YUKARI ÇIK

Çanakkale Travel
Çanakkale Travel
Anzac Hotel Çanakkale Şehitlik Turu
03 Nisan 2019 tarihinde eklendi

Çanakkale Boğazı’nda Bir Kaza: “Dumlupınar Faciası”

Dumlupınar denizaltısı, 1 Nisan’da Gölcük’ten hareket ederek 2 Nisan’da Ege’de yapılan NATO Blue Sea Tatbikatı’na katıldı. 1’nci İnönü denizaltısıyla birlikte tatbikattan dönerken, 3 Nisan gecesi su üstüne çıktı ve Gölcük’e dönüş rotasına geçti. Dumlupınar denizaltısı, Çanakkale Boğazı’ndan içeri girdi ve Çanakkale’yi bordaladı. Nara Burnu açığına doğru gemi süratle ilerlemeye başladı. Nara Burnu’nu bordalayınca asıl istikameti olan Marmara yönüne rotasını çevirecekti. Tam bu sırada vardiya subayı sancak 15 derece diye bir komut verdi. Bu rota denizaltının yönünü karaya çevirmek demekti. O sırada kumandan, “Komuta bende, iskele alabanda” diye yeni bir komut verdi. Bu da az önce verilen komutun tam ters istikametinde bir rotaydı. Ters giden bir şeyler olduğu anlaşıldı. Seyir subayı ve o sırada vardiyası yeni bitmiş olan Astsubay Hüseyin İnkaya köprü üstüne çıktı. Ancak gecenin karanlığı ve havanın puslu olması sebebiyle hiçbirşey görülmüyordu. Nöbetçi er; Orta mesafede bir gemi, iki silyonu ve bordo feneri de gözüküyor. Nara’nın üstünde ve boğaz çıkışına doğru geliyor! diye rapor etti. Seyir subayı ve Hüseyin İnkaya raporu aldı ancak hiçbirşey görünmüyordu. Etrafı tanımaya çalışırken bir patlama, bir sarsıntı oldu, denizaltı yattı ve güvertede bulunan sekiz kişi denize yuvarlandı. Bu anda komutan ile vardiya subayı önüne düşüyoruz diye bağırdılar ve Kıdemli Yüzbaşı Sabri Çelebioğlu, son yol tornistan komutunu verdi, ancak bu komut tam icra edilemeden Naboland gemisi, baş torpidonun sancak tarafından Dumlupınar’a çarptı, denizaltıyı yasladı ve ezerek üzerinden geçti. Saat 02.10’du.

Çarpma sırasında güvertede bulunan sekiz kişiden iki er pervaneye takılarak, bir astsubay ise boğularak hayatlarını kaybetti. Beş subay ve astsubay kurtuldu. Eceabatlı Hakkı Vural evinin penceresinden olayı gördü ve Eceabat Limanı’nda demirli bulunan gemilere haber verdi. 4 Nisan 1953 günü saat 02.40’ta Emniyet Santralı’ndan Boğaz’da iki geminin çarpıştığı ve denizde feryatlar olduğu haberinin verilmesi üzerine hemen iskeleye gidildi. Böylesi şiddetli bir darbe alan Dumlupınar, süratle baş tarafından batmaya başladı. Darbenin şiddetine dayanamayan Dumlupınar, birkaç saniye içinde Çanakkale Boğazı’nın karanlık ve puslu sularına gömüldü. Dumlupınar’ın santral dairesinde çarpışma sonucunda şiddetli bir patlama meydana geldi ve yangın çıktı. Denizaltının tüm elektriği kesildi. Gemilerinin baş taraftan itibaren su aldığını gören denizciler hızla kıç torpido dairesine doğru harekete geçti. Kıç torpidoya varana kadar da mürettebattan birçoğu hayatını kaybetti. Dumlupınar batmaya devam ederken yirmiiki denizci de kıç torpido dairesine ulaşmayı başardı. Burada kendine yer bulamayanlar hayatlarını kaybettiler.

