındaki adalara ulaşımı kapsayan
özel bir kanun çıkarıldı. Bu konun kapsamında da
Evrensel Hizmet Fonu'ndan Çanakkale'de adalara
ulaşımının daha sağlıklı yapılabilmesi için Maliye
Bakanlığı 25 trilyon liralık ödeneği önceki gün
buraya aktardı. Bu çok önemli bir gelişme
hükümetimizin Çanakkale'ye verdiği önem buradan
açıkça görülüyor" dedi. Aktarılan bu ödenekle
Gökçeada Çanakkale hattına yeni gemi alımının
yapılacağı ve kısa sürede seferlere başlayacağı da
ayrıca belirtildi.
ÇANAKKALE İL ÖZEL İDARESİ'NE
AİT ANAFARTALAR OTEL TEKRAR
SATIŞA ÇIKARILIYOR
Çanakkale'de
kordon boyunda yer alan ve
mülkiyeti İl Özel İdaresi'ne
ait olan Anafartalar
Oteli'nin satılması için
ikinci kez ihale açıldı.
Daha önce açılan ihalelerde
alıcısı çıkmadığı için
satılamayan Anafartalar
Oteli'nin Çanakkale İl
Encümen Başkanlığı
tarafından 8 milyon 653 bin
YTL muhammen bedel üzerinden
satışa çıkarıldığını
belirten yetkililer,
ihalenin 16 Ocak 2007
tarihinde saat 10.15'te
Çanakkale İl Özel İdaresi
Genel Sekreterliği'nde
kapalı teklif usulüne göre
yapılacağını söylediler.
Otelin satışına katılmak
isteyenlerin gerekli olan
teknik şartnameyi Çanakkale
İl Özel İdaresi Genel
Sekreterliği'nden
alınabileceğini belirten
yetkililer, 3 yıldızlı
otelin 5 katlı olduğunu ve
zemininde de 6 dükkan ile
bir lobi tuvalet ve ofis
bulunduğunu söyledi.
ÇANAKKALE'DE RESTORASYON
HAMLESİ
Çanakkale
Belediyesi'nin tescilli olup
onarılmayan binaları 2007
yılı içerisinde
kamulaştıracağını
açıklaması, il merkezindeki
tarihi binaların
restorasyonunu
hızlandırdı.İmar ve
Şehircilik Müdürlüğü
bünyesinde bulunan "Koruma,
Uygulama ve Denetim Bürosu"
(KUDEB) tarafından 2002
yılından bu yana atıl ve
metruk durumda bulunan
yapıların tespit edilerek,
40 adet binanın mülk
sahibine gerekli tedbirleri
almaları için tebligat
yapıldığını belirten
yetkililer, "Tebligat
yapılan binalardan yaklaşık
yüzde 60'nın restore
edilmesi sağlanmıştı. Bu
konuda belediye olarak da
bizler bu kişilere örnek
olmak için atıl ve metruk
durumda bulunan binaları
satın alarak, kamu
hizmetlerinde kullanılmak
üzere restorasyonuna
başlamıştık. Şu an halen
bazı metruk binalar maalesef
mülk sahipleri tarafından
restore edilmediği için
yıkılmaya yüz tutmuş durumda
bulunuyor. Kanunun
belirlediği bakım ve onarım
sorumluluklarını yerine
getirmeyen mülk sahiplerinin
taşınmazlarını, kanunların
verdiği yetkiye dayanılarak
2007 yılı içerisinde
kamulaştırma kararı aldık"
dedi.Belediyenin bu
kamulaştırma kararını
açıklamasının ardından bazı
tarihi binalarda restorasyon
çalışmalarının hız kazanması
dikkat çekti.
KATALOG ÇEKİMLERİNDE GÜZEL
MANKENLER İLGİ ODAĞI OLDU
2006
- 2007 kış koleksiyonunu bir
katalog ile tanıtmak isteyen
"Club Dona" firması, 3
manken ile geldiği
Çanakkale'nin Ayvacık
İlçesi'ne bağlı Küçükkuyu
Beldesi'nde mankenler
eşliğinde çekimler yaptı.
