HABERLER

 

NAMAZGAH TABYALARI GERÇEK KİMLİĞİNE KAVUŞUYOR

Çanakkale'nin Eceabat İlçesi'ne bağlı Kilitbahir köyü girişinde 1840'lı yıllarda yapılan tarihi Namazgah tabyalarının restorasyonunda sona yaklaşıldı. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Delta İnşaat Danışmanlık Ltd. Şti. Koordinatörü emekli Anıtlar Kurulu Müdürü Arkeolog Ömer Yörükoğlu, 1840'lı yıllarda Osmanlı döneminde yapılan tarihi Namazgah tabyalarının restorasyonunun yüzde 90'lık kısmının tamamlandığını belirterek, "Bugün itibarıyla çalışmalarımızda 400 günü geride bıraktık. Namazgah tabyalarında toplam 26 tane tabya bulunuyor. Bunların bir tanesini geçtiğimiz yıl tamamlayarak ziyarete açmıştık. Geri kalan 25 tanesinin de restorasyon çalışmaları hemen başlatılmıştı. Bizler bu yerin restorasyonunda ilk yıl arazi temizliği yaparak bu yerin projelendirilmesi sağladık. 2 yılda da gece gündüz ve bayram demeden çalışmalarımıza devam ederek bu tabyaları gerçek kimliğine kavuşturmaya çalıştık. 80 dekarlık bir alan üzerindeki bu yerde ilk etapta su basmalarını önlemek için drenaj kanallarını yaptık. Ardından da 1840'lı yıllarda yapılan ve o zamandan bu yana kullanılmadığı için içleri dolan tarihi su kanallarını temizleyip yeni yaptığımız kanalları bunlara bağladık. Birisi 200, diğerleri de 160 ve 80 metre uzunluklarındaki tarihi su kanallarının içinden ve sahil kesiminden yaklaşık 2300 kamyon pislik ile toprak çıkararak buralarını işler hale getirdik" dedi. Öte yandan, Kilitbahir kalesi önünden başlayan ve zargana plajı önüne kadarki yolun buradan kaldırılması için çalışmaların devam ettiğini anlatan Yörükoğlu, "Bu yolun kaldırılması için gerekli çalışmalar tamamlandı. Ancak bu konuda alternatif bir yol güzergahı ile çalışmalar yapılması gerekiyor. Yolun kaldırılmasının ardından bu bölge buraya dahil edilecek. Tabyalardaki çalışmalarımızı ise Haziran ayına kadar tamamlamayı planlıyoruz" dedi.

BİLGİ MERKEZİ 9 ŞUBAT'TA AÇILACAK

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Terzioğlu Kampüsünde yapımı tamamlanan "Bilgi Merkezi" nin resmi açılışı 9 Şubat tarihinde yapılacak.Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan ÇOMÜ yetkilileri, Rektör Prof. Dr. Ramazan Aydın ve ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut'un da katılacağı üniversite bünyesinde kurulan bilgi merkezi (Kütüphane) ve akıllı sınıfın açılışının 9 Şubat 2007 Cuma günü gerçekleştirileceğini belirterek, "Terzioğlu Kampüsü'nde 5 bin metrekarelik alan üzerine 1999 yılında inşa edilmeye başlanan "Bilgi Merkezi" nin resmi açılışını 9 Şubat tarihinde yapacağız. Saat 09.30'da bilgi merkezinin açılışının ardından 10.00'da ise akıllı sınıfın açılışını yapacağız. Müzik dinletisinden sonra ise saat 11.00 ile 18.00 arasında akıllı sınıftan AB bilgilendirme konferansı yapılacak. ODTÜ'den Prof. Dr. Fatoş Tarman Vural tarafından verilecek "Türkiye ve Avrupa Araştırma Alanlarının Entegrasyonu" konulu konferansın yanı sıra yine ODTÜ'den Öğr.Gör.Ayfer Toppare "Çerçeve Programı'nda Türkiye İçin Yeni Fırsatlar" ve ODTÜ'den Prof. Dr. Rayit Turan "Çerçeve Programı Kapsamında Deneyimler" konularında bilgiler verecekler. Bununla birlikte Bilgi Merkezi giriş katında yer alacak ve bütün gün boyunca açık kalacak "Bilim Deneyleri ve Bilim Sergisi" de düzenlenecek. Bu kapsamda sanal akvaryum, mikroskop altında bakteriler, teleskopla güneş ve Kilitbahir gözlemi, araştırma projeleri, fen bilimleri enstitüsü ve sosyal bilimler enstitüsü tezleri sergilenecek" dediler.

