|
NAMAZGAH TABYALARI GERÇEK KİMLİĞİNE
KAVUŞUYOR
Çanakkale'nin Eceabat
İlçesi'ne bağlı Kilitbahir köyü girişinde
1840'lı yıllarda yapılan tarihi Namazgah
tabyalarının restorasyonunda sona
yaklaşıldı. Konu ile ilgili açıklamalarda
bulunan Delta İnşaat Danışmanlık Ltd. Şti.
Koordinatörü emekli Anıtlar Kurulu Müdürü
Arkeolog Ömer Yörükoğlu, 1840'lı yıllarda
Osmanlı döneminde yapılan tarihi Namazgah
tabyalarının restorasyonunun yüzde 90'lık
kısmının tamamlandığını belirterek, "Bugün
itibarıyla çalışmalarımızda 400 günü geride
bıraktık. Namazgah tabyalarında toplam 26
tane tabya bulunuyor. Bunların bir tanesini
geçtiğimiz yıl tamamlayarak ziyarete
açmıştık. Geri kalan 25 tanesinin de
restorasyon çalışmaları hemen başlatılmıştı.
Bizler bu yerin restorasyonunda ilk yıl
arazi temizliği yaparak bu yerin
projelendirilmesi sağladık. 2 yılda da gece
gündüz ve bayram demeden çalışmalarımıza
devam ederek bu tabyaları gerçek kimliğine
kavuşturmaya çalıştık. 80 dekarlık bir alan
üzerindeki bu yerde ilk etapta su
basmalarını önlemek için drenaj kanallarını
yaptık. Ardından da 1840'lı yıllarda yapılan
ve o zamandan bu yana kullanılmadığı için
içleri dolan tarihi su kanallarını
temizleyip yeni yaptığımız kanalları bunlara
bağladık. Birisi 200, diğerleri de 160 ve 80
metre uzunluklarındaki tarihi su
kanallarının içinden ve sahil kesiminden
yaklaşık 2300 kamyon pislik ile toprak
çıkararak buralarını işler hale getirdik"
dedi. Öte yandan, Kilitbahir kalesi önünden
başlayan ve zargana plajı önüne kadarki
yolun buradan kaldırılması için çalışmaların
devam ettiğini anlatan Yörükoğlu, "Bu yolun
kaldırılması için gerekli çalışmalar
tamamlandı. Ancak bu konuda alternatif bir
yol güzergahı ile çalışmalar yapılması
gerekiyor. Yolun kaldırılmasının ardından bu
bölge buraya dahil edilecek. Tabyalardaki
çalışmalarımızı ise Haziran ayına kadar
tamamlamayı planlıyoruz" dedi.
BİLGİ MERKEZİ 9 ŞUBAT'TA
AÇILACAK
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ)
Terzioğlu Kampüsünde yapımı tamamlanan
"Bilgi Merkezi" nin resmi açılışı 9 Şubat
tarihinde yapılacak.Konu ile ilgili
açıklamalarda bulunan ÇOMÜ yetkilileri,
Rektör Prof. Dr. Ramazan Aydın ve ODTÜ
Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut'un da
katılacağı üniversite bünyesinde kurulan
bilgi merkezi (Kütüphane) ve akıllı sınıfın
açılışının 9 Şubat 2007 Cuma günü
gerçekleştirileceğini belirterek, "Terzioğlu
Kampüsü'nde 5 bin metrekarelik alan üzerine
1999 yılında inşa edilmeye başlanan "Bilgi
Merkezi" nin resmi açılışını 9 Şubat
tarihinde yapacağız. Saat 09.30'da bilgi
merkezinin açılışının ardından 10.00'da ise
akıllı sınıfın açılışını yapacağız. Müzik
dinletisinden sonra ise saat 11.00 ile 18.00
arasında akıllı sınıftan AB bilgilendirme
konferansı yapılacak. ODTÜ'den Prof. Dr.
Fatoş Tarman Vural tarafından verilecek
"Türkiye ve Avrupa Araştırma Alanlarının
Entegrasyonu" konulu konferansın yanı sıra
yine ODTÜ'den Öğr.Gör.Ayfer Toppare "Çerçeve
Programı'nda Türkiye İçin Yeni Fırsatlar" ve
ODTÜ'den Prof. Dr. Rayit Turan "Çerçeve
Programı Kapsamında Deneyimler" konularında
bilgiler verecekler. Bununla birlikte Bilgi
Merkezi giriş katında yer alacak ve bütün
gün boyunca açık kalacak "Bilim Deneyleri ve
Bilim Sergisi" de düzenlenecek. Bu kapsamda
sanal akvaryum, mikroskop altında
bakteriler, teleskopla güneş ve Kilitbahir
gözlemi, araştırma projeleri, fen bilimleri
enstitüsü ve sosyal bilimler enstitüsü
tezleri sergilenecek" dediler.
ÇANAKKALE VALİSİ
AVUSTRALYA’DA
Avustralya
Gazi İlişkileri Bakanı
Bruce Billson'ın resmi
davetlisi olarak
Avustralya’nın Perth
kentine gelen Çanakkale
Valisi Orhan Kırlı,
temaslarına başladı.
Vali Orhan Kırlı ve eşi
İnciser Kırlı'ya,
Çanakkale Ticaret
Borsası Yönetim Kurulu
Başkanı ve Türkiye
Odalar Borsalar Birliği
(TOBB) Ticaret Borsaları
Konsey Üyesi Kaya Üzen,
Çanakkale Sanayici ve
İşadamları Derneği
Başkanı A. Hakan Vural,
Türkiye Seyahat
Acentaları Birliği (TÜRSAB)
İkinci Başkanı Rıza
Epikmen, Çanakkale
Belediyesi İl Genel
Meclisi Üyesi Yavuz
Mildon eşlik ediyor.
Dün sabah Batı
Avustralya Tarım Bakanı
Kim Chance ile görüşen
Vali Kırlı, akşam
saatlerinde de
Türkiye'nin Sidney
Başkonsolosu Nihat
Erşen'in konuğu olmuştu.
