HABERLER

 

ALAN KILAVUZLUĞU YASASI MECLİSTEN GEÇTİ

AK PARTİ ÇANAKKALE MİLLETVEKİLİ İBRAHİM KÖŞDERE: “YENİ YASA İLE GELİBOLU YARIMADASI TARİHİ MİLLİ PARKINI ZİYARETE GELENLERE DAHA İYİ TANITIM HİZMETİ VERİLEBİLECEK”

Uzun süreden buyana büyük tepkilere sebep olan Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkında açılması düşünülen “Alan Kılavuzluğu Kursu Yasası “ T.B.M.M.’de kabul edilerek yasalaştı. Yeni yasanın önemine değinen AK Parti Çanakkale Milletvekili İbrahim Köşdere, büyük tartışmalara sebep olan Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkındaki “Alan Klavuzluğu Kursu Yasası’nı çıkarmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, “Bilindiği gibi daha önce Milli Park Müdürlüğü kendisi Alan Klauzluğu kursunu açmış ve bu kursa 390 kişi katılmıştı. Bu kurs sonunda da 190 kişi sınavı kazanarak belge almaya hak kazanmıştı. Ancak bu konuda Profesyonel Rehberler Birliği böyle bir kursun açılamayacağını belirterek ilgili yerlere dava açmıştı. Bunun ardından bizlerde bu kursun yasal bir zemine oturtulması için kanun teklifi vermiştik. Bu kanun teklifi bugün görüşüldü ve kabul edilerek yasalaştı.Yasanın çıkmasından dolayı çok mutluyuz” dedi. Milletvekili İbrahim Köşdere, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkını ziyaret etmeye gelenlerin sayısının her geçen gün arttığını da belirterek “Milli Parkı ziyaret etmeye gelenlere burasını en yi şekilde ehil kişiler tarafından gezdirilmesi için bu alan klauzluğu kursunun açılmasını istedik. Bu kurslara üniversite ve liseli kardeşlerimiz katılacaklar. Bu kursta Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinden (ÇOMÜ) öğretim görevlileri, Kültür ve Turizm Bakanlığından, Deniz ve Kara Kuvvetleri’nden, Milli Eğitim Bakanlığından ehil kişiler kurs verecekler. Bu kurslarda sivil toplum kuruluşları ile ortaklaşa bir konsensus sağlanacak. Bu Alan Kılavuzluğu kursu sayesinde bine yakın Üniversite ve Liseli kardeşim iş sahibi olacaklar. Bunların vergi karneleri olacak ve belirli bir işte çalışacaklar” dedi. Milletvekili İbrahim Köşdere, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkını gezmeye gelenleri gezdiren kişilerin basında “Hurafe Turizmi” gibi benzetmeler yapıldığını, buna da  katılmadığını belirterek, “Türkiye için önemli bir yer olan Çanakkale’de, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkını gezdirecek olan kişilerin bundan böyle belirli bir kursu bitirerek belgeli olmaları bu tür söylentileri de ortadan kaldıracak. Bu kurslar artık Çevre ve Orman Bakanlığı ile Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün kontrolü altında yapılacak. Daha önce Alan Klavuzluğu kursuna giripte bu kursu kazanan 190 kişi de yeniden bu kursa girecekler .Yeni düzenlenecek olan kursu başarı ile tamamlarlarsa belgelerini alacaklar. Daha önce belge almaya hak kazanan bu kişiler maalesef belgelerini alamayacaklar. Yeni yasaya göre bu kişiler eksik kurs görmüş durumdalar. Bu eksikliklerini gidermek için kursa yeniden girecekler. Bu kursu başarı ile tamamlarlarsa belgeleri almaya hak kazanacaklar" dedi.