Studio Troyka'nın 12 kişilik
bir ekiple gerçekleştirdiği
fotoğraf çekimlerinde görev
alan Ristic Lidiya,
Polkavoka Maşa ve Marina
Zavedenko adlı mankenler,
fizikleri ve güzellikleri
ile göz doldururken,
özellikle Ristic Lidiya ve
Polkavoka Maşa'nın Avrupa'da
bir çok dergiye kapak
oldukları açıklandı. İlk
çekimlerin
gerçekleştirildiği Yeşilyurt
Köyü'ndeki Öngen Country
Hotel'de 30 adet giysi
resimlediklerini belirten
Studiu Troyka'nın sanat
yönetmeni Sevda Kaplan,
"Küçükkuyu iklim şartları,
doğası, bina yapısı ve
bünyesinde barındırdığı
mekanlar ile çalışmak için
ideal bir yer. İki gün süren
çekimlerde 2 bin kare resim
çekilirken 250 civarında
giysinin tanıtımını
yapacağız. Tekstil
piyasasının önde gelen
isimlerinden "Club Dona"
senenin trendlerini
Küçükkuyu'da çekilen
resimlerle tanıtmış olacak"
dedi. Serkan Kızılkaya ve
Orhun Sadıkoğolu'nun çektiği
fotoğraflarla hazırlanan
katalogda görev alan
mankenlerden Sırbistanlı
Ristik Lidiya, çok rahat bir
ortamda çalıştıklarını ve
Küçükkuyu'ya yapısına hayran
kaldığını belirtti.
İTALYA'YA RORO GEMİ SEFERLERİ BAŞLADI
Çanakkale'nin Kepez Beldesi'nde 7 ay
önce hizmete giren limandan İtalya'nın Birindisi
Limanı'na yapılacak olan ro-ro gemi seferleri,
düzenlenen törenle başladı. 18 Mart 2006 tarihinde
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi
açılışı yapılan Kepez Limanı'ndan İtalya'nın
Brindisi Limanı'na yapılacak olan ro-ro gemi
seferlerinin başlaması nedeniyle yapılacak törene
katılmak için Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve
Dış Ticaret ve Gümrüklerden Sorumlu Devlet Bakanı
Kürşad Tüzmen, uçakla Çanakkale Havaalanı'na geldi.
Ardından törenin yapılacağı Kepez Limanı'na geçen
bakanlar, burada yapılan törene katıldı. Saygı
duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan
törende bir konuşma yapan Ulaştırma Bakanı Yıldırım,
Kepez Limanı'ndan İtalya'nın Brindisi Limanı'na ilk
ro-ro gemisi seferinin başlatılmasının tarihi bir
öneminin olduğunu belirterek, "Bugün bizler için
tarihi bir gün. Bugün ayrıca Çanakkale'den
başlatılan tarifeli açık seferleri ile
İstanbul-Çanakkale arasındaki mesafe 6 saatten yarım
saate inmiş oldu. Kepez'de başlatılan ro-ro gemisi
seferleri ile artık TIR'lar Çanakkale'den İtalya'ya,
oradan da Avrupa'ya gönderilecek. Türkiye'de deniz
ticaretinin önemi çok büyük. Bu büyümede deniz
ticaretindeki artış önemli bir yeri tutuyor" dedi.
Yapılan konuşmaların ardından İtalya'nın Brindisi
Limanı'na giden "İtalroro" isimli gemi törenle
uğurlandı. Kepez Limanı'nın devreye girmesiyle
birlikte yılda 8-10 bin Tır buradan İtalya’ya
gönderilecek.
(ÇASİAD) AVUSTRALYA,
YUNANİSTAN, BULGARİSTAN VE
UKRAYNA'YA "DOSTLUK VE BARIŞ
ÖDÜLÜ" VERDİ
Çanakkale
Sanayici İşadamları
Derneği'nin (ÇASİAD) 14.
kuruluş yıldönümünde
Avustralya, Bulgaristan,
Yunanistan ve Ukrayna'ya
"Dostluk ve Barış" ödülü
verildi. Çanakkale'de Kolin
Hotel'de düzenlenen
Çanakkale Sanayici
İşadamları Derneği'nin 14.
