YUKARI ÇIK

Çanakkale Travel
Çanakkale Travel
Anzac Hotel Çanakkale Şehitlik Turu

Çanakkale'de Zafer Bayramı Coşkusu

14 Ekim 2009 tarihinde eklendi

18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'nin 94. yıldönümü coşkulu törenlerle kutlandı. Törenler sabah Cumhuriyet Meydanı'nda Atatürk Anıtı'na çelenklerin konulmasıyla başladı. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Feyyaz Öğütçü, Vali Abdülkadir Atalık, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural ile resmi kurum ve kuruluş temsilcilerinin Atatürk Anıtı'na çelenk koymasıyla başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde göndere bayrağın çekilmesiyle devam etti. Törene yurdun dört bir yanından gelen gaziler kıyafetleriyle ilgi odağı olurken, vatandaşlar da Türk bayraklarıyla alanı doldurdu. Tören sonunda Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı "TCG Fatih" Fırkateyni'nden 21 pare top atışı yapıldı. Cumhuriyet Meydanı'ndaki törenin ardından, katılımcılar 18 Mart Stadyumu'na geçti.
STADYUMDAKİ TÖRENE BAŞBAKAN ERDOĞAN DA KATILDI
Çanakkale Deniz Zaferi'nin 94. yıldönümü törenlerinde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçmişte verilen istiklal mücadelesini kavramadan istikbal mücadelesinde başarılı olunamayacağını söyledi. Erdoğan, şehitlerimizin en hazin durumdayken bile cephede düşmanının insan olduğunu unutmadığını belirterek, "Türkiye bugün bölgesinde ve dünyada sorunları barışçıl bir anlayış ve hoşgörüyle çözmeye çalışıyor" dedi. 18 Mart Deniz Zaferi'nin 94. yıldönümü kutlamaları 18 Mart Stadyumu'nda mehteran bölüğünün gösterisi ile başladı. Çanakkale'ye kahramanlıklarından dolayı TBBM tarafından verilen altın madalyanın Vali Abdülkadir Atalık, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve Boğaz Garnizon Komutanı Tümamiral Serdar Dülger tarafından Türk bayrağına toka edilip göndere çekilmesinin ardından İstiklal Marşı okundu. Törende bir konuşma yapan Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Çanakkale Savaşı'nın vatanseverlik, cesaret gibi yüksek faziletlerin sergilendiği eşsiz bir destan olduğunu işaret ederek, "Özellikle bu toprakların şahit olduğu en büyük kahramanlıklarından birinin yaşandığı Çanakkale Deniz Zaferi'nin 94. yıldönümünü kutluyoruz. 18 Mart 1915'te bütün dünyaya haykırdığımız, 'Çanakkale geçilmez' sözünü 94 yıl aradan sonra yüreklerimizde hissetmek üzere toplandık. Çanakkale Savaşları, vatanseverlik, cesaret gibi yüksek faziletlerin sergilendiği bir destandır. Hiç kimse, hiçbir savaş, Çanakkale kadar tarihin akışını bütünüyle değiştiren bir etkiye sahip olmadı. Eğer bu millet 'Çanakkale geçilmez' diye haykırmasaydı, bu sözünün gereğini yerine getirmeseydi, bugün sadece bu toprakların değil, bütün dünyanın kaderi değişecekti. Bu nedenle 18 Mart Şehitler Günü'nü, her biri ayrı bir kahramanlık sergileyen neferlerimizin, şehitlerimizin aziz hatırasını anmak, geçmişte yaşananlardan ibret çıkarmak için bir vesile kabul ediyoruz. Çanakkale'de ortaya konan istiklal mücadelesi eşsiz bir destandır. Bu destanı yazan Mehmetçiklerin, gazilerin, şehitlerin her birini rahmet ve minnetle anıyorum. Sadece Çanakkale şehitlerimizi değil, İstiklal Savaşı şehitlerimizi, Kore Savaşı, Kıbrıs Barış Harekatı, terörle mücadele şehitlerimizi ve diğer tüm şehitlerimizi de bu vesileyle rahmet ve minnetle anıyorum. Bu şehitler, o kahramanlar bizim için ölümsüzdür. Bunu asla unutmamalıyız. Şehitler ölmez" dedi.
