YUKARI ÇIK

Çanakkale Travel
Çanakkale Travel
Anzac Hotel Çanakkale Şehitlik Turu

Burada Yatan Çanakkale Şehitleri Unutuldu

(ÖZEL HABER) - Çanakkale Savaşı’nda hayatını kaybeden vatan evlatlarının yattığı Barbaros Mahallesi’nde mahalle arasında yer alan bu küçük şehitliği çoğu kişi bilmez.

21 Mayıs 2016 tarihinde eklendi

18 Mart 1915 tarihinde düşman gemilerinden atılan mermilerin isabet etmesi sonucu hayatlarını kaybederek şehit olan Anadolu Hamidiye Tabyaları’ndaki vatan evlatları Onbaşı Ahmet oğlu Ahmet (Demirci), İsmail oğlu Halil (Antalya), Hüseyin oğlu Salih (Yozgat), Ahmet oğlu İsmail (Bayramiç), Mustafa oğlu İbrahim’in (Ayvacık) mezarları bulunuyor burada. Çoğu Çanakkaleli’nin adını bile bilmediği Hamidiye Şehitliği tam 101 yıldır burada. Bundan yaklaşık 10-15 yıl önce Çanakkale Zaferi törenleri sırasında Şehitler Abidesi ile birlikte Dardanos’ta yer alan Hasan Mevsuf Şehitliği ve buradaki Hamidiye Şehitliği’nde de törenler düzenlenirdi. Ancak ne var ki son 10-15 yıldır Şehitler Abidesi dışında gerek Dardanos’ta yer alan Hasan Mevsuf Şehitliği, gerek Kumkale'de, gerekse buradaki Hamidiye Şehitliği’nde törenler düzenlenmiyor. Burada şehit olan vatan evlatları maalesef unutuldu.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay çoğu kişinin bilmediği Barbaros Mahallesinde mahalle arasında yer alan bu Hamidiye Şehitliği ve buradaki şehitlerimiz ile ilgili yazdığı bir yazıda şunları ifade etmişti: “Anadolu Hamidiye Şehitliği’nde 18 Mart 1916’da Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasının 1. Yıldönümünde anma töreni yapıldığına göre bu şehitliğin 1915 yılında yapılmıştır. 1956’da Şehitlikleri İmar Cemiyeti yeniden düzenlenmiştir. 1988’deyse Milli Savunma Bakanlığı Balıkesir İnşaat Emlak Başkanlığı tarafından onarılmıştır. Bu şehitlikte 18 Mart 1915’te Anadolu Hamidiye Tabyası’nda şehit olan Türk askerleriyle birlikte Almanların da ölüleri bulunmakta idi. Ancak Almanlar 1936 yılında  kendi askerlerinin naaşlarını, İstanbul Tarabya’daki Alman Elçiliği’nin bahçesine törenle nakletmişlerdir.Bu şehitlikte yatan askerlerin isimleri şunlardır: Onbaşı Ahmet oğlu Ahmet (Demirci), İsmail oğlu Halil (Antalya), Hüseyin oğlu Salih (Yozgat), Ahmet oğlu İsmail (Bayramiç), Mustafa oğlu İbrahim (Ayvacık)

1915’TE YAŞANANLAR

18 Mart 1915 Perşembe günü hava sabah biraz puslu ama açık ve güneşliydi. Sabah Boğaz girişine keşif uçuşunu gerçekleştiren Alman havacı Yüzbaşı Serno, İtilaf donanmasından Queen Elizabeth, Lord Nelson, Agamemnon,Triump savaş gemileri ile zırhlı Inflexible kruvazörü yanında üç Fransız savaş gemisinin, denizaltıların ve torpidobotların Çanakkale Boğazı’na doğru hareket halinde olduklarını rapor etti. Bu sırada gerek Usedom Paşa gerekse Cevat Paşa ve diğer karargâh subayları Çanakkale Boğazı’nın dış istihkâmlarını teftişte bulunuyorlardı.