ÇANAKKALE VALİSİ AVUSTRALYA’DA
Avustralya Gazi İlişkileri Bakanı Bruce Billson'ın resmi davetlisi olarak Avustralya’nın Perth kentine gelen Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, temaslarına başladı. Vali Orhan Kırlı ve eşi İnciser Kırlı'ya, Çanakkale Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar Borsalar Birliği (TOBB) Ticaret Borsaları Konsey Üyesi Kaya Üzen, Çanakkale Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı A. Hakan Vural, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) İkinci Başkanı Rıza Epikmen, Çanakkale Belediyesi İl Genel Meclisi Üyesi Yavuz Mildon eşlik ediyor.  Dün sabah Batı Avustralya Tarım Bakanı Kim Chance ile görüşen Vali Kırlı, akşam saatlerinde de Türkiye'nin Sidney Başkonsolosu Nihat Erşen'in konuğu olmuştu. Vali Orhan Kırlı'yı dün Perth kentinde ağırlayan Batı Avustralya Tarım Bakanı Kim Chance, önceki hafta Çanakkale'yi ziyaret etmiş, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker ile görüştükten sonra Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) ile Batı Avustralya Eyaleti Tarım Bakanlığı arasında yapılan anlaşmanın imza törenine katılmıştı. Bugün Sidney'de turizm acentesi yetkilileriyle bir toplantı yapan Vali Kırlı ve beraberindeki heyet, programları gereği önce Canberra'ya daha sonra ise Melbourne kentine geçecek. Bu temaslar sırasında Avustralya'ya gelen heyette yer alan Çanakkale Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Ticaret Borsaları Konsey Üyesi Kaya Üzen'le tarımda işbirliği üzerine çalışan Kim Chance, Türkiye'ye teknoloji ve bilgi satışı konusunda girişim başlattı. Kaya Üzen de Türkiye'den Avustralya'ya başta zeytinyağı ve bal olmak üzere tarım ve gıda ürünleri ihracı üzerinde çalışmalara başladı. Vali Orhan Kırlı ile Avustralya Gazi İlişkileri Bakanı Bruce Billson, başkent Canberra'da yapılacak görüşmelerde Gelibolu'da düzenlenecek Anzak Günü törenleri için yapılan hazırlıkları gözden geçirecekler. Vali Orhan Kırlı, her yıl Gelibolu Yarımadası'nda Anzak Günü törenleri yapıldığını belirterek "Avustralyalılar ve Yeni Zelandalıların yaptıkları bir tören. Biz bu törenlere hükümetlerimizin talimatları çerçevesinde gerekli yardımları yapmaktayız. Ama benim esas geliş amacım bu değil. Türkiye'ye gelen Avustralyalı sayısının artırılması konusunda iki tarafın iradesi mevcuttur. Yani, hem Avustralya hem de Türkiye bu ziyaretlerin daha da sıklaştırılması ve Gelibolu ziyaretlerinin daha intizamlı ve daha yoğun yapılması konusunda isteklidir. Bu hal çareleri üzerinde konuşulacak" dedi. Çanakkale'de Avustralya Konsolosluğu kurulduğunu hatırlatan Kırlı, şöyle konuştu: "Bu konsolosun çalışmalarıyla bir delegasyon oluşturuldu. Bu delegasyonun içinde tarım işlerine bakan Ticaret Borsası başkanımız, ticaret işlerine bakan ÇAŞİAD başkanımız, İl Genel Meclisi Üyemiz ve en önemlisi de TÜRSAB ikinci başkanı buraya gelmiştir. Bizim amacımız her iki ülke arasında ilişkilerin derinleştirilmesidir. Çanakkale Valisi olarak buraya gelmemin nedeni Avustralya'nın Gelibolu'yla manevi bağı olmasıdır. Bu manevi bağlantının her iki ülke yararına bir unsur olmasını istiyoruz" Vali Kırlı beraberindeki heyetle tarımdan turizme kadar bir çok sektör için görüşmelerde bulunacaklarını belirtti. Bu arada gördüğü konukseverlikten dolayı Erşen çiftine övgüler yağdıran Vali Orhan Kırlı, Avustralya'da Türk basın mensuplarıyla bir arada olmaktan da mutluluk duyduğunu sözlerine ekledi. Başkonsolosluk konutunda verilen yemekte NSW RSL Türk Şubesi Başkanı Aytüner Akbaş da, Vali Orhan Kırlı'ya üzerinde Mustafa Kemal Atatürk'ün Çanakkale'de hayatını kaybeden Anzaklar'ın annelerine yönelik söylediği veciz sözlerin yer aldığı bir plaket armağan etti. Vali Kırlı'yı Avustralya'da görmekten duyduğu memnuniyeti ifade eden Akbaş, valiye başarılar diledi. Yemekte yapılan konuşmalarda da Türkiye ve Avustralya arasında yapılması ön görülen anlaşmalar ve her iki ülkenin dostluğu üzerinde duruldu. Vali Orhan Kırlı, Sidney Başkonsolosu Nihat Erşen'e, eşi İnciser Kırlı ise başkonsolosun eşi Berrin Erşen'e birer armağan sundu. Vali Orhan Kırlı ve beraberindekiler, pazar günü Melbourne'dan Türkiye'ye dönmek üzere yola çıkacaklar.

ÇİNLİ TURİSTİN DENİZ MERAKI

Küresel ısınmayla birlikte hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, sahil bölgelerinde bulunanların da Ocak ayı içerisinde denize girmelerine sebep oldu. Çin'den Türkiye'ye gelerek İstanbul Üniversitesi'nde öğrenim görmeye başlayan Ge Ang (22), turist olarak Efes ve Troia Antik Kenti bölgesini gezdi. Daha sonra Çanakkale il merkezine gelen Ge Ang, havanın sıcak olmasıyla birlikte kendini sahil bölgesinde boğazın serin sularına attı. Kordon boyunda Gümrük İskelesi'nin bulunduğu bölgeye sabah erken saatlerde gelen Çinli öğrenci Ge Ang, vatandaşların şaşkın bakışları arasında soyunduktan sonra mayosuyla kendini boğazın serin sularına bıraktı. Yaklaşık 15 dakika denizde yüzen Ge Ang, İstanbul Üniversitesi'nde öğrenim gördüğünü belirterek, "Efes ve Troia antik kentlerini gezdikten sonra Çanakkale'ye geldim. Havanın da güzel olmasını fırsat bilip denize girdim. Denizi çok seviyorum. Deniz o kadar da soğuk değil" dedi. Bu arada, sahilden Çinli turisti denizin içinde yüzerken gören Çanakkaleliler ise Ocak ayı içerisinde denize gireni ilk kez gördüklerini ifade ederek, "Büyük cesaret işi. Sabah sahilde gezerken Çinli turistin denizde yüzdüğünü görünce oldukça şaşırdık" diye konuştu. Yaklaşık 15 dakika denizde yüzen Çinli turist daha sonra giyinerek bölgeden ayrıldı.