kuruluş yıldönümü
etkinliğinde bir konuşma
yapan ÇASİAD Başkanı Hakan
Vural, bu yıl 14.sünü
gerçekleştirdikleri kuruluş
yıldönümünün önemine
değinerek, "Bu kuruluş
yıldönümümüzde bizleri
yalnız bırakmayan
bakanlarımıza teşekkür
ediyoruz" dedi. Hakan Vural,
bu yıl ilk kez "Dostluk ve
Barış" ödülü vermeyi
kararlaştırdıklarını da
belirterek, "Yönetim
kurulumuzda aldığımız karar
gereği Avustralya,
Bulgaristan, Yunanistan ve
Ukrayna'ya "Dostluk ve
Barış" ödülü vermeyi
kararlaştırdık. Buna göre
Bulgaristan Büyükelçisi
Branimir Bladenov, Ukrayna
Başkonsolosu Volodimir
Puzirko, Avustralya
Başkonsolosu Peter Rennert
ve Yunanistan Konsolosu
Alexios Marios Lyberopulos'a
bu ödüllerini ülkeleri adına
veriyoruz" dedi. Ödülleri
alan dört ülkenin
temsilcileri de Türkiye ile
ülkeleri arasında barışın
aracılığı yapan
Çanakkale'nin önemine
değinerek, barış ve
dostluğun bundan sonra da
süreceğini belirtti.
NİHAYET ÇANAKKALE'DEN İSTANBUL'A UÇAK SEFERLERİ BAŞLADI
Çanakkale'de 7 yıldır atıl bir
vaziyette kalan havaalanından İstanbul ve Ankara'ya
tarifeli uçak seferlerinin başlaması nedeniyle bir
tören düzenlendi. Tören, havaalanında yapıldı.
Tokat'tan Çanakkale'ye Atlasjet'e ait uçakla gelen
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, burada törenle
karşılandı. Törende bir konuşma yapan Ulaştırma
Bakanı Yıldırım, ulaşımın bir ülkenin kalkınmasının
motoru olduğunu belirterek, "Eğer konforlu, kaliteli
bir ulaşım altyapısını oluşturamazsak, dünya ile
rekabet etme gücümüzü kazanamayız. Üstelik de
yollarda zamanlarımız kaybolur gider. Ekonomik
değerlerimiz de heba olur. O bakımdan, bu seferleri
ve çalışmaları çok önemsiyoruz. Her şeyden önce,
bunları yapmamızdaki en büyük sebep şudur; binlerce
vatan evladı, burada bu ülkeyi düşmanlara vermemek
için mücadele etti. Onların ruhunu şadetmek bizlerin
vazifesiydi. Bu vazifeyi gecikmeli olarak yerine
getirdiğimiz için onlar karşısında mahcubuz.
Hepinizden, binlerce şehidimizin ruhunu şadetmek
için Fatiha okumanızı rica ediyorum" dedi. Atlasjet
Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ersoy ise
Çanakkale-İstanbul arasındaki uçak seferlerinin
başlamasında Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın
büyük desteğinin olduğunu vurgulayarak, "Bugüne
kadar hükümet politikalarında Doğu'yu Batı'ya
yaklaştırmak söz konusuydu. Doğu illerinin batıya
bağlanması için adımlar atılmıştı. En son 3 yıldır
bu adımlar atılarak özel sektörün tarifeli sivil
havacılık taşımacılığına sokulmasıyla, Doğu ilerinde
yaşayanlar da çok ekonomik şartlarda Batı'ya
ulaşabilmişti. Ancak Türkiye'nin en batısında bir
havalimanına sahip olan Çanakkale'yi Doğu'ya
ulaştırma fikri, bundan sonra gündeme geldi. Bugün
ilk seferini yaptığımız Çanakkale-İstanbul ve
ardından Çanakkale Antalya, Ankara ve Kıbrıs
uçuşları ile Türkiye'nin en batısındaki havalimanı
olan şehrimizi de Doğu'ya yakınlaştırmış
bulunuyoruz" diye konuştu.
UKRAYNA'DAN ÇANAKKALE'YE FAHRİ KONSOLOSLUK
Çanakkaleli işadamı Mehmet Işık,
Ukrayna'nın Çanakkale Fahri Konsolosu oldu.
