YUKARI ÇIK

Çanakkale Travel
Çanakkale Travel
Anzac Hotel Çanakkale Şehitlik Turu
25 Ağustos 2019 tarihinde eklendi

Cumhuriyetin Onuncu Yılında Bayramiç’te Radyo Keyfi

Bayramiç’e Cumhuriyetin 10. yılında güzel su getirildi, mezbaha yapıldı. Bayramiç kasabası 1933 yılında böylece bir kat daha güzelleşti. Bir sene zarfında yeniden çeşitli evler ve dükkânlar yapıldı ve caddeler ıslah edildi. 1933 yılı Eylül ayının sonunda Ezine-Bayramiç şosesi tamamen bitirildi. Bayramiç’in en havadar ve göze görünen mahallinde terk edilmiş kırk dönüm kadar büyüklükte olan yerine buharla çalışan bir de fabrika kurulmaya başlandı. Yağ (Neft), katran gibi ürünlerden başka hububatın ayrılması için makine aksamına ilaveler gerçekleştirildi. Bu makine sayesinde Bayramiç’in elektrik ihtiyacı da üretilecek ve yeni bir hizmet daha halka sunulmuş olacaktı.

Bu yıllarda Bayramiç Belediyesi yokluk içinde varlık göstermekteydi. On bin liradan fazla bir para harcayarak kasabaya 9 kilometre mesafeden içme suyu getirildi. 1200 lira harcanarak da Menderes kenarına mezbaha yaptırdı. Uzun yıllar tamir ve bakım yapılmayan Hükümet Konağı’nın tamiri için Ankara’dan 1500 lira gönderildi ve tamiratına başlanarak kısa süre içerisinde Hükümet Konağı’nın sözkonusu işleri bitirildi. Bayramiç’in kenarında Çamlık mevkiinde yapılmakta olan hastane tamamlandı. İç ve dış boyası da kısa sürede bitirilerek hizmete hazır hale getirildi. Çok güzel ve düzenli olan bu hastahane adeta bir sanatoryumu andırmaktaydı. Çünkü o yıllarda en çok görülen hastalık veremdi ve veremin önlenebilmesi için de havası güzel olan ormanlık veya ağaçlık yerlere sadece veremli hastaların kalacağı sanatoryumlar yapılmaya başlanmıştı. Bayramiç Hastahanesi de güzel bir yerde ve temiz görünümü ile adeta bir sanatoryumu andırıyordu. Hastahanenin arkasına güzel bir bahçe yapılarak içine her çeşit çiçekler dikildi ve bir de bahçenin ortasına beton ile Marmara Denizi ve Boğazların küçük bir şeklini içeren havuz yapıldı ve içine su dolduruldu. Havası gayet güzel olan Bayramiç’te hastalık pek olmazdı. Bu sırada yine küçük kasabalar için lüks sayılabilecek eczaneden Bayramiç’te bir eczahane vardı. Kasabaya yeni bir otel de yapıldı.

Bayramiç için en önemli konu ise 1933 yılı Temmuz ayında bir radyoya kavuşmak oldu. Radyo dünyada bile çok yaygın değildi. Türkiye’de ise sinemadan sonra en önemli eğlence ve kitle iletişim aracıydı. Bayramiç’teki radyo Himaye-i Etfal tarafından alınmış ve Bayramiç Himaye-i Etfal Şubesi’ne (Bayramiç Çocuk Esirgeme Kurumu) gönderilmişti. Radyo ancak geceleri dinlenebiliyordu ve Bayramiç’in yegâne eğlence aracı olmuştu. Türkiye’de bu sırada iki merkezden yayın yapılıyordu. Biri İstanbul, diğeri de Ankara’ydı. Çoğu zaman bu iki merkezin yayınlarına net bir şekilde ulaşmak zordu. Bu sırada İstanbul radyosunun gündüz yayını 12.30 başlıyordu. Yayında gramofondan Türkçe şarkılar çalıyordu. Bir buçuk saat devam eden yayın daha sonra kesiliyor ve akşam saat 18.00’de gramofondan şarkılarla tekrar başlıyordu. Saat 19.00’da stüdyo saz heyeti bir saat devam eden bir konser veriyordu. Saat 20.00’de Osman Pehlivan adlı bir anlatım yer alıyordu. 20.30’da Hanımlar ve saz heyeti programı, 21.30’da gramofondan şarkılar ve saat 22.00’de Anadolu Ajansından haberler, borsa haberleri ve saat ayarı ile radyonun yayını sona eriyordu. 

