YUKARI ÇIK

Çanakkale Travel
Çanakkale Travel
09 Kasım 2022 tarihinde eklendi

Hiçbir Millet, Bir Devlet Adamını Atatürk Kadar Sevmedi

Atatürk’ün ölüm haberi kısa sürede tüm Türkiye’de ve dünyada duyulmuştu. Çanakkale Valisi Atıf Ulusoğlu, Atatürk’ün ölünün acısını ilçe kaymakamları ve çalışma arkadaşlarına yazdığı taziye telgrafıyla bildirdi. Vali Ulusoğlu, büyük acıyı şöyle dile getiriyordu:

Sevgili yurttaşların ve mesai arkadaşlarım,

Yurt ve ulusumuz bugün en ağır bir felaket ve acıya maruz kaldı. Ulu başbuğ ve önderi kaybettik. Bu felaket karşısında sızlayan ve kanayan kalbim bu dakika ancak siz necip yurttaş ve arkadaşlarımın dert ortaklığına dayanarak biraz sükûnet hissediyor ve tesellisini de duygu ve iman yoldaşlarım olan sizlerle birlikte sevgili Atamızın büyük eseri olan yüce cumhurluğumuz ve rejimimiz ve aziz Büyük Millet Meclisimiz ve kudretli Cumhurluk etrafında sarsılmaz ve yıkılmaz demir bir kale gibi yekpare durmakta buluyor.

Ölen Atamızın sarsılmaz aşk ve imanı ve sevgisi ebede kadar bütün Türklüğün kalbinde yaşayacak ve daima yolumuza ışık tutacaktır. Hepinizi bu imanla taziye ederim, sevgili yurttaşlarım ve arkadaşlarım.

Tüm Türkiye derin bir acı ve üzüntü içindeydi. Dünya da yaşamak veya mahvolmak tehlikesinden kendi kudreti ile yeni kurtulan bir ulusun liderini kaybetmesini öğrenmişti. Dünya halkları da mahvolmaya yüz tutmuş yıkıntının kenarında bulunan bir ulusu bu durumdan kurtaran, çağdaş bir toplum haline getiren sevilen, saygı duyulan çağdaş bir varlık yapan bu büyük insanın ölümüne çok üzülmüştü. Her dindeki ve dildeki Türkler, minnet ve sevgi dolu yüreklerinin acısı ile gözyaşı dökerken, Türk olmayan diğer uluslar ise ilk kez tarihte benzeri olmayan bir şekilde Türklerin acılarını ve üzüntülerini paylaşıyorlardı.

Dünyada yarıya inmedik tek bir bayrak, cenaze törenine katılarak onun tabutu önünden saygı ile geçmeyen ve eğilmeyen devlet adamı kalmamıştı. Türkiye’de günlerce matemi tutulmuştu. Atatürk’ün daha Çanakkale Savaşları sırasında kazanılmış değerli bir şanı ve şerefli bir adı vardı. Bu şan ve şeref, Dünya Savaşı sonrasında büyük acılara ve yokluklarla mücadele edecek olan Türk halkına yol gösterecek, onları tekrar ayağa kaldırarak zafere ulaştıracaktı.

O zor günlerde Türk köylerinin, ateş yanmayan, aş pişmeyen ocak başlarında evlâtlarını özleyen analar, babalarını bekleyen çocuklar sevgililerinin hasretini çeken gelinler, hep onun adını anacaklar ve türküsünü söyleyecekler ve kurtuluşu Mustafa Kemal Paşa’dan bekleyeceklerdi. Paşa, Türk silâhına iki asırdır yüz çeviren savaşın talihini değiştirecek Kurtuluş Savaşı’nda subaylarının ve askerlerinin başında canı pahasına mücadele edecek ve o zalim akıbeti değiştirecekti. 

Mustafa Kemal, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin daha ilk günlerinde Cumhuriyet rejimini temellerini atmıştı. Zaferden sonra Gazi Mustafa Kemal Paşa kendisine sunulmak istenilen saltanat ve hilâfet taçlarına yüz çevirmiş, ulusu ancak “irfan ve medeniyet inkılâplarının yalnız milli hâkimiyet yolu ilegerçekleştirilebileceğini ve Türkiye’nin Cumhuriyet idaresi ile ya­şayabileceğine inanmıştı.