Çanakkale Sanayici ve İşadamları Derneği (ÇASİAD)
tarafından Kolin Hotel'de düzenlenen toplantıda bir
konuşma yapan Ukrayna'nın İstanbul Başkonsolosu
Volodimir Puzirko, Çanakkale'ye Ukrayna'nın fahri
konsolosluğunun verilmesinin, iki ülke arasındaki
ticari ilişkilerin güçlenmesine büyük katkı
sağlayacağını belirterek, "Fahri konsolosluk çok sık
rastlanan bir durum değil. Bu sebeple Çanakkale'de
böyle bir fahri konsolosun belirlenmesi bizim için
gerçekten önemli. Türkiye ile Ukrayna arasındaki
ticaret hacmi şuan 3 milyar 420 milyon doları bulmuş
durumda. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerde 25
kat artış var. Bu gerçekten çok büyük bir rakam.
Türkiye'den gelen kömür, maden, otomotiv, tarımsal
ürünler ve tekstil ürünleri yoğun olarak Ukrayna'da
satılıyor. Son yıllarda tekstil sektöründe gerileme,
otomotiv sektöründe ilerleme var. Çanakkale ise öyle
bir il ki ziraat, tarım sektöründe iş yapılacak bir
potansiyel var" dedi. ÇASİAD Yönetim Kurulu Başkanı
Hakan Vural da yaptığı konuşmada, iki ülke
arasındaki ilişkilerin güçlenmesinin önemine
değinerek, "Çanakkale'ye ilk fahri konsolosluğu
veren Ukrayna'nın bu jestine karşılık Ukrayna
hükümeti adına İstanbul Başkonsolosu Puzirko'ya
"Dostluk ve Barış Ödülü" vereceğiz" dedi.Bu arada
Ukrayna'nın Çanakkale Fahri konsolosu olan Mehmet
Işık ise böyle bir görevin kendisine verilmesinden
dolayı mutlu olduğunu söyledi |
|
VATAN ŞAİRİ NAMIK KEMAL,
MEZARI BAŞINDA ANILDI
Vatan
şairi Namık Kemal, ölümünün
118. yıldönümünde,
Çanakkale'nin Gelibolu
İlçesi'ne bağlı Bolayır
Beldesi'nde bulunan mezarı
başında törenle anıldı.
Gelibolu Kaymakamı Adnan
Çakıroğlu, Gelibolu Belediye
Başkanı Cihat Bingöl,
Bolayır Belediye Başkanı
Ferit Erdoğan, 18. Zırhlı
Tugay Komutanı Tuğgeneral
Sadık Çelikbaş ile askeri ve
mülki erkanın katıldığı anma
töreni, İstiklal Marşı'nın
okunmasıyla başladı. Törende
bir konuşma yapan Bolayır
Belediye Başkan Ferit
Erdoğan, vatan şairi Namık
Kemal ile ilgili bilgiler
verdi. Yapılan konuşmaların
ardından törene katılanlar,
Namık Kemal'in mezarına
çiçek bırakarak, saygı
duruşunda bulundu. Tören,
Namık Kemal'in şiirlerinin
öğrenciler tarafından
okunmasıyla sona erdi. Öte
yandan aynı yerde bulunan
Rumeli Fatihi Gazi Süleyman
Paşa türbesi de ziyaret
edilerek çiçekler bırakılıp
dua edildi. |
|
ÇANAKKALE'DE SANAT EKONOMİSİ SEMPOZYUMU
MESAM Başkanı Ali Rıza Binboğa,
ülkedeki sanat ürünlerinin Türkiye'yi yurtdışında
korsan ülke olarak yansıtacak şekilde ziyan
edildiğini söyledi. Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi (ÇOMÜ) Sosyal Bilimler Enstitüsü
tarafından Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek
Birliği'nin (MÜSAM) katkılarıyla düzenlenen
"Uluslararası Katılımlı Sanat Ekonomisi
Sempozyumu"nda konuşan MESAM Başkanı Ali Rıza
Binboğa, ülkedeki sanat ürünlerinin Türkiye'yi
yurtdışında korsan ülke olarak yansıtacak şekilde
ziyan edildiğini ifade etti. Terzioğlu Kampüsü'nde
gerçekleştirilen sempozyumda bir konuşma yapan
Binboğa, bir milletinin geleceğinin ancak sanat ve
bilim insanlarıyla güvencede olabileceğini
belirterek, "Ulusların dünyadaki düzeylerini sanat
ve bilim ürünlerinin belirlemektedir. Bir ulus
ürettiği sanat ve bilim ürünlerini dünyayla ne kadar
çok paylaşırsa, o ölçüde saygın ve vazgeçilmez olur.
