YUKARI ÇIK

Çanakkale Travel
Çanakkale Travel
Anzac Hotel Çanakkale Şehitlik Turu
09 Mayıs 2019 tarihinde eklendi

Çanakkale’deki İki Pakistanlı Hayırsever

Bir asrı aşan süre önce Çanakkale topraklarına yardım amacı ile gelen Dr. Muhtar Ahmet Ensari Bey, bu dünyadan ayrıldığı zaman Çanakkale’den hiçbir kimsenin belki de haberi olmadı. Ahmet Ensari Bey’in ölümünden yaklaşık seksen yıl sonra yine bir Pakistanlı hayırsever Çanakkale’ye geldi ve Mayıs ayının başında çocuk felcinin dünyada tamamen yok edilmesi konusundaki çabalarını dile getirerek sessiz sedasız buradan ayrıldı. Bu kişi bir iş adamı… Servetini ve hayatını bu iş için adamış, Aziz Memon…

Önce geçmişe dönüp Dr. Ahmet Ensari Bey’den başlayalım. 1912 yılında Çanakkale ve çevresinde şiddetli bir deprem olmuş ve pek çok ev yıkılmıştı. Çanakkaleliler şimdiki Halk Bahçesi’nde kurulan çadırlarda yaşamaya başlamıştı. Ekim ayının 18’nde ise Balkan Savaşları başlamış ve her yerden bozgun ve salgın hastalık haberleri duyuluyordu. Ayrıca şiddetli soğuklar da can alıyordu. Osmanlı Devleti’nin bir taraftan savaş, diğer taraftan salgın hastalıklar ve kitleler halinde soğukla birlikte ölümden kaçan göçmenlere yardım etmekte çaresiz kalmıştı.  

Böyle bir durumda birçok ülkenin Hilâl-i Ahmer Cemiyeti ve Salib-i Ahmer Cemiyeti Osmanlı yaralılarına yardım etmek için sağlık ekipleri gönderdiler. Bunlara “Heyet-i Sıhhıye-i İmdadiyedeniliyordu. Bunların hepsi Hilâl-i Ahmer Cemiyeti tarafından karşılandı ve ihtiyaç duyulan yerlerde görevlendirildi. Çadır ve malzemeleri olan yabancı sağlık ekipleri savaş bölgesine yakın yerlerde seyyar hastaneler kurdular, diğerleri ise İstanbul’da görev yaptı. Hindistan Hilâl-i Ahmer Cemiyeti de üç sağlık ekibi gönderdi. Bu ekiplerden birincisi Haydarpaşa Askeri Hastanesi’nde ikinci sağlık ekibi Darü’l-Fünun Hastanesi’nde görev yaptılar.

Üçüncü Hint Sağlık Ekibi ise Çanakkale’de görev yaptı.  Üçüncü Hint Sağlık ekibi, Hindistan Hilâl-i Ahmer Cemiyeti tarafından El Vefdü’l-Tıbbi Minbilâdi’l-Hind ismiyle Delhi’de oluşturulup İstanbul’a gönderildi. Hint Sağlık Ekibi, 7 Ocak 1913 (27 Kanun-u Evvel 1328) tarihinde İstanbul’a geldi. Hilâl-i Ahmer Cemiyeti tarafından karşılanarak Bir süre Kadırga Hastanesi’nde bir süre çalıştı. Mütarekeden sonra savaşın tekrar başlaması üzerine Ömerli’de bir seyyar hastane tesis edildi ve burada görev yapmaya başladılar. Hint Sağlık Ekibinin bir kısmı ise Çanakkale ve Gelibolu’ya nakledildiler. Çanakkale Rum Erkek Okulu (bugünkü Cumhuriyet İlköğretim Okulu), Hint Hilâl-i Ahmer Cemiyeti Hastanesi’ne dönüştürüldü ve orada görev yaptılar.

Çanakkale Hint Hilâl-i Ahmer Cemiyeti Hastanesi’nin başhekimi Dr. Muhtar Ahmet Ensari’ydi. O sırada henüz Pakistan ve Hindistan birlikteydi ve hepsine birden Hindistan deniliyordu. Dr. Ensari de her ne kadar Hintli denilse de daha sonra Pakistan denilecek olan topraklarda doğmuş ve Hint Müslümanlarının bağımsızlığı için mücadeleye girişecekti. Çanakkale Hint Hilal-i Ahmer Hastanesi’nde Dr. Ensari Bey’den başka; Dr. Ali Ezher Feyzi Bey başhekim yardımcısı, Dr Mehmet Ensari, Dr. Seyyid Abdurrahman, Dr. Seyyid Şemsilbari, Dr. Mahmudallah ve Dr. Mirza Rıza Han da vardı. Ayrıca ekipte Galam Ahmet Han, Nurru’ş-Şems, Abdulvahid Han, Hamit Resul ve Seyid Tonger Hüseyin Beyler de eczacı olarak görev yapacaklardı. Ayrıca on iki hastabakıcı ve iki tercüman da vardı. Başhekim Ahmet Ensari Bey, gerçek bir Türk dostuydu. Balkan Savaşı sırasında hem hasta ve yararlılara hem de muhacirlere büyük yardımları dokunmuştu. Türk Kurtuluş Savaşı sırasında da Hindistan’da yardım toplamak için komiteler oluşturmuştu. Hatta bu yardım komitesine Hindistan’ın ulusal lideri Mahatma Gandi’yi de dâhil etmişti. Kendisi aynı zamanda Hint Müslümanlarının önde gelen liderlerinden birisiydi. Balkan Savaşları sırasında Çanakkale Hint Hilâl-i Ahmer Cemiyeti Hastanesi’nin Başhekimi Ahmet Ensari Bey, 30 Mayıs 1936 yılında vefat ettiğinde Hintlilerin ulusal lideri Mahatma Gandi onun için O bizim sağ kolumuzdurdemişti.

