YUKARI ÇIK

Çanakkale Travel
Çanakkale Travel
Anzac Hotel Çanakkale Şehitlik Turu

“Güzelyalı Sörf Sporunun Merkezi Olabilir”

24 Mart 2014 tarihinde eklendi

Rüzgar sörfü Çanakkale’de özellikle 1999 yılından itibaren ilgi görmeye başlayan bir spor dalı…Bu sporun Çanakkale’de ilgi görmesine sebep olan kişi de Jeofizik Yüksek Mühendisi olan Ali Aygün… 1999 yılında kendi imkanları ile Çanakkale’de rüzgar sörfü ile ilgilenen Ali Aygün o yıllarda ilgi duyanlara bu sporu öğretmiş. 2002 yılında da “Troya Yelken Kulübü”nü kurarak bu sporun gelişmesine katkı sağlamış. 15 yılda bu spor ile uğraşanların sayısı Çanakkale il merkezinde 250-300 kişiye ulaşmış durumda. Çanakkale’de Gökçeada ilçesinin günümüzde sörf turizminin önemli yerleri arasında olduğunu belirten Ali Aygün, il merkezinde de özellikle Güzelyalı’nın sörf turizminin merkezi olabileceğini söylüyor. Bu konuda da ilgililerin bu bölgeye yatırım yapmasını istiyor. Bu hafta sizlere rüzgar sörfünün Çanakkale’de öncülüğünü yapan Ali Aygün ile yaptığımız röportajımızı yayınlıyoruz…