ÇOMÜ , "EU+1 EUROPEAN AWARENESS AND INTERCOMPREHENSİON PROJESİ"NİN TÜRKİYE ORTAĞI OLDU
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, "EU-1 European Awareness and Intercomrehension Projesi" hazırlayan ortak grubun içerisinde yer aldı. Temel hedefi; anadilini konuşan bir kimsenin, anadilini hiç bilmeyen/konuşamayan veya sınırlı olarak öğrenmiş olanlara (muhataplarına) anlaşılır kılınmasını amaçladığı bu grubun önemine değinen yetkililer bu proje hakkında gerekli geniş bilginin
http://www.usz.at/eui, İrtibat: Prof. Dra Filomena Capucho, Universidade Catolica Portuguesa, E-posta: fcapucho@crb.ucp.pt adresinden alınabileceğini belirttiler. Avrupa Birliği'nin çok dilli ve çok kültürlü ortamına üye ülkelerin adaptasyonunu kolaşlaştırmaya yönelik olan ve bu bağlamda turizm sektörüne de hizmet etmesi öngörülen projenin hedefleri arasında aynı ana dili konuşmayan kişilerin iletişimine engel olan dil unsurunu aşmak, değişik stratejiler kullanarak birbirlerini anlama yetilerini geliştirmek ve bu sayede ortak bir dil bilinci oluşturmak, diğer dillere ve kültürlere karşı olumlu tutum geliştirilmesini sağlayarak, dil öğrenme isteklerini artırmak, yer alıyor. Avrupa bilinci, 'intercomprehension bilinci' ve 'intercomprehensiona katılma' konusunda istekliliği attırmayı amaçlayan ve 2003-2006 yıllarını kapsayan projeyi PT (Universite Catholique Portugaise) koordine ediyor. Projeye ortak olan ülkeler arasında AT (Universitat Salzburg), BE (University of Antwerp), BG (Sofia University), ES (Institut d'Education Secondaire), FR (BTS Audiovisuel du Lycee Rene Cassin), FR (Universite de Paris 3-Sorbonne Nouvelle-Tele 3), GR (University of Athens), IT (Ecole Secondaire Giovanni Falcone), IT (University of Palermo), PT (Ecole superieure d'Education), SE (University of Kalmar), TR (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi) ve UK (University of Strathclyde) yeralıyor.

TROİA AŞIĞI RESSAM RUHCAN AKİL'İN FIRÇASINDAN "TROİA"...

Türkiye’de Anadolu topraklarında oluşan söylenceleri konu alan, Homeros’un İlyada Destanı ve Troya öyküsünü betimleyen çalışmaları ile dikkatleri üzerine çeken ressam Ruhcan Akil’in yorumları, Türk resminde ‘Troya’nın yerini değerlendirmek yönünden  önemli bir yer tutuyor. 15 yıldır resimlerinde Troya  temasını işleyen Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü Öğr.Gör.Ruhcan Akil, bir yandan  İlyada destanını incelerken, diğer taraftan Antik metinleri titizlikle irdelemiş, bir yandan da Batı resim sanatında  Botticelli, Tiziano, Rubens gibi büyük ustaların  mitolojik konulu  yapıtlarını araştırarak bütün bu çalışmaların birikimini ardına alarak kendi özgün yorumlarıyla Troya söylencelerini dile getiren  bir dizi yapıt-sergi oluşturdu. Yaptığı eserleri büyük beğeni toplayan ünlü ressamın eserleri 1994 yılında 31.Uluslararası Çanakkale-Troya  Festivali kapsamında, Çanakkale Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde “Troya Önünde Atlar” isimli sergide beğeniye sunulurken, 1997 yılında da Teyfikiye köyünde Troya antik kenti girişinde; 34.Uluslararası Çanakkale Troya Festivali kapsamında, Prof.Dr. Manfred Korfmann tarafından davet edilerek ve Çanakkale Belediye başkanı İsmail Özay’ında desteği ile büyük bir sergi gerçekleştirdi. Başarılı çalışmaları ile dikkatleri üzerine çeken ünlü ressamın Troia’ya karşı ayrı bir ilgisi bulunuyor...