Ülkemizdeki sanat ürünleri, Türkiye'yi yurt dışında
korsan ülke olarak yansıtacak şekilde ziyan
edilmektedir. Gelişmiş uluslar ise sanatsal
ürünlerin öneminin farkındadır. Bu yolda, ellerinden
gelen desteği, sanatın ve bilimin emrine sunmaktan
tereddüt etmezler. Yasalarını ve bütçelerini bu
yönde düzenlerler ve uygularlar. Gelişen uluslar,
sanatın ve bilimin önüne engel koymazlar. Engel
koymaya niyetlenenleri, en güçlü yasalarla önlerler.
Bizim ulusumuzun genelinde, sanat ve bilim hep
olmuş, ancak kişisel çabalarla sınırlı kalmıştır.
Üreten insanlar, ürettiklerinin karşılığını yasal
düzenlemeler, uygulamaya geçmediği için
alamamaktadırlar. Sanatçılarımız ise 'Nasıl olsa
bunları birileri alır ve hiçbir bedel ödemeden alır
kullanır' gerekçesiyle artık eser üretemez hale
gelmişlerdir. MESAM olarak bizler sanatımızın
büyümesi, dünyadaki akranlarıyla aynı kulvarda yer
alması için elimizden gelen çabayı sarf ediyoruz"
dedi. |
KİLİSE RESTORASYONUNA 2 TRİLYON ÖDENEK
Vakıflar Genel Müdürlüğü,
Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi'ne bağlı Yukarı
Kaleköy'deki Aya Marina Kilisesi'nin restorasyonu
için 2 trilyon lira ödenek ayırdı. Edinilen bilgiye
göre, 2 merhalede yapılacak ihale ile ilk önce proje
ihalesi, ardından tamir ihalesi yapılacak. Cemaati
olmayan metruk durumdaki Yukarı Kaleköy'deki kilise
2 trilyon civarındaki bir ödenekle onarılacak. Yine
Aşağı Kaleköy'de bulunan manastır da bu çalışmalar
sırasında onarılacak. Bu arada yukarı Kaleköy'de
bulunan metruk haldeki kilisenin bir kültür sanat
grubu tarafından tiyatro yapılmak amacıyla talep
edildiği öğrenildi. Vakıflar Çanakkale Müdürlüğü'ne
müracaat eden sanatçılar söz konusu binanın
Gökçeada'nın kültür hayatına hizmet etmesini
istediklerini belirtirken, buradan kendilerine
olumlu yada olumsuz bir cevap verilmediği
öğrenildi. |
|
GÖKÇEADA'DA SÖRF TURİZMİ GELİŞİYOR
İki aylık kısa sezondan yakınan
Gökçeadalı turizm yatırımcıları için kurtuluş Bulgar
sörfçüler oldu. Gökçeada'nın turizm açısından
istediği yere gelemediğini belirten turizmciler
büyük umutlarla otel, motel ve pansiyon açtıklarını
ifade ederek, "Ancak kısa süren sezon yüzünden
turizmden umduğumuz geliri elde edemiyoruz.
Gökçeada'ya son yıllarda gelen turistlerin başında
Bulgarlar geliyor. Adaya gelen Bulgar turistler
burasını sörf için tercih ediyorlar. Yaz sezonunun
dışında ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde ülkemizi
tercih eden turistler Gökçeada'yı yeni yeni
keşfetmeye başladı. Sezon kısalığından şikayetçi
olan esnafımız için Bulgarlar ciddi bir gelir kapısı
olacak gibi görünüyor. Gökçeada turizmine ciddi
katkı sağlayacak olan sörf okulunun da faaliyete
geçmesiyle birlikte binlerce sörfçünün ölü sezonda
Gökçeada'ya yönelmesi turizm tesislerimizin ve
esnafımızın güldürecek. Adada sörf turizminin büyük
ilgi göreceğine inanıyoruz" dediler. |
GÖKÇEADA'DA PANSİYONCULUK GELİŞİYOR
Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi'nin ev
pansiyonculuğu konusunda Türkiye genelindeki birçok
il ve ilçeye örnek olduğu açıklandı.Konu ile ilgili
açıklamalarda bulunan Gökçeada Belediye Başkanı
Halil Rüştü Akgün, adanın en önemli gelir kaynağının
turizm olduğunu belirterek, "Adamız özellikle ev
pansiyonculuğu konusunda önemli bir yere sahip. 5
bin yatak kapasitesinin bulunduğu adamızda bunun 3
bine yakınını ev pansiyonculuğu oluşturuyor. Ev
pansiyonculuğu konusunda Türkiye genelindeki birçok
il ve ilçeye de örnek olmanın sevincini yaşıyoruz.
