HABERLER

 

TÜRKİYE AŞIĞI ABD'Lİ YAZARDAN TROİA İLE İLGİLİ ROMAN...

ABD'de Türkiye'nin tanıtımı için yaptığı çalışmalarla dikkatleri üzerine çeken uluslararası bestseller yazar Kristina O'Donnelly'nin dünyada ses getirecek romanı "Truva'nın Gizemi" (Trojan Enchantment), elektronik ortamda yayına konuldu. Yeni romanı ile ilgili açıklamalarda bulunan ABD'li ünlü yazar Kristina O'Donnelly, Türkiye'ye büyük ilgisinin olduğunu ve bu sebeple yazdığı romanlarda Türkiye ile alakalı konuları ön plana çektiğini belirterek, "Son romanım olan Truva'nın Gizemi kitabını tamamlayarak elektronik ortamda yayına koydum. Şu anda elektronik ortamda yayınlanan ve Eylül ayında basıma girecek olan Truva'nın Gizemi adlı kitabımdan önce toplam 5 kitabım, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) yanı sıra Kanada, İngiltere, Yeni Zelanda, Avustralya, Meksika, İspanya ve Türkiye'de yayınlandı" dedi. "Truva'nın Gizemi" kitabında ABD'de yaşayan bir kütüphaneci ile Türkiye'de yaşayan bir arkeoloji profesörü arasında yaşanan olayları anlattığını kaydeden ünlü yazar, "Romanda ABD'nin İndianapolis şehrinde yaşayan 24 yaşında kütüphaneci Olivia Hayden'in hayatını kaybeden büyükbabasının hayalini gerçekleştirmek üzere, Antik Troia kentini ziyaret etmek için Türkiye turuna katılmasıyla başlayan macera, burada 35 yaşındaki yakışıklı arkeoloji profesörü Dr. Somer Berk ile tanışmasıyla ayrı bir boyut kazanıyor. Arkeolog Somer Berk, köklerinin Troia halkından olduğuna inanan bir bilim adamıdır ve ünlü Troia kralı Priam'ın hazineleriyle kaçakçılık yapanların peşindedir. Bir yandan 2005 yazının ortalarında, İngiltere ve Türkiye'deki terörist bombalama olayları tansiyonu artırırken, diğer yandan Olivia ve Somer, adeta karşı konulamaz bir güçle birbirlerini çekmektedirler. Olaylar hızla ilerlerken, içlerindeki Troia aşkı ile alevlenen amansız çekim gücünün etkisiyle, farklı kültür ve hayata bakış açılarının çatışmasını yaşamaya başlayan kahramanlar için kaderin bu etkileşimdeki rolünü inkar etmek neredeyse imkansız gibidir. Ve bu ikili arasında ilginç yakınlaşmalar olur. Roman bu şekilde akıcı bir halde devam eder" diye konuştu.

ÇOCUKLUĞU İSTANBUL'DA GEÇTİ

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Roma'da doğan, çocukluk ve gençlik yılları İstanbul'da geçen, babası gazeteci ve hürriyet savaşçısı bir Arnavut, annesi opera sanatçısı bir Avusturyalı olan Kristina O'Donnelly, çocukluğunda film oyunculuğu yaptı. Ardından gazetecilik ve yazarlıkta karar kıldı. İstanbul'da Tercüman Gazetesi'ne politika dışında her konuda yazılar yazdı. Türkiye'de Avusturya ve Alman liselerinde eğitim gören Kristina O'Donelly, kendisinin resimlediği sosyo/politik şiirleri (bunları 'Yaşayan Roma' adlı bir kitapta topladı), iki kez İstanbul Belediyesi Sanat Galerisi'nde sergilendi. "Çin Sanatının Tarihi" adlı çalışması da İstanbul Dergisi'nde yayımlandı. New York'ta Türk Evi dergisi ve Turkish Times gazetelerine birçok makale yazdı. 2004 yılında yayınlanan "Akıncı" (Horseman) isimli romanı Jada Pres, FL tarafından yılın romantik romanı olarak seçildi. Bir dönem New York Daily News de çalışan Krisitna O'Donelly'nin son romanı "Truva'nın Gizemi" yayınlanmaya başladığı" www.fictionwise.com" elektronik kitap sitesinde bestseller listesinde yerini aldı Truva'nın Gizemi (Trojan Enchantment ) adli kitap ve Kristina O'Dennelly hakkında teferruatlı bilgiye "http://www.trojanenchantment-novel.com" adresinden ulaşabilir.