621 YILLIK TARİHİ CAMİ RESTORE EDİLDİ

Çanakkale'nin Gelibolu İlçesi'nde bulunan 621 yıllık Gazi Süleyman Paşa Camii, restore edilerek ibadete açıldı.7 ay evvel Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından ihalesi yapılarak tadilatına başlanan Gazi Süleyman Paşa Camii, önceki gün kılınan cuma namazıyla ibadete açıldı. Namaz sonrası camiye gelen vatandaşlar, 7 ay sonra tarihi camide tekrar ibadet yapmanın sevincini yaşadı. İlçe Müftüsü Ahmet Bilgi, ''Şu an camimiz tam olarak teslim alınmadı. Ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne yaptığımız müracaat sonrası anahtarlar müteahhitler tarafından cami görevlilerine teslim edildi'' dedi. Bilgi, camide ufak çalışmaların devam ettiğini, komple teslimatın ise Vakıflar Genel Müdürlüğü'nden gelecek teknik ekibin inlemesinden sonra yapılacağını açıkladı.

GÖKÇEADA'YA GÜMRÜK KAPISI İSTENİYOR

Gökçeada Belediye Başkanı Halil Rüştü Akgün gümrük kapısı açılması halinde adanın Laleli gibi bavul ticareti merkezi haline döneceğini söyledi.Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Gökçeada Belediye Başkanı Halil Rüştü Gökçeada'ya gümrük kapısı açılması için çalışmaların bütün hızıyla sürdüğünü belirterek, "Adaya gümrük kapısının açılması 2 önemli fayda sağlayacak. Birincisi Gökçeada'ya gelecek turist sayısında önemli bir artış olacak. Dolayısı ile adaya girecek sıcak para artış gösterecek. İkincisi ise özellikle Yunanistan ile Türkiye arasında ürünlerin hemen hemen tamamında ciddi miktarda bir kur farkı var. Tabii akaryakıt hariç. Bu sebeple özellikle Yunanistan'ın Limni ve Semadirek adalarında yaşayan Rum vatandaşlar orada aldıkları ürünün değeri ile Türkiye'de Gökçeada'da iki kat ürün alabiliyorlar. Hatta bazı ürünlerden üç kat alabiliyorlar. Böylece ekonomik olarak da bu gümrük kapısının açılması pazar haline gelecek. Nasıl Laleli Rusya'nın bir bavul pazarı haline gelmişse, Gökçeada'da Limni ve Semadirek adalarının ciddi anlamda bir bavul pazarı haline gelecek. Buda Çanakkale ekonomisi için açılım noktası olur. Bu nedenle biz Gökçeada'da mal ve gümrük kapısı açılmasını istiyoruz. Gökçeada'da gümrük var zaten. Ama bu gümrüğün faal hale getirilmesini ve sınır kapısı açılmasını istiyoruz. Bu konuda girişimlerimizi yaptık. İlgili ve yetkili makamlar tarafından incelemeler devam ediyor. Temennimiz bunun en kısa sürede açılması. Bunun Gökçeada'nın ekonomik ve sosyal yapısına çok ciddi anlamda katkısının olacağına inanıyoruz. Gümrük kapısının açılmasının sadece Gökçeada'ya katkısı olmanın da dışında, Çanakkale ekonomi içinde ciddi bir açılım olduğuna inanıyoruz. Bu konuda Çanakkale'nin bütün sivil toplum örgütlerinden ve yetkili kurumlarında da destek bekliyoruz" dedi.