"İSTİKLAL MÜCADELESİNİ KAVRAMADAN İSTİKBAL MÜCADELESİNDE BAŞARILI OLAMAYIZ"
Çanakkale'de elde edilen zaferin, bir milletin, üstelik şanlı bir milletin yeniden küllerinden doğuşuna vesile olduğunu, çökmekte olan bir imparatorluktan güçlü bir cumhuriyetin doğuşuna vesile olduğunu anlatan Erdoğan, "Her vatan evladının, ecdadımızın ortaya koyduğu bu mücadele ruhunda, bu fedakarlıktan çıkaracağı çok büyük dersler vardır. Bu millet geçmişte başka hiçbir millete boyun eğmemiştir, bugün de eğmeyecektir. Bu millet geçmişte bağımsız ve hür olmuştur, ilelebet bağımsız ve hür olacaktır. Ya istiklal, ya ölüm kararının ardında işte bu gerçek yatmaktadır. Türk milleti, ya istiklal, ya ölüm kararını vererek sadece şanlı bir zafere değil, sadece istiklaline değil, aynı zamanda geleceğine, istikbaline koşmuştur. Bu şuurla diyoruz ki, geçmişte verilen istiklal mücadelesini kavramadan, ülkemizin istikbal mücadelesinde başarılı olmamız mümkün değildir. Türkiye, ne mutlu ki, bugün de aynı anlayış, aynı heyecan, aynı ruh ve şuurla yoluna devam ediyor. İnanıyorum ki, Türkiye'yi aydınlık geleceğe taşımak için canını dişine takarak çalışan her vatandaşımızı, yüreğinde mutlaka bir Çanakkale kıvılcımı, bir Çanakkale aşkı, bir Çanakkale heyecanı taşıyor. O kıvılcım, o aşk, o heyecan sayesinde Türkiye bugün bir güneş gibi parlıyor. Atatürk'ün muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma hedefine doğru büyük adımlar atıyor. Atatürk'ün yurtta sulh, cihanda sulh vecizesinin ışığında ilerliyoruz. Barışa simge olduk. Özgürlüklerin en önemli kavgasını, mücadelesini veren ülke durumundayız. Biz şehitlerimizden, gazilerimizden derin bir miras devraldık. Onlar en hazin durumlarda bile, cephedeyken bile, düşmanının da bir insan olduğunu unutmadılar. Düşmanına dahi sevgiyle baktılar. Onlar Çanakkale'de bize karşı savaşan milletlerle, siperden sipere uzanan bir köprü, cepheden cepheye büyüyen yeni dostluklar inşa ettiler" diye konuştu.
"TÜRKİYE BÖLGESİNDE BARIŞÇI VE YAPICI BİR POLİTİKA SÜRDÜRÜYOR"
Bunun arka planında Türk milletinin barışa dayalı dünya görüşünün yattığını ifade eden Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye bugün de gerek bölgesinde, gerek dünyada sorunları çözme ve istikrarı üretmeye yönelik yapıcı ve barışçı bir dış politika sürdürüyor. Çünkü bu topraklar, hiçbir zaman nefretin dilini konuşmadı, kin gütmedi, iten olmadı, dışlayan olmadı; kucaklayan oldu, seven oldu. Bu millet böyle bir millettir. Çünkü bu topraklar hiçbir zaman şiddetin diline teslim olmadı. Bu topraklar binlerce kahramanlık sergileyen neferlerimizden bu yana, sevginin, barışın, dostluğun coğrafyası oldu. Bizler, çatışmanın değil, uzlaşmanın arayışı içindeyiz, onun için Türkiye bugün Avrupa Birliği'ne katılım konusundaki kararlılığını koruyor. Bu yolda dev adımlar atıyor. Medeniyetler ittifakına eş başkanlık yapıyor, yeryüzü barışının egemen kılınması için yoğun gayret gösteriyor. Türkiye'nin 48 yıl aradan sonra seçildiği BM Güvenlik Konseyi de dünya barışı için çok değerli katkı sağlıyor. Balkanlar, Kafkasya, Ortadoğu, Afrika'da dünya barışını tesis etmek için uğraşıyor. Küresel meselelerde söz sahibi oluyor, ağırlığını koyup arabuluculuk yapıyor. Dünyadaki itibarini artırırken, ekonomisini güçlendiriyor. İstikrar içinde kalkınıyor."