TROİA MÜZESİNE BAKAN DESTEĞİ

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çanakkale merkeze 37 kilometre mesafedeki Troia antik kentine müze kurulması için harekete geçti. Çanakkale'de Tarihi Kentler Birliği toplantısına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Troia antik kentine kurulması düşünülen müze hakkında açıklamalarda bulundu. Koç, Troia Müzesi'nin kurulması için çalışmalara ağılık verdiklerini belirterek, "Müzeyi büyük bir organizasyonla yapmamız gerekiyor. Bunun için uluslararası organizasyon arayışları içerisindeyiz. Sabahleyin milletvekillerimiz, valimiz ve belediye başkanımızla ve Troia bölgesindeki belediye başkanımızla, bu konunun görüşmesini yaptık. Bu müzenin kurulması için bir ekip oluşturulacak. Ve bu hususta dünyaya bir promosyon yapılacak. Bunun ilk ön çalışmasını ben İtalya'da bu işin profesörü ile yaptım. Bu işin üzerindeyiz. Ama bu müze olayı ufak tefek bir olay değil. Burasını uluslararası bir müze şeklinde düşündüğümüz için bu durum biraz daha vakit alacak. Bu konuda en büyük görev valimize ve belediye başkanlarımıza düşecek. Biz destekçi olmaya devam edeceğiz. Aklımızdan Troia Müzesi de çıkmamıştır, burada yapılacak olan tabyaların yenilenmesi de çıkmamıştır" diye konuştu.

ŞEHİTLİĞE MEHMETÇİK SAHİP ÇIKTI

Çanakkale'de, Esenler Mahallesi'ndeki Hastanebayırı Şehitliği'nin bakımsız halinin web sitemizde yer alması, yetkilileri harekete geçirdi. 1956 yılında Şehitlikleri İmar Cemiyeti tarafından yaptırılan ve 2001 yılında Milli Savunma Bakanlığı Balıkesir İnşaat Emlak Başkanlığı tarafından onarılarak güzel bir hale kavuşturulan şehitliğin, aradan geçen uzun zamanın ardından yeniden otlar ve çöp poşetleri ile dolması üzerine, İl Jandarma Komutanlığı ve Çanakkale Açık Cezaevi yönetimi duruma el koydu. İl Jandarma Komutanlığı'ndan 20 asker ve Çanakkale Açık Cezaevi'nden 10 mahkum, Hastanebayırı Şehitliği'ni temizlemek için çalışma başlattı. Şehitlerin ruhlarına Fatiha okumak için geldikleri şehitliğin askerler ve mahkumlar tarafından temizlendiğini gören vatandaşlar, bu duruma sevindiklerini belirterek, "Burası 2001 yılında gazetelerde çıkan haberlerin ardından 116. Jandarma Alayı'nda bulunan askerler tarafından bakımdan geçirilerek güzel bir hale kavuşturulmuştu. Şimdi aynı yere gene askerler ve mahkumlar sahip çıktı. Burasının düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Ancak yetkililerden şehitliğin çimlendirmesini istiyoruz. Burada sürekli birisinin görevli olması lazım" dedi.