ÇANAKKALE’DE ARKEOLOJİ BULUŞMASI
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen "28. Uluslararası Kazı Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu" Çanakkale'de başladı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Terzioğlu Kampüsü Troya Kültür Merkezi'nde düzenlenen sempozyumun açış konuşmasını yapan Bilim Kurulu Başkanı Kutlu Emre, tarihi özelliğiyle önem taşıyan Çanakkale'de yapılan sempozyumun önemine değinerek, "Kazı ve araştırmaların sonuçlarının duyurulmasının yalnızca bu tür sempozyumlardaki sunumlarla yeterli olmayacağı bir gerçektir. Genel müdürlüğümüzce kazı sonuçlarıyla ilgili bilimsel yayınların en kısa zamanda bilim alemine sunulması temin edilmelidir" dedi. ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Aydın, üniversite olarak önemli bir sempozyuma ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Çanakkale'mizde arkeolojinin gelişmesi, bu konuda bilimsel araştırmaların yapılması, bunların yayına dönüştürülmesi, sergilenmesi ve herkesle paylaşılması için üniversite olarak ne gerekiyorsa onu yapmaya çalışıyoruz" diye konuştu. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Orhan Düzgün ise, bu tür sempozyumların sadece bilimsel yönü değil, aynı zamanda çeşitli meslek gruplarını bir araya getirerek dostlukları pekiştiren sosyal bir etkinlik olma özelliği taşıdığını ifade etti. Düzgün, "2005 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla 63 Türk, 37 yabancı kazısı, 30 müze kazısı, eski eser ve müze kaçakçılığının önlenmesi amacıyla da acil müdahale gerektiren 85 kurtarma kazısı gerçekleştirilmiştir. Bunların yanı sıra karayolu ve baraj etkileşim alanlarında yer alan 23 alanda acil kurtarma kazısı ve 4 alanda da yüzey araştırması yapılmıştır. Yine 2005 yılında ülkemizde 665 Türk, 31 yabancı bilim adamı tarafından yüzey araştırması gerçekleştirilmiştir. Böylece 2005 yılında 238 adet kazı, 101 adet yüzey araştırması olmak üzere toplam 339 adet bilimsel araştırma gerçekleştirilmiş, 2004 yılına göre yüzde 14 oranında bir artış göstermiştir. 2006 yılı için bakanlığımıza yapılan başvurulardan bu sayının gittikçe artacağı beklenmektedir" şeklinde bilgi verdi. Arkeolojik kazılarla ortaya çıkan bulgular ışığında varılan bilimsel sonuçlar kadar açığa çıkarılan kültür varlıklarının onarılarak gelecek kuşaklara aktarılmasının da önemli bir görev olduğuna dikkat çeken Düzgün, şunları söyledi: "Arkeolojik kazılarda ve kazı alanlarında yapılacak restorasyon, konservasyon proje ve uygulamalarında uyulacak olan usul ve esaslar ile kazı alanlarında yapılacak kazı, restorasyon konservasyon ve çevre düzenleme uygulamalarının denetlenmesine yönelik usul ve esaslara ilişkin 2 yönerge yürürlülüğe girmiştir. Koruma sürecinin tespit, tescil ve planlama olarak tanımlanabilecek olan aşamalarının ilk ve en önemli bölümü korunacak değerlerin doğru tanımlanması, tespiti ve belgelenmesidir. Hızla bozulan, vasıf değiştiren ve yok olan korunması gereken çevre ve onu oluşturan kültürel ve doğal varlıklar hakkında derlenen her türlü bilgi bu yönüyle belgesel bir değer taşımaktadır. Ülkemizin kültür envanterinin hızla tamamlanabilmesi için değerli bilim adamlarımızdan, özellikle yüzey araştırmaları kapsamında çalışma bölgelerindeki kültürel değerleri tespit ederek bu belgelerin bize ulaştırılmasını beklediğimizi belirtmek isterim." Yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılan Anadolu eserlerinin iadesinin, uluslararası işbirliği anlayışı ve hukuk kuralları göz önünde bulundurularak ele alındığını anlatan Düzgün, "İnsanlık tarihi açısından büyük önem taşıyan eserlerin ait oldukları ülke topraklarında bulundurulması gerektiği konusunda yerli ve yabancı bilim adamlarımızın bizlerle birlikte olduğuna ve bizleri destekleyeceğine inanıyorum" dedi. 2 Haziran tarihine kadar devam edecek olan sempozyumda hafta boyunca 4 salonda kazılara ait 129, yüzey araştırmalarına ait 84, arkeometri çalışmalarına ait 30 ve müze araştırmalarına ait de 31 olmak üzere toplam 274 tebliğ sunulacak. Ayrıca 30 Mayıs'ta Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç yabancı kazı başkanlarıyla bir toplantı yapacak.

ÇANAKKALE'DE MEVLANA SEMPOZYUMU

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen ''Düşünce ve Sanatta Mevlana'' konulu uluslararası sempozyum, ÇOMÜ Terzioğlu Kampusü Troia Kültür Merkezi'nde başladı. Sempozyumun açılışında bir konuşma yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürü Celil Güngör, Mevlana'nın dünyayla paylaşabilecek en büyük değerlerden birisi olduğunu belirterek, "Mevlana'nın eserleri, Mesnevisi başta olmak üzere insanlık ansiklopedisidir. Biz, bu değerleri insanlıkla paylaşabildiğimiz ölçüde, önemli bir toplum olma yolunda mesafe kaydedebileceğiz. 2007 yılı UNESCO tarafından 'Mevlana' yılı ilan edildi. Bizler bu yılda Mevlana ile ilgili yeni şeyler söyleyebilmeliyiz. Çünkü Mevlana, hep yeni bir şey söyleyebilmenin sancısını çekmiş ve hiç kendisini tekrar etmemiştir" dedi. ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Aydın ise, "Her millet yetiştirmiş olduğu düşünürlerine, bilim ve sanat insanlarına sahip çıkmak, onlarla ilgili araştırmalar yapmak, onların eserlerini ve hizmetlerini anmak, genç kuşaklara anlatmak ve aktarmak durumundadır. Bunu yapan toplumlar, daha çok düşünür, daha çok araştırmacı ve daha çok sanatkar yetiştirmişlerdir. Bu, toplumu yücelten değerlere, kısaca tarihe sahip çıkmak demektir. Mevlana Celaleddin, milletimizin yetiştirdiği ve artık bütün dünyaya mal olmuş ender düşünürlerden biridir. Çünkü o, bütün farklılıkları bir kenara bırakarak, insana sırf insan olduğu için değer vermiş, insanların barış içinde yaşayabilmeleri için evrensel bir anlayış ve hoşgörü çığırı açmıştır. Mevlana'nın 700. doğum yıldönümü olan ve UNESCO tarafından da Mevlana yılı olarak kabul edilip ilan edilen 2007 yılı arifesinde, ÇOMÜ İlahiyat Fakültesi tarafından bu sempozyumun barış kenti Çanakkale'de düzenlenmiş olmasından büyük bir mutluluk ve gurur duyuyoruz. Fakültemiz bu çalışmasıyla pek çok kurum ve kuruluşa örnek olacak bir etkinlik gerçekleştirmiş olmaktadır" diye konuştu. 4 gün sürecek olan sempozyumda çeşitli bildiriler sunulacak.