Vali Orhan Kırlı'yı dün
Perth kentinde ağırlayan
Batı Avustralya Tarım
Bakanı Kim Chance,
önceki hafta
Çanakkale'yi ziyaret
etmiş, Tarım ve
Köyişleri Bakanı Mehdi
Eker ile görüştükten
sonra Tarım İşletmeleri
Genel Müdürlüğü (TİGEM)
ile Batı Avustralya
Eyaleti Tarım Bakanlığı
arasında yapılan
anlaşmanın imza törenine
katılmıştı. Bugün
Sidney'de turizm
acentesi yetkilileriyle
bir toplantı yapan Vali
Kırlı ve beraberindeki
heyet, programları
gereği önce Canberra'ya
daha sonra ise Melbourne
kentine geçecek. Bu
temaslar sırasında
Avustralya'ya gelen
heyette yer alan
Çanakkale Ticaret
Borsası Yönetim Kurulu
Başkanı ve TOBB Ticaret
Borsaları Konsey Üyesi
Kaya Üzen'le tarımda
işbirliği üzerine
çalışan Kim Chance,
Türkiye'ye teknoloji ve
bilgi satışı konusunda
girişim başlattı. Kaya
Üzen de Türkiye'den
Avustralya'ya başta
zeytinyağı ve bal olmak
üzere tarım ve gıda
ürünleri ihracı üzerinde
çalışmalara başladı.
Vali Orhan Kırlı ile
Avustralya
Gazi İlişkileri Bakanı
Bruce Billson, başkent
Canberra'da yapılacak
görüşmelerde Gelibolu'da
düzenlenecek Anzak Günü
törenleri için yapılan
hazırlıkları gözden
geçirecekler. Vali Orhan
Kırlı, her yıl Gelibolu
Yarımadası'nda Anzak
Günü törenleri
yapıldığını belirterek
"Avustralyalılar ve Yeni
Zelandalıların
yaptıkları bir tören.
Biz bu törenlere
hükümetlerimizin
talimatları çerçevesinde
gerekli yardımları
yapmaktayız. Ama benim
esas geliş amacım bu
değil. Türkiye'ye gelen
Avustralyalı sayısının
artırılması konusunda
iki tarafın iradesi
mevcuttur. Yani, hem
Avustralya hem de
Türkiye bu ziyaretlerin
daha da sıklaştırılması
ve Gelibolu
ziyaretlerinin daha
intizamlı ve daha yoğun
yapılması konusunda
isteklidir. Bu hal
çareleri üzerinde
konuşulacak" dedi.
Çanakkale'de Avustralya
Konsolosluğu kurulduğunu
hatırlatan Kırlı, şöyle
konuştu: "Bu konsolosun
çalışmalarıyla bir
delegasyon oluşturuldu.
Bu delegasyonun içinde
tarım işlerine bakan
Ticaret Borsası
başkanımız, ticaret
işlerine bakan ÇAŞİAD
başkanımız, İl Genel
Meclisi Üyemiz ve en
önemlisi de TÜRSAB
ikinci başkanı buraya
gelmiştir. Bizim
amacımız her iki ülke
arasında ilişkilerin
derinleştirilmesidir.
Çanakkale Valisi olarak
buraya gelmemin nedeni
Avustralya'nın
Gelibolu'yla manevi bağı
olmasıdır. Bu manevi
bağlantının her iki ülke
yararına bir unsur
olmasını istiyoruz" Vali
Kırlı beraberindeki
heyetle tarımdan turizme
kadar bir çok sektör
için görüşmelerde
bulunacaklarını
belirtti. Bu arada
gördüğü konukseverlikten
dolayı Erşen çiftine
övgüler yağdıran Vali
Orhan Kırlı,
Avustralya'da Türk basın
mensuplarıyla bir arada
olmaktan da mutluluk
duyduğunu sözlerine
ekledi. Başkonsolosluk
konutunda verilen
yemekte NSW RSL Türk
Şubesi Başkanı Aytüner
Akbaş da, Vali Orhan
Kırlı'ya üzerinde
Mustafa Kemal Atatürk'ün
Çanakkale'de hayatını
kaybeden Anzaklar'ın
annelerine yönelik
söylediği veciz sözlerin
yer aldığı bir plaket
armağan etti. Vali
Kırlı'yı Avustralya'da
görmekten duyduğu
memnuniyeti ifade eden
Akbaş, valiye başarılar
diledi. Yemekte yapılan
konuşmalarda da Türkiye
ve Avustralya arasında
yapılması ön görülen
anlaşmalar ve her iki
ülkenin dostluğu
üzerinde duruldu. Vali
Orhan Kırlı, Sidney
Başkonsolosu Nihat
Erşen'e, eşi İnciser
Kırlı ise başkonsolosun
eşi Berrin Erşen'e birer
armağan sundu. Vali
Orhan Kırlı ve
beraberindekiler, pazar
günü Melbourne'dan
Türkiye'ye dönmek üzere
yola çıkacaklar.
|
ÇİNLİ TURİSTİN DENİZ MERAKI
Küresel ısınmayla birlikte hava
sıcaklıklarının mevsim normallerinin
üzerinde seyretmesi, sahil bölgelerinde
bulunanların da Ocak ayı içerisinde denize
girmelerine sebep oldu. Çin'den Türkiye'ye
gelerek İstanbul Üniversitesi'nde öğrenim
görmeye başlayan Ge Ang (22), turist olarak
Efes ve Troia Antik Kenti bölgesini gezdi.
Daha sonra Çanakkale il merkezine gelen Ge
Ang, havanın sıcak olmasıyla birlikte
kendini sahil bölgesinde boğazın serin
sularına attı. Kordon boyunda Gümrük
İskelesi'nin bulunduğu bölgeye sabah erken
saatlerde gelen Çinli öğrenci Ge Ang,
vatandaşların şaşkın bakışları arasında
soyunduktan sonra mayosuyla kendini boğazın
serin sularına bıraktı. Yaklaşık 15 dakika
denizde yüzen Ge Ang, İstanbul
Üniversitesi'nde öğrenim gördüğünü
belirterek, "Efes ve Troia antik kentlerini
gezdikten sonra Çanakkale'ye geldim. Havanın
da güzel olmasını fırsat bilip denize
girdim. Denizi çok seviyorum. Deniz o kadar
da soğuk değil" dedi. Bu arada, sahilden
Çinli turisti denizin içinde yüzerken gören
Çanakkaleliler ise Ocak ayı içerisinde
denize gireni ilk kez gördüklerini ifade
ederek, "Büyük cesaret işi. Sabah sahilde
gezerken Çinli turistin denizde yüzdüğünü
görünce oldukça şaşırdık" diye konuştu.
