YUKARI ÇIK

Çanakkale Travel
Çanakkale Travel
Anzac Hotel Çanakkale Şehitlik Turu
02 Ekim 2017 tarihinde eklendi

Nevrol Cemal ve Çanakkale

23 Temmuz 1908’de Meşrutiyetle birlikte ülkeye hürriyetin geldiği ilan edildikten sonra İttihat ve Terakki ekonomik model olarak “milli iktisat” benimsediler. Bu modeli benimsemedeki temel amaç Osmanlı Devleti’nin ekonomik açıdan da kurtuluşunun sağlanmasıydı. Ancak bu dönemin şartları içerisinde ne kadar başarılabildi ayrı bir tartışma konusudur. Ama şu bir gerçektir ki, bazı alanlarda milli kuruluşlar, markalar, şirketler ve bankalar hayata geçirildi. Türk doktorların veya eczacıların geliştirdiği ve kendi adlarıyla anılan ilaçlar da vardı. Bunlardan biri de Nevrol Cemal adlı ilaçtı.  2.Meşrutiyet sonrasında başlayan Milli İktisat döneminde ilaçlara doktor ismi verilmesi âdeti başladı. Heyecan, bayılma, baş dönmesi, sıkıntı ve asabi durumlara iyi geldiği ilacın tanıtımında (prospektüs)  yer alan “Nevrol Cemal adını Dr. Cemal Bey’den almıştı. Bunu biraz sonra ele alacağız. Ama önce kimdi bu Dr. Cemal ve nasıl “Nevrol Cemal olmuştu?

Reşat Nuri 1950 yılında çocukluk yıllarını kaleme aldığı bir yazısında Çanakkale’yi anlatırken; Yaş henüz beş buçuk. Çok erken bir sabah saatinde bir vapur güvertesinden ilk defa Çanakkale’ye bakıyorum: Çimenlik Kalesi, onun cümle kapısına bitişik eski iskele, Yalıboyu’nun “İngiliz konağı”na kadar bir sıra evi… Sonra küçük koyun devamı boyunca yalnız Belediye bahçesiyle Mutasarrıflık evi ve hayli ilerde bir başka yalnız ev, Abdurrahman Paşa evinde kır sakallı bir asker paşasının oturduğu köşk… Mecidiye ve Nara istihkâmlarına döndüğü noktadan itibaren Hastahâne Bayırı… Burası da o zaman, aşağı taraf gibi bomboş bir kırdan başka bir şey değildir. Yalnız tepedeki hastahane ve onun bahçesi eteğinde birbirine yapışık üç kârgir musevî evi ile Nevrol Cemal’in babasının yaptırdığı iki evdiye yazmaktadır ve Nevrol Cemal’in babasının evinden bahsetmektedir. Reşat Nuri bahsettiğine göre; demek ki, Nevrol Cemal 1950’lerde meşhur ve tanınan biriydi diye insanın aklına takılıyor bu isim…