ÇANAKKALE KAZILARA HAZIRLANIYOR

Tarihi ve turistik açıdan önemli bir yerleşim yeri olan Çanakkale'de, antik kazı çalışmalarına haziran ayında başlanacağı bildirildi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan yetkililer, ilk kazının haziran ayı sonunda Troia Antik Kenti'nde başlayacağını belirterek, "Bunun dışında Gülpınar Apollon Smintheus Tapınağı ve çevresi, Assos Antik Kenti, Alexandrea-Troas, Gökçeada Bademli Höyüğü ve Biga Kemer Praion Antik Kenti'nde de kazı yapılacak. Buralardaki kazılar, görevli ekipler tarafından haziran ile ağustos aylarında belirli dönemlerle yapılacak. Çalışmalar eylül ayı sonlarına kadar devam edecek" dedi.       

ÇANAKKALE'NİN TARİHİ DEĞERLERİNİ SAÇLARA İŞLEDİLER... 

Erkek berberliği ve kuaförlük beceri yarışmasında gösteri yapan Çanakkaleli kuaförler, birbirinden ilginç saç modelleri ile herkesi hayretler içerisinde bıraktı. Çanakkale'nin tanınmış ünlü kuaförlerinden Tamer Albayrak, Yaşar Abat, Dilek Tektaş, İpek Abat ve Orçun Sonat, uzun süren uğraşlar sonunda yaptıkları birbirinden ilginç saç modellerini tanıttı. Çanakkale'nin tarihi ve turistik açıdan önemli bir yerleşim birimi olduğunu belirten kuaförler, "Çanakkale'nin tarihi değerlerini saçlara da yansıtmak istedik. Bunun için tarihi Çimenlik Kalesi'ni, Truva Atı'nı, Nusret Mayın Gemisi'ni ve Şehitler Abidesi'ni bayanların saçlarında sergilemek istedik. Bunu da başardığımız için çok mutluyuz" dedi. Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi'ndeki saç şovunda Tamer Albayrak "Çimenlik Kalesi'ni", Yaşan Abat "Nusret Mayın Gemisi'ni", Dilek Tektaş "Şehitler Abidesi'ni", Orçun Sonat "Truva Atı'nı" ve İpek Abat da değişik bir gelin başı figürünü yaptı. Saç şovu 10. Yıl Marşı ile sona ererken, seyirciler kuaförleri ayakta alkışladı.

5 YILDA 5 YENİ YILDIZ KEŞFEDİLDİ

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Astrofizik Araştırma Merkezi ve Ulupınar Gözlemevi Müdürü Prof. Dr. Osman Demircan, 5 yıl önce kurulan gözlemevinin birçok ilke imza attığını söyledi. Prof. Dr. Osman Demircan, 2001 yılında kurulan gözlemevinin önemine işaret ederek, "5 yıl önce kurulan gözlemevimizde kuruluş yıldönümü sebebiyle bir değerlendirme toplantısı düzenledik. Yaptığımız toplantıya burada görev yapan 30 elemanımızdan 22'si katıldı. Yapılan toplantıda geçen bir yılı içerisinde yapılanlar ve yapmak isteyip de yapamadığımız projeler hakkında özeleştiriler yapıldı. Gözlemevimizi kurulalı 5 yıl olmasına rağmen bu süre içinde birçok başarıya da imza attı. 5 yıl içerisinde 5 yeni yıldız keşfettik. Ayrıca bu dönem içinde her yıl 20'ye yakın uluslararası yayın ilgili yerlerde yayınlatma fırsatı bulduk. Gelecek yılki kuruluş yıldönümümüzde ise uluslararası bir bilimsel toplantı yapmayı planlıyoruz. 100'e yakın yerli ve yabancı bilim adamını davet edeceğiz" dedi. Gözlemevinin bazı eksiklikleri olduğunu belirten Demircan, "En büyük sorunumuz ise gözlemevimizin altyapısının yetersizliği, laboratuvar ile hizmet binasının yetersizliği. Çatısı akan binamızda hizmet vermekte güçlük çekiyoruz. Ayrıca bir teleskopumuzun detektörlerinden birisi bozuldu. Bu sebeple teleskopumuzu maalesef kullanamıyoruz. Bunun da en kısa sürede tamir edilmesi şart" diye konuştu.    

"GEZELİM GÖRELİM" EKİBİ KÜÇÜKKUYU'DA...
Nuray Yılmaz'ın yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendiği TRT'nin sevilen programı "Gezelim Görelim" ekibi, Küçükkuyu'da çekimlere başladı. 4 kişilik ekiple Küçükkuyu'nun tabii ve turistik güzelliklerini, yemeklerini, zeytin yağını ve butik otellerini tanıtacak olan program toplam 30 dakika sürecek. Yeni yayın döneminde yayınlanması beklenen programda şelale, Başdeğirmen köprüsü, Yeşilyurt ve Adatepe köyleri ile Küçükkuyu geniş şekilde tanıtılacak. Belediye Başkanı Yusuf Aksoy, davetlerini dikkate alıp Küçükkuyu'ya gelen program ekibine teşekkür ederek, "İzlenme rekoru kıran bu program sayesinde beldemizin adını herkes duyacak" dedi. Çekimleri başından sonuna kadar izleyen Kültür Sanat ve Turizm Derneği Başkanı Medine Aksoy ise, "Bu tür şeyler Küçükkuyu için hayal gibi geliyordu. TRT yöneticilerine ve program sunucusu Nuray Yılmaz'a ilgilerinden dolayı teşekkür ederim" diye konuştu.