Mayıs ayı başında bir sivil toplum kuruluşunun faaliyetleri kapsamında Çanakkale’ye gelen ve dünyada çocuk felcinin yok edilmesi için büyük çapa sarf eden hayırsever Aziz Memon da hayatını çocuk felcinin önlenmesi ve tamamen yok edilmesine adamış bir insandı.  Pakistan’da organik pamuk tarımı ile uğraşarak onu işleyen fabrikalar kurmuş ve elde ettiği kazançla çiftçilerin aileleri için okullar açmıştı. Ayrıca güneş enerjisinden yararlanarak enerji üretmekte ve çevrenin korunmasına büyük katkılar sağlamaktadır. Aziz Memon, kazancından önemli bir kısmını çocuk felcinin ortadan kaldırılması için oluşturduğu fona vermekte ve çocukların hastalıktan korunması için çocuk felci aşısı yapılmasına harcamaktadır. Bu konuda Dünya Sağlık Örgütü, UNICEF ve Bill Gates Vakfı da kendisine büyük destek vermektedir. Oluşturduğu Fona bir dolar yardım yapıldığında Bill Gates Vakfı da iki dolar katkı sağlıyor.

Pakistan’da Cumhurbaşkanı, Başbakan, Sağlık Bakanı ve diğer yöneticiler ile dini liderlerle sıkı ilişkiler içerisinde olan Memon, özellikle çocukların aşılanmasına karşı çıkan düşüncenin ortadan kaldırılması için dini liderlerin de desteğini de sağlamış durumdadır. Yaklaşık bir yüzyıldan fazla bir süre önce Çanakkale topraklarına Türk halkına yardım amacıyla gelen Dr. Muhtar Ahmet Ensari’yi ve bundan bir asır sonra kendisini çocukların sağlığına adamış olan Aziz Memon’u Çanakkale topraklarında görmek güzel bir olay… 

1633 kez okundu
Yazarın Diğer Yazıları
Türk İnkılâbı’nın Uygarlık Dünyasına Yaptığı En Büyük Hizmet: “Hayvan Vebasını Yok Etmesi” 09 Ağustos 2019
Mehmet Cavit Bey ve Osmanlı Bankası Çanakkale Şubesi’nin İlginç Serüveni 28 Temmuz 2019
Çanakkale’nin Kültür ve Eğlence Hayatında Unutulamayan Emek Sineması 03 Temmuz 2019
Genç Kalemler Dergisi’nde Bir Çanakkaleli Genç “Mehmet Ali Tevfik Bey” 24 Haziran 2019
Rüyası Atlantik’i Geçmekti 16 Haziran 2019
Cumhuriyet Döneminde Çanakkale’deki İtalyan Konsolosu Aşil Ksantapulo’nun Hayatı 01 Mayıs 2019
TBMM’nin Açılışının 99’ncu Yıldönümünde İşgalden Kurtuluşa 22 Nisan 2019
Çanakkale Boğazı’nda Bir Kaza: “Dumlupınar Faciası” 03 Nisan 2019
Dardanos Tabyasından Savaşa Bakmak 16 Mart 2019
Kilitbahirli Bir Sinema Ustası: “Ferdi Tayfur” 02 Mart 2019
Erzincan Depremi ve Sel Felaketine Çanakkalelilerin Yardımı 23 Şubat 2019
2. Dünya Savaşı Yıllarında Çanakkale’de Bir Cumhuriyet Savcısı “Hayrettin Perk” 02 Şubat 2019
Çanakkale’nin 1955’te Şeker İhtiyacı ve Şeker İmalatçısı Yahudi İsak Bey’in Bir Mektubu 25 Ocak 2019
60 Yıl Önce Bir Cumhurbaşkanı’nın Yorumu: “Çanakkale’yi Tanıtamıyorsunuz” 19 Ocak 2019
Çanakkaleli Tuncer Akagün’ün Körpe Ruhuna 05 Ocak 2019
Çanakkale’nin Unutulmaz Tatlarından “Çan-Ka Gazozları” 30 Aralık 2018
Reşat Nuri’yi Hatırlarken 06 Aralık 2018
Türkiye’de İlk Yılın Öğretmeni “Refet Angın” 24 Kasım 2018
Harf Devrimi’nin 90. Yılı ve Çanakkale 02 Kasım 2018