YUKARI ÇIK

Çanakkale Travel
Çanakkale Travel
05 Kasım 2017 tarihinde eklendi

Çanakkale Bir Gelinini Daha Kaybetti

Bugün (5 Kasım 2017) gazeteyi açtığımda Acı Kaybımızbaşlığı ile Bilge Saltık Hanımefendinin vefat ilanını gördüm. Neden Bile Saltık’ın ismi üzerinde duruyorum, o Çanakkale’nin Geliniolan bir hanımefendiydi. Eşi Ali Haydar Saltık bir dönemin en kudretli komutanlarındandı. Önce Ali Haydar Saltık ve ailesinin Çanakkale ile ilgisine bakalım. Ali Haydar Saltık’ın babası Yüzbaşı Tahsin Saltık’ın ailesi, Çanakkale eşrafındandı. Tahsin Bey, Askeri Tıbbiyeden Eczacı olarak mezun olmuş ve Kale-i Sultaniye Askeri Hastanesi’nde Balkan ve Birinci Dünya Savaşı yıllarında görev yapmıştı. İşgal döneminde İstanbul’a gitmiş, daha sonra tekrar Çanakkale’ye gelerek cumhuriyet döneminde Hastane Bayırı’ndaki Askeri Hastane’den emekli olmuş ve memleketi Çanakkale’ye yerleşmişti. Tahsin Bey, Müzeyyen Hanım’la evlenmiş ve bu evlilikten iki erkek çocukları olmuştu. Büyük oğullarına “Halit ve küçük oğullarına Ali Haydar ismini vermişlerdi. Halit, Mülkiye’yi bitirmiş son olarak Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Başkanlığı görevinde bulunmuş ve 1997 yılında vefat etmişti. Küçük oğulları Ali Haydar Saltık, anne ve babası İstanbul’da bulunduğu sırada 1923 yılında doğmuş ve babasının isteği üzerine askeri okula yazılmış ve 1940 yılında Kuleli Askeri Lisesi’nden mezun olmuştu. Okuldan mezun olacağı yıl eczacı babası Tahsin Bey vefat etmişti. Tahsin Bey, tek parti döneminde partinin idare heyeti ve parti meclisi ile il daimi encümeninde uzun yıllar görev yapmış ve 5 Şubat 1940 tarihinde dünyaya gözlerini kapamıştı. Cenaze namazı Yalı Camiinde kılınmıştı. Tabutu bir jandarma kıtası ile denizci erleri ve gümrük muhafaza memurları ve başta vali olduğu halde kendisini seven dostları tarafından kaldırılarak ebedi istirahatgahına defnedilmişti. Tahsin Bey’in eşi Muazzez Hanım da oldukça girişken ve otoriter bir hanımdı. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildikten sonra parti meclisinde ve hayır kurumlarında görev almıştı. Tekrar Ali Haydar Saltık’ın yaşamına dönersek, daha sonra Kara Harp Okulu’na devam eden Haydar Saltık, topçu asteğmeni olmuştu. 1955 yılında Harp Akademisi’nden mezun olan Haydar Saltık, 1958 yılında Washington’da görevlendirilmişti. 1966 yılında Tuğgeneralliğe, 1970 yılında Tümgeneralliğe terfi eden Saltık, 1974’te Korgeneral ve 1978 yılında da Orgeneralliğe yükselmişti. Tuğgeneralliğinden itibaren çok önemli ve kritik görevlerde bulunan Saltık sırasıyla; CENTO Eğitim Dairesi Başkanlığı, 8.Tugay Komutanlığı, 3.Ordu Komutanlığı Kurmay Başkanlığı, Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı, Genelkurmay Eğitim Daire Başkanlığı yapmıştı. 20 Temmuz 1974’te gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı’nı planlayan ve irca eden kişi de Haydar Saltık’tı. Bu sırada Genelkurmay Harekât Başkanlığıydı. Haydar Saltık, orgeneral olduktan sonra Genelkurmay 2.Başkanı oldu. Kenan Evren’in Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan ve daha sonra da altı cilt kitap haline getirilen hatıralarında 12 Eylül’ü nasıl planladıklarını ve Haydar Saltık’ın görevini şöyle belirtmektedir: Kuvvet komutanları ile mutabakata vardıktan sonra İkinci Başkanım Orgeneral Haydar Saltık’ı çağırarak kendisine şu görevi verdim: Senin başkanlığında çok itimat ettiğimiz iki kurmay subayla bir çalışma grubu kurunuz. Bu gruba kapalı olarak başka bir görev veriniz. Ancak esas görevleri, bir müdahale zamanı gelmiş midir, müdahale mi daha iyi netice verir yoksa ilgilileri ikaz mı daha münasiptir? Bunları etüt etsinler ve zaman zaman bana rapor versinler. Rapor daktilo ile değil, el yazısı ile olmalı ki, gizlilik ihlal edilmemeli.

