YUKARI ÇIK

Çanakkale Travel
Çanakkale Travel
19 Mayıs 2020 tarihinde eklendi

Çanakkale’de Çok Sevilen Bir İnsan: “Dr. Fahri Ege”

Dr. Fahri Ege tam on yedi yıl Çanakkale’ye büyük hizmetlerde bulundu. Fahri Ege Çanakkale’ye geldiğinde genç bir doktordu. Babası Faik Bey, Eczacı Yarbay’dı. Kardeşi Mukaddes Hanım’ın eşi ise askerdi ve mesleğinde generalliğe kadar yükselecek olan Nabi Alpartun’du. Dr. Fahri Ege Çanakkale’ye geldiğinde yıl 1951’di ve Demokrat Parti iktidarının ikinci yılıydı. Hastanenin ismi henüz Çanakkale Memleket Hastanesiydi. Hastane hizmete açılalı on dört yıl olmuştu. Çanakkale küçük ve sevimli bir şehirdi. İnsanların vakit geçirecekleri yerler sınırlıydı. Doktorlar ve şehir önde gelen şahsiyetleri Çanakkale Şehir Kulübünde, subay ve asker aileleri ise Çanakkale Orduevinde vakit geçiriyorlardı. Dr. Fahri Ege de Çanakkale’ye geldikten sonra zamanla vaktini Şehir Kulübünde arkadaşlarıyla geçirmeyi tercih ediyordu. Ege, günün yorgunluğunu dinlendirmek için Şehir Kulübü’nün bol gölgelikli ağaçları altındaki masasında kahvesini içer ve dostlarıyla sohbet ederdi.

Dr. Fahri Ege, “kadın doğum”  uzmanıydı. Çanakkale’de görev yaptığı süre içerisinde on binin üzerinde doğum yaptırmıştı. İlk hastaneye geldiğinde önce eksik olan ekipman ve malzemelerin teminine önem verdi. O yıllarda en çok ölümlere sebebiyet veren kanamalı hastalardı. Doğum için hastaneye gelen bu tür hastalar müdahale edilmezse ölümle sonuçlanıyordu. Kanlı nakli ile bunun önüne geçilebiliyordu. Dr. Ege bu servisini aktif hale getirdi ve pek çok insanın hayatını kurtardı. Dr. Ege asistanlığından itibaren sorumluluk almaya yatkın bir insan olarak ön plana çıktı. Çanakkale’ye geldiğinde bu yönü onun çok sevilmesini ve güvenilmesine sebep olmuştur. Çok şiddetli Kış mevsiminin yaşandığı ve Boğazı geçmenin çok riskli olduğu bir gün Seddülbahir’de doğum güçlüğü gösteren bir subayın ailesine komutanların ricası üzerine yardıma gitmişti. Hem giderken, hem de geri dönerken boğazda binbir güçlük ve tehlike yaşamıştı. Hatta Dr. Ege doğuma müdahale benim için sıradandı derken; "asıl beni heyecanlandıran ise Boğaz’dan geçişti ki; hayatta tattığım heyecanların en büyüğüydüdiyecekti.

Dr. Fahri Ege, her zaman mesleğindeki yenilikleri yakından takip ederdi. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de doğum kontrolü uzun tartışmalardan sonra kabul edilmişti. 1960’ların başında Dr. Nusret Fişek’in kırsal kesimde, Dr. Zekai Tarık Burak’ın Ankara’da Doğumevi’nde yaptığı çalışmalar ana sağlığı ve doğum kontrolünü gündeme getirmiş ve 1965 yılında yasal düzenlemelerle serbest bırakılmıştı. Dr. Ege’ye doğum kontrol tartışmalarının yapıldığı sırada konuyla ilgili kendisine sorulan soruya şöyle cevap vermişti: Her ne kadar Papa, bunun dünya dinleri açısından günah bir metot olarak kabul edildiğini söylemesine rağmen (Peygamberimiz) Hazreti Muhammet’in bir hadisi şerifinde ‘Bakacağın kadar çocuk buyurmaları’ bir doğum kontrolü olarak kabul edilebilir… Aile planlamasının aile ekonomisi, devlet ekonomisi, dünya ekonomisi yönünden önemli olduğunu, ana ve çocuk sağlığı bakımından çok önemli olduğunu kabul ederim. Maalesef Çanakkale’de de bütün olumsuzluklara rağmen bu planlamanın başarıya ulaşacağını düşünüyorum.”