Yaklaşık 15 dakika denizde yüzen Çinli
turist daha sonra giyinerek bölgeden
ayrıldı.
621 YILLIK TARİHİ CAMİ
RESTORE EDİLDİ
Çanakkale'nin Gelibolu İlçesi'nde bulunan
621 yıllık Gazi Süleyman Paşa Camii, restore
edilerek ibadete açıldı.7 ay evvel Vakıflar Genel Müdürlüğü
tarafından ihalesi yapılarak tadilatına
başlanan Gazi Süleyman Paşa Camii, önceki
gün kılınan cuma namazıyla ibadete açıldı.
Namaz sonrası camiye gelen vatandaşlar, 7 ay
sonra tarihi camide tekrar ibadet yapmanın
sevincini yaşadı. İlçe Müftüsü Ahmet Bilgi,
''Şu an camimiz tam olarak teslim alınmadı.
Ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne yaptığımız
müracaat sonrası anahtarlar müteahhitler
tarafından cami görevlilerine teslim
edildi'' dedi. Bilgi, camide ufak
çalışmaların devam ettiğini, komple
teslimatın ise Vakıflar Genel Müdürlüğü'nden
gelecek teknik ekibin inlemesinden sonra
yapılacağını açıkladı.
GÖKÇEADA'YA GÜMRÜK KAPISI
İSTENİYOR
Gökçeada Belediye Başkanı Halil Rüştü Akgün
gümrük kapısı açılması halinde adanın Laleli
gibi bavul ticareti merkezi haline
döneceğini söyledi.Konu ile ilgili
açıklamalarda bulunan Gökçeada Belediye
Başkanı Halil Rüştü Gökçeada'ya gümrük
kapısı açılması için çalışmaların bütün
hızıyla sürdüğünü belirterek, "Adaya gümrük
kapısının açılması 2 önemli fayda
sağlayacak. Birincisi Gökçeada'ya gelecek
turist sayısında önemli bir artış olacak.
Dolayısı ile adaya girecek sıcak para artış
gösterecek. İkincisi ise özellikle
Yunanistan ile Türkiye arasında ürünlerin
hemen hemen tamamında ciddi miktarda bir kur
farkı var. Tabii akaryakıt hariç. Bu sebeple
özellikle Yunanistan'ın Limni ve Semadirek
adalarında yaşayan Rum vatandaşlar orada
aldıkları ürünün değeri ile Türkiye'de
Gökçeada'da iki kat ürün alabiliyorlar.
Hatta bazı ürünlerden üç kat alabiliyorlar.
Böylece ekonomik olarak da bu gümrük
kapısının açılması pazar haline gelecek.
Nasıl Laleli Rusya'nın bir bavul pazarı
haline gelmişse, Gökçeada'da Limni ve
Semadirek adalarının ciddi anlamda bir bavul
pazarı haline gelecek. Buda Çanakkale
ekonomisi için açılım noktası olur. Bu
nedenle biz Gökçeada'da mal ve gümrük kapısı
açılmasını istiyoruz. Gökçeada'da gümrük var
zaten. Ama bu gümrüğün faal hale
getirilmesini ve sınır kapısı açılmasını
istiyoruz. Bu konuda girişimlerimizi yaptık.
İlgili ve yetkili makamlar tarafından
incelemeler devam ediyor. Temennimiz bunun
en kısa sürede açılması. Bunun Gökçeada'nın
ekonomik ve sosyal yapısına çok ciddi
anlamda katkısının olacağına inanıyoruz.
Gümrük kapısının açılmasının sadece
Gökçeada'ya katkısı olmanın da dışında,
Çanakkale ekonomi içinde ciddi bir açılım
olduğuna inanıyoruz. Bu konuda Çanakkale'nin
bütün sivil toplum örgütlerinden ve yetkili
kurumlarında da destek bekliyoruz" dedi.
ÇANAKKALE’DE ARKEOLOJİ
BULUŞMASI
Kültür
ve Turizm Bakanlığı
tarafından Kültür
Varlıkları ve Müzeler
Genel Müdürlüğü
faaliyetleri kapsamında
gerçekleştirilen "28.
Uluslararası Kazı
Araştırma ve Arkeometri
Sempozyumu" Çanakkale'de
başladı. Çanakkale
Onsekiz Mart
Üniversitesi (ÇOMÜ)
Terzioğlu Kampüsü Troya
Kültür Merkezi'nde
düzenlenen sempozyumun
açış konuşmasını yapan
Bilim Kurulu Başkanı
Kutlu Emre, tarihi
özelliğiyle önem taşıyan
Çanakkale'de yapılan
sempozyumun önemine
değinerek, "Kazı ve
araştırmaların
sonuçlarının
duyurulmasının yalnızca
bu tür sempozyumlardaki
sunumlarla yeterli
olmayacağı bir
gerçektir. Genel
müdürlüğümüzce kazı
sonuçlarıyla ilgili
bilimsel yayınların en
kısa zamanda bilim
alemine sunulması temin
edilmelidir" dedi. ÇOMÜ
Rektörü Prof. Dr.
Ramazan Aydın,
üniversite olarak önemli
bir sempozyuma ev
sahipliği yapmanın
mutluluğunu
yaşadıklarını
belirterek,
"Çanakkale'mizde
arkeolojinin gelişmesi,
bu konuda bilimsel
araştırmaların
yapılması, bunların
yayına dönüştürülmesi,
sergilenmesi ve herkesle
paylaşılması için
üniversite olarak ne
gerekiyorsa onu yapmaya
çalışıyoruz" diye
konuştu. Kültür
Varlıkları ve Müzeler
Genel Müdürü Orhan
Düzgün ise, bu tür
sempozyumların sadece
bilimsel yönü değil,
aynı zamanda çeşitli
meslek gruplarını bir
araya getirerek
dostlukları pekiştiren
sosyal bir etkinlik olma
özelliği taşıdığını
ifade etti. Düzgün,
"2005 yılında Bakanlar
Kurulu kararıyla 63
Türk, 37 yabancı kazısı,
30 müze kazısı, eski
eser ve müze
kaçakçılığının önlenmesi
amacıyla da acil
müdahale gerektiren 85
kurtarma kazısı
gerçekleştirilmiştir.