ÇANAKKALE'DE, OTEL VE TURİSTİK İŞLETMELERE LEJYONER HASTALIĞI KONUSUNDA BİLGİLER VERİLDİ
Çanakkale Sağlık İl Müdürlüğü, otel ve turistik işletmeleri lejyoner hastalığı konusunda uyardı. İl Sağlık Müdürü İlhan Güney, ilde turizm sektörünün sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini belirterek, "Turizm sağlığı açısından en önemli olan seyahat ilişkili lejyoner hastalığıyla ilgili bölgemizde bulunan otel ve turistik işletmelere İl Sağlık Müdürlüğü gıda ve çevre kontrol şube müdürlüğümüz tarafından bilgiler verildi. Bu toplantıya otel ve turistik işletmelerin müdürleri ve teknik müdürleri katıldı. Bunun dışında lejyoner hastalığıyla ilgili Ayvacık İlçesi'nde de otel ve turistik işletmecilere yönelik bir eğitim çalışması yapıldı. Bu çalışmalarımız bundan sonra da devam edecek. İlgililerin bu hastalık konusunda duyarlı olmaları şart " dedi.

BOZCAADA'DAKİ ALAYBEY CAMİİ RESTORE EDİLECEK
Çanakkale'nin Bozcaada İlçesi'nde bin 700'lü yılarda yapılan tarihi Alaybey camiinin restore edileceği açıklandı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan yetkililer meydan parkının karşısında yer alan Alaybey Camii'nin kırmızı kesme taştan inşa edildiğini belirterek, "Kapı üzerinde yer alan kitabenin tahrip edilmesinden dolayı yapım tarihi tam olarak okunmuyor. Ancak üzerinde yer alan Hicri 1321 tarihli kitabede camide onarım yapıldığını görebiliyoruz. Esas caminin inşasının ise bin 700'lü yıllarda yapıldığını biliyoruz. Bu caminin restore edilmesi rölevesinin yapılması için bir çalışma başlattık. Açık ihaleyle bu caminin restoresi ve rölevesi yapılacak" dedi. Caminin Miralay Ahmet Ağa tarafından yaptırılmış olabileceğini dair buluların olduğunu da belirten yetkililer, caminin adanın en önemli eserleri arasında yer aldığını açıkladı.

2 BİN ÖĞRENCİ ŞEHİTLİKTE BULUŞTU

Milli Eğitim Bakanlığı'nın düzenlediği "18 Mart Çanakkale Eğitim Gezileri"nin 1. devresi Şehitler Abidesi'nde düzenlenen etkinlikle başladı. Şehitler Abidesi'nde gerçekleşen ve 80 ilden 2 bin öğrenciyle 150 öğretmenin katıldığı eğitim gezici geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yılda büyük ilgi gördü. Abidede gerçekleşen törende bir konuşma yapan Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Necat Birinci, bu gezilerin önemine değinerek, "Tarihlerine bakamayan, tarihlerini anlamayan ve tarihlerinden güç almayan milletlerin geleceğe emin adımlarla yürümelerinin mümkün olamayacak. Milletlerin en önemli hazinesi tarihleridir. Tarihi iyi bilmek ve anlamak gerekir" dedi.  Çanakkale Vali Vekili Yusuf Ziya İnce ise, Gelibolu Yarımadası'nın, dünya tarihinde en kanlı savaşların yaşandığı topraklar olduğunu belirterek, "Genç nesiller için bu toprakların mutlaka gezilip görülmesi gereken yerlerin başında gelir. Milli Eğitim Bakanlığımızın başlattığı projeyle bir araya gelen 80 ilin öğrencileri, çeşitli kentleri gezmelerinin, orada tarihle kültürle bütünleşmeleri çok anlamlı bir faaliyettir" diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından Milli Eğitim Bakanlığı'nın "18 Mart eğitim gezileri" çerçevesinde Şehitler Abidesi'nde buluşan 80 ilden 2 bin öğrenci 150 öğretmen savaş alanlarını ve şehitlikleri ziyaret etti. Yetkililer Ağustos ve Eylül aylarında da aynı şekilde 6 bin öğrencinin bölgeyi ziyaret edeceğini belirtti.