Adamızda ev pansiyonculuğu 1996'lı yıllarda başladı.
1997 yılında da devletten kredi desteği aldık ve o
günkü hükümetten aldığımız 180 milyar liralık
krediyi herbir işletmeciye 1'er milyar lira vererek
başlattık. Ardından da Gökçeada Turizm İşletmeciliği
bölümünün de destekleriyle açtığımız kurslar
sayesinde bu vatandaşlarımızı ev pansiyonculuğu
konusunda bilinçlendirdik. Ada sakinleri de
aldıkları bu kredilerle evlerinin bir bölümünü
pansiyon haline getirerek ek gelir elde etmeye
başladılar" dedi.Akgün, ev pansiyonculuğunun
gelişmesinin adanın altyapısı ve Kuzey Ege'de
olmasından kaynaklandığını belirterek, "Maalesef
adamız altyapı itibarıyla çok yıldızlı otellerin
yapımına müsait değil. Adamızın Kuzey Ege'de olması
sebebiyle de burada turizm en fazla 2 ile 4 ay
arasında oluyor. Bunun için de yatırımcılar bu
bölgeye turistin az geleceğini düşünerek otel kurmak
istemiyorlar. Böylece kalacak yer sorununa çözüm
ancak ev pansiyonculuğu ile sağlanabiliyor. Türkiye
genelinde nüfusa göre en fazla ev pansiyonculuğunun
olduğu yer Gökçeada. Birçok il ve ilçemizden bizleri
arayanlar ev pansiyonculuğu konusunda bilgiler almak
istiyorlar. Bu da bizleri oldukça sevindiriyor" diye
konuştu.Adada pansiyonlarda kalmak isteyenlerin
belediyeye müracaat etmeleri halinde kendilerine
yardımcı olunacağını sözlerine ekledi.
RUM
DİASPORASINDAN
CD'Lİ
PROPAGANDA...
Çanakkale'nin
Gökçeada İlçesi halkı, uluslararası kamuoyu
oluşturmaya çalışan Rum diasporasının hazırladığı
CD'lerin çeşitli Yunan gazeteleriyle ek olarak
verilmesine tepki gösterdi. Konuyla ilgili
açıklamalarda bulunan Gökçeada Belediye Başkanı
Halil Rüştü Akgün, AB'yi ve çeşitli ülkeleri
ustalıkla etkileyen diasporanın planlı ve azimli
mücadelesinin her geçen gün hız kazandığını
belirterek, "En son Gökçeada ile ilgili CD
hazırlayan ve binlercesini dağıtan diaspora, çeşitli
iddia ve görüşlere yer veriyor. Gökçeadalılar
Birliği ve Yunan ATEBANK'ın işbirliğiyle Gökçeada
ile ilgili hazırlanıp AB parlamenterlerine dağıtılan
CD'deki Gökçeeda ve Türkiye ile ilgili sözler
inanılacak gibi değil. Bizler yıllardır adada
Rumlar'la Türkler birlik ve beraberlik içinde
kardeşçe yaşıyoruz. Bu dağıtılan CD'lerle bir yere
varılamaz. Biz yine kardeşlik içinde yaşamaya devam
edeceğiz" dedi. Yunanistan'da yayın yapan ETHNOS
gazetesinin dağıttığı CD'de şu ifadelere yer
veriliyor: "Yunan dış politikası büyük bir amaç
temelinde hareket ediyor. Mahallimizin, geçmişte ona
zorluklar yaşatan hasta 'milliyetçilik' ve
'ata'cılık öfkelerini bırakarak, barış, güvenlik ve
işbirliği alanına dönüştürülmesi; başka bir
ifadeyle, çağdaş ve değişmez bir Avrupa mahalli
olması. Temel koşul ise, insan ve azınlık haklarına
tam ve bilinçli saygı duyulmasıdır. Bu saygı, bölge
ülkelerinin Avrupa beklentisinin gerçekleşmesindeki
en önemli ön koşullardan biri olmuştur. Türkiye,
yolu ve tabii ki ne yapması gerektiğini biliyor.