ÖZEL RÖPORTAJ: AYHAN ÖNCÜ / ÇANAKKALE
E-Mail: info@canakkaletravel.com


* Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

- İsmim Ali Aygün. Jeofizik Yüksek Mühendisiyim. Çanakkale’de yaşamımı sürdürüyorum.
* Rüzgar sörfü sporuna merakınız nasıl ve ne zaman başladı?
- 8 yaşımdan buyana yelken sporunun içerisindeyim. Küçük yaşlarda optimist dalında yelken sporu ile uğraştım.1999 yılında da rüzgar sörfü olarak bilinen Windsurf ile tanıştım. O yıllarda bu sporu Çanakkale’de yapan ender kişilerden birisiydim. Nitekim 1999 yılında rüzgar sörfünü Çanakkale’de kendi gayretlerimle yaparken bu sporu öğrenmek isteyen 5-6 kişilik grubu bir araya getirip bu arkadaşlarla 2002 yılında “Troya Yelken Kulübü”nü kurdum. Böylece rüzgar sörfünü Çanakkale’de başlatan ve onlara önderlik eden kişi oldum.
* Çanakkale yılın büyük bir bölümünü rüzgarla geçiren bir il. Bu sebeple de ilimiz özellikle rüzgar sörfü sporunun yapılabileceği önemli yerlerden birisi. Son yıllarda da rüzgar sörfü konusunda Çanakkale büyük ilgi görüyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
- Çanakkale’nin coğrafyasına baktığınız zaman ilimizin çok geniş bir sahil kesime sahip olduğunu görüyoruz. Rüzgar sörfü için deniz ve rüzgar olması gerekiyor. Bu sebeple ilimiz bu konuda çok şanslı. Çanakkale’nin yılın 300 gününden fazla rüzgara sahip bir özelliği var. İlimizde yarımadanın ve adaların oluşu da rüzgar sörfü yapılabilecek alanları arttırıyor. Çanakkale rüzgar konusunda bu kadar önemli bir özelliğe sahip olmasına rağmen maalesef son 10-15 senedir sörf konusunda atılım yapmaya başladı. 1980’li yıllarda Avrupa’dan gelip Çanakkale’de sörf yapan kişiler vardı. Avrupa’da yaşanan savaşlar neticesinde ülkemize gelememeleri sebebiyle son 10-15 senede yerel sporcularımızın çabaları ile ilimizde rüzgar sörfü ilgi odağı olmaya başladı.
“HİÇ EĞİTİM ALMAMIŞ BİR KİŞİ YAKLAŞIK 8 SAATLİK EĞİTİM ALARAK RÜZGAR SÖRFÜ YAPABİLİR”
* Rüzgar sörfü sporunun Çanakkale’de en iyi yapılabileceği bölgeler neresi?
- Bütün uluslararası rüzgar kataloglarında Çanakkale’de rüzgar sörfünün yapılabileceği yerlerin başında Güzelyalı bölgesi gösteriliyor. Bunun dışında ise özellikle son 10 yıldır özellikle Bulgaristan’dan gelip sörf yapanların en önemli tercih yeri olan Gökçeada ilçemiz yer alıyor. Ayrıca rüzgar sörfü yapılacak yerler arasında Bozcaada ilçemizi de unutmamak lazım.
* Doğal olarak bu spora meraklı olanların belirli bir eğitimden geçmeleri gerekiyor. Çanakkale’de de bu eğitimlerin verildiği yerler var mı?
-Çanakkale’de şuanda Güzelyalı, Dardanos, Bozcaada, Gökçeada ve il merkezinde toplam 7 ayrı noktada rüzgar sörfü eğitimi veriliyor.
* Bu sporu hiç bilmeyen bir kişi ne kadar bir eğitimin ardından rahatlıkla rüzgar sörfü yapabilir?
- Bu eğitimler önceden uzun sürüyordu. 10-12 saat süren bir eğitim oluyordu. Malzeme kalitesinin artması ve bu malzemelerle sporu kısa sürede öğrenebilme özelliğinin artması ile eğitimlerin süresi 6 ile 8 saate kadar düştü. Günümüzde hiç eğitim almamış bir kişi yaklaşık 8 saatlik eğitim alarak rüzgar sörfü yapabilir hale gelebiliyor. Yani bu sporu hiç bilmeyen bir kişi 8 saatlik eğitimin ardından sörfü ile belirli bir rotada yoluna devam eder ve o rota dahilinde başladığı yere rahatlıkla geri dönebilir. Bunu geliştirmek ve daha uzun süreli sörf yapabilmek zaman işidir. Bu spora kişi ne kadar zaman ayırabilirse çok daha iyi sörf yapabilir.
*Rüzgar sörfüne başlamak için belirli bir yaş kriteri oluyor mu? Mesela daha küçük yaşlarda bu spora başlamak gibi?
- Bu spor her yaşta yapılabilir. Örneğin bizde 60-70 yaşın üzerinde bu spora başlayanlar da oldu. Fakat bu sporu eğer yarışmak amacıyla yapacaklar varsa onların genç yaşta sörfe başlamaları daha avantajlı olacaktır. Burada spora başlama yaşı hakkında da bir açıklama yapmak istiyorum. Bu spora 7-8 yaşında başlanması uygun olacaktır. Çünkü onlar belirli kategorilerde yarışmalara katılacakları için genç yaşta bu işe başlamaları daha uygun olur. Bu sporu eğer hobi olarak yapacaklar varsa dediğim gibi bundan bir yaş sınırlaması yok. İsteyen herkes bu sporu 8 saatlik bir eğitimin ardından öğrenip yapabilir.