GELİBOLU YARIMADASI'NDA "YENİ YOL" RAHATLIĞI...
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'nda uzun devreli gelişme planı çerçevesinde yapılan yeni yollar, bölgeyi ziyaret etmeye gelen turistlere daha rahat gezebilme imkanı sağlıyor. Özellikle Milli Park içerisinde Conkbayırı'ndan Kabatepe Tanıtma Merkezi'ne kadar yapılan yeni yolun yanı sıra, Şehitler Abidesi'ne gidişte Alçıtepe Köyü girişinde yapılan yeni yollar bölgedeki trafiği bir miktar rahatlattı. Şehitler Abidesi'ne gidişte sürekli Alçıtepe Köyü'nün içinden geçmek zorunda kalan yüzlerce otobüsün trafiği kilitlemesine çözüm arayan yetkililer, alternatif yollarla trafiğe çare aradı. Şehitler Abidesi'ne gidiş güzergahına da ayrı bir yol yapan yetkililer, bu sayede bölgedeki sıkıntıyı sona erdirirken, Abide girişinde araçların yığılmasını önlemek içinde ayrı bir park yeri yaptı. Yetkililer, uzun devreli gelişme planı çerçevesinde doğaya zarar vermeden bölgede yeni yol yapım çalışmalarının devam edeceğini de sözlerine ekledi.

KEPEZ'E YAT LİMANI MÜJDESİ

Çanakkale merkeze bağlı Kepez Beldesi'ne modern bir yat limanı yapılması için proje çalışmalarının tamamlandığı açıklandı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Kepez Belediye Başkanı İsmail Yaşar Oğuz, yeni yapılan limanın bulunduğu bölgeden itibaren yapılması planlanan yat limanının önemine değinerek, "Ayvalık'tan İstanbul'a kadar yatların giriş yapacağı bir yer maalesef yok. Çanakkale merkezde bulunan yat limanına da aynı anda 3-4 yatın yanaşması mümkün değil. Çanakkale'de yatlarla ilgili bir gümrük kapısının açılması gerekiyor. Kepez Beldesi'ne kurulacak olan bu yat limanı bölgedeki turizmi de canlandıracak. Bu projeye bütün Çanakkaleliler'in sahip çıkması lazım. 4-5 milyon dolarlık bir yatırım olan yat limanı projesi konusunda birkaç firmayla görüşmelerimiz sürüyor. 300 yat kapasiteli olacak bu limana 90 bin metreküp dolgu yapılacak. 280 metrelik bir mendireğin yapılmasının planlandığı yat limanı projesini, yap işlet devret modeli ile yapmayı düşünüyoruz. Bu projede sadece yat limanı yer almayacak. Aynı yerde kafeteryalar, konaklama tesisleri ve benzeri sosyal tesisler de bulunacak. Proje ve ÇED raporu hazır halde bekliyor. Amacımız en kısa sürede bu projeyi hayata geçirmek" dedi.

"KOLİN HOTEL" ÇANAKKALE’NİN KONGRE VE TOPLANTI MERKEZİ HALİNE GELDİ

Çanakkale’nin 5 yıldızlı tek Hoteli olan Kolin Hotel, kongre ve toplantıların yapıldığı merkez haline geldi.2 yıl önce açılan ve o günden buyana dikkatleri üzerine çeken 5 yıldızlı Kolin Hotel’in şuana kadar 150’ye yakın ulusal ve uluslararası kongreye ev sahipliği yaptığını belirten yetkililer, bunlardan en büyüğünün ise geçtiğimiz ay içerisinde bin kişinin katılımıyla gerçekleşen Kardiyoloji Kongresi ile Akciğer Kanser Kongresi olduğunu açıkladılar. Bununla birlikte Mercedes, Ford, Eti, Turkcell, Pfizer gibi çeşitli sektörlerde hizmet veren birçok büyük firmanın toplantılarını Kolin Hotel’de yaptığını da belirten yetkililer, katılımcıların toplantı sonunda şehir gezisi de yaptıklarını, bu sayede Hotel olarak ilin tanıtımına da katkıda bulunduklarını belirttiler. 276 oda, 600 yatak, 14 adet farklı büyüklükteki toplantı salonları ile Çanakkale'nin ilk ve tek beş yıldızlı otel olma özelliğine sahip Kolin Hotel, ilin turizmine katkı sağlamaya devam ediyor.