Nevrol Cemal adıyla bilinen ilacı üreten Ramazanzade Cemal Bey, 1908 yılında İstanbul Darülfünunu Eczacılık Mektebi’nden mezun olmuştu ve ilacı 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi’nde sergilenmişti. “Nevrol Cemal ilacı için Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde ruhsat alınarak üretilmişti. İlaç önce İstanbul’da bulunan Ekrem Necip Bey Deposu tarafından eczanelere satışa sunulmuştu. Cumhuriyet döneminde 1928 yılındaNevrol Cemal ilacı tekrar ruhsat aldıktan sonra Dr. Cemal Bey, İstanbul Bahçekapı’da Hacıbekir Sokağı’nda  “Ramazanzade  Hacı  Cemal Ecza  Deposu’nda  müstahzaratı  üretmiş ve satışa sunulmuştu. Dr. Cemal Bey “Nevrol Cemal” ilacı sayesinde çok tanınan bir haline gelmiş ve 1934 yılında Soyadı Kanunu çıktığında kendisine Nevrolcü soyadını almıştı.   Dr. Cemal Bey Nevrolcü soyadını aldığı yıl ilacının prospektüsünde Emsalsiz sinir ilacıdır. Senelerden beri yürek çarpıntısı çekenlere, teessürle birdenbire bayılanlara, güneş çarpmalarına, deniz tutmasına yirmi damlası kâfidiryazıyordu. İlacın gerçekten bir hastalığa iyi geldiği meçhuldür ama insanları yatıştırıcı maddeler içermesi sebebiyle sadece teskin edicibir yönü bulunduğu bir gerçekti. O nedenle zararsız ve herkesin kullandığı bir üründü. Hatta eskiler hoşlarına gitmeyen bir olayla karşılaştıklarında veya bir söz işittiklerinde, hemen beni hafakanlar bastı”, “kalp çarpıntısı tuttu derler ve çare olarak da bir bardak suya Nevrol Cemal şişesinden birkaç damla damlatılır ve üstüne bir de kolonya ile yüz silinerek bu badire atlatılırdı. İlacın tanıtımında da; Meraklandınız mı? Hiddetlendiniz mi? Korktunuz mu?  20 damla Nevrol Cemal alınız. Bütün sinir buhranlarınızı yatıştırır. Baygınlığınız, çarpıntınız, teessürünüz geçer, derhal ferahlarsınız. Yirmi senedir Nevrol Cemal’i kullanmayan, sevmeyen yoktur. Evlerinizde mutlaka bulundurunuz. Yalnız ismine benzeyenler vardır. (Nevrol) kelimesine ve /Cemal) ismine dikkat ediniz” yazıyordu. Dr. Cemal Bey de çok iyi bir insandı. Herkesle iyi geçinirdi. Fakirlere her zaman yardım elini uzatmıştı. Kurucuları arasında Topkapılı Hacı Kayyumzade Dr. Galip Bey ile Eczacı Onnik Efendi’nin bulunduğu ve 24 Şubat 1908’da kurulan Topkapı Fukara Perver Cemiyetinin üyesiydi. Cemiyete her yıl yiyecek, giyecek ve para yardımı yapardı. Çanakkale Yardımsevenler Cemiyeti’ne de zaman zaman yardımlarda bulunmuştu. Bununla ilgili olarak 1947 yılı Mart ayına ait bir belgede Dr. Cemal Bey; Bayan Hatice Arslan’ın yorulmaz gayret ve fedakârlığını okuyunca Çanakkale’nin eski bir ailesinin evladı sıfatıyla çok sevindim. Takdir ettim, guru duydum. Sanat ve irfan sahnesinde yetiştirmekte olduğunuz hemşehri çocuklarına yemeklerine tuz parası olacak kadar az olan yüz lirayı derneğiniz namına posta ile gönderdim. Kudretim olsaydı, gönlüm daha fazla yardım etmek isterdi. Lütfen kabulünü rica eder, Sayın Başkan size, gerek Bayan Hatice Arslan’a ve derneğinizin faal vazife alan bütün üyelerine tebrik ve saygılarımı sunarım. Başarılar dilerim- Merhum Binbaşı Hacı Ramazan Efradı Torunu Cemal Nevrolcu” yazmaktadır.