Bunların yanı sıra
karayolu ve baraj
etkileşim alanlarında
yer alan 23 alanda acil
kurtarma kazısı ve 4
alanda da yüzey
araştırması yapılmıştır.
Yine 2005 yılında
ülkemizde 665 Türk, 31
yabancı bilim adamı
tarafından yüzey
araştırması
gerçekleştirilmiştir.
Böylece 2005 yılında 238
adet kazı, 101 adet
yüzey araştırması olmak
üzere toplam 339 adet
bilimsel araştırma
gerçekleştirilmiş, 2004
yılına göre yüzde 14
oranında bir artış
göstermiştir.
2006
yılı için bakanlığımıza
yapılan başvurulardan bu
sayının gittikçe
artacağı beklenmektedir"
şeklinde bilgi verdi.
Arkeolojik kazılarla
ortaya çıkan bulgular
ışığında varılan
bilimsel sonuçlar kadar
açığa çıkarılan kültür
varlıklarının onarılarak
gelecek kuşaklara
aktarılmasının da önemli
bir görev olduğuna
dikkat çeken Düzgün,
şunları söyledi:
"Arkeolojik kazılarda ve
kazı alanlarında
yapılacak restorasyon,
konservasyon proje ve
uygulamalarında uyulacak
olan usul ve esaslar ile
kazı alanlarında
yapılacak kazı,
restorasyon konservasyon
ve çevre düzenleme
uygulamalarının
denetlenmesine yönelik
usul ve esaslara ilişkin
2 yönerge yürürlülüğe
girmiştir. Koruma
sürecinin tespit, tescil
ve planlama olarak
tanımlanabilecek olan
aşamalarının ilk ve en
önemli bölümü korunacak
değerlerin doğru
tanımlanması, tespiti ve
belgelenmesidir. Hızla
bozulan, vasıf
değiştiren ve yok olan
korunması gereken çevre
ve onu oluşturan
kültürel ve doğal
varlıklar hakkında
derlenen her türlü bilgi
bu yönüyle belgesel bir
değer taşımaktadır.
Ülkemizin kültür
envanterinin hızla
tamamlanabilmesi için
değerli bilim
adamlarımızdan,
özellikle yüzey
araştırmaları kapsamında
çalışma bölgelerindeki
kültürel değerleri
tespit ederek bu
belgelerin bize
ulaştırılmasını
beklediğimizi belirtmek
isterim." Yasadışı
yollarla ülke dışına
çıkarılan Anadolu
eserlerinin iadesinin,
uluslararası işbirliği
anlayışı ve hukuk
kuralları göz önünde
bulundurularak ele
alındığını anlatan
Düzgün, "İnsanlık tarihi
açısından büyük önem
taşıyan eserlerin ait
oldukları ülke
topraklarında
bulundurulması gerektiği
konusunda yerli ve
yabancı bilim
adamlarımızın bizlerle
birlikte olduğuna ve
bizleri destekleyeceğine
inanıyorum" dedi. 2
Haziran tarihine kadar
devam edecek olan
sempozyumda hafta
boyunca 4 salonda
kazılara ait 129, yüzey
araştırmalarına ait 84,
arkeometri çalışmalarına
ait 30 ve müze
araştırmalarına ait de
31 olmak üzere toplam
274 tebliğ sunulacak.
Ayrıca 30 Mayıs'ta
Kültür ve Turizm Bakanı
Atilla Koç yabancı kazı
başkanlarıyla bir
toplantı yapacak.
|
|
ÇANAKKALE'DE MEVLANA SEMPOZYUMU
Çanakkale Onsekiz
Mart Üniversitesi (ÇOMÜ)
İlahiyat Fakültesi tarafından
düzenlenen ''Düşünce ve Sanatta
Mevlana'' konulu uluslararası
sempozyum, ÇOMÜ Terzioğlu
Kampusü Troia Kültür Merkezi'nde
başladı. Sempozyumun açılışında
bir konuşma yapan Kültür ve
Turizm Bakanlığı Araştırma ve
Eğitim Genel Müdürü Celil
Güngör, Mevlana'nın dünyayla
paylaşabilecek en büyük
değerlerden birisi olduğunu
belirterek, "Mevlana'nın
eserleri, Mesnevisi başta olmak
üzere insanlık ansiklopedisidir.
Biz, bu değerleri insanlıkla
paylaşabildiğimiz ölçüde, önemli
bir toplum olma yolunda mesafe
kaydedebileceğiz. 2007 yılı
UNESCO tarafından 'Mevlana' yılı
ilan edildi. Bizler bu yılda
Mevlana ile ilgili yeni şeyler
söyleyebilmeliyiz. Çünkü
Mevlana, hep yeni bir şey
söyleyebilmenin sancısını çekmiş
ve hiç kendisini tekrar
etmemiştir" dedi. ÇOMÜ Rektörü
Prof. Dr. Ramazan Aydın ise,
"Her millet yetiştirmiş olduğu
düşünürlerine, bilim ve sanat
insanlarına sahip çıkmak,
onlarla ilgili araştırmalar
yapmak, onların eserlerini ve
hizmetlerini anmak, genç
kuşaklara anlatmak ve aktarmak
durumundadır. Bunu yapan
toplumlar, daha çok düşünür,
daha çok araştırmacı ve daha çok
sanatkar yetiştirmişlerdir. Bu,
toplumu yücelten değerlere,
kısaca tarihe sahip çıkmak
demektir. Mevlana Celaleddin,
milletimizin yetiştirdiği ve
artık bütün dünyaya mal olmuş
ender düşünürlerden biridir.