Ankara Radyosu 1538 metreden yayın yapıyordu. Yayını saat 12.30 başlıyor ve gramofondan şarkılar sunuyordu. Saat 14.00’te sona eren yayın akşam 18.00’de tekrar başlıyordu. Bu defa program da piyano konseri vardı. Saat 18.45’te Fransızca dersi, 19.20’de gramofondan şarkılar ve saat 20.15’te ajans haberleri ile yayın sona eriyordu. Bunun yanında Türkiye’den duyulan Varşova, Budapeşte, Viyana, Kuzey İtalya (Milano-Torino-Floransa Radyo İstasyonu), Prag, Bükreş, Breslau, Roma, Belgrat, Moskova ve 1934 yılında da Hamburg Radyo İstasyonları vardı. Ama Bayramiç ve Çanakkale çevresinden en net duyulan Kahire Radyosuydu. Bu radyodan yayınlanan Arap Şarkıları ve Türk Gramafon parçaları Bayramiçlileri coşturuyordu.

Bayramiç Himayet-i Eftal’in radyosunu dinlemek için gelenler radyo yayını başlayıncaya kadar sohbet ederler, radyo yayını başladıktan sonra da radyoyu büyük bir huşu içerisinde dinlerlerdi. Dinleyicilere ikram edilen çay ve ikramlardan elde edilen gelir Himayet-i Etfal’e gelir olarak kalıyordu. Belirli bir miktarı Bayramiç Himayet-i Etfal için kullanılır, artan kısmı ise Cemiyetin Ankara’da bulunan merkezine gönderilirdi.

1325 kez okundu
Yazarın Diğer Yazıları
Bigalı “Mehmet Kazım’ın İstiklal Mücadelesi İle Geçen Bir Ömrü 14 Eylül 2019
Türk İnkılâbı’nın Uygarlık Dünyasına Yaptığı En Büyük Hizmet: “Hayvan Vebasını Yok Etmesi” 09 Ağustos 2019
Mehmet Cavit Bey ve Osmanlı Bankası Çanakkale Şubesi’nin İlginç Serüveni 28 Temmuz 2019
Çanakkale’nin Kültür ve Eğlence Hayatında Unutulamayan Emek Sineması 03 Temmuz 2019
Genç Kalemler Dergisi’nde Bir Çanakkaleli Genç “Mehmet Ali Tevfik Bey” 24 Haziran 2019
Rüyası Atlantik’i Geçmekti 16 Haziran 2019
Çanakkale’deki İki Pakistanlı Hayırsever 09 Mayıs 2019
Cumhuriyet Döneminde Çanakkale’deki İtalyan Konsolosu Aşil Ksantapulo’nun Hayatı 01 Mayıs 2019
TBMM’nin Açılışının 99’ncu Yıldönümünde İşgalden Kurtuluşa 22 Nisan 2019
Çanakkale Boğazı’nda Bir Kaza: “Dumlupınar Faciası” 03 Nisan 2019
Dardanos Tabyasından Savaşa Bakmak 16 Mart 2019
Kilitbahirli Bir Sinema Ustası: “Ferdi Tayfur” 02 Mart 2019
Erzincan Depremi ve Sel Felaketine Çanakkalelilerin Yardımı 23 Şubat 2019
2. Dünya Savaşı Yıllarında Çanakkale’de Bir Cumhuriyet Savcısı “Hayrettin Perk” 02 Şubat 2019
Çanakkale’nin 1955’te Şeker İhtiyacı ve Şeker İmalatçısı Yahudi İsak Bey’in Bir Mektubu 25 Ocak 2019
60 Yıl Önce Bir Cumhurbaşkanı’nın Yorumu: “Çanakkale’yi Tanıtamıyorsunuz” 19 Ocak 2019
Çanakkaleli Tuncer Akagün’ün Körpe Ruhuna 05 Ocak 2019
Çanakkale’nin Unutulmaz Tatlarından “Çan-Ka Gazozları” 30 Aralık 2018
Reşat Nuri’yi Hatırlarken 06 Aralık 2018