"TROİA  6" DEPREMDE Mİ YIKILDI?

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Zeki Tutkun, Troia antik kentinin bulunduğu bölgede yaptıkları araştırmada Troia 6’nın yanarak değil, depremden yıkılmış olabileceğine dair ciddi bulgulara ulaştıklarını söyledi.  Prof. Dr. Salih Zeki Tutkun, Troia antik kentinde  kazı çalışmalarını yürüten Prof. Dr. Manfred Korfmann ile daha önce bir görüşme yaptıklarını belirterek, “Korfman bizlere Troia’nın duvarlarındaki depreme bağlı deformasyonları gösterdi. Bizde bu konuda bir araştırma başlattık. Yaptığımız çalışmalar sonunda Troia’nın yıkılışında etkin olduğunu düşündüğümüz fayı tespit ettik. Bu fay Çanakkale Merkeze bağlı İntepe Beldesi ile Troia antik kenti yakınındaki Tevfikiye köyü arasında bulunuyor. Bu fayın, Troia’nın yıkılmasına neden olabileceğini düşünüyoruz. Paleosismolojik çalışmalarla tarihlendirme yapılarak Troia Antik Kenti'nin yıkılmasında hangi yıllarda depremin veya sismik aktivitenin etkin olduğu belirlenecek. Bu araştırma arkeolojik çalışmalara da böylelikle büyük bir katkı sağlayacak. Troia’nın yıkılmasıyla ilgili olarak yangın, savaşlar ve depremin etkili olduğu yönünde bir kargaşa var. Milattan Önce 2 bin 100'lü yıllara kadar dayanan Troia’nın 6'ncı katının yıkılmasında belirlediğimiz fayın sorumlu olabileceğini düşünüyoruz. Bu konuda kaynak arayışı içindeyiz. TÜBİTAK'a başvurduk. Yunanlı bilim adamları da bu konuda kaynak arıyor. Yapacağımız çalışmalar sonunda tarihe yeni bir belge sunmayı amaclıyoruz” dedi.

ÇANAKKALE'DE TÜRK-YUNAN DOSTLUĞU
Çanakkale'nin Eceabat ilçesine bağlı Alçıtepe (Kirte) köyünden 83 yıl önce mübadele sonucu Yunanistan'a göç eden Yunanlılar, yıllar sonra ziyaret ettikleri dedelerinin yaşadığı topraklarda gönüllerince eğlendi. Alçıtepe Köyü Muhtarının düzenlediği gecede Yunanlılar, Türklerle barış ve dostluk rüzgarları estirdi. 83 yıl önce gerçekleşen savaş sonrası mübadele (değişim) yapılarak bulundukları topraklardan Yunanistan'a göç eden Yunanlılar, yıllar sonra dedelerinin yaşadıkları toprakları ziyaret etti. Eceabat ilçesine bağlı Alçpete (Kirte) köyüne sabah saatlerinde gelen 70 kişilik Yunanlı grup, ilk olarak dedelerinin yaşadıkları köyü gezdi. Gece ise Türk ve Yunan bayraklarını açan iki grup, birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi. Ardından Yunanlılar yöresel giysilerini giyerek kendi yörelerine ait folklor gösterilerinden örnekler sundu. Köylülerin de alkışlarla destek verdiği gösterinin ardından ise Alçıtepe köylülerinden oluşan grup folklor gösterisini sundu. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren dostluk gecesi, günün anısına iki tarafın birbirlerine hediyelerin vermesiyle sona erdi. Öte yandan, Alçıtepe köylülerinin de bir süre sonra Yunanistan'daki kardeş köy olan Krithia'ya gidecekleri öğrenildi.