Çünkü o, bütün farklılıkları bir
kenara bırakarak, insana sırf
insan olduğu için değer vermiş,
insanların barış içinde
yaşayabilmeleri için evrensel
bir anlayış ve hoşgörü çığırı
açmıştır. Mevlana'nın 700. doğum
yıldönümü olan ve UNESCO
tarafından da Mevlana yılı
olarak kabul edilip ilan edilen
2007 yılı arifesinde, ÇOMÜ
İlahiyat Fakültesi tarafından bu
sempozyumun barış kenti
Çanakkale'de düzenlenmiş
olmasından büyük bir mutluluk ve
gurur duyuyoruz. Fakültemiz bu
çalışmasıyla pek çok kurum ve
kuruluşa örnek olacak bir
etkinlik gerçekleştirmiş
olmaktadır" diye konuştu. 4 gün
sürecek olan sempozyumda çeşitli
bildiriler sunulacak.
|
|
ÇANAKKALE KAZILARA HAZIRLANIYOR
Tarihi ve
turistik açıdan önemli bir
yerleşim yeri olan Çanakkale'de,
antik kazı çalışmalarına haziran
ayında başlanacağı bildirildi.
Konuyla ilgili açıklamalarda
bulunan yetkililer, ilk kazının
haziran ayı sonunda Troia Antik
Kenti'nde başlayacağını
belirterek, "Bunun dışında
Gülpınar Apollon Smintheus
Tapınağı ve çevresi, Assos Antik
Kenti, Alexandrea-Troas,
Gökçeada Bademli Höyüğü ve Biga
Kemer Praion Antik Kenti'nde de
kazı yapılacak. Buralardaki
kazılar, görevli ekipler
tarafından haziran ile ağustos
aylarında belirli dönemlerle
yapılacak. Çalışmalar eylül ayı
sonlarına kadar devam edecek"
dedi.
|
ÇANAKKALE'NİN TARİHİ
DEĞERLERİNİ SAÇLARA
İŞLEDİLER...
Erkek
berberliği ve kuaförlük
beceri yarışmasında gösteri
yapan Çanakkaleli kuaförler,
birbirinden ilginç saç
modelleri ile herkesi
hayretler içerisinde
bıraktı. Çanakkale'nin
tanınmış ünlü kuaförlerinden
Tamer Albayrak, Yaşar Abat,
Dilek Tektaş, İpek Abat ve
Orçun Sonat, uzun süren
uğraşlar sonunda yaptıkları
birbirinden ilginç saç
modellerini tanıttı.
Çanakkale'nin tarihi ve
turistik açıdan önemli bir
yerleşim birimi olduğunu
belirten kuaförler,
"Çanakkale'nin tarihi
değerlerini saçlara da
yansıtmak istedik. Bunun
için tarihi Çimenlik
Kalesi'ni, Truva Atı'nı, Nusret Mayın Gemisi'ni ve
Şehitler Abidesi'ni
bayanların saçlarında
sergilemek istedik. Bunu da
başardığımız için çok
mutluyuz" dedi. Mehmet Akif
Ersoy Kültür Merkezi'ndeki
saç şovunda Tamer Albayrak
"Çimenlik Kalesi'ni", Yaşan
Abat "Nusret Mayın
Gemisi'ni", Dilek Tektaş
"Şehitler Abidesi'ni", Orçun
Sonat "Truva Atı'nı" ve İpek
Abat da değişik bir gelin
başı figürünü yaptı. Saç
şovu 10. Yıl Marşı ile sona
ererken, seyirciler
kuaförleri ayakta alkışladı.
|
|
5 YILDA 5 YENİ YILDIZ KEŞFEDİLDİ
Çanakkale Onsekiz
Mart Üniversitesi (ÇOMÜ)
Astrofizik Araştırma Merkezi ve
Ulupınar Gözlemevi Müdürü Prof.
Dr. Osman Demircan, 5 yıl önce
kurulan gözlemevinin birçok ilke
imza attığını söyledi. Prof. Dr.
Osman Demircan, 2001 yılında
kurulan gözlemevinin önemine
işaret ederek, "5 yıl önce
kurulan gözlemevimizde kuruluş
yıldönümü sebebiyle bir
değerlendirme toplantısı
düzenledik. Yaptığımız
toplantıya burada görev yapan 30
elemanımızdan 22'si katıldı.
Yapılan toplantıda geçen bir
yılı içerisinde yapılanlar ve
yapmak isteyip de yapamadığımız
projeler hakkında özeleştiriler
yapıldı. Gözlemevimizi kurulalı
5 yıl olmasına rağmen bu süre
içinde birçok başarıya da imza
attı. 5 yıl içerisinde 5 yeni
yıldız keşfettik. Ayrıca bu
dönem içinde her yıl 20'ye yakın
uluslararası yayın ilgili
yerlerde yayınlatma fırsatı
bulduk. Gelecek yılki kuruluş
yıldönümümüzde ise uluslararası
bir bilimsel toplantı yapmayı
planlıyoruz. 100'e yakın yerli
ve yabancı bilim adamını davet
edeceğiz" dedi. Gözlemevinin
bazı eksiklikleri olduğunu
belirten Demircan, "En büyük
sorunumuz ise gözlemevimizin
altyapısının yetersizliği,
laboratuvar ile hizmet binasının
yetersizliği. Çatısı akan
binamızda hizmet vermekte güçlük
çekiyoruz. Ayrıca bir
teleskopumuzun detektörlerinden
birisi bozuldu. Bu sebeple
teleskopumuzu maalesef
kullanamıyoruz. Bunun da en kısa
sürede tamir edilmesi şart" diye
konuştu.
|
"GEZELİM GÖRELİM" EKİBİ
KÜÇÜKKUYU'DA...
Nuray
Yılmaz'ın yapımcılığını ve
sunuculuğunu üstlendiği
TRT'nin sevilen programı
"Gezelim Görelim" ekibi,
Küçükkuyu'da çekimlere
başladı. 4 kişilik ekiple
Küçükkuyu'nun tabii ve
turistik güzelliklerini,
yemeklerini, zeytin yağını
ve butik otellerini
tanıtacak olan program
toplam 30 dakika sürecek.
Yeni yayın döneminde
yayınlanması beklenen
programda şelale,
Başdeğirmen köprüsü,
Yeşilyurt ve Adatepe köyleri
ile Küçükkuyu geniş şekilde
tanıtılacak. Belediye
Başkanı Yusuf Aksoy,
davetlerini dikkate alıp
Küçükkuyu'ya gelen program
ekibine teşekkür ederek,
"İzlenme rekoru kıran bu
program sayesinde beldemizin
adını herkes duyacak" dedi.