TARİHİ KENTLER BİRLİĞİ TOPLANTISI ÇANAKKALE'DE YAPILDI

Tarihi Kentler Birliği toplantısı, çok sayıda yetkili ve 160'a yakın belediye başkanının iştirakiyle Çanakkale'de Kolin Hotel'de yapıldı. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un da katıldığı toplantının açılış konuşmasını yapan Tarihi Kentler Birliği Başkan Vekili ve Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, "Tarihi ve turistik açıdan önemli bir yerleşim birimi olan Çanakkale'nin önemine işaret ederek, "Bu ülkede Türk, Kürt, Çerkez, Ermeni, Rum, Laz, Müslüman, Hıristiyan, Musevi hep birlikte barış içerisinde yaşamayı başarmak zorundayız. Daha çok demokrasi, hoşgörü, adalet ve ekonomik kalkınma ile çağdaş, huzurlu ve mutlu bir ülke olacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın" dedi. Toplantıda Tarihi Kentler Birliği Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Şen,TKB Başkanı ve Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki ve Vali Süleyman Kamçı da birer konuşma yaptı.Son olarak konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, ise özellikle eski eserlerin yenilenmesinin çok güzel bir hadise olduğunu kaydederek, "Bu konuda çok güzel netice veren illerimiz var. İsim vermeyeyim. Bir başkasının kıskançlığına sebep olmasın. Bazı şeyler teşvike sebep olacağına maalesef kıskançlığa sebep oluyor. Buna da ben vesile olmayayım. Ama orada dikkat edeceğimiz çok önemli bir husus var. Bir eski eser, tamir edildikten sonra içine insan nefesi girmezse 3 yılda eskiyor. Ben bunun örneklerini gördüm. Tamam, para var, göndereyim. Ancak sen buraya ne fonksiyonu yapacaksın? Fonksiyonu vermeyeceksen, bırak yıkılsın demek kolay. Ama tamir edildikten sonra, yüz milyarlarca parayı verdikten sonra, burayı yıkılmaya terk ediyorsan bu israf. Ben 6 aylık Kültür ve Turizm Bakanı olarak, 75 vilayetini gezen birisi olarak bunları size anlatıyorum. Yardıma evet, ancak siz de taşın altına elinizi koyacaksınız" şeklinde konuştu.

WEB SİTEMİZ TRT İNT VE TRT TÜRK’TE TANITILDI

5 ay önce yayın hayatına başlayan Çanakkale’nin Türkçe ve İngilizce olarak yayın yapan turizm tarih ve kültür web sitesi "www.canakkaletravel.com" TRT İNT ve TRT Türk’de yayınlanan “TÜRKSİTE” isimli programda tanıtıldı. Yapımcılığını Gülhan Yetik Eryüksel’in yaptığı programda sunucu Zahide Yetiş’e web sitesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Editör Ayhan Öncü, Çanakkale’nin tarihi ve turistik açıdan önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, site hakkında geniş bilgiler verdi. Sitenin geniş bir altyapısının olduğunu belirten sunucu Zahide Yetiş ise Çanakkale’yi ziyaret etmeye gelecek herkesin bu siteyi ziyaret edebileceğini belirterek Editör Ayhan Öncü’yü kutladı. Çanakkale’de 5 ay önce yayın hayatına başlayan ve Çanakkale’nin tek İngilizce haber sitesi olma özelliğine de sahip olan turizm tarih ve kültür web sitesi "www.canakkaletravel.com"a hergeçen gün ilginin dahada arttığını belirten Ayhan Öncü, “Çanakkale tarihi ve turistik açıdan önemli bir yer. Çanakkale’yi en iyi şekilde tanıtmak için böyle bir siteyi kurmayı düşündüm. Siteye yabancı ülkelerden de büyük ilgi var. İleriki günlerde siteyi Türkçe ve İngliizce’nin yanında Almanca’ya da çevirmeyi düşünüyorum. Amacım Çanakkale’yi en iyi şekilde tanıtmak” dedi.