Dr. Cemal Bey, Çanakkale eşrafından Binbaşı Hacı Ramazan Efendi’nin torunu Yüzbaşı Halil Efendi ve Emine Hanım’ın oğluydu. Eşi Sabiha Hanım’ın babası, Kocaeli’nin ünlü armatörlerinden Hüseyin Bedrettin Bey’di. Sabiha Hanım’ın ağabeyi Rıza Babila’ydı.  Dr.Cemal Bey, Hicaz Fırkası’nda, Balkan, Birinci Dünya ve İstiklal Harbi’ne katılmıştı. Hayattan zevk almasını bilir, hatırşinas ve daima güler yüzlüydü. 6 Şubat 1973 tarihinde İstanbul’da Yerebatan Caddesi’nde Neşe Apartmanı’nda vefat etti. Ertesi gün öğle namazını müteakip Beyazıt Camiinde kılınan cenaze namazı çok kalabalıktı. Cenazesi buradan sonra Edirnekapı Şehitliği’nde toprağa verildi.  Dr. Cemal Bey’in ölümü üzerine Topkapı Fukaraperver Cemiyeti şu mesajı yayınladı: “Cemiyetimizin kıymetli üyelerinden fukara babası Hacı Cemal Nevrolcu vefat etmiştir. Başta merhumun kederli eşi ve ailesi olmak üzere meslektaşlarına ve Cemiyetimizin mensuplarına başsağlığı diler, merhuma Tanrıdan rahmet dileriz.”

Dr. Cemal Nevrolcu’nun ölümünden sonra bir süre ailesi tarafından üretimi devam ettirilen ilan bir süre sonra Vita Kimya Sanayi’ne devredildi ve 1987 yılına kadar üretilmeye devam edildi. Vita Kimya Sanayii’nin de 1997’de kapanmasıyla birlikte Nevrol Cemal ilacı tarihe karıştı. Bugün sadece anılarda yaşamaktadır.

1977 kez okundu
Yazarın Diğer Yazıları
Türk İnkılâbı’nın Uygarlık Dünyasına Yaptığı En Büyük Hizmet: “Hayvan Vebasını Yok Etmesi” 09 Ağustos 2019
Mehmet Cavit Bey ve Osmanlı Bankası Çanakkale Şubesi’nin İlginç Serüveni 28 Temmuz 2019
Çanakkale’nin Kültür ve Eğlence Hayatında Unutulamayan Emek Sineması 03 Temmuz 2019
Genç Kalemler Dergisi’nde Bir Çanakkaleli Genç “Mehmet Ali Tevfik Bey” 24 Haziran 2019
Rüyası Atlantik’i Geçmekti 16 Haziran 2019
Çanakkale’deki İki Pakistanlı Hayırsever 09 Mayıs 2019
Cumhuriyet Döneminde Çanakkale’deki İtalyan Konsolosu Aşil Ksantapulo’nun Hayatı 01 Mayıs 2019
TBMM’nin Açılışının 99’ncu Yıldönümünde İşgalden Kurtuluşa 22 Nisan 2019
Çanakkale Boğazı’nda Bir Kaza: “Dumlupınar Faciası” 03 Nisan 2019
Dardanos Tabyasından Savaşa Bakmak 16 Mart 2019
Kilitbahirli Bir Sinema Ustası: “Ferdi Tayfur” 02 Mart 2019
Erzincan Depremi ve Sel Felaketine Çanakkalelilerin Yardımı 23 Şubat 2019
2. Dünya Savaşı Yıllarında Çanakkale’de Bir Cumhuriyet Savcısı “Hayrettin Perk” 02 Şubat 2019
Çanakkale’nin 1955’te Şeker İhtiyacı ve Şeker İmalatçısı Yahudi İsak Bey’in Bir Mektubu 25 Ocak 2019
60 Yıl Önce Bir Cumhurbaşkanı’nın Yorumu: “Çanakkale’yi Tanıtamıyorsunuz” 19 Ocak 2019
Çanakkaleli Tuncer Akagün’ün Körpe Ruhuna 05 Ocak 2019
Çanakkale’nin Unutulmaz Tatlarından “Çan-Ka Gazozları” 30 Aralık 2018
Reşat Nuri’yi Hatırlarken 06 Aralık 2018
Türkiye’de İlk Yılın Öğretmeni “Refet Angın” 24 Kasım 2018
Harf Devrimi’nin 90. Yılı ve Çanakkale 02 Kasım 2018