"TÜRK MİLLETİNİN ÖNÜNDE HİÇBİR GÜÇ DURAMAYACAKTIR"
Vatanı savunmak için ekonomiye ihtiyaç olduğunun altını çizen Erdoğan,"Bugün Çanakkale'den başlayarak bütün vatanı savunmak için güçlü ekonomiye ihtiyacımız var. Dünyanın 17, Avrupa'nın 6. büyük ekonomisine sahip bir Türkiye olduk. İnşallah Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümünde dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almayı hedefleyen bir Türkiye var. Bu yolda gece gündüz demeden yürüyoruz, koşuyoruz, koşturuyoruz. Bu yolculuğumuz kararlılıkla devam edecek. Bugün Çanakkale'de, şehitlerimizin mezarlarının yanı başında dostluk için birleşen ellerimizi bir kez daha sıkıca kenetliyoruz. Bugün, 100 yıla yakın süredir dimdik ayakta duran cumhuriyetimizin yeni nesilleri olarak, bize miras bırakılan mücadele ruhunu, heyecan, sadakatle benliğimizde taşıyoruz. İnanıyorum ki, 1915'te gösterdiğimiz dirayeti, sabrı, dayanışmayı, özellikle kararlılıkla gösterirsek Türk milletinin önünde hiçbir güç duramayacaktır. Çünkü bizler ayaklarımızı sağlam yere basıyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.
ŞEHİTLER ABİDESİNDE AYRI TÖREN DÜZENLENDİ
18 Mart Stadyumundaki törenlerin ardından Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkındaki Şehitler Abidesi’ne geçen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindekiler uradaki törene katıldı. Başbakan Erdoğan burada yaptığı konuşmada Türkiye'nin dünya meselelerine şartlar ne olursa olsun daima barışçıl yaklaşmakta ısrar edeceğini belirterek, "Ancak vatanımızın ve milletimizin yüce varlığına el uzatmaya yeltenenlere vereceğimiz cevap, bundan 94 yıl önce bu topraklarda verdiğimiz cevaptan asla farklı olmayacaktır" dedi. Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile birlikte, Çanakkale Deniz Zaferi'nin 94. yıldönümü nedeniyle Şehitler Abidesi'nde düzenlenen törene katıldı ve şehit mezarlarına karanfil bıraktı. Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Çanakkale'de yazılan eşsiz destanın, yokluklara, imkansızlıklara rağmen yüksek bir ruh ve sarsılmaz bir inancın nelere kadir olduğunu göstermesi bakımından önemli olduğunu söyledi. "O günleri tekrar hissetmeye, anlamaya çalışıyoruz" diyen Erdoğan, "Çanakkale Zaferi, milletimizin en parlak zaferlerinden biri olarak tarihteki yerini almıştır. Bu savaş; Türk milletinin yokluklara, imkansızlıklara rağmen, yüksek bir ruh ve sarsılmaz bir inancın nelere kadir olduğunu göstermesi bakımından örnek bir mücadeledir. Bu savaş, sadece Türk milletinin tarihi bakımından değil, bütün bir insanlık tarihi bakımından örnektir. Çünkü Çanakkale'de ağır silahlar hüsrana uğramıştır. Çünkü Çanakkale'de işgal ruhu hüsrana uğramıştır. Burada yürekler kazanmıştır, vatan müdafaası kazanmıştır. İnanç galip gelmiştir. Vatan sevgisi, işgal arzusuna üstün gelmiştir. Çanakkale'de adeta sular yokuşa akıtılmıştır. Bu açıdan zafer bütün milletler, bütün insanlık için bir sembol, ibret ve örnektir. Bütün insanlık için bir umut tablosu olmuştur. Bir millet, bir toprağı nasıl vatan kılar, nasıl vatan hüviyetine kavuşturur, işte Çanakkale ruhu bunu göstermiştir. İnanmış bir millet, vatanperver bir millet vatan savunmasını nasıl yapar, işte Çanakkale ruhu tüm dünyaya bunu göstermiştir. Bu sebeple Çanakkale Zaferi, 20. yüzyılda yazılmış modern bir destandır. Tarihte eşine az rastlanır büyük bir kahramanlık destanıdır" dedi.