20 MİLYON DOLARLIK PROJE

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı ile Eceabat bölgesi uzun devreli gelişme planı kapsamında yeniden yapılandırılacak. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Çanakkale Valisi Süleyman Kamçı yaklaşık 20 milyon dolara malolacak çalışmayla Kilitbahir Kalesi, Namazgah ve Ertuğrul tabyaları, Çanakkale Şehitler Abidesi ve Yahya Çavuş Şehitliğinin yeniden düzenleneceğini söyledi. Vali Kamçı, Gelibolu Yarımadası ve Eceabat Bölgesinin Yeniden Yapılandırıma Projesi’nin Çanakkale’nin tanıtımına büyük katkısının olacağını da belirterek, “Bu projelerin 2006 yılına kadar tamamlanması planlanıyor. Gelibolu Yarımadasında Uzun Devreli Gelişme Planı kapsamında yürütülen  66 projenin 10 tanesi şuan için tamamlanmış bulunuyor. Kilitbabir ve Seddülbahir kalelerinin restorasyonu ile Kabatepe Müzesi simülasyon merkezi projelerine ise çok önem veriyoruz. Yeni proje kapsamında Kilitbahir kalesi, Yahya Çavuş Şehitliği, Şehitler Abidesi, Namazgah ve Ertuğrul tabyalarını aslına uygun olarak yeniden düzenlenecek. Çanakkale savaşlarını, tabyaların içine kurulacak 3 boyutlu görsel efektler ve maketlerle yeniden canlandırmayı planlıyoruz. Gelibolu Yarımadasının simgesi olan Şehitler Abidesinin ilk çizilen projesinde yeralan ancak bazı nedenlerle yapılamayan müzesi de bu proje ile yeniden hayata geçirilecek. Proje kapsamında ayrıca Namazgah tabyasında içi sulu dolu cam zemin altına savaş gemisi maketi de konulacak” dedi.

KORFMAN'DAN BÜYÜK BAĞIŞ

Troia antik kentinde 18 yıl süren kazıların başkanlığını yapan ve geçtiğimiz hafta içerisinde de hayatını kaybeden ünlü Arkeolog Prof Dr. Manfred Korfman'ın Almanya'da bulunan 200 bin kitaplık kütüphanesinin Çanakkale'ye getirileceği açıklandı. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası'nda (ÇTSO) düzenlenen toplantıda bir konuşma yapan Troia Kazı Heyeti Sorumlusu Arkeolog Rüstem Aslan, Prof. Dr. Korfmann'ın Troia antik kenti için önemine değinerek, "Korfman ölmeden önce Kütüphanesini Çanakkale-Tübingen Troia Vakfı'na bağışlamıştı. Korfmann'ın Almanya'daki evinde bulunan ve yaklaşık 200 bin kitap, dergi ve makalelerden oluşan kütüphanesini Çanakkale'ye getireceğiz. Bunun için yer arayışlarımız sürüyor" dedi.

ÇANAKKALE'DE TARİHE BÜYÜK İLGİ

Tarihi ve turistik açıdan önemli bir yerleşim birimine sahip olan Çanakkale’de, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı içerisinde yeralan Kabatepe Tanıtma Merkezindeki müzeyi 2005 yılının ilk 6 aylık döneminde 105 bin kişinin ziyaret ettiği açıklandı. KoLnu ile ilgili açıklamalarda bulunan yetkililer 21 yıl önce yaptırılan Kabatepe Müzesinde Çanakkale savaşından kalma yüzlerce eserin sergilendiğini belirttiler. 2005 yılının 6 aylık döneminde müzeyi 105 bin kişinin gezdiğini de ifade eden yetkililer, müze içerisinde yeralan Çanakkale savaşı ile ilgili birbirinden ilginç materyallerin büyük ilgi gördüğünü söylediler.

İŞTE PARİON'UN GİZEMİ...

Çanakkale'nin Biga ilçesi'ne bağlı Kemer köyü'ndeki Parion antik kenti'nde bu yıl yapılan kazılarda bulunan 2 bin yıl öncesine ait tarihi eserler Çanakkale Arkeoloji Müzesine teslim edildi.Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Kazı heyeti başkanı Atatürk Üniversitesi (AÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cevat Başaran, yapılan çalışmalarda 4 adet lahdin gün yüzüne çıkarıldığını belirterek, "Bu lahitlerden iki tanesinin içini açtık. Yapılan incelemelerde lahdin içinden 2 bin yıl önce yaşadığı tahmin edilen bir prens ya da kral ile eşine ait 2 adet yaprak süslemeli altın taç ile yine üzerine güneş tanrısının resminin işlendiği iki adet altın sikke, boğa figürlü kolye, taşlı yüzük, ucunda eros figürü bulunan bir çift küpe, bronz amfora, bir kama ile sivri dipli bir amfora bulduk. Bölgede ayrıca 150 adet tarihi eser de çıktı. Bi eserleri Çanakkale Arkeoloji Müzasine tesylim ettik. Çalışmalarımız 20 Ağustos tarihinde sona erecek. En büyük sıkıntımız ise kazıları yapmak için gerekli olan ödeneğin yetersiz olması. Bu sebeple sponsor arayışımız sürüyor” dedi.