* Sörf ile kısa sürede rüzgarında etkisi ile uzun mesafeler kat edilebiliyor. Örneğin Çanakkale il merkezinde birkaç dakikada boğazın ortasına kadar giden bir sporcu ters bir hareketle deniz ortasında sörfün devrilmesi ile tehlikeli anlar yaşayabiliyor. Bu durumda sörfçü yeniden sörfünü kaldırıp hareket ettiremezse tehlikeli anlar yaşamıyor mu? Bu kişiye nasıl yardım ediliyor?
- Spor kulüplerinde bir veya birkaç eğitmen denizdeki sporcuları izler ve gözler. O sırada dikkati denizdeki sporcularda olmalıdır. Aynı zamanda denizde hazır vaziyette bir güvenlik botu bulunur. Buna rağmen sporcu bir şekilde malzemesindeki  teknik bir nedenden dolayı eğer denizin ortasında kaydıysa o zaman o sporcu malzemesini toplayıp sörfün üzerine yatarak kıyıya doğru gelebilmelidir.
“SÖRF SPORU ÇANAKKALE MERKEZDE GÜZELYALI’DA EN İYİ ŞEKİLDE YAPILABİLİR”
* Bu sporun en büyük zorlukları neler?
- Bu sporun aslında büyük zorluğu yok. Özellikle şuanda Çanakkale’de bu spor ile uğraşanların bir zorluk çekmediğini söyleyebilirim. Çünkü malzeme temin etmesine gerek yok. Çünkü kulüpler bizlere malzeme temin edebiliyor. Eğitim alıp başlamak da zor değil. Her yerde eğitmen ve kulüp bulabiliyorsunuz. Avantajlarında bahsetmek gerekirse diğer yelkenli teknelere oranla bu spordaki malzemelerin daha portatif ve çabuk kurulabilir, taşınabilir bir özelliği olması sebebiyle istenilen yere çok kolay götürülebilme durumu var. Tatile giderken bir arabanın üzerine konularak sörf istenilen yere rahatlıkla götürülebilir. Gittiğiniz yerde de 10 dakikada kurup denize açılabilirsiniz. Rüzgar sörfünün özellikle gençler tarafından çok talep görmesinin sebebi diğer yelkenli teknelere oranla daha hızlı yol almasıdır ve daha çok oyun yapma şansını vermesidir.
* Bu sporda kullanılan malzemeler konusunda da bilgi almak istiyorum. Rüzgar sörfü yapacak bir kişinin kullanacağı malzemeler hakkında da bize bilgi verir misiniz? Ayrıca bu malzemelerin maliyeti kaç lirayı buluyor?
- Eğitim alırken zaten bu malzemeleri satın almaya gerek yok. Çünkü kulüpler eğitim verirken onların malzemelerini kullanılıyor. Bu spora başlayanların birkaç ay malzeme almalarını biz önermeyiz. Çünkü sporcunun birkaç ay içerisinde fazla miktarda malzeme değiştirmesi gerekir. Kullandığı eğitim bordu büyük ve geniştir. Zaman içerisinde bordu küçülür ve hızlanır. Aynı şekilde başlangıç yelkeni de küçüktür. Sporcu kendini geliştirdikçe bu yelken de büyür ve süratlenir. Onun için sporcuları malzeme almadan birkaç ay bu kulüp malzemeleri ile çalışması konusunda yönlendiririz. Fakat belirli bir süre sonra bu malzemeleri almak istiyorlarsa yaklaşık 3  bin TL’ye bu sörf malzemelerini alarak kendileri sporu yapabilirler.
* Çanakkale il merkezi dışında özellikle Gökçeada rüzgar sörfü konusunda çok ilgi gören yerler arasında. Yabancı ülkelerden Gökçeada’ya her yıl çok sayıda turist rüzgar sörfü yapabilmek için geliyor. Sörf turizminin Gökçeada dışında il merkezi ile yine rüzgar ağırlıklı sahil kesimlerimizin birçok yerinde gelişmesi için sizce ne gibi çalışmalar yapılabilir?
- Burada Gökçeada’nın neden son yıllarda rağbet gördüğüne bir açıklama yapmak lazım. Gökçeada’da sörf yapılan yerin arkasında bir tuz gölü var. Bu gölün üzerinden gelen güçlü rüzgar çok kısa bir sahil şeridinden sonra dalgasız fakat çok güçlü bir rüzgarla deniz oluşturur. Dolayısı ile sörfçüler bu tür özel coğrafyaları tercih ederler. Bu Gökçeada’nın önemli bir şansı. Çanakkale merkezde ise bu spor Güzelyalı’da en iyi şekilde yapılabilir. Bunun için bu bölgeye daha fazla turistik yatırım yapılması gerekir. Şuan Güzelyalı bölgesinde sörf konusunda bazı girişimcilerin çalışmaları var. Fakat onlarda şuan gelen turiste yönelik bir çalışma içerisindeler. Sörf turizminin bu bölgede geliştirilmesi için daha fazla ticari yelken okullarının açılması gerekir. Bunun dışında Bozcaada’da da birtakım çalışmalar. Orada da birkaç yıl rüzgar sörfü ile ilgili çalışmalar yapıldı. Fakat bu sürdürülemedi. Fakat Bozcaada Gökçeada kadar bu konuda şanslı bir yer değil. Bunun dışında Çanakkale il merkezinde yer alan Yelken Kulübünün olduğu bölge ise daha çok eğitim amaçlı kullanılabilecek bir yer. Turistik amaçlı burası kullanılamaz.