"TÜRK MİLLETİNİN KARAKTERİ ÖZGÜRLÜKTÜR, İSTİKLALDİR, BAĞIMSIZLIKTIR, BAŞKA HİÇBİR MİLLETE BOYUN EĞMEMEKTİR"
Gelibolu Cephesi'nde verilen benzersiz mücadelenin, Türk milletinin küllerinden doğduğu İstiklal Savaşı'nın ve büyük zaferin müjdecisi ve önsözü olduğunu hatırlatan Erdoğan, bugün Çanakkale'de hüzün değil, bir gurur tablosunun yaşandığını kaydetti. Erdoğan, "O kahramanların her biri, bugünkü birlik ve beraberliğimizin ne kadar sağlam temeller üzerinde yükseldiğini bütün dünyaya en gür sesle ilan ettiler. Bizler her yıl burada Çanakkale şehitlerimizi saygıyla anarken yas tutmuyoruz, aksine birlik ve beraberliğimizi yeniden perçinliyoruz. Bu güzel günde, aynı amaçla, aynı ruhla, aynı heyecan ve coşkuyla bu topraklara bir kez daha bakıyorum. Çanakkale'de gördüğümüz hüzün değil, gurur tablosudur. Onun için bugün de tek nefes, tek ses ve tek yürek halinde bir kez daha, 'Çanakkale geçilmez' diyoruz. Onun içindir ki ecdadımızın uğruna can verdiği mukaddes topraklar üzerinde, ay yıldızlı bayrağımız ilelebet dalgalanacaktır. Bizler, bugünkü nesiller olarak bu vatanı ecdadımızdan miras aldık. Bugünkü nesiller olarak, bu vatanı yarınlarımıza kutsal bir emanet olarak aktaracağız. Bu vatanın mirasçıları olarak bayrağımızı ilelebet dalgalandırmak, bizim boynumuzun borcudur. Bu vatanın emanetçileri olarak da hilalimizi, yıldızımızı gelecek nesillere gönderdeyken teslim etmek, aynı şekilde bizim için kutsal bir ödevdir. Zira Çanakkale Zaferi, bize çok önemli bir miras devretmiştir. Bu savaşta açıkça görülmüştür ki, Türk milletinin karakteri özgürlüktür, istiklaldir, bağımsızlıktır, başka hiçbir millete boyun eğmemektir. Bunun için hiçbir zaman boyun eğmeyeceğiz. Zorluklar karşısında yılmayacağız" diyerek tarihten aldıkları ilham ve güçle dik duracaklarını belirtti. Şehitlerin aziz hatırasının ve mücadele ruhunun bugünkü nesillere meşale olacağını dile getiren Erdoğan, "Şehitlerimizin aziz hatırası ebediyen Türk milletiyle yaşayacaktır. Onların mücadele ruhu bugünkü nesillere meşale olacaktır. Aradan 94 yıl geçmiş olmasına rağmen, ne mutlu ki, bu topraklarda yaşayan her insanımızın gönlünde aynı istiklal ateşi bütün canlılığıyla yanıyor. Çanakkale Zaferi, geleceğe yürüyüşümüzün en güçlü ilham kaynaklarından biri olarak bugünkü milletin hissiyatını belirliyor" diye konuştu.