"3. LİSANSÜSTÜ TURİZM ÖĞRENCİLERİ KONGRESİ" ÇANAKKALE'DE BAŞLADI

Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Nazmi Kozak, tez hırsızlığının önlenmesi için zaman aşımının kaldırılmasını istedi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ile Anatolia: Turizm Araştırmaları Dergisi'nin işbirliğiyle düzenlenen "3. Lisansüstü Turizm Öğrencileri Kongresi" Çanakkale'de başladı. Kolin Otel'de düzenlenen kongrenin açılış konuşmasını yapan Anatolia: Turizm Araştırmaları Dergisi'nin Yardımcı Editörü Metin Kozak, bu tür kongrelerle Türkiye dışında Avrupa ve Orta Asya gibi ülkelerdeki diğer turizm öğrencilerinin biraraya getirildiğini belirterek, "Bu yıl düzenlenen toplantıya ilginin biraz az olması bizleri üzdü. Bunun en önemli sebebi kuş gribi. Kuş gribi sadece turizmi değil, bu tür bilimsel etkinlikleri de etkiledi" dedi. Kozak, bu tür bilimsel kongrelere son anda bildiri gönderilmemesini istedi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Gökçeada M.Y.O. Müdürü Rıdvan Yurtseven ise, ülkelerin ulusal alanda marka ve imajlarının belirlenmesinde turizmin önemli bir rol oynadığını, bu tür kongrelerle turizm konusunda önemli bilgilerin paylaşıldığını dile getirdi. Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Nazmi Kozak da, "Bu tür kongrelerin önemi büyük. Ancak burada bazı konuların üzerinde durmamız gerekiyor. Özellikle tez hazırlama konularında son yıllarda bazı sıkıntıların olabileceği kanaatindeyim. Doğrudan doktora programı konusunda bazı sorunların çıkabileceğini düşünüyorum. Taşralardaki üniversitelerde çok kişinin doğrudan doktora programı adı altında yapacakları bu çalışmalarda büyük sıkıntılar çıkabilecek. Türkiye'de 17 tane yüksek lisans ve 6 tanede doktora programı var. Bunların açılması tabiki iyi. Ancak alt yapısı olmadan bunların açılması ne kadar doğru, onu kendimize sormamız lazım" diye konuştu. Bazı öğrencilerin intihal (aşırma) yaparak başkalarının tezlerini kendi tezleri gibi gösterdiklerine dikkat çeken Nazmi Kozak, şunları söyledi: "Bilimsel intihal büyük bir suçtur. Lisansüstü tezlerde de bu böyle. Bu konuda da çalışmalar var. Bizler intihalle hazırlanan tezlerle ilgili tespit süresindeki zaman aşımı adı verilen sürenin kaldırılmasından yanayız. Yani 2 yıl sonra eğer bu kişinin tezi aşırma çıkarsa, zaman aşımı olduğu için ona ceza verilemiyor. Bunun en az 50 ile 100 yıl olması lazım. İntihalde zaman aşımı olamaz. Herkes emek harcayarak tezini hazırlamak zorunda." Kozak, akademik dergilerin son yıllarda şekil değiştirdiğini belirterek, Türkiye'de bin 200'e yakın dergi olduğunu, birtakım çevreler tarafından bunların suiistimal edildiğini, bazı öğretim görevlilerinin hakemli dergiler tarafından bu tür kongrelere çağırılmaları halinde kendilerine kaç puan verileceğini sorduğunu anlattı. ÇOÜM Rektörü Prof. Dr. Ramazan Aydın ise, turizm konusunda yapılan kongrenin büyük faydasının olacağını belirterek, "Uluslararası düzeyde başarılı olabilmek için mutlaka hazırlanan bilimsel eserlerin İngilizce olarak yapılması gerekir. Bunları her bilim adamanın okumasını sağlamak lazım. Ayrıca bu yazıların ciddi ve kaliteli olması lazım. Aksi halde bu yazılarınız okunmaz" dedi. 27 oturumda 33'ü yurtdışından, 60'ı da ülke içinden olmak üzere toplam 93 bildirinin sunulacağı kongreye ABD, İsrail, Güney Afrika, İngiltere, Malezya, İran, Polonya, Nijerya ve Portekiz gibi ülkelerden de öğrenciler katılıyor. Kongre 28 Mayıs tarihinde sona erecek.

GELİBOLU YARIMADASINA 3 YILDA 30 TRİLYON LİRA HARCANDI

Tarihi ve turistik açıdan önemli bir yerleşim birimi olan Çanakkale’de, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkında yapılan yeniden düzenleme çalışmalarına 3 yılda 30 trilyon lira harcandığı açıklandı. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Ak Parti Milletvekili Mehmet Daniş Çanakkale’de  tarihi, kültürel ve turistlik eserlere sahip çıkıldığını belirterek, “Çanakkale, yaklaşık 5000 yıllık geçmişi ile büyülü tarihi mekânları bünyesinde barındıran, coğrafi konumu itibariyle kilit bölgede yer alan önemli bir ekonomi kültür, tarih ve turizm şehridir. Taşıdığı önem dikkate alındığında Çanakkale'nin mevcut potansiyeli ve imkânlarının daha verimli hale getirilmesi çok önem arz etmektedir. Bu çalışmaların en önemlilerinden Gelibolu Tarihi Milli Parkı'nın ihyası ve imarı için Başbakanımızın özel talimatıyla bir komisyon kurulmuş ve toplam tutarı 100 milyon dolar olan proje için 3 yıllık süre içinde 30 trilyon liraya yaklaşan miktarda yatırım yapılmıştır. Bu projelerden bazılarına sponsorların desteği sağlanmıştır. Gelibolu'da 28 gerçek şehitlik yeri tespit edilmiş ve bunlardan 3'ü tamamlanmıştır. Geri kalanlar da yakın bir tarihte bitirilecektir” dedi.