18 Mart 1915 günü ilk top mermisini Queen Elizabeth fırlattı. Bu mermi Anadolu Hamidiye tabyasının beş yüz metre yakınına düştü ve büyük bir gürültü çıkardı.  Saat 16.00’da Hamidiye Tabyasına atılan topların Tatar Mahallesi’ne düşmesi sebebiyle burada yangın çıktı. Rüzgârın öğleden sonra şiddetlini arttırarak esmesi sebebiyle zaten ahşap olan bütün evler yandı. Yanan ev sayısı kırk kadardı. Tatar Mahallesi’nde çıkan yangın Sarıçay’dan karşıya geçemedi. Geçseydi tüm Çanakkale de yanacaktı.

CİDELİ MEHMET ÇAVUŞ

18 Mart 1915 günü İtilaf donanması peşpeşe bombalarını Türk mevzilerine atıyordu. Bu mevzilerden birisi de Anadolu Hamidiye Tabyasıydı. Burada canı pahasına arkadaşını kurtaran Cideli Mehmet Çavuş vardı. Olayın gelişimini arkadaşı şöyle anlatmaktadır:

“Benimle beraber cephanelikten kurtarılmış mahdut insanlardan çok sevdiğim ve nereli olduğunu hatırlayamadığım (Cideli) Mehmet Çavuş bir kol ve bir bacağını kaybetmiş yanımda yatıyor. Fakat onun gözleri sağlam, benimki gibi yanmamış. Başını bana doğru uzatarak teselli ediyor:

- Beğim merak etmeyin, sizin yaranız hafif, baksanıza ben hem kolumu ve hem bacağımı kaybettim ama gene tasalanmıyorum.

Bu sözlerden iki dakika sonra Mehmet Çavuş bir daha açmamak üzere gözlerini kapadı.

- Peki bu mucize şeklindeki kurtuluşunuzu bir topçu subayı sıfatıyla nasıl izah edebiliyorsunuz?

- Şöyle izah edebiliyorum. Mermi cephaneliğe düştü, beni arkasından sürükledi, fakat onun hızı benimkinden çok daha fazla olduğu için daha ben girmeden düştü ve patladı. Ben cephaneliğin sakfından içeri girdiğim anda mermi patlamış ve cidarları etrafa saçılmış bulunuyordu. Cephanelikteki on yedi nefer de bu anda öldüler. Beni yukarı doğru tazyik eden gaz belki barutların ilk tutuşmasından mütevellit gazdı. Ben gene deliğe yakın bir yere atıldım. O sırada sıhhiye çavuşu beni aramağa koştu. İçerideki ateşe rağmen delikten içeri girdi. Beni bulamayınca üzerime düşmüş bir neferi yakaladı. Onu yukarı çekerken arkasından da beni çıkardı. Yaram yalnız yanıktan ibaretti. Sağ kalçam dizlerime kadar yanmıştı, gözlerim yanmıştı, ellerim yanmıştı. Fakat görüyorsunuz ki bunların hepsi iyileşti ve ben de kurtuldum. Şimdi 18 Mart’ı her sene yalnız Türk zaferinin yıldönümü diye değil fakat aynı zamanda benim ikinci doğum günüm diye kutlarım, çoluk çocuğumu başıma toplayarak en büyük bir bayram gibi tesit ederim.”

Çanakkale’de Barbaros Mahallesi'nde yer alan bu şehitlerimizi unutmayalım ve onların kabirlerini belirli zamanlarla ziyaret ederek dua edelim. Unutmayın ki, Gelibolu Yarımadası'nda hayatını kaybeden Çanakkale Savaşı'ndaki şehitlerimizin dışında gerek Dardanos’ta yer alan Hasan Mevsuf Şehitliği'nde, gerek Kumkale'de, gerekse buradaki Hamidiye Şehitliği’nde yatan vatan evlatları da var. Bu vatan onların sayesinde kazanıldı.

(ÖZEL HABER/GÖRÜNTÜ: Ayhan ÖNCÜ/ÇANAKKALE)

(Haber Kaynak ve Link Gösterilmeden İzinsiz Alınıp Yayınlanamaz)

HABER VİDEO (HAMİDİYE ŞEHİTLİĞİ'NDEKİ ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ UNUTULDU)
1816 kez okundu