Çekimleri başından sonuna
kadar izleyen Kültür Sanat
ve Turizm Derneği Başkanı
Medine Aksoy ise, "Bu tür
şeyler Küçükkuyu için hayal
gibi geliyordu. TRT
yöneticilerine ve program
sunucusu Nuray Yılmaz'a
ilgilerinden dolayı teşekkür
ederim" diye konuştu.
"3.
LİSANSÜSTÜ TURİZM ÖĞRENCİLERİ
KONGRESİ" ÇANAKKALE'DE BAŞLADI |
Anadolu
Üniversitesi Turizm ve Otel
İşletmeciliği Yüksek Okulu Öğretim
Görevlisi Doç. Dr. Nazmi Kozak, tez
hırsızlığının önlenmesi için zaman
aşımının kaldırılmasını istedi.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
(ÇOMÜ) ile Anatolia: Turizm
Araştırmaları Dergisi'nin işbirliğiyle
düzenlenen "3. Lisansüstü Turizm
Öğrencileri Kongresi" Çanakkale'de
başladı. Kolin Otel'de düzenlenen
kongrenin açılış konuşmasını yapan
Anatolia: Turizm Araştırmaları
Dergisi'nin Yardımcı Editörü Metin
Kozak, bu tür kongrelerle Türkiye
dışında Avrupa ve Orta Asya gibi
ülkelerdeki diğer turizm öğrencilerinin
biraraya getirildiğini belirterek, "Bu
yıl düzenlenen toplantıya ilginin biraz
az olması bizleri üzdü. Bunun en önemli
sebebi kuş gribi. Kuş gribi sadece
turizmi değil, bu tür bilimsel
etkinlikleri de etkiledi" dedi. Kozak,
bu tür bilimsel kongrelere son anda
bildiri gönderilmemesini istedi.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
Gökçeada M.Y.O. Müdürü Rıdvan Yurtseven
ise, ülkelerin ulusal alanda marka ve
imajlarının belirlenmesinde turizmin
önemli bir rol oynadığını, bu tür
kongrelerle turizm konusunda önemli
bilgilerin paylaşıldığını dile getirdi.
Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otel
İşletmeciliği Yüksek Okulu Öğretim
Görevlisi Doç. Dr. Nazmi Kozak da, "Bu
tür kongrelerin önemi büyük. Ancak
burada bazı konuların üzerinde durmamız
gerekiyor. Özellikle tez hazırlama
konularında son yıllarda bazı
sıkıntıların olabileceği kanaatindeyim.
Doğrudan doktora programı konusunda bazı
sorunların çıkabileceğini düşünüyorum.
Taşralardaki üniversitelerde çok kişinin
doğrudan doktora programı adı altında
yapacakları bu çalışmalarda büyük
sıkıntılar çıkabilecek.
Türkiye'de
17 tane yüksek lisans ve 6 tanede
doktora programı var. Bunların açılması
tabiki iyi. Ancak alt yapısı olmadan
bunların açılması ne kadar doğru, onu
kendimize sormamız lazım" diye konuştu.
Bazı öğrencilerin intihal (aşırma)
yaparak başkalarının tezlerini kendi
tezleri gibi gösterdiklerine dikkat
çeken Nazmi Kozak, şunları söyledi:
"Bilimsel intihal büyük bir suçtur.
Lisansüstü tezlerde de bu böyle. Bu
konuda da çalışmalar var. Bizler
intihalle hazırlanan tezlerle ilgili
tespit süresindeki zaman aşımı adı
verilen sürenin kaldırılmasından
yanayız. Yani 2 yıl sonra eğer bu
kişinin tezi aşırma çıkarsa, zaman aşımı
olduğu için ona ceza verilemiyor. Bunun
en az 50 ile 100 yıl olması lazım.
İntihalde zaman aşımı olamaz. Herkes
emek harcayarak tezini hazırlamak
zorunda." Kozak, akademik dergilerin son
yıllarda şekil değiştirdiğini
belirterek, Türkiye'de bin 200'e yakın
dergi olduğunu, birtakım çevreler
tarafından bunların suiistimal
edildiğini, bazı öğretim görevlilerinin
hakemli dergiler tarafından bu tür
kongrelere çağırılmaları halinde
kendilerine kaç puan verileceğini
sorduğunu anlattı. ÇOÜM Rektörü Prof.
Dr. Ramazan Aydın ise, turizm konusunda
yapılan kongrenin büyük faydasının
olacağını belirterek, "Uluslararası
düzeyde başarılı olabilmek için mutlaka
hazırlanan bilimsel eserlerin İngilizce
olarak yapılması gerekir. Bunları her
bilim adamanın okumasını sağlamak lazım.
Ayrıca bu yazıların ciddi ve kaliteli
olması lazım. Aksi halde bu yazılarınız
okunmaz" dedi. 27 oturumda 33'ü
yurtdışından, 60'ı da ülke içinden olmak
üzere toplam 93 bildirinin sunulacağı
kongreye ABD, İsrail, Güney Afrika,
İngiltere, Malezya, İran, Polonya,
Nijerya ve Portekiz gibi ülkelerden de
öğrenciler katılıyor. Kongre 28 Mayıs
tarihinde sona erecek.