Dr. Fahri Ege’nin konuyla ilgili düşüncelerine bakıldığında zaman içerisinde Çanakkale’de Sağlık Sosyal Yardım Bakanlığı’na bağlı Nüfus Planlama Genel Müdürlüğü’nün il teşkilatının kurulması, bu kuruluşun daha önce kurulan Ana ve Çocuk Sağlığı Müdürlüğü ile birleştirilerek Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü’ne dönüştürülmesi sonrasında Çanakkale’de Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Müdürlüğü’nün çalışmaları ile başarılı çalışmalara gerçekleştirildiği görülecekti.

Dr. Fahri Ege ve Eşi Safa Hanım, uzun yıllar Çanakkale’de görev yaptıktan sonra, bu şehirde güzel hatıralar ve pek çok seven insan bırakarak kubbede hoş bir sada bırakarak ayrıldı. Hala onu tanıyanlar ismini duyduklarında güzel anılara dalıyorlar.

2.673 kez okundu
Yazarın Diğer Yazıları
Hiçbir Millet, Bir Devlet Adamını Atatürk Kadar Sevmedi 09 Kasım 2022
Çanakkaleli Kadınların Şevkat Eli: “Çanakkale Yardımsevenler Cemiyeti” 03 Ekim 2022
Ege’deki Adaları Nasıl Kaybettik? 19 Eylül 2022
Zafer Günü Münasebetiyle “Durma Yürü, Haydi İleri” 30 Ağustos 2022
Çanakkale Topraklarından Bir Nejat Uygur Geçmişti 25 Ağustos 2022
Atatürk’ün Çanakkaleli Kızı: “Berta Bensussen” 24 Temmuz 2022
Çanakkaleli Bir Münevver Mehmet Ali Tevfik Bey’in Ölümü 13 Temmuz 2022
Marshall Yardımı ve Karabiga’ya Getirilen İlk Harman Makinesi 04 Temmuz 2022
2. Dünya Savaşı Yıllarında Çanakkale’de Üretimin Teşvik Edilmesi 09 Haziran 2022
2. Dünya Savaşı Yıllarında Çanakkale’de Yemek Fiyatları 08 Mayıs 2022
Kumkale Ovasını Islah Edelim, Ama Sonra Ne Yapalım? 24 Mart 2022
İster İnan İster İnanma: Çanakkaleli Bir İllüzyonist “Avni Raca” 20 Şubat 2022
Çanakkale’de Cumhuriyet Kültürünün Müzik Alanında Yansımaları 12 Şubat 2022
Karakoca Köyünün Fahri Hemşehrileri Dr. Muzaffer ve Dr. Bedia Topuz 12 Ocak 2022
1930’lu Yıllarda Biga-Çanakkale Arasında Kamyonla Seyahat Etmek 28 Aralık 2021
1930 Yılında Biga’da Yaşanan Deprem... 15 Aralık 2021
Cesaret Timsali Kayserili Ahmet Paşa 20 Kasım 2021
Çanakkale Memleket Hastanesi Yapılırken Kimler Yargılandı 09 Ekim 2021
1930’lu Yıllarda Çanakkale’de Kız Çocukları Parasız Yatılı Sınavlarında Çok Başarılıydı 02 Ekim 2021
Çanakkale İlinden Seçilen İlk Kadın Muhtar Bayramiç’ten 22 Eylül 2021