Gökçeada ve Bozcaada, ayrıca Yunan azınlık ve
ekümenik patrikhanenin karşılaştığı sorunlar,
Türkiye'nin AB'ye karşı yükümlülükleriyle ilgili
izleme süreci çerçevesinde, Avrupa'nın 2004 yılı ve
sonrası resmi metinlerinde yer almıştır. Türkiye'nin
Avrupa'nın tartışılamaz değer ve ilkelerine tam
uyması yönündeki Avrupa talebi geçiştirilemez. İki
adanın Avrupa'nın ilgi odağı haline gelmesinde
önemli katkısı olan Gökçeadalılar'ın ve
Bozcaadalılar'ın harekete geçmesinde, hükümetin tam
destek verdiğini en güçlü şekilde vurgulamak
isterim. AB Komisyonu tarafından Türkiye'nin
ilerleme raporunun yayımlanmasından 2 hafta
öncesinde gazetemiz, Gökçeada ve Bozcaada'da,
Helenizm'in aleyhinde azınlık ve insan haklarının
ciddi bir şekilde ihlal edilmesinin ön plana
getirilmesi yönünde sarf edilen çabalara katkıda
bulunuyor. 'Sessizce' kurban edilerek, 'etnik
eritmeye' uğrayan Helenizm'in önemli bir parçasının
haklarının yeniden düzene sokulması amacıyla
Türkiye'nin Avrupa üyeliği çerçevesindeki
yükümlülüklerini ön plana getirme saati geldi.
Gazetemiz, Gökçeadalılar Birliği'nin işbirliğiyle, 5
Yunan AB parlamenterinin inisiyatifiyle hazırlanmış
ve Avrupa kamuoyunun ilgisini uyandırmak amacıyla AB
Parlamentosu'na dağıtılmış olan Gökçeada ve Bozcaada
ile ilgili önemli tarihi bir belgeseli içeren DVD'yi
okuyucularına dağıtıyor".
RORO GEMİ SEFERLERİ BAŞLIYOR
Çanakkale'nin Kepez Beldesi'nde 8 ay
önce hizmete giren limandan İtalya'nın Birindisi
limanına yapılacak olan Ro-Ro gemisi seferlerinin
Aralık ayının ilk haftasından itibaren başlayacağı
açıklandı. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası'nın
girişimleri sonucu hizmete giren Kepez limanından
İtalya'nın Brindisi limanına yapılacak olan Ro-Ro
gemisi seferlerinin daha önce 17 Kasım tarihinde
başlayacağının açıklandığını ifade eden yetkililer,
"Ancak çeşitli sebeplerden dolayı bu gemi
seferlerinin başlama tarihi Aralık ayının ilk
haftasına ertelendi. Yıllardır Türkiye'de özellikle
Güney Marmara ve Ege Bölgesi'nde bulunan firmalar
ürünlerini İtalya, Fransa ve İspanya gibi ülkelere
göndermede ihracat maliyetinin artması sebebiyle
sıkıntılar yaşıyorlardı. İşte bu sebeple Türk
-İtalyan İş Konseyi Başkanı Zeynep Bodur Okyay'ın
devreye girmesiyle Kepez limanından İtalya'ya Ro-Ro
seferlerinin başlamasına karar verildi. Türk İtalyan
ortaklığı ile kurulan "İtalroro Kiptrans" isimli
şirket sayesinde Kepez limanından ayda 250, yılda da
yaklaşık 8-10 bin TIR doğrudan İtalya'ya gidecek.
İtalyan hükümeti de, Türk hükümeti de bu yaptığımız
çalışmayı destekliyor. Bir süre önce Çanakkale'ye
gelen İtalyan Devlet televizyonu da burada çekimler
yaptı. Roro gemi seferlerinin başladığı gün bu
çekilen görüntüler İtalya'da yayına verilecek" dedi.
|