4 Nisan sabahı saat 08.00’de Dumlupınar’ın şamandırasını bulunduğu yerde Gümrük motorunun ikinci çarkçısı Selim Yoludüz şamandırayı kaldırdı. Üzerinde “Deniz Kuvvetlerine bağlı Dumlupınar denizaltısı burada battı. Kapağı açın ve irtibat kurunnotu yer alıyordu. Selim Bey, kapağı açtı şamandıranın içindeki ahizeyi kaldırdı ve Alodedi.  Denizaltının içinden Buyrun, ben Astsubay Selami” diye cevap geldi. Selim Yoludüz, Astsubay Selami Özben’e ne durumda olduklarını sordu. Astsubay, denizaltının 15 derece sancak yönünde yatık ve elektriğinin kesin olduğunu yirmiki kişinin kıç torpido dairesine girebildiğini söyledi. Kurtaran gemisi, saat 11.00’de olay yerine geldi. Bir süre sonra bir görüşme daha yapıldı., Çanakkale Deniz Komutanı Albay Zeki Adar, Gümrük Memuru Selim Yoludüz ikinci kez ve 1. İnönü Denizaltısı İkinci Komutanı Üsteğmen Suat Tezcan Dumlupınar’la görüştü. Aşağıda Astsubay Selami ve arkadaşlarının zamanı azaldıkça, su yüzünde bulunanların moralleri bozuluyordu. Buna rağmen, Astsubay Selami’nin sesinde tereddütten ve endişeden eser yoktu. Olay yerine gelen Koramiral Sadık Altıncan, Çanakkale Valisi Safaeddin Karanakçı ve diğer yetkililerin gözetiminde kurtarma çalışmalarını yakından takip ettiler. Kurtarma çalışmalarına 1’nci İnönü denizaltısı dışında Kurtaran gemisi, Gümrük Motoru, iki muhrip, çeşitli büyüklükte motorlar katıldı. Çanakkale Boğazı’nın akıntılı sularında Dumlupınar’ı ve mürettebatı kurtarma çalışmaları aralıksız sürdürüldü.

Dalgıçlar Dumlupınar’ın battığı yere on bir defa dalış yapmalarına rağmen en modern yöntem olan “tahlisiye çanını bir türlü Dumlupınar denizaltısının kaportasına raptedemediler. En son dalgıç, 87 metre kadar inebildi ve baygın vaziyette yukarıya alındı. Onbeş saat sonra basınç odasında hayata döndürüldü. Denizaltıya ulaşmaya daha on bir metre vardı. Bir denizaltı, personeline üç gün yaşama izni vermekteydi. 72 saatten sonra içerdeki hava miktarı denizcilerin yaşamasına zaten izin vermeyecekti. Saat 02.15 itibariyle üç günlük süre doldu ve 81 denizciden geriye kalan 22 kişiden artık ümit kesildi. Dumlupınar denizaltısının feci âkibeti münasebetiyle çeşitli ülke, devlet adamı ve komutanlardan taziye telgraf ve mesajları alınmış­tı. İsveç Sefiri Adolf Croneborg, hü­kümeti ve kendi adına Deniz Kuvvet­leri Komutanı’na telefonla taziyelerini bildirdi. Amerikan Atlantik Filosu Başkomuta­nı Amiral Mac Cormik, Amerika Ankara Deniz Ataşeliği vasıtasıyla Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na tazi­yelerini bildirmiş, kurtarma işinde ça­lışmak üzere iki mütehassıs Amerikan subayının Northfolk’tan uçakla yola çıkarıldığını ve Türk Deniz Kuvvetle­ri’nce talep edilecek dalgıç ve malze­menin her an Northfolk’tan gönderi­lebileceğini beyan etmişti.

Dumlupınar şehitleri için ilk tören, 7 Nisan 1953 günü Çanakkale’de yapıldı. Çanakkale’de yapılan tören saat 15’te elim kazanın meydana geldiği Nara Burnu açıklarında Ba­şaran harp gemisinde yapıldı. Törende Gemlik muhribi ile Birin­ci İnönü denizaltı gemisi ve Alanya, Antalya, Kozlu, Kuşadası, Kerempe arama tarama gemileri ve donanma­ya mensup diğer gemiler bulundu. İhtifal törenine Deniz Kuvvetleri Komutanı ve Kolordu Komutanlarıyla Denizaltı Filo­su Komutanı, Çanakkale Valisi, Deniz Kuvvetleri mensupları ve Çanak­kale Lisesi izcileri, basın mensupları katıldılar.  Ankara’dan Çanakkale’ye giden İsveç Elçisi Adolf Croneborg da törende hazır bulundu.

Töreni bir deniz astsubayı kısa bir konuşma ile açmış, bundan sonra bir deniz üsteğmeni şehit arkadaşlarının hatıralarını andı ve Türkçe olarak konuşan İsveç Elçisi de bu müessif kaza dolayısıyla İsveç Milletinin Türk Milletine taziyelerini bildirdi. Müteakiben söz alan Denizaltı Filosu Komutam Tümamiral Fahri Korutürk bir konuşma yaptı. Korutürk; Komutanlık sıfatıyla size birçok emirler vermiştim. Birçok mesajlar yollamıştım. Bu size son mesajımdır. Hâtı­ralarınız kalplerimizde ebediyen yaşa­yacaktır. Aziz isimlerinizi bütün denizciler kalp­lerimize gömdü” dedi.

Dumlupınar denizaltısının kurtarılamaması ve sağ olanların da hayatlarını kaybetmeleri kamuoyunda çeşitli tartışmaları da beraberinde getirdi. Milli Savunma Bakanlığı söz konusu tartışmaları sona erdirmek için 12 Nisan günü resmi bir açıklama yaptı ve Dumlupınar denizaltısının kurtarılması için tüm gayretlerin gösterildiğini ancak başarılı olunamadığını belirtti.

716 kez okundu