GELİBOLU YARIMADASINA 3
YILDA 30 TRİLYON LİRA
HARCANDI
Tarihi ve
turistik açıdan önemli bir
yerleşim birimi olan
Çanakkale’de, Gelibolu
Yarımadası Tarihi Milli Parkında
yapılan yeniden düzenleme
çalışmalarına 3 yılda 30 trilyon
lira harcandığı açıklandı. Konu
ile ilgili açıklamalarda bulunan
Ak Parti Milletvekili Mehmet
Daniş Çanakkale’de tarihi,
kültürel ve turistlik eserlere
sahip çıkıldığını belirterek,
“Çanakkale, yaklaşık 5000 yıllık
geçmişi ile büyülü tarihi
mekânları bünyesinde barındıran,
coğrafi konumu itibariyle kilit
bölgede yer alan önemli bir
ekonomi kültür, tarih ve turizm
şehridir. Taşıdığı önem dikkate
alındığında Çanakkale'nin mevcut
potansiyeli ve imkânlarının daha
verimli hale getirilmesi çok
önem arz etmektedir. Bu
çalışmaların en önemlilerinden
Gelibolu Tarihi Milli Parkı'nın
ihyası ve imarı için
Başbakanımızın özel talimatıyla
bir komisyon kurulmuş ve toplam
tutarı 100 milyon dolar olan
proje için 3 yıllık süre içinde
30 trilyon liraya yaklaşan
miktarda yatırım yapılmıştır. Bu
projelerden bazılarına
sponsorların desteği
sağlanmıştır. Gelibolu'da 28
gerçek şehitlik yeri tespit
edilmiş ve bunlardan 3'ü
tamamlanmıştır. Geri kalanlar da
yakın bir tarihte
bitirilecektir” dedi. |
YARIMADADA AĞLATAN TÖREN
İstanbul
Üniversitesi (İÜ) ile İstanbul
Lisesi öğrencileri, Çanakkale
Savaşı'nda şehit düşen
Darülfünun öğrencilerini
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli
Parkı'nda düzenlenen törende
anarken gözyaşlarına hakim
olamadılar. İstanbul'dan
otobüslerle Kabatepe Tanıtma
Merkezi'ne öğretmenleriyle
birlikte gelen yaklaşık 800
üniversitesi ve lise öğrencisi,
ilk olarak burada düzenlenen
törene katıldılar. Törende bir
konuşma yapan İÜ Cerrahpaşa Tıp
Fakültesi Nöroşirurji Ana Bilim
Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz
Kuday, geçtiğimiz yıllarda
"Şehit Tıbbiyelileri Anma Günü"
adıyla düzenledikleri etkinliğin
adını bu yıl "Şehit Darülfünun
Öğrencilerini Anma Günü" olarak
değiştirdiklerini belirterek,
"Yaptığımız araştırmalarda
burada şehit olanların hepsi
tıbbiyeli olmadığını tespit
ettik. Burada Darülfünun'un
diğer öğrencileri de vardı.
Haksızlık yapmak istemedik.
Etkinliğin adını genelleştirmek
için değiştirdik. Çünkü anma
törenlerine katılan öğrencilerin
hepsi tıbbiyeli değil. İstanbul
Üniversitesi'nin diğer
bölümlerinden de öğrenciler var.
Her yıl buraya Avustralya ve
Yeni Zelanda'dan binlerce kişi
gelip, 25 Nisanda Şafak Ayini
törenine katılarak atalarını
anıyor. Hiçbir zaman onlarla bu
topraklarda eşit değiliz. Onlar
istilacıydı, biz vatanını
müdafaa eden kişilerdik. Burada
bir nevi Şafak Ayini'ne
alternatif bir tören
düzenliyoruz. Çünkü bu bizim
hakkımız. Bunu bu şekilde
sürdürmeye de devam edeceğiz"
dedi. Yapılan konuşmalardan
sonra İstanbul Üniversitesi
Konservatuarı tarafından
kahramanlık türküleri söylendi.
Türkülere eşlik eden öğrenciler
de yanlarında bulunan Türk
bayraklarını açarak bu ana ortak
oldular. Zaman zaman duygusal
anların yaşandığı etkinliğe
katılanlar daha sonra gece
03.30'da Kanlısırt mevkiinde
düzenlenen törene katıldılar. Bu
arada gece 57. Alay şehitliğini
de ziyaret eden öğrenciler
dünyanın en yaşlı gazisi
unvanını da elinde bulunduran ve
1998 yılında hayatını kaybeden
Çanakkale savaşı gazisi Hüseyin
Kaçmaz'ın oğlu Turgut Kaçmaz'ın
babası ile anlattığı anılar
karşısında gözyaşlarına hakim
olamadılar. 57. Alay
şehitliğinde uzun süre gözyaşı
döken öğrenciler, Mehmetçiklerin
savaş sırasında yaşadıkları
zorlukları öğrenince oldukça
hüzünlendiler
TURİZME TRAMVAY KATKISI
Belediye,turizm kenti Çanakkale'de yalı
caddesini 1 yıl içinde trafiğe kapatarak,
bölgede tramvay sistemini uygulama kararı
aldı.Konu ile ilgili açıklamalarda
bulunan Çanakkale Belediye
Başkanı Ülgür Gökhan, turizm
kenti Çanakkale’de vatandaşların
sahil kesimi ile yalı caddesinde
rahatça gezinti yapmalarına
fırsat vermek için ellerinden
gelen çabayı gösterdiklerini
belirterek, “Çarşı caddesinde
cephe iyileştirme çalışmaları
ile Aynalı çarşının restorasyon
çalışmaları sürüyor. Bunlar 1
yıl içerisinde tamamlanacak.
Bunun ardından da Çanakkale'nin
en çok ziyaret edilen
alanlarından birisi olan sahil
kesimi ile Yalı caddesini
trafiğe kapatacağız. Burada da
bir ring hattı oluşturarak
kentte yaşayanları ve
ziyaretçileri kent içindeki
tarihi yerleri daha rahat
gezebilmesini sağlayacak
lastikli küçük tramvayları
devreye sokacağız. Bu kenti daha
cazip hale getirebilmek için
bazı düzenlemeler yapmamız
gerekiyor. Yalı caddesi ile
sahil kesiminde ring sisteminin
oluşturulmasının ardından bu
bölge çok daha güzel bir
görünüme kavuşacak” dedi. |
|
UÇAK SEFERLERİ BAŞLIYOR
Çanakkale Ticaret
ve Sanayi Odası'nın (ÇTSO),
Çanakkale Havaalanı'nın yeniden
uçuşlara açılması için
başlattığı çalışmalar olumlu
sonuç verdi. ÇTSO Yönetim Kurulu
üyesi Hayrettin Dereli, uzun
süren görüşmeler sonunda atıl
durumda bulunan Çanakkale
Havaalanı'nda uçuşların
başlayacağını belirterek, "Bu
konuda merkezi Antalya'da
bulunan Jolly Jet firmasının
yetkilisi pilot C. Kemal
Demirkanlı ile aylar süren
görüşmelerimizi tamamladık.
Kendileri havaalanının yangın
kategorisinin 4'den 7'ye
çıkarılmanı talep etmişti.