Zaferden sonra 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilmiş, hemen bir Anayasa yapılmıştı. Ancak daha yapılacak çok şey vardı. Eski kanunlar, usuller, kurallar ve kurumlar değiştirilmedikçe, Cumhuriyet, ruhsuz, cansız bir kalıptan ibaret kalacaktı. O nedenle hızla devrimlere girişilmişti.

Gazi Mustafa Kemal Paşa, siyasal ve sosyal devrimlerin birçoğunu, ulusun isteği ve halkın iradesine dayanarak kanun yollu ile yapmıştı.  Devrimler yapılırken Türk milletin gençleri, aydınları ve halkın çoğunluğu Atatürk’ü hiç bir zaman yalnız bırakmadı ve ondan bir adım geri kalmadı.

O nedenle “Hiç bir ulus hiç bir devlet adamını Atatürk kadar sevmedi, hiç bir devlet adamı da “ulusunu onun kadar övmedi, onun kadar da ulusu ile övünmedi.Atatürk’ün; Ne mutlu Türküm Diyene” sözü onun ulusuna sevgisinin, bağlılığının gururlu bir vecizesidir.

Atatürk’ün ölümünün hemen ardından Çanakkale Eğitim Müdürü Latif Öktem; Ebedi Türk (Ulu)su”  diye yazdığı şiirinde bu sevgiyi dile getirirken;

Ey İnönü, Afyon, ünlü Sakarya,

Şimdi boynu bükük, öksüz Çankaya,

Basamadın bağrına doya doya,

Uçtu… (Kızıl saçlı zafer kartalın)”

dedikten sonra Atatürk’ün gösterdiği yoldan asla dönülmeyeceğini belirtecekti..

Bize bütün aydınlık bir yurt bıraktın,

Bayrağına zafer çelengi taktın,

Bu meşale kalbimizde yanacak,

Türklük var oldukça seni anacak”

Dünya durdukça Atatürk sevgisi hiç bitmeyecektir.

2.064 kez okundu
Yazarın Diğer Yazıları
Feyzi Efendi İdam Cezasını Haketti mi? 29 Aralık 2022
Çanakkaleli Kadınların Şevkat Eli: “Çanakkale Yardımsevenler Cemiyeti” 03 Ekim 2022
Ege’deki Adaları Nasıl Kaybettik? 19 Eylül 2022
Zafer Günü Münasebetiyle “Durma Yürü, Haydi İleri” 30 Ağustos 2022
Çanakkale Topraklarından Bir Nejat Uygur Geçmişti 25 Ağustos 2022
Atatürk’ün Çanakkaleli Kızı: “Berta Bensussen” 24 Temmuz 2022
Çanakkaleli Bir Münevver Mehmet Ali Tevfik Bey’in Ölümü 13 Temmuz 2022
Marshall Yardımı ve Karabiga’ya Getirilen İlk Harman Makinesi 04 Temmuz 2022
2. Dünya Savaşı Yıllarında Çanakkale’de Üretimin Teşvik Edilmesi 09 Haziran 2022
2. Dünya Savaşı Yıllarında Çanakkale’de Yemek Fiyatları 08 Mayıs 2022
Kumkale Ovasını Islah Edelim, Ama Sonra Ne Yapalım? 24 Mart 2022
İster İnan İster İnanma: Çanakkaleli Bir İllüzyonist “Avni Raca” 20 Şubat 2022
Çanakkale’de Cumhuriyet Kültürünün Müzik Alanında Yansımaları 12 Şubat 2022
Karakoca Köyünün Fahri Hemşehrileri Dr. Muzaffer ve Dr. Bedia Topuz 12 Ocak 2022
1930’lu Yıllarda Biga-Çanakkale Arasında Kamyonla Seyahat Etmek 28 Aralık 2021
1930 Yılında Biga’da Yaşanan Deprem... 15 Aralık 2021
Cesaret Timsali Kayserili Ahmet Paşa 20 Kasım 2021
Çanakkale Memleket Hastanesi Yapılırken Kimler Yargılandı 09 Ekim 2021
1930’lu Yıllarda Çanakkale’de Kız Çocukları Parasız Yatılı Sınavlarında Çok Başarılıydı 02 Ekim 2021