"ÜLKELERİN BAĞIMSIZLIKLARINA, MİLLETLERİN ONURUNA SAYGI GÖSTERMENİN ÖNEMİNİ VURGULUYORUZ"
Cumhuriyet'i temel ilke ve nitelikleriyle geleceğe, dünya milletleri arasında hak ettiği konuma taşımak için mücadele ettiklerini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: "Atalarımız istiklal mücadelesi verdi, şimdi biz de istiklal mücadelesi yanında istikbal mücadelesini, kalkınma mücadelesini veriyoruz. Diğer yandan da dünya barışına katkı sağlamak için gerekli adımları atıyoruz. Zira Çanakkale Savaşı'nı diğerlerinden ayıran en önemli özellik, kahramanlığın yanında asaletin, insani değerlerin ön plana çıkmasıdır. Birbirinden uzak coğrafyalarda yaşayan milletler, hazin bir şekilde ilk defa bu cephede karşı karşıya geldi. Avustralya'dan, Yeni Zelanda'dan Anzak ordusundaki binlerce genç, Türk gençleriyle ilk defa bu cephede tanışmıştır. Mehmetçik, en ağır savaş şartlarında bile, düşmanın kendisi gibi bir anne evladı olduğunu unutmamış, insan onuruna yakışır şekilde davranmıştır. Mehmetçiğin insan sevgisiyle, savaşın içinden barış, kardeşlik doğmuştur. O günlerde vatanını savunan vefakar Türk milleti, bugün NATO'da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde, bölgesinde ve dünyada barışa arabuluculuk ediyor. 'Yurtta sulh, cihanda sulh' şiarını benimsemiş bir milletin fertleri olarak, bütün zeminlerde dünyanın barışa ve kardeşliğe duyduğu ihtiyacı gür bir sesle seslendiriyoruz. Şanlı tarihten aldığımız ilhamla ülkelerin bağımsızlıklarına, insanların hürriyetine, milletlerin onuruna saygı göstermenin önemini vurguluyoruz. Türkiye'nin bu değerlere sahip çıkmadaki ısrarını dile getiriyoruz."
"TÜRKİYE, DÜNYA MESELELERİNE DAİMA BARIŞÇI YAKLAŞMAKTA ISRARLI OLCAKTIR"
"Bugün burada, insanlık değerini savaş meydanlarında bile terk etmeyen bu asil kahramanların huzurunda dostluk ellerimizi bir kez daha birleştiriyoruz" diyen Erdoğan, "Ne mutlu ki, milyonlarca vatandaşımız, gencimiz, her yıl buraya gelerek Çanakkale ruhuna sahip çıkıyor. Şu bilinmelidir ki, Türkiye, dünya meselelerine, şartlar ne olursa olsun, daima barışçı yaklaşmakta ısrarlı olacaktır. Ancak vatanımızın ve milletimizin yüce varlığına el uzatmaya yeltenenlere vereceğimiz cevap, bundan 94 yıl önce bu  topraklarda verdiğimiz cevaptan asla farklı olmayacaktır. Bugün bu millete karşı sorumluluğumuz ne olursa olsun, hepimiz aynı aydınlık geleceğin imarı için canımızı dişimize takarak çalışma azmindeyiz. Ekonomide, dış işlerinde, adalet ve güvenliğin tesisinde, üretimde, teknolojide, eğitim ve sağlıkta, sanat ve sporda her birimiz farklı alanlarda olsa da, bu milletin geleceğini aydınlık kılmak için çalışıyoruz. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, Türkiye Cumhuriyeti, 100. kuruluş yılını dünyanın en parlak 10 yıldızından biri olarak kutlayacaktır. Bu ideali mutlaka gerçeğe dönüştüreceğiz. Bu duygularla, Deniz Zaferi'nin 94. yıldönümünü kutluyor, Şehitler Günü'nde başta Anafartalar komutanı ve cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün kahramanlarımızı şükran ve minnetle yad ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
TÖRENDEN NOTLAR
Şehitler Abidesi'ndeki törene Başbakan Erdoğan, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Feyyaz Öğütçe katıldı. Saygı duruşu ve saygı atışının ardından, İstiklal Marşı hep bir ağızdan coşkuyla okundu. Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan 18. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Gökhan Gökay, "Çanakkale Zaferi, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, Türk ulusunun makus talihini yendiği, tükendi denilen bir devletin şaha kalkarak dünyaya meydan okuduğu, göğsünü siper eden Mehmetçiğin kahramanlığının eşsiz örnekleriyle anıtlaştığı bir kahramanlık destanıdır" dedi. Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile birlikte şehitlikte mezarlara karanfil bıraktı. Şehitlik defterine Başbakan Erdoğan ve Orgeneral İlker Başbuğ'un yanı sıra Vali Abdülkadir Atalık da duygularını yazdı. Başbuğ, şehitlik defterine, "Türk ulusunun kahraman evlatları, aziz şehitlerimiz. Tüm zorluklara rağmen eşsiz mücadeleler ortaya koydunuz. Adeta diriliş destanı yazdınız, hayatınız pahasına yazdığınız zafer, onur mücadelesi olmakla kalmayıp dünya tarihinde dönüm noktası oldu" diye yazdı.

1432 kez okundu