Milletvekilimiz Mehmet Daniş'in
çabalarıyla Çanakkale
Havaalanı'nın yangın kategorisi
4'den 7'ye çıkarılarak
havaalanına 800 bin YTL harcama
yapılarak 2 adet itfaiye aracı
alındı. Bu ay sonunda başlaması
planlanan haftanın 7 günü
düzenli uçak seferleri, sabah
Çanakkale-İstanbul-Çanakkale,
öğlen Çanakkale-Ankara-Çanakkale
ve akşam da
Çanakkale-Antalya-Çanakkale
arasında olacak. 108
kişilik 'Fokker F-100' jet
uçağıyla yapılacak seferlerin
fiyatları hayli düşük olacak.
Buna göre
Çanakkale-İstanbul-Çanakkale
arasındaki tek yön bilet fiyatı
55 ile 65 YTL,
Çanakkale-Ankara-Çanakkale
arasındaki bilet fiyatı 65 ile
75 YTL ve
Çanakkale-Antalya-Çanakkale
arasındaki bilet fiyatları da 70
ile 85 YTL arasında olacak"
dedi. İlgili firma uçuşlarla
ilgili önceden toplu bilet
alınmasını istediğini anlatan
Dereli, "Bu parayı bir fonda
toplamamızı ve her uçuş sonunda
kendi ücretlerinin buradan
verilmesini talep ediyor. Yani
işadamları olarak bizler
üzerimize düşen görevi
yapmalıyız. Örneğin yıllık 52
uçuşluk biletimizi alıp, bunu
isteğimiz zaman kullanarak buna
destek verebiliriz.
Çanakkaleliler olarak buna sahip
çıkarak haftanın 7 günü uçuşları
yapabiliriz" diye konuştu. Bu
arada, Jolly Jet firmasının,
uçuşların ardından Çanakkale'de
bir uçuş okulu kurmayı
düşündüğünü bildiren ÇTSO
Yönetim Kurulu üyesi Hayrettin
Dereli, "Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi ile birlikte bu
konuyu değerlendirmeyi
planlıyorlar. Çanakkale'de bir
uçuş okulu ve buna bağlı olarak
pilot okulu açmak için
çalışmalar başlatılacak" dedi.
|
ASSOS'DA YOGA TURİZMİ
Özel bir turizm firmasınca
hazırlanan paket tur kapsamında,
iş yoğunluğundan ve şehir
hayatından sıkılanlar,
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine
bağlı Assos Antik Kenti'nde yoga
yaparak stresten kurtuluyorlar.
Yoga turizmi ile ilgili
açıklamalarda bulunan Turizm
şirketinin müdürü Murat Ayar,
İstanbul gibi büyük şehirlerde
yaşayan ve yoğun iş temposu
içinde olanların, kısa bir süre
de olsa farklı bir etkinliğe
katılarak, stresten uzaklaşmak
istediklerini ifade ederek,
“Bizlerde bunu düşünerek tarihi
ve doğasıyla ön plana çıkan
yerlere yoga turları düzenlemeye
başladık. Bu kapsamda Çanakkale
ve çevresin yoga turizmi için
çok uygun bir bölge. Bu sebeple
bölgeye 2 haftada bir tur
düzenlemeye başladık. Hizmet
vermeye başladığımız ilk günden
itibaren yoga turları büyük ilgi
görüyor. 20 kişilik gruplar
halinde düzenlediğimiz turlara
özellikle iş stresinden bunalan
doktorlar, bankacılar,
sigortacılar, sürekli seyahat
etmek zorunda olan işadamları ve
borsacılar katılıyor. Yoga
eğitimimiz Prof. Dr. Akif Manaf
tarafından veriliyor. Her seans
1,5 saat sürüyor ve günde bir
kez yapılıyor.'' dedi
KALE GRUBUNDAN MÜJDE
Kale Grubu, Çanakkale'de Troia
Müzesi oluşturmak için
çalışmalara başladı. Konu ile
ilgili açıklamalarda bulunan
Kale Grubu Şirketleri İcra
Kurulu Başkanı Zeynep Bodur
Okyay, şirket olarak 2007
yılında grubun 50'nci yılını
kutlayacaklarını ifade ederek,
“Bu önemli yılda Troia ile
ilgili projelerimiz var.
Öncelikle Çanakkale’de Troia
Müzesi oluşturmak için
girişimlerde bulunuyoruz. En
büyük hedefimiz ise 80 ülkeye
yayılmış Troia eserlerini bir
arada toplayıp bunları
Çanakkale’de sergilenmek
istiyoruz. Son olarak
Almanya'daki Tübingen
Üniversitesi ile bir görüşme
yaptık. Bir süre önce hayatını
kaybeden Troia kentinde kazı
çalışmalara 15 yıl başkanlık
yapan Alman Arkeolog Prof. Dr.
Manfred Korfmann'ın Çanakkale'ye
bağışladığı 70 bine yakın kitabı
bir kütüphane çatısı altında
toplayacağız. Bizler Troia’da
kalıcı bir eser bırakmak
istiyoruz. Müzenin mimarisiyle
ilgili olarak çağrılı bir
yarışma düzenlemekten yanayız”
dedi. Bu arada Kültür ve Turizm
Bakanı Atilla Koç da Kale
Şirketleri Grubu ile Troia
müzesinin Proje yarışmasına
sponsorluk görüşmelerinin devam
ettiğini belirterek, “Kale
Grubunun değerli Yöneticileri
Sayın İbrahim Bodur ve Sayın
Zeynep Bodur, Proje’nin
uluslararası bir yarışma
sonucunda ortaya çıkması
görüşündeler. Bakanlığımızın da
görüşleri aynı doğrultuda. Şimdi
Dünyanın çeşitli ülkelerinde en
önemli müzelerin mimarları ile
görüşmelerimiz sürüyor. Troia
Anadolu’nun kendisidir. Tüm
Dünyaya Anadolu’nun eserlerine
ne kadar büyük önem verdiğini
Troia’ya yakışır bir müze
yaparak göstereceğiz..
Bilbao’daki ve Dubai’deki
müzeleri inceliyoruz. Bir takım
hukuki düzenlemelerde yapılması
gerekiyor. Müze yapıldıktan
sonra Dünyanın çeşitli
merkezlerinde bulunan Troia
hazinelerinin de dönüşümlü
olarak bu müzede sergilenmesini
talep edebiliriz. Bunları da
yapabiliriz. Ayrıca müze
Çanakkale’nin turizminin
gelişmesine de büyük katkı
sağlayacak” dedi. |