Haydar Saltık 11 Eylül 1979 tarihinden itibaren 12 Eylül İhtilali’nin planlamasını yapmaya başlamıştı. Hatta Kenan Evren hatıralarında Haydar Saltık’ın bu görevi büyük bir gizlilik ve titizlikle yaptığını belirterek bazılarının Haydar Saltık’ın ihtilal hazırlıkları yaptığı konusunda şüphelerini kendisine söylediklerini yazmaktadır. Bayrak Harekâtı ismi verilen ve 12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleştirilen İhtilal ile Haydar Saltık, Milli Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliği ve Devlet Başkanlığı Genel Sekreterliği görevine getirildi. 1981 yılında Milli Güvenlik Konseyi genel sekreterliği görevini Orgeneral Necdet Uruğ’a devretti ve 1.Ordu Komutanı oldu. Ayrıca Kara Kuvvetleri Komutan Yardımcılığı görevini de üstlendi. 6 Ağustos 1983 tarihinde de Kara Kuvvetleri Komutanlığına getirildi. Bu görevini 12 Ağustos 1985 tarihinde kadar sürdürdü ve 30 Ağustos 1985 tarihinden geçerli olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekli oldu. Haydar Saltık, sanata ve kültüre değer veren bir kişiydi. Özel tutkusu fotoğraf çekmekti. Türk Sanat Müziğini çok severdi.  Haydar Saltık emekli olduktan sonra Bern Büyükelçisi olarak yurtdışına atandı. 1988 yılında Bern Büyükelçiliği’nden ikinci kez emekli oldu ve tekrar İstanbul’a döndü. Haydar Saltık, 8 Nisan 2011 tarihinde kalp yetmezliğinden hayatını kaybettiğinde seksen sekiz yaşındaydı. Haydar Saltık’ın Selimiye Camii’nde düzenlenen cenaze törenine Haydar Saltık emekli olduğunda Genelkurmay Başkanı bulunan Necdet Ürüğ, Genelkurmay Başkanları İsmail Hakkı Karadayı, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Yaşar Büyükanıt ve İlker Başbuğ katıldılar.  2011 yılında Genelkurmay Başkanlığı görevinde bulunan Orgeneral Işık Koşaner ve kuvvet komutanları da onun cenaze törenindeydiler. Cenaze törenine 12 Eylül 1980 İhtilali’nin lideri Kenan Evren gelememiş, çelenk göndermişti. Yine 12 Eylül 1980 İhtilali’nden sonra Başbakan atanan Oramiral Bülent Ulusu, dönemin Millî Eğitim Bakanı Nevzat Ayaz da törende hazır bulundular. Yaşayan bütün genelkurmay başkanlarının hazır bulunduğu bir başka cenaze töreni görülmemişti. Bu da Haydar Saltık’ın kişiliği, kendisine duyulan sevgi ve saygının bir göstergesiydi.

Bir döneminen kudretligenerallerinden olan Çanakkaleli Haydar Saltık’ın eşi Çanakkale Gelini Bilge Saltık Hanımefendi de hakkın rahmetine kavuştu. Allah rahmet eylesin. 

6.548 kez okundu
Yazarın Diğer Yazıları
Hiçbir Millet, Bir Devlet Adamını Atatürk Kadar Sevmedi 09 Kasım 2022
Çanakkaleli Kadınların Şevkat Eli: “Çanakkale Yardımsevenler Cemiyeti” 03 Ekim 2022
Ege’deki Adaları Nasıl Kaybettik? 19 Eylül 2022
Zafer Günü Münasebetiyle “Durma Yürü, Haydi İleri” 30 Ağustos 2022
Çanakkale Topraklarından Bir Nejat Uygur Geçmişti 25 Ağustos 2022
Atatürk’ün Çanakkaleli Kızı: “Berta Bensussen” 24 Temmuz 2022
Çanakkaleli Bir Münevver Mehmet Ali Tevfik Bey’in Ölümü 13 Temmuz 2022
Marshall Yardımı ve Karabiga’ya Getirilen İlk Harman Makinesi 04 Temmuz 2022
2. Dünya Savaşı Yıllarında Çanakkale’de Üretimin Teşvik Edilmesi 09 Haziran 2022
2. Dünya Savaşı Yıllarında Çanakkale’de Yemek Fiyatları 08 Mayıs 2022
Kumkale Ovasını Islah Edelim, Ama Sonra Ne Yapalım? 24 Mart 2022
İster İnan İster İnanma: Çanakkaleli Bir İllüzyonist “Avni Raca” 20 Şubat 2022
Çanakkale’de Cumhuriyet Kültürünün Müzik Alanında Yansımaları 12 Şubat 2022
Karakoca Köyünün Fahri Hemşehrileri Dr. Muzaffer ve Dr. Bedia Topuz 12 Ocak 2022
1930’lu Yıllarda Biga-Çanakkale Arasında Kamyonla Seyahat Etmek 28 Aralık 2021
1930 Yılında Biga’da Yaşanan Deprem... 15 Aralık 2021
Cesaret Timsali Kayserili Ahmet Paşa 20 Kasım 2021
Çanakkale Memleket Hastanesi Yapılırken Kimler Yargılandı 09 Ekim 2021
1930’lu Yıllarda Çanakkale’de Kız Çocukları Parasız Yatılı Sınavlarında Çok Başarılıydı 02 Ekim 2021
Çanakkale İlinden Seçilen İlk Kadın Muhtar Bayramiç’ten 22 Eylül 2021