BATIK İNGİLİZ GEMİSİ "GOLIATH" 90 YIL SONRA GÖRÜNTÜLENECEK

 

BELGESEL YAPIMCISI SAVAŞ KARAKAŞ VE USTA DENİZCİ ENES EDİS, NATİONAL GEOGRAPHIC TELEVİZYONU DALGIÇLARI İLE MORTO KOYU'NDA 70 METRE DERİNLİKTEKİ BATIĞA DALACAK


Çanakkale Boğazı'nda batan savaş gemileri tek tek ortaya çıkarılırken, İngiliz savaş gemisi Goliath da 90 yıl sonra ilk kez görüntülenecek. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan belgesel yapımcısı Savaş Karakaş, Çanakkale Savaşı'nda Muavenet-i Milliye tarafından batırılan İngiliz savaş gemisi Goliath'ın 90 yıl sonra ilk kez görüntüleneceğini belirterek, "Benimle birlikte Türkiye Su Altı Arkeolojisi Vakfı (TINA) yöneticileri ve usta denizci Enes Edis ile bu kez National Geographic televizyonunda Goliath'ın hikayesini anlatmak üzere böyle bir çalışma başlatıyoruz. Türkiye Sualtı Arkeolojisi Vakfı (TINA) tarafından desteklenen proje kapsamında Enes Edis'e ait DETEK Denizcilik'in teknik imkanlarıyla Morto Koyu'ndaki bu büyük savaş mezarlığı batışından 90 yıl sonra ilk kez ziyaret edilip görüntülenecek. Enes Edis ile birlikte "Sea Hunters-Deniz Avcıları" adıyla 26 farklı dilde 241 ülkede gösterilecek belgesel için Kanadalı yapım şirketi Eco-Nova bünyesindeki dünyanın en ünlü dalgıçları ve sualtı arkeologlarıyla bu araştırmayı birlikte gerçekleştireceğiz. 25 Ağustos-10 Eylül tarihleri arasında Çanakkale'de gerçekleşecek dalışta, "Goliath" yanında İngiliz savaş gemisi "Triumph" batığı da araştırılacak. Triumph, Çanakkale Savaşı sırasında 25 Mayıs 1915 tarihinde Alman U21 denizaltısı tarafından Kabatepe açıklarında torpillenerek batırılmıştı. Triumph şu an 75 metre derinlikte yatıyor. Goliath savaş gemisi ise Muavenet tarafından Morto Koyu açıklarında 3 torpido ile vurulmuş ve ardından kısa ürede batırılmıştı. Burada Goliath mürettebatından 570 kişilik mürettebatı ise hayatını kaybetmişti. İngiliz Goliath gemisi de şu an Morto Koyu'nda 70 metre derinlikte bulunuyor. 90 yıl sonra bu iki gemiye dalış yaparak görüntüleyeceğiz" dedi.
Belgesel yapımcısı Savaş Karakaş, yapılacak olan dalışın görüntülerinin farklı versiyonlar halinde Türk ve dünya televizyonları tarafından yayınlanacağını da belirterek, "Belgeselde 1915 yılında destan yazmış Muavenet-i Milliye muhribinin ve onun adı yaşatan 1992 yılında katıldığı NATO tatbikatının ara safhası bittikten sonra, intikal seyri esnasında iki güdümlü mermi ile vurulan Muavenet'in hikayesi de ilk kez anlatılacak. Vuran gemi ABD'ye ait "Saratoga" uçak gemisi idi. Saratoga'dan atılan iki adet "Sea Sparrow" füzesi Muavenet'in köprü üstüne isabet ederek havaya uçurmuş, geminin beyni konumundaki köşk onarılamayacak derecede hasara uğramış ve en vahimi de bu sırada görev yapmakta olan başta gemi komutanı olmak üzere beş Türk denizcisi hayatlarını kaybetmişti. Tanıklar ve şehit aileleriyle yapılacak röportajlar, uzman değerlendirmeleri, kamuoyuna daha önce hiç açıklanmamış bilgi ve bulgular bu belgeselin ikinci bölümünün çatısını oluşturacak. Çanakkale Savaşı'nın 90. yılında gerçekleştirilecek bu anlamlı proje, zamanın unutturmaya çalıştığı olay ve insanları toplumsal hafızamıza hiç unutturmamak için hazırlanacak" diye konuştu.
"İNGİLİZ SAVAŞ GEMİSİ "GOLIATH"IN BATMA OLAYI"