YARIMADADA AĞLATAN TÖREN

İstanbul Üniversitesi (İÜ) ile İstanbul Lisesi öğrencileri, Çanakkale Savaşı'nda şehit düşen Darülfünun öğrencilerini Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda düzenlenen törende anarken gözyaşlarına hakim olamadılar. İstanbul'dan otobüslerle Kabatepe Tanıtma Merkezi'ne öğretmenleriyle birlikte gelen yaklaşık 800 üniversitesi ve lise öğrencisi, ilk olarak burada düzenlenen törene katıldılar. Törende bir konuşma yapan İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroşirurji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz Kuday, geçtiğimiz yıllarda "Şehit Tıbbiyelileri Anma Günü" adıyla düzenledikleri etkinliğin adını bu yıl "Şehit Darülfünun Öğrencilerini Anma Günü" olarak değiştirdiklerini belirterek, "Yaptığımız araştırmalarda burada şehit olanların hepsi tıbbiyeli olmadığını tespit ettik. Burada Darülfünun'un diğer öğrencileri de vardı. Haksızlık yapmak istemedik. Etkinliğin adını genelleştirmek için değiştirdik. Çünkü anma törenlerine katılan öğrencilerin hepsi tıbbiyeli değil. İstanbul Üniversitesi'nin diğer bölümlerinden de öğrenciler var. Her yıl buraya Avustralya ve Yeni Zelanda'dan binlerce kişi gelip, 25 Nisanda Şafak Ayini törenine katılarak atalarını anıyor. Hiçbir zaman onlarla bu topraklarda eşit değiliz. Onlar istilacıydı, biz vatanını müdafaa eden kişilerdik. Burada bir nevi Şafak Ayini'ne alternatif bir tören düzenliyoruz. Çünkü bu bizim hakkımız. Bunu bu şekilde sürdürmeye de devam edeceğiz" dedi. Yapılan konuşmalardan sonra İstanbul Üniversitesi Konservatuarı tarafından kahramanlık türküleri söylendi. Türkülere eşlik eden öğrenciler de yanlarında bulunan Türk bayraklarını açarak bu ana ortak oldular. Zaman zaman duygusal anların yaşandığı etkinliğe katılanlar daha sonra gece 03.30'da Kanlısırt mevkiinde düzenlenen törene katıldılar. Bu arada gece 57. Alay şehitliğini de ziyaret eden öğrenciler dünyanın en yaşlı gazisi unvanını da elinde bulunduran ve 1998 yılında hayatını kaybeden Çanakkale savaşı gazisi Hüseyin Kaçmaz'ın oğlu Turgut Kaçmaz'ın babası ile anlattığı anılar karşısında gözyaşlarına hakim olamadılar. 57. Alay şehitliğinde uzun süre gözyaşı döken öğrenciler, Mehmetçiklerin savaş sırasında yaşadıkları zorlukları öğrenince oldukça hüzünlendiler

TURİZME TRAMVAY KATKISI

Belediye,turizm kenti Çanakkale'de yalı caddesini 1 yıl içinde trafiğe kapatarak, bölgede tramvay sistemini uygulama kararı aldı.Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, turizm kenti Çanakkale’de vatandaşların sahil kesimi ile yalı caddesinde rahatça gezinti yapmalarına fırsat vermek için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini belirterek, “Çarşı caddesinde cephe iyileştirme çalışmaları ile Aynalı çarşının restorasyon çalışmaları sürüyor. Bunlar 1 yıl içerisinde tamamlanacak. Bunun ardından da Çanakkale'nin en çok ziyaret edilen alanlarından birisi olan sahil kesimi ile Yalı caddesini trafiğe kapatacağız. Burada da bir ring hattı oluşturarak kentte yaşayanları ve ziyaretçileri kent içindeki tarihi yerleri daha rahat gezebilmesini sağlayacak lastikli küçük tramvayları devreye sokacağız. Bu kenti daha cazip hale getirebilmek için bazı düzenlemeler yapmamız gerekiyor. Yalı caddesi ile sahil kesiminde ring sisteminin oluşturulmasının ardından bu bölge çok daha güzel bir görünüme kavuşacak” dedi.