 “ ÇANAKKALE İL MERKEZİNDE 250-300 KİŞİ FAAL OLARAK SÖRF SPORU İLE UĞRAŞIYOR”
* Sörf konusunda Çanakkale’de 2009 yılında Windsurf Türkiye Şampiyonası Finalleri Çanakkale’de yapılmıştı. Bu finallere  Dünya Sörf Şampiyonu Çağla Kubat da katılmıştı. Bu da ilimiz için iyi bir reklam olmuştu. Sizce ilimizin sörf açısından iyi bir yer olduğunun belirtilmesi için bu ve bunun gibi değişik etkinlikler yapılamaz mı?
- Özellikle Çanakkale’nin adının rüzgar sörfü ile birlikte anılması çok önemli. Çanakkale’de çok uygun denizin ve rüzgarın olduğunu anlatmak, söylemek ancak bu tür ulusal yarışmalarla mümkün olabiliyor. Fakat bu ulusal yarışların Çanakkale’de yapılmasını sağlamak için de ilimizde sörfe daha fazla yatırımın yapılması, daha fazla sporcunun sponsorlar vasıtasıyla yarışmalara gönderilmesi gerekiyor. Ayrıca yarışmalarda sporcularımızın da başarılı dereceler elde etmesi gerekiyor. Mesela bu yarışmaların Çanakkale’de yapılmasının ana nedeni bizim Murat Çeker isimli sporcumuzun arka arkaya 3 kez Türkiye üçüncüsü olmasıdır. Bu sporcumuz Çanakkale’nin adını duyurarak bu yarışmanın Çanakkale’de yapılmasına vesile olmuştur. Federasyon da bu şampiyonanın Çanakkale’de yapılmasına karar vermiştir.
* Sizce Çanakkale gelecek yıllarda sörf turizminin merkezi haline gelen İzmir Alçatı gibi olabilir mi?
- Olabilir. Zaten şuan Gökçeada Alaçatı ile yarışır duruma geldi. Gökçeada’nın Alaçatı’dan ne rüzgar, ne de deniz anlamında eksik kalır yanı yok. Alaçatı’ya eskiye nazaran ilgi daha az. Çünkü orada yapılaşmanın artması rüzgarı etkilediği için sörfçüler buraya gitmemeye başladı. Gökçeada’nın zaten kendine ait bir sörfçü kitlesi mevcut. Çanakkale’de de Güzelyalı ve Dardanos bölgesinde bu çalışmaların yapılması ile ilimiz Alaçatı gibi sörfün merkezi haline gelebilir.
* Çanakkale sörf sporu ile uğrayan kaç kişi var?
- Gökçeada’yı ayrı tutarsak, çünkü orası turistik amaçlı oluyor, Çanakkale il merkezinde 250-300’e yakın kişi faal olarak bu sörf sporu ile uğraşıyor.
* Yıllardır rüzgar sörfü sporu ile uğraşıyorsunuz. Bu süre içinde başınızdan ilginç olaylar geçmiştir. Bize bunlardan birkaç örnek verebilir misiniz?
- Biz 2002 yılında kulüpleştik ve ulusal yarışlara katılmaya başladık. 2005 senesinde yeterli malzememiz ve teknik donanıma sahip olmamamıza rağmen Türkiye Şampiyonasına gittik. O yarışmada beklemediğimiz bir derece elde ettik. Sporcumuz Murat Çeker, Türkiye üçüncüsü olma hakkını elde etti. Biz dereceye giremeyeceğime inandığımız için bütün malzemelerimizi toplayıp yola çıkmaya hazırlandık. Fakat sporcumuzun 3. olarak dereceye girdiği haberi gelince yoldan geri dönmek zorunda kaldık ve madalya törenine zor yetiştik. Bu da bizi çok mutlu etmişti.
Bunun dışında yine bu sporda tehlikeli anlar da yaşanabiliyor. Yine güçlü rüzgarlı bir havada sörf yaparken boğazda denizin ortasında yelkenimin direği kırıldı. Bende yelkenimi toplayıp bordun üzenine yattım ve kıyıya doğru yüzmeyle başladım. Bu sırada sahilde bulunanlar benim tehlikeli anlar yaşadığımı sanıp Sahil Güvenliğe haber vermişler. Aslında tehlikeli bir şey yoktu. Kısa süre sonra yanıma sahil Güvenlik botu gelmişti. Beni sahile götürmüşlerdi.
* Bu spora merakı olanlara tavsiyeleriniz neler?
- Bu spora merakı olanlara tavsiyem öncelikle bir yelken okuluna veya spor kulübüne müracaat ederek başlangıç eğitimi almalarıdır. Bu başlangıç eğitiminin ardından da kendilerini geliştirerek eğer istiyorlarsa ve yetenekli bulunuyorlarsa yarışçı olarak sörfe devam etmeleri; veya eğlence hobi amaçlı spora devam etmeleridir.

2.595 kez okundu