1915 yılında Marmara Denizi'nde düşman denizatlılarına karşı devriye nöbeti tutan Muavenet-i Milliye 10 Mayıs'ta Çanakkale'ye çağrıldı. Gemi komutanı Kıdemli Yüzbaşı Ahmet Saffet'e çok gizli bir emir verilmişti. Çanakkale Savaşı'nın belki de seyrini değiştirecek gizli saldırı için artık önlerinde sadece birkaç gün vardı. Arıburnu ve Seddülbahir cephelerinde üç aydan beri aralıksız devam eden savaşta İngiliz ve Fransızlar'a ait düşman donanması Türk siperlerini şiddetli top ateşleri altında bulunduruyordu. Özellikle Morto Koyu'nda yatan iki İngiliz savaş gemisi Goliath ve Cornwallis taarruza kalkan Türk birliklerini top ateşi yağmuruna tutarak bölgeyi cehenneme çevirmekteydi. Ahmet Yüzbaşı'nın aldığı gizli emir 12-13 Mayıs gecesi bu gemilere karşı yapılacak saldırıyla ilgiliydi. Türkler'in 'Kocakarı' adını taktıkları ve savaşın başından üzerlerine ölüm yağdıran Goliath artık hedefteydi. Toplarının gürlemesinin bu saldırıyla kesilmesi umut ediliyordu. Muavenet-i Milliye muhribi, 1909 yılında Almanya'da denize indirilmiş 620 ton kapasitesinde, 72.1 metre boyunda ve 2 adet torpido kovanı olan ufak bir muhripti. Böyle küçük bir geminin 13.000 tonluk dev bir savaş gemisini avlaması için dahiyane bir plan yapıldı. Gemi Komutanı, hücumu gece yarısından biraz sonra olarak planladı. Böylece, bir vardiyanın uykuya olan ihtiyacı ile diğer ayakta olan vardiyanın da uyku sersemliğinden faydalanılacaktı. Gemiye, torpido uzmanı olarak Alman Yüzbaşı Firley müşavir olarak verilmişti. Tüm hazırlıkların tamamlanmasının ardından 12 Mayıs gece yarısını biraz geçe harekete geçen Muavenet 8 mil süratle Rumeli kıyılarına adeta sürünürcesine boğaz dışına doğru seyretmeye başladı. Bacasından dumanla birlikte kızıllık da çıkmasın diye kazanlar da söndürülmüştü. Saat 01.00'a doğru gözcüler, tam pruvada Eskihisarlık Burnu'na bordalarını vermiş iki düşman zırhlısının görüldüğünü rapor ettiler. Ayrıca iki muhrip de karakol geziyordu. O sırada birden düşman gemilerinin birinin köprü üstündeki ışıldağının parıldadığı görüldü. Gözcüler belli ki üzerine doğru gelmekte olan hayalet tekneyi fark etmişti. Muavenet gerçekten zordaydı. Kıdemli Yüzbaşı Ahmet Saffet soğukkanlılığını hiç kaybetmeden, ışıldakçısına aynı işareti vermesini söyledi: "0" 'yani parola'. Bir anlamda, soruya soruyla cevap vermek oluyordu bu. İstiyordu ki, İngilizler bir an için olsa bile şaşırsınlar, o da bir anlık tereddütten yararlanabilsin. Dev zırhlıyla artık aralarında 300-400 metre vardı. Ahmet Yüzbaşı önce tüpteki üç torpidonun da gönderilmesini emretti. Sonra da 'Makine tam yol ileri" komutunu verdi. Muavenet hızla uzaklaşırken müthiş bir infilak sesi gecenin karanlığını yırttı. Ark
Gelibolu Kaymakamı Adnan Çakıroğlu, Belediye Başkanı Cihat Bingöl, 2. Kolordu Komutanlığı'na bağlı 18. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Gürbüz Kaya, askeri erkan ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile birlikte 6x4 metre ebadında toplam 24 metrekare, özel kumaştan rüzgara ve yağmura dayanıklı olarak yapılan Gelibolu'nun en büyük Türk bayrağı göndere çekildi. Daha sonra askeri bando tarafından konser verildi.  2. Kolordu Komutanlığı adına bir konuşma yapan Ord. Alb. Seyit Gitmez, "Bugün Gelibolu'nun en uzun bayrak direğini monte ederek en büyük bayrağını çekmekten onurluyuz. Bu bayrağı şehit kanıyla sulanmış bu topraklarda dalgalandırmaktan gurur duyuyoruz" dedi. Bu arada Çanakkale Boğazına giriş yapan gemiler tarafından da rahatlıkla görülebilen dev Türk bayrağın direğinin ise  Bakım Merkezi Komutanlığı personeli tarafından dizayn, imal ve monte edildiği açıklandı.