UÇAK SEFERLERİ BAŞLIYOR

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası'nın (ÇTSO), Çanakkale Havaalanı'nın yeniden uçuşlara açılması için başlattığı çalışmalar olumlu sonuç verdi. ÇTSO Yönetim Kurulu üyesi Hayrettin Dereli, uzun süren görüşmeler sonunda atıl durumda bulunan Çanakkale Havaalanı'nda uçuşların başlayacağını belirterek, "Bu konuda merkezi Antalya'da bulunan Jolly Jet firmasının yetkilisi pilot C. Kemal Demirkanlı ile aylar süren görüşmelerimizi tamamladık. Kendileri havaalanının yangın kategorisinin 4'den 7'ye çıkarılmanı talep etmişti. Milletvekilimiz Mehmet Daniş'in çabalarıyla Çanakkale Havaalanı'nın yangın kategorisi 4'den 7'ye çıkarılarak havaalanına 800 bin YTL harcama yapılarak 2 adet itfaiye aracı alındı. Bu ay sonunda başlaması planlanan haftanın 7 günü düzenli uçak seferleri, sabah Çanakkale-İstanbul-Çanakkale, öğlen Çanakkale-Ankara-Çanakkale ve akşam da Çanakkale-Antalya-Çanakkale arasında olacak. 108 kişilik 'Fokker F-100' jet uçağıyla yapılacak seferlerin fiyatları hayli düşük olacak. Buna göre Çanakkale-İstanbul-Çanakkale arasındaki tek yön bilet fiyatı 55 ile 65 YTL, Çanakkale-Ankara-Çanakkale arasındaki bilet fiyatı 65 ile 75 YTL ve Çanakkale-Antalya-Çanakkale arasındaki bilet fiyatları da 70 ile 85 YTL arasında olacak" dedi. İlgili firma uçuşlarla ilgili önceden toplu bilet alınmasını istediğini anlatan Dereli, "Bu parayı bir fonda toplamamızı ve her uçuş sonunda kendi ücretlerinin buradan verilmesini talep ediyor. Yani işadamları olarak bizler üzerimize düşen görevi yapmalıyız. Örneğin yıllık 52 uçuşluk biletimizi alıp, bunu isteğimiz zaman kullanarak buna destek verebiliriz. Çanakkaleliler olarak buna sahip çıkarak haftanın 7 günü uçuşları yapabiliriz" diye konuştu. Bu arada, Jolly Jet firmasının, uçuşların ardından Çanakkale'de bir uçuş okulu kurmayı düşündüğünü bildiren ÇTSO Yönetim Kurulu üyesi Hayrettin Dereli, "Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ile birlikte bu konuyu değerlendirmeyi planlıyorlar. Çanakkale'de bir uçuş okulu ve buna bağlı olarak pilot okulu açmak için çalışmalar başlatılacak" dedi.

ASSOS'DA YOGA TURİZMİ

Özel bir turizm firmasınca hazırlanan paket tur kapsamında, iş yoğunluğundan ve şehir hayatından sıkılanlar, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Assos Antik Kenti'nde yoga yaparak stresten kurtuluyorlar. Yoga turizmi ile ilgili açıklamalarda bulunan Turizm şirketinin müdürü Murat Ayar, İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşayan ve yoğun iş temposu içinde olanların, kısa bir süre de olsa farklı bir etkinliğe katılarak, stresten uzaklaşmak istediklerini ifade ederek, “Bizlerde bunu düşünerek tarihi ve doğasıyla ön plana çıkan yerlere yoga turları düzenlemeye başladık. Bu kapsamda Çanakkale ve çevresin yoga turizmi için çok uygun bir bölge. Bu sebeple bölgeye 2 haftada bir tur düzenlemeye başladık. Hizmet vermeye başladığımız ilk günden itibaren yoga turları büyük ilgi görüyor. 20 kişilik gruplar halinde düzenlediğimiz turlara özellikle iş stresinden bunalan doktorlar, bankacılar, sigortacılar, sürekli seyahat etmek zorunda olan işadamları ve borsacılar katılıyor. Yoga eğitimimiz Prof. Dr. Akif Manaf tarafından veriliyor. Her seans 1,5 saat sürüyor ve günde bir kez yapılıyor.'' dedi

KALE GRUBUNDAN MÜJDE

Kale Grubu, Çanakkale'de Troia Müzesi oluşturmak için çalışmalara başladı. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Kale Grubu Şirketleri İcra Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay, şirket olarak 2007 yılında  grubun 50'nci yılını kutlayacaklarını ifade ederek, “Bu önemli yılda Troia ile ilgili projelerimiz var. Öncelikle Çanakkale’de Troia Müzesi oluşturmak için girişimlerde bulunuyoruz. En büyük hedefimiz ise 80 ülkeye yayılmış Troia eserlerini bir arada toplayıp bunları Çanakkale’de sergilenmek istiyoruz. Son olarak Almanya'daki Tübingen Üniversitesi ile bir görüşme yaptık. Bir süre önce hayatını kaybeden Troia kentinde kazı çalışmalara 15 yıl başkanlık yapan Alman Arkeolog Prof. Dr. Manfred Korfmann'ın Çanakkale'ye bağışladığı 70 bine yakın kitabı bir kütüphane çatısı altında toplayacağız. Bizler Troia’da kalıcı bir eser bırakmak istiyoruz. Müzenin mimarisiyle ilgili olarak çağrılı bir yarışma düzenlemekten yanayız” dedi. Bu arada Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç da Kale Şirketleri Grubu ile Troia müzesinin Proje yarışmasına sponsorluk görüşmelerinin devam ettiğini belirterek, “Kale Grubunun değerli Yöneticileri Sayın İbrahim Bodur ve Sayın Zeynep Bodur, Proje’nin uluslararası bir yarışma sonucunda ortaya çıkması görüşündeler. Bakanlığımızın da görüşleri aynı doğrultuda. Şimdi Dünyanın çeşitli ülkelerinde en önemli müzelerin mimarları ile görüşmelerimiz sürüyor. Troia Anadolu’nun kendisidir. Tüm Dünyaya Anadolu’nun eserlerine ne kadar büyük önem verdiğini Troia’ya yakışır bir müze yaparak göstereceğiz.. Bilbao’daki  ve Dubai’deki müzeleri inceliyoruz. Bir takım hukuki düzenlemelerde yapılması gerekiyor. Müze yapıldıktan sonra Dünyanın çeşitli merkezlerinde bulunan Troia hazinelerinin de dönüşümlü olarak bu müzede sergilenmesini talep edebiliriz. Bunları da yapabiliriz. Ayrıca müze Çanakkale’nin turizminin gelişmesine de büyük katkı sağlayacak” dedi.