TROİA ANTİK KENTİ ÖKSÜZ KALDI

Çanakkale merkeze 35 kilometre uzaklıkta bulunan Troia Antik Kenti'nde yıllardır Kazı Heyeti Başkanlığı'nı yürüten Prof. Dr. Manfred Osman Korfmann, Almanya'da hayatını kaybetti. Edinilen bilgiye göre, Troia Antik Kenti'nde 18 yıldan bu yana kazı heyeti başkanlığını yürüten Prof. Dr. Manfred Korfmann, özellikle Troia Antik Kenti ile ilgili yaptığı kazılardan elde ettiği sonuçlarla dünya basınının gündemi haline gelmişti. Almanya'nın Tübingen Üniversitesi Öğretim Üyesi de olan 63 yaşındaki Prof. Dr. Korfmann, aynı zamanda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde de (ÇOMÜ) Rektörlük Arkeoloji Bölümü Danışmanlığı görevini yürütüyordu. Prof. Dr. Korfmann, 1998 yılında düzenlenen "Türkiye Tarihsel, Kültürel Miras ve Sanat Ödülleri" kapsamında "Özel Başarı Ödülü"ne, 2001 yılında "Doğu ve Yunan medeniyetlerinin birlikte yaşamlarını" belgeleyen eserleri ortaya çıkardığı kazı çalışmaları nedeniyle de Helga ve Edzart Reuter Vakfı'nca "Birlikte Yaşamı Teşvik" ödülüne layık görülmüştü. Troia'daki tarihi eserlerin ve arkeolojiyle ilgili konuların araştırılması, kazı ve bilimsel çalışmaların tespit edilerek maddi ve manevi açıdan desteklenmesi amacıyla Çanakkale-Tübingen-Troia Vakfı kurulmasına büyük çaba sarf eden Prof. Dr. Korfmann, 2004 yılında kurulan vakfın Yönetim Kurulu Başkanlığı'na getirilmişti. Prof. Dr. Manfred Korfman'ın, salı günü Almanya'da düzenlenen törenin ardından toprağa verileceği açıklandı.

                                                                                                                                                                                    

İŞTE TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK MAKETİ

Çanakkale'de kordon boyundaki Troy atının arkasına yerleştirilen Türkiye'nin en büyük maketi olan Troia antik kentinin 6. katmanı, yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çekiyor. Maket Troia antik şehri ile ilgili açıklamalarda bulunan yetkililer, İzmir 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Sipahioğlu ve ekibi tarafından 1 yıllık bir çalışmanın ardından yapılan Troia antik kentinin maket 6. katmanının büyük ilgi gördüğünü belirterek, “30 kişilik bir ekibin çalışması ile yapılan 20 metrekarelik bu maket, aynı zamanda Türkiye’nin en büyük maketi özelliğini de taşıyor. Troy atını görmeye gelenler buradaki maket antik kenti görmeden